Yves Rocher

kamile: içeriğini dışarığını tam bilmesem de en sevdiğim marka. arkadaşımın “gel bi bakalım” deyip moda/bahariye dükkanından içeri girmemizle tanışmış oldum. aynı gün kart da çıkardım. bi iki bişi aldım ve maltepe/bağdat caddesi şubesinin açılmasıyla çok mutlu oldum.saçımı uzatmak için çareler ararken bir de “yves rocher’e bakayım” deyip maltepe mağazasından içeri girdiğimde kafamdaki tüm soru işaretlerini silen¸ tüm merakımı mantıklı açıklamalarla gideren şahane bir çalışanıyla tanışmış oldum. yıpranmış saçlar serisini aldım¸ gayet de memnun kalarak 1 aydır kullanmaya devam ediyorum. geçen gün de yağlı cildim için bişiler bakındık ve almayı planladığım ürünler listeme yeni ürünler ekledik nurcan hanım sağolsun bana birçok cilt doktorundan daha fazla güven veriyor ve gerçekten dediklerini uyguladığımda faydasını görüyorum. ürün içeriği okuyacak kıvama gelmediğimi söylemiştim ama kafama bişi takıldığında “acaba nurcan hanım ne önerir” diyerek mağazanın yolunu tutuyorum. dibimizde dolanan¸ hırsız muamelesi yapan¸ küçümseyen bakışlarla “o sana gelmez” tripleri atan çalışanlardan sonra ilaç gibi gelen¸ o an paramın olmadığını gönül rahatlığıyla ifade edip “liste yapalım o zaman¸ yılbaşı indirimleri geleceğini duymuşsunuzdur o zaman gelirsiniz” diyerek iç ferahlatan bir güzellik danışmanı.makyaj yapmayı henüz bilmediğim için sadece temizlik ve bakım ürünlerinden gidiyoruz şimdilik. bir de bb krem baktık birlikte. tek renkmiş. almayı planladığım ürünlere ekledim.sizin kayısılı peeling de aklımda ¸)

deste: hydra vegetal göz kremini kullandığım ama pek sevemediğim marka. yahu ben buradan ne alırsam işe yaramıyor. göz kremini denedim¸ yüz kremini denedim¸ olmuyor da olmuyor. ambiansıyla tavlıyor bizi bence yves rocher. sanki içinde hiç kimyasal bulundurmayan¸ ıspanaktan yapılmış kremler alıyorsunuz gibi geliyor amma ve lakin değil. ve işe de yaramıyor açıkcası.ama bir göz makyajı çıkarıcısı vardır¸ aman allah! tüm yves rocher bence ondan geçiniyor. tek pamukla tüm makyaj çıkıveriyor.

tülin: Parfümlerinin hastası olduğum marka.İştah açan meyveler serisinden vanilyalı ve hindistan cevizli olanı senelerdir kullanıyorum ve hala bıkmadım.Bayılıyorum kendilerine 🙂 Tabi bir de Vanille Noire’i unutmamak lazım.Bir arkadaşım hediye etmişti ama aşk gibi bir koku o da oof oofff.. Neden bilmiyorum makyaj ürünlerine karşı bir antipatim var.Bir kere kajal eyelinerını almıştım meraktan.Birkaç kez kullandım¸şimdi bir kenarda duruyor.

sanem: kullandığım ürünleri içinde yatıştırıcı tonik¸ kayısılı peeling ve yoğun renkli uzun süre kalıcı rujunu beğendiğim marka. doğal algısı yaratmasına rağmen birçok ürününde alkol¸ paraben gibi koruyucu ve zararlı kimyasallar bulunuyor¸ bu konuyu önemseyenler için içeriklerine güvenmemek¸ iyice incelemek şart. fakat o doğumgünlerinde verdikleri hediyeler¸ arada yaptıkları şahane kampanyalar yine de bu markadan vazgeçmeme engel oluyor¸ dayanamıyorum hep kendimi bir şeyler alırken buluyorum.

zeliha: yoğun formdaki toniği cidden güzel olan marka. tavsiye edilesi¸ cildi rahatlatıyor resmen.

diler: beni de arayıp %20 indirim meselesini söylediler ama hediye göndereceklerini değil¸ indirim katalogu göndereceklerini söylediler. yani çeşitli indirimlerde broşürler kapımı çalacak diye beklediğimden hiç beklentiye girmedim¸ tavsiye ederim.

dilay: çoğu kişi gibi kayısılı peelingine bayılıyorum.Yakın bir zamanda gittim cidden kaldırıldı mı öğrenmek için.Ortadaki kız kaldırılcak büyük ihtimal dedi bir hafta sonra şansımı bir daha deniyim diye girdim ve 2 tane alıp stoğa koydum.

meryem: organic oats hand cream ürününe bayıldığım marka. elleri pamuk gibi yapıyor¸ yağlı bir his de bırakmıyor. hemencecik emiliyor.bu markanın müşteri temsilcisi 10 gün önce beni de aradı. bana hediye göndermek istediklerini¸ adres bilgilerimin eksik olduğunu belirtti. ” %20 indirimi de kartınıza yükledik ” diyerek kapattı. ne hediye geldi¸ ne de başka bir haber. sanırım bu yolla müşterilerin adreslerine tek tek ulaşıyorlar da amaç ne onu anlamadım.

müjgan: 25 ekimde bir görevlisi beni aradı. tatil günü henüz ayılmamış¸ mahmur mahmur dolanıyordum. bana hediye göndermek istediklerini ama adresimin kayıtlarında olmadığını söyledi. ben o kadar uykuluyum ki ”iv roşe ne ya” dedim içimden. sonra la roche posay ile eşleştirdim ve telefonumu nereden buldunuz dedim. daha önce alışveriş yapmışsınız dedi. içimden” evet lrp çok kullanıyorum ama internetten alıyorum¸ elleri kolları ne kadar uzunmuş” diye düşündüm. ben böyle düşüncelere dalmışken bir ay boyunca kullanabileceğiniz %20 indirim de yüklüyoruz kartınıza dedi. ben o zaman beni kimin aradığını anladım. sonra adresimi verdim. sonra hiçbir şey olmadı. ne kargo takip numarası geldi ne de kargonun kendisi. indirimi de kullanmadım hala. eşantiyon el kremi mühim değil de kendimi kandırılmış gibi hissettim. niye istiyorsun adresimi o zaman?

hülya: parfümleri ve duş jelleri harika kokan mağaza. bir alışverişimde hediye olarak verdikleri yumuşatıcı şampuanı ise saçlarımı ipek gibi yaptı.

afra: çilekli parfümü aldıktan bir süre sonra kokusu bozuluyor. argan yağlı kremi¸ moment the bonheur ve evidence gibi parfümleri oldukça başarılı. ilk alışverişimde bedavaya verdikleri makyaj temizleyicisi de güzeldi. en azından gözleri yakmıyor. makyaj malzemeleri ise orta kalitede olmasına rağmen pahalı olan marka.

ülfet: benim gibi papatya düşkünü biri için kartları muhteşemdir.ne cici bir kart dizaynı o allahım <3çok çok beğendim.kayısı peelingi ve nem maskesi benim her daim aldığım ürünlerdir.

melisa: Cilt ürünlerinde başarısız olan Fransız markası. doğum günü hediyem için adresime kart gönderdiler. Ama gitmedim¸ korktum cicişler. Kartın üzerinde “doğum gününüz kutlu olsun¸ hediyenizi mağazamızdan alabilirsiniz” yazıyordu. Ama ayrıca birçok indirim ürünlere de değinilmiş: bu kadar alışveriş yapın¸ ikinci ürün bedava olsun vs… kampanyaları¸ korkuttu beni cicişler. Çünkü ne zaman gitsem muhakkak ki bir ürün kakalamaya çalışıyorlar bana . Peki cilt ürünleri bana iyi geliyor mu ? Hayır¸ hiç iyi gelmiyor. aksine cildimde bir sorun yokken başıma bir sürü iş çıkarıyor. Cilt ürünleri¸ gerçekten bende alerjik sorunlar yaratıyor.

rahime: parfümlerine bayıldığım fransız markası.

selma: ten ürünleri bence çok iyi olan marka.allıklar mesela. 10 clair rose frat boy tonunda ama daha zengin. şimdi nyx kullanıyorum o güzel doku yok.farları da çok hoş¸ zarif ama zengin renkler. blog dünyasında biraz underrate ediliyor sanki.

arya: Kahve¸vanilya¸yasemin¸papatya skalası ürünlerini seven insanların çok sevdiği marka.Mağazasına her girildiğinde içerinin şekerli-baharatlı mis kokusu için iki tur fazladan atılabilir.Brezilya Kahve Çekirdeği kokulu Duş Jeli kadar hayatımda böyle güzel köpüren¸yumuşak yapılı olduğu kadar aynı etkiyi cildimde de bırakan bir ürün daha kullanmadım.Bir diğer müptelası olduğum genellikle stok sorunu yaşatan Kayısı Çekirdeği Özlü Peeling ! Küçük fakat dev bir ürün olduğunu bilmeyen kaldı mı ? Kozmetik bölümünü çok tavsiye etmesem de¸indirimde bir göz atılabilir.Noix de Coco isimli Malezya Hindistan Cevizli Parfümü de çokça tavsiye edilir.

fulden: bir çalışanı ve salak kampanyaları nedeniyle nefret ettiğim markadır. geçmişte 100 liralık alışveriş yapana 100 liralık ürün hediye gibi bir kampanyalarından “faydalandım”. kendi seçimimle yeni çıkan  şu maskarayı ve Hydra Vegetal serisi çok kuru cildimi düzeltebilen nadir kremlerden olan  şu kremi almak istedim. maskarayı aldım ama krem yoktu ve görevli başka bir krem önerdi. hatta -tabi ki- benim o kremden memnun olmama şok oldu çünkü o krem yeteri kadar nemlendirici değilmiş filan. sonuç olarak¸-maskara eh.- krem kuru cilt için yetersiz.-hediye ettikleri  bitkisel şampuan saçımı hiç görmediğim kadar kötü yaptı ki balyaj var benim saçımda.-yine hediye olan  ayak peelingi işe yaramıyor. – express göz makyajı temizleyici normal bir çift fazlı temizleyici kadar iyi. bitirene kadar kullandığım tek şey bu oldu. – Bio serisi alüminyum içermeyen roll on etkili değil¸ ama içeriği sebebiyle tercih edilebilir.daha önce denediğim ürünlerden¸- Keçe uçlu eyelinerları bulaşıyor ve yeteri kadar siyah değil.- Organik vücut losyonları kuru ciltler için yeterli değil.- monoi de tahiti yağ¸ benim için çok yoğun ve kötü kokan ve ne saçlarıma ne cildime bakım yapmamış bir üründür.- argan yağlı kil maskesi fena değil¸ çok da etkisini göremedim. Özet: bazı ürünleri ortalama bile olsa fiyat/performans oranı olarak bakıldığında çok gereksiz bulduğum bir markadır.

gülşen: Sürekli ürünlerinin doğal olduğunu söylüyorlar fakat çoğunda silikon paraben ve alkol var dikkat etmek lazım alırken.

ümran: param yok benim. ama kayısılı peeling’in uygun fiyatlı olduğunu duyunca gideyim bir bakayım dedim. girdim¸ sordum. çalışanı tabi ki yok demekle yetinmedi. bak dedi bu var¸ senin yüzün sivilceli¸ kırmızı¸ siyah noktalı¸ at var! senin suratına at kaçmış al bunları komple dedi. temizleyici niyetine garnier 3ü 1 arada kullanan insana 4 şeyi 90 liraya satmaya çalışıyor. dedim temizleyici kalsın¸ gül suyum var benim tonik de kalsın. ve o anda çalışan beynimi açmaya başladı.- gül suyu temizlemez yaaa¸ onun temizleyici özelliği yok bence¸ yok yani¸ yok kesin.+ bana iyi geldi ama memnunum.- yok yok onun hiçbi etkisi yok.dedim siktir. demedim tabiki. lakin kimyager değilsin¸ dermatolog değilsin¸ bu kesinlik nereden geliyor kardeşim. evde peelingini hazırlayan adama 20 liralık peeling satsan yat kalk dua et. tüm seriyi kullanmamı öneriyormuş. he dedim he.bak sinirlendim yine.

füsun: İstiklal Caddesi’ndeki mağazasını çok seviyorum¸ çalışanları bence çok güleryüzlü. Kayısılı peelingini de severek kullandığımı belirtmeden geçemicem.

melike: Müşteriye saygısı olmayan bir firma.Güneş kremleri yüzünden yaz tatilimi mahvettiler. Ürünü iade alacaklarını söyleyip beni mağazaya çağırdılar ama yeni ürün satmaya ve iade yerine değişim yapmaya çalıştılar. Kabul etmeyince de siz yarım saat dolaşın biz merkezle görüşeceğiz diyerek oyalamaya çalıştılar. Dönünce de işi daha yokuşa sürerek iban numarası gerektiğini ama paranın hesaba geçmesinin uzun sürebileceğini ve istersem başka ürün alabileceğimi söylediler.Ürünleri mağazaya bırakıp bir daha yüzlerine bakmamak üzere çıktım.

zübeyde: ısırgan otlu şampuanı çabuk yağlanan saçlarıma çok çok iyi gelmiş¸ favori şampuanım olmuştur. duş jellerini de sırayla denemekteyim¸ şu güne de pamuk çiçeği özlü¸ lavanta ve narlı olanlarını denedim ve çok beğendim. anneme aldığım moment de bonheur eau de parfum´ü de muhteşem bir gül üst notası vermekte¸ orta notası da ağırlaşmayan¸ çok değişmeyen bir öz. yalnız türkiye´de haketmediği kadar pahalı ürünleri¸ bir de 15-20 euroluk alışverişte eve düzineyle testerla dönmeye alışkın olduğumdan¸ türkiye´deki şubelerinde tester vermediklerini kardeşimden duymuş ve epey kınamış bulunmaktayım.

balın: inidirimde vücut losyonlarından alıyorum normal fiyatı gereksiz geliyor ama cidden güzel kokuyorlar ve yumuşacık yapıyorlar.

naz: Yeni bir parfüm ve rimel çıkarmış olan marka. Bi gidip denemek lazım. Bu arada Profesyonel Makyaj Süngeri var. Daha önce var mıydı bu ürün acaba yoksa ben mi hatırlayamadım? Çok da uygun bir fiyatı var… Rt gibi renkli değil¸ natürel bir renk…

sibel: Şu ana kadar zeytinyağlı el kremi ve portakal kokulu duş jeli hariç hiçbir ürününden memnun kalmadığım marka. Duş jelinin de sadece kokusunu sevdim ve o da malesef uçup gidiyor hemencecik. Toniği ve makyaj temizleyicisi yerine su sürsem yüzüme daha çok iş görür. Göz kremi nemlendirmiyor¸ vadettiği gibi şişlikleri de indirmiyor. Rujları renk vermiyor¸ lip balmları nemlendirmiyor. Allığı da aynı şekilde 4 kere sürmek gerekiyor renk verebilmesi için. Kıvırcık saçlar için olan seri kesinlikle bukleleri düzgünleştirmiyor aksine elektriklendiriyor. Sadece kepek sorunumu bitirdi ilginç bir şekilde. Parfümlerinin çoğu güzel kokuyor fakat kalıcılık olarak iyi değiller. Yine de her seferinde mağazasına girdiğimde denemek için yeni bir ürünle çıkıyorum çılgın gibi. Bu sefer olacak ama!Bu arada söylemeden edemeyeceğim¸ çalışanları o kadar kibar ve tatlı ki! Aynı şekilde firmanın müşteriye ilgisi de gerçekten çok iyi.

günsel: Sevilen ürünlerini kaldırmak gibi saçma sapan yollara giren marka. 1-2 yıl önce frambuazlı saç sirkesi vardı¸ saçları son durulama suyundan once bununla yıkıyordunuz ve saçlara parlaklık vermeyi vaad ediyordu. Gerçekten de silikon basılmış saç kremlerinin o yapış yapış etkisini alarak saçı gıcır gıcır yapıyordu. Mis gibi de kokuyodu. Ama noldu¸ kaldırıldı.Cildimin yoruldugunu hissettiğimde yaptığım şey nem maskesidir. Yine yves rocherin saf üzüm suyu içeren bir nem maskesi vardı. Yine müthiş kokuyodu ve uyguladıktan sonra cildi hem yumuşacık hem tertemiz bırakıyordu. Bu da maalesef kaldırıldı. Şimdi de kayısılı peelingin kaldırılacağı söyleniyor. Bu mağazaya girme nedenlerim tek tek yok oluyor. Umarım bunun farkına varırlar ve kafalarına göre ürün kaldırma huylarından vazgeçerler. Yoksa kimsenin 40 lira verip rujunu¸ 50-60 lira verip fondotenini alacağını sanmıyorum.

almila: Geçtiğimiz günlerde bakırköydeki avmlerin birindeki yves rocher mağazasına girdim. sohbet muhabbet derken satış elemanı sisteme (kart bilgilerime) bakıp 60 tl lik alışverişime 20 tl inidirim olacağını söyledi. bende ihtiyacım olan iki ürün seçip aldım. ödemem 52 gibi bir tutardı. o an çok ilgimi çekmedi bu tutar çünkü aldığım ürünlerin daha fazla tutmuş olabileceğini¸ 20 tl indirim olunca da bu meblağı ödemem gerektiğini düşündüm. poşeti elime verdiklerinde içinde bir de şampuan olduğunu gördüm. aa bu nedir diye sordum¸ondan bahsetmeyi unuttuk o hediyeniz yanıtını verdiler. eve gittiğimde faturamı inceledim ancak durum şu şekildeydi¸ kendi aldığım ürünler toplam 64 tl imiş. ancak faturada hediye olduğu söylenen şampuanın da fiyatı mevcuttu ve o bahsettikleri 20 tl lik indirim¸ şampuan+benim aldıklarımın toplam ücretinden düşürülmüştü. şuan hala düşünüyorum yanlış mı anladım yoksa aptal yerine mi konuluyoruz?

güldem: geçtiğimiz pazar uğradım mağazaya. sırf kayısılı peeling kaldırılıcak mı diye sormak için. orada çalışan arkadaş kaldırılmayacağını sadece sınırlı sayıda geliceğini söyledi. hatta şaşırdı ben kalkıcak mı diye sorduğum zaman. zaten sınırlı sayıda geliyordu. ben rafta olan ikisini kaptım hemen gene de.

elvan: çok bayılmasam da kayısılı peelingini neden kaldırdığını anlayamadığım marka. bir sürü insan o ürünle tanıdı bu markayı¸ o ürün vasıtasıyla diğer ürünlerini denedi. neyse¸ vardır elbet bir sebebi.

derya: Ya benim bu markadan hiç bir ürünüm yok. Hep bi hevesle içeri giriyorum dolanıyorum ama yok alcak bi şey bulamıyorum. Bence body shop pataklar Ay lav body shop

şengül: vanilyalı ve hindistan cevizli vücut losyonuyla vanilyalı el kremini kullanıp kokusuna ve verdiği yumuşaklığın hissine hayran olduğum marka. rujlarını da çok merak etmekteyim. ayrıca yves rocher kartıyla yapılan ilk alışverişe çift bazlı göz makyajı temizleyicisi hediye ediyorlar.

ümmiye: yves rocher vücut sütleri mi¸ yoksa the body shop vücut losyonu mu daha iyi bir nemlendirici diye kararsız kaldığım¸ iki markadan biri..

ışıl: yves rocher kartı ile 60tl lik alışverişin 38tl sini ödeyeceğimi söyleyip beni mutlu eden çok çok sevdiğim marka. hiç beklemediğim bir anda acayip güzel yumuşacık bir rujum oldu¸ kendisi no.63 rose centifolia oluyor. büyük boy şampuan da hediye.

gonca: hindistan cevizli parfümüne¸ buğdaylı peelingine ve sebo vegetal maskesine bayıldığım marka. Ancak siyah nokta giderici toniği için aynı şeyi söyleyemem.

oya: Makyaj ürünlerini pek sevmiyorum ama duş jelleri¸ roll-on lar ve bazı parfümleri çok güzel olan marka.

eftalya: Çift fazlı makyaj temizleyicisi¸bir çok duş jeli¸after sun kremini ve son olarak da kayısılı peelingini kullandım. istisnasız hepsinden memnun kalmadım hiçbiri yeniden alma isteği uyandırmadı. duş jellerinden hala açılmamış iki stoğum var ve eğer kullanmaya devam edeceksem bunun sebebi yanlızca diğer duş jellerine kıyasla içeriğinin temiz olmasıdır.

hadise: çift fazlı göz makyaj temizleyicisi oldukça başarılı. duş jellerinde de çok güzel kokanlar var ama kokuları kalıcı mı? değil.

ecem: gerçekten işe yarayan “aaa süper¸ yves rocher şunda çok iyidir” diyebileceğim tek bir ürünüyle bile karşılaşmadım.

ceylan: Kayısılı peelingini her cicişin denemesi gerekiyor.Beğenmeyenler de var beğenenlerde.Ben beğenenlerdenim.Bana yeterli gelen bir peeling.Peelingten sonra yüzümde bıraktığı pürüzsüzlüğü seviyorum buldukça da stokluyorum.Yalnız nemlendiricisini ve güneş yağını denemiştim.Cildime sürdükten 5 dk sonra falan ürün soyulur gibi yüzümden çıkıyordu.Tam olarak nasıl anlatsam bilemedim ama serumlarıyla ilgili böyle şikayet eden birini daha görmüştüm.Bu yüzden sadece durulanan ürünlerini alıyorum.

funda: Bir süredir kayısı peelingini almayı düşünüyorum yorumlar gayet iyi

melek: sexy pulp rimeli candır. gerçekten epey uzatıp gürleştiriyor kirpikleri. takma kirpik takmış gibi oluyor.farları da bugüne kadar hep memnun etti beni¸ iyi renk verir¸ yeterince kalıcıdır¸ güzel dağılır.iyidir yves rocher.

nihan: Okunuşunun iv roşe olduğunu öğrendiğimden beri “ivroşe yolları dar daaaarr” diye türküsünü tutturduğum marka .

cansın: ürünlerinden şeftali serisini kaldırdıktan sonra gözümden düşen firma¸halbuki en güzel kokan seriydi.

melda: gerek ürün düzenlemesi gerek vitrini bana biz çok pahalıyız ayıks ¸) imajı çizdiğinden girmeye korktuğum mağaza zinciri.bugün vitrinde ‘peelingli duş jeli sadece 15.90!’ nı görünce şaşırdım ama yine de ön yargımı kıramıyorum sözlük 🙁

julide: Biz çok doğalız¸ doğanın bağrından kopup da geldik¸ katkısızız¸ pek safız diyerek¸ bizi saf yerine koymaya çalışan marka. Canım benim ben o etiketi okuyunca anlıyorum o şampuanın sülfatlı¸ parabenli olduğunu. E nerde kaldı doğallık? Acaba hedef kitlesi okuma yazma bilmeyenler mi ki?

alpike: Dunya bahceleri serisinden turuncu dus jeli ve pamuk cicekli roll on u cook guzel kokar. Yipranmis saclar serisi başarılı lakin sampuan sac kremi ve maskeye aylik 50 lora vermek akil kari mi o tartisilir. Kayisili peelingi zaten efsane.Evidence parfumu tatli guzeldir bir de tendre jasmin var ki cok severim mis gibi yasemin kokusu. Yalniz pure system sivilcelere yonelik setten hic ama hic memnum kalmadim. Yuzumu sabunla yikasam daha iyiydi en azindan guzel kokardi. Bir de serum vegetal3 goz kremleri cok vasat. Evet ben yves rochere sponsor olmusum da haberim yok \(“.”)/

adile: Kesinlikle renkli kozmetiğe girmemesi gereken bir marka.hayatımda kullandığım (kullanamadığım) en kötü bb krem ve rimel… Duş jeli ve kremlerinden devam etmemeliler…

özge: vanılle noıre isimli parfümüyle aşk yaşadığım kozmetik markası. sık sık ürün hediye etmeleri de bende bir artıdır.

müjde: Fiyat ve performans uyumu olmadigini dusundugum fakat her seferinde tekrar sans verdigim markadir.

pelin: bu marka hiçbir zaman organik olduğunu iddia etmedi¸ doğal kozmetik olarak geçiyor ve maalesef birçok marka gibi Yves Rocher de doğal kozmetiği iki doğal ot artı çeşit çeşit kimyasal olarak görüyor. fiyatları indirimlerle çok uygun. duş jeli¸ vücut kremi¸ el kremi gibi ıvır zıvırları ben genelde oradan alıyorum. çünkü oradan almazsam gidip watsons’tan alacağım. garnier¸ loreal vb markalara göre içerikleri daha iyi. mineral yağ ve petrolatum yok en azından vücut kremlerinde. favori ürünlerim:-culture bio shea shower cream (bu sertifikalı organik)-kahveli duş jeli-vanilyalı / yulaflı vücut sütü-pure light foundation (düşük kapatıcılığa sahip belki de Yves Rocher’nin en güzel makyaj malzemesi)

eda: daha önce ürünlerin arkasına hiç dikkat etmiyoken aldığım el kremlerinden çabucak emildiği için memnun kalmıştım ancak içeri bölümünde parabeni gördüğümden beri bir ikinci ürün almıyorum.ayrıca parfümleri hoş kokulu olmasına rağmen kalıcı değil.

selda: bir önceki doğum günümde gümüş (?) bir kolye -zincir ve kolye ucu- ve yüzük vermişlerdi. sağolsunlar¸ düşünmüşler etmişler¸ bana göre “teenage”ti ben de yeğenime vermiştim..

cansel: çalışanlarının çok komik olduğu firma :)öyle bir övüyor ki şöyle doğal böyle doğal yeni evden yaptı getirdi sanki ablacım arkasına bak bakalım doğal mıymış.tek denemek istediğim meyveli edtleriydi birgün denedim daha avmden çıkmadan bileğimden kokusu silinmişti değmez diyorum¸ su an alabileceğim¸ ilgimi çeken iki ürünleri var: arınıdırıcı şampuanları ve kahveli düş jeli 🙂

berçin: E vitamini içeren fondotenini ve pudrasını almıştım ben gayet memnun kaldım¸ hem doğal durdu hem de sivilce yapmadı mac’in aksine. Ben de temizleyicilerini fazla başarılı bulamadım ne yazık ki¸ fiyatları da gayet uygun gelmişti bana set olarak almıştım şu an çekmecede resmen özerklik verdim onlara elime bile almıyorum :/

melodi: bu markadan oldukça soğudum. Organik¸ biyonik ya da diğer kozmetiklere oranla daha temiz içerikli olduğunu iddia etmesi bunu da görsel anlamda aldatmacayla kanıtlar ister gibi konseptinin doğal ve yeşil içerikli olmasına rağmen her ürününde en az 3 çeşit¸ yanlış duymadınız 3 çeşit¸ paraben içermesi beni deli ediyor. zamanında bilinçsizken bitkiselse bitkiseldir diyip doldurmuşum evi bu markanın ürünleriyle nitekim içindekileri okumak lazım kızlar¸ ayrıca duş ürünleri dışında başarısız bulduğum markadır özellikle makyaj ürünleri facia!!! ama duş ürünleri de muhteşem o ayrı¸ çok sevdiğim belli başlı ürünleri de yok değil tamamen karalamayayım şimdi gerçekten içinde paraben¸ aluminyum¸ sls içermiyen koltukaltı deodorantı¸ kahve çekirdekli duş jeli vanilyalı vücut parfümü¸ el kremleri dudak balm’ları güzeldir ancak dediğim gibi içeikleri mutlaka kontrol edilerek alınmalıdır.

benli: Şu anki yüzde elli indiriminin parfümlerini de kapsayıp kapsamadığını merak ettiğim marka.

gülçin: jojoba yağı içeren saç bakım yağı ve çift fazlı makyaj temizleyicisi yves rocher’nin en iyi iki ürünüdür benim için. şampuanlarını ve yüz maskelerini hiç beğenmedim. bir de vanilyalı parfümü kış için güzel fakat lezzetli kokular serisindeki diğer parfümleri şurup gibi ve içini bayıyor insanın. makyaj fırçası olarak da başarılı ürünleri var özellikle açılı allık fırçası aldığım günden beri tek bir kıl bile dökmedi.

fehime: Kıvırcık saçlar için çıkarmış oldukları şampuan/bakım kremi ve sprey serisi bir numara olan marka. (sanırım baobab özlüydü). Bukleleri gerçekten belirginleştiriyor ve daha önce fazlasıyla kırılan saçlarım¸ en son beş ay önce kestirmiş olmama rağmen çok az kırılmış durumda. Doğal olması da cabası.

rengin: genel olarak benim için -de- vasat bir marka.ıhlamur kokan bir saç tarama spreyleri vardı. ne çok severdim. kaldırdılar.

nükhet: Yaklaşık 6 yıl önce marka ile tanıştım ve onca zaman içinde de epey ürününü kullandım aslında ama kanaatim vasat olduğu yönünde. Farları ve parfümleri bence hiç kalıcı değil. Peelingler idare eder… Temizleme ürünlerinden yalnızca hassas cilt için olanını kullandım. uzun süre değiştirmediğim için etkisini hissedemiyorum belki¸ bilemiyorum. Ammmaaaaa maskaralarını çok seviyorum. Bu aralar sexy pulp baya hoşuma gidiyor hatta… Yine de artık alışveriş yapmadığım bir gerçek.

ulviye: Sürekli indirime ya da kampanyaya sahip olan marka. Bazen akla zarar fiyatlara alışveriş yapıyorum¸ bir de üzerine hediye veriyorlar. kartları mutlaka edinilmeli.

berva: sanki her daim indirimde ya da promosyonlu olan marka. aile içinde azami 3 kişide mağaza kartı varsa gül gibi geçinip gidersiniz valla :)yazın jasmine tendre¸ kışın vanille noire parfümleri¸ her mevsim sexy pulp maskarası ile aşk yaşadığım¸ kahveli duş jeli ile ağabeyimin bile sevgisini kazanmış olan güzel marka.

meltem: kahveli duş jeli¸ evidence parfümü ve rengarenk rujlarıyla gönlümü fethetmiş markadır kendisi..çok organik olduğunu söyleyemem ama yeşil teması temiz bir his uyandırıyor bende.

piraye: İnternet sitesinden bir kez alışveriş yapmış olmama rağmen sürekli adıma kartlar yollaması çok hoşuma gidiyor. Bugün yine posta kutusunda görünce mutlu oldum. Farlarını ve göz makyaj temizleyicisini (bkz: yves rocher ekspres göz makyajı temizleyici)bayılarak kullanıyorum.

zehra: bir kez alış veriş yapan müşterisini kendisine bağımlı yapmaya yemin etmiş¸ pazarlama konusunda aşmış olduğunu düşündüğüm marka. Bir kez online alışveriş yaptım ki çok karlıydı hem nakit indirim hem de üç çeşit hediye o günden beri sürekli “indiriminiz var gelin”¸ “hediyeniz var gelin” diye kart gönderiyorlar. Kişiye özel indirim yapınca da gitmemek olmuyor tabi. Herhangi bir şey almak istemesem de paşa paşa kapıdan içeri giriyorum ve hiç de boş çıkmıyorum. Nasıl böyle oldu gerçekten anlamadım. Ekstra bilgi: lavantalı ayak kremi (balm olan) ve kayısılı peeling’inden vazgeçemem. parfümleri edt olduğundan az kokar. Yüzde yüz leylak kokusu arayan varsa lilac isimli parfümleri müthiş.

nuran: acil durum rujlarımın ait olduğu can kurtaran marka. cem yılmaz’ın organize işler’deki tavrıyla soruyorum: 1. ruj nedir? 2. ruj nasıl acil ihtiyaç olur?şöyle ki efendim¸ derse mi gideceğim¸ yemekten mi döndüm¸ makyaj için vaktim çok mu az¸ canım makyaj yapmak istemiyor ama yüzüm biraz makyaj mı istiyor¸ en önemlisi hangi ruju süreceğime karar mı veremedim¸ işte tüm bu zamanlarda ben hep yves rocher rujlarımdan birini sürerim. “rujlarım” derken on milyon adet rujdan bahsetmiyorum¸ iki taneler. çünkü benim yves rocher rujlarım¸ elimdeki diğer rujların aksine hep dibi görür¸ erir giderler. bittikçe yenilerini alırım. zaten buradan anlaşılır kendilerini ne kadar sık kullandığım. peki sebepler? sağa sola bulaşmaz¸ oradan buradan rötuş istemez¸ aynaya hiç ihtiyaç duymaz¸ harika nemlendirir ve bütün bunlarla birlikte gayet de kalıcıdır. sür çık.

berinay: doğumgünü hediyesi olarak verdikleri mandalinalı duş jeli harika kokan marka. hem de elinizde doğumgününüz için yolladıkları kartla herhangi bir şubelerine gitmeniz yeterli¸ hediyeye sahip olmak için ayrıca alışveriş¸ vs. yapmanıza gerek yok. bunun yanı sıra indirimsiz ürünlerde 1 alana 1 bedava imkanı da sunuyorlar.

serpil: vanilyalı ve hindistan cevizli parfümü çok güzel kokan fakat bende hemen uçup giden parfümlere sahip marka.

ülker: Selülit kremi Türkiye’ de 89 tl iken Roma’ daki yves rocherden 15 euroya almıştım. Arada uçurum var resmen ve cidden çok sinir bozucu. Ürünleri hakkında yorum yapmam gerekirse¸ selülit kremiyle inceldiğimi söyleyebilirim. Saç bakım yağları fena değil. Cildimi çok kuruttuğu için yüz temizleme ürünlerini kullanmaktan vazgeçtim. Parfümleri çok hoş kokuyor. Kalıcılığı konusunda yorum yapamam¸ kullanmadım çünkü. Repair- Onarıcı ve Besleyici Dudak Balsamını piyasadaki diğer ürünlerden başarılı buldum. Genel olarak ürünlerini seviyorum. Ayrıca¸ üyesiyseniz doğum günlerinizde jestleri çok güzel oluyor.

handan: Aldığım bir kaç parça makyaj malzemesine verdiğim paraya acıdığım markadır kendisi.Özellikle bb kremi o kadar buram buram kokuyordu ki -ben hiç hoslanmadim¸ ama satıcı sırf kokusu için alanlar olduğunu söyledi- iki üç kullanım sonrası arkadaşıma verdim

nural: Fransada 9-10 euroya aldığım bir ürününü Türkiye’de 75 (yazıyla yetmiş beş) tl’ye görünce almaktan vazgeçtim. Tabi bu yves rocher’nin meselesi değil.

emel: nasıl okunduğu burda da yazmayan (çok üzgün surat)¸ yurtdışında ucuz türkiye’de gereksiz pahalı olan marka. vanilyalı vücut spreyi (daha ucuz)¸ vanilya noir (edp-pahalı) den daha kalıcı¸ bu da çok şaşırtıcı bana göre. bi de BIO diye %98 doğal olan bir roll on’ları var ki kendisi ter kokuyor. ama sürünce hoş bir kokuya dönüşüyor diyebiliriz. yine de tavsiye etmem¸ bana da hediye etmişlerdi zaten:)edit: fifiri¸ silver ve morlimon nasıl okuduğunu öğrettiler¸ teşekkür ediyorum:)

anka: ödül alan jel kıvamındaki nemlendiricisini beğenmediğim marka. Çok gerekli ürünleri olduğunu düşünmüyorum

iclal: önünden ne zaman geçsem yanımdaki kişiyi bu markanın telaffuzu ile ilgili sınav yapıyorum. gerçekten inanılmaz komik cevaplar alıyorum eğlencem bu oldu resmen. zaten ilk yapılan hata ingilizce okumaya çalışmak oluyor. “ivs roşer” mi dersiniz¸ “yivs roşır” mı dersiniz.. yarılası cevaplar geliyor her seferinde. millete sora sora çevremdeki herkes doğru okumayı öğrendi nihayet.

fahrünissa: bakım ürünleri kesinlikle o fiyata değmez. cidden dandik ama pahalı olan marka. ama parfümlerine bir şans verilebilir çok kalıcılar

cilvenaz: göz farları sevilesi¸ yaseminli vücut losyonu hiçbir yerde bulunamayan marka.

hürmüz: nyc oje kurutucunun piyasada bulunmamasıyla ürettiği oje kurutucu kara borsaya düşen markadır.

izel: hayvanlar üzerinde test yapmadığını duyarsanız inanmamanız gereken firma  peta

behrem: İnternet sitesinden duş jeli aldım.Yanında makyaj çantası ve vanilya kokulu deodarant hediye ettiler.

esmeray: bugune kadar hiç bir ürününü kullanmadığım marka. ancak surat sivilcelenince üstelik bunlar kistik olunca bir arkadaşın tavsiyesi ile pure system serisini almaya gittim. onları alırken bir de şampuan aldım. ve ertesi gün bir de rimel. pure system’e yorum yapmak için henüz erken ama şampuanını ayakta alkışlıyorum. hayatımda ilk kez bir şampuanın gerçekten vaad ettiğini yaptığını gördüm üstelik ilk yıkamada bile. rimeli de gayet güzel. hem doğal hem uzatıp tarıyor. yalnız sanırım bir eksisi az kimyasaldan dolayı çabuk çıkıyor. suya değer değmez akıverdi. bu konuda titiz olanlar varsa bilgilerine.

imran: cilt ürünlerini sevdiğim markadır genelde toniklerini kullanıyorum ama duş jelleri de güzeldir ayrıca ürünlerinde paraben olmaması da bir artı

latife: Son bir yıldır vücut losyonu¸ el kremi ve parfüm için tercih ettiğim tek marka.İçeriğindeki parapen az miktarda¸ bitkisel içerikli olması da cabası. Son aldığım ürünler ise¸ Tendre Jasmine vücut losyonu¸ şuan indirim var 15 Tl. En az parfümü kadar kalıcı bir yasemin kokusu bırakıyor tende.Huile D’olive el ve vücut losyonu¸ zeytin kokusu ve yumuşaklığını sevenler için harika bir urun oda indirimde ve 17 Tl

güven: sitesinde online alışveriş kodu olarak aşağıdaki kodun kullanılabileceği marka. kod birden fazla kez kullanılmaktadır¸ 10 tl üzeri alışverişlerde 10 tl indirim sağlıyor. ayrıca ürün aldığınızda 1 tane mandalina özlü dudak parlatıcısı¸ 1 tane göz makyaj temizleyici (ikisi de tam boy) ve gündüz kremi numunesi sepete ücretsiz eklenmekte¸ bence kaçırmayın. ZYEDF4

eylül: tendre jasmin vücut kremi efsanevi olan markadır.

adelya: kahveli duş jeli ilk birkaç kullanımda harika kokarken şimdi plastik jelatin gibi kokuyor¸ nedeeen :'(

füruzan: Bir mağazada çalışanlar ne kadar ilgisizse benim için o kadar iyidir ama yves rocher çalışanları da fazla ilgisiz. Tamam nöbetçi gibi başıma dikilen olmadı hiç ama bunun sebebi mağazaya girdiğimde mutlaka bir müşteri oluyor ve onunla ilgileniyorlar. Gelen ikinci müşteriye bırakın yardımcı olmak¸ göz temasına bile girmiyorlar. Hayaletmişsiniz gibi. Zaten bilgi alma amacım yok¸ ürünlerle ilgili bilgim var az çok ama görünmez gibi hissettirmek de ne oluyor? Bunu iki farklı mağazada gözlemledim. Zaten mağazaları kıç kadar genelde¸ üçüncüyü yaşarsam rafların arasından geçerken kimseye değmeyeyim diye eğilip bükülmeyeceğim bakalım içlerinden geçebilecek miyim? Dönüp bakarlarsa ”pardon beni görebildiğinizi farketmemişim” derim.

dilek: kakaolu dudak kremini şiddetle önerilir.

esin: tv’de reklamını gördüğümde evde bağıra bağıra iv roşee yolları daaaar bana baakma beniim yariim vaar diyerek göbek attığım firmadır ama keşke böyle yapmasam.

dünya: iyisi de kötüsü de olan marka. deneyimlemeden gözü kapalı alınabileceklerden değil.farlarını çok seviyorum ben. pigmentasyonu çok iyi. the balm gibi tozutmuyor. fırçayla azıcık alınsa bile sonuç çok iyi. fırçayı iki kere gezdirdiğinizde tam performansını alabiliyorsunuz. kayısılı peelingini herkes gibi ben de çok severek kullanıyorum. peeling sonrası gergileşen yüzümü bu kayısılı peeling yapmıyor. bebek gibi bir cilt bırakıyor sonrasında.parfümleri çok güzel. normalde parfüm kokularına dayanamayan bendeniz bu markanın parfümlerine severek katlanabiliyorum. indirim zamanlarında duj jellerinin fiyatları piyasadaki duj jelleriyle aynı. alınabilir üstelik paraben vs içermiyor¸ çeşitleri de bol.

duygu: mart doğum günü ayım olduğu için yves rocherde bana özel indirim var diye gittim geçen gün.şansıma mağaza%30 indirimdeydi.bende en çok aldığım şey olan duş jellerinden alayım dedim.genelde yves rocherden duş jeli ve el kremi dışında bir şey almıyorum ben.fakat 1 alana 1 bedava sadece kozmetik ¸parfüm ve tabiri caizse pahalı ürünleri kapsıyor.losyonlar duş jelleri kampanyaya dahil değilmiş.bende merak ettiğim şampuanlarından alayım dedim.%30 indirimle fiyatlatı 13.30’a düşmüştü iki tane kaptım ama benim dahil olduğum kampanyada indirimli alamıyormuşum¸ orjinal fiyatı neyse öyle alabilirmişim.görevlinin açıklması da ”siz öyle alırsanız diğer müşterilere haksızlık olur ama ” oldu.mantıklı bir cevap değil sonuçta ama ben yine de en uygun şekilde alışveriş yapmış oldum ve yanında hediye olarak da yine duş jeli verdiler.yani toplamda 20 liraya iki şampuan bir duş jeli almış oldum.bence değerlendirilmesi gereken bir indirim.

lemide: Kanallara reklam vererek sonunda nasıl telaffuz edildiğine dair insanların kafasındaki soru işaretlerini gideren mağaza. Bu kulaklar YouTube da yıvs rohır alışverim diye cümleler kuran ablalar duydu. Kurtulduk inşallah.

merve: makyaj ve bakım ürünlerine yüzlerce lira bayılmaktan nefret ettiğimden¸ fiyat olarak kafama ve gönlüme hitap eden¸ üstelik kaliteli ürünleri olan marka.Ayrıca kart indirimleri puanları da 10 numara. 100 puana 1 liralık indirim yapmıyor gratis ve watsons gibi.

beltun: Neresi bitkisel katkısız bi türlü anlamadığım marka. kaliteye göre fiyatları çok yüksek. içeriği bildiğin kimyasal¸ parfümleri pufff diye uçup gider ısırgan otu şampuanında hiç bi numara görmedim¸ e deodorant yapmışlar o da vasat o yüzden ı ıh yves rocher

nisan: elimde sadece oldukca sert killari olan acili bir allik fircasi var¸ ondan memnunum. bir de öylesine cantaya atmalik bir cilek kokusu almistim ama alir almaz pisman oldum zira fazla tatli ve yapay kokuyor. magazalarina girip turlamayi¸ parfümlerine tekrar tekrar bakmayi ne kadar seviyorsam¸ o kadar alisveris yapmak gelmiyor icimden nedense. hem ihtiyacim olan bir sey olmuyor hem de sanirim tüm sirinliklerine ragmen alacak kadar cezbetmiyor beni ürünleri.

gökçe: Hiçbir makyaj malzemesini kullanmadım ama yüz temizleme ürünlerinden çok memnun kaldım. Özellikle yağlı ciltler için çıkardıkları seri en sevdiğim oldu.

nergis: Ürünlerinde paraben¸özellikle de gluten maddesi içermesi nedeniyle kullanmadığım hiçbir cicişye de tavsiye etmediğim marka.

alisa: kullanmadığım ürünü çok azdır. cilt bakımı konusunda başarılı olsa da makyaj ürünlerinde aynı şeyi söyleyemem. so elixir ve tendre jasmin parfümünü şişelerce kullanmama rağmen bıkmadım. ama indirim konusunda çok cimri bir marka. hiçbir zaman gerçek bir indirim göremezsiniz. 12 ay 4 mevsim güya zaten indirimdedir. senelerdir en az haftada bi dükkanlarına uğradığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki gerçekten bi indirimini görmedim.

meriç:: mağazadan yaptığınız alışveriş sonrasında indirim kartı isteyip istemediğinizi soruyorlar¸ isteyin. Böylece adresinize gönderilen %30 indirim kartına ve her ayki indirimlerden haberdar olduğunuz ve size özel indirimleri bildiren ve yine posta ile gelen şahane bir aylık haber bültenine sahip oluyorsunuz.Ayrıca parfümlerine hastayım yves rocher’ın¸ pırıltılı vücut losyonları da şahane.

hayat: istiklal caddesi’ndeki mağazasında cuma akşamı bişeye şahit oldum. kiloyla kaka satsa alırım artık. ama illa o mağazaya gider alırım. öyle hayranım şu an kendilerine. mail atıp teşekkür edeceğim sanırım göz yaşlarımı tutamıyorum sevinçten.

gülben: Rujlarına kesinlikle bir şans verilmesi gereken¸ diğer ürünlerini henüz deneyemediğim Fransız markası.

sevil: Kayısılı peelingini çok severek kullanıyorum.Çiçek özlü bir el kremi var nemlendirmesi çok iyi ama aseton gibi kokmasa onu da çok seveceğim.

öykü: cilt bakım ürünlerinden sadece kayısılı peelingini ve göz makyaj temizleyicisini beğendiğim¸ cildimi cidden temizliyor. ayrıca fiyatına göre performansı gayet iyi. ama diğer bakım ürünlerinden memnun kalmadım¸ sivilce karşıtı bakımını kullanmıştım hiç etkisi olmadı sivilcelerime¸ nemlendiricisi de daha da yağlandırdı yüzümü. genellikle makyaj ürünlerini daha çok sevdim. bazı parfümleri de yaz için mükemmel. kiraz yağından yapılmış rujları harika. kayıyo resmen dudağımda hem de nemlendiriyo. farları tozutmuyor. öz kalemleri akmıyor.

lida: gayrettepe metrosundaki şubesinde(en sık gördüğüm) her geçişimde gözüm kalıyor ama bir türlü cesaretimi toplayıp bir şey alamadım hayır bi de güzel güzel indirimler oluyor her seferinde ama yok yani kıramadım inadımı. bir şeyler önerirseniz şans vermek isterim kendilerine.

dicle: Farları yeterince ilgi görmeyen bir marka. Renkleri çok şıktır. Tozutmaz.

özlen: bitkisel oldugu iddaa edilen ancak olmayan markadır. bir tek hair repair oilinden memnun kaldım.

neslişah: Seneler önce doğal marka buldum diye o mağazada satılıp da benim almadığım ürün kalmamıştı. O nedenle markaya ciddi oranla hakimim. Hatta artık üretimi olmayan ürünleri satıcılar bilmez ben bilirim. Sonra bir gün doğal olmadığını¸ paraben¸ sls olduğunu farkettim. Anam anam yine saflığımın kurbanı mı oldum. Sevdim markayı hele indirim de neler alınır. Ama kendisi ile ilişkimi kestim. Hala evidence parfümün hastasıyım. Ama kısa sürede çok zam yedi. İyice soğudum¸ parfüm de almaz oldum

nigar: vanilyalı duş jeli ve vücut losyonu her kış vazgeçilmezimdir.en çok bayıldığım victoria’s secret losyonlarıma bile değişmem kokusunu:)

hayal: yves rocher’in dört ayrı mağazasından alışveriş yaptım hepsinde de görevliler çok ilgilendi¸ sorumu cevapladı¸ soracak bir şeyim yoksa markaja almadı beni rahat bıraktı. güler yüzlüydüler. bana personelini bu konuda yetiştirmiş gibi geldi. takdir ettim.

kumru: okunuşu iv roşe olan fransız markası. fiyat performans açısından fransa’nın flormar’ı olduğunu düşünüyorum. zira kendileri de türkiye’de flormar’ı satın alarak bu savımı desteklediler. yves rocher kayısı çekirdeği özlü peeling dışında çok beğendiğim pek ürünü yok¸ hele şu anda piyasada olmayan papatya özlü bir göz temizleyicisinden nefret etmiştim. ama hacim veren şampuanına bir şans vermeyi düşünüyorum.

yağmur: bir hevesle organik duş jellerinden almaya gitmiştim. %100 organik içerikli (!) duş jellerinin içinde sülfat olduğunu görünce aynı hızla geri çıktım. Kayısılı peelingi kullanıyorum ama.

ayren: Artık internet sitesinden alışveriş yaptığımızda istediğimiz 3 numuneyi alabiliyoruz. Umarım geçici bir durum değildir ve daha fazla çeşit koyarlar. 6 çeşit arasından 3 tane alabiliyoruz en fazla.

elif: ben de hatrı sayılacak kadar ürününü denemişken biraz görüşlerimi aktarayım.-sebo vegetal serisi: berbat. doğum günüme özel kampanya var diye bir hışım aldım temizleyicisini ve toniğimsi o suyunu. temizleyici jel su gibi bir şey¸ bereketsiz¸ yağı da önlediği falan yok.toniğimsi o şey de inanılmaz alkollü. sanki biri çakmak çaksa yüzüm patlayacak gibi. tahriş ediyor.-çift fazlı göz makyaj temizleyicisi: en başarılı ürünlerinden. çok sevdim¸ çok güzel temizliyor. yağlı his benim için sorun değil çünkü sonrasında temizliyorum zaten.-şampuanlar: şimdiye kadar bir parlaklık verenini kullandım bir de onarıcı olanını. çok bir esprisi yok¸ ben bir fayda göremedim.-onarıcı saç bakım yağı: saçlarımı yumuşacık yapıyor ve inanılmaz güzel kokuyor. ne zaman yapsam saçlarım bir hafta boyunca çok kolay taranıyor.-kayısılı meşhur peelingi: şimdiye kadar kullandığım peelingler arasında en çok işini yapan bu oldu. bunu kullandıktan sonraki gün yüzüme fondöten sürsem daha bir güzel duruyor suratımda. bir de cilde sanki ışıltı veriyor.-vanilyalı parfümü: 2 yıldır kışı bununla geçiriyorum¸ benim kokum gibi oldu. yastık kılıfıma bile sıkıyorum.-vücut sütü: vanilyalı parfümü desteklesin diye vanilyalı olanını aldım¸ onarıcı bi etkisi yok sadece kolay emiliyor ve kokusu güzel. kuru geçen bir kışa yetmez nemlendirmesi.-üzerinde papatya resmi olan yüz temizleme jeli: hassas ciltlerin beğeneceğini düşündüğüm bir jel. çok nazik temizliyor. annemin favorisi o yüzden çok yorum şaapamayaciğim.-cooling effect maskesi: hiçbir işe yaramıyor güzel kokulu ama hiçbir etkisi yok öylesine kullandım¸ zaten hediye olarak vermişlerdi.-pure system maskesi: yağlı ciltler bunu çok sevebilir ama aşırı kurutucu olduğu için ben bölgesel uyguladım. özellikle adet dönemi öncesi şipil şipil yağlanıp¸ sivilcelenen burnuma iyi geldi baya.-duş jelleri: bildiğin duş jeli gibi bir etkisi var. lotus çiçekli olan muhteşem kokuyor¸ keşke parfümü olsa¸ bir de portakallı olan çok enerjik bir koku.makyaj fırçası: açılı allık fırçasını kullandım sadece¸ çok seviyorum. kıl dökmüyor¸ kontür yapmaya da müsait.benim denediklerim bu kadardı. makyaj grubunu hiç denemedim ama sexy pulp çok merak ettiğim bir rimel. inşallah faydalanabileceğiniz bir yazı olmuştur.tanım: gereksiz ürünlerini ayırt ettikten sonra sevmeye başladığım marka.

ılgın: erkek nemlendiricileri beş para etmeyen ama organik serisi vücut ürünleri muhteşem olan marka. etrafınızda arkadaşlarınızla aynı vanilya varilinden çıkmış gibi kokmanız en kötü yanı. ayrıca çok katmanlı parfüm kullanmayı seviyorsanız organik serideki parfümler günlük kullandığınız parfümün altında kullanıldığında beklemediğiniz güzel sonuçlar verebilir.

kiraz: ıspahan parfümünü neden Türkiye’de satmadığını şiddetle merak ettiğim marka.İsviçre’ye gittiğimde anneme hediye olarak almıştım. Bitti ve annem şu an şiddetle o prfümü istiyor.Kınıyorum.

lale: ankara optimum şubesindeki çalışanları güler yüzlü ve ilgili olan marka.

vildan: muhteşem kokulu duş jellerine sahip marka.

peri: şampuanlar parabensiz silikonsuz diye bas bas bağırırken çaktırmadan tonla sülfatı içine basan marka. Hani organikti?

özlem: Hayvanlar üzerinde deney yapmaya başladığında gözümden düşen marka..

destan: içeriğinin doğal olmadığını bile bile kullandığım marka.son koltukaltı rolonunu ve hassas ciltler için olan yeşil yüz temizleme jelini bitirdiğim gün bir daha kullanmayı düşünmüyorum. ter kokusuna kesin çözüm bulamamışlar.

gamze: indirimlerini takip etmesem de hafta 8 ay 19 indirime denk geldiğim marka. puanlıyorum kendime göre buyrun: – makyaj malzemeleri: 2/10 (gerçekten saçma sapan kötü bence)- şampuanları: 9/10 (20 kusur senedir saçımdaki kepeği durduran tek şampuan¸ saçlarıma nem veren tek şampuan ve saçlarım tevvvvvbeler olsun allahım kanserli gibi tutam tutam dökülürken dökülmeyi durduran tek şampuan hep bunlarınki oldu. paraben falan diyip kıllandırmayın beni aşk yaşıyoruz hala ama ordan kirdim bi puanı)- saç serumları: 8/10 (yani sürekli kullanmaya çok üşeniyorum¸ bir de etki gösteren şey serum mu şampuan mı hiç bir zaman emin olamıyorum. ama ikisinden biri kesin ise yarıyor.)- saç kremleri: 1/10 (gerçekten? şampuanı yapan siz şaheste insanlar¸ bu kremleri de mi yaptınız? komşudan almışsınız ayol bunları. hiç bi halta yaramıyor)bir de zırt pırt ürün gamları değişiyor. bir ürün alıp beğendiysem hemen ikinciyi de alıp dolaba atıyorum. ergen gibiler bi gün öyle bi gün böyle. bak çok güzel göz kremini yazıcaktım yazamadım kaldırmışlar. allah allah ya.

alvina: sipariş verme sistemiyle az daha kalbime indiriyordu. banka kartıyla sipariş veriliyor mu diye kurcalarken pat diye siparişiniz onaylandı yazısı çıktı. donakaldım. meğer verdikleri hesaba 72 saat içinde havale ile parayı yatırıyormuşsun. eğer çalışıyorsa gerçekten güzel bir sistem¸ ama ödüm koptu bir anda.

şehrazat: Kayısı zımbırtılı yüz peelingi evet!!! Gene kayısılı vücut peelingi HAYIR!Pek bir faydasını göremedim¸ kese çok çok daha etkilidir. (Bee beauty nin peelingi hem harika kokuyor hem enfes yumuşatıyor yani Gratise buradan sevgilerr :*)

nurgül: Makyaj malzemelerini bilmem ama nenlendiricidir¸ şampuandır¸ peelingdir falandır filandır bu tarz ürünlerinde niyeyse istemsiz güven uyandırıyor… Zeytinyağlı vücut losyonu harika fakat çift bazlı göz makyaj temizleyicisini kullanınca kör oluyorum ben.

ferah: parfümleri hep başka parfümlerin başarısız taklitleri ya da karışımları olan marka. bir sürü parfümünü denedim¸ hepsi de bana zaten var olan parfümlerden birini andırdı. buna rağmen fiyatları çok yüksek olan marka.

gülden: oturduğum yerde açılan mağazası dolayısıyla içli dışlı olmaya başladığım marka. önce çilekli edt’sini aldım¸ harika kokuyor ama kalıcılığı çok kötü. yok desem yeridir. ilk alışverişimde çift fazlı göz makyaj temizleyicisi verdiler ama kullanmadım¸ makyaj temizleme suyuyla temizlemeyi tercih ediyorum. aldıklarımdan en sevdiğim meşhur kayısı çekirdekli peeling’i oldu. kokusu harika. cildi yumuşatıyor. yeni başladığım için uzun vadeli etkisi ne olur bilemiyorum. ancak en çok hoşuma giden nokta mağaza çalışanlarının ilgisi ve kartının diğer çoğu mağaza gibi göstermelik olmayıp gerçekten puan biriktirmesi ve işinize yaraması. üstelik -sanırım ikinci alışverişte- %30 indirim de verdiler. bence şahane.

inci: İçeriğinin tam anlamıyla doğal olmadığını düşündüğüm ama kokularına bayıldığım çok uygun fiyatlı olmayan fransız markası. Şimdiye kadar yüz temizleme jelini nemlendiricisini parfümünü ve göz makyaj temizleyicisini kullandım. Çok aşık olduğum söylenemez ama kötü de değildi.

lerzan: Bu kadar övgü sonrası dayanamayıp aldığım peelinge sahip marka.Tüm övgüyü hak ediyor. Anlık bir pürüzsüzlük yaratmadı. Çok etkili olduğunu düşünüyorum. Bu markadan bir adet rujum var. Rose hale. Ondan da çok memnunum. Dudağı pütür pütür yapmayan bir yapısı var.

yelda: Buradan aldığım hiçbir üründen tatmin olmadım. İki nemlendirici¸ tonik¸ roll-on¸ saç uçlarına balsam¸ saç bakım yağı kullandım ve hiç birinden memnun kalmadım. Tamamen etkisiz ürünler diyebilirim. Ayrıca üzerinde paraben free yazıp içindekiler listesinde paranenin çeşitlerinin olması ayrı bi olay. Bizimla deyılsın yves rocher. Ama kayısılı peelingi o kadar övülüyor ki belki bir şans daha verebilirim markaya.

feride: Gerek mağaza yapısı ¸ sakinliği ¸ ürünlerinin kalitesi gerekse çalışanlarının sempatikliği nedeniyle severek gittiğim ve alışveriş yaptığım yegane yerdir.Doğallıkları ¸ ürün içeriği konusunda açıkçası çok emin değilim tabi ki her kozmetik ürünü gibi ama benim için son derece güzeller…özellikle tonikleri ¸ yüz temizleme ürünlerini oldukça başarılı buluyorum.

yeşim: nem maskesi¸ mine parfümü ve kayısılı peelingini kullandım o yüzden çok fazla deneyim sahibi olmasam da kullandığım ürünler tatmin ediciydi.yine bir arkadaşım rujlarına bayılıyor.bence body shop ayarında bir marka.kayısılı peelingine bayıldım ama¸ onu es geçemem.

günnur: Kokusu çok güzel bayıldım sevmeyen nadirdir bence¸ ama gel gör ki hiç kalıcı değil neredeyse 1 aydır kullanıyorum sıktıktan yarım saat sonra gidiyor kokusu 🙁

elmas: Ben bu parfümün intense olanını aldım. kokusu çok güzel¸ ona lafım yok ama hiç ama hiç kalıcı değil. yani benim gibi rujunu¸ parfümünü tazelemeye üşenen insanlar için iyi değil. öğrenci olduğum için yüksek fiyatlı ürünlere çok para veremiyorum ama keşke üstüne bi 100-200 lira katıp başka parfüm alsaymışım. 🙁

besra: zarif¸ çiçeksi ve hafif odunsu kokuya sahip¸ Yasemin Çiçeği ve Paçulin notaları içeriyor üstümde olumlu bir his yaratıyor.

çağıl: Parfümlerimi ikiye ayırıyorum ben¸ bir kendi kokum gibi benimsediğim¸ insanların aa senin kokun bu dedikleri¸ kıyafetlerime dolabıma sinen¸ bi süre her gün kullanıp sonra ara verdiğim ama tekrar mutlaka döndüğüm¸ bittikçe edindiğim gucci envy me gibi¸ evidence gibi.. Bir de deneme amaçlı aldıklarım¸ merak ettiklerim¸ hoşuma giden ama imza olmayacak türden olanlar.. Evidence benim için çok hoş¸ ferah ve benimsediğim bir koku¸ ikincisini yarıladım sayılır bitince yenisi alınacaklardan.

fatma: iyidir hoştur ama bu parfümün bir notasında bir şey var ki¸ aynı erkek parfümü gibi¸ traş losyonu gibi kokuyor¸ böyle bi keskin¸ erkeksi bi notası var. sırf bu yüzden bir daha almayı düşünmüyorum.

gökben: İntense’inden bahsediyorum: floral¸ gül ağırlıklı yazlık bir parfüm.İlk sıkıldığında doğal olarak yoğun ve tatlı başlıyor¸ ardından gül öne çıkarak odunsu ve güllü devam ediyor. gül kullanımı yine benim sevmediğim tarzda:( Aslında cue serisinin tüm parfümleri aşağı yukarı aynı çizgide ilerliyor¸ biri şipre iken diğeri floral vs vs…Velhasılı kelam chloe chloe parfüm gibi parfümleri sevenler bu parfümü de seveceklerdir.

nihal: Yves Rocherde tek beğendiğim parfümdür. Kişinin zevkine göre değişebilir tabi ama bence şahane kokuyor . Bitmesin diye sık sık kullanmıyorum . Genelde doğum günü ayımda 2 tane alıp ¸birini açar birini buzdolabına koyarım ( serin serin dursun¸bozulmasın:))) Her sene aynı kararsızlıkta kalırım acaba alsam mı almasam mı diye . Sonra parfümü alacak kadar para biriktirip gider alırım .Zaten senede bi kere alıyorum amannn al gitsin moduna giriyorum 🙂 Bence misler gibi kokan oldukça kalıcı parfüm ¸kullanmaya ve almaya devam …

dürdane: Bence o kadar abartılacak bir parfüm değil . Çok hafif¸ fresh bir koku evet ama içinde keskin bir koku var ne olduğunu bilmiyorum ama erkek parfümlerini andırıyor ya da benim tenim de öyle bir etki bıraktı bilemiyorum onun dışında kesinlikle günlük kullanıma uygun tam bir yaz kokusu diyebilirim .

melis: Çiçeksi odunsu harika bir koku. Ama kalıcılığı çok kötü. Vazelin üzerine ve kendi vücut losyonu üzerine denedim fakat pek de farketmedi. Deodorantının kalıcılığı parfümünden daha iyi.

ulus: uzun süredir kullandığım parfümüm. Bu parfümü sıkınca özellikle bayanlar aaaa ne kullanıyorsun çok hoş kokuyor diye soruyor ama artık sıkıldım bu kokudan yeni arayışlardayım.

yasemin: üçüncü şişesini aldığım¸ araya farklı parfümler alsam da her zaman elimin altında bir tane bulunan oldukça orjinal ve farklı bir koku. bana kendimi oldukça özgür hissettiriyor bilmiyorum :)denemeyenler muhakkak mağazada bir kokusuna baksınlar derim. pişman olmazsınız

sinem: Çiçeksi odunsu bi parfüm arıyorsanız buna mutlaka bi bakın. Ayrica intense olanının içinde çikolata filan da varmış ama cok zorlasam da farkını algılayamıyorum ben.

özden: bir alışverişimde hediye olarak verilmişti kullanmamıştım hiç garnier in micellar suyuyla makyajımı çıkarıyodum ya da direk loreal in yeşil karma ciltler için olan yüz temizleme jeliyle yüzümü yıkıyordum zor çıkan eyelinerlarımda bile tertemiz oluyordu yüzüm makyaj kalıntısı olmuyordu bu gece garnierim bitince bu temizleyiciyi kullanayım dedim demez olaydım tüm makyajı gözaltlarıma akıttı ve de çıkmadı¸ çıkaramadım nemlendirici sürüp onunla rekrar sildim de biraz düzeldi gözaltlarım tahriş oldu silmeye çalışırkenMakyajlı yatsam daha iyi olacakmış gece gece hayattan bezdiren makyaj temizleyici (!)

idil: Arındırıcı şampuan ve kayısılı peeling satın aldığımda yanında hediye olarak verilmişti. Başka bir markanın çift fazlı temizleyicisini kullanmadım fakat bu ürün oldukça yağlı bir his bırakıyor. Ayrıca göz çevremdeki yağ bezelerinin de sebebi olup olmadığını merak ediyorum.

pınar: Gözümün içinde hani bu nude kalemleri sürdüğümüz yerde minik bir yağ bezemsi varlıkla tanışmama vesile olan makyaj temizleyici. Bir iki kullanımlık ömrü kaldı sonra garnieri deneyeceğim

miray: Bana da geçen yıl yaptığım ikinci alışverişimde hediye edilen üründü. Biraz yağlı bir his bırakıyor fakat çok da rahatsız edici değil. Ortalama bir ürün bence. Ayrıca¸ oldukça bereketli çok uzun süre bitiremedim ve atmak zorunda kaldım. Yves rocher hayvan deneyi politikasından dolayı tercih etmediğim bir marka olduğu için almam.

ceyla: benim çok memnun kalarak kullandığım üründür. göz çevresinde yağlı his bırakıyor¸ bunu da çok normal buluyorum çünkü çift fazlı ürünlerin hepsi doğası gereği yağlı olmak zorunda. ama makyaj temizleme sonrasında temizleme jeliyle yüzünü yıkayan bir insan olduğumdan benim için sorun teşkil etmedi.neutrogena ile bunun arasında gidip geliyorum sürekli. karşılaştırma yapacak olursam¸ tek dezavantajı fiyatı. 29 TL civarında bir fiyatı var¸ neutrogena ise 15-20 TL civarlarında.ancak minik kafası nedeniyle pamuğa istediğiniz kadar dökebiliyorsunuz. bu da neutrogena karşısındaki avantajı.

yonca: Son derece memnun olduğum göz makyajı temizleyicim. Bana göre tek handikabı¸ ambalajı¸ çift fazlı olduğu için kullanmadan önce şişeyi çalkalamak gerekiyor¸ çalkalarken kapağında sıvı birikiyor ve açtığınız anda oraya buraya dökülüyor¸ bu da beni son derece rahatsız ediyor. Daha kullanışlı bir ambalajı olsa belki kullanmaya devam ederdim ama yoluma garnier göz makyaj temizleme suyuyla devam edeceğim galiba.

songül: Çok yağlı olduğu için asla tahriş etmiyor. Tüm göz makyajını çok güzel temizliyor. Sadece çok yağlı olduğu için bu yönünü sevmiyorum. Yıkadıktan sonra bile yağ gitmiyor. Onun için az kullanmaya çalışıyorum. Kirpiklerimde rimel kalıyor bazen. Rimelleri tam çıkarmıyor. Yıkadığım Zaman da yağlı olduğu için su da çıkaramıyor öyle kalıyor anlamadım

iffet: Yves rocher nin bana göre en başarılı ürünlerinden biri. Fiyat olarak biraz pahalı ama çoğu zaman indirime girdiğinde bi tane kapabilirsiniz. Gelelim ürünün özelliklerine şimdi bu minnoş temizleyicinin üstteki yağ tabakası mavi renkten oluşuyor ve ürünü kullanmadan önce güzelce bi çalkalamak gerekiyor. Kendisi waterproof yani suya dayanıklı göz makyajını kolayca çıkarmayı vaadediyor ve kesinlikle dediğini yapıyor. Yalnız sevmediğim yanı birazcık yağlı bi his bırakıyo temizledikten sonra o yüzden bende üstüne suyla tekrar bi yıkama gereği duyuyorum. Onun dışında çok başarılı buldum zaten 5 aydır da severek kullanıyorum.

şermin: Ben bunu bi türlü sevemedim. Zaten çift fazlı ideal göz makyaj temizleyicimi de bi türlü bulabilmiş değilim. Yağlı his beni rahatsız etmedi¸ zaten göz makyajımı sildikten sonra yüzümü mutlaka yıkıyorum. İstediği kadar yağlı olabilir yeter ki uğraştırmadan rimelimi çıkarsın¸ bence bu konuda abartıldığı kadar başarılı olamadı. Sanırım en iyi ihtimal makyaj temizleme yağı alacağım¸ gidişatım bu yönde.

kade: Günlük göz makyajı temizlemek icin başarısız ama ufak hataları -makyaj temizleme cubuguna bir miktar dökerek -düzeltmek icin gayet işlevli bir ürün.

nur: bence çok çok başarısız¸ beyaz yağ butonu tetikleyici hatta arttırıyorum gözaltına bir ton milia ekleyen bir ürün.

dilhan: Yves Rocher’den kart çıkarınca hediye edilen göz temizleme ürünü. Bence iyi bir ürün değil¸ rimeli temizlerken göz altına doğru akma yapıyor. İlk ve son olacaksın benim için¸ üzgünüm.

nehir: Memnun olduğum bir ürün. Pamuğa az bir miktar döküp gözümün üstünde birkaç saniye bekletmem yeterli oluyor. Bu arada waterproof makyaj yapmadığımı belirtmek isterim. Yorumum günlük bir göz makyajı için geçerli. Uyguladıktan sonra bıraktığı yağlı his olmasa daha da iyi olurdu tabi ama her halükarda makyajı temizledikten sonra yüzümü yıkadığım için sorun olmuyor. Bitince tekrar alabilirim .

hansa: kendisi hakkındaki ikinci girdiyi yazma gereği duyduran göz makyajı temizleyicisi.no: 26416 şu girdimde ne kadar başarılı olduğundan bahsetmişim ama uzun süre kullanıp test ettikten sonra bir girdi daha girmem gerektiğini düşündüm. şimdik ben bunu baya bir kullandım. şişenin dörtte biri kalmışken uygun fiyatlı başka bir göz makyajı temizleyicisi bulup¸ bunu kullanmaya kıyamayıp¸ sadece çok ağır göz makyajı yaptığımda kullancağıma dair kendime söz vermiştim. bahsettiğim uygun fiyatlı göz makyajı temizleyici için :(bkz: garnier göz makyajı temizleyicisi express çift etki )garnier’a alıştım tabi ona elim gitmeye başladı. daha sonra ben bu yves rocher’i unuttum gitti. az önce kıyamayıp bıraktığım yves rocher temizleyicisini görüp üzüldüm. bir performans testi yapayım dedim garnier’la ikisi arasında. beklentim ise garnier’dan soğumak. ikiside tek pamukla temizledi. fakat daha sonra yüzümü yıkadığmda¸ yves rocher’le yıkadığım gözümde rimellerin tam çıkmadığını bu sebeple hafif aktığını gördüm. garnier ise tamamen temizlenmişti. sonuç: gidin garnier alın. bence.

simge: Mağazada inceleyip içeriğinde paraben görmemle beraber almaktan vazgeçtiğim üründür.

çıgıl: kullanalı çok oldu ama çok sevmiştim. bi sürü ürün denemekten alamadım ama tekrar alabilirim. lens kullanıyorum hassas ötesi gözlerim var ve yumuşacık temizledi hep. göz çevrem kuruya yakın o yüzden kıvamı beni mutlu etmişti.

güner: Yves rocher alışverişimde hediye olarak verdiler. Ben de o aralar makyaj temizleyicisi arayışında olduğum için sevinerek almıştım. Eve gidip hemen denedim tabi. Makyajı bence çok güzel temizliyor. En azından beni tatmin etti. Çok yağlı bir his bırakmıyor. Eksi yönlerinden biri çalkaladıktan sonra çok çabuk ayrışıyor diğeri de paraben içermesi -ki bu da tekrar almamam için yeterince büyük bi sebep. Yeni arayışlara girdim¸ üzüntülüyüm.

tezer: Eğer yves rocher kartınız varsa ilk alışverişinizde hediye edilen ürün. Zaten yoğun bir göz makyaji yapmadığım için çok memnun kalıp para vererek tekrar almıştım. Yanılmıyor isem 23 lira idi. Bazen yoğun makyaj yaptığım zamanlarda da kusursuza yakın performans sergiliyor.

canel: Yves rocher kart sahiplerinin ilk alışverişlerinin yanında hediye edilen göz makyajı temizleyicisi. Normal fiyatı da 25 tl civarındaydı sanırım. Çok yoğun göz makyajlarımı çıkarmak için kullanmıyorum çünkü makyajı çıkartırken biraz etrafa yayıyor. Ama fiyatına göre idare eder bir performansı var zaten bana ilk alışverişimde hediye edilmişti bu ürün. Ama para verip alacağımı sanmıyorum.

defne: gözlerimde yanma yapmayan¸ en koyusundan göz makyajlarımı bile kolayca çıkaran ürün. bana bir alışverişte hediye edilmişti¸ daha önce kullandığım bütün ürünleri bir kenara attırdı. çok memnunum ama bir daha alır mıyım bilemiyorum¸ daha temiz içerikli ürünlere yönelmek istiyorum.

dürriye: enteresandır kalem far eyeliner alıp rimeli öyle bırakıyor ama gene denk gelirsem gene alırım marka güvenilir çünküsü

bade: memnun kalmakla memnun kalmamak arasında kaldığım ürün. en koyu farlarla yaptığım göz makyajlarını tahriş etmeden zorlanmadan çıkarması takdirimi kazanırken rimelleri olduğu yerde bırakması sinir bozuyor. bir de çok yağlı olduğu için kullanılan bölgeyi epey yağlı bırakıyor. onu da temizlemek gerekiyor. o yüzden uğraştırıcı. bitti¸ daha da almadım.

nazlı: Çift bazlı¸ ciltte yağlı his bırakan¸ hassas gözlerimi yakan¸ aman aman bir başarısı olmayan göz makyaj temizleyicisidir. Yves Rocher çalışanlarına bu ürünü beğenmediğimi söylediğimde en çok satan ürünlerimizden deyip bana şaşırdıklarını bilirim.

nevra: Kendisiyle dün tanıştık. Alışveşimde hediye olarak geldi. Sevip sevmediğime karar veremedim. Gözlerimi yaka yaka Garnier kullanıyordum. Hatta sonrasında bir süre dünyayı bulanık görmekte cabası. O tek seferde çıkarıyordu fakat yves rocher gözlerimi hiç yakmadı ve bulanık görme olayımı ortadan kaldırdı. Lakin bir hayli ovmam gerekti. Daha iyisini bulana kadar şimdilik favorim.

güneş: Benim bayıla bayıla kullandığım¸ etrafımdaki çoğu kişinin nefret ettiği göz makyajı temizleyicisidir. Sanırım en çok¸ yağlı göz çevresi olanlar sevmiyor.

bediz: Benim gözümü yakan makyaj temizleyicisi oldu:(niye anlamadım.arkadaşımla beraber aldık hatta o tavsiye etti.yaktı sulandırdı gözümü.makyajı iyi temizliyor o yağlı his ben de olmadı.yıkadığımdan olabilir.Ne loreal de ne başka çift bazlı bir üründe böyle bir sorunla karşılaşmadım

tünay: Makyajınızı temizledikten sonra bir de kendisini temizlemek için ayrı bir çıkarıcıya ihtiyaç duyacağınız¸ yağ hissi asla gitmeyen¸ göz çevresinde minik pütürlere yol açması oldukça muhtemel¸ aynı fiyat aralığında 10 kat daha efektifinin bulanabileceği göz makyaj temizleyici.

şelale: klasik bir çift fazlı göz makyajı temizleyicisi. yağ oranı yüksek¸ göz çevresinde yağlı bir his bırakıyor. bu kadar yağa temizleme gücü orta seviyede. max factor calorie 2000 maskarayı göz çevreme bulaştırıp iyi temizleyemezken the balm maskarayı temizliyor. gözlerimi yakmadı¸ tahriş etmedi. ortalama bir ürün. performansına göre etiket fiyatını hak etmediğini düşünüyorum. bitince gidip tekrar alacağım bir ürün değil.

gülriz: Çok yağlı. Iki kere hediye verildi¸ aşırı göz makyajı yaptığımda kullana kullana zor bitirdim. Parayla da kolay kolay almam. Ama iyi mi¸ evet güzel temizliyor makyajı.

nisa: kullandığım temizleyiciler içinde göz çevremi tahriş etmeyen ender ürünlerden. hindistancevizi yağı kullanmak istemediğim zamanlarda bunu kullanıyorum. ardından gözlerimi bebek şampuanıyla yıkıyorum.

şenay: makyajı çok iyi temizleyen çift fazlı bir göz makyaj temizleyici.3 şişe bitirdim daha önce. çok yağlı bir his bırakıyor gerçekten¸ üzerinden misel suyla mutlaka geçiyorum. ürünü iyice çalkalayıp disk pamuklara döküp 10-15 saniye kadar gözlerimin üzerinde bekletiyorum. sonuç gerçekten çok başarılı.indirim dönemlerinde tadından yenmiyor.

zerrin: Dedikleri kadar varmış dediğim nadir ürünlerdendir. Makyajı güzel çıkarıyor (waterproof rimel kullanmıyorum bunu belirteyim) yanma yapmıyor¸ aşırı yağlı değil yüz yıkama jeli bıraktığı yağlı hissi gidermeye yeterli oluyor¸ yağ bezesi gibi bir sorunla hiç karşılaşmadım zaten. İlkini beğenince bir alana bir bedava kampanyasından tekrar iki tane aldığımdan bir süre beni göz makyajı temizleyicisi arayışından kurtarmıştır. Daha ne olsundur.

gönül: yağlı yapısı sebebiyle beğenmediğim temizleyici. waterproof ya da zor çıkan ürünler kullananlar ya da sonrasında temizleme jeliyle yüzünü yıkayanlar memnun kalabilir. ama yağlı histen rahatsız olmayanlar da sevecektir muhtemelen. ben (bkz: yves rocher pure calmille yüz temizleme jeli) ile göz de dahil tüm makyajımı çıkardığım için kullanamadım ve anneme verdim.

necla: Hassas bir cildim olmamasına rağmen gözümü yakan bir ürün oldu. Yağlı bir his bırakıyor ama ben seviyordum o hissi sanki bitkisel yağlarla kirpiklerimi besliyor gibi geliyordu hem de o yağlı his hemen geçiyor.

çilay: kuruluk olan göz kapağımda yanmaya sebep oldu benim de. ve bence fazla yağlı. ayrıca gözümü de yaktı. benim için hiç olmadı.

gülen: yves rocher’nin çift fazlı göz makyaj temizleyicisi.benim izlenimlerim şu şekilde¸kuru ve hassas bir cilde sahibim¸ bu üründeki 4. şişem bitmek üzere ve şimdiye kadar hiç bir problemle karşılaşmadım.yağlı olmasına rağmen hafif bir yapısı var ama tabi ki durulama gerektiriyor.waterproof makyajı da kolay çıkardığını iddia eden bir ürün¸ ben tecrübe edinmedim ama yoğun göz makyajını cilde zarar vermeden temizleyebiliyor.daha iyisini bulana kadar almaya devam ederim.

feriha: yves rocher hediye olarak vermişti bunu bana. yalnızca 1 kez kullandım ve 1 hafta dayak yemiş gibi gezdim. müthiş bir alerji yaptı bende. derhal başkasına verdim.

abendam: Her kullandığımda kirpiklerimi dökmüştü. Yves Rocher hediye olarak vermişti ve ben de denemek istiyordum. İyi ki para verip almamışım kullandığım en berbat makyaj temizleyici. Bıraktığı yağlı his çok kötü. kaşıntı yapmıştı göz çevremde. zaten bitirmedim yarım bırakmıştım.

seher: Hiç beğenmediğim makyaj temizleyici. Göz makyajını temizlemiyor. Kendisinden memnun kaldığım tek alan fırça temizliği. Özellikle krem formdaki ürünlerin kullanıldığı fırçaları temizlemede çok başarılı.

dilberay: indirim zamanında fiyat/performans açısından iyi olan bir ürün bence. makyajı güzel çıkarıyor. cildi tahriş etmiyor. ama dediğim gibi¸ normal fiyatında alacağım bir ürün değil¸ indirimde cazip.

gülgün: Yağlı bir yapıda ve gözlerimin alerji olmasına sebep olan üründür asla tavsiye etmiyorum.

nilgün: çok yağlı ve tam olarak temizlemesi için baya ovuşturmam gerekiyor. ayrıca kirpiklerimi döktüğünü düşünüyorum. hediyeydi bir daha asla almam yarı fiyatına olan garnier’le devam edeceğim

nesrin: Pek de hassas olmayan cildimde yanmaya sebep olmuş sprey. Kokusu inanılmaz yapay ve ağır geldi bana. Termal suları bayılarak kullandığım için bunu da severim diye düşündüm ancak 2-3 kereden fazla kullanamadım ve takasla elimden çıkardım.

belinda: hassas ciltler için olan versiyonu ”sensitive vegetal” yazılı¸ yatıştırıcı sprey olarak geçen¸ açık pembe şişedekidir. greyfurtlu olan hassas ciltler için çok uygun değildir.

ceylinaz: geçenlerde yves rocherde gezerken takıldı gözüme denedim ve çok hoşuma gitti. sıcaktan bunaldığımdan dolayı serinletici etkisinden midir bilmem ama acayip beğendim¸ mis gibi de kokuyor. asla olmazsa olmaz bişey değil bence de ama keyfi bişey yani sık o an bi rahatlasın yüzün öyle anlık bişey :d

fuldem: Duştan sonra yüzüm gerildiğinde nemlendirici sürmeye üşeniyorsam bunu sıkıyorum yeterli geliyor. makyaj sabitleme de pek faydası olduğunu düşünmüyorum kalıcılığını arttırmıyor ama pudralı görüntüyü alıp makyajı yüzle daha iyi bütünleştiriyor. birde şişesi çok küçük çok çabuk bitiyor. benim için çok elzem bir ürün olmadı kendisi zira birçok aynı amaca hizmet eden ürün var. mesela rosense gül suyunu sprey şişesine koydum aynı şekilde kullanıyorum bence hiçbir fark yok aralarında

öznur: Gerginliğe karşı başarılı bir ürün ve çoğunluğun aksine ben de makyaj sabitleme amaçlı kullanımda memnundum. Kesinlikle makyajdaki pütürlükleri düzeltiyor. Yüz hızlıca emiyor. Acelem varsa nemlendirici olarak kullanıyorum. Fiyatına göre başarılı bulduğum güzel kokulu üründür.

mısra: Çantamın vazgeçilmezi. Sık sık kullandığın bir ürün. Kokusu greyfurt diye almıştım fakat greyfurt kokmuyor. Ferah ve güzel bir kokusu var. Makyaj öncesi kullanıyorum ki çok acelem varsa makyaj süngerimi bile nemlendirdiğim oluyor bu spreyleEdit: hiçbir sabah yeterince zamanı olmadığı için sürekli makyaj süngerini bununla nemlendiriyor

tülay: bu ürün benim cildimin altında sivilce tarzı şeyler oluşmasına sebep oldu. buna benzer bir problem yaşayan var mı ? Ayrıca çok gereksiz sadece kokusu güzel o da bir süre sonra boğuyor

ağça: geçen bir indirimden iki tane çanta boyunu almıştım biri çantamda öğlen yemek yedikten sonra dişlerimi fırçaladığımdan çenem ve dudaklarımın üstünde kaybolan fondöteni yine çantamda taşıdığım la roche posay toleriane pudra ile tazeleyip¸ daha doğal dursun diye üstüne bunu sıkıyorum. ya da sabah akşam tonik yerine sıkmak için makyaj masamın üstünde tutuyordum. eşim uzun bi uçak yolculuğuna çıkacaktı termal suyum dev boyutta olduğundan masamda tuttuğumu greyfurtlu spreyi ona verdim bana teşekkür edeceksin iyi gelecek bak diye. bugün görüşebildik nasıl kullandın mı dedim¸ ya ben yüzümün gerildiğini¸ susuz kaldığını farketmemişim baya rahatlatıyomuş bu iyi ki vermişsin dedi 🙂

damla: Benim cildim karma ve aşırı hassas. En ufak bi şeyde pancar gibi oluyorum-beyaz tenli olmanın eksisi:(- bu bende alerji yaptı kızlar yüzüm baya kızardı. Ürün güzel midir kötü müdür kendi yüzümde deneyimleme şansım olmadı ama kuzenim de kullandı. bir fix+ mıdır¸ asla. çok mu gerekli derseniz de çok da gerekli değilmiş

fikriye: Fırça ıslatmakta kullanıyorum metalik bi görüntü elde ettim o konuda başarılı. Bir de cicişler ben bi keresinde ten makyajı yapmıştım yüzüm nemli olduğu halde falan yine de pütürlü durmuştu. Bunu bi sıktım pütürler gitti makyaj adeta canlandı. Mac fixplus alamayacağım için bitince alırım.

aysar: son 2 senedir alüminyum içermeyen deodorant sevdam içinde denediklerimden biri. bu alüminyumsuz deodorantların zaten terlemeyi önleme işlevi yok¸ böyle bir beklentiyle alanlar hayal kırıklığına uğrarlar. iddiası kokuyu önlemek. daha önce nivea’nın fresh natural’ını kullandım ama kokuyu önlemeyi bırakın hayatımda hiç kokmadığım şekilde ter kokmama sebep olmuştu¸ çöpü boyladı tabi. crystal fena değildi ama sürekli ıslatmak zorunda olmak da bir süre sonra sıkılmama sebep oldu. en son bu serinin narlısını aldım. baymayan¸ fazla tatlı olmayan¸ fresh bir nar kokusu var. kışın güzel idare ediyor¸ yazın gün ortasında tazeleme ihtiyacı duyuyorum bazen. ama tazelediğimde sorunsuz çıkarıyor beni akşama kadar. 14 lira gibi bir fiyatı da gayet uygun. denenebilir diye düşünüyorum.

çimen: Yaklaşık üç gün önce “aa organikmiş¸ doğalmış¸ hemen alayım¸” diye düşündüğüm¸ normal bir roll-on’dan beş lira fazla olduğunu görsem de caymadığım¸ “ne de olsa yves rocher bu¸” dediğim ama sinirlerimi attıracak kadar kötü bir biçimde kazıklanmama yol açmış ürün. Yeşil misket kokulu olanını aldım paraben yokmuş diye¸ eve gidip etiketi kaldırınca gördüm ki aliminyum içeriyor. yabancı dildeki etikette gayet açık yazıyor. Bu kırk derece yaz gününde bile terlememi engelliyor ki bu çok sağlıksız¸ oysa ter kokusunu pek engellediğini göremedim. Öyle dediği gibi yirmi dört saat süren koku engeli yok. Dört saat bile yok. Mümkün olduğunca az kimyasal koyup organik demişler¸ yine de hâlâ sağlık için en az tehlike arz eden durumda değil. Bitsin diye kullanacağız artık¸ sonra da crystal essence’e geri döneceğim. Annem atmamı önerdi ama o kadar para ödedim¸ içim gidiyor. Sonuçta sağlık bu. Önermiyorum. Mümkün olduğunca uzak durun derim.Edit: cicişler¸ bu roll-on alüminyum hidroksit değil¸ klorohidrat içeriyor. crystal essence’de de potassium alüm var. Hangisi daha az zararlı tartışılır. Ama en azından roll-onlar arasında en iyi olanlardan bir tanesi de bu ikisi¸ fikrim değişti¸ alınabilir diye düşünüyorum.Ama kokuyu bir yere kadar engelliyor. Bir yerden sonrası ise roll-on’un kokusu ve ter kokusu birleştiği için feci olabiliyor. Az terliyorsanız alınabilir tabii.

şiir: alüminyumsuz olan iki çeşidini¸ yani yeşil çaylı ve narlı olanını çok seviyorum. terlemeyi önlemediği yazılmış ama çok şaşırdım¸ aksine tüm gün etkili benim vücudumda. daha önce kullandığım alüminyumsuz roll on’lardan kat kat daha iyi¸ onları 1-2 saatte bir yenilemek gerekiyordu. iki koku birbirine çok benziyor ama çok güzeller¸ ferak ferah. alüminyum içeren çeşitlerinden pamuk çiçekli olanı almıştım kokusuna bayılıp ama o bembeyaz bir tabaka halinde kuruduğu için kullanamadım. alüminyumsuz olanları tavsiye ederim.

cangül: lotus’lu olanını severek kullandığım roll on. kimseler beğenmemiş ama kokusunu o kadar çok seviyorum ki kurumasının 7 hafta falan alması umrumda olmuyor kullanırken 🙂 içeriğinin temiz olması¸ bende ter kokusunu önlemesi hatta giydiğim şeyi mis gibi kokutması sürekli elimin bu ürüne gitmesine sebep oluyor valla. yanında sattıkları duş jeliyle bunu 20 liraya almıştım sanırım¸ duş jeli de mis gibi kokuyor ve hala kullanıyorum. seviyorum seni ıvroşe 🙂

aykal: Doğal olduğunu düşünerek aldığım ancak 3-4 kullanımdan sonra çöpe attığım deodoranttır kendisi. Doğal diye bunu sürmektense¸ paranız cebinizde kalsın hiçbir şey sürmeyin daha iyi. Ne ter kokusunu ufacık önledi ne de terlemeyi azalttı.

hürrem: içeriğinin temiz olduğuna ikna olarak geçen yıldan beri düzenli kullandığım ürün. lotus çiçeği¸ hint keneviri¸ lavanta ve yeşil çay olanı denediklerim arasında. yapış yapış kalması ve kurumaması en lanet özelliği. bu sorunu roll onu sürdükten hemen sonra koltuk altımı saç kurutma makinesiyle kuruttuğum için aştım ve böylelikle uzun süre kullandım. ama asla bu çabaya değecek bir ürün değil. son bir tane kaldı elimde¸ o bitsin yeni arayışlara gireceğim.

hale: çeşidinden çeşidine göre değişen ürün. bende meksika limonlusu ile çin yeşil çaylısı var.meksika limonlusu açık bir şekilde terlemeyi önlüyor¸ pudralı gibi bir yapısı var koltuk altına dokunduğunuzda da anlıyorsunuz. içeriğinde paraben bulunmuyor fakat yanılmıyorsam alüminyum maalesef ki var.çin yeşil çaylısı alüminyum içermiyor ki zaten %0 diye ambalajının üzerinde yazıyor¸ aynı zamanda parabensiz. fakat terlemeye karşı bir etkisini göremedim¸ pek başarılı bir ürün değil.almadan önce iyice okunmalıdır neye karşı etkili olduğu ^.^

zekiye: laos nilüferi ve pamuk çiçeği çeşitlerini kokularına bayılarak almıştım . içerikleri nispeten iyi diyebiliriz belki e tahrişe de yol açmadı bu yönleriyle sevdim. ama ne yazık ki ter kokusunu önlemede koruyucu değiller ve çok zor kuruyorlar. kampanya dışında tekli alındıklarında hiç de uyguna gelmiyor fiyatları sanırım bu yüzden sürekli ikili olarak satılıyorlar.

ilayda: kesinlikle yapış yapış kalıyor ve roll on olarak ter kokusunu önleme ya da terlemeyi azaltma gibi bir etkisi hiç yok denecek kadar az.Yetersiz bir ürün.

gaye:  sebamed balsam deodorantı kullanıp memnun kalmayınca bir şans vereyim dedim.vermez olaydım.sürdükten iki saat sonra bile yapış yapış hissi gitmedi.acayip rahatsız etti.birkaç kez daha denedim ama hep aynı sonuç.

tuğba: yüz yıkama jelini kullandım. bi numarası yok¸ standart bi jel. kuruluk yapmadı onu sevdim ama.

belçim: fiyatına göre fena değil. nemlendiricisi benim gibi çok kuru cildiniz varsa kış ayları için yetersiz¸ belki yazın tek başına yetebilir. bir de göz çevresi kremini kullandım. şöyle ki kremi kullanmadan önce göz çevremde aşırı kuruluk sorunum olmazdı¸ kremi kullanmaya başlayınca göz çevrem kremi sürmediğim zamanlarda kupkuru olmaya dökülmeye başladı. yani kremin bu durumu düzeltmekten başka bir işe yaramadığını söyleyebilirim.

perran: Nemli bir iklimden sonra Ankara’da yaşamaya başlamamla birlikte iyi bir nemlendirici arayışına girdiğimde yves rocher sen bu işi bilirsin deyip gittim bu seriyi önerdiler. Nemlendiricisini¸ toniğini ve yüz yıkama jelini kullandım. Benim için serinin hiçbir ürünü vazgeçilmez olamadı. Nemlendiricisi istediğim nemi vermedi¸ kokusundan bir süre sonra çok sıkıldım ve bunun yerine garnier’ın nem serisi çok daha başarılı diyebilirim. Temizleyicisi evet makyaj temizlemek için başarılı fakat derinlemesine bir temizlik yapıyor mu bence hayır¸ fazla yüzeysel kaldı. Toniği de yapışkanlık hissi verdi. Seni 3 hayırla uğurluyorum hydra vegetal…

perihan: Göz altı jeli gözlerimi çok ciddi derecede yaktı.anneme verdim¸ onda yanma olmadı.Mutlaka deneyin almadan önce.Daha sonra yüz yıkama jeli ve nemlendiricisini kardeşimde görüp denedim.Yıkama jelini beğenmedim¸ ben daha hard core jeller seviyorum.iyice arındıran¸kurutanları seviyorum.Nemlendiricisini çok beğendim.3-4 gün üstüste kullandım.Ama elimde efeçlar olduğu için ondan bir üstünlüğünü görmediğim için almadım.Efeçlar bitince nib fabla devam edecektim ama watsons benim için bittiği için ya efeçlar ile devam edeceğim¸ ya başka bir şey deneyeceğim.özet olarak Para verip almayacağım bir seri.

ışın: Önceden “bu marka doğal ya” izlenimi alarak yüz temizleyicisini ve nemlendirici serumunu uyguluyordum ama içerik araştırmaya karar verince (neden bu kadar geç kaldıysam) bütün yves rocher izlenimlerimi yerle bir etmiştir. Yüz temizleyicisi gerçekten güzeldi¸ kurutmadan temizliyordu ve yüzü germiyordu ama serumu sivilce yaptı bende.

selin: yves rocher püre system serisinin yüz temizleme ve toniğini kullandıktan sonra nem kaybetmemesi için hydra vegetal nemlendirici kremini kullanıyorum.tonik gerginleştirip matlaştırdığı için krem güzel nemlendiriyor fakat normal cilde uyguladığımda yapış yapış bir his bırakıyor ki gerçekten rahatsız edici.

ışılay: Bende bu serinin yıkama jeli¸ peelingi¸ nemlendiricisi ve toniği var. Ben herkesin aksine nemlendiriciden memnun kaldım sanırım çünkü zaten çimdik çimdik sürerim nemlendiriciyi¸ normal seviyede bile sürmem çünkü beni darlıyor¸ sevmiyorum. Cildim emiyor da¸ t bölgemi nemlendirmek için kullanıyorum bunu. Sivilcem çıktığında hep kullandığım bir sabun var¸ onun verdiği kuruluğu bu nemlendiriciyle nemlendiriyorum¸ kokusu da çok bebeksi bence. Ama bir daha alacağımı sanmıyorum¸ benim için vazgeçilmez aman aman bir özelliği yok çünkü.Gelelim peelingine. Dış kabı çok şeker. Yemin ederim sadece onun için alınır yani. Kokusu da çok güzel. Temizlemesi on numara beş yıldız ama ben ölü derilerden arındırdığını hissedemedim. Emin olmak biraz daha kullanmaya devam edicem. Garnier 3ü 1 aradayla seviyeli bir birlikteliğim var¸ bu ürün sollamazsa garnierle devam ederim. Toniği en sevdiğim ürün oldu sanırım bu serinin. Ferahlatıyor ve rahatsız eden tabaka hissini alıyor. Bunu bittikçe almayı düşünüyorum çünkü hangi markayı denediysem ya sivilce yaptı ya cildimi kuruttu ya yanma hissi verdi¸ en doğal ve uygununun bu olduğuna karar verdim. Yüz yıkama jeline karşı ise nötrüm. Herhangi bir jelle aynı özelliklerde bence. Sürekli 25 lira verip bunu alacağımı düşünmüyorum. İndirimde görürsem affetmem ama. Fransadan kuzenim set halinde hediye etti bana bunu. Orada hepsi toplam 15€. 45 lira gibi bir ücrete bu 4 ürün gayet makul bence. Bir dahaki gelişine daha çok şey getirtmeyi düşünüyorum ona¸ fransadaki ücretleri türkiyedekiyle üç beş aynı oluyo ama orada sürekli %50 indirimler yapıyorlar ve her şey müthiş uyguna geliyor¸ türkiyedeki %50den de uygun hatta sanırım. Böyle işte sözlük 🙂

hazan: hydra vegetal serisinin jel yagli cilt nemlendiricisi karma cildimde bile emilmedi¸ her seferinde yuzum yapis yapis kaldi. Annem kuru ciltli ona verdim¸ memnun suan.

çeşminaz: yüz yıkama jelinin 1 tüpünü bitirip 2.sine geçtim¸ çok memnunum benim cildim kuru ve gerçekten güzelce temizlendiğini hissediyorum¸ nemli bırakıyor cildimi. sabah ve akşam düzenli kullanıyorum¸ 2 ay kadar dayanıyor 1 tüp.

şeyma: Yoğun nemlendirici maskesinı kullanıyorum 1 aydır. Çok memnunum. Yüzüne sürüp 5 dakika bekliyorsunuz ve kalanı pamukla temizliyorsunuz. Yıkamaya gerek kalmıyor bu da artisi bence. Akşam uyguladım sabah uyandığımda cildim yumuşacıktı. Hafta da 1 uygulama gayet yeterli. Eğer çok kurumsal cildiniz 2 kere uygulanabilir bence.Özellikle yaz aylarında bu kadar güneşe maruz kalmışken kullanmak en mantıklısı.

utku: nemlendiricisi çok kolay sürülen ve emilen bir seri.çok özel bir durum olmadığı sürece fiyat performans oranından dolayı yüzüm için günlük nemlendirme ihtiyacımı karşılıyor.

ilke: Gozenekli ve yagli cildime jel formundaki nemlendiricisini kullaniyorum. Cok buyuk beklentilerle almadim acikcasi. Yanaklarim cok kuru oldugu icin hicbir nemlendirici memnun etmiyordu fakat bu urunden cok memnun kaldim. T bolgeme ekstra bir etkisi olmadi¸ yaglandirmadi ama yaglanmanin onune gecmedi de. Belki yikama jeliyle vs. Kullanilinca daha etkili sonuclar verebilir.

destan: Nemlendiricisini göz çevresi kremini temizleme jelini kullanıyorum. Ben bayılıyorum ya nasıl anlatsam bilemedim. Temizleyicisi yüzü germiyor sert bir temizleyici değil. Nemlendiricisi harika yüzü uzun süre nemli tutuyor ve bunu kullanmadığımda yüzüm solgun uyanıyorum. Göz altı kremi de çok hafif yapıda nem vermesi bana yeterli.

didem: şu sıralar yves rocher alışverişlerde hediye olarak veriyor bu serinin yüz temizleme jelini. fena değil ama benim cildimi birazcık hassaslaştırıyor. benim cildim hassaslaşmaya dünden hazır olduğu için de bu bana gayet normal geldi. ortalama bir üründen tek artısı diğer jeller gibi kurutmuyor. yüzünüzü yıkadıktan sonra cildiniz pamuk gibi oluyor. daha iyisi yoksa elinizde hazır hediye de edilirken denenebilir bir ürün.

ilknur: emilme sorununu saymazsak nemlendirici kremi bence fena değil. soğuk kış günleri için nem ihtiyacını iyi karşılıyor. kokusu da güzel fiyat performans oranına bakarsak 24 liraya indirimden alınabilecek bir krem.

dilara: bu serinin toniğini kullanıyorum. yüzümü ne tarz bir jelle yıkarsam yıkayayım yanaklarım kupkuru ve T bölgem yağlı kalıyordu. üstüne bir de nemlendirici krem sürünce ay gibi parlıyorum hep. toniği kullanmaya başladıktan sonra nemlendirici ihtiyacım inanılmaz azaldı. hem yıkadıktan sonraki gerginlik gidiyor¸ hem cildim kızarmıyor hem de kremden kalan parlaklık ve yapışkanlık hissi olmuyor.

rüya: hydra vegetal serisini uzun zamandır kullanıyorum ve cildimdeki bazı sorunlardan dolayı klinik ürünler kullanmaya başlayana kadar devam ettim. nemlendirici özelliği yüksek ve kesinlikle nemlendirirken yağlandırmıyor. Tonik ve temizleyicisi de oldukça güzel.

emine: Üstteki yoruma imzamı atıyorum. Kesinlikle cilt emmiyor ve ölü deriyi soyuyor çok acayip iğrenç bi krem. Zaten onu her promosyon zamanı insanlara dayadıklarından anlamam lazımdı.

açela: Nemlendirici jel kremini aldım almaz olaydım. Burada benzer yorumları da görünce resmen sevindim. Kimse almasın istiyorum öyle kötü bir nemlendirici. Yüz emmiyor¸ yapış yapış kalıyor ciltte ve elinizi cildinizde gezdirdiğinizde ölü deri gibi kalkıyor. Gidip yüzünüzü yıkamak istiyorsunuz tekrar. Aman sakın almayın¸ çünkü aldıktan 2 gün sonra ya da çok sabırlıysanız 1 hafta sonra ayak kremi olarak sizinle devam edeceği kesin olan ürün. Yazısını sırf üründen nefret ettiğim için yazdım¸ araştıran olursa uzak dursun diye. Yoksa yazısını yazmak bile zaman kaybı gibiydi.  Yves Rocher Hydra Vegetal 24h Intense Gel Cream

zülal: başta hiç sevmemiştim. set olarak aldım ve kullanamamak baya bi gözüme battı. sonra kremini farklı farklı deneyerek¸ en sonunda akşam temizlediğim cildimin hemen arkasına -ki burada miktar çok önemli onu anladım- çünkü biraz fazlası bile tabaka¸ kirli görüntü yaratmaya yetiyor. azı ise performans göstermiyor kesinlikle. benim çöl cildimi neme doyurandır. sabah kalkınca gerçekten normalden daha aydınlık ve makyajın altına krem sürmeye gerek kalmayacak kadar nemli idi cildim.

zümrüt: Yüz yıkama jelim bittiğinde normal-kuru cilt için olanını almıştım ve iyi ki de almışım çookk memnun kaldım özellikle yıkadıktan sonra cildimi kurutmadan yumuşacık ve nemli bırakıyor. Salatalık-limon-elma karışımı gibi oldukça ferah bir kokusu var.Geçenlerde toniğini de aldım ama içinde alkol olduğu için yüzümü biraz yaktı özellikle yanaklarımı¸o yüzden yanaklarıma hafif hafif dokundurarak uyguluyorum 🙂 Elimdeki nemlendirici bittiğinde serinin nemlendiricisini de almayı düşünüyorum. Eğer sorunsuz bir cildiniz varsa günlük bakım için oldukça başarılı bir seri 🙂

şebnem: karma ve yağlı ciltler için olan kreminden kaç kavanoz bitirdiğimi artık hesaplayamadığım seri¸ cildinize bardak bardak su dökmüşcesine nem veriyor¸ elbette antiaging gibi birşeyler beklememk lazım ama ince ve hafif dokusu¸ güzel nem verebilitesi ile göz bebeğim¸ şimdiye dek bir sürü uygun fiyatlı bol nem verme vaadli ürün denedim¸ aralarında en iyileri açık ara bu sernin spf siz kremi oldu¸ spf li versiyonu ise nispeten ağır içindeki güneş koruyucusundan dolayı.

nursel: Karmadan yağlıya dönük bir cildim olmasına rağmen¸ bu kuru ciltler için olan serinin nemlendirici kremi bana inanılmaz iyi geldi. Cildim adeta kremi emiyor. Sabahları gün içinde parlama yapma ihtimaline karşılık cilt tipime uygun başka krem kullanıyorum¸ ama akşamları makyajı temizleyip uyku moduna geçmeden önce bol bol cildime bu kremi uyguluyorum. Yaklaşık 10 dakika içinde krem tamamen emilmiş oluyor (biraz fazla uyguluyorum). Sabah uyandığımda da cildimde yumuşacık bir his oluyor. Sevdim ben bu kremi. Yağlı ciltlerin de neme ihtiyacı olduğunu hatırlamış oldum. Ayy ayrıca kremin yapısı o kadar yumoş ki¸ sürerken tüm parmaklarımı kremin içine sokup o yumuşak hisle oynamak istiyorum da kendimi zor tutuyorum.

türkan: ben bu serinin normal kremini kullanıyorum ve memnunum baya¸ karma bir cildim var akşam yüzümü temizledikten sonra bunu sürüyorum¸ yukarıda bahsedilenlerin aksine sanki cildim susamış gibi emmiyor da içiyor kremi bana çok uygun geldi bu seri daha önce sebo vegetali kullanmıştım onu o kadar beğenmemiştim demek ki cildime uygun olanı buymuş ne diyeyim.

sunay: Ben bu ürünü bulmak için iki şehir iki mağaza gezdim numara falan bıraktım gelince haber edin diye ama kullanınca o kadar da merak etmeye değmedi benim cildimde. Ama arkadaşım kullandı burun üstü epey pütürlü hatta fondoten sürdüğü gün maske gibi kaldı orası işte bu peeling sonrası o burundaki pütürler gitti pürüsşezleşti yani demek istediğim her popüler olan ürün demekki herkese iyi gelmiyor ben kullanmaya devam ederim verdiği yumuşak his güzel ama tekrar almam kokusu bir harika ama son olarakta minicik geldi bana ilk aldığımda ama çalışanın dediği gibi aylarca gideri var .

gürcan: benim de severek kullandığım peeling. çok tatlı. kullandıktan sonra yüzüm pürüzsüz oluyor¸ ferah hissettiriyor. bir zararını da gözlemlemedim.

mehtap: benim cildime iyi geldi¸ kendiside kokusuda müthiş. şahsen ben bayıldııım!

ahlem: dün sırf gidip meraktan aldım veeeeeee¸ bayıldım! cildi gerçekten derinlemesine temizliyor ve sabki burun bölgemdeki siyah noktaları da temizledi (ya da bana öyle geldi.) Yalnız ürünün üzerinde belirtildiği gibi haftada bir ya da iki kez kullanılması yeterli. Çok sık kullanımda cildi kurutacağını ve cildin ph değerini bozacağını düşünüyorum. Hassas ve kuru ciltler az miktarda¸ karma¸ yaglı ve normal ciltler normal niktarda kullanabilirler. Kullanırken mümkünse parmaklarınızla cildinize bastırmayınız. Uygulama sonrasında çok az bir nemlendirici uygulayarak haftalık peelinginizi tamamlayabilirsiniz. afiyet olsun ¸)

münevver: Neden bu kadar ovuldugunu anlayamadigim urun. Sanirim fiyat/performans orani yapildiginda avantajli oluyor sadece. 3 haftadir banyoya kullaniyorum. Herhangi bir peeling den cok da otesini goremedim. Ambalaji sevimli bir tek.

rabia: zaten hassas olan yanaklarımı tahriş eden ve gözenekelerimi büyüten ürün. bence hassas cilde sahip olanlar dikkatli kullanmalı tüm peeling ürünlerini hele ki benim gibi yüzünüzün bir kısmı aşırı hassas ise

tunay: önce bi tereddüt ettim çünkü cildim çok kuru peeling konusunda çok hassas olmam gerekiyor ama o kadar çok konuşuldu ki almasam çatlardım 🙂 iyi ki de almışım duşta uygulayıp çıkıyorum sonra bi güzel nemlendiricimi uyguluyorum ooh mis 🙂

çisil: Bloglardan görüp aldığım daha sadece bir kere kullanabildiğim peeling.Bir tane sivilcem vardı sürünce onu yaydı normal olarak.O zamandan beri sivilcesiz zamanım geçmedi evet bir tane bile olunca korkuyorum¸kullanamadım aylardır.Hala sivilcelerim geçse de kullansam diye bekliyorum bozulmasından korkarak.Kokusu da muhteşem 🙁

firdevs: Tanecikleri cilde zarar vermiyor gözenekleri temizliyor ve bunu cildi çok kurutmadan yapıyor daha ne yapsın 15 liracık ürün.. Gel gelelim bununla ilk tanışma hikayeme¸ ne blogdan ne vlogdan ne tavsiye üzerinden aldım. Malatyalı ve bir Malatya aşığı olmamdan mütevellit eneee kayısılı ya bu dedim attım sepete. İyi ki de atmışım¸ ben de sevenlerdenim

nil: Bende seviyor(dum) açıkçası. Birini bitirdim. Şimdi ikincisinin yarısından fazlası bitti. Bu son indirimde üçüncüsünü almayı planlıyorum. Cildim hassas¸ partikülleri büyük olmadığı için cildimi rahatsız etmiyor. Kokusu¸ yapısı felan iyi. Ama son zamanlarda farkettim ki cildimdeki ölü hücreleri tamamen arındırmıyor. Cildim karma¸ yanak bölgem zaman zaman kuruluktan pul pul durur. Ve bu peelingle tamamen o pullu görüntüden kurtulamadım. Peelingin amacı zaten o pullu görüntüden cildi arındırıp pürüzsüz yapması. Bunu sağlayamayacaksa almak pek mantıklı değil yani.

ece: karmadan yağlıya dönük cildimi kupkuru yapan peeling. Nefret ettim diyebilirim. Duştan çıkmadan önce gözeneklerim buhar etkisiyle açılmışken uyguluyorum. Durulamaya başladığım an suratım kayış gibi olup geriliyor. Nemlendiriciden sonra cilde sağlıklı bir görünüm veriyor ama uygulamadan sonraki his sebebiyle 2 kullanım sonrası bi arkadaşıma hediye ettim.

nurseli: Kokusu müthiş olan peeling. Haftada bir kere duş alırken uyguluyorum. Gayet memnunum fakat bitince tekrar almayı düşünmüyorum. Çünkü artık düzenli olarak kahve telvesiyle peeling yapmayı düşünüyorum.

şevval: en sevdiğim -belki de tek sevdiğim- yves rocher ürünüdür. piYASADA ÇOK daha başarlı peelingler bulabilirsiniz evet ancak başta kokusu¸ yıkadıktan sonraki pürüzsüz ve ferah hissi onu benim için vazgeçilmez yapıyor. bazen de sırf temizleyici niyetine kullanıyorum. İndirimlerle çok da uygun fiyatlara edilinebilir.

çağla: Kesinlikle amacına hizmet etmediğini düşündüğüm peeling. Benim bir peelingden beklentim hiç değilse yapıldığı gün için cildimi pürüzlerden arındırmasıdır. Bu ürünü kullandıktan sonra bir fark görmüyorum desem yeridir. Kokusu mükemmel cildimde herhangi bir probleme de neden olmadı ama sonuçta fazlasıyla şişirilmiş bir ürün.

hande: Normalden kuruya dönük yüzümün sevip sevmediğini bilemediğim peeling. Bunu uyguladığım zaman cildim çok güzel parlıyor. Aşırı kuruluk hissi olmuyor. Ama bir daha da dönüp kullanasım gelmiyor. İlk denediğim dönemde cildimde pul pul dokülmeler vardı (bu peeling mi yaptı¸ bu peeinge rağmen geçmedi mi hatırlamıyorum) Bunları arındıramadı. Vücut peelingi olarak kullanıyorum. Çok güzel oluyor.

pelinsu: çokça abartıldığını düşündüğüm ürün. herhangi bir temizleyiciden farklı bir tarafını görmedim. temizleyiciden diyorum çünkü tanecikler cilt üzerinde bir peeling etkisi yaratmıyor. düzenli kullanıyorum fakat bahsedildiği gibi yere göğe sığmayan efsane bir ürün değil.

güniz: benim de beğenemediğim¸ yüzümden arındıramıyormuşum hissi veren ve garip bir kaşıntı yapan peelingidir. cildim karma ve alerjik yapıda. kokusu şahanedir ama o ayrı.

güngör: Kaç yıl önceden beri kendisini kullanırım. O zaman blog veya youtube kanalları bu derece aktif değildi. Şimdi anlam veremiyorum gördüğümde hayatımın peelingi bilmem başka şeyler deniyor hakkında ve insanlar öve öve bitiremiyor bana çok saçma geliyor. Sanırım bu olay Duygu Özaslan’la başladı. Alt tarafı peeling ne gibi bir özelliği olabilir ki diyemeden geçemeyeceğim.

irem: güzel ama o kadar abartıldı ki bence değerini düşürüyor bu abartmalar. öven övene¸ gidip alayım dedim. 16.5 lira ilk başta pahalı gibi geldi ama ürün 5-6 aydan önce bitmez. kullandıktan sonra yüzümü gergin ve temiz hissediyorum. yine de loreal üç etkili bakım jeli daha iyi gibime geliyor.

seçil: Maalesef ben bu ürünü çok beğenemedim. Gözüme çarptıkça¸ bitsin diye kullanıyorum. Kullandıktan sonra sabah uyandığımda sabah yüzümde extra yağlı¸ yapış yapış bir hisle uyanıyorum.

mine: bayılarak kullanıyorum karma cilde sahip olmama rağmen hiçbir sivilcelenme yapmadı bende nemlendirmesi şahane bir ürün

leman: bugün aldığım hede. memnun kaldım sanırım germe yapmıyoedit. bursa zaefr plazada onlarcası var şuan bulunmayan bir ürün malum

hanzade: Bir bu bir de kil maskesi¸ favori ürünlerim. Kullandıktan sonra cildinizi yormayan bir yapısı var. Derinlemesine temizlikle birlikte nemlendirmeyi de vaat ediyor. Haftada bir kullanılması en uygunu diye düşünüyorum.

kevser: Kokusuna aşık olduğum peeling. Yapısı da çok başarılı. Hafif ve günlük kullanıma uygun. Keşke bunun yüz temizleme jeli olan versiyonunu da çıkarsalar. Koşa koşa gidip alırım.

verda: Cildimi asla kurutmayan mis kokulu peeling. günlük kullanıma uygun hafif bir ürün. fakat ciltte gözle görülür bi farklılık yaratmıyor. ona rağmen Kendimi kullanmaktan alıkoyamıyorum. 🙂 minicik kutusuna rağmen oldukça da bereketli¸ bitirmesi pek kolay olmuyor.

aslım: %40 indirimle şaka gibi bir fiyata son kalan bir taneyi aldım bugun¸az önce kullandım kokusu yapısı hoş¸birkaç kullanımdan sonra belli eder kendini bu minnoş.

şeyda: herkes bu kadar övünce bende hazır yves rocherde bulmuşken alayım dedim ve ürüne bayıldım.Benim cildim kuru olduğu için sivilcelenme sorunu yaşamadım diğer scrublardan ayıran en önemli özellik cildi germemesi ürünü kullandıktan sonra yüzünüzde hoş bi kayganlık hissi oluşuyor ve yüzünüz yumuşacık oluyor minniş bi tüpü olduğuna da bakmayın özellikle duştan sonra az bi miktar yüzünüzü temizlemeye yetiyor vee tabiki kokusu çok güzel ancak stoklarda genellikle bulunmayan bir ürün ben denemek için aldığımdan bi tane aldım ama ürünün müdavimi iseniz bir kaç tane alıp stoklamanızı öneririm

şule: iki tane bitirdim bundan. iyiydi de yani¸ fena değildi hiç de¸ hele fiyatına falan oranla. ama kendisinden daha iyi ve ince peeling yapan ve daha iyi nem veren bir alternatif buldum. aslında okumuşsunuzdur burada da¸ çok yazan vardı. türk kahvesi¸ bal¸ yoğurt maskesi. içine limon suyu da eklenebilir biraz¸ ben hep unutuyorum. hatta vücut peelingi olarak da kullanabilirsiniz. bu malzemeleri karıştırıp tanecikli bir macun oluşturuyorsunuz ve normal peeling gibi¸ hafif hareketlerle masaj yaparak yüzünüze uyguluyorsunuz. bütün yüzünüze yaklaşık bir dakika masaj yaptıktan sonra maskenin kurumasını bekleyip sonra ılık suyla yüzünüzü arındırıyorsunuz ve pürüzsüz ve hiçbir nemlendiricinin veremeyeceği bir yumuşaklıkta cildiniz çıkıyor ortaya. baldan kaynaklanıyor sanırım ama bu peelingi yaptıktan sonra ciltte oluşan kadifemsi doku çok güzel oluyor gerçekten. varsa ballı nem maskesi tarifi bulacağım. yani şu hissin kalıcı olması için yüzümü bal kasesine bile sokarım.kahveden dolayı ortalık biraz battığından duşta uygulanması tavsiye edilir. 🙂

kıymet: kullandığım kadarıyla sevdim¸ hiçbir işe yaramadığını düşünmüyorum sonuç olarak yüzümü temizliyor uyguladıktan sonra. zaten hangi peeling siyah noktalarımızı yok etti ki? bende sivilcelenme falan yapmadı doğal olduğuna inanıyorum ben bunun nedense.

nevin: taneciklerini çok iri bulduğum peeling. aşırı hassas ciltli biri olarak hayal kırıklığına uğradım. belki de yorumlar çok olumlu olduğundan beklentim fazla yüksekti. tabii fiyatı çok uygun olduğundan isteyen denesin yine de ama siz benim gibi yüksek beklentiler içine girmeyin.

meral: bunu kullanınca cildim bebek poposu gibi oluyo 🙂

ahenk: övüldüğü için aldığım peeling. bana yetersiz geldi. kokusu çok hoş. cildimi yumuşatıp canlandırıyor ama gerçek bir peel etkisi yaşatmadı. bitene kadar kullanacağım. tekrar almayı düşünmüyorum.

zühal: çok abartılmaması gereken üründür. maalesef temizlik hissi yaratmıyor bende. neutrogena nın yada garnierin peelingleri çok daha başarılı.

çişem: overrated bir ürünbir zararını görmediysem de harika bir ürün diyecek faydasını da görmedim. sıradan

petek: Cildi bana göre derinlemesine temizleyen ancak kesinlikle kurutmayan bir ürün.Bazen her ne kadar düzenle makyajımı temizlesem de herkes gibi biri iki kez üşengeçliğim tutuyor.(Özellikle gece dışarı çıkıp dönmüşsem).Temizleyemediğim zamanlar oluyor.Sonraki gün o iğrenç hissi bilirsiniz böyle sanki cildim siyah nokta kaynıyormuş gibi geliyor ve güzel bir temizlikten sonra elim bu ürüne gidiyor.Sonuç tertemiz ve parlak bir cilt.Normalde kolay kolay tavsiye vermem çünkü ürünleri çok düzenli kullanmam.Ama bu ürünü gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

seval: kullanıp da memnun kalanların bir çeşit psikolojik sebepten ötürü bu sonuca vardığını düşündüren peelingimsi. artık bunun sebebi ürünün insanlar genelince çok büyük bir inançla alınması mıdır bilemem fakat gerçekten bir insan bu ürünü ana peeling’i olarak nasıl kullanır insan hayret ediyor. küçücük bir kutusunu bile bitiremeden kenara koydum.

pembe: bunu ve ahududulu maskesini kullanınca cildim resmen sağlıktan parlıyor. cilde hiç zarar vermiyor¸çizmiyor güzelce temizleyip sağlıklı bir görünüm sağlıyor.bittikçe alıyorum. minik olması da çok iyi bence raf ömrü dolmadan bitirebiliyorum.

ceylin: herkes övdüğü için abartıldığını düşünürdüm ama alıp denedikten sonra anladım sanırım neden övüldüğünü. hani bir şeyi temizlersin de elini sürünce gıcır gıcır eder ya¸ bunu kullandıktan sonra yanaklarıma elimi sürttüğümde gıcır gıcır ediyor =) bunun sebebi gerçekten işini iyi yapması mıdır bilmiyorum ama iyi hissettirdiği kesin.

nalan: hiçbir yerde bulunmayan¸ sitesinde bile kaç haftadır “stokta bulunmamaktadır” yazan peeling. burada bu kadar övülünce alıp deneyeyim dedim ama hiçbir yerde yok. hepsini alıp stokladınız mı cicişler¸ ne yaptınız?

yosun: 10 liraya alabileceğiniz en iyi peeling. bir kere markanın bikisel olması artı bir şey. fiyat ürün performansı açısından gayet iyi. peelingi yaptıktan sonra gün boyu yüzünüzde bir ışıltı oluşturması da cabası. 🙂

ceyda: neden popüler olduğuyla ilgili komplo teorimi açıklayayım ama pek memnun kalmayacaksınız bence. bu ürün sanırım hiç satmadı (tanecikleri aşırı büyük haşır huşur zımpara gibi yavrularım¸ scholl’un ayyynen böyle pedikür kremi vardı diyim siz anlayın). sonrasında hem doğum günü indiriminde¸ hem diğer bazı promosyonlarda vermeye başladılar¸ lokomotif ürün gibi dağıttılar¸ muhtemelen aynı dönem bloggerlara da dağıttılar çünkü bir ara herkes anlaşmış gibi (!) ay çok güzel falan yazmaya başlamış.sonra da işte olaylar olaylar.

jale: yüzüme sürmekten çok yemeyi düşündüğüm peelingtir. cildi yumuşacık yapar. ama bende öyle aman aman parlatma aydınlatma falan yapmadı. sadece yıkayınca kurutmama hissini sevdim.

imge: bi sürü blogta görüp burada da 60’dan fazla yorum alınca bi deneyeyim diye aldım. ama karma cildimde sevemedim. çünkü kremsi yapıda olan peelingleri sevemiyorum zaten nedense jelin verdiği temizlik hissi bunlarda olmuyor. bunun da verdiği his yumuşaklık değil sanki yağlı gibi olunca hoşlanmadım. çok fazla temizledi gibi gelmedi yine o krem gibi oluşundan. ayrıca ışıltı vermesi de tamamen illüzyon çünkü ürünün içinde simler var. kısacası biterse almam zaten vücut peelingi olarak kullanmayı düşünüyorum.

dilan: biraz kurutuyor ama severek kullanıyorum.

pervin: Birkaç ay önce satın aldığım fakat taneciklerini çok iri bulduğum için kullanamadığım üründür. İçinde minik parçacıklar olanları daha rahat kullanıyorum . Bu ürünü ise¸ her aldığım peelingde yaptığım gibi¸ öncelikle elimin tersinde denedim. Sanki elimi hatır hutur tırnaklarımla kaşıyormuşum gibi bir sonuç hissettiğim için “Elimi böyle yapan yüzümü ne yapar kim bilir” düşüncesiyle kullanamadım. Bir de artık nemli mi dersiniz¸ yağlı mı dersiniz öyle bir sonuç bırakıyor durulandıktan sonra. Bu olumlu bir şey olabilir fakat ben yağlıya dönük karma olduğumdan yüzümü temizlenmiş hissedemiyorum. Olumlu tarafı ise kokusu¸ missss!

sevgi: drputanesk gibi övgülere dayanamayıp alanlardanım. 4 kere kullandım 2/hafta şeklinde. memnunum diyeceğim ama daha önce karşılaştıracak bir ürün denemem olmadı açıkçaı. ben de koku almıyorum bu arada.

sevinç: harikalar yaratmiyo tabi ki ama daha önce clarins gentle peelingte kullandım¸ caudelie nin de kullandım ikisininde bundan farklı bir etkisini görmedim. bastaki yazımı düzeltiyorum harika yaratan tek kısmı fiyatı:)

evşen: la roche posay¸ nivea¸ neutrogena¸ garnier gibi drugstore markaların peelinglerini deneyip hiçbirinden memnun kalmamış biri olarak yves rocher tam da peelingten vazgeçmek üzereyken imdadıma yetişti. diğer cilt bakım ürünleri tamam da peelinge para vermek nedense hiç içimden gelmiyor. fakat bu güzel peelingimiz hem fiyatı hem yapısıyla overratedliği hak ediyor bence. ne sivilcelerimi artırdı¸ ne tahriş etti cildimi bir güzel yumuşatıp parlattı. durulandıktan sonra verdiği gıcır gıcır his de cabası. haftada iki kullanmak en ideali.

fadime: Yüzümde kullanamadığım üründür. Tuhaf bir yapısı ve durulandıktan sonra yapış yapış hissetiren bir etkisi var.

okşan: abartıldığını düşündüğüm ürün. bir kampanya dahilinde hediye olarak bana verildiğinden beri kullanmaktayım bir faydasını göremedim. ancak ışıl ışıl yapısı gerçekten güzel. sadece ürüne bakmak için alınabilir fiyatı da oldukça uygun

yeliz: tuborg yeşili¸ denemem için göndermişti¸ 5-6 sefer kullanma şansım oldu ve ben de çok beğendim¸ kokusu çok güzel bir kere ama tek özelliği o değil¸ cilde gerçekten gıcır gıcır tertemiz bir his veriyor ve hafiften bir yumuşaklık da kazandırıyoriçinde¸ minicik ama bol miktarda tane olduğu için fazla kullanmaya gerek olmuyor da¸ az bir miktarı yetiyorsanırım denk geldiğimde ben de kendisinden alicam

ilkyaz: bu ürünün üstüne tam 3 tane peeling ürün denedim ama¸ yok yani.siyah noktalarıma yegane iyi gelen ürün kendisi.overrated falan değil kullanıp kullanıp başka ürüne geçince anlıyorsun kıymetini.

su: yaklaşık 2 hafta önce bu başlığa kesinlikle ‘overrated’ bir ürün olduğunu yazmayı düşünüyordum ama son zamanlarda kendisini yeniden kullanmaya başladım ve cidden bayıldım! yağlıya dönük karma cildimi temizleyen¸ parlatan ve birkaç gün boyunca yağdan kirden arındıran bu peeling artık benim de vazgeçilmezim.minik bir miktarı duşumun son demlerinde yüzüme uygulayıp dağıtıyorum¸ yuvarlak hareketlerle yüzüme masaj yapıyorum. her ne kadar sevsem de taneciklerin hassas ciltler için biraz büyük ve fazla olduğunu düşünüyorum. benim cildim hassas değildir pek¸ sadece biraz geriliyor peelingten sonra.Çıktıktan sonra nemlendirici kesin kullanıyorum¸ ya da termal su sıkıyorum yüzüme gerginliği alması için. termal su daha güzel bir seçenek bence.öte yandan ben birkaç kere yanlışlıkla sivilcelerimin üzerine uyguladım ama dağıtması gibi bir durumla karşılaşmadım. yine de böyle tanecikli peelinglerde dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. bir de haftada maksimum 2 gün yapın -aslında 1 bile yeterli- sakın ola ki (bkz: duygu özaslan ) gibi her gün kullanmak hatasına düşmeyin¸ cildinizi inceltmeyin.son olarak¸ bu entry başka bir peeling kullanmayan bir kız tarafından yazılmıştır. tek bir peelingim var ve onu değerlendirdim¸ ona göre

seren: Yenice deneyip beğendiğim¸ akşam uyguladıktan sonra sabah uyandığımda bile cildimde aynı temizlik hissi ve parlaklıkla karşılaşmama neden olan¸ beni şaşırtan enfes kokulu peeling. Çok sevdim tavsiye ederim.

züleyha: Gerçekten kaldırıldıysa kendimi atarım. Ciddi ciddi başarılı bir üründü¸ içeriği temizdi¸ cildimi aydınlatıp pürüzsüzleştiriyodu. Rahmetli gibi konuştum. 🙁 umarım kalkmamıştır. Hep güzel ürünler kaldırılır zaten…

uhra: Ne işe yaradığı belli olmayan peeling. 1 tüp bitirdim bir değişiklik yok¸ bıraktım hala aynı. Demek ki fosmuş bu. Kokusu güzel¸ ama o kadar.

arın: Sanırım kendisi üretimden kalkmış ve bir daha gelmeyecekmiş ¸sevenlerine kötü bir haber ¸instagramda yorumlarda görmüştüm.

seda: Kokusu çok güzel sürdüğünüz an miss gibi bir koku yayılıyor ama sadece o kadar. Peeling namına bir etkisini göremedim ben sıradan bir temizleyici gibi bitince de bir daha almam heralde.

göknur: mis gibi kokan peeling.kayısıya pek bayılmam ama bu miniş peelingin kokusu çok güzel. tanışalı ve kullanalı baya oluyor. anlayacağınız¸ bir mazimiz var. bu peeling içinde içinde ne küçük ne büyük¸ büyüklüğü tam kıvamında tanecikler içeriyor ve çoğu peelingin yaptığı gibi yüzü çizmiyor. kıvamı çok yoğun değil ve uygulamadan sonra iyi bir temizlik ve ferahlık hissi veriyor. bana kalırsa kuru ciltlere değil¸ yağlı ciltlere göre bir peeling. benim cildimse karma¸ ancak uygun bir nemlendirici ile cildimi nemlendirdiğimden kendisi bende herhangi bir kuruluk problemi yaşatmadı.kendisi benim sürekli kullandığım peelingim değil¸ dediğim gibi kokusu çok hoş ve cildimde ters bir durum yaratmadığından buldukça alıp arada kullanıyorum. ancak kendisi cidden denk gelip alınacak bir ürün çünkü satın alanı çok ve çoğu zaman stoklarda bulunmuyor.

kısmet: zamanında bende kullandım ama overrated ürünlerin başında gelen -bence- özelliksiz ürün. formülü değiştimi bilmiyorum ama 3 sene öncesine kadar iri taneli son derece sert bir üründü bu ne ara bu kadar sevildi¸ şaşırtıcı.

berceste: Kendisinden her mecrada bu kadar söz edilince ve her cilt tipine uygundur denilince aldım. İki kez kullanımdan sonra yüzüm uzun zamandır olmadığı kadar sivilce doldu. Elbette ki suçu bu harika kokulu ürüne atmak istemiyorum. Ancak düşündüğümde makyaj ve cilt bakım rutinimde sadece bu ürünün yeni olduğunu görüyorum. Maalesef ki benim yağlıya dönük cildime yaramadı. Şimdi kuru ciltli annemle çok mesutlar.

ferda: bu kadar meşhur olmadan önce kayısılı her ürünü çok sevdiğim için aldığım peeling. ancak ne zaman kullansam cildimde sivilce patlaması yaşadım. bu üründen sonra da yves rocher ile bağımı kestim. son 1 yıldır sephora’nın kocaman bir kavonozda sattığı ikili peelingini kullanıyorum. çok da memnunum.

hilal: kayısılı peelingi overrated bir ürün olan marka. evet ben de çok merak ederek aldım¸ kullanmaktayım. fakat o hoş kayısı kokusunun dışında aman aman bir peeling olduğunu düşünmüyorum. şahsen üşenmediğim zamanlar evde yaptığım bal+şeker+birkaç damla limon ile çok daha yumuşacık¸ dokunmaktan kendimi alamadığım bir cilde kavuşuyorum.

hümeyra: Ürünün bloggerlar ve vloggerlar tarafından çok fazla abartıldığını düşünüyorum. Öyle aman aman bir artısı¸ farkı yok bu peelingin. Evet granürleri faha büyük ve sert. Peeling sonrası gerçekten ‘peeling yaptım’ hissi yaşatıyor. Ciltde yumuşuyor. Ama zaten bunlar her peeling sonrası hissedilen şeyler (eğer peeling aşırı dandik birşey değil ise)

bedran: Ankara Kızılaydaki şubesine (İzmir Caddesindeki değil) bu ürünü sorduğumda kalmadığını söyledikten sonra başka şubeyi arayarak sordu. Kadın telefonda “hangi ürün sence tabiki de kayısılı peeling” diye dert yanınca anladım ki kara borsa bir ürün. Halbuki dogumgunu ayım oldugu için 1 alana 1 bedava birde hediyem vardı.. Gittim 2 tane 3 dklık maskelerinden aldım kayısılı peeling boyutlarında.Portakallı duş jeli de hediye oldu. Hesaplı bir alışveriş oldu ama kayısılı peeling diye diye öldüm be! Hep bu merak işte …..

rahşan: yaptıktan hemen sonra cildimde bıraktığı etkiyi çok seviyor olsam da ben de sivilce yaptığını düşünmeye başladım. daha iki gün önce yaptım ve uzun zamandır çıkmıyor olmasına rağmen cildimde iki tane sivilce pörtleyiverdi. ayrıca etkisinin uzun süreli olduğunu da düşünmüyorum.

gül: Abartıldığı kadar övgüyü hak eden bir ürün olduğuna inanmıyorum.Ben de kullandım peeling haliyle yumuşattı cilde bir bebeksilik kattı.Bunu kahve telvesi ve zeytin yağı karışımıyla da yapabiliyorken hem de doğal doğal bir daha alacağımı düşünmüyorum.Güzel kokulu bir peeling işte fazlası değil.

anise: Çok agresif çeşitlerinin bana göre olmadığını anlamamla araştırmalarım sonucu keşfettiğim¸ ciltteki ölü deriyi güzel temizleyen ve geride yumuşacık bir his bırakan peelingdir kendisi. 2. paketini bitirmek üzereyim ayrıca.

handan: Severek kullandığım peeling. Sevgili (bkz: L’Arc en ciel) sayesinde almıştım zamanında. Pişman olmadım. İlkini severek kullanınca ikincisini edindim. Kayısı kokusunu sevmesem de hafif ve doğal bir kokusu olduğundan beni rahatsız etmedi. Tanecikleri ince¸ cildimde bir soruna neden olmadı. Yumuşacık yapan¸ tahriş etmeyen (bana öyle geldi) bir peeling. Ama peeling denen şey her gün kullanılmaz. Her gün kullanana da uymayınız. Haftada en fazla iki kere kullanılmalı diye düşünüyorum. Ayrıca peeling sivilceli ciltlerde daha çok sivilceye sebep oluyor diye duydum. Dikkat etmekte fayda var.

altın: içindeki granülleri çok sert olan peelingdir. ayrıca kokusu da çok güzel. ama sivilceli bi cildim olduğundan kullanmak için pürüzsüz yüzüm beklemek zorunda olduğum için düzenli kullanamadım. fakat kullandığım zamanlarda cildim adeta bebek poposu gibi olur.

zeynep: Cildi tahriş etmeyen¸ inanılmaz güzel kokan ve fakat bir peeling olarak göstermesi gereken etkiyi göstermediğini düşündüğüm ürün.

günay: bir kutu kullanıp bitirdim ama mucize bir ürün değil. fiyatına göre performansı yüksek olduğu için övgüyü hak etse de uygun fiyatlı sıradan bir peeling maalesef.

semra: bu üründe plasebo etkisinden yardırıp alınmış bir ürünse bozuşuruz.alacağım kullanacağım editleyeceğim dostlar.önceden gelen edit:ben kimim ki millet benim önerimle koşup almaya gitsin.ahahha kendi kendimi rencide ettim gece gece.

şennur: Bulduğumda iki tane alıyorum¸stokluyorum.Çok güzel gerçekten¸tanecikleri bana yeterli geliyor.Belirli zamanlarda kullanmıyorum canım istediğinde veya cildimin ihtiyacını olduğunu hissettiğimde yapışıyorum hemen.Küçüçük ama bereketli.Ve kokusu aşırı doğal hani bazı ürünlerin kokusundan rahatsız olursunuz çünkü bildiğiniz parfüm kokar ama bu o kadar doğal kokuyor ki sanki kayısıyı alıp yüzünüze sürüyorsunuz.Çok seviyorum!

feray: bir dönem benim de kullandığım ürün. cildim üzerinde harikalar yaratmamış olsa da¸ daha yumuşak yaptığını söyleyebilirim. olmazsa olmaz bir ürün değil bana göre.ambalajının küçük olmasına aldanmayın bu arada. bayağı bereketli bir ürün.

berre: hakkında o kadar çok şey okudum ki¸ dayanamadım aldım önceki gün. kokusu harika. verdiği parlaklık da çok hoş ama tanecikleri az geldi bana. daha yoğun olsa memnun olurdum. yine de bittikçe alırım sanırım.

zahide: Vakti zamanında kullandığım bir etkisini görmediğim bir peeling. kokusu çok güzeldi ama.

fatoş: Yerini yves rocher nin leblebi tozu gibi sattigi yikama jeli icine katilarak kullanilan toz peelingine birakmistir. Ey emektar kayisili! vakti zamaninda gicir gicir yaptigin cildim icin tesekkurler. Kucuk olduguna bakmayin oldukca bereketli ve uygun fiyatli.

ıtır: Ben bu peelingi elimde ılık suyla eritip köpüğümsü bir hale gelince yüzüme hafif masaj yaparak uyguluyorum hem yüzümü çizmiyor hem de böyle biraz daha işe yaradığını düşünüyorum. Haftada iki kez aklıma geldiğinde genelde duştan çıktığımda uyguluyorum harika bir ürün değil ama bu şekilde kullanınca birazda olsa arındırdığını düşünüyorum.

vahide: methini duyup almaya gittiğimde boyutun bu kadar küçük olmasına şaşırmıştım.hayallerimde daha büyüktü çünkü:))ama olsundu.bence baya uzun süre gidiyor.kullandıktan sonra gerçekten temizlenmiş bir cilt hissi bırakıyor bende.böyle gıcır gıcır bir cilt :p ben çok memnunum.

tuba: Kullandıktan sonra cilde ışıltı veriyor¸ taze bir his bırakıyor. Yine de abartıldığını düşündüğüm ürün.

çiler: Ününü fazlaca duyup almaya karar verip mağazaya gittiğimde karşılaştığım boyutuyla şaşkına döndüğüm ürün 😀 biraz şaşırmıştım minicik boyunu görünce¸ bir kere kullandım henüz yıkadıktan sonra temizlenmiş bir his verdi. Kullanmaya devam bakalım uzun süre kullanımda nasıl etkileyecek 🙂

fidan: benim gozumde overrated urunlerden biridir. Malum șöhretine kapılıp almistim ama yaeraabbiim zımpara mübarek¸ resmen yüzümü cizip¸ acitiyor¸ tek iyi yanı kokusu o kadar¸ dușta anca dirseklerime ve diz kapaklarima¸ topuklarima kullaniyorum o da aldim madem ziyan olmasin diye. Bundan memnun kalmayınca yves rocher hydra vegetal peelingini almistim. Zerrecikleri tam ayarinda kocaman degil yuzunuzu cizmiyor ve kesinlikle cok iyi nemlendiriyor¸ daha cok dușta kullaniyorum¸ sonrasinda da siyah nokta bandi kullaniyorum¸ baya ise yariyor. Kayısılıdan benim gibi memnun kalmayanlara bir de bunu denelerini onerebilirim.

esen: Siyah nokta geçirme¸ gözenekleri pür-i pak yapma gibi bir özelliği¸ tek başına kullanıldığında¸ bence de yok. Ama ben kullandıktan sonra cildimin yumuşacık olmasını¸ kurumamasını¸ nemli kalmasını seviyorum.Benim cildim nem maskelerinden veya basit bir yüz temizleyiciden sonra bile kupkuru kabuk kabuk oluyor. Dolayısıyla kurutmaması sebebiyle bu ürün benim canım.

sema: Kokusu güzel olan başka bir işe yaramayan sözde peeling

benice: hayatımın peeling ürünü! bittikçe alıyorum. cildimi inanılmaz pürüzsüz yapıyor ve hiiç kurutmuyor hatta nemlendiriyor sanki. gözeneklere bir etkisi yok ama maske öncesi kullanıldığında sonuç mikemmel!..

ebru: nişantaşı şubesinde her daim var sanırım¸ benim çok ilgimi çekmiyor ama ilgilenenlere duyurmuş olayım.

serin: sırf merak ettiğim için aldım bi etkisinide göremedim¸ ama kokusu muazzam o ayrı.

gökşin: Etkisini göremediğim sırf bi zamanlar popüler diye aldığım ürün.

gizem: Kokusu güzel¸ bir ara her gün de kullanmıştım ancak cildimi kötü etkilemedi. Anlık güzel temizliyor ama başarılı olup olmadığını tam anlayamadım. Cildimi temizleme amacıyla haftada bir maske öncesi kullanıyorum.

füreyya: overrated olduğuna katıldığım ürün… fiyatı 15 TL olduğu için alıp bir deniyim dedim ama pek bi etksini göremedim. her kullanımda yüzümü çiziyormuş gibi hissediyorum. Kokusu güzel.

parla: Overrated ürün. bunu kullandıktan sonra kendimi peeling yapmış gibi hissetmiyorum. Alırken her gün kullanmayın haftada 3 kere kullanın dedi satan kadın ama her gün kullansam bile bir işe yarayacakmış gibi gelmiyor bana. Pütürcükleri tam temizlemiş gibi olmuyor. Sadece canım taze kayısı yemek istiyor bunu kullandıktan sonra. Bir daha alınmayacaklar listesine çoktan eklendi.

güher: Sadece ve sadece overrated bir ürün. Temizleyicim bitti bunu kullandım yenisini alana kadar her gün¸ yani bunun neresi peeling¸ neresi scrub??

rana: Misler gibi kokan iri tanecikli peeling. Yüzüm hassaslaşmadan önce severek kullanıyordum ancak hassasiyet başlamasıyla bana fazla sert gelmeye başladığından bıraktım. İçinde kayısı çekirdeği parçacıklarından olan iri tanecikler bulunuyor. Çok yoğun olmadığı için cildi çok yormuyor bence. güzelce temizliyor ölü derileri ve yumuşacık bir his kalıyor geriye. En son 15TL civarındaydı fiyatı. sık sık da indirime giriyor. fiyat/performans açısından 10 üzerinden 8 diyebilirim.

çise:  garnier saf & temiz 3’ü 1 arada cildimi aşırı kuruttuğu¸  himalaya herbals walnut scrub ‘ın da kokusuna dayanamadığım ve parçacıkları cildimi çok çizdiği için bunu kullanmaya devam etmek zorunda kaldım. kayısı kokusu çok güzel ama parçacıkları himalayaya göre daha ufak olsa da yine de iri ve az miktarda. çok etkili bir peeling değil ama paraben içermediği ve diğer özellikleri nedeniyle piyasada muadili ürünlere göre daha tercih edilebilir olduğunu düşünüyorum. gramajı daha düşük (50 ml) ve fiyatı indirim harici daha yüksek (16 tl civarı). iri tanecikli olduğu için akneli ciltlerde kullanılamıyor¸ eğer cildiniz kuruysa ya da minik pütürler varsa ve kese kullanamıyorsanız daha pürüzsüz ve yumuşak yapıyor. özellikle duşta sabunlamadan önce ve haftada bir kez uyguluyorum¸ duştan sonra da gözenek sıkılaştırıcı serum ve nemlendirici kullanıyorum. şimdilik idare ediyor ama uygun fiyatlı daha etkili bir ürün bulursam değiştirebilirim.

afitap: Tanım: burun bölgemde uyguladığım peelingHassas ama yağlı olan bir cilde sahibim¸ bu yüzden çok yoğun olmasa da sivilcelerim olabiliyor. Sivilcelerim yayılmasın diye tüm yüze uygulamıyorum¸ burnuma ve yanakların üstündeki gözeneklere uyguluyorum. Aman aman mükemmel bir ürün değil¸ mucizeler yaratmıyor ama yumuşak yapıyor cildi¸ germiyor. Bende yedeği de var¸ sanırım onu arkadaşıma hediye edeceğim. Elimdeki bitince de başka markalara yönelmeyi düşünüyorum¸ dermokozmetik gibi 🙂

ceren: duygu özaslan ın sürekli övmesiyle almaktan vazgeçtiğim peeling.Seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok fazla¸ bununda bir Youtuber şişirmesi olduğunu düşünüyorum 🙂

handesu: Bu zamana kadar kullandığım en iyi peeling desem yalan olmaz sanırım. Her cilt türüne uyacak cinsten. Bir de gramajı daha fazla olsa ne güzel olur. Gerçi mini minnacık paketi çok şirin. Eğer hassas bir cildiniz varsa ve peeling arıyorsanız tam size göre.

tutku: kış ayları için tercih ettiğim peeling.cildi yumuşacık yapıyor fakat peeling etkisi bence bir garnier değil.

ilksen: Kokusu harika olan peeling. Koklamalara doyamıyorum. Tanecikli olduğu için hassas ciltler için kullanıma uygun olduğunu düşünmüyorum. Diğer cilt tipleri için ise t bölgesini siyah noktadan arındırmak için etkin bir peeling.

anar: peeling’den ziyade yüz temizleyicisi etkisi yapıyor bende. ama yine de seviyorum kullanmaya devam ediyorum. bugün baktım uzun zamandır wlime almamışım öyle bir köşede boynu bükük duruyor. acnelyse kullanımım bitince tekrar bir el atacağım.

figen: Partikülleri biraz sert olduğundan hassas ciltlilerin kullanırken daha dikkatli olması gereken muhteşem kokulu peelingimsi. Bir peeling olarak görevlerini tam olarak icra etmiyor ancak fiyatı uygun ve kokusu güzel bir de birazcık yumuşatıyor¸ başka da bir numarası yok. Ben banyodayken sürüp biraz ovalayıp bekleterek soğuk suyla duruluyorum.

eyşan: Kokusunu çok sevdiğim alerjik bünyeme yan etkisi olmayan temiz içerikli ve uygun fiyatlı severek kullandığım peelingtir.

asuela: Ne kadar sevdiğimi bittikten sonra anladığım peeling.tanecikleri öyle büyük ve sert değil günlük kullanılabilecek gibi hatta.cildi pırıl pırıl yapıyor.ustune yaptığım ten makyajini misler gibi gosteriyor.ayrica kullandigim dönemde alnimdaki puturler nasil yok oldu cozememistim bittikten sonra anladım ki bu peelingin etkisiymis rutinimde değişen baska bir şey olmadı çünkü.bi sure sonra yapısının değiştiği de doğru¸ içeriğinin doğal olmasına bağlıyorum¸hos kokusuyla¸paril paril rengiyle seviyoruz efendim 🙂

filiz: Peeling amacıyla kullanılan diğer ürünlerden farklı olmayan ürün. Ben bunu da meşhur olduğu zaman merakla almıştım. Ürün kullanım amacı sebebiyle çok uzun süre gidiyor. Ama geride bıraktığı o yağlı hissi sevemedim. Nemlendiriyormuş gibi değil de sanki cilde yapışıp çıkmıyormuş¸ durulanmıyormuş gibi rahatsız edici bir his. İçindeki parçaçıklar çok sert ve çok nazik davranmazsanız yüzünüzü acıtabiliyor. Nivea’nın peelingini hem kokusu hem de geride kötü bir his bırakmaması sebebiyle buna tercih ederim.

sıla: aşırı kuru ve hassas cildime bırak peelingi¸ her yüz temizleme sütünü bile kullanamazken¸ bu peelingde ne kuruluk ne de tahriş söz konusu oldu. cildi germeyen¸ yormayan bir peeling. evet partikülleri biraz sert ve umarım zarar vermiyordur. Onun haricinde kuru ciltte bıraktığı yumuşak his ve kokusu olumlu. ama cilde ışıltı veriyor mu¸ hakikaten ölü hücreleri¸ gözenekleri temizliyor mu bilemiyorum!

tanyeli: Genelde piyasadaki çoğu peeling ölü deriden arındırmayı bi şekilde beceriyor da sonrası benim yüzüm için hezeyan oluyor. Cildim gerim gerim geriliyor ve bolca kremle bile sakinleşmiyor. Bu peeling onlardan değil¸ resmen peelinglerin hanımefendisi bence. Narin¸ kibar ama işini de yapıveriyor. Seviyoruz =)

dilruba: bu ürün mükemmel mi? hayır. çok mu kötü? hayır.kokusu efsane evet ama o kadar. cildimi tam anlamıyla arındırdığını düşünmüyorum. ince yapılı oluşu arada sivilce çıkaran cildim için iyi aslında ama temizlik hissi vermedikten sonra napayım ince yapılı peelingi.

nazan: 2 gün önce rafta tek bir tane kalmış olanını kaptım ve dün kullandım. ilk izlenim olarak gayet beğendiğimi söyleyebilirim kokusu çok güzel ve içindeki partiküller büyük olmadığı için cildimi tahriş etmedi. ben sevdim bu ürünü. fiyatı da gayet uygun 12.90 tlye aldım.

senay: Güzel kokulu cildi tahriş etmeyen peeling. Ama ben fazla abartıldığını düşünüyorum kokusu dışında müthiş harika muhteşem diyebilceğim bi özelliği yok şahsen öyle cildimi parlattığını pürüzsüzleştirdiğini falan görmedim

kamuran: hassas cildimi tahriş etmeyen nadir peelinglerden. bir tüpü hala bitiremedim¸ az ama bereketli bir ürün. haftada iki defa kullanıyorum genelde¸ siyah noktaları azaltmada bir etkisini göremedim ama peeling etkisi güzel. cildi kurutmuyor. ben banyoda kullanıyorum hep¸ cildim epey berrak oluyor duş sonrası. severek kullanıyorum¸ bitirince tekrar alabilirim.

müge: Ben bu peelingi çok seviyorum.Hafta da iki kez banyodan önce uyguluyorum¸gerçekten de cildim pürüzsüz ve ışıl ışıl oluyor¸ bittikçe alıyorum. Yalnız hem gramajı çok az hem de fiyatı pahalı. Bu arada innova nin ve lr nin peelinglerini de tavsiye ederim.

merih: Seveni çok fazla olan¸ kayısı kokulu¸ kuru ciltlerin sevebileceği bir peeling olabilir.Ancak bana aşırı gereksiz gelen bir ürün oldu. Şöyle ki ben bunu ilk aldığımda kokusu çok güzel gelmişti¸ fakat kullanıyorum kullanıyorum hiç bir etki yok. Yani peeling demeye bin şahit ister. Ne kadar kuru ciltli olsam da insan bir parlaklık¸ bir canlılık istiyor cildinde¸ bu bildiğiniz her gün kullanılabilecek yüz temizleme ürünü gibi. Tamam hoş kokusu var¸ tanecikleri tahriş etmiyor ama adına peeling denmeseymiş daha mantıklı olurmuş diye düşünüyorum.

leyla: Şu ana kadar 3-4 tane bitirdim sanırım.çok üstün özellikleri yok normal bir peeling.çok soğuk suyla beraber haftada 2 veya 3 kez uyguluyorum.sonrasında ise sanki niagara şelalelerindeymişçesine bir his. kokusu herkesin de dediği gibi mükemmel.parfümü çıksa hemen kaparım bir tane.

açelya: Tanecikleri cilde peeling yaparken kremsi yapısı cildi yağlandırmadan yumuşacık bir his bırakıyor¸ kapağı açar açmaz yeme isteği yaratması da cabası… kokusu efsane güzel. gramaj olarak az olsa da almaya değecek bir ürün .

vuslat: kayısı aromalı meyve sularına bile yaklaşamayan bana kayısı sempatisi kazandıran ürün. peeling partikülleri ne büyük ne küçük¸ benim için tam ayarında ve çok rahat yayılıyor. yüzüme buhar banyosu yaptığım zaman uygulayıp 5 dakika beklettikten sonra soğuk suyla duruluyorum. sonuç¸ hem mükemmel bi tazelik hissi hem de nemli ve yumuşacık bir cilt.

elçin: yves rocher’in kayısılı peeling’i favorim. indirimden 10 tl gibi komik bir fiyata almıştım. küçük ama çok uzun süre giden bir ürün bence. hafif peeling isteyenler için ideal¸ öyle tüm ölü derileri atan bir etkisi olmuyor.

anita: Cildimi yormayan¸ germeyen hatta hafif nemli bırakan ama çok da bir işe yaradığını düşünmediğim için bitince almayacağım bir ürün. 6 ay ömrü olduğu için dolana kadar kullanacağım çünkü sivilce sorunu vs. yaratmadı.

sevtap: merakımdan aldığım ama mucize yaratmayan bir ürün. zaten ben siyah nokta akne vs gibi sorunların bakım ürünleri ile tamamen çözümleneceğine de inanmıyorum. ben kendimi bildim bileli sivilcelerim hep olmustur¸ siyah noktam hep var onlara bir etkisi olmadı. ancak yüzünüzde kullandıktan sonra verdiği yumuşaklık ve o kayısı kokusu için alınmaya değer görülebilir.

suzan: Merakımdan denemek için almaya onlarca defa teşebbüs ettiğim¸ fakat hiçbir şubede bulamadığım ürün. Bu kadar mı kapış kapış gidiyor yahu?

yıldız: Peeling olarak çok yeterli bir ürün değil ancak fiyat olarak gösterdiği performans iyi sayılır.içeriğinde küçük granüller var cildi kurutmaması kayısı içermesi ile ilgili sanırsam. Bazı kişilere yeterli gelmeyebilir. özellikle ben çok sık kullanamıyorum çünkü sivilceli ciltlerin kullanmaması gerekiyor. Bu nedenle sivilce olmayan zamanlarda da buna çok gerek kalmıyor zaten cildim düzelmiş oluyor

fulya: Mis gibi kokar

gülsen: Hassas ciltlere uygun olduğunu düşünüyorum¸ tanecikleri küçük. Çoğu peelinge kızaran yüzüm bunda reaksiyon göstermedi. Temizleme açısından beklentinizi karşılamayabilir¸ hafif yapılı bir peeling.

güldeste: benim küçük cadı kullanıyodu bunu¸ kokusu pek hoş da¸ benim estee lauder’a verdiğim paraya laf eden cüce bülbül büzüğü kadar peelinge verdiği paranın da ml-lira performansında aynı fiyata geldiğinin farkında değil¸ onu napiciz bilmiyorum! matematiği olmamış bu cücenin. 🙂 liveislife

fahriye: Kokusu güzel diye iki kutu bitirdim. Yalnız bırak peelingi bi temizleyici kadar etkisinin bile olmadığını söylemek zorundayım. Sonrasında nip&fab ve himalaya peelinglerini kullandım. Kocaman taneli gerçek peelingler onlar. Sonrasında bunu kullanmak istemedim tabii. Hafif peeling isteyenler deneyebilir ancak ben etkisiz bir ürün olduğunu düşünüyorum.

diclehan: Çok popüler olduğu dönemde alıp¸ daha sonra bana göre olmadığını anlamamla kardeşime verdiğim ürün. Yaklaşık bir buçuk-iki ay haftada bir gün düzenli bir şekilde kullandım¸ gözeneklerimi açtığını hissettiğim ve cildimi kurutmayan bir ürün oldu. Ancak nazikçe ovaladığım halde yüzümü hep kıpkırmızı bırakıyor ve çiziyordu. Keşke sorunsuz bir şekilde kullanabilseydim çünkü fiyatı uygundu ve kokusunu çok seviyordum. Ancak kardeşimin karma cildine iyi geldiğini de söyleyeyim:)

sevim: Hayatımda gördüğüm en güzel kokan peeling. O klasikleşmiş greyfurt özlü peelingimin yerini bu aldı. Boyutu küçük ama sadece t bölgesine uygulandığında epey bereketli diyebileceğimiz ürünlerden biri. Faydasını göremeyen cicişler olmuş zaten bence bir peeling sonrasında kızarıklık bırakmamalı¸ tahriş etmemeli. Bu anlamda bu ürün kesinlikle benim gönlümü kazandı.

pakize: Benim hiç hoşuma gitmeyen bir peeling. Kayısı seven biri için kokusu güzeldir muhtemelen çünkü çok yoğun kayısı kokuyor. Ama kokusu değil benim sevmeme sebebim tabiki. Tanecikler minicik ve çok dağınık asla yüzümde bir peeling görevi görmüyor yani sanki yuz temizleme jeli gibi sadece. Ne bir ölü deri kaldırma ne bir yumuşatma hiçbir şekilde fark edemiyorum. Ayrıca minicik yani çok bereketsiz bir ürün haftada iki ya da üç gün banyoda kullanıyordum ben. Nasıl bu kadar çok seviliyor anlamadığım bir peeling.

ikbal: sadece kokusu güzel¸ tanecikler amaçsız¸ ürün işlevsiz

mihriban: hayatımda hiçbir peeling hakkında bu kadar övgü duymamıştım gerçekten. herhangi bir peelingi de değil direk adres kayısı çekirdeği özlü peeling. aşırı merak uyandırdı özellikle bu ara ölü derilerden düzenli olarak kurtulmak için çeşitli yöntemler denediğim için hemen şuan alasım geldi

ipek: Aldığım günden beri “hadi akşam olsun da kullanayım” diye sabırsızlandığım ürün. Ufacık paketi yüzünden gıdım gıdım kullandığım¸ mis kokulu¸ şirin şey. Peeling/scrub tarzı ürünlerle hiç yıldızı barışmamış biri olarak bu ürünü bu kadar seveceğimi asla tahmin etmemiştim. Geç olsa da kavuştuk ne de güzel oldu.

gülbahar: kokusuna bayıldığım iri tanecikli bir peeling. kabının küçük olması hoşuma gidiyor¸ seyahatlerde taşıma kolaylığı sağlıyor. ben haftada 2 kereden fazla kullanmamaya çalışıyorum. tüm yüzüme değil de sadece sorunlu olan bölgelerime uyguluyorum. tenim geçmişe göre daha aydınlık duruyor¸ katkısı vardır az buçuk ama bittiğinde yeniden alır mıyım bilemedim.

gözde: Uyguladıktan sonra hem cilde nem ve yumuşaklık verip aynı zamanda inanılmaz da temiz bir his bırakıyor. Kokusu da baya güzel. Tanecikleri de iri olmasına rağmen benim cildimi tahriş etmedi hiçbir şekilde uzun süredir severek kullanıyorum.

sedef: Sevdiğim bir peeling. Cildimi güzel temizliyor¸ pürüzleri gideriyor ve cok güzel kokuyor. Kısacası cildi yormadan temizlemek isteyenler için ideal bir peeling. Ancak cildini daha iyi temizlemek isteyenler için çok etkili bir peeling değil. Haftada 1 kez yeterli olmuyor genelde 2 yapmam gerekiyor. Bir daha satın almam.

vicdan: Cok begenerek gunluk kullaniyorum cildimi iyi temizliyor kucuk boyunu 16 liraya almistim. Ayni zamanda beauty formulas apricot facial scrub da kullandim ve yapilari neredeyse ayni kokusu da harika ve buyuk boyu 10¸50 gibi bir fiyata almistim cok daha ekonomik onu da deneyebilirsiniz sadece kivami daha kremsi temizlemesi ve masaj yaparak arindirmasi cok iyi.

ekin: burnumdaki siyah noktaları¸ özellikle de burun kenarındakileri¸ tek kullanımda bile gözle görülür biçimde azaltan ürün. *nasıl uyguladığımı da yazayım¸ bol bol masaj yaparak ürünü cildimin sorunlu¸ tıkanmış yerlerine yediriyorum¸ on-on beş dakika bekliyorum¸ yıkıyorum¸ finito.

sevda: Haftada bir kez banyo sonunda kullandığım ürün. Kokusu harika. Uyguladıktan sonra sanki yüzün nemlenmiş ama aynı anda da arınmış oluyor. Bir daha alır mıyım¸ alırım!

nida: Yves Rocher ürünlerinden su ana kadar en en sevdiğimdir. Hassas ve Alerjen bir cildim olmasına rağmen kullanıyorum ve şu ana kadar hiç bir problemle karşılaşmadım. Kokusu muhteşemdir. Yves rocherden tekrar alırım dediğim nadir ürünlerdendir

selen: Yves rocher ürünlerinden genelde memnunum ama bununla anlaşamadım. haftada 2 gün uyguladım ama ne zaman yapsam yüzümde sivilce yaptı. nemlendirme yapıyo diyolar ama yok ne nemi benim cildim yağlı olmasına rağmen gerildi. ben hiç beğenmedim. o kadar çok övdüler ki almadan geçemedim. ne zaman çok beğenilen bi ürün alsam bende patlıyor

belemir: çok seviyordum bu peelingi.sürekli sivilce çıkaran tedavi sonrası izler kalan cildimi soymada baya etkili olduğu için doğum günü kampanyası ile de stoklamıştım¸ ta ki yüzümde başlayan gül hastalığına kadar.yüzümü peelinglerle¸ sürekli akne tedavileriyle haşat ettiğimden cildimde rozasea oluştu ve de ben artık peelinglere falan dikkatli yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum.Bunun dışında ürün olarak güzel ve etkili bir üründü¸ cildimi yumuşatırdı baya.

ünsel: benim için kokusu dışında güzel bir özelliği olmayan peeling. olsa da olur olmasa da olur. çok övüldüğü ve popüler olduğu için beğeneceğimi düşünerek satın almıştım ama beklentilerimi karşılamadı. yorumlarda nemlendirdiğinden ve yumuşak his bıraktığından bahsedilmesine çok şaşırıyorum bende sanki yüzümü kurutan bir sabunla yıkamışım gibi sert¸ mat ve gergin bir his bıraktı¸ ilk kullandığımdan beri sevemedim o hissi. tanecikleri sert ama bende bir tahrişe neden olmadı. çok bereketli bir ürün yalnız¸ uzun süre kullandım yarısı duruyor hala. bir tane fazladan almıştım¸ bitirene kadar bir şekilde değerlendirmeyi düşünüyorum. tekrar satın almam.

olcay: kayısılı peeling ine bayıldığım marka. partiküllerinin küçük olması günlük kullanıma uygun hale getiriyor¸ kokusu ve cilde verdiği ışıltıysa ürünün en bayıldığım yönleri oldu. eksileriyse çoğu zaman çoğu şubesinde stoklarda bulunmaması ve buna karşın gramajının düşük olması.

dolunay: bu peelingi çok övdükleri için kullandım ve pek de beğenmedim¸ tanecikleri çok büyük geldi bana ve temizlik hissi de almadım. gratis’ten Himalaya markasının kayısılı peelingini aldım¸ kokusu vs. aynı ve bunu daha çok beğendim.

derin: Bu kadar övgü okudum¸ indirimde gördüm 11 TL Bi alayım dedim. Normalde peeling kullanmam¸ bu hafif bir peeling olduğu için bir deneyeyim dedim. T bölgeme kullandım fakat tüylenme yaptı. Alnımda görünmeyen tüylerin kökleri nokta nokta belli olmaya başladı gözle görülür şekilde. Hemen bıraktım.

selvi: Arkadaşımın tavsiyesine uyup aldığım¸ annemin ilk kutuyu bitti zannedip çöpe atmasıyla ikinci kutusunu aldığım peelingtir. Hoş atmasaydı da bittikce alırım. Kış aylarında kuruyup pul pul dökülen¸ beni makyajdan soğutan cildime bir mucize gibi geldi. Şöyle ki ben güzel sıcak bir duş alırken önce özellikle yüzümde kullanmak için aldığım yumusak diş fırçamla (curaprox kullanıyorum şimdiye kadar kullandığım en yumuşak diş fırçası) yüzümde kuru olan t bölgemi fırçalıyorum. Hemen ardından bu peelingi yapıyorum ve tekrar duruluyorum. Çıkar çıkmaz burnuma siyah nokta bandı yapıştırıyorum ve sonuç inanılmaz. Siyah noktalarım gözle görülür sekilde kayboldu. Tabii siyah nokta bandını her duştan sonra (günlük) kullanamayacağım için haftada bir kez uyguluyorum. Ama aradaki farkı fark edebiliyorum. Yani altı ay önceki kadar siyah nokta gelmiyor banda ve bu da kimdeen ötürü? peelingten ötürüü

henna: 1 sene öncesine kadar çok severek kullandığım peelingti. stokçu mantığımla sürekli elimin altında bulunurdu. geçen sene bu zamanlar niyeyse sıkıldığımı düşünüp başka şeyler denedim kimisinden memnun kaldım kimisinden kalmadım. hafta başı yves rocher’in önünden geçerken aklıma geldi alayım dedim -ki elimdeki ürünler bitmeden bir şeyler almama konusunda gayet iyi gidiyordum.- cicişler bunun yapısı mı değişti ben mi 1 senede unuttum acaba? Ben bu peelingi en çok burnuma kullandığım için agresif yapıda bir ürün olmasından memnundum. şimdi gayet kremsi¸ içindeki çekirdek parçaları hiç hissedilmeyen bir şey olmuş. krem mi sürdüm peeling mi yaptım anlamadım.:( Kokusu hala güzel tabi.edit: imla.

günseli: kokusunu çok sevdiğim peeling. bununla peeling yapınca kendimi meyveli yoğurt gibi hissediyorum(???) desem yalan olmaz şaka bir yana cicişler ilk başta severek kullandım. ama geçen gün farkettim ki alnımı çizmiş.. burdaki yorumlardan da aşinayım buna. gerçekten yüzü çiziyor bu peeling. bir de ağrılı sivilce yaptı bende. artık vücuduma kullanarak bitirmeyi düşünüyorum..

seden: yüzde temiz ve yumuşak bir sonuç bırakıyor. Evet¸ iri tanecikli¸ fakat bu tanecikler sert gelmedi bana. Kokusu da hem güzel hem hafif¸ baymıyor. Bir tek sedefli olmasından çok hoşlanmadım¸ ürünü yapaylaştırmış.

ışık: Öyle aman aman hayatıma renk katan bir peeling değil ama indirimde yedeklediğim bir peelingdir kendisi. Bir peelingden beklentimi tamamen karşıladığını düşünüyorum. yüzü gıcır gıcır yapıyor tam anlamıyla ve fiyatına göre de iyi bir performansı var.

yaprak: 3 senedir vazgeçilmezim¸ hem yüzü yırtmaz hem işlevini yerine getirir. nemlendirerek yumuş yumuş yaparak gerçekten peeling yapar yüzünüze. fiyatı da 15 tldir indirimsiz. garnier’i de severim¸ ancak kil özlü olduğu için yazın haftada 1 maske olarak kullanmayı seviyorum onu.

demet: Çoğu peeling gibi bu da sivilce yaptı bende. Sadece hafta da bir kere burnuma kullanıyorum bitsin diye.

sertap: hayatımın peelingi değildir. indirimde yakalanırsa alınabilir¸ yoksa değmez. garnier üç etki bir arada daha başarılı gibi geliyor. sanırım elimdeki bitince yine onu alacağım.

enise: kısa süreli işe yarayan ürün. en azından benim karma cildimde. uyguladığım günün ertesi günü cildimde bir değişiklik yok. bir tane bitirmek üzereyim benim için öylesine ürünlerden biri. ama kokusu ve uygulandıktan sonraki rahatlık harika. sorun bu rahatlamanın çok kısa süreli olması.

belma: Zonguldak’ta bulunmadığı için Ankara’dan 2 tane almıştım ki bitince yana yakıla aramayayım. İlk paketimi açalı kaç mevsim geçti hatırlamıyorum ama hala bitmedi. Kısacası bütün güzel özelliklerine ek olarak bitmeyen peelingtir.

fazilet: Çok güzel cildi arındıran fakat ciltteki ölü tabakayı alıp almadığını anlayamadığınız peeling ürünü yine de kullandıktan sonra pürüzsüz hissedersiniz.

çiçek: övüldüğü kadar verim alamadım ben bu üründen. bir kere taneleri iri bence ayrıca daha önce kullandığım peelingler kadar yumuşatamadı yüzümü tamam güzel kokuyor da şaapmayın o kadar

gülnaz: ben de kullandım ancak freeman peelingleri ve clarins in peelingini denedikten sonra bu bana peeling gibi gelmedi açıkçası. meğer ne kadar çiziyormuş yüzü. bitmek bilmiyor bir de. kokusu da bir süre sonra acı şuruplar gibi olmaya başladı¸ halbuki saten yapısı gibi bir kremi vardı ama tanecikleri çok sert. bir daha almayacağım.

ruhsar: Bir dönem kullanmıştım kötü diyemem ama benim gibi çok hassas¸ ince derili ciltlere önermem. Bayağ gerginlik oluşturmuştu cildimde. Kullanacaksanız bile şöyle 10 günde bir filan.

reyhan: namını o kadar çok duydum ki cidden övüldüğü kadar var mı diye ben de gidip aldım daha iki kez denedim ama yüzünü yıkar yıkamaz hissedilen nem bence çok iyi hissettiriyor ya. ne nemlendirici sürmüş gibi vıcık vıcık yoğun ne çok kuru orantılı bir nem hissettim ben. ayrıca cidden kirin pisliğin arınıp gittiğini anlıyorsunuz. kokusu zaten mükemmel. bi de böyle ürünler 3-4 kullanımdan sonra beni iyi hissettirmezse kullanmayıp bir kenara atıyorum kapağı açıldığından kullanım ömrünü de doldurunca çöpe tabii :/ ama umutluyum ben bundan bitiricem sanki.

müesser: Çok bereketli bir ürün 8 ay kullandım. Yine de bitmedi. Bitsin hemen yenisini alacağım. Çok derin temizlemiyor. Narin bir şekilde cildi ölü hücrelerinden arındırıyor. Sonrasında mis bir koku ve yumuşak bir ten kalıyor size.

ayşıl: Ben de bittikce yeniden yeniden aliyorum. Kokusuna bitiyorum. O kadar dogal ve guzel kokuyor ki… Burnumdan cekmeyi basarabildigimde surebiliyorum. Icerisinde paraben yok. Yapisini begeniyorum kivami muhallebi gibi cok akiskan degil. tanecikleri yuzu acitmayacak buyuklukte. Gayet iyi temizliyor.

serap: burada çok övüldüğü için almıştım¸ tanecikleri iri ve yetersiz (bazıları yüzümü çiziyor)¸ bende hiçbir mucizevi etki yaratmadı ama yapısının yumuşaklığından atmaya da kıyamadığım için avucumda eser miktarda türk kahvesiyle karıştırıp kullanıyorum¸ işte o zaman peeling gibi peeling oluyor. bir daha alır mıyım? indirimde belki¸ yine türk kahvesiyle karıştırmak için.

turna: İndirim zamanı bir hevesle aldığım ve hiçbir etkisini göremediğim peeling şeysi. öylesine bitsin diye kullanıyorum¸ kullandığım an güzel bir his bırakıyor fakat bazen ölü derileri temizlemediğini fark ediyorum. bende sivilce yapmadı.

lamia: Güzel kokuyor tamam da bir işe yaramıyor yani.Öyle yüzünüze kayısı kokan bişey sürüyorsunuz gibi

hüner: Bir katkı da ben yapıp konuşulmuşluğunu arttıracağım galiba ama ben burdan görüp aldım yani pek bir etkisini de göremedim sadece güzel kokuyor öyle yumuşaklık aydınlık falan bana olmadı maalesef

açılay: Daha geçen gün ikincisini satın aldığım ürün. 15-16 lira gibi bir fiyatı var¸ indirimde 12 liraya satın aldım. Bu fiyata oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Tanecikleri oldukça hissedilir olduğu için haftada iki günden fazla kullanmamaya özen gösteriyorum. Genellikle banyoda sürüp 2-3 dakika bekletiyorum¸ kokusu inanılmaz güzel. Ölü deriden cildi çok güzel arındırıyor. Herhangi bir tahriş¸ çizik vs yaşamadım. Duştan çıkınca üstüne bir de güzelce nemlendirince yumuş yumuş bir cilde sahip oluyorum. Ben herkese şiddetle tavsiye ederim.

uygu: Yeni edindiğim ve henüz bir kez kullanılmış olduğum peeling. Satın Alma sebebim ise bu kadar çok konuşuması ve övülmesi oldu¸ normalde peeling satın almıyorum evde kendim yapıyorum ama bunu çok denemek istemiştim. Neyse gelelim benim yorumuma öncelikle kullanımdan sonra yüzü aydınlattığı doğru¸ yüzü yumuşacık yapıyor falan denmiş ama benim bal¸ Hindistan cevizi yağı¸ şeker Vs ile yaptığım peeling bundan kat kat daha yumuşak yapıyor cildi. Bunun dışında taneciklerini iri ve az buldum. Tanecik miktarını arttırıp¸ boyutlarını küçültürlerse ve içine belki biraz daha fazla doğal yağ koyanlarsa bence mükemmel bir peeling olabilir ama bu ürünü bitirdikten sonra bir daha satın alacağımı sanmıyorum.

ilkben: bu peelingten çok medet umulmaması gerekir. kokusu güzel¸ yıkadıktan sonra kadifemsi bir his bırakıyor. cildi tahriş etmemesi de ürünü alınabilir kılıyor. indirimlerde fiyatı gayet makul. alınabilir.

berran: öldürmez de güldürmez de demek istiyorum kendisi için.hatta elimde iki tane varmış birini arkadaşa hediye ettim geçen gün.siyah noktalar için herhangi bir faydası yok ama hafifliği¸kokusu¸cildi çizmemesi güzel yönleri.

amara: 2 yıldır düzenli olarak kullandığım ve ürün arayışımı sona erdiren peeling. Cildim kışın kurudan çok kuruya dönük¸ yazın kuru. Temel problemim fondötenin kuruyan alanlarda birikmesi ve ciltle bu nedenle bütünleşememesi olduğu için peeling benim için en önemli cilt adımlarından bir tanesi. 2 yıllık deneyimim sonuçları-peelinglerin cogunlugu gibi cildi kurutmuyor. Yüzümü kuruladıktan sonra gerilme hissi duymuyorum aksine oldukça nemli hissediyorum. Ki kuru ciltten muzdaripler ne büyük nimet bilirler. – cildi çizmiyor¸ herhangi bir hasar vermiyor. Alerjik cilde sahibim¸ alerjik reaksiyon almadım. – burun bölgesinde ardından düzenli tonik kullansam da siyah noktaları azaltmadı. Ancak soyulma gibi durum da oluşmadı. Şans verilmesini düşündüğüm ürün kesinlikle.

gülpembe: Banyo yaparken denemeyin… Siyah noktalarıma çözüm olamadı bi de banyoda burnumla uğraşayım dedim soyuldu burnum¸ daha kötü oldu. Onun dışında kokusu cidden mükemmel¸ yarın bi de maske yapıp deniycem belki uygulamamda hata vardır.

ela: o kadar övülünce indirimde 2 tane aldığımdır. Gel gelelim ben anlayamadım onca beğeniyi evet ince tanecikler¸ çizmiyorlar o kadar. Yüzümde de bi etkisini göremedim¸ nemlendirme temizleme gibi. Bunun yerine 1 tatlı kaşığı türk kahvesine 1 çay kaşıgı su ekleyin hafif çamur kıvamına gelince hafifçe masaj yaparak yedirin yüzünüze ve yıkayın. Böyle bir yumuşaklık¸ nemlilik ve pürüzsüzlük yok. Bu tarz ürünlerin en iyi alternatifi bu ev yapımı peelingdir bana göre.

vesile: Bildiğin peeling demek istiyorum sayın seyirciler. O kadar övülünce belki de bende beklenti arttı bilmiyorum. Kokusu güzel. peeling etkisi zayıf. Minik tanecikleri var öyle yüzü çizecek derece değil. Kullanım süresi 6 aymış. Kullanım süresi dolana kadar kullanırım ama tekrar alacağımı sanmıyorum.

feyza: Bir yılı aşkın süredir kullandığım¸ fiyatı indirimde oldukça uygun¸ bereketli¸ nefis kokulu bir peeling. kayısıdan nefret eden ben bile deli oluyorum kokusuna öyle harika. yalnız hakkını vererek peeling etkisi yarattığını asla düşünmüyorum. kalburüstü ölü deri hücrelerini temizliyor ve ışıltı katıyor cilde o kadar. nadir makyaj yaptığımdan dolayı fondöten öncesi kullanıyorum ben. bu şekilde performansını daha çok seviyorum. kuru olan cildimde herhangi olumsuzluk yaratmadı aksine cildim gerilmek yerine yumuş yumuş oluyor.^^

ünseli: Cildi yormayan¸ hafif güzel bir peeling. Fiyat performans açısından oldukça iyi.

döndü: İçerisinde küçük kayısı çekirdeği tanecikleri olan¸ krem kıvamında bir ürün. Cildi çok tahriş etmeyen güzel bir yapısı var. Kokusu zaten harika¸ buram buram kayısı kokuyor. Renginde metaliklik barındırıyor. Uygulaması rahat ve cildi germeden kurutmadan güzel bir sonuç elde ediyorum¸ benim gibi cildi peelinglere karşı hassas olan kişiler için oldukça başarılı.

cannur: İçindeki granüller miniminnacık ve yüzü çizmiyor ve cildi yıpratmıyor. Kapağı açtığınızda muhteşem kokusu direkt burnunuza geliyor¸ yiyesiniz geliyor. Sürüp bekletmek yerine yumuşak hareketlerle ovalayarak masaj yapmanın daha etkili sonuç verdiğini düşünüyorum.

amelya: başıma birşey gelmeyecekse sevmediğim peeling. peeling etkisi yok. bunu da loeralin bir peelingini kullandıktan sonra farkettim cidden o ne kadar fark yaratıyorsa yves rosher o kadar yaratmıyordu ha kullanmışım ha kullanmamışım.

kadriye: burada okuyup gidip aldığım peelingi mağazada görünce şu minnacık şeye mi 15tl vereceğim demiştim ama o minnacık şey 3 ayda daha bitmedi. Tabii haftada bir parmak ucu kadar kullanmam da etkili bunda. Aşırı hassas ciltli biri olarak peeling çok yapamıyorum¸ cildimi tahriş eder diye. bu üründe çok gerilme¸ kızarma vs yaşamadım. kokusu çok tatlış¸ kendimi öpesim geliyor. :d ayrıca tanecik var gibi ama ele bile gelmiyor ve gayet iyi temizliyor. Sivilce sorunu da gözlemlemedim. Kısacası severek kullanıyorum.

eser: Yağlı burnumu tamamen arındırmıyor maalesef. Normal ciltler için uygun olabilir. Sırf kozmetik olsun¸ eh herkes de kullanıyor diye alınabilir ama yağlı ciltlere yetmez. Yetmedi.

deniz: Yves Rocher mağazalarında genelde kasa kenarında duran ve kokusuna dayanamayıp aldığım ürün. Yaklaşık 1 yıldır düzenli olarak duşta kullanıyorum. Harika kokusunun yanı sıra cildimi oldukça yumuşatıyor ve temizliyor. Dönemsel çıkan sivilcelerime herhangi bir yan etkisini görmedim. Tek kötü özelliği paketinin kullanışlı olmaması. Klasik krem kutularında satılması gerektiğini düşünüyorum zira ürünün dörtte biri pakette kalıyor.

kamelya: Cildi gıcır gıcır yapan peeling. Ayrıca cildi yormaz¸ yıpratmaz. Duştan sonra haftada 2 kere kullanıyorum. Kokusu güzel¸ fiyatı normal. Daha ne olsun?

bağdagül: sanırım herkesin duygu özaslan’dan görüp aldığı peeling. çok çok iyi bir peeling değil peelingde partiküllerin sık ve küçük olmasından yanayım ama iş görür mü görür.

mukaddes: kokusu enfes olan ancak uygulama esnasında yüz tırmalayan peeling.

rezzan: Minicik 50 ml tüpte olduğuna bakmayın¸ o kadar bereketli bir ürün ki. Benim sevme nedenim¸ yüzümden tek su darbesiyle çıkması. Yani öyle diğer peelingler¸ jeller gibi ovalanmaya gerek duymaması. Mis gibi kokuyor¸ bir de karaborsa yani bulursanız 2¸3 tane kapın zira çoğu indirim dönemi mağazalarda bulunmuyor.

ülkü: haftada bir olmak üzere 3 aydır kullanıyordum ki tek tük çıkan sivilcemsi pütürcüklerin gitgide artması ve abarması nedeniyle yeni bir peeling arayışına girmeye karar verdim. kullanım sonrası yaşattığı his güzeldi ama üzdü.

andaç: Bu hafta denk gelince merakımdan aldım ve bir kere kullandım. Dün de küçük sivilceler çıktı yüzümde. animus ‘un entrysini okuyana kadar bende de oluşan bu pütür pütür küçük sivilcelerin sebebinin çekirdek yemem olduğunu sanıyordum. Burnumdaki siyah noktaları iyi temizlediğini söyleyebilirim ama bence övüldüğü kadar iyi bir ürün değil.

adel: içerisindeki tanecikleri kafam kadar olan peeling.

kamile: Tanecikleri çok az ve iri. Bir kez denedim ve sevemedim. Boyun ve dekolte bölgem için kullanmaya karar verdim.

deste: Birkaç kere yüzümde kullandım ama içim rahat etmedi bir.türlü¸ Yüzümü çiziyormuş gibi geldi ben de vücut peelingi olarak değerlendiriyorum arada dudak peelingi olarak da kullanıyorum.

tülin: Bir tek bende mi küçük pütürcük sivilce yaptı acaba? roaccutanne tedavim biteli 2 ay oldu peeling kullanıyım dedim¸ sonra fark ettim ki bunu kullandıkça minik şeyler çıkıyo¸ ödüm koptu. Neyseki kullanmayı kestikten sonra bir daha çıkmadı. Valla yüreğime iniyodu¸ roaccutanne tedavim işe yaramadı diye.

sanem: azıcık bile sivilceniz varsa kesinlikle kullanmayın benim bir iki tane vardı onlara dokunmadan uyguluyordum baya da bi uyguladım sivilcelere getirmediğim için bi şey olmaz sanıyordum sonra bir öğrendim meğer cildim çok fazla tahriş olmuş ve hatta çene bölgende ten rengim koyulaşmaya başlamışaman dikkat cicişler ben ettim siz etmeyin

zeliha: Yağlı Cilt sahibiyim öncelikle. Kışın karma oluyor diyebilirim. Öncelikle ürünün boyutu gözüme az gözükse de sonradan anladım ki epey götürür bu beni.az bir miktarı uygulama için yetiyor.bende herhangi bir kurutma yapmadı/nem vermedi. Peeling işini güzelce yaptı ve aydınlık bir görüntü verdi. Bunu yaparken de cildimi zedelemedi . Kokusu öyle aman aman yoğun bir koku değil. Yıkadıktan sonra da alamadım ama açıkçası hoşuma da gitmedi. Fakat rahatsız edici bir yoğunlukta olmadığı için problem teşkil etmiyor. Merak ettiğim Peelingleri deneyip¸ mükemmeli bulamazsam benim tekrar alıp kullanacağım bir üründü.

diler: kesinlikle overrated. Net.

dilay: Bayılarak kullandığım peeling. Bloggerların o kadar övdüğü şeyleri kullanmaya zaman zaman çekinsem de bu peeling konusunda kesinlikle çok haklılar. Yüzü germeden¸ kurutmadan pırıl pırıl yapan¸ hatta sonrasında hafif nemli bir his bırakan harika ötesi peelingdir.

meryem: Muhteşem ötesi derecede kayısı kokan¸ minik tanecikli¸ cildi yumuşatan peeling. ayrıca üzerinde yazdığı kadarıyla da içinde paraben bulunmuyormuş.

müjgan: Herkes çok övdüğü için denemek istedim. Kokusu gerçekten çok hoş. Düzenli kullanımda ışıltı verdiğini söylüyor. Bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama mesela normal bir ürünle yüzünüzü yikadiniz eliniz yüzünüzde kayar ama bunu kullandığım zaman yüzüm ıslak dahi olsa matlaşıyor böyle elimi yüzümde gezdiremiyorum sanki. Köpüren bi yapısı yok. Ama temizliyor baya garip bi ürün.

hülya: Herkesin aşırı tavsiyesi üzerine dayanamayıp ben de aldım bu peelingi¸ üstelik doğum günü kampanyasıyla 2 adet 15 liraya geldi ve yanında 1 adet şampuan hediye ettiler. Dokusuna gelecek olursak Almanya’dan aldığım rituals’ın peelinginden sonra içeriğindeki tanecikler biraz büyük geldi¸ ama genel olarak çoğu peeling ürünü bu şekilde zaten. Kokusu gerçekten yeme isteği uyandırmıyor değil. Sevdim. Temizledi¸ ferahlattı ve Nemlendirici ile uygulandığında başarılı diyebileceğim bir ürün.

afra: Yüzümü tahriş etmeyen ve çok güzel kokan bir peeling. Tanecikleri ne çok büyük ne de çok küçük. Paketinin küçük olması bir dezavantaj ama parmağımın ucuna mercimek tanesi kadar sürdüğümde onu tüm yüzüme yedirebiliyorum. Bu yüzden paket küçük olsa da uzun süre gidiyor. Fiyatı da gayet uygun. Çok tutulan bir ürün olduğu için bulmak zor olabiliyor. Bu yüzden bitmesini beklemeden yedeklemek en iyisi. Yves Rocher ürünleri doğal ürünler olduğu için kullanım süresine dikkat etmek gerekiyor. 6 ay içerisinde tüketilmesi öneriliyor. Bu yüzden fazla bekletmemek en iyisi.

ülfet: Zaten bu markanın ojelerini ekstra seviyorum ama bu peelingide oldukça başarılı hem yumuşacık hem etkisi kalıcı hemde kokusu bir harika dostum..

melisa: kendisini uzun zamandır çok sevmem ve kullanmama rağmen son zamanlarda hiçbir etkisini göremedim. eskiden yumuşacık olurdu hemen cildim şimdi aşırı kurutuyor. artık kullanmıyorum¸ tavsiye edilir ama daha iyileri var zaman kaybetmeye değecek bir ürün değil.

rahime: kokusu çok güzel fakat ben ortada peeling etkisi göremedim¸ ölü derilere bi faydası yok.

selma: yaklaşık bir yıl önce bir yves rocher alışverişimde hediye olarak verilmişti ve yüzüne dahi bakmamıştım. Sonra tesadüfen duygu özaslan’ın bir videosunda övgüyle bahsettiğini duyunca bir şans veriyim dedim ve o zamandan beri nerdeyse her banyo sırasında kullanıyorum ve kullandığımdan beri sanki cildim daha parlak ve cilt rengim daha eşit. Güzel bir ürün.

arya: karma ve hassas bir cilt tipim var ve ben bu ürünü hiç beğenmedim. bence amacına hiç hizmet etmiyor. başarılı bir peeling etkisi sağladığını düşünmüyorum. kokusu güzel¸ taneciklerinin iri olması güzel yüzü acıtmıyor ancak temizlemiyor da. o nedenle para kaybı olduğunu düşünüyorum.

fulden: Ben beğenmedim ya bu ürünü 🙁 Kokusu hissi falan çok güzel evet ama benim cildimin büyük bir sorunu var ki o da burun ve alın bölgem bildiğiniz pul pul oluyor soyuluyor resmen. İçindeki tanecikler çok az geldi bana 🙁 .Mac’in bu siyah bi Peelingi vardı onu kullanıyordum ondan memnundum fena değildi ama fiyatı çok yüksek geldi bana sonra almadım. Güzel Peeling önerileriniz varsa mesaj kutuma bekliyorum arkadaşlar:)

gülşen: Bir çok marka araştırması yaparken siz sevgili cicişlerin bu peeling için söylediği olumlu yorumları göz önünde bulundurarak en yakın yves rocher mağazasında buldum kendimi. Denedim çok beğendim yves rocher benim sürekli alışveriş yaptığım bir mağaza ve ben nasıl bu peelingden habersizdim bilmiyorum.

ümran: Kullandıktan sonra ciltte bıraktığı tertemiz hissi o kadar hoşuma gidiyor ki sırf o his için hafifçe yüzüme sürüp peeling yapmadan duruladığım oluyor.

füsun: aşırı aşırı beğenerek kullandığım ürün. kullanım sonrası cildim bebek cildine dönüyor sanki. sanırım çoğu kişi Duygu Özaslan sayesinde tanıştı bu ürünle benim gibi¸ ama gerçekten bütün övgüleri hak ediyor. haftada 2-3 uyguluyorum tanecikleri biraz sert çünkü. tek eksi yanından bahsedecek olursam ürünün tam olarak bitirilememesi. parmaklarım acıyıncaya kadar sıkıyorum bitmeye yakın ama tüpte yine kalıyor¸ yani ziyan oluyor bir kısmı. bunun haricinde kokusu¸ verdiği temizlik hissi ve hafif yapısıyla dört dörtlük bir üründür. üçüncü tüpüm de bitti gelsin dördüncü!

melike: Fiyatına göre oldukça başarılı bulduğum peeling. Hafif yapısından dolayı da ben iki günde bir uyguluyorum bu ürünü. Çünkü bir hafta bekledim mi burnumun üstü pütür pütür oluyo ve makyaj çok kötü duruyo. O yüzden hem kokusundan hem cildi çok yormamasından dolayı bittikçe alıcağım bir ürün

zübeyde: Ben şahsen beğenmedim¸ yani daha doğrusu herhangi bir etki görmedim. Ben peelingleri banyoda hafta bir ya da iki ihtiyacıma göre hazır cildim yumuşamışken kullanıyorum ve bunun da fark yaratan bir etkisi olmadı¸ sadece iri tanecikleri yüzünden cildimi çok yıpratıyormuşum hissi uyandı bende. Bunun yerine lila kutudan (bkz: natura house fior di ulivo scrub) ını almıştım¸ % bilmem kaç doğal içerikli. Fiyatı da miktarına göre gayet uygundu. Onu tavsiye ederim.

balın: Aslında benimde çok memnun olmadığım bir üründü. ciciş’de bu kadar beğenilince dedim vardır bir iş. Yukarı da ili yoruma katılıyorum. Tanecikleri daha ufak ve daha sık peelingler bence daha iyi iş görür. Ben 3 paket almıştım ve kalan 2 paketi daha açmadım bile. Tek artıdı kokusu. Bir daha alacağımı sanmıyorum.

naz: yorumlara bakınca şaşırdım çünkü bu ürünün temizlik ile uzaktan yakındana alakası yok bence. artıları fiyatının çok uygun olması¸ cildi nemlendirmesi ve uzun süre kullanabilmeniz (haftada bir kez kullanıyorum). eksileri ise taneciklerinin az ve büyük olması daha ince yapılı peelingleri daha başarılı buluyorum. taneleri bence iri ama cildinizi tahriş edecek boyutta değil. sonuç olarak fiyatına göre gayet iyi bir ürün

sibel: çok memnunum¸ 2. paketime geçtim¸ bittikçe de alırım. Kokusu yeter!

günsel: İnternette çoğunluk övdüğü için gittim aldım. İlk defa bugün denedim ve bence çok başarılı. Tabi başka insanların sevmemelerini de anlıyorum. Şöyle açıklayayım benim yanaklarım pürüzsüz ve normal ancak alnım ve burnum hem kuru hem yağlı (ben de bilmiyorum) hele burnum… Cakey görüntüler mi dersiniz¸ peelinglere rağmen duran ölü deri mi dersiniz (nivea¸ garnier¸ neutrogena gibi markaları tek tek denedim) en sonunda kabullenmiştim bu böyle diye hatta bu peelingden böyle bi beklentim yoktu temizlik hissi falan olsa güzel olur diyodum çünkü nivea yanaklarımı kurutuyor garnier yağlı his bırakıyor ara ürün hiç denk gelmedi.Asıl ürün yorumum ise şu burun¸ alın neresi isterseniz pürüzsüz ve rahatsız edici kuruluk veya yağlılık hisleri yok. Üstelik sabah yaptığım peelingin üstüne bi ton makyaj yaptım akşam silince tekrar mı yıkasam yüzümü diye düşündüm ama gerek kalmadı hala pürüzsüzlük ve temizlik hissi devam ediyor. Sadece yüzümü makyaj suyuyla silip ılık suyla duruladım.

almila: 133 liralık l’occitane peelingden çok daha güzel temizlenmiş hissi veren peeling. ikisinin de kokusu çok güzel ama bunun verdiği temizlik hissi çok daha net. bana kalırsa hiç bir ürün¸ hiç bir peeling kalıcı bir etki bırakamıyor zaten. yine de cilt bakımına olan ilgim sebebiyle ısrarla yeni peelingler¸ maskeler denesem de bu da bittikçe mutlaka aldığım ürünlerden.

güldem: “Çok abartılacak¸göklere çıkartılacak¸uğrunda ölüp bitilecek bir ürün mü?” diye sorarsanız bence değil.Kötü değil evet kokusu¸bereketli oluşu iyi fakat yazın kullandığım için mi bilmiyorum sanki gözenek görüntüsü arttırdı.Bilmiyorum ki hayatında bütün ergenliği boyunca alnında¸yanağında¸çenesinde 1 tane sivilce çıkarmamış¸siyah noktası aşırı az bir cildim vardır ama gözenek oldu nedensizce.Bir de kışın kullanmayı deneyeceğim belki güzel sonuçlar alabilirim.

elvan: benim cildime birazcık sert gelen peeling. 2 paket bitirdim¸gramajı az¸fiyatı uygun. ama nedense farklı peelingler denemek istiyorum. yinede aklımda büyük ihtimalle dönüp dolaşıp yine onu alacağım.

derya: Bloglarda bu kadar övülmesine dayanamayıp aldığım peeling. Sanırım herkes benim gibi etkilenmiş olacak hiçbir mağazasında bulamıyordum¸ iki gün önce yeni gelmişken yakaladım. Arayanlar Tunalı hilmi caddesi’ndeki mağazasında nokta atışı yapabilirler. Bir kez kullandım ama Yapısı hafif geldi. Ne kadar fazla tanecikli olsa ve yüzüme bastırırsam¸ acıtsam daha iyi temizlenir gibi manyakça bir mantığım olduğu için de olabilir tabii. Kokusu çok güzel¸ bir de nemlendirme özelliği var sanırım. Ama Taneciği az¸ fazla olsa süper olurmuş bence. Sanırım bir daha almam.

şengül: Yakında üçüncü paketini açacağım peeling. haftada iki kere duştan çıktıktan hemen sonra yumuşamış yüzüme uyguluyorum. alerji veya gerilme gibi bir durum yaşamadım. özellikle t bölgemde yağlanma kaynaklı kalıntıları güzel temizliyor.

ümmiye: Duygu özaslan tavsiyesi ile alıp bayıldığım perling hem çok uygun hem beklentimi karşıladı hem de sadece 12 lira mı ne şahane bir ürün

ışıl: Haftada iki kere banyodan çıktıktan sonra yaptığım hede.Yer yer kuruluktan yarılan pullanan su ile bile yıkasam gerilen cildime kullanıyorum.Ben bu ürünü pek umutlu olmayarak son 15 liramla almıştım(öğrenci kafası).Nemlendirici üstü fondöten uygulasam kuru kuru pırtık pırtık kabuklu duran cildime çoook iyi geldi¸ tabiki iki üç günümü ancak kurtarıyor sonra yine bir peeling seansı gerekiyor.Kremsi bir yapısı olmamasına rağmen nası nemlendirdi diye düşünürken kuruluğumun biraz da ölü deriden olduğunu farketmemi sağlamıştır.Kokusu harika bir kayısı kokusu ufacık tüp oldukça bereketli geldi bana bayağı yayılıyor.Islattığım yüzüne hafif ovalayarak kullanıyorum.Siyah noktayı kökten silecek kadar etkili medikal bir ürün değil tabi ki ama temizlendiğinizi de bariz hissettiriyor.

gonca: bende de sivilce yapan ürün¸ ne yazık ki…

oya: kokusuyla sizi kendine aşık eden¸ içerisinde minik minik kayısı çekirdekleri parçacıkları bulunan peeling . Tanecikleri yüzümü tahriş etmedi¸ alerjik bir durum yaratmadı. hem bu kadar doğal bir ürün hem etkisi güzel¸ fiyatı da çok uygun bittikçe alırım ben bunu. fiyatı da unutmadan 12.90’dı sanırım. 🙂

eftalya: Duygu Özaslan videolarında sık sık methettiğinden dünkü alışverişimde edindiğim ürün. Eve gelir gelmez denedim ve herkesin de bahsettiği üzere kokusundan başka hiçbir şeye odaklanamadım! O parlak¸ kremsi¸ çekirdekli ve mis kokulu tüpü resmen ağzıma sıkasım geldi. Kokusu haricinde… Evet maalesef gramajı oldukça düşük. Ancak peelingi uyguladıktan sonra cildimdeki kuru olmayan ancak mat görüntü ve enfes koku beni bu peelingi sık sık almaya itecek gibi görünüyor. Paraben içermemesi ve taneciklerinin cildi tahriş etmeyecek boyutta oluşu benim için diğer artılar. Ve tabii bir de benim gibi ürünlerin görünüşü de sizi cezbediyorsa mutlaka bi şans verin derim.

hadise: ben seviyorum bunu¸ geçen sene aldım. birkaç kez kullanmışımdır¸ unutuyorum hep. ama müthiş kokuyor. sonucu bilmiyorum ten sorunum yok¸ arada peeling olsun diye 2-3 ayda 1 banyoda görünce sürdüm. zararı yok en azından.

ecem: son 3 senedir düzenli olarak kullandığım peeling. Araya başka hiç bir ürün sokmadım 🙂 Kıvamı çok güzel¸ uygularken fazla bastırsam bile kuru-hassas cildimi hiç tahriş etmedi. Fiyatı da oldukça uygun. Zaten genelde indirim dönemlerine denk getiriyorum. Bolca stoklayınız¸ benden tavsiye 🙂

ceylan: Karma cildim icin olmasa da olur dedirten bir peeling.Evet kokusu cok guzel¸ evet benim yuzumde sivilce vs yapmadi ama tanecikleri az geldi bana yani sanki olu deriyi temizleyemiyomus gibi hissediyorum ya da bende bir sorun var. Onun disinda biraktigi his guzel. Karma cildimde yaglanma yapmadi. Bir daha alir miyim sanirim almam.

funda: Kokusuyla insanı etkileyen bir peeling.Ancak beklediğim gibi çıkmadı.-Beğendiğim yönleri¸Kokusu:çok ama çok hoş¸insanın her gün süresi geliyor.Temizlenme biçimi:Daha önce tüm temizleme jellerinde ve peelinglerinde yaşadığım şeydi bu.Yüzümden çıkmamış gibi hissediyordum.Yapış yapış kalmış gibi ama bunda öyle olmadı.Yumuşatması:Valla cildimi yumuşacık ve arınmış hissediyor.-Beğenmediğim yönleri¸Bıraktığı his:cildimde kuruluk yaptı.Kullandıktan sonra ağız kenarlarım ve burnumda kuruluk getirdi.Huzursuz hissettim.Yağ:ilk başta arınmış gibi hissetsem de bir kaç saat sonra yağlı kaldığını belki de çabukça yağlandığını fark ettim.Fiyat:pahalı değil ancak küçük bir kutusu var ondan daha aşağıfiyatlarda ve daha iyi performanslarda ürün bulabiliyorum zaten.Genede alırım¸acımam.

melek: Herkes ölüp biterken ben neden sevemedim acaba dediğim peeling. Öncelikle kokusunu hiç sevmedim meyveli uyduruk sabun kokuyor bana göre. Cildimi ölü derilerden atiyor mu yoksa sadece sebumu kurutup cildimi gicir gicir mi yapiyor onu da anlamis degilim siyah noktalarimda bi azalma goremedim cunku. Fiyatinin makul olmasi disinda bana gore pek artisi olmayan peeling.

nihan: Eminim bi çok kişi kokusu için bile alır bu peelingi . ben bayılıyorum kokusuna da kendisine de. Çok hafif bir peeling. Ne cildi yoruyor ne de yıkarken çıkarmak için 10 dk uğraşıyorsunuz. Bence fiyatına göre performansı çok iyi .

cansın: bi naneye yaramayan peeling.hiçbir etkisi olmaz mı arkadaş? olmuyor. sadece kokusunu çok beğendim¸ bütün tüpü ağzıma sıkıcam hastanelik olucam galiba.ben daha sert ve iri taneli peelinglerden hoşlanıyorum zannımca.

melda: hassas cildime vura vura uyguladığım ama yine de cildime dokunmayan peeling. oooo güzel mi güzel¸ yumuşak filan ama ben temizlendiğini hissedemedim¸ o ağırlığı atamadı tam yüzümden sanki. pek peeling tecrübem yok ama hoş kokuyor¸ biterse (?????) alırım belki.

julide: Ara ara kendisi karaborsa olan peeling. Başıma bir şey gelmeyecekse¸ ben bunu sivilcem çıkmadığı sürece her sabah cildimi temizlemek için kullanıyorum. Çünkü yapısı bence inanılmaz hafif ve cildimde hiçbir tahrişe sebep olmadı. Şu an dördüncü veya beşinci tüpümdeyim. Geceleri daha ağır temizleyiciler kullanıyorum¸ sabah da kendimle çok uğraşasım gelmediği için böyle hafif yapılı ürünlere yöneliyorum. Açıkçası peeling olarak tamamen siyah noktaları geçirdiğini söyleyemem ama cildi yumuşacık yapıyor ve fiyatı da çok uygun olduğu için denemeye kesinlikle değer.

alpike: çok güzel kokulu¸ içinde sert peeling tanecikleri barındıran güzel bir ürün. ben bunu 3 günde bir kullanıyorum. hemen sürdükten sonra yıkamıyorum ama . az sertleşip maske kıvamına gelmesini bekliyorum. siyah noktaları tam olarak tabi ki süpürmüyor. ama geriyor cildi ve yumuşacık yapıyor. bitmek üzere benimki. ve bir daha alır mıyım evet kesinlikle. ayrıca kabı çok küçük olmasına rağmen bitmeyen bir ürün. fiyat olarak da çok uygun.

adile: ekmeğin üzerine sürüp yemek istediğimdir. izmir agora mağazasında fazlaca vardı dün. stok yapmak isteyen ya da arayıp bulamayan izmirli bebeklere müjde olsun.

özge: her kokladığımda yemek istediğim peeling yüzüme bir ya da iki hafta aralıkla uyguluyorum ve gerçekten çok başarılı buluyorum. ince tanecikli olduğu için çizme vs olmuyor aynı zamanda güzel de nemlendiriyor.

müjde: Banyoda kullandığım peeling kendisi. Bıraktığı yumuşak hissi¸ sivilce yapmamasını ve kokusunu çok sevdim.

pelin: Öncelikle kokusu kokusu kokusu:) İlk kez hediye olarak verilmişti bana mağazada bir alışverişimden sonra o kadar küçük tatlı bir paketi var ki işe yaramaz sandım (bende böyle bi algı var nedense sanki satamayacakları şeyi küçük tatlı paketlere koyuyorlar gibi)En iyi sonucu duştan sonra yaptığımda aldım. Çizmiyor¸ çok germiyor¸ güzel temizliyor. Bittikçe alıyorum ama derinlemesine temizlik için daha nadir kullanmalık peeling arayışındayım:)

eda: Kokusunu ve ciltte bıraktığı hissi beğendiğim ancak etkisi çok da uzun sürmeyen peeling. Cildim karma¸ özellikle burun bölgemdeki siyah noktalardan çok rahatsızım. Bu peeling kısa süreli de olsa siyah noktaları geçiriyor ancak kullandıktan 1-2 saat sonra cildim yine eski haline dönmeye başlıyor. Ufak bir miktarı cildinizi temizlemeye yetiyor¸ bu nedenle küçücük tüpün uzun bir süre gideceğini söyleyebilirim. Bu tüp bittikten sonra başka markalarda şansımı deneyeceğim¸ onlarda da istediğimi bulamazsam belki tekrar almayı düşünebilirim.

selda: Sürümü inanılmaz kolay olan oje grubu.

cansel: Fırçası asla çizgi çizgi görünüme sebep olmayan¸ tek katta rengini veren¸ uzun süre kalıcı ve parlak görünümlü şahane bir üründür. Kırmızı¸ bordo¸ nude ve lacivert renklerini kullanıyorum. Herhangi bir soyulma sorunu yaşamadım.

berçin: Eski oje serisinden 82- Brun noir (evet bu en favorimdi kahve-bordo parlak bi renk maalesef bulamıyorum artık) 103-Rubis tam bir bordo tek kat kullanımı bile koyu duruyor.102-Aubergine hoş bir mor (uzun süre mor oje aramıştım vakti zamanında)52- Beige Nacre içinde hafif pırıltısı olan gayet beğendigim bir nude rengi.104- Framboise bunu yaz aylarında kullanmayı seviyorum. 106- Taupe 63- Bleu Pensee Lacivert mürekkep rengi hoş bişiiAyrıca tırnaklarım çok kırıldığından kırılma karşıtı baz ojesi ve french manikür için küt uçlu fırçasıyla beyaz rengini kullanıyorum..

melodi: Ciddi anlamda abartıldığını düşündüğüm oje serisi. Bu kadar çok övüldüğünü görünce denemek için kırmızı olanını büyük bir hevesle aldım. Evet tek katta şişedeki rengi veriyor ama ertesi güne kalmadan soyulmaya başlıyor ve daha 3. kullanışım olmasına rağmen neredeyse yarılanmış. Ayrıca neden bilmiyorum ama sanki bozulmaya başladı gibi kıvamı değişmeye başladı.

benli: baz ojesi gerçekten mükemmel olandır. cicişlerin dediği gibi her türlü ojenin ömrünü 2-3 katına çıkarıyor.

gülçin: her avm’ ye uğradığımda bir rengini aldığım oje¸ o kadar mükemmeller ki. bir kere fırçasının şekli çok iyi ve tek seferde kusursuz sürebiliyorsunuz. kalıcılığı da mükemmel ve tek kat sürüyorum ben bunları¸ buna rağmen verim alabiliyorum. yves rocher den alıp ta bu kadar bayıldığım bir şey olmamıştı hiç.

fehime: Harika ojelerdir ancak 5ml yani şişesi çok küçüktür. Benim favorim tırnak duzgunlestirici ve sararma önleyici baz ojesidir. Gerçekten sararmayı engellediğini üzerine sürülen ojeyi daha kalıcı yaptığını gözlemledim. Ayrıca bu baz tırnak fondöteni gibi tek ya da iki kat uygulanarak da kullanıldığında tırnakları harika gösteriyor. Bitince tekrar tekrar alacağım bir baz oje..gorsellere ekledim..

rengin: tek kelime ile enfes bir ojedir. hem hızlı kurur¸ hem yapısı opaktır¸ hem de geç soyulur. siyah¸ gri¸ bordo ve morunu kullanıyorum¸ bir de şeffaf ojesini aldım. başka ojeye elim gitmez oldu¸ en sevdiklerim bir kenarda kaldı bunları alınca. şimdi de bej renginde gözüm var ama hadi bakalım.

nükhet: mor rengine sahip olduğum ojedir. gerçekten rengi bir harika ve denildiği gibi tek katta çok güzel renk veriyor hatta emin olamadığım için ikinci katı geçtiğimde kıyasladım ve tek katla ikinci kat arasında çok da bir fark yok. flormardaki gibi ikinci katı geçtiğinizde renk evrim geçirmiyor en azından . top coat sürmeme de gerek kalmadı çünkü kendiliğinden gelen çok güzel bir parlaklığı var.

ulviye: Beni daha yarısına gelmeden taş gibi kuruyan ama renginden dolayı sürekli aldığım dior lili oje masrafından kurtardığı için mmlke’ye teşekkür ediyorum. 03 beige radieux rengi dior liliye neredeyse birebir benzemektedir. Sürümü çok rahat¸ yapısı dalgalanmaya müsait olsa da dalgalanma olmuyor¸ 2 katta full kapatıcı¸ fırçası yassı¸ kuruma biraz yavaş ama top-coat sürdüğüm için çok etkilenmiyorum. Elleri tertemiz gösteriyor.

berva: 03 numarasi dior Lily ojeye muadil olan oje serisidir

meltem: Bir ben mi memnun kalmamışım ¸ anlayamadım.Evet . örtücülüğü güzel ¸ renkleri güzel…Fakat kalıcılık anlamında çok zayıf buldum.Ertesi gün uçlarından çıkmaya başladı.Top coatlı sürdüm ¸ top coatsız sürdüm ¸ bazla sürdüm…Aynı sonuç !Hani eli sudan çıkmayan biri de değilim.benim için hayal kırıklığı oldu yani .

piraye: sürümü¸ renk verişi güzel olan fakat çabuk bozulan oje.

zehra: Gidip tüm renklerini toplayacağım oje serisi. Formülü china glaze’ler gibi¸ fırça yassı¸ tek hamlede sürülüyor¸ top coat suz kullanımda parlaklığını yitirmiyor. Daha çok renk seçeneği olsa keşke.

nuran: yapısını ve sürümünü çok beğendiğim ojeler¸ öyle ki daha az kullandığınız elinizle baskın elinize sürerken bile sıkıntı olmuyor¸ tek katta rengini veriyor ve kalıcılığı da gayet iyi. dalga dalga bir görüntüsü yok kesinlikle ve üzerine top coat uygulamadan da carsaf izi yastık yorgan izi olmuyor. hele hele elinizde flormarın cilası varsa sakın sürmeyin¸ kendisi güzelim ojemi mahvetti¸ çıkarıp tekrar sürdüm¸ daha iyi sonuç aldım kesinlikle. bu ojelerin renk çeşitliliği de güzel ve base coat ve top coat ları da vardı yanlış hatırlamıyorsam. onlara da bir şans vermeyi düşünüyorum.

berinay: buradaki yorumları okuyup gri rengini aldım. ojenin sürümü gerçekten kolay¸bugüne dek en az bulaştırdığım oje oldu diyebilirim. çabuk kuruyor hemen çıkmıyor¸ oldukça dayanıklı. renk olarak da güzel tonda bir gri. gerçekten de gramaj olarak küçük ve pahada biraz yüksek. ancak kıvamında herhangi bir kayıp yaşamadan bir şişe ojenin tamamını bitirmek de kolay değil ve çok sıkıcı:) bu nedenle fiyat olarak rahatsız edici bir seviyede seyretmediğini düşünüyorum.

serpil: geçen haftalarda¸ henüz kozmetik diyetine başlamadan önce merakıma yenik düşüp aldığım oje. 5 ml gibi küçücük şişesine 10 tl vermek biraz mantıksız geldi aslında. çünkü mesela flormarın standart oje şişeleri 11 ml ama fiyatı yves rocher’in yarısından da az. neyse efendim¸ sonuç olarak aldım ve şu an iyi ki almışım diyorum. 4 gün oldu¸ en ufak bir deformasyon yok¸ sürümü de çok rahattı. hatta sürdüm¸ kuruduktan sonra yattım fakat çarşaf izinden falan eser yoktu. ojeyi çıkardıktan sonra tırnaklarım sararmadı da¸ ki genelde sararır ve hiç sevmem bu durumu. kısacası bence güzel bir oje¸ fiyatı bana göre küçük şişede bir oje için hala yüksek olsa da indirimlerde alınabilir diyorum.

ülker: eski oje serisinden mauve adlı renk bende var kısaca lila diyorum:) ve yapısı ne çok sıvı ne çok yoğun sürümü kolay nerdeyse tek katta opaklık elde edebiliyorum ve kalıcılığı 3-4 gün ki ben top coat vs kullanmıyorum. Duyduğuma göre yeni serisindeki ojeler daha iyimiş bakalım.

handan: 73 numarası tam bir çağla badem rengidir. kalıcılığı¸ kuruması¸ örtücülüğü mükemmel. hakikaten fiyatına değiyor.

nural: Fiyatını hakettiğini düşündüğüm ojedir. Başarılı.

emel: 3 gün önce denediğim oje. kalıcılığı gayet iyi ayrıca tek kat sürdüğünüzde bile kapatıcılık sağlıyor. fiyatı biraz pahalı olmasına rağmen diğerlerinide deneyeceğim.

anka: Bugün ilk kez kullandığım¸ alırken bir ojeye 10 lira neden veriyorum diye düşündüğüm¸ ama kullanınca iyi ki almışım dediğim oje. Tek katta kapatıcılık sağlıyor¸ bunu yaparken de aşırı kalın bir görüntü vermiyor. Flormar ın tek katta kapatıcılık sağlayan ojeleri bana aşırı kalın geliyor ve sevmiyorum. Fırçası klasik oje fırçasından daha kalın ama rimmel london ojelerinki kadar da kalın değil. Rahat bir sürüm sağlıyor.Bu yoğunluğuna rağmen inanılmaz hızlı kurudu. Sürdükten 1-2 dk sonra tamamen kurumuştu. Reklam yazısı gibi oldu ama ben bu ojeyi çok sevdim. Gramajının azlığı ve pahalılığına rağmen diğer renklerine de bakacağım.

iclal: ürünü fazlasıyla emiyor ve sadece benimki mi böyle çıktı bilemiyorum ama tamamen yumuşaması ve şişmesi için en az 30 saniye suyun altında tutmam gerekiyor. aksi halde nemli ama sert bir lastik olarak kalıyor¸ yani istediğim yapıya ulaşabilmesi için çok suya ihtiyacı var. bir de sivri kısmı kesinlikle göz altlarına uygun değil¸ süngeri elimde iyice sıkıp ucunu sivrilterek uygulamaya çalışsam da olmuyor. yani çok da abartmaya gerek olmayan bir sünger benim için kısacası.

fahrünissa: Gerçekten fazlasıyla ürün emiyor¸bir pompa fondötenle ile tüm yüzümü nötrlerken bu süngerle bir pompa sadece yanaklarıma yetiyor.sivri kısma gelecek olursak göz altı amaçlı mı gerçekten hangi canlı yüzüne uygun yapıldı bu?Popüler kültür etkisinde kalıp aldığım f/o açısından sınıfta kalan bir ürün oldu.Yves rocher azıcık anatomi çalışın :d

cilvenaz: şimdiye dek real techniques¸ beauty blender¸ h&m ve eklips süngerleri kullandım ve malesef içlerinde en sevmediğim bu oldu.ilk olarak¸ zaten az ürün kullanan birisiyim¸ ürünün büyük bir kısmını sünger yutuyor. eklips bu konuda en kötü örnekti benim için ama bu onun da üzerinde şu an.sünger çok hızlı kuruyor ama bu bahsettiğim kuruma kullanım esnasında ıslaklığını yitirmesi nemini iyi aldığınız zaman tekrar ıslatma ihtiyacı duyuyorsunuz kısa zamanda. bu olay beauty blender iyice eskidiği zaman oluyor ama yeni süngerde olması garip geldi.kullanırken nemini hızlı kaybetmesinin yanı sıra yıkadıktan sonra da kuruması bir o kadar uzun sürüyor.çok tok bir sünger¸ yani çok sıkı bir yapısı var¸ beauty blender gibi gevşek ve yumuşak değil. h&m ve real techniques bir nebze toktu beauty blendera göre ama bununki artık sertlik gibişekline güvenemiyorum bir türlü bu süngerin. eklips süngerle neredeyse aynı ve o süngerim çok hızlı yırtılmıştı. bunda da sanki yıkarken tutma yerlerinden kopacakmış gibi bir hissiyata kapılıyorum.sivri ucunu hiç ama hiç beğenmedim. göz altlarına girmek için çok büyük¸ sıkıştırıp kullanmaya çalıştığımda da bir türlü elimde tutamıyorum¸ sanki sünger sıkıştırılmaya garezi varmış gibi şekillere giriyor sonuç olarak: sevmedim. 4-5 liralık eklips süngerden hiçbir farkı yok¸ ek bir özelliği yok ayrıca 10 lira daha fazla.not: bendeki ürün tekrar stoklanmış olan ürün. daha önceki formülasyonunu kullanmadım bilemeyeceğim haliyle¸ ama bu ürünün beauty blendera muadil olmakla alakası yok.

hürmüz: Nesinin ovuldugunu anlamadigum¸ aldigima pisman oldugum sunger. Sekli eklipsle ayni¸ yapilari birebir ayni olmasa da.eklips daha yumusak. Beauty blender ile zerre alakasi yok. Urunu bayaa emiyor. Hnm sunger daha basarili o da emiyor ama daha yumusak en azindan. Bb den de cok begendigim real tech. Sunger indirimde 19 tl ye dusuyorken¸ yves rocher sungere 17tl vermeyi ve magaza magaza aramayi hic anlamadim. Kolay kolay kotu urun yorumu girmem ama cidden abartilmis bir urun.

izel: Cok memnun oldugum¸ hatta 2. Sini aldigim sunger. Bekledigimden fazla urun emiyor ama sonuctan memnunum.

behrem: sırf çok satıldı diye bir senede yüzde elli zam yediği için almayacağım sünger.

esmeray: suyla güzel şişiyor¸yumuşacık ve fondoteni doğal bir şekilde cilde yediriyor.ben de 14.90 a aldım.olumsuz yanları biraz ürün emiyor ve beyaz renkte olduğu için çabuk kirleniyor.gözaltına kapatıcı kullanımı içinde çok uygun olduğunu düşünmüyorum.

imran: Beauty Blender a ne kadar muadil gösterilse de çok fazla ürün emen fondöten. Bu hatayı bende çok yaptım h&m¸ yves rocher¸ real techniques hepsini denedim ki toplamda verdiğim parayla bb alabilirdim. Benim yaptığım hatayı yapmayın alın bir bb kafanız rahat olsun böyle uygununu bulacağım diye uğraşınca daha fazla maliyet artı hayal kırıklığı oluyor. Örnek verecek olursam en son h&m süngerş almak için girdiğim h&m den 50 tl ödeyerek çıktım alışverişime bakınca almasaydım bir şey kaybedeceğim şeyler değildi oraya o parayı ödeyeceğime gidip bb alabilirdim. Bir düşünün bence bu hatayı biz kadınlar çokça yapıyoruz

latife: Beauty Blender’ım eskiyince denemek için aldım. Hem boyasız hem de gerçekten yumuşak bir ürün. Tasarım olarak bilindiği gibi sivri tarafı göz çevresi ve burun kenarı için¸ geniş tarafı ise yanak ve yüzdeki diğer bölgeler için kullanıyor. Ürünü nemli olarak kullandığınızda fondöteni emmiyor ve gerçekten sanki yüzünüzde hiçbir şey yok gibi gösteriyor. Cilde eşit şekilde ürünü dağıtıyor. Temizliğini beyaz sabunla yapıyorum¸ sonuçtan memnunum. Fiyatına gelince¸ daha önce 8 TL olan süngeri geçen hafta 14 TL’ye aldım. Ürün tutuldu diye fiyat arttırmak bence fırsatçılık Yves Rocher.

güven: neden bu kadar sevildiğini anlayamadığım Sünger. yumuşak Sünger iyidir ama bu fazla yumuşak. bu nedenle de aşırı ürün emiyor ve ürün içinde hapis kalıyor. çoğumuz süngerini her gün yıkamıyor bence ama bununla 2. gün uygulaması yapmak çok zor. bir gün önceden içinde kalan ürünü kusup cakey berbat bir görüntü bırakıyor. her gün sünger yikamaya da ain’t nobody got time for that diyorum. ayrıca çok zor temizleniyor¸ içindeki ürün çıkmak bilmiyor. kısacası hiç sevmedim¸ ne yazık ki çöpe atacağım. acaba benimki mi böyle çıktı bilemiyorum

eylül: Ben sevemedim bu süngeri.Çok ürün emiyor. Ne fondoten ne de kapatıcım istediğim kapatıcılığı vermiyor sünger ürünleri emdiği için. İstediğim kapatıcılık için daha çok ürün kullandırıyor bana.Islatinca çok hamurlaşıyor. Yıkarken dikkat etmek gerek yırtılmaya çok müsait. 4 aydır falan elimde¸ ilk zamanlar evirip çevirip farklı şekillerde kullandım ama elim pek gitmiyor artık.

adelya: Fiyatı 14.90 olmuş makyaj süngeridir. Bugün aldım. Bir zamanlar 8-9 lira olan süngeri sırf beğenildi ve satıyor diye 15 lira yapmak nedir Yves Rocher? Teessüf ediyorum.

füruzan: bağdat caddesinden pazar günü aldım. yeni geldiğini söylediler¸ çekmece ağzına kadar doluydu.5 gündür kullanıyorum. rt süngerden daha az ürün emiyor¸ daha kolay temizlendi ama daha sert. yüz için kolay¸ gözaltım için rt yi tercih ederim. bence fiyatına göre iyi bir alternatif.fiyatını 11.90tl veya 12.90tl diye hatırlıyorum.

dilek: Geçen gün one tower şubesinden 14.90’a aldığım sünger.Ancak burda da bazı arkadaşlar 7-8 liraya aldığını yazmış¸internetteki bloglarda da aynı şekilde.konu ile ilgili biri beni aydınlatsın lütfen :/

esin: 1 ayda hamur gibi oluyor¸ yapısı bozuluyor¸ toplam 3 tane kullandım belli aralıklarla¸ daha sonra dayanamayıp beauty blender aldım¸ 2 aydırda bb yi kullanıyorum¸ kesinlikle haketmiyor yves rocher aldığı parayı

dünya: Çok ürün emen süngerdir. Özellikle likit kapatıcılar ve mac f&b fondöten gibi ürünlerin tükenme hızını iki katına çıkarabilir. Söylendiği kadar yumuşak değildir. Bir iki aylık kullanım sonrası yumuşak oluyor bu defa da hemen ardından deforme oluyor. Verilen para 10tl de olsa haketmeyen süngerdir. İndirim zamanı rt sünger almak daha mantıklı.

duygu: Geçtiğimiz hafta içerenköy carrefourdaki şubesinde bulduğum sünger. Belki hala kalmışsa diye 4-5 tane daha vardı arayan cicişlere duyurulur 🙂

lemide: Yves rocher’ in beyaz süngeri.Şans eseri hiçbir yerden yorum okumadan bir ay önce satın almıştım. Mağazadayken 2 kişi daha gelip bu süngeri sordu. Görevli beni kastederek sonuncusunu hanımefendi aldı dedi. O zaman anladım aranan bir ürün olduğunu.Performansına gelecek olursak beautyblender ve real techniques süngerlerimi bir kenara attırdı. Beyaz olması bir avantaj. Islatılınca yumuşacık oluyor ve bb kadar fondoteni yiyor. Tek dezavantajı daha az dayanıklı olması. Yıkarken hassas davranılmazsa parçalanma riski çok fazla.

merve: bugün kızılayda sorduğumda geldi ama kalmıyor diye müşteriler 3 er tane aldı dediler. yuh yani.

beltun: Ankarada arayanlar için Gordionda bir sürü vardı

nisan: bugün sordum iki hafta önce geldi bitti bir daha ne zaman gelir bilmiyoruz dedi görevli

gökçe: Tekrardan geldiğini duyunca bugün next level şubesindeki tatlı mı tatlı çalışana sorduğum sünger. Evet gelmiş ama sadece 3 tane ve geldiği gibi stokçu bir müşteri 3ünü de birden alınca anında tükenmiş : :(((((((((((

nergis: yok yok yok. cuma gelcek diye diye 2 haftadır cuma günleri yves rocher deyim fakat yook.

alisa: Yves rocher mağazalarında bu süngeri sorduktan sonra ortam çok garip oluyo. Böyle birinin eski sevgilisini sormuşum gibi falan. Hiç bir yerde de bulamıyorum malesef.

meriç:: meydanlara geri dönmesine rağmen¸ neden halen internet sitesinde stok dışı göründüğünü anlayamadığım sünger.

hayat: Arayıp tarayıp sonunda antares’ten son kalanı satın aldığım makyaj süngeri

gülben: Aynı gün aynı mağazadan arkadaşımla aldığımız sünger bende 1 ayda paramparça olurken arkadaşımda hala taş gibi olması..sorun bende herhalde diye süngerlere fazla para veremiyorum

sevil: bir kere kullandıktan sonra kısa zamanda küflenen sünger.

öykü: Az önce marmara forum şubesinden edindiğim süngerdir cicişlere duyrulur

lida: Güzel doğal uyguluyor¸ sonucunu seviyorum ama ben mi temizlemeyi beceremedim acaba. Beyaz sabunla yıkıyorum tam temizleyemiyorum¸ çıkmıyor lekeler¸ çok fazla yıkarsam da formu bozuluyor¸ şekli kayıyor¸ sonucu iyi ama sanırım ömrü uzun olmayacak.

dicle: bayılarak aldığım makyaj süngeridir¸ hala severek kullanıyorum. nemli kullanıldığı takdirde daha iyi sonuçlar alınıyor ve daha az yıpranır¸ aşınma olmaz. kuru da tercih edebilirsiniz.

özlen: Üretimi bir süreliğine durdurulmuş makyaj süngeridir. İlk çıktığı zaman almıştım şuan sadece likit aydınlatıcı için kullanıyorum ara sıra¸ verdiği görüntüden memnunum fakat benimki beklediğimden çabuk aşındı. yapısı değişmiş olarak tekrar satıca çıkacakmış fakat benim için geçerli olan malum sebepten dolayı satın almam.

neslişah: Makyaj süngerleri ile ilgili her çalışandan ayrı bi ses çıktığına ben de şahidim. En son sorduğum çalışan ürünün artık üretilmeyeceğini söyledi. 2016’da ürünün geliştirilmiş bi versiyonu çıkarılacakmış dediğimde gözlerini kocaman kocaman açmıştı filan. Ben bile dediğimden şüpheye düştüm o derece. 🙂

nigar: Beauty blender’ım da var ve ben bu süngeri daha çok seviyorum nedense. Yapısı değişecekmiş deniyor¸ güzel bir şeyi ne diye değiştiriyorlar ki anlamadım. Böyle gayet güzeldi zaten iyi ki stok yapmışım en son alırken. Sevdiğim yanları¸ açık renk oluşu¸ su ile devasa boyutlara erişmesi ve uygulamadaki pürüzsüzlüğü

hayal: Yenilenen makyaj süngeri şekil ve yapı itibarıyla eskisinden daha farklı olacakmış. Ten ürünlerini uygulamadaki performansı açısından eskisini sollayacakmış. En geç mart ayında mağazalara gelecekmiş. Ben de çalışanın yalancısıyım efendim. Bekleyip göreceğiz.

kumru: makyaj süngeri fransa’dan gelmiyormuş. üretimi mi durmuş yoksa yenileyecekler miymiş öyle birşeymiş çalışan söylemişti.

yağmur: arayıp da bulamayanlardan olarak dün yine mağazaya sordum ve martta geleceğini söylediler. gerçi daha öncede ocak deniliyordu. kısaca yakın zamanda bulabileceğimi sanmadığım bir sünger.

ayren: Geçen yaz ankara da aramadığım yves rocher kalmamıştı tavsiyeler üzerine bulamamıştım ama görkem karman ın bir videosunda sanırım favorilerdi firmanın yeniden üretime geçiçeğini söylüyordu yakın bir ayda ne zaman olduğunu hatırlamıyorum.

elif: bu sungeri ilk ciktigi zamanlardan beri kullanan ve cevresine de tavsiye eden biri olarak soyluyorum ki bb aldiktan sonra cok fazla urun emdigini fark ettim. evet uygulama yapmasi cok rahat¸ yumusacik¸ fakat fazla su tutuyor ve urunu emiyor. son siralamam: bb>yves rocher>diger sungerler>flormar

ılgın: bu süngeri 4 ay filan kullandım. o zamanlar dupe olarak gösterilmiyordu. gayet işlevsel bir ürün fakat çok da ‘süngerimsi’ olduğunu düşünmüyorum. beautyblender’a göre biraz sert¸ gözeneksiz ve deformeye müsait bir yapısı var. şayet benimkinde küçük de olsa çizgi halinde bir yarık oluştu. ben aldığımda fiyatı 7 lira civarında idi diye hatırlıyorum. fiyatının uygun olması güzel de kendi kulvarındaki diğer ürünlerden tam olarak ne farkı olduğunu anlayamadım. beauty blender’a göre incelemek yersiz olur fakat eklips ile aralarında aman aman bir fark da yok. bu kadar methedilmesinin bir anlamı yok bence. anlamsız olan ikinci konu ise alışık olduğumuz ‘beğenilen ürünün apar topar üretimden kaldırılıp sonsuza kadar kaybolması’ durumu. ne diyelim¸ güzel pr çalışması.

kiraz: geçtiğimiz hafta taksim yves rocher’ye gittim bu süngeri sormaya. görevli¸ ürünün 2016 yılının sonuna kadar gelmeyeceğinin kesin olduğunu¸ üretimin durdurulduğunu söyledi. onun yerine gelen baklava dilimi şeklindeki süngeri gösterdi. yalnızca şeklinin farklı olduğunu söyledi. 10.90 liraydı sanırım. aldım. eve geldiğimde ilk işim suyla şişip şişmediğine bakmak için ıslatmak oldu. bu sünger şişmiyor. henüz kullanmadığım için şimdilik yorum yapamıyorum¸ kullandıktan sonra editleyeceğim. Edit: bir kere kullandım¸ tam olarak şöyle tarif edebilirim yeni sürülmüş bir tarla düşünün hah işte yüzüme bunla fondöten yaymaya çabaladıktan sonraki sonuç aynen buydu. Eşim stres süngeri diye kullanayım bana ver dedi ona verdim.

lale: bence öyle ahım şahım bir sünger değil. ancak fiyat performans açısından bakıldığında kesinlikle güzel bir sünger. çok fazla ürün emiyor. eğer fondotende çok yüksek örtücülük aramıyor da daha doğal bir bitiş seviyorsanız alın kullanın derdim ama maalesef üretimden kaldırılmış 🙁 ama alamadıysanız eğer çok da üzülmeyin sevgili cicişler.

vildan: bugün ankamall yves rocher’deki satış görevlilerinden artık gelmeyeceğini öğrendiğim sünger. bu kadar tutan bir ürün neden getirilmeyecek dedim¸ fransa’yla alakalı üretimi durduruldu dedi. yedeklemediğime çok pişmanım 🙁

peri: Başarılı bir makyaj süngeri fakat suyu da ürünü de o kadar çok emiyor ki¸ süngeri defalarca yıkamama rağmen tengi değişti. Suratıma süreceği cc kremi sahiplendi beyzadem.

özlem: bayram indiriminde bu süngeri almak için gitmiştim. oradaki bayan sizlerin de yazdığı gibi ocak ayında geleceğini¸ ocağa kadar hiç bir mağazada bulamayacağımı söyleyince biraz üzüldüm ama dolaşırken  bu süngeri gördüm. bayanın dediğine göre sadece şekilleri farklı¸ yapısı aynı. sünger almak için gidip sünger almadan dönmek olmaz dediğim için aldım. memnunum bence siz de şans verebilirsiniz.

destan: Görkem’in övgüleri sayesinde öğrendiğim makyaj süngeri. O günden beri karış karış yves rocher mağazalarını gezdim lakin aldığım cevap hep ”elimizde kalmadı. Yılbaşından sonra gelecek.” oldu. Şimdi yeni yıla da girdiğimize göre ocak ayım tekrar bu süngerin olup olmadığını sormakla geçecek.

gamze: Iki ay önce indirimsiz 10 tl gibi bi fiyata aldığım¸ yıkamaya üşendiğim için daha denemediğim sünger. Evet sırf kullandıktan sonra yıkamam gerekecek diye kullanmıyorum. Bendeki de böyle bi tembellik…

alvina: yumuşacık¸uygulama olarak beauty blendere çok benzeyen ancak daha fazla ürün emen ve daha çabuk deforme olan makyaj süngeri.ben makyaj yapacaksam illa ki bir sünger kullanıyorum çünkü cildim çok kuru.fırçalar bu performansı asla vermiyor.o açıdan çok memnunumancak bir beauty blender değil.kusursuz bir bitiriş sevenler bbyi tercih etmeli.eklipsi denemediğim için onunla kıyaslayamıyorum.

şehrazat: Elimde 3-4 aydır kullandıgım bi beauty blenderım var¸1 ay önce falan da bunu almıstım ama hiç kullanmamıştım¸ aydınlatıcı falan dagıtıyodum anca o kadar.Bugün bi esti ve kapatıcımı ( loreal true match) bunla uyguladım ve bayıldım.beauty blenderdan çok daha dogal bi sonuç verdi o kuru görüntü hiç kalmadı.bunun sebebi beauty blenderdan daha çok su alıp daha çok şişmesi olabilir bu sayede daha da ince uyguluyo olabilir ama dedigim gibi bayıldım bi daha göz altı kapatıcısında asla elim beauty blendera gitmez. Fondöten denemesini yapmadım daha yapınca editleyecegim tekrar

nurgül: kendisinden ilk popüler olduğu zamanlarda bir tane edinmiştim¸ o zaman ilk ve tek makyaj süngerimdi o yüzden diğerleriyle karşılaştırma imkanım yoktu. şimdiyse elimde bir beauty blender bir de eklips’in makyaj süngeri var. beauty blender’ı alalı neredeyse bir ay olacak ben daha açıp kullanmaya kıyamadım (bkz: içimizdeki fakir). o yüzden kıyaslamayı eklips’in süngeriyle yapacağım.bana göre¸ yves rocher’in bu meşhur süngeri¸ çok çabuk deforme oluyor ve çok ürün yiyor. eklips’i kullanana kadar bu özelliklerinin farkında değildim. sonra fark ettim ki eklips’le çok daha az ürünle doğal bir bitiş ve kapatıcılık sağlamak mümkün. yves rocher 2-3 kullanımda elimde kaldı resmen ve yaklaşık 10 kullanımda neredeyse paramparça oldu. dış yüzeyi bir süre sonra garip bir hal alıyor zaten¸ hadi 10 lira deyip geçelim ama daha ucuz kardeşi eklips varken ben kendisine bir daha şans vermem. bu sebepler dolayısıyla bloggerların şişirdiği ürünler listesinde baş sıralarda kendisi benim için.beauty blender’dan da terliklerimi falan getirmesini bekliyorum artık o paraya¸ bakalım.

ferah: Beauty blender’a muadil gösterilen sünger. Ocak 2016’da geri döneceğini söylüyorlar dönmezse mecbur beauty blender alcaz…

gülden: O kadar methini duydum ki en yakın arkadaşım jenesaispas ile gittik yves rochere. Tabi ki kalmamıştı. Ne zaman gelir dediğimizde ise “seneye sanırım”demişlerdi. Kendileri böyle bir süngerdir.

inci: Yahu ne süngermiş mübarek kimse bulamıyor iş yerimin dibindeki şubesinde koca bir çekmece ağzına kadar dolu duruyor kızcağız da pek ısrar etti bunlar bulunmuyor al diye ama süngerlerle pek aram yok çok ürün emiyorlar almadım

lerzan: eve 3 tane depoladığım makyaj süngeridir. Yumuşacık¸ kolay yıkanabiliyor. Ama gerçekten büyüme olayı suya sokup sıkıldığında oluyor. Ben fix+ fıslatıyorum bu da verimli oluyo

yelda: Çok severek kullanıyorum yumuşacık bir sünger. Temizlemede problem yasayanlar olmuş. Ben dove sabunla yikiyorum lekeleri kalmiyor 🙂

feride: Küflenen makyaj süngerim… Gerçekten de küflendi o kadar üzülüyorum ki hiçbir yerde de yokmuş. Bb hiç kullanmadığım için ikisini kıyaslayamıcam ama bu çook başarılı fondöteni mükemmel yayıyor.

yeşim: dün gittiğim alsancak şubesine sordum¸2016’da gelicek dedilerkaraborsa bi ürün.alana helal olsun valla ^^

günnur: A ha! Kesin bunun yapısında değişiklik yapacaklar diyordum. Fiyatının da eskisinden pahalı olacağını düşünüyorum ben. Eskisini arayıp bulamamıştım. Her güzel şey gibi bu da bitti. Tanım: makyaj süngeri.

elmas: 2016da kullanicilarin önerileri dogrultusunda yenilenerek dönecekmis. Ne yalan söyleyim 2016ya kadar gelmeyecegini duyunca yenilenecegini tahmin etmiştim. Eskisini kullanmak kismet olmadı yenisini de merakla beklemekteyim. Fiyatı da degismezse tadindan yenmez.

besra: Beauty blender kullanmadım fakat bir süngere 50-60 lira vermek hiç akıl karı gelmiyor. Bu durumda yves rocher süngerin oldukça iyi bir muadil olduğunu düşünüyorum. Evet biraz temizlemesi sıkıntılı. Ama mac studio fix fondoten için oldukça doğal bir bitiriş sağlıyor. Keşke birkaç tane birden alsaymışım.

çağıl: Kendi Çapında güzel Sünger olsa da bir bb değil¸ bana çok sert ve Islak geliyor. Ayrıca beyaz olduğundan mı yoksa yapısından mı asla tam temizlenmiyor.

fatma: forum bornova mağazasından aldım iki tane. Ben alırken 2-3 tane daha vardı sanırım. Öncesinde watsons ve gratis’in makyaj süngerlerini kullandım. Eklips’inkinden çok memnundum ama o da bitmişti ve alamayınca bunu denedim. Islak kullanmaya bayılıuorum şahane yerleştiriyor yüze likit ürünleri

gökben: 2016 yılında mağazalara yeniden gelecek olan başarılı sünger.6 farklı şubeden teyitli bilgi.

nihal: Artık gelmeyecek olan süngermiş.

dürdane: harika bir sünger. Pahalı markaların yerini kesinlikle tutabilecek bir ürün. Dokusu muhteşem. 10 üzerinden 8 veririm.

melis: çok sünger kullanmışlığım yok¸ sadece renginin tatlılığından ucuz diye dayanamayıp avon’unkini almıştım o kadar. yumuşaklığı çok güzel yalnız fazla büyüyor ıslatınca¸ göz altı kapatıcısı sürmeye elverişli değil bence. ben likit ürün uygulamada değil¸ makyajımın üstünden geçmek için kullanıyorum. eskiden sadece fix plus sıkardım ama bu süngerle geçmek pudranın görünümünü ondan daha fazla doğallaştırıyor. kardeşim daha aktif kullanıyor ve o pek sevmemiş avonun’kini daha çok seviyor.

ulus: Yaklaşık 3 ay önce Yves Rocher mağazasından aldım. Ancak kullanma talimatları dışında hiç bir şey yapmama rağmen 3 gün önce yıkarken küçük parçalar dökmeye başladı. Yaklaşık 2 sn. sonra ise ortadan ikiye bölündü. Tanım: Ömrü çok uzun olmayan makyaj süngeri.

yasemin: Girdiğim her yves rocher şubesinde olanca tatlılığımla “makyaj süngeriniz elinizde mevcut mu?” diyerek sorduğum ve her seferinde beni “kalmadı” cevabıyla karşılayarak yüreğimi dağlayan ürün.artık yumurcak triplerine girip “payam var payayla alıcam abla” diyicem o olucak.

sinem: antalyadaki süngerlerin kökünü kurutmuşsunuz kızlar aşkolsun. bi tane bile bulamadım yahu bulsam 2 3 tane stok yapacağım ama yok. antalyada bilen duyan varsa msj pls.

özden: Önce süngeri ıslatip mıncırıp sıkıyorum sonra fondöteni ihtiyacım olan bölgelere parmağımla pıt pıt dokundurup süngerle yaymaya çabalıyorum çünkü sünger değdiği anda yaymak yerine suratıma sürdüğüm haliyle kalıp olarak içiyor ürünü¸ yıkarken parçalarcasına ovmadan çıkmıyor o lekesi. Yine de kullanıyorum çünkü işte bu da benim serseri stilim yoov!!Şaka bi yana süngerle uygulayınca kalıp gibi kalın bir görüntü olmuyor en azından¸ her zaman değilde bu aralar tercih ediyorum ben

idil: Bugün bir tane edindiğim makyaj süngeri şimdiden gerçekten çok sevdim. Daha önceden Flormar’ınkini kullanmıştım o plastik kokusu o sertliği hiç memnun kalmadığım bi ürün olmuştu. Belki 5 belki 10 yves rocher gezdim ve sonunda Historia Avm’de buldum bolca vardı cicişler eğer bulamıyorsanız ve Historia’nın yakınındaysanız gitmenizi öneririm.

pınar: hiçbir yves rocher mağazasında bulamadığım ve kullanmak için can attığım ürün 🙁 neredesin seeeeen

miray: Bu ürünle nadiren kullandığım bb kremimi yayıyorum. Yalnız şunu fark ettim¸ bence kuru uygulaması çok daha iyi iş çıkarıyor. Islak uyguladığımda hiç uygulanmamış gibi oluyor¸ kısaca az kapatıcılıklı ürünleri kuru olarak uygulamayı tavsiye ederim. Islak uyguladığımda hiçbir şey fark etmiyor. Onun dışında beğendim gayet yumuşak dokulu kuru bile bence ürünün kapatıcılığını alıyor. Beauty blendarin bugün kırmızı olanını alacaktım¸ sonra geri bıraktım kendime söz verdim yves rocher yırtılmadan veya beauty blender çok büyük bir indirime girmeden almayacağım. Çünkü artık gereksiz şeyler almıyorum elimdekiyle idare ediyorum. Bence beauty blender’a en yakın muadil¸ keşke renkli renkli versiyonlarını çıkarsalar 🙂

ceyla: bugün izmir alsancak şubesine satın almak için girdiğim¸ olmadığını görüp sorunca “maalesef yok¸ 2016’ya dek gelmeyecek” cümlesini duyunca yıkıldığım olaydır. inşallah o şube içindir diyeceğim ama ilk izlenimim hiç öyle olmadığı…ben ava çıkıyorum

yonca: Bugün Ankamall’daki görevli 2016 da gelecek dedi ve şok oldum. Ne gibi mantıklı bir sebepleri olabilir ki ?

songül: Güzel ama biraz fazla büyük¸ bu yüzden kullanımı çok rahat değil. Aman aman bayılmadım. Puanım 10 üzerinden 5¸7 🙂

iffet: bi tek ben sevmedim sanırım bu mereti ürünü fazla emiyor gibiedit: sözlük eksik bulmuş girdimi

şermin: Görkem Karman’ın tavsiyesiyle Beauty Blender’a o kadar para vermeden önce denemek için aldığım aşık olarak kullandığım makyaj süngeri. Daha önce hiçbir markanın süngerini kullanmadım ancak bu ürün gerçekten en zor fondotenlerle bile başa çıkıyor jskjajjsjsks Şaka bir yana almayı düşünenler varsa daha fazla düşünmesin artık ve gitsin alsın.

kade: Çok merak edip hiçbir yerde bulamadığım makyaj süngeri.Sürekli kalmadı lafını duyuyorum.Bu kadar çok talep ediliyorken neden stoklarını yenilemiyorlar anlamadım.

nur: yumuşaklığı ve makyajı dağıtması oldukça başarılı. böyle bir ürün için fiyatı çok uygun kesinlikle tavsiye ederim 🙂

dilhan: beşiktaştaki şubesinde bulduğum¸ kadının çekmeceden çıkarıp verdiği¸ bayılarak kullandığım sünger bence fazla ürün emmiyor ve ne çok sert ne çok yumuşak <3edit: nesini beğenmedin arkadaşım? biuti bilendır alcak param henüz yok bu süngerle mutlu olmam seni neden gerdi?

nehir: Birkaç şubenin çalışanlarından edindiğim bilgiye göre ocak-şubat gibi tekrar stoklara girecekmiş. Bulursanız yerime de stoklayın. Çünkü hepsini gezdim¸ ben öksüz ben yetim.

hansa: İndirimden 7.90 gibi bir fiyata aldığım sünger. Açık renkli olduğu için lekeler direk ortaya çıkıyor. Nemli kullanmadığınız zaman fondotenin cidden %60-70ini emiyor. Avon ve flormarın süngerlerine göre yumuşak. Sonuç olarak da fırçadan daha doğal bir görünüm elde ediyorsunuz. İkinci cilt gibi duruyor fondoten¸ kapatıcınız.

simge: Bugun aldigim ve ilk denememde deneyimlerimi editleyecegim makyaj sungeri.Sadece bulamayanlar icin belirtmek istedim¸ bugun mesiktas magazadasinda bolca gordum. Edit: bu sunger bir harika dostum! Daha once sunger kullanmadigim icin karsilastirma yapamiyorum hatta bu yuzden bana super gelmis olabilir bilmiyorum ama ilk defa dun kapaticimi ve bb kremimi uygularken kullandim. Kapaticim normalden daha az cizgilerime doldu. Bb kremim ise zsten cok hafif bir yapida ve neredeyse sifir ortuculukte oldugu icin cok bir fark anlamadim ama zaten cok fazla ten makyaji yapan biri olmadigimdan muhtemelen en cok kapaticimi uygularken kullanicam. Bu arada ben kuru denedim. Sungeri islatip denedigimde kapaticimdaki etkisini henuz bilemiyorum. Eger denemee imkanim olursa islak uygulamada nasil oldugunu yazacagim.Bu arada bence bu sungerlerin kapatici uygulamadaki basarilari parmagimizla ya da fircayla yaydigimizdan daha ince bir tabaka olusturmasi. Boylece daha dogal bir gorunum oluyor. Bu yuzden bundan sonra omru tukendiginde alacagim urunlerden oldu.

çıgıl: Başka sünger kullanmadığım için kıyaslama yapamamakla birlikte kendi başına değerlendirdiğimde beğendiğim sünger. Doğal bir duruş sağladı. Hafif ve yumuşak. Temizlenmesi kolay. Yalnız denemelerim sonucunda likit temizleyicilerden ziyade sabun ile daha kolay temizlendigini farkettim. El sabunu ile değil yüz sabunu ile temizliyorum.

güner: gerçekten iş gören makyaj süngeri. bundan önce eklips ve watsons’ın süngerlerini kullandım. sıralama yapacak olursam: yves rocher>eklips>watsonsiçlerinde en az ürün emen¸ en güzel dağıtan¸ en kolay temizlenen ve en yumuşak olanı bu kesinlikle. ben süngerleri çabuk attığım için beauty blender’a o kadar para vereceğimi sanmıyorum ama rt’ye bir şans vereceğim. o güne kadar en iyisi bu.edit: bir de nascita kullanmıştım şimdi hatırladım. o rezaletti ama.

tezer: bulabilmek için epey bir yves rocher mağazasına uğradığım sünger oldu kendisi. hazır indirimde bulmuşum¸ yedeğini de aldım. yardımcı olan çalışanın dediğine göre gelmesiyle bitmesi bir oluyormuş.

canel: Beauty blender a gerçekten muadil olduğunu gördüğüm sünger. Daha önce bir h&m sünger furyası olmuştu ¸ iddia ediyodum o bunun yanından geçmez. Şiddetle tavsiye ediyorum.

defne: form olarak fazla yuvarlak bu haliyle göz çevresinde kullanmak icin uygun degil formu duzeltilirse alternatifsiz en iyisi olacaktir

dürriye: Islatınca harika oluyor olmasına ama son derece ürün emen bir yapıya sahip. sanırım tek bir boy seçeneği var bu da dar alanlarda kullanımını zorlaştırıyor süngerin. Eğer bir süngerden beklentiniz çok yüksek değilse H&m süngerlerden alabilirsiniz zaten çok ekonomik yıkamak ile uğraşmayıp birkaç kullanımda yenileyebilirsiniz ayrıca her boyu da mevcut.

bade: şu anki fiyatı 15 tl civarı. her gün kullanmayı sabırsızlıkla bekliyorum resmen¸ bb kadar çok seviyorum¸ ıslattığınızda yumuşacık ve kocaman oluyor fakat göz altına ürün uygulamasını biraz zorlaştırıyor büyüklüğü. yine de fiyatını hakeden bir ürün olduğunu düşünüyorum ben real techniques süngerden daha çok sevdim. temizlediğinizde üstündeki lekeler tamamen geçmiyor aman geçmesin nolacak 🙂 yumuş yumuş pof pof bir sünger

nazlı: Şuana kadar eklips¸ beauty blender¸ 2 real techniques ve 3-4 tane h&m sünger kullandım.Sıralamam aslında beauty blender > real tech > h&m > eklips idi.Fakat malesef Real techniques çok çabuk yıpranıp parçalanıyor. Yves rocher in ona göre daha çabuk temizlendiğini düşünüyorum. Eğer kalıcı olursa benim için beauty blender dan sonra yves rocher gelecek. <3

nevra: Çok uzun bir süre 7.90 mıydı 8.90 mıydı neydi fiyatı. Daha sonra Görkem karman bir videosunda bahsetti ve ne hikmetse bir anda fiyatı 17.90 oluverdi. Yves rocher in indirim yapıyor gibi yapıp da indirim yapmamasına filan alıştık artık da bu kadar fırsatçılık biraz fazla bence. Ayrıca sünger beş para etmez bu fiyata cosmetica dan filan indirim takip edip real techniques makyaj süngerini alabilirsiniz bence. Bu sünger fondoteni bb yi emmiyor yutuyor adeta bir kara delik.

güneş: şimdilik memnun olduğum makyaj süngeri. ancak fiyatı çok artmış iyi ki yedeğini almışım. fondöteni bb kremi güzel dağıtıyor doğal görüntü elde etmek için ideal. ancak bundan önce kullandığım sünger flormarınki olduğu için de bana güzel gelmiş olabilir.

bediz: kesinlikle ama kesinlikle uygun fiyatlı makyaj süngerleri arasında en iyi performansa sahip ürünedit: bb kadar sert bir yapida olmadigi icin fazla urun emiyor. tek eksisi de bu bence. simdilik bb> yves rocher> diger markalar

tünay: Yves rocher makyaj süngerini her avm ye gittiğimde hep soruyordum yves rocher magazasında çalışanlar artık tanıyorlardı 4 ay sonra gittiğimde 15_20 tane vardı bende hiç denemeden 4 tane aldım ama met edilen kadar yumuşak değil ve lekelerde çıkmıyor ben şahsen 4 tane aldığıma pişman oldum gratiste satılan eklips sünger hem daha yumuşak hem daha fazla şişiyor hemde çok çabuk temizleniyor ve tabiki fiyatı yves rocher süngerin yarı fiyatına gratisler de makyaj süngerini bulursanız kaçırmayın derim çok memnun kalacağınıza kefilim.

şelale: Dün alıp bugün deneyimledim. En sevdiğim özelliği lekelerin sabunla çok uğraştırmadan arınması oldu. Bunun dışında kalın yapılı ürünlerin yapısını inceltirken kapatıcılığına fazla olumsuz etkisinin olmaması beni çok mutlu etti. Yumuşaklığı ve su emme potansiyeli yüksek. BB krem gibi ince ürünlerde kapatıcılığı kaybetmemek istiyorsanız bu süngerle uygulamamanızı öneririm. Tok kıllı bir fırça veya elle uygulama sizin işinizi görecektir. 🙂

gülriz: Çok severek kullandığım sünger. Ben bb kremi bile ağır bulduğum için biraz daha inceltmek istiyorum¸ bu sünger de bana çok yardımcı oluyor. Özellikle koyu kıvamlı¸ yoğun kapatıcılıktaki fondötenlerinizi bu süngerle deneyin. Thanks to görkito kito kito

nisa: 6 7 aydir rastladigim her yves rocher’ye sorup yok cevabini almaya o kadar alismistim ki kadikoydekine de 1 ay kadar once girip nasilsa yoktur yeaa ses tonumla sakince makyaj sungerinizden geldi mi diye sordum¸ iki erkek calisan vardi icerde birisi daha sorum bitmeden gozleri parlayarak “beauty blender mi?! eveeet geldi” dedi. onun o heyecanina¸ daha doğrusu alakasiz bir marka vererek geldi demesine sasirip bisey de diyemedim¸ aldim sungeri ciktim. Fiyati olmus 14.90. Kullandigim tek sunger eklipsinki oldugu icin galiba ondan biraz daha dayanikli diyebilirim eklips hemen parcalaniyordu¸ ama söylendigi gibi cok urun emiyor. Biraz da daha gec kurudugunu gozlemledim yani aksamdan yikayip temizleyip sıkıp sabahina kullandigimda hala oldukca nemliydi hic islatma ihtiyaci duymadim. Bu kadar uzun yazilacak bi urun mu onu da bilmiyorum ki nihayetinde bir sunger¸ profosyenelseniz zaten daha iyileriyle farkini anlarsiniz¸ degilseniz de bircok alternatifi olan is görür bi urun.

şenay: elimdeki süngeri 2 ayın sonunda pıtır pıtır pıtır sağından solundan döküldü resmen. ufalandı gitti anlam da veremedim çünkü her gün makyaj yapmıyorum yapınca da süngerden ziyade fırçalar kullanıyorum. sık yıkadığım için olabilir gibime geliyor ancak bir süngeri ya da fırçayı üst üste 2den fazla kullanılmasına karşıyım hatta bana kalsa her kullanışımda yıkayabilirdim. bb tabiki böyle bir şey yaşatmadı bana. haftada 3 kez yıkanıyor ve taş gibi de duruyor. velhasıl uygun fiyatlı blenderlarda yine H&M e devam.

zerrin: Oy oy hayatımın aşkı canım makyaj süngerim. Yapısı mükemmel¸ fiyatı mükemmel daha ne olsun. Kaç aydır kullanıyorum ne bir yıpranma ne bir küflenme var. Temizlenmesi de aşırı kolay. Aldığımda iki tane birden almıştım. o kadar memnunum ki bunların ömrü bittiğinde bir 2 tane daha alırım.

gönül: Benim için günlük makyajda tercih edilebilir bir sünger. Benim süngerlerden aşırı bir beklentim yok oyun hamuru kıvamında olmaması ürünü güzel ve doğal bitişli yayması yeter. Ki bu sünger gayet şişiyor suyunu iyice alıp fondöten sürerken kullanıyorum. Ekstra müthiş bir sünger olmasa da iş gören bir ürün bence. En sevdiğim yanı temizlediğimde tamamen ürünün çıkması mis gibi olması ve yumuşaklığı. Sevmediğim yanı ise ürünü baya yiyor olması.

necla: ben bu süngeri alalı iki ay kadar oldu ama ten ürünü pek kullanmadığım için tam olarak deneyememiştim. bir kez göz altı kapatıcımı acelem olduğu bir gün bununla uyguladım ve fikir sahibi olamamıştım. dün akşam dışarı çıkarken makyaj yapacak zamanım vardı ve yorumlarımı yazabilirim. bir kere ıslak hali yeterince büyük oluyor. o konuda sıkıntı yok. zaten güzel olan tek tarafı da bu. aşırı derece de ürün emiyor. ben iyice sıkıp¸ kağıt havluyla suyunu aldığım halde deli gibi ürün emdi. göz çevreme sanki hiç kapatıcı sürmemişim gibi bıraktı. bu aralar dengesiz uyuduğum için göz altım ekstra mor. kapatıcı sürülmüş hali de yine mosmordu süngerden sonra. üstünden ikinci katı fırçayla geçtim. keza fondöteni de aldı götürdü. ama ben zaten süngeri revlon color stay gibi kalın yapılı ve çok örtücü bir fondöteni inceltsin diye almıştım. o konu da benim işime yaradı. hatta bb krem etkisi bıraktı fondöten bu süngerden sonra. o kadar az kapattı ve yine fırçayla bölgesel olarak biraz daha uyguladım. tüm bunlardan sonra akşam 11 gibi yıkadığım sünger hala nemli¸ kurumadı. eğer kalın yapılı olan bir ürün kullanıyorsanız evet o zaman işe yarayabilir. onun dışında almayın. paranıza yazık. eklipsin süngerini alın aynı şey.

çilay: Bu sünger benim ilk makyaj süngerimdi. Görkem Karman önermeden önce almıştım. Daha önce karşılaştırma yapabileceğim bir ürün kullanmadığım için bana yetiyordu ama watsons indiriminde kiss makyaj süngerini alınca bunun ne kadar sert ve kullanımı zor bir sünger olduğunu anladım. Bir de ben 7 lira gibi bir fiyata almıştım. Dün Yves Rocher’de kasa yanında 15 liraya satıldığını gördüm. Bu paraya çok daha güzel süngerler alabilir.

gülen: Kesinlikle abartılıyor. Eski olanın yapısını bilmiyorum ama kullandığım süngeri tekrar almayacağım ki şu an zaten fırçaya geçtim. Hem zor ıslanıyor hem ürünü inanılmaz emiyor. Sivri ucu kesinlikle dar bölgelere girmiyor. Hemen yıkasam da kötü bir görüntü oluşturuyor. Sünger ihtiyacınız varsa Eklips alın¸ 8tl.

feriha: nemlendiricisinin kıvamından ve kokusundan hiç hoşlanmadım¸ ben de de pek faydalı olmadı açıkçası 🙁 Toniğini yarılamıştım duruyor dolapta belki yine kullanırım bir ara :/

abendam: Peelingini kullaniyorum¸ ölü derileri temizlemek konusunda başarılı buldum yara kabukları ve soyulmuş derilerimi yatıştırdı ben genelde dusa girmeden önce cildini temizleyip peelingini yapıyorum sonra dusa giriyorum o yağlı hissiyat kalmiyor.

seher: Şu anda bu serinin yüz temizleme jelini¸ gözenek sıkılaştırıcı toniğini¸ kremini ve peelingini kullanıyorum. Yani büyük oranda yüzüme uyguladığım her şey bu seriye dahil. Yağlı ve karma arası bir cildim var. Kendi haline bırakınca sabah duş aldıp çıkınca¸ öğleden sonra oldukça rahatsız edici şekilde yanaklarımda ve alnımda parlama görülmeye başlıyor ve tekrar yüzümü yıkayana kadar kurtulmak mümkün olmuyor¸ yıkasam da kısa sürede tekrar parlıyordum. Çeşitli parlama karşıtı ürünler kullandım ama hepsi de sivilce oluşumuna neden oldu. Sonra bu seriyi buldum¸ denedim. İyi ki de denmişim¸ önce yüz temizleme jeliyle yüzümü temizleyip ardından tonik uyguluyorum. Bir süre sonra ise kremi sürüyorum. Gün boyu yüzüm hem nemli kalmaya devam ediyor hem de hiç parlama sorunu yaşamıyorum. Bu seri bildiğim kadarıyla esasen benim cilt tipime yönelik üretilmiş bir seri¸ bunun da etkisi vardır muhakkak¸ ancak satın aldığım sırada görevli özellikle kremi elimde ısıtıp kullanmamı¸ aksi takdirde tam verim alamayacağımı söylemişti. Sanırım bu gibi küçük ayrıntılara da dikkat edilmeli kullanırken.

dilberay: Yuz yikama jeli¸ tonik ve nemlendirici kremini aldığım seri. Tonik normal¸ nemlendirici kremi eh iste ama yuz yikama jeli benim cildime resmen iskence oldu. Daha once cilt temizliği için Garnier 3in1 kullanmistim ki gayet mutluydum tertemiz ve canlandirici bir etkisi vardi. Yves Rocher serisini sadece yeni bir urun denemek istedigimden aldim. Ancak bence en onemli olan parca yuz yikama jeli pul pul soyulacak kadar kuruttu yüzümü. Ürünlerin etkisi her kullanicida degisir biliyorum ama bir daha asla.

gülgün: bu seriyi kullanmaya başlamadan önce satış danışmanı ile konuşup hem cildimi dengeleyecek¸ hem de gözeneklerimi kapatacak bir ürün aradığımı söyledim. haftaya yeni bir ürün geliyor o zaman uğrayın dedi. (bahsettiğim şube bologna şubesi¸ türkiyedeki satış danışmanları gibi satış yapmaya değil müşteri memnuniyetine odaklı bir şube). ertesi hafta uğradığımda yine satış danışmanının önerisi ile serinin yüz yıkama jelini¸ toniğini ve nemlendirici kremini aldım. üçünden de aşırı derecede memnunum. yüzümü yıkar yıkamaz yumuşacık oluyor ve nefes aldığını hissediyorum. karma bir cilde sahibim¸ ürünü yaklaşık 3 senedir kullanıyorum ve arkadaşlarım değişikliği fark edip hemen ne kullandığımı soruyor. cildim çok dengeli görünüyor¸ yıllardır burun ve çenemde geçmeyen siyah noktalardan eser kalmadı. cildimdeki belirgin ve iri gözenekleri kapattı. Jeli nohut tanesi kadar sıkmanız yeterli¸ bu yüzden ürün uzun süre gidiyor. yüzümü akşam yatmadan önce yıkıyorum ardından tonikle temizliyorum¸ sabah ise yüzümü normal su ile yıkadıktan sonra ( çünkü sabah kalktığınızda yağlı bir ciltle uyanmıyorsunuz artık) nemlendirici ve gözenek sıkıştırıcı kremini uyguluyorum. karma ciltlere şiddetle önerimdir.

nilgün: Bu serinin yüz temizleme jelini¸ kil maskesini¸ toniği ve ultra matlaştırıcı jel kremini kullanıyorum. Karma/yağlı arası bir cildim var. Bugüne kadar kullandığım ve cildimde sivilce yapmayan tek yüz temizleme jeli bu. Jelden çok memnun kalınca gidip serinin diğer ürünlerini de topladım:) Özellikle de ciltte yağlı görüntüden ve yağ içerikli kremlerden nefret eden biri olarak ultra matlaştırıcı jel kremine ba-yıl-dım. Makyaj bazı olarak kullanıyorum ben ve parlamayı-yağlanmayı gerçekten minimuma indirgiyor Bir de gözenek sıkılaştırıcı kremi varmış. Onu da merak ediyorum sanırım onu da alacağım.

nesrin: kokusunu çok seviyorum bu serinin bende tonik serum ve nemlendirici kremi var. düzenli olarak kullanınca gerçekten işe yaradığını gördüm. toniğini sevmedim yüze sürdükten sonra sanki sabunlu kalmış gibi bi his oluşuyor ve aşırı hızlı tüketiyorum. kremine bayılıyorum kalp kalp kalp

belinda: 1¸5 yıldır bu serideki serumu kullanıyorum¸ kaç şişe bitirdiğimi hatırlamıyorum. işten eve gelip makyajımı temizledikten sonra yüzüme avene termal su sıkıp su yüzümde tam emilmeden serumu uyguluyorum. çok çabuk emiliyor¸ verdiği temizlik hissi ve nemlendirmesi de çok güzel. serumun gözenekleri küçültme etkisine gelince bu konuda pek etkisini görmedim. aynı serideki nemlendiricinin nem vermesini yeterli bulmadığım için beğenmedim. cidim karma olmasına rağmen hydra vegetal serisindeki nemlendirici bana daha iyi geldi.

ceylinaz: Karma ve sivilceye yatkın alna sahip cildim için maske önerisi sorunca görevli bu serinin maskesini vermişti ve hiç sevemedim. Ne zaman kullansam hiç sivilce çıkmayan yanağımda bir adet kocaman sivilce çıkarıyor ve izi kalıyor. Bir de parfümü basmışlar içine. Buram buram kimyasal hissi veriyor o parfüm kokusu sanki gözeneklerimi onunla dolduruyormuşum gibi geliyor.başta cildimi kupkuru yapıyor bir de maskeyi çıkarınca ama aşırı kuruluk böyle. Bir daha bu seriye ve yves rocher yüz ürünlerine sırf o maske yüzünden ön yargılıyım.

fuldem: temizleme jelinden memnunken yüz kremi bende sivilcelenmeye sebep oldu. evet karma bir cildim var¸ sivilceye çok müsait fakat bayan da buna göre vermişti. çekmecemde bu başlığı okuyana kadar krem öylece duruyordu¸ şimdi bir şans daha vermeye karar verdim bakalım.

öznur: soru cevap aparatında arpacık nedeniyle doğal içerikli maskaraya geçeceğimi söyleyip aldığım öneriler sayesinde son birkaç haftadır kullanıyorum kendisini. eğer maskarayı kat kat sürmenize rağmen topaklanma yapmasın ben burdayım diye bas bas bağırmasın istiyorsanız kahverengisi bu iş için ideal bir maskaradır. maybelline nin sarı paketli artık üretilmeyen bir maskarası vardı colossal go extreme serisinin kahverengisi¸ kullanan varsa anlayacaktır¸ ben aynı performansı aldım bu maskaradan da. tek farkları indirimsiz fiyatlarının arasında 2-2.5 kat gibi bir fark olması. bir de maybelline suyla bile kolayca çıkarken yves rocher bioderma h2o ile temizleyip banyoda ovalamaya rağmen banyo sonrası yine panda görüntüsü veriyor yüzüme sağolsun varolsun. yine de kahverengi maskara arayışımda iyi bir seçenek oldu. fiyatı indirimliyken 38 civarı idi¸ içeriğinden tam emin değilim çünkü o minik arpacıklar tamamen yok olup bitmedi.

mısra: Her yeni çıkan maskarayı bir umut denememe rağmen şu ana kadar denediklerimin arasında en çok sevdiğim maskara bu maskaradır. Kirpiklerim kendiliğinden kıvrık ama oldukça kısa ve seyrek. Kıvırma özelliğini bilemem ancak uzatması da yoğunluk vermesi de oldukça iyi. Yine her ürünü deneme isteğimden dolayı kendisinin kahverengi ve lacivert reklerini de almıştım. Eğer açık renk tenli ve saçlıysanız kahverengisi çok güzel duruyor. Siyahıyla daha dramatik bir görüntü elde etmek mümkünken kahverengisiyle yoğun ama ben burdayım diye bağırmayan bir göz makyajı ortaya çıkarılabilir

tülay: Yani şu ana kadar kullandığım en mükemmel maskara¸ illaki daha iyileri vardır ama bütçem gereği şimdilik bununla yetiniyorum. Dolgunluk¸ uzatma az biraz da kıvırma bir arada¸ tek eksiği rengi¸ öyle aman aman siyah değil. Kalıcılığı da fena değil¸ sabah 8-9 civarı sürülen maskara akşam 6 da benzer şekilde duruyor. Maskara konusu sanırım biraz şans¸ kimi cicişler bu maskaranın ilk açıldığında vıcık vıcık olduğunu¸ çok sürünce maskara topuna döndüğünü yazmış. Ben kesinlikle öyle birşeyle karşılaşmadım¸ bilakis tam kıvamında¸ ne vıcık vıcık ne de kuru. Ürünü alalı baya oluyor açmamıştım¸ belki de o esnada bir miktar kurudu bilemiyorum. Hatta içine biraz lens solusyonu damlatasım var. Ama şu an bu maskara ile aşk yaşadığım kesin::))

ağça: kullandığım maskaralar arasında en iyisi. hacim vermesi ve uzatması kesinlikle fazlasıyla yeterli olan birazcık tuzlu bir rimeldir kendileri. ama kirpikleri dökmemesi ve güzel durması bence bu parayı vermeye değer.

damla: bu maskaradan asla vazgeçemiyorum ben ya kendisini one by one ile aldattım uzunca bir süre şimdi tekrar buna dönünce dünya varmış dedim yahu! bir kere tam olarak günlük kullanıma uygun¸ asla ağırlık yapmıyor. benim gün içinde elim sürekli gözüme gider işte o zaman kirpiklerimde hiçbir ürün yokmuş gibi hafif hissediyorum. gelelim kıvırma uzatma özelliklerine¸ benim kirpiklerim düz kıvrık arası¸ boyu da orta. ve dediğim gibi günlük kullanım için tercih ediyorum ve uzatma özelliği kıvırma özelliğine göre daha fazla ama iki üç kat sürünce iyi bir kıvırma da elde ediyorsunuz. kirpik diplerim açık renk başlıyor ama dipten sürünce güzelce boyuyor. kıl fırça olduğu için gözünüze batmıyor bu da çok önemli bence¸ sürümü kolay içeriği temiz indirimlerde de 37tlye geliyordu sanırım. çok memnunum cicişler tavsiye ederim:)

fikriye: Kirpikleri dolgunlaştırmada çok başarılı olan maskaradır kendileri. Verilen parayı sonuna kadar hakeder. Siyahlığı çok hoş¸ gün içinde akma dağılma yapmıyor. Ve diğer tüm Yves Rocher ürünleri gibi doğal olması ile hayvanlar üzerinde deney yapılmaması tercih edilirliğini artırıyor.

aysar: Çok yeni sahip oldum kendisine.Soru-cevap aparatında gelen yanıtlar doğrultusunda almaya karar verdim.Gözlerim çok sorunlu benim.Sürekli enfeksiyon¸ alerji belasıyla uğraştığımdan bu sefer kıydım paraya:)Ayrıca rimel en sevdiğim makyaj malzemesidir.Hiçbir şey yapmasam bile mutlaka rimel sürerim.Uzatması¸kıvırması ve siyahlığı çok güzel çok beğendim.Kolay çıkıyor hiç zorlanmadım.Benim için tek eksiği fazla dolgunlaştırmıyor.Ben de bitmeye çok yaklaşmış eski maskaramı üstünden geçiyorum.Tam istediğim kirpik görüntüsünü elde ediyorum.Genel olarak memnunum gözüme hiç alerji yapmadı.Ki en büyük sorunumdur.Bazı cicişler kirpiklerimi yapıştırıyor demiş öyle bir sorunla karşılaşmadım.İlk açılan rimeller fazla sıvı olur sürmesi zordur.İlginç bir şey yves rocher da bu da sorun olmadı.Tavsiye ederim cicişler:)

çimen: Kirpikleri birbirine yapıştırmadan hepsini ipek gibi tek tek uzatan¸ adeta uzaya çıkaran maskara. Alerjik gözlerime hiçbir şekilde rahatsızlık vermedi. Kendisiyle tanışmam da gözümden geçirdiğim bir rahatsızlık sonucu tüm göz ürünlerimi çöpe atıp yenilerini almam sayesinde olmuştu. İyi ki bu maskarayla tanışmışım diyorum¸ o günden beri başka bir maskaraya elimi sürmedim. Ürünü sevmemdeki en büyük neden alerji yapmaması ama elbette ki tek neden bu değil. Daha önceden kullandığım rimelleri ne kadar dikkatli sürersem süreyim o yapay ve yapış yapış görüntü oluşuyordu. Bu üründe ise dikkatli bir uygulama yaptığımda neredeyse rimel olduğu anlaşılmayacak kadar doğal bir belirginleştirme ve tatmin edici bir uzunluk sağlıyor. Günlük tek kat uygulamayla kullanırken daha yoğun bir görünüm istediğimde kat sayısını arttırıyorum. Her katta daha siyah ve uzun hale geliyor kirpiklerim.Bir gün mağazada gezinip yeni çıkan ürünlere bakarken görevlinin kirpikleri daha çok ilgimi çekince siz hangi ürünü kullandınız diye sorduğumda sexy pulp kullandığını söyledi. O gün ben de tabii ki bu ürünü kullanmıştım ama ikimizdeki duruşu çok farklıydı. Şaşkınlığımı fark etmiş olacak ki 5 kat sürdüm deme gereği duydu. Ben o kadar yoğun bir görünüm sevmediğim için hiç bu kadar çok kat üst üste geçmedim ama 5 katta bile diğer maskaraların iki katta oluşturduğu topaklanmayı yapmadığını gözümle görmüş oldum.

şiir: ilk çıktığında dergide görmüştüm ve ayılıp bayılmıştım. tabii o zamanlar yves rocher markasını filan hiç bilmiyorum¸ nerde satılır nasıldır çok pahalı sanmıştım. (chanel gibi filan) yaklaşık dört sene sonra rast geldim¸ maskarayı yine elime almış bulundum ve anılarım depreşti¸ unutmuşum gitmiş. hazır indirimdeydi ve aldım çok güzel hacim veren bir maskara ben iki kat sürüyorum günlük kullanıma uygun¸ topaklanma yapmadı

cangül: kahverengisini alıp cok sevdiğim bir mascara tek tek ayırıp kıvırmasını çok seviyorum keşke biraz daha uzatsa dediğim zamanlarda da uzatma etkisi veren bir mascara sürüyorum tabi böyle yapınca kahverengiden siyaha dönüyor ama olsun ne yapalım her türlü seviyorum ben onu 🙂 yalnız biraz kurumasını beklemek gerek ilk hali ıslak çünkü¸ 2 hafta sonra istediğim etkiye kavuşmuştum.

aykal: Her seferinde akınca uğraşamayıp attığım maskara.

hürrem: Makyajda belirgin ama abartılı durmayan¸ tek tek ayrılmış kirpik görüntüsünü seviyorum. Bu maskara tarif ettiğim görüntüyü veriyor. Hem kahvesini hem siyahını kullanıyorum. Kahvesi daha doğal bir görünüm sağlıyor¸ siyahı koyu kahve gözlerimi daha çekici yapıyor. Yeni başladım¸ ne zaman bitecek bilemiyorum. Bitince süresiyle ilgili dönüş yapacağım.

hale: param oldukça alıp kullandığım bir maskara. fırçasının şekli kirpikler için oldukça ideal. Tüm kirpikleri tutup hacim kazandırıyor ve kıvırıyor. fakat sürerken biraz göz çevreme bulaştırıyordum. (fırçası benim için biraz büyüktü.) çözüm olarak kirpiklerimin ön tarafına kağıt ya da kartvizit koyup rimeli o şekilde uyguluyorum ve bulaşma sorunu ortadan kalkıyor. (bunu da bir videoda öğrenmiştim.) İçeriği oldukça doğal. özellikle peygamber çiçeği suyu olduğu için hassas gözler için çok ideal. normalde bu laflar bana palavra gelirdi ama yine yves rocher’den hediye edilen çift bazlı ve yağlı bir yapıya sahip göz makyaj temizleyicisi de peygamber çiçeği suyu içeriyordu ve aynı şekilde o da gözlerimi hiç rahatsız etmedi. (neutrogena çift bazlı makyaj temizleyicisini kullandığımda gözlerim kör olacak sanmıştım.) rimelin kalıcılığı da çok iyi. tüm gün kirpikleriniz kıvrık dolaşabiliyorsunuz. benim çok hoşuma gitti. özellikle kahverengisini daha çok seviyorum¸ daha doğal bir duruşu var.

zekiye: Bekleyen yedeği olduğu halde 9-10 aydır kullandığım rimel.Tabi ki her gün bunu kullanmıyorum ama favori rimelim kendisi ve hala kurumadı¸kullanılır durumda.ilk açtığım zamanlar çok ıslaktı ve mağazada denediğim rimel bu olamaz diyordum biraz zaman verince normal halini aldı ve ne zaman kendisine dönsem ”oyy bebeğim” diyorum

ilayda: Aslı özdel’in¸ şule karaok ile beraber çektiği yves rocher alışverişi videosunu izledikten sonra aldığım rimel. Dış görünüşü de¸ fırça yapısı da çok güzel görünüyordu. Fırçasının kontrolü çok kolay ama istediğim verimi alamadım. Ben kirpiklerimin uzun ve dolgun görünmesini istiyorum. bu rimel uzattı ama cılız kaldı. Sanki rimel sürmemişim gibi duruyordu ki bence makyajı belirginleştiren en önemli şey rimel. Tek tek ayırdı kirpiklerimi yapışma sorunu yaşamadım ama cılız kaldıktan sonra ne biliyim başka bi rimel arayışına geçtim. essence i love extreme’i keşfettikten sonra valla hiç elim gitmedi sexy pulp’a. Haftada bir sürmeye çalışıyordum bitireyim bari çok para verdim diye. Gerçi şimdi kardeşime verdim o kullanıyor. Düşününce essence’in 4 katı fiyatında (indirimde aldığım haliyle). Gerçi sexy pulp¸ bitkisel içerikli. Ya ne kadar bitkisel içerik yazsalar da onun içinde kimyasal var yani. Dört rimel fiyatında olduğunu düşünürsek pahalı bence ve benim en çok tükettiğim kozmetik ürünü rimel¸ her ay 40 tl bayılmak istemem açıkçası. Gerçekten doğalından dolgun kirpikleriniz varsa uzatmak ve ayırmak için ideal bi rimel. Ben bir daha almam..

gaye: Gözlerden bir türlü çıkmayan maskara. Kendisi ilk ve son waterproof maskaram oldu. Waterproof olduğunu Bilmeden almıştım (o zaman bu kadar ilgili değildim kozmetiğe). Verdiği hacim güzel ancak çıkması imkansız olunca ve her seferinde üç dört pamuk (üstlerinde birkaç kirpiğim) kirletince benim için ilk ve son oldu.

tuğba: Kahverengi olanını severek kullandığım maskaradır. Kirpikleri uzatma konusunda çok verim alamasam da taraması¸ ayırması ve hiç ağırlık yapmaması konusunda gayet başarılı.

belçim: aslı özdel’in çok beğenmesiyle bir şans vermek istedim fakat kesinlikle beğenmedim benim kirpiklerimi siyaha boyamaktan başka hiç bir etkisi olmadı. fırçası biraz fazla büyük kirpik dibine girmeyi engelliyor bana ne dolgunluk ne de uzunluk kattı köşede öylece duruyor. eğer uzun ve dolgun kirpikleriniz yoksa almanızı tavsiye etmiyorum.

perran: Eski maskaramı artıp dün yeni açtığım maskaram. Ben böyle birşey görmedim bu zamana kadar denediklerimin en iyisi diyebilirim. Günlük kullanım için paha biçilemez. Kirpiklerimi tek tek ayırdı¸ öyle doğal bir görüntü ki anlatamam. Aynı zamanda hacim verip kıvırdı. Ben iki kat sürdüm ve kirpiklerimi kesinlikle yapıştırmadı. Tek olumsuz yanı Water proof olmaması bir de dün gece birazcık dökülme yaptı. Bunun sebebi kullandığım bazda olabilir. Fırçası inanılmaz güzel ve kocaman¸ birsürü minicik kılı var.

perihan: Yaklasik bir haftadir kullaniyorum guzel gunluk bir maskara bence. Artilari akma bulasma yapmamasi¸ kolayca temizlenmesi¸ topak topak olmamasi. Kivami da gayet guzel ne su gibi ne de agda kivaminda. Ancak verdigi hacim yogun degil¸ daha cok gunluk kullanima uygun bence. Asiri yogun ve hacimli kirpikler elde edemiyorsunuz¸ sadece uzatiyor ve belirginlestiriyor.Gunluk kullanim icin tekrar alabilirim bittigi zaman. Begendim 🙂

ışın: Bir buçuk ay önce alıp¸ bugün emniyet ambalajını sökerek kullanmaya yeltendiğim ancak nedense kurumuş maskara. Yorumlara bakarsam tekrar şansımı denemem gerekiyor galiba. En azından yapısının bugün karşılaştığım gibi olmadığını öğrenmek ümit verici 2 gün sonra gelen edit: mağazaya uğrayıp tester ürüne baktığımda kıvamının aynı olduğunu gördüm. personele sorduğumda ürünün kıvamının bu şekilde olduğunu öğrendim. evet bu haliyle bile hacim veriyor ama sanki kirpikleri birbirine yapıştırıyor. bir daha alacağımı sanmıyorum

selin: En sevdiğim maskara. Kirpikleri çok güzel kıvırıyor ve hacim veriyor. Ama maalesef bir damla su bile gelse akmaya başlıyor.

ışılay: Kıvırıyor hacim veriyor ve fakat su gibi akıyor be sözlük

hazan: Bugün yves rocherin doğum günü kampanyasıyla sonunda aldım. 52₺ idi¸ ek olarak 4lü far ve yağlı saçlar için şampuan aldım yanında. Maskaraya gelecek olursak ilk katı sürdüğümde uzattı ve kıvırdı. Bu ne be çok hacimsiz dedim tabi ki. Fakat ikinci katta beni tatmin edecek bir hacim verdi. Gözlük kullandığım için devasa kirpikleri sevmiyorum¸ gözlük camıma değiyor çünkü. O yüzden şimdilik sevdim. Umarım sevmeye devam ederim.

çeşminaz: Goz makyajimda dramatik goruntuyu sevdigim icin benim beklentilerimi karsilamamis maskaradir. Kirpikleri tek tek ayirmasi¸ uzatmasi ve hafifce kivirmasi guzel ama hacim vermesi cok zayif. Ancak topaklanma yapmamasi gibi bir de artisi var. Dogal ve yokmus gibi bir gorunumden hoslananlar seveceklerdir.

şeyma: Sert¸ yapışık ve ağsı görünen kirpiklerden hoşlanmayanlar için çok iyi bir alternatif. Tüy gibi hafif ve akmayan bi maskara. Çıkarması da epey kolay. Hacim verirken dur şu kirpiklerin üstüne parça parça konayım da gürmüş gibi dursun demiyor bu ürün. Bildiğin kirpikleri tüymüşçesine çoklaştırıp hafifçe uzatıyor.Bir artısı da çok sulu ve bulaşan bir ürün olmaması.Dramatik makyajlarda kullanılmasını pek beklemiyorum tabii¸ çok soft bir ürün çünkü.

utku: şuan evde iki saç onarıcı yağ ürünüm var biri bu biri de daxın super grosu. supergro öncelikle çok eski bir ürün. yıllardır piyasada ve neredeyse liseden beri her dönem sahip olduğum bir yağ. onunla ilgili çok uzun bir girdi de yazıcam ama neyse konumuza dönücek olursak¸ yves rocher’nin bu ürününe daha kolay kullanıldığı için elim gidiyor çünkü diğer yağlar gibi saçı 94 defa şampuanlamanıza gerek yok. bence bir kuru şampuanlama yöntemiyle arınacak bir ürün ama isterseniz 2 defa da kullanılabilir.-saç uçlarınızdaki kırıkların azalmasını falan beklemeyin öyle bir olayı yok ama saç kuruluğu için çok çok iyi. pamuk gibi oluyor ve bence benim saçımı yatıştırıyor baya.-uzama konusunda bi etkisini görmedim ekstra.-arkasında yazan süreden daha fazla bekletmiyorum arkasında 10 dk yazıyorsa vardır bir bildikleri ve şöyle de bir şey var¸ sadece bende mi oluyo bilmiyorum¸ yağ ürünleri saçımda çok bekletirsem bir hafta boyunca saçlarım tutam tutam dökülüyor.-paraben silikon ve renklendirici içermiyor.-içinde jojoba yağı¸ güney amerika fındığı yağı ve organik babassu yağı varmış. -fiyatı genelde 20 lira civarında oluyor. tüm bu özellikleri geçiyorum ve asıl bu ürüne bayılma sebebim: saç boyası kurbanı olduysanız¸ saçınızı kahveye boyamak isterken siyaha falan boyadıysanız¸ bu ürünün boya akıtmakta harika:)tabi bu başkası için çok kötü bir özellik de olabilir sdjfhsd ama kutunun üzerinde açık kahve yazan boyayla bir kömür kafa elde ettiyseniz¸ kurban olduğunuz günden sonraki 3-4 gün boyunca kullanarak bu yağı¸ boyayı baya baya akıtabiliyorsunuz. aklınızda bulunsun.

ilke: hakkında ne hissettiğim konusunda biraz kararsız olduğum ürün. şöyle ki saç diplerim yağlı¸ saç uçlarım ise aşırı kurudur ve saç kırıkları benim için büyük bir sorun. bu ürünü kullandığımda saç uçlarım normalden daha canlı oluyor fakat yinede ne yapıp etsem de yumuş yumuş saç uçlarına kavuşamıyorum bir türlü. hal böyle olunca kırıkları onarması (ki zaten hiçbir ürünün bunu başarmasını beklemiyorum) yada önlemesi konusunda başarılı olduğunu pek düşünmüyorum. belki de saç diplerimdeki yağlanmayı azaltmak için kullandığım şampuan yağın etkisini silip süpürüyor emin değilim ama yine de kullanıyorum bu yağı çünkü faydalı yağlar bulunduruyor içinde ve saçlarıma bakım yaptığımı hissetmek beni mutlu ediyor. bittikten sonra alır mıyım bilmiyorum belki başka yağları denerim ama bu ürün hakkındaki fikirlerim böyle cicişler.

destan: Saç yağı istiyorsanız ve kafam karışık diyorsanız harika bir seçenektir kendisi. Fiyatı hatırladığım kadarıyla uygundu yani fiyat performans değerlendirmesiyle sınıfı geçer. ben düzenli olarak banyo öncesi iki saat diplerde kafama poşet geçirerek kullandım. Saç uzama hızıma çok yardımcı oldu fakat dökülmeme bir etkisi olmadı. Amma velakin Hindistan cevizi yağı kendilerini bırakma nedenim oldu.

didem: Evde oturup tek tek yapları karışıtırıp uğraşmayacaksanız alınacak en iyi yağ bence. Saça kazandırdığı nem ve yumuşaklık süper. Saç diplerimdeki egzama sebebiyle kışın kuruyor sürekli kabuklanıp kepek gibi deri değiştiriyordum. O zaman istanbul cevahir şubesinin müdürü önermişti.saç diplerimede maske gibi uyguladım çok faydasını görsüm. Şuanda da saçıma sürüp bir gece bekliyorum.ertesi sabah kuru şampuanlama yönetmiyle yıkıyorum. Yumuşatıyor¸besliyor¸hızlı uzamasına sebep oluyor. Ben memnunum

ilknur: saçlarım yıpranmış değil ancak içeriğindeki yağlar saç için oldukça faydalı¸ sırf bu yüzden gidip almıştım.öncelikle saçlarım ince telli¸ ancak yağlanma problemim yok. bu ürünü alırken ilk endişem ”acaba saçlarımı yağlandırır mı?” kısmı oldu. hem sadece uçlara uygulayacak olmam¸ hem de arkasından şampuanla yıkayacak olmam nedeniyle gözümü karartıp aldım. içerisinde organik jojoba yağı¸ organik babassu ve güney amerika fındık yağı varmış. açıkcası ben jojoba yağı içerdiği için bunu çok almak istiyordum. piyasadaki çoğu jojoba yağına da güvenemiyordum.haftada 1 uygulanması taraftarıyım¸ çünkü bu bildiğiniz yağ.saçları uzun ve gür olanlar için çok çabuk bitebilecek bir ürün¸ çünkü döktükçe emiliyor¸ saçıma yedirmek için en az 6-8 kez filan avucuma sıkıp ancak yedirebildim. etiketinde daha iyi sonuç vermesi için sıcak su ile ıslatılmış havluyla saçınızı sarmanız söyleniyor¸ ben de öyle yaptım. 10 dakika beklettikten sonra şampuanladım ancak biraz zor çıkıyor. özellikle köpürmeyen / az köpüren şampuan kullanıyorsanız biraz uğraştırabilir. zaten amaç saçın gıcır gıcır olması değil¸ yumuşaklığı kalıyor tabiki de. sadece bu yağ bile haftada 1 saçınıza faydalı olur¸ loreal elseve mucizevi yağ gibi drugstore ürünlerinden cidden farklı bir etkisi var. ben bir de madem bir işe kalkıştım tam yapayım diyerek¸ en son aynı serinin saç maskesini de uyguladım. o bildiğimiz saç kremine benziyordu. normalden saç kreminden nefret ederim¸ asla kullanmam¸ ancak bu durulanabilir bir ürün. dolasıyla krem gibi olmadığına çok sevindim. yine de haftada 1 ‘den fazlası normal saçları yağlandırabilir¸ ben cumartesi akşamlarına denk getiriyorum bu yağlanma ve bakım işini. böylece pazar günü saçımı yıkamadan şekillendirme yoluna giderek¸ etkisinin biraz daha fazla olmasını hedefliyorum. bir de maskeyi saç diplerime uygulamadan kullanıyorum. biterse bu yağı tekrar alırım.

dilara: Yves rocher’nin bamya çekirdeği özlü serisinden sonra beklentimi minimal tutarak satın aldığım ama saçlarıma çok çok iyi gelen ürün. Son zamanlarda son derece matlaşmış¸ saman kıvamına gelmiş saçlarımı canlandırdı.

rüya: Saç uçlarımdaki kuruluk için 3 haftadır kullandığım ürün. Kokusu bana ağır geldi ve beğenmedim ama yapı itibariyle zaten çoğu koku rahatsız eder beni. Kullanım kolaylığı açısından nispeten kolay.duştan kısa süre önce kullanılması benim için büyük artı. Ürün bereketli bir ürün bence. Her duştan önce saç boy ve uçlarına Boca etmeme rağmen (saçlarım göğüs hizasında ve her gün duş alırım )20 gündür yarıya ancak geldi.Nemlendirmesi benim için çok yeterli oldu. Saçlarımın matlığı da gitti. Mucize beklemiyordum. Bu kadarı yeterli benim için.amma velakin olmasa da aktarlardan alıp yapabileceğim yağ karışımı da işimi görür.maksat denemek.

emine: Saçlarıma ombre yaptırdıktan sonra aşırı yıpranmıştı. Arkadaşımın tavsiyesi ile bu ürünü denedim özenle bütün saçlarıma yedirip ondan sonra duşa giriyorum. Benim saçlarıma iyi geldi o boyadan sonra saç uçlarım barbie bebek saçları gibi olmuştu¸ plastik gibi bir his veriyordu bunu kullandıkça yumuşamaya başladı. Baya memnun kaldım.

açela: bir yaz boyunca bütün serisiyle birlikte ve sıcak zeytinyağı maskesiyle kullandım. gerçekten saçlarımı kurtardı.ben yağları saçımda 2 saatten az bekletmem. bunu da 2-3 saat bekletiyorum. o dönem üşenmedim haftada 4 kere yağ uygulaması yaptım. 2 bu yağ 2 zeytin yağı olmak üzere saçlarım düzeldi¸ soranlara da aynı şekilde tavsiye ettim. onlar da oldukça sevdi. o zamandan beri kaç şişesini bitirdim bilmiyorum. çok sevdiğim bir ürün.diplere bu yağı kullanmıyorum¸ zeytinyağını komple kullanıyorum.

zülal: Sözlükteki yorumlardan etkilenip aldığım ürünlerden biri daha. Kuru saça sürüp bekletip yıkadim ama bu şekilde kuru yıpranmış saçıma hiç etki etmedi. Suyu alınmış ıslak saçıma sürüp bekledim ve ardından şampuanlayarak yıkadim. Sonuç muhteşem oldu. Saç kremi vs. kullanmadım. Sadece şampuanladım ve ona rağmen saçlarım yumuşacık oldu. Saçımın yıpranma derecesini “lastik gibi” diyerek belirteyim. Edit¸ türkçeleştir.

zümrüt: Kokusunu çok seviyorum¸ nemlendirmesi de güzel ancak olmasa da olur denebilecek bir ürün bence. Önceden kayısı yağı¸ jojoba yağı¸ menekşe yağı¸ badem yağı dörtlüsünü karıştırıp hem saç uçlarıma hem saç diplerime sürüyordum ve ondan çok daha memnundum. Etkisi anlık değildi¸ iki haftada bir uygulamam yetiyordu ancak bu ürün sadece anlık bi yumuşaklık ve nemlendirme sağlıyor.

şebnem: yves rocher çalışanlarının saçta 10-15 dakikadan uzun tutulmaması gerektiğini söylediği yağ. Uçucu yağlar saçı yakabilir. Abartmayın ayol 🙂

nursel: Duştan 10dk önce saçlarınıza sürüp beklettiğinizde bile etkisini gösteren mucizevi ürün. saçlarım son zamanlarda çok yıpranmıştı kullandığım silikon içerikli şampuanlar yüzünden. indirimde olduğunu duyunca koşup aldım¸ şampuanı ve saç kremiyle birlikte. tek şikayetim sanırım saçlarımı biraz ağırlaştırıp kepek yapması olabilir. ama bilemiyorum bu sorun benim kafa yapımdan kaynaklı da olabilir

türkan: Benim de hiçbir faydasını görmediğim yağdır. Saçıma başka bir şey kullanmadığım için bitsin diye ve kokusu çok güzel diye kullanıyorum.

sunay: kokusu çok güzel olmakla beraber hiç bir faydasını göremediğim yağ. saç diplerine sürmüyorum saçlarım yağlı diye. 15-20 dakika bekletilmesi söyleniyor ama bir¸ iki saat beklettim ben. ona rağmen ne saçlarımın banyodan sonra kolay açılmasına yardımcı oldu ne de yumuşattı.

gürcan: şampuanını kremini her şeyini tam takım kullandığım bir seriydi¸ kremini terk ettim sonra. sanırım ben de ikinci şişeyi kullanıyorum. saçlarınızda mucize yaratmıyor¸ ama bence zaten dışarıdan hiç bir müdahale mucize yaratmıyor. bu yağ da düzenli kullanımda saçınızı yumuşacık yapıyor¸ missssler gibi kokuyor. yalnız ben boyayı biraz akıttığını düşünüyorum. boya yaptırdığım hafta kullanmıyorum¸ sonraki hafta devam ediyorum o zaman pek sorun olmuyor. bence fiyat/performans olarak çok iyi. drugstore markalardan acaba ise yarar mı diye genelde hiç bir işe yaramayan bir dolu ürün almaktansa bunu sürekli kullanmayı tercih ediyorum.

mehtap: saçlarım yanık.gerçi saçlarım hatırladığım kadarıyla çok kısa dönemler hariç renk değişikliği nedeniyle hep yanık.eskiden devamlı saç bakım yağları kullanırdım otacı/barcelino/hindistan cevizi yağı yalnız hepsinde aldığım sonuç hep aynıydı.o yanık büzüşmüş saçların üstünde kesinlikle emilmeyen gram yumuşatmayan yağ tabakası.sonra bıraktım saç bakım yağı işini.gel zaman git zaman hadi bi de bunu deniyeyim diyip aldım.sonuç gerçekten çok iyi yumuşacık yaptı o tiftik tiftik görüntüyü aldı.kesinlikle deneyin derim

ahlem: Saçlarım ince telli olduğu için çok çabuk karışıyor ve özellikle duş sonrası saçlarımı taramak için ekstra saç açıcı ürünler kullanmam gerekiyor. Onarıcı bakım yağını yıkamadan önce kuru saçıma sürdüm ve beklettim. Yıkadıktan sonra saçımı taramak için ekstra bir ürüne ihtiyacım olmadı ve kuruttuktan sonra da saçlarımın daha parlak ve yumuşak olduğunu gördüm. Kokusu da hoş.

münevver: İnanılmaz ağır bir kokuya sahip bu ürünü ben hiç beğenmemiştim. Maske niyetine kullanmıştım¸ zaten kullanım şekli de bu. Herhangi bir faydasını da göremedim. Hatta her kullandığımda saçlarımın daha fazla döküldüğünü hissediyordum. Bu yüzden de çöpe attım.

rabia: eğer bunu bakım rutininize ekleyip üşenmeden kullanırsanız mucizeler yaratabilen yağ. renklendirmek için saçımın enine yarısını beyaza kadar açtırmıştım ve çok yıpranmıştı. 1 ay gibi bir sürede saçlarımı toparladı bu sayede renklendirebildim. saçı ağırlaştırmıyor¸ istediğiniz kadar tutabiliyorsunuz¸ çok az bir miktar sürdüğünüzde saçınıza ışıltı katıyor¸ bakım yaptığınızda saçlarınız yumuşacık oluyor ve eskiye nazaran daha az kırılıyor.

Watsons

yosun: sanırım kullananlar kulüp’te bi ben gratis’ten daha çok tercih edip seviyorum burayı. evimin yolu üstüne şubesi açılmış(grandhaus) diye sevindim resmen.

ceyda: mağazacılık konusunda sınıfta kalan ve ne yazık ki giderek ürün grupları kısırlaşan kişisel bakım marketi.gratis gibi büsküvü çukulata ciklet satılsın demiyorum.eskiden kore yapımı cilt bakım setleri olurdu yeşil çay lavanta papatya setler halinde maskeler kremler jeller. hem tüp şeklinde hem de silindirik kutular içerisinde çeşit çeşit maskeler satılırdı uygun fiyatlı ve çok güzel ürünlerdi bunlar. şimdi o poşet maskeleri ardışık olarak indirime sokuyorlar ne işe yaradıkları meçhul kaldı ki öyle ambalajlanmış bir ürünü muhafaza etmek pek sağlıklı değil.standları darmadağınık¸ en çok talep edilen ürünlerin bile her rengi bulunmuyor. en çok giden renklere ağırlık veriyorlar desen onlar bile bulunmuyor. indirimlerle alakası yok indirimsiz dönemde gitsen de koruma bantları açılmış ürünlerden başka temiz ürün yok. düzen yok. bu durum her reyon her marka için geçerli hemen hemen. tekirdağ tekira¸ edirne margi¸ çorlu orion mağazaları benzer durumda.hiç olmazsa katalog ürünlerine bari özen gösterin.neyse bu gidişle watsons sadece ve sadece indirim dönemleri yakınlarda (çorlu için konuşuyorum) başka alternatif olmadığı için mecburiyeten gidilecek bir dükkan. öyle gideyim ne var ne yok bir göz atayım¸ alınacak bişeyler bulurum düşüncesiyle gidince ancak sinirlerin bozuluyor.

jale: Watsons kartımın hala ne işe yaradığını merak ettiğim mağazalar zinciri.

imge: Fiyatları aşırı yüksek kozmetik mağazası.

dilan: fiyatları yükseltip¸ yüksek fiyatlar üzerinden indirim yapan mağazalar zinciri. toni and guy ın yıpranmış saçlar için saç maskesinde bayadır gözüm vardı. 40 tl lik tam fiyatından almak istemediğim için indirim bekliyordum. %30 indirim vardı ama maskenin fiyatı 45 tl olmuştu. nasıl sinirlendim anlatamam. sen koskoca mağazalar zincirisin yahu müşterinin cebindeki 3.5 tl ye göz dikmeye utanmıyor musun? 28 tl ye gelmesi gereken maske 31.5 tl ye geliyor. 3.5 tl için yaygara koparmıyorum sinir olduğum watsons un açgözlülüğü. üç beş kuruşun hesabı yapılmamalı¸ yapmamalılar…

pervin: Çalışanlarının bilgisiz ve ilgisiz olduğu kişisel bakım marketi.

sevgi: Nedense tester bulamadigimiz markalardan biri.

sevinç: az önce marmara park şubesinde bir çalışanın diğerine “senin testerını dün çekmeceye bırakmıştım almadın mı ?” diğerinin de “aa hangi çekmece almadım yok bugün unutmayayım da çıkışta alayım” dediğini duyduğum kozmetik ve kişisel bakım marketidir. bizim testerların nereye gittiğini zaten biliyorduk da duymak garip geldi doğrusu¸ hele de bir sürü müşterinin yanında.

evşen: açıkçası sırf rimmel london markasından alışveriş yapacaksam giriyorum¸ bi de tabi çeşitlilik için¸ gratis yoksa vs. nedense bi ısınamadım ben buraya¸ sanırım raf ürünlerinin sirkülasyonu çok zayıf olduğundan. yani bayram biteli kaç gün oldu hala bazı standlar talan edilmiş gibi duruyor veya belli bir markanın çok satan bir ürünü için aylardır ‘gelicek’ cevabı alıyorsunuz.. e bunlar da haliyle biraz soğutuyor yani artık aradığım bişi olduğu zaman son çare olarak oraya bakıyorum yoksa asla ilk seçeneğim değilçalışanlarına gelecek olursak bence genelleme yapmak çok yanlış. ama 365 avm’deki bir kadın çalışan adeta müşteriyi dövme konulu eğitim almış gibi. keyfine standlara bakıyorum yani illa bişi almak zorunda değilim¸ cicişlüğümden bakiim ne gelmiş¸ fiyatı neymiş vs diye salınıyorum standın önünde kaldı ki mağaza da boş. kadın dikiliyor başıma bağırırcasına ‘hangi ürüne bakmıştınızzzz!?’ almayacaksan çek git diyor yani kısaca. sanane yani sanane

fadime: Bugün Watsons’a gittim ve her zamanki gibi neutrogena pembe greyfurt günlük peelingi aldım bir de pembe greyfurt yağsız nemlendiriciyi aldım. Peeling 14.90’dan 9.90’a inmişti nemlendirici ise 14.90’dı. kasaya ödemek için gittiğimde indirim kuponumu kullanmak istediğimi söyledim ve kasada bana söylenen 30 lira tuttu indirimle 25 tl dediler.Ben indirim kuponunu kullanacağım diye neden peelingin indirimsiz fiyatını aldılar?Normalde 20 tl ödemem gerekiyordu.Bunu sonradan farketmem iyi olmadı ama yarın gidip şikayetimi bildireceğim¸ şikayetime ilişkin bir şey yapmazlarsa watsons’a gitmeyi düşünmüyorum bundan sonra

okşan: Bir kaç saat önce çorlu-orion avm’deki watsonsta aldığım makyaj süngerinin fiyatı konusunda sorun yaşadık. Etiket fiyatı 19.90’dı¸ kasada 24.90 fiyat çıktı. kasiyer beyefendiye etiket fiyatı bu değil dediğimde gayet umursamaz ve küçümser bir tavırla siz yanlış bakmışsınızdır dedi. dedim gel beraber bakalım. baktık evet benim söylediğim etiket doğru. tekrar kasaya gittik kasada yine 24.90 çıkınca fiyatı böyle diyip omuz silkti. bıraktım çıktım ben de. bu nedir yaa..

yeliz: hiç bir işe yaramayan watsons kartını 2¸5 lira mı 3 lira mı ne öyle bir fiyata satan kişisel bakım market şeysi.indirim deseniz hak getire. rimmel¸ nyc¸ superdrug¸ pure beatuy markalarını alın geriye neyi kalır ki?

ilkyaz: indirim yaptıktan sonra daha da indirim yaparak benim de sinirimi bozmuş firma. kendimi enayi gibi hissettim azıcık. neyse ki watsons kartımdaki indirim kuponlarını kullanmıştım¸ bir de ikinci uğrayışımda özellikle rimmel standında çoğu ürünün renkleri tükenmişti¸ wake me up fondöten alamadım¸ sand beige rengini bulamadığım için.

su: İndirim kuponları kampanyalarda kullanilabiliyor. 15 liraya inmiş loreal cc kremi 10 liraya aldım oradan biliyorum. Israr ediniz olmadi başka şubeden alınız.

seren: 50% indirim varken watsons kart kitinden çıkan indirim kuponlarını kullandırmayan drugstore zinciri.

züleyha: internet üzerinden alışveriş hizmetini başlatmış.gördüğüm kadarıyla mağazalarını yenileyip daha büyük ve düzenli hale getiriyor.belli ki bir atılım içinde. umarım bu süreçte skandallara imza atan yönetim ve personel politikalarını da elden geçirir.not: rossmann

uhra: Bugün %50 indirimleri vardı ve 365 Avm’deki şubesinde tester veriliyordu. Değil %50¸ %80 de yapsalar boykota devam. 🙂

arın: belli ki boykot bellerini bayağı büktü¸ bu atılımlarını yapmak zorunda kaldılar. i heart makeup markasını da bünyelerine eklemişler. insanların çoğu malesef ki boykotu ve sebebini çoktaaaan unutup bu yeni¸ cazip¸ uygun fiyatlı ve farklı ürünlere yığılacaktır. bunu hepimiz biliyoruz. krizden çıkış politikaları oldukça mantıklı düşünülmüş. ben kendi boykotumu yapıyorum ama kim ne kadar devam eder bu boykota bilemiyorum. yine eski satış seviyelerine döneceklerdir. 

seda: İndirim doneminde e lorealin en popüler rimelleri raftan çekerek tepkimi çekti

göknur: Make up revolutiondan sonra¸ I heart makeup markasini da bunyesine ekleyen magaza zinciri. Dupe urunleri sayesinde bu markayi da bekleyen coktu. Ben Zorlanmadan boykotuma devam ediyorum ama gratis’in eli neden armut toplamakta israrci anlamis degilim. Bir e.l.f atagi beklerdim en azindan.

kısmet: makeup revolution nedir ya? bi genç kızın gururundan¸ ihlal edilen haklarından önemli mi? koleksiyonumda mur eksik olsun bir şey kaybetmem¸ ama gider oradan alışveriş yaparsam insanlığımdan şüphe ederim.

berceste: Şimdi bizim burda kazıkçı bi hükümet sever market var. 2 market ötedeki peynir bu markette 5 lira daha fazla. Watsons’ı boykot etmediğim dönemde bu markette gezerken gözüme kremler takılmıştı¸ bir iki inceleyip sağlam bi oha çekmiştim içimden. 3 liralık krem 7 lira falandı. İçimden demiştim ki siz milleti keriz sanıyosunuz heralde. Ertesi gün watsons’ta o krem 11 liraydı. Watsons benim için tam da bu demek.

ferda: Degil make up revolution isterse tillahini getirsin yine de alisveris yapmayacagimdir. Oldum olasi pek tercihim degildi zaten ama artik varligiyla yoklugu bir neredeyse benim icin. Isin boykot kismi zaten cok tartisildi o konuda soyleyecek pek fazla birsey yok ama zaten ozellikle market urunlerinde ustune kat be kat fiyat koyup satiyorlar. Geriye ne kaliyor ki? Iki uc tane abuk subuk¸ olmasa da olacak markalari var. Bilmem kac renkli far paleti de olmayiversin canim. Vazgecilmeyecek neyi var bu kadar? Kozmetik alisverislerimde artik ulusal markalarda migrosu tercih ediyorum sampuan gibi urunler icin¸ onun disinda da makyaj urunlerinde de uzuun uzun arastirip gidip duzgun seyler aliyorum high-end diyebilecegimiz markalardan

hilal: İsterlerse orijinal high end makyaj ürünlerini 20-30 liraya satmaya başlasınlar yine de boykota devam edeceğim mağazadır. Makyaja inanılmaz bir ilgim olmasına¸ hatta makyajı iş olarak yapmak istememe rağmen iki makyaj malzemesine ulaşamamak beni öldürmez¸ emin olun sizi de öldürmez. Tek uygun fiyatlı marka makeup revolution değil arkadaşlar. 

hümeyra: herkesi kendi gibi sanan onurlu ve zeki müşterileri bulunan mağaza. bence kimse boykot yapmıyoo yea.sha bir de evet ‘bu benim düşüncem tmm mı.s’ sürekli ya bence zaten kimse boykot etmiyor ki argümanıyla kendinizi kandırmaya çalışmayın ‘ben’ buradan alışveriş yapıyorum deyin geçin boykot falan yok ki demek çok salak görünüyor. boykot yapan insanı tabi ki o mağazada görmezsin. çok kalabalıktı demek ki kimse boykot etmiyor adsfdghfjf evet sadece o mağazada bulunan insan kadar insan var kozmetik alışverişi yapan türkiye’de

bedran: iradesiz bünyemin iradeli olabileceğini kendime kanıtlamamı sağlamış olan yer. boykota devam.

rahşan: Boykotun ötesinde¸ hiç çekici bir mağaza değil bence. Hayatımda buradan yaptığım tek alışveriş pure beauty bb kremdi sanırım. Make up revolution 1728382’li paletlerindense w7 veya wetn wild paletlerini daha başarılı buluyorum. Bir insan o kadar rengi napsın allasen¸ 3te 2si göz kapağında aynı görünür zaten. Aydınlatıcı¸ pudra vs desen¸ her şeyin uygun fiyatlısı zaten mevcut bence zaten. Pastel aydınlatıcılar¸ wetn wild kontür ürünleri gaaaayet başarılı. Ben bu durumu biraz insanın almak için kendini aldatması olarak görüyorum

gül: sonsuza kadar boykota devam edeceğim mağaza. yalnız olmadığımı biliyorum.

anise: Tek başıma da kalsam boykota devam edeceğimdir. Parayla ilgili değil bu. wnw’nin gratiste misler gibi uygun fiyatlı far paletleri var şu an %50+karta ek %5 indirimli¸ w7 var eveshopta keza o da çok uygun fiyata. Ha illa ki bir gün benim başıma gelsin aynı cins bir olay o zaman anlarım diyorsanız yahut bana dokunmayan yılan bin yaşasın¸ tabii ki de diyecek bir şeyim kalmıyor. O kıza yapılan durumu aynı yaştaki yeğenime yapılmış olarak görüyorum ve benim yeğenimi o halde kafamda canlandırınca aklım çıkacak gibi oluyor. Ne kadar büyük gibi de dursa içinin ne kadar naif olduğunu ben biliyorum çünkü ve Allah korusun ama böyle bir olayın onda nasıl derin yaralar bırakacağını da… Allah belanı versin watsons vicdansız ve iğrençsin.

handan: diğer tüüm kurumlar gibi kar amaçlı kurulmuş mağazalar zinciridir. kar tekniklerini kullanır. önce azcık indirim yapar sonra indirimi büyütür falan. bunlar olağan şeyler¸ ahlanıp vahlanmaya gerek yok. yoksa watsons’ı tüketici dostu falan mı sanıyorduk? 🙂 öyle bir dünya maaalesef yok.

altın: Olay yerinden bildiriyorumWatsons cevahir kuyruğu döne döne döne neredeyse kapı dışına çıkıcak.Gratis te 5dk dolmadan sıra geldi farkı anlayın artıkBoykot derken?

zeynep: muhtemelen burda sadece 5 kişi falan tarafından boykot edilen firmadır. Bugün güzide 80 kiloluk beni az daha eziyolardı far paleti alcam diye. Yani tecavüzcüyü mahkeme serbest bırakınca ülkeyi boykot edip nasıl başka bir yere gidemiyorsak bu da öyle. makeup revolution ürünleri ile ve gratisin garip çalışanları sayesinde bende onursuz ve fakir hayatıma devam ediyorum:( Bir de gratisin bu olayı avantaja çevirmesi gerekiyordu. Adamlar revlonu makeup revolution’ı getirdiler. Gratis gosh’un yerine absolute ny getiriyor şaka gibi.

günay: watsons’ı uzun zamandır boykot ediyordum. ama makeup revolution benim için deal breakerdır. öğrenci bünyem 25 liralık kontür paletlerine¸ 30 liralık 32 renkli far paletlerine karşı koyamaz¸ ihtiyacım olduğunda artık gideceğim yer orasıdır. türkiye’ye gelmiş hiçbir markaya böyle sevindiğimi hatırlamıyorum 12 liraya highlighter¸ 20 liraya pudra… “gurursuz musunuz ne biçim insansınız?!?!” diyecekler siz 290 liralık kat von d paletleriyle onurlu yaşayın. ben fakir ve onursuzum <333

semra: Bugün baktım Makeup revolution ürünleri gelmişti ve %50 indirimdeydi. Kontür paleti ve allık paleti 29.90 aydınlatıcılar¸ far paletleri 12.90dı güzel ürünler vardı. Boykottan dolayı ve ihtiyacım olmadığı için almadım ama isteyen¸ ihtiyacı olan bakabilir.

şennur: indirime de çok erken başlamış. mesajda 29 ekim indirimi olduğu belirtilmiyordu ama bugün itibariyele 29 ekime kadar birçok üründe %50 indirime girmiş.

feray: Indirim falan hak getire.Siteyi cokturmussunuz . 

berre: Online alışverişe başlamış. başka ürün ararken fake site mi yapmışlar acaba diye bakınca fark ettim.Bence eve bu olayı aldı götürdü yani¸ geç kalınmış bir hamle ki nedense onlineda sıkıntı yaşayacaklarını düşünüyorum.

zahide: bana yakın daha önce sadece gratis vardı ve orayı kullanıyordum daha sonra hemen yanına açtı bi şubesini ama o dönem gerek boykot sebebiyle gerek “aman zaten gratis var” diyerek hiç girmemiştim. daha sonra gratis koreden gelen kaliteli sheetmaskleri kaldırıp yerine dandik snail maskleri satmaya başlayınca ve watsonsta “korean beauty” bölümü olduğunu duyunca “hmm öyle mi canımm” diye girip müptelası oldum. watsonsın kendi getirdiği tencel maskler ve watsons collagen white regeneration baya iyi. sırf “korean beauty” kısmı için seviyorum burayı.

fatoş: Bircok kisi tarafindan kiz cocugunun uzerinin aranmasi skandali sebebiyle boykot edilen bir kozmetik magaza zinciri. Tanimimi yaptiktan sonra bir sey dile getirmek istiyorum. Bugun atakoy a plus magazasinda trans bir erkek birey calistirdiklarini gordum. Durumu dogru ifade ettim mi bilmiyorum ama makyajli ve oldukca kadinsi biriydi. Boyle bireyleri istihdam ettikleri icin sasirdim ve cok da takdir ettim acikcasi. Bu demek degildir ki sirf bunun icin boykotu unutun gidip alisveris yapmaya baslayin. Sadece gordugum bir durumu aktarmak istedim. Takdir sizin¸ hep dedigim gibi herkesin boykotuna kimse karisamaz. 

ıtır: Bugün taksim meydan şubesine nyx standı kuruluyordu.dolu doluydu her ürünü vardı ve testerlar yeni açılıyordu.

vahide: Acıbadem Natilius’daki şubesinden alışveriş yaptığım ve çoğu kozmetik zincirinde yaşanan aksiliklere denk gelmediğim mağazadır. Şimdiye kadar bir aksaklık olmaması bundan sonra da olmayacağı anlamına gelmez ama önemli bir problem yaşamadıkça gitmeye devam edeceğim gibi görünüyor. Yalnız watsons genel olarak küçük parfümerilere oranla pahalı bir zincir¸ o yüzden sıradan ihtiyaçlarım için değil¸ watsons’da bulunabilen ürünler için uğradığımı da belirtmek isterim.

tuba: ben şahsen almıyorum bir şey¸ kendimce boykotum devam ediyor ama geç de olsa gelen özür nedeniyle gidenleri zorla kapısından çevirtmiyorum artık. ha çevremdeki herkese söyledim mi söyledim¸ ama gidene de bir şey diyemem¸ bundan sonra ona kalmış. trans bireylerin çalıştığına ben de şahit oldum¸ yves rocher de çalıştıran markalardan¸ orada da denk geldim. bunlar güzel hareketler yani olması gereken şeyler. kabul edilemez bir hata yapıldı watsonsta ve gerekli tepkiyi vermekte marka olarak geç kaldılar ama çalışana son verip özür dilemeleri dışında marka olarak değil çalışan kişi olarak hata aranmalı. bir kadın bir genç kıza bunu yapacak ne yaşamış olabilir diye. öyle sosyopat var ki konuşurken¸ görüşürken¸ işe alırken nasıl bir insan olduğunu bilemezsin de böyle durumlarda anlarsın. bir genç kıza bunu yapan o mağaza yetkilileri hiçbir yerde etik olarak çalıştırılmamalı¸ ağır bir suç bence. watsons olayı çok daha çabuk kabul edip özür dileseydi bu boykotu yemeyecekti¸ çalışanın hatası markaya mal edilmeyecekti. kriz yönetiminde soğukkanlılığı geç üstlendiler. ben almamaya devam ediyorum çünkü özel olarak watsonsa gideyim diyeceğim bir ürün yok ama alanlara da linç yapmamak lazım.

çiler: öncelikle boykota katılıyorum fakat alana da mani olmuyorum. bugün ataköy aplusta watsonsa girdiğimde transeksüel bir bireyin çalıştığını gördüm. gayet makyajlı ve ojeliydi¸ ve halinden memnun gözüküyordu.bireylerin cinsel ve cinsiyet özgürlüklerini gözetmeksizin işe alım yapmasıyla benim kalbimi geri kazanmaya başlamıştır.ben hiç bir mağazacılık sektöründe karşılaşmamıştım.

fidan: Yaşanan rezillikten sonra mecbur kalmadıkça buradan alışveriş yapmıyorum

esen: En başından beri şiddetle boykot ettiğim firma. Watsonstan alışveriş yapıp bunu savunanları ise zerre anlamıyorum. Böyle bir olayın kulak arkası edilmesi¸ görmezden gelinmesi hemde 3 kuruş makyaj malzemeleri için. O küçük kızla empati kurmak çok zor olmamalı bence. Empati kurmayı engelleyen nyc veya pure beauty se büyük sıkıntı var demektir. İşte o zaman anlatıcak lafta kalmıyor edilecek sözde.

sema: Umarım boykotu devam ettirenler (ki sayısı oldukça fazla görünüyor) taciz ve tecavüzlerle gündeme gelen otobüs ve minibüsleri de kullanmıyordur. ilgili firmalar hala tam gaz çalışıyor çünkü. Hatta yine aynı skandalların yaşandığı okullardan tüm çocukların alınması lazım bence. Söz konusu okulların kapatıldığını duyamıyoruz.Bu ülkede duyarlı vatandaş olmak böyle bir şey işte. Ya iki parmağımızın ya da iki dudağımızın ucunda. Elalem yapıyor bilsin yeter.Tanım: bulunduğum şehirde¸ bayram indiriminde oldukça yoğun olan mağaza.

benice: Bugün gidip cc crem alayım dedim. Neyse alıp çıktım avm de çay içerken içerdiğine bakayım dedim ne yazık ki bi maddesi bende sivilce kızarıklık yapıyor. İade edeyim bari diye tekrar mağazaya döndüm. Kasaya geçince kasiyer iade yok değişim var demez mi. Sinirlerim gerildi. Ya kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz. Daha alalı 1 saat olmamış bantları duruyor be. Ne yaptım kemirdim mi?! Açıp kullandım mı? daha mağazanızda doğru düzgün tester yok kalkmış alamam bu mağaza prosedürü diyor. Tamam kasiyerin suçu yok sorun mağazanın kendisinde. Ayıp ama ya ayıp bitti benim için watsons. Dünyanın en iyi ürünleri de satılsa asla da bu mağazadan birşey almam. Benim gibi bilmeyen cicişler için yazıyorum bu girdiyi. Almayın çünkü 1 saat olmamış aldığınız ürün bantlı da olsa iade olmuyor. Parayı kaptılar mı tamam gerisi boş. Online mağaza açsan ne yazar. Edit: farkında iseniz alışveriş yaptığımı ve nasıl bir durumla karşılaştığımı yazdım benim durumuma düşmeyin diye. Mağdursam bunun aynısını yaşamayın diyerek paylaştım. Yargılayın dediğimi hatırlamıyorum. Ki zaten korksam paylaşım yapmam. Herkes kendinden sorumludur.

ebru: Boykotu yapilan mağaza  Boykotunuza devam ederken watsons türevi hangi mağazalarda gezdiginizi merak ettim dogrusuNot:zorunlu kalmadikca makyaj yapmayan¸cildine gunes kremi disinda kimyasal sürmeyen biriyim.Dolayisiyla drug storelarla alakam zaten az yakınlarda da gratis var yani benim bu mağazayla ilişkim yok.Sorunum boykotu caninin istediği markalara yapanlarda Eğer bir şey yapiyorsaniz hakkiyla yapin 

serin: Leş yandaş mağaza.Demekki tacizden pek rahatsiz olan bir toplum degiliz! Boykotum devam etmekte…. tum boykotculara selam olsun

gökşin: (bkz: virtue signalling)nedir diyene al bu başlığı göster. ibretlik örnekler var. ayrıca engellemek istediğim başlık fekat olmuyor.

gizem: eksileme özelliğini en çok hala watsons kullananların ayıla bayıla watsons övdüğü girdileri eksileyebilmek için istiyorum. kimse kusura bakmasın ama yanlışa yanlış demek boynumuzun borcu. cf kullanımı ve watsons karşılaştırması görüyorum¸ bence cf kullanmayan insanlar da yanlışa yanlış deyip bizleri eleştirmeli. belki insanlar kamçılandıkça¸ ya biz napıyoruz deyip bu konuda kendilerini değiştirmeye gidebilirler. bende maalesef tam manasıyla bir cf kullanıcısı değilim ancak her alışverişimde nefsimi kamçılamaya ve alternatifler bulmaya çalışıyorum.onu eleştirme¸ bunu eleştirme¸ her şeye susa susa bu hale geldik. o gün o kızın yerinde sen olabilirdin¸ ben olabilirdim¸ hepimiz olabilirdik. yaptıkları korkunç bir şey ve reziller rezili açıklamaları yüzünden¸ evet¸ watsons toptan suçlu.alışveriş yapmayalım¸ yaptırmayalım¸ yapanları uyaralım.

füreyya: Rimmel London indirimi göremedim. Üzgünüm Watsons ama Rimmel indirimi olmadığı için bu indirimde “bizımle deyılsın”

parla: online alış verişe başlaması geç de olsa güzel bir adım. genel olarak tercih etmesem de sadece burda satılan bazı ürünleri mesela nip fab aldığım oluyor. indirim yoğunluğuna girmeden alış veriş yapabilecek olmak iyi oldu. zaten mağazalarında etiketler hiç güncellenmiyor. bir ürün indirimde mi değil mi fiyatı kaç tl bilmek ancak kasaya gidince mümkün oluyor. rekabet iyidir. darısı gratis ve rossmanın başına.

güher: ben alışveriş yapmıyorum ancak tesadüfen bir reklama tıklayıp sitesine girdim¸ online alışverişi başlamış. sanırım boykot zararını kapatmaya çalışıyorlar.

rana: bence de boykot işe yaramış¸ ben de ne zaman önünden geçsem gratis ve rossmann’a göre daha boş görüyorum. ayrıca online alışverişe de geçmişler galiba¸ umarım bu da tutmaz da türkiye’den çekilirler.

çise: İzmir selwaydeki watsonsta kısa boylu esmer bir çalışan var¸ şu an hala orda mı bilemiyorum ancak ne zamaan gitsem sanki azılı bir hırsızmışım bütün ürünleri çaktırmadan çantama atıyormuşum gibi hemen yanıma ışınlanıyor. Mağaza ağzına kadar doluyken bile kasanın ordan en uzak mesafeden ruj bakınan beni görsün hemen arkamda beklemeye başlıyor. :d 1 değil 2 değil 3 uncu girişimde de aynı muameleyi görünce kadının bana takıntısı olduğuna emin oldum başkalarına yapmıyor çünkü .gitsin diye geziniyorum arkamdan takip ediyor¸ yine mi sen bakışını atıp arkamda beklemeye başlıyor¸ rahatsiz oldugu her halinden tavirlar sergileyerek duruyor arkamda. bisey satma amaci da yok tek amaci beni kontrol etmek :d Artık kapısından bile geçmiyorum manyak mıdır nedir gerçekten karşıdan bakınca potansiyel ruj çalıcı gibi mi görünüyorum acaba.

afitap: Boykot bir kenarda dursun¸ iki gün önce rossmandan 22 tl ye aldığım note ruju 29 dan indirip 23 liraya satan mağazadır.Rujumu da kendim üreteyim artık.

ceren: kozmetik zinciridir. ama yanlış politikası ve yaptığı ayıp nedeniyle girmiyorum. benzeri olmayan şeyler de satmıyorlar zaten.

handesu: Gidip hala bakındığım ama boykot sebebiyle hiçbir şey almadığım mağaza. Sadece burada satılan bir ürüne ihtiyacım varsa takas yoluna gidiyorum veya zebramoya bakınıyorum. Urban care ürünlerini kullanırdım onu da gratislerde bulabiliyorum zaten. Vazgeçilemeyecek¸ özel hiçbir ürünün yoktu watsons.

tutku: o insanın başına gelen taciz sizin ya da sevdiğiniz birinin başına gelmedikçe anlamayacaksınız¸ hatta hızınızı alamayıp watsons ürünü öveceksiniz değil mi? ne gam!insansınız yani? (bkz: insan )

ilksen: Boykota başlamadan önce bile gram haz almadığım¸ bütün çalışanların size hırsız gözüyle baktığı mağazadır bana göre. O genç kızın yaşadıklarını unutanlar sanırım arttı zira geçen önünden geçtiğimde gayet de müşterisi vardı.

anar: Watsons boykotu hakkında kaçıncı girdim olacak bilmiyorum ama o zamandan beri hiçbir watsons’a girmedim.O genç kızın yaşadıklarını ben hala unutmadım. Watsons’a girmiyorum¸ gitmiyorum¸ boykot ettim ediyorum.etrafımdaki kişileri de uyarıyorum.aaa benim başıma gelmez diye birşey yok.O kız başına böyle bir talihsizliğin geleceğini biliyor muydu?!boykotuma hep devam edeceğim.Saygılar cicişler

figen: yaklaşık yarım saat önce facebooktan bayram indirimi ürünlerini yayınlamış mağazadır. Rimmel london markasını indirimlere dahil göremeyince beni hüzünlere boğmuştur aynı zamanda.

eyşan: Ben de boykota devam ediyorum. Bir de dikkatimi çekti modadaki watsons’ın ne zaman önünden geçsem boş oluyor. Kadıköyün insanını seviyorum zaten bu da üzerine kaymağı oldu.

asuela: bugun maalesef alisveris yapmak zorunda kaldigimmagaza. sirf bu magazadan almamak icin 4 market gezdim ama turk kadini ve tamponla imtihani isimli eserimde bundan da bahsedecegim cunku satilmiyor. gratis de yok sadece watsons var. ne yapayim simdi ben? zorunda olmasam yine almazdim ayrica tamponlara zam gelmis. bundan sonra indirimde depolayacagim gercekten.

filiz: Hakkında bir hatırlatma yapmak istediğim mağaza zinciri.Boykota devam ediyorum¸ çevremdeki insanlar da devam ediyor¸ 3-5 kişi kalsak bile devam edeceğimize eminim.Bakın tekin acar tek tek mağaza kapatıyor¸ mac indirim yapıyor¸ bazı mağaza zincirleri ülkemizden çekiliyor. Tüketicinin gücünü hafife almayın.

sıla: eğer linç yemeceksem bir haber vermek istiyorum. bugün vakit geçirmek için marmara park’taki kozmetikcilerde gezerken watsons’a da girdim. physicians formula’nın standını kurmuşlar. türkiye’de olmayan butter bronzer dahil bir çok ürün vardı. standın görüntüsünü görsellere ekliyorum¸ ne var ne yok görmek isteyenler olur belki. bu arada görevlilerden biri önümüzdeki hafta physicians formula da dahil indirim olacağını söyledi. bir de 75 lira üzeri physicians formula alışverişine 2 seferlik makyaj uygulaması hediye ediyorlarmış.neden hiçbir yerde duyurmadılar nasıl haberimiz yok bilmiyorum ama sanırım boykot olayından sonra şu sıralar atılım yapmaya çalışıyorlar. bir de mağazada “stokları bitiriyoruz” şeklinde bir bölüm de yapmışlar¸ outlet gibi ama hasarsız açılmamış ürünler vardı. revlon allıklar¸ aussie ürünleri 20 liraydı¸ bazı rujlar glosslar 5-10 liraydı falan. kore markaları falan gelmiş yeni. var yani bi hareketlilik ama bakalım büyük bir etkisi olacak mı.eyyorlamam bu kadar.

tanyeli: beni watsonsa çeken tek şey yolumun üstü olmasıydı ama en son yaşanan olaydan sonra isterse evimin dibinde olsun yine gitmem yine gitmem.boykota devam.

dilruba: Arama motoruna watsons genç kız tazminat yazdığımda hala bir sonuç alamıyorum.O zaman boykota devam.

nazan: şimdi %99¸9 ihtimalle çokça eksileneceğim ama bu konuda dürüst olmak istiyorum.ilk başlarda hep ben de boykot ettim. arkadaşlarımı gitmemeleri konusunda uyardım ve birlikteyken de onları zorla gratis’e sokarak “bak burada da aynı fiyat.” diyerek aynı ürünü gratis’ten aldırdım.daha sonra “herkes kendi cebini düşünüyor¸ watsons da yeterince de zarara uğramıştır zaten¸ ben de kendi cebimi düşünmeliyim.” diyerek boykotu bırakmayı düşünmeye başladım. konuyla ilgili watsons’ın yaptığı açıklamayı tekrar okuduğumda gayet makul geldi ve boykotu bırakma kararı aldım. yine de watsons ile gratis arasında seçim yapmam gerekse gratis derdim çünkü bir kere watsons’tan soğumuştum ve oradan alışveriş yapmayı kendime pek yediremiyordum.o kararı verdiğim günden sonra ne zaman watsons’a girsem bir şey satın almak nasip olmadı. ya alacağım şey yoktu¸ ya indirim yoktu ya da o ürünü almaya yeterince ikna olmamıştım. yani sanırım ilahi adalet benim watsons’tan bir şey almamı istemiyor. sonra cebimi düşündüğüm kadar cildimi düşünmem gerektiğinin de farkına vardım ve dedim ki “bundan sonra fondöten¸ bb krem¸ kapatıcı vb. şeyleri drugstore almak yok!” trendyol¸ turuncukasa gibi internet sitelerinde zaten indirimli olarak satılıyorlar. yalnızca indirimleri takip etmek gerekiyor. böylece kendimi daha iyi hissediyorum.boykot edene de etmeyene de saygım sonsuz¸ sonuçta herkesin hayatına kimse karışamaz. ama dürüstlüğün önemli olduğunu düşünüyorum. tanım: sanırım bir daha asla bir şey alamayacağım kozmetik zinciri.

senay: zaten pek alışveriş yaptığım bir yer değildi¸ sadece watsonsta satılan bir kaç rimmel london ürünü ve nyc bronzer almıştım¸ onları da zebramoda satışa koydum zaten¸ sadece buradan takasla pure beauty cc creamini almıştım¸ aşırı beğendim¸ henüz yarısında ama biterse alternatifini bulabilecek miyim acaba diye düşünüyorum¸ bulamazsam da satın almayıp yine takas yoluna gideceğim¸ eksikliğini hissettiğim bir mağaza zinciri değil o nedenle. tanıdıklarımı da uyarıyorum alışveriş yapmamaları konusunda. umarım batarlar.

kamuran: malum olayın yaşandığı günden beri önünden geçerken içine bakmaya bile tenezzül etmediğim kozmetikçi. isterlerse bedava ürün versinler bir daha sempati beslemem dahi mümkün değil. 2016 yılı aralık ayından beri hiç eksikliğini de hissetmedim zaten. iyi ki rossmann ve eveshop var diyorum sayelerinde.

müge: Watsonsta satılan iki ürün vardı çok sevdiğim¸ yerlerine benzerlerini buldum. Mesela ben kendi ıslak mendillerini çok seviyordum şimdi sleepy’nin güllülerinden alıyorum mis gibi kokuyor. Rimmel london match perfection kapatıcı kullanıyordum dün kapatıcı araştırması yaparken loreal true match aldım. Bir mendil bi kapatıcı için sizin yaptıklarınızı göz ardı edecek değiliz. O kadar mağaza var ki artık watsons bu kadar da ikame edilebilecek bir yer iken(gören de 20 yaş gençleştiren sadece watsonsta satılan bir serum var sanır) bu insanlardaki bu mağazaya olan düşkünlük beni hayrete düşürüyor. Ama olsun tek kozmetik değil eve şampuan duş jeli derken bir kaç yüz tl benden zarardasın watsons bu bile içimi rahatlatır size karşı.

merih: eylure london markasının takma kirpiklerini  getirmiş keşke bütün kaş ürünlerini getirtseymiş ya¸ gratis’e göre baya bir yetersiz kalıyor watsons bu konuda.

leyla: Ben de hala devam ediyorum boykota ve bu şekilde paylaştıkça birbirimizle de birbirimizi cesaretlendirdiğimizi düşünüyorum. Tanım: benim için artık türkiyeden çekilmiş gibi olan kozmetik mağazalar zinciri.

açelya: Benim de boykotum sürüyor¸ sürdüren herkesi de highlighterindan öpüyorum.

vuslat: boykot yapmamak elbette bir tercihtir¸ yapmayanlara zorla “yapmak zorundasın” da diyemem¸ sadece saygı duyabilirim. fakat boykot yapmaya niyetlenip¸ aynı maskara gratis’te o hafta indirimde değil diye gidip watsons’tan almak karaktersizliktir. bir rimmel london kapatıcı için boykottan vazgeçmek karaktersizliktir. fikir ayrılığı oluşması gayet normal bu konuda¸ ancak ben on liralık bir indirim için duruşumu değiştirmem. bunu da kendime yediremezdim zaten.tanım: kadınlar günü indirimini¸ kadınlardan daha çok önemseyen drugstore markası.

elçin: Boykota benimde devam ettiğim ve gördüğüm tüm hem cinslerime olayı anlattığım kozmetik zinciri. Hayatımdan benimde hiç birşey eksilmedi. Üstüne gereksiz alışveriş yapmaktan kurtuldum. Ancak şu nip fab temizleme pedlerini çok severek kullanıyodum. Keşke gratis akıllık edip kendi bünyesine markayı getirse. Ballı lokum olur

anita: Sadece bebek ıslak mendillerini kullandığım¸ boykot yüzünden almadığım ve eksikliğini hissetmediğim mağaza. Onun kadar güzel bi ıslak mendil bulabilmiş değilim ama o muameleye asla para kazandırmam. Gerçekten hayatımdan hiçbişey eksilmedi ve iyi de oldu girip saçma sapan şryler alıp para bırakıyodum.

sevtap: Daha önceden de ne rimmel london ne de nip+fab kullanmadığım için özel olarak uğramıyordum. Boykottan sonra da gitmedim. Ancak bu konuda boykottayım kesinlikle gitmeyeceğim¸ kimseyi sokmayacağım gibi bir şeye de yönelmedim. Boykot eden eder¸ etmeyen etmez. Boykot etmeyenler çekilsin şöyle¸ kadınlığınızdan utanın ayakları beni sıktı açıkçası. Yahu karşındaki insan bile bile alışveriş yapıyorsa bırak yapsın elinden mi alacaksın¸ sen yapmıyorsun tamam¸ çevrendekileri bilgilendiriyorsun tamam. Ama alışveriş yaptığı yer için insan yargılamak çok saçma geliyor bana.

suzan: hala boykota devam ediyorum¸ arkadaşlarımı da sokmuyorum.

yıldız: Ben de hala boykota devam edenlerdenim. Boykotumu sonlandırmayı da asla düşünmüyorum¸ watsons yerine rossmann ve eveshop’a yöneldim¸ mutluyum

fulya: Niye boykot edildiğini defalarca anlatmama rağmen hala anlaşılmayan boykot. Geçen gün bir arkadaşım ve onun iş arkadaşlarıyla buluştuk. kız watsons’a girdi¸ ben tabii ki de girmedim. sen niye girmiyorsun dediler. Boykot ediyorum çünkü dedim. sonra ben girmeyince çıktılar. boykotun sebebini anlattım aaa öyle mi ayy bilmiyorduk dediler. neyse gratis’e gittik. arkadaşımın arkadaşı maskara alacaktı. Ayy burada 40 tl watsons’ta aynısı 20 tl dedi. Arkadaşım da “ee gidelim oraya” dedi. kızlar beni söyledi¸ davetsizmisafir için sorun ama dediler. benim arkadaşım ‘aaa bir şey olmaz yaaa nolacak’ dedi. benim değer verdiğim bir şeyi 2 günlük insanlar için hiçe saydı. ben de çektim gittim. ve watsons’a girip alışveriş yapmışlar. o kadar anlatmama rağmen hiç umurlarında olmamış. anlamıyorum bu insanları. gerçekten anlamıyorum. sen bir hemcinsine böyle muamele eden bir firmaya nasıl para kazandırırsın. ama onlar yönünden bakınca da gratis bu boykotu fırsat bilip fiyatları katlamış. iki ucu b*klu değnek aslında.ayrıca şeyi de anlamıyorum. burada bu boykota değer verip¸ boykot eden bir sürü insan var. ve bazı kişiler tutup rimmel london¸ pure beauty veya diğer watsons markalarını övüyorlar. daha önce almış olabilirsiniz. benim de elimde var daha önceden aldığım ürünler ama mesela ben cicişlerin dudağındaki ruj başlığına denk geliyorum¸ tam yazıcam dudağımda rimmel in ruju var¸ ayyy yazmayayım diyorum. ister 3 kişi ister 300 kişi olalım¸ bence birazcık saygıyı hak ediyoruz.

gülsen: şimdi cicişler yazınca fark ettim¸ ben de hiç eksikliğini çekmiyorum. sadece watsons’da satılan ürünlerden: rimmel london’dan pek alışveriş yapmıyordum¸ nip-fab ise sivilce yaptı son zamanlarda¸ tekrar almazdım zaten. belki eskisi gibi girip gezsem¸ almazsam ölürüm gibi hissederdim. Bundan sonra da adımımı atmam aynı şekilde.edit: evet boykot ediyorum¸ çevremdekilere de söylüyorum sebebini ama burada dikkatimi çeken bir durum var. watsons’ ta satılan bir üründen bahsedince o girdi eksileniyor hemen ya da alışverişe devam edenler kötü oluyor. kimse aynı fikirde olmak zorunda değil. kendi fikrim doğrultusunda üstüme düşeni yapıyorum ya da yapmıyorum. gerisi kimseyi bağlamaz.

güldeste: Ankara Kentpark şübesinden nefret ettiğim mağaza!! bütün çalışanlar bu kadar mı suratsız olur ? O yüzden 1 üst katta ki gratis her zaman tercihim

fahriye: “inatçılıkta bir keçi gibi ol” felsefesine sahip olduğum için boykot yaptığım yerleri¸ markaları hayatımdan tamamen çıkaran bünyemde yokluğunu hiç hissettirmemiş olan mağazadır. buradaki markalardan bir tek revlon’un rujlarına ve rimmel london’ın krem allıklarına hastaydım ama o genç kızın başına gelenleri hatırladıkça boykottan önce aldığım ürünleri bile kullanmaya elim gitmiyor artık. boykotun işe yaradığını noooolur %546565 indirimimizi kaçırmayın gibi zırt pırt attıkları maillerden¸ mesajlardan anladıkça zevkten dört köşe oluyorum¸ beter olun.

diclehan: bugün hamiyet akpınar’ın watsonsa gittiğini görünce şok oldum açıkcası. insan para için olsa bile böyle bir şeye sebep olan bir mağazanın teklifini geri çevirmeli

sevim: Hiiiiç yokluğunu hissetmediğim mağaza. Çevremde hiçkimse watsonstan alışveriş yapmıyor¸ en azından kendi çevremi bilinçlendirdiğim için mutluyum.

pakize: yaşanan olaydan sonra üyelik kartimi kırıp attim. hala boykotum devam etmekte yakin arkadaslarima da durumu anlattim artik onlarda alisveris yapmıyor. biz boykota devam da yalaka youtuberlar hala reklam peşinde. yazik yazik para için bu kadar düşmek? ödül törenlerine katilmak videolar çekmek falan cok güzel aynen devam. birileri boykot yapacaksa onu da biz yapariz siz para kazandiginiz kapiyi sakin kapamayin aman aman 3 kuruştan olursunuz.zaten aşırı bir kozmetik alisverisim olmuyor oldugunda da küçük kozmetikcilerden aliyorum.umarim bu boykot kararliligimiz daim olur.

ikbal: hala ve hala boykotuma devam ettiğim mağaza. onun yerine rossman’dan alışveriş yapıyorum üstelik hem daha çok çeşit var hem daha uygun fiyatlar.

mihriban: hala buradan alışveriş yapan kadinlari gordukce iceri girip “nerede kendinize sayginiz” diye bagirmak istiyorum.

ipek: watsons güzellik ödülleri anketine öylesine katılmıştım ve 500 kişi arasına girmişim. . Bu sabah gelen hediye ile beni mutlu ettiler ne yalan söyleyeyim. görsele yüklüyorum ¸)  tıkbüdüt: link

gülbahar: Instagram de gördüğüm kadarıyla p. Formula yı bünyelerine katmis kozmetik mağazası.

gözde: Boykot yapanlar olarak azaldigimizi düşünüyorum¸Watsons Ankara Tunalı’ya yeni mağaza açmış ve zamanında markayı sertçe eleştiren hatta takipten cikaran dahası markayla işbirliği yapan blogger/youtuberlari bile takipten çıkaranlar​ eleştirenler açılışa katılıp sosyal medyadan duyurmuslardir¸ üzulerek anladim ki çıkar ilişkileri her şeymiş¸ büyuk lokman ye büyük söz konuşma¸ ya da sessiz kal¸ net bir eylem görelim çıkarlar uğruna eylemimizden vazgecmeyelim¸ yine de inandığı davası için cabalayanlarin hala var olduğunu biliyorum.

sedef: Ankara tunalıya yeni mağaza açmışlar. Nedense boykot eden tüm bloggerlar oradaydı. Hatta bir tanesinin fotoğrafının altına ne çabuk unuttunuz watsons boykotunu yazım¸ 2 dakika sonra sildi tabi yorumu.Hepsi 2 bedava ürüne bakıyor¸ biz boykota devam edelim¸ şahsen tek başıma bile kalsam ben devam edeceğim.

vicdan: Özellikle ankara-ankamall mağazası çalışanları pek bir yapışkan pek bir acayip olan mağaza. Hayır yani hepsi tek tek seçilerek yerleştirilmiş oraya orası belli. Tester zaten yok¸ bakacağınız şeye arkanızda 3 kişi birden bakıyorsunuz. Rencide edince de aval aval bakarlar. Çok dertliyim çooook…

ekin: Boykotuma devam ettiğim ve edeceğim mağazadır. Hatta geçen gün mesaj atmış “seni özledik x x tarihine kadar 50 tllik alışverişinin 20 tlsi bizden” diye ama yemezler şekerim¸ kader diyemezsin sen kendin ettin. Uzun zamandır sözlüğe de bakmıyordum ama hala boykotcular da watsonsta diyen tayfa bitmemiş gibi duruyor. (Bundan kastım sözlükte boykot yapıyoruz deriz kim bilir diye milleti suçlayan grup) Mağazadakilerin alnında nickleri mi yazıyor arkadaş ben onu anlamıyorum? Bi de boykot yapmayan bi ciciş ankamall şubesinden şikayetçi olmuş ve ardından hemen watsonstan özür dileyen bi mesaj gelmiş. Yani canı isteyince cicişdeki yazarın şikayetini takip eden firma¸ hırsızlık iddiasıyla bir genç kızı soyma rezaletinde (??!!) olay tüm sosyal mecralarda duyulmuş ve haberlere bile çıkmışken neden aynı hızı ve duyarlılığı gösteremedi¸ sorarım. Hazır sözlüğü de takip ediyormuş watsons…

sevda: biz boykota devam ederken¸ nautilus şubesinin yandaki dükkanı da ekleyerek büyümesi ile sinirimi bozan mağaza. içerisi yoğun görünmüyor ama olsun¸ çirkeflik katsayım artıyor yeni halinin önünden geçerken. hayır bir de carrefourun girişinde kalıyor¸ her hafta illa ki markete giderken önünden geçmek durumunda kalıyorum:) kendime yeni market mi bulsam ne yapsam:(edit : imla

nida: yazmış olduğum iletiden sonra sözlük üzerinden kendilerinden mesaj aldım. daha sonra telefon ettiler yaşadığım olayla ilgili fazlasıyla özür dilediler. çok mahçup olduklarını dile getirdiler. bu kadar ilgi gerçekten beklemiyordum. şahsen çok hoşuma gitti.

selen: boykota son sürat devam. yaşadığım muhitteki watsonsların bomboş olduğunu görünce zevkten dört köşe oluyorum lol fakat rimmel match perfection kapatıcım ve stay matte pudram bitmek üzere 🙁 internetten alışveriş te yapamıyorum¸ bu ürünlere en yakın ürünler mesajla söylenirse çok sevinirim ya 🙁

belemir: genç kadınlarımızdan başlayarak tüm memlekete yayılacak bir protesto eylemini ateşlemiştir umarım watsons. toplu eylemlerin (ya da bu konuda eylemsizliğin) istenildiğinde ne kadar iyi yapılabildiğini görüp seviniyorum açıkçası. çok uzak bir zamanda değil¸ turkcell hatları kapatma/taşıma kampanyası turkcell için bayağı kayba sebep olmustu. watsons’da neler olmuş onu da göreceğiz. bu birlik anlayısını dilerim ki tüm türkiye’de ve her olayda yeniden hatırlar¸ birbirimizin hakkını ve onurunu her şartta korumanın erdemini farkederiz.

ünsel: Boykot etmeyenleri değil¸ boykot etmediği halde gelip bi de sözlükte şikayetlenenleri gömmeye geldim. Senin derdin de bizi germiyor kardeş¸ git başka yerde ağla.

olcay: Zaten pek uğramazdım boykottan sonra yolumu tamamen ayirdim. Cruelty free ürün de çok fazla olmadığı için eksikliğini hissetmiyorum.

dolunay: Boykot ediliyor mu diye gidip bakmalar¸ çalışanları denemeler¸ boykot etmeyenlere giydirmeler vs gibi davranışları sağlıklı bulmuyorum. Başka dert vermesin Allah. Boykot yapacaksak bireysel yaparız¸ yapmak istemeyen bizi ilgilendirmez. Kitlesel nefret kampanyasına¸ senden olmayanı ötekileştirmeye ne gerek var.

derin: haftasonu ankara meşrutiyet şubesi beni çıldırtmış olan drugstore.olaya geçmeden önce ben boykota katılmadım. alışverişlerime devam ediyorum fakat haftasonunki olay beni gerçekten çileden çıkardı.mağazaya girdim hemen birkaç kişi yardımcı olalım dediler. teşekkür ettim gerek yok diyerek. neyse birkaç ürün seçtim. elime çalışanlardan biri getirdi bir kutu verdi kilitli. ürünleri alıp bu kutu içine yerleştirdi. güvenlik amaçlıymış. yani aslında onları da anlamaya çalışıyorum testerdır ne bileyim açılmamış üründür illa ki çalmaya çalışanlar vardır ama bu şekilde herkesi potansiyel hırsız olarak görmeleri beni aşırı derecede rahatsız etti. söylendim biraz devam ettim. bu kez de bir başka çalışan yardımcı olmamı ister misinizzzzz dedi. teşekkür ederim sağolun ben bakınıyorum öyle dedim. ve arkamı döndüm ki yanındaki arkadaşıyla benim taklidimi yaparak dalga geçiyor ve söyleniyor. sinirli sinirli baktım. kavga günümde değildim yoksa güzel bir laf indirirdim.gerçekten bu olaylar beni çok sinirlendirdi. ama ankamall mağazasında bugüne dek hiç sıkıntı yaşamadım. bu bence her marka için geçerli. sevdiğim birçok ürün watsonsta satılıyor. bu nedenle benim için boykot gerçekten çok zor.

selvi: Ben arada gezinmek icin giriyorum ama bisey almiyorum. Galiba ramazan ayinda suyu icecek gibi yapip geri birakip seytani kudurtan kiz benim:/

henna: yaşadığım şehre yeni gelmiş olan hala gezmeye vakit bulamadığım gratis’le yan yana açılıp ezeli rakip olan kozmetik dükkanı

günseli: elbette gitmediğim mağazadır. müşterilerine değer vermediği çok açık. fakat benim fikrim şu ki¸ türkiyedeki çoğu kozmetik mağazası -çalışanları rastgele seçildiğinden midir nedir- müşterilere hırsız gözüyle bakıyorlar. tekin acar’da¸ sephora’da da bu böyle. watsons olayı ileri boyuta taşıdı o ayrı konu. bu olayın yaşandığı şubedeki çalışanların tutumu¸ türkiyede watsons’a olan güveni yerle bir etmiş durumda.

seden: Canim yha mesaj atmis bana beni ozledigine dair 30TL alisverisime 10TL indirim yapıcakmış¸ beter ol insallah canim diyerek aboneligindende ciktim. Azalarak bit.

ışık: Gün itibariyle Tunalı Starbucks’ın yanına şubesinin Açılacağını gördüm ve neler olacak meraktayım.ciddi bir boykot var öte yandan öyle işlek bir yere şube açıyor ki boş kalacak olması şaşırtır. Merakla bekliyorum neler olacak.Sanki savaş tamtamları çalıyor bu hamlesiyle.

yaprak: Kendi çapımda boykot ettiğim¸ alışveriş yapmadığım mağazadır. Ama boykot etmeye mecbur değilim veya bana bu konuda baskı yapılmasına izin vermem. Herkesin kendi tercihi¸ isteyen istediği yerden alışverişini yapar. Boykot edenler çok duyarlı ve iyi insanlar¸ boykot etmeyenler tü kaka diye bi durum yok. Ben indirimden önce bindirim yaptıkları için¸ gratis’i de boykot ediyorum mesela. 6 7 ay olmuştur ne watsons’ın ne de gratis’in kapısından içeri girmişliğim yok. Piyasada daha iyi fiyatlara aynı ürünleri bulabiliyorsam¸ zaten bu iki mağazaya ne ihtiyacım kalır ki?

sertap: watsons’i boykot edenler olarak sag bastan sayalim da nerede ne kadar oldugumuz gorunsun. boyle sacma bir sey olabilir mi? her watsons’a bakip bak iste boykot etmiyorsunuz etseniz bombos olurdu diyenlerden yoruldum ben. saka gibi. isterseniz alnima boykot ettigim markalari yazip sokaga cikayim da oyle anlayin. insanlarin mutlaka ekstrem tepkiler beklemesi cok tuhaf. tanim: kozmetik magazasi.

enise: gördüğüm her watson her daim tıklım tıklım dolu. nerde boykotcular?

belma: Ya isteyen gider isteyen gitmez. Mümkün olduğunca az kazanç sağlamasını ben de destekliyorum ama baskı kurmak nedir? Neden gidilmesin denildiğini¸ genç bir kıza yapılan terbiyesizliği herkes biliyor. Kimileri buna aldırmıyor kimileri de kendince bir şeyler yapıyor. Karar bireysel¸ baskıyı yanlış buluyorum.Dün Eve mağazasına girdim. İçerde bekleyen bir adam vardı. Bi süre baktı nedenini anlamamıştım fakat sonra anket yapmak istediğini söyledi. Pek sevmesem de kabul ettim. Her neyse. Anket watsons mağazaları tarafından yaptırılıyormuş. Direkt söylemedi fakat sorulardan belliydi o da onayladı beni. Ben de eskiden watsonsın da sık girdiğim mağazalar arasında olduğunu bu olaydan sonra oradan alışveriş yapmak istemediğimi söyledim. Sizinle birlikte birçok kişi de bu durumu sebep gösterdi dedi. Yani bir şeyler değişmiş gerçekten. Watsons da bunun farkında. Ben sadece kullananlar kulüpte boykot olduğunu düşünmüyorum. Dışarıda da devam eden insanlar var.Boykota devam edelim tamam da markanın batacağını sanmıyorum. Bu durum onunla aynı karakterdeki gratise yaradı. Keşke boykotun sonunda bir yaptırım olsaydı. Genç kızdan herkesin gözü önünde özür dilenseydi. Bilemiyorum¸ sonu mağdur edilen kızın Lehine bir sonuca çıksaydı. Daha anlamlı olurdu.

fazilet: 17 yaşındaki taciz olayından bihaber ve asla makyaj yapmayan kız kardeşim geçen indirimde watsonsa girmiş bana ufak bi hediye almak için. farklı şehirlerde yaşıyoruz¸ zaten girmiyor diye önemsememişim heralde¸ hiç anlatmamıştım ona bu olayı. neyse girerken çok kalabalık olduğu için sırt çantası çarpmış ve iki tane şampuan devrilmiş. görevli kadın dövecek gibi bir tavırla gelip gözlerini dikerek kaldırmış düşenleri. daha sonra raflarda bir iki tester inceleyim ne alsam diye düşünürken yine aynı kadın elindeki testerı sert bi şekilde alarak “yalnız tester olmayan ürünleri açmıyoruz hanfendi” demiş ağzını büze büze. benim zavallı kardeşim de neredeyse ağlayacak kadar kötü olmuş ve hemen terketmiş. ben aylardır girmediğim için biraz elemanlarına eğitim vermişlerdir bu olaydan sonra diye düşünmüştüm ama¸ yok arkadaşlar akıllanmamışlar. hala aynı watsons. tanım: neredeyse bütün mağazalarında kaba¸ eğitimsiz çalışanların bulunduğu¸ çocuk tacizcisi kozmetik zinciri.

çiçek: ben gerçekten bazı insanları anlayamıyorum.ortada müşterisine kesinlikle değer vermeyen¸ dükkandan içeri giren herkese potansiyel hırsız gözü ile bakan¸ bir ruj için ya bir ruj için gencecik bir insanın psikolojisinin alt üst olmasını göze alan bir şirketten bahsediyoruz. nasıl savunabiliyorsunuz. illa “ya kardeşinizin başına gelseydi¸ ya senin başına gelseydi bi’ de böyle düşün” mü demek gerekiyor size. başkasına yapılan bir haksızlığa¸ bireysel olarak tepki verme imkanınız varken niye tersini seçiyorsunuz? sizin watsons’a verdiğiniz değeri¸ watsons size vermiyor. bunu da müşterisinin gözüne sokarak¸ bariz bir şekilde yapıyor.watsons gibi büyük bir firma¸ her şubesinden¸ şubesinde çalıştırdığı her personelinden¸ satışını yaptığı her üründen sorumlu olmak zorunda. benim gözümde¸ marka olmak¸ kurumsal olmak bunu gerektirir. bir şubesinde çıkan insan aşağılayıcı bir durumdan dolayı da acımadan firmanın bütün şubelerini kendimce sorumlu tutabilirim. bu arada¸ boykot eden cicişlerim¸ hepiniz çok güzel insanlarsınız.

gülnaz: bayramda seyranda güzel indirimler yakalarsanız güzel fiyatlara cici sahip olabileceğiniz drugstore. Gerçi fiyatları normalde bir tık yüksektir yinede candır. Ankamall’de sephora çalışanları gibi vampir kıvamında değildirler ‘bakıyorum’ demekten anlarlar ¸))

ruhsar: boykota devam ettiğim marka.elimde son kalan 3-5 paket ıslak mendilleri¸ bitmek üzere olan nib+fab peelingim¸ deborah¸ rimmel ve nyc eyeliner da olmayı versin hayatımda. kolunu sallasan kozmetikçiye çarparken bu neyin vazgeçilmezliği pardon!

reyhan: İnsanlara ne yapıp yapmayacağını söyleyemem ama bari 8 martta gitmeyin¸ kör göze parmak sokuyorlar resmen.

müesser: Arkadaşlar elimizin altında kullananlar kulüp gibi bir kaynak varken sadece burada satılan hiçbir markaya muhtaç değiliz. Takas yapariz olur biter.

ayşıl: boykot yapmak o kadar imkansız mı¸ yalnızca watsonsta satılan markalara o kadar muhtaç mıyız ki gittiğimiz halde boykot ediyorum numarası yapalım 😀 hayır arkadaşlar¸ şaşırabilirsiniz ama gitmiyoruz gerçekten de. hatta kendimiz gitmediğimiz gibi çevremizdeki insanlara da anlatıyoruz. mesela babamın böyle bir olaydan haberi yoktu¸ artık girmiyor. kardeşim ve annem de aynı şekilde. kardeşime oradaki ürünler yerine bunu bunu kullanabilirsin mesela bak diye anlattım mesela. sevgilime bahsettim¸ arkadaşlarıma söyledim. hala watsons reklamı yapmaya devam eden bloggerları da takip etmiyorum. böyle bir olay karşısında hala reklam peşinde olan insanlara güvenmiyorum çünkü. sizin için inanması güç ama gitmiyoruz¸ insanlara anlatıyoruz¸ olayı görmezden gelen bloggerları izleyip takip edip para kazandırmıyoruz ve bir şeyim de eksilmedi işin açığı. bu arada¸ watsons zaten taciz olayı karşısında ne kadar duyarlı (!) olduğunu hepimize gösterdiği için¸ olay şubedeki çalışanların yaptığı ayıptan çıkalı çok oldu¸ firmanın bir ayıbı haline geldi. bu yüzden watsons benim için ve cicişdeki birçok diğer kadın için bitti. umarım birkaç ruj ve fondotenin o genç kızın maruz kaldığı muameleden daha önemsiz olduğunu fark edersiniz

serap: çocuk tacizine sessiz kalmış hatta kendilerini haklı görmüş firmadır.o olaydan beri gitmiyorum gitmiycem de ama gitmemek için sadece kendimi o kızın yerine koymam yetiyor düşünsenize daha 17 yaşındasınız ve bir mağazada sizi soyarak arıyorlar.ben böyle bir şey yaşasam bırakın bir daha watsonsa girmeyi bir daha hiçbir mağazaya giremeyebilirdim.gitmemek için kendinizi kızın yerine koyup bir an için onun hissettikleri ile empati yaparsanız zaten gitmezsiniz bir daha.

turna: olay şube değil¸ şirket politikalarıdır. asla gitmiyorum. hatta özellikle instagramda gittiğini gördüğüm bloggerlere deliler gibi yorum yazıyorum¸ kınıyorum. bir şekilde bir takipçisi bile görse faydam olur diye düşünüyorum.

lamia: Bilmiyorum kaç kişi benim gibi düşünüyordur. Bu hadiseden mükemmel bir vaka çalışması çıkar. Kriz öncesi mali durum¸ olayın meydana gelmesi¸ ilk tepkiler¸ kriz yönetimi evreleri¸ ilk çeyrek ve son çeyrek karşılaştırmaları¸ yeniden hedef belirleme¸ promosyon ve reklam revizyonları vs. Çok yakın bir aile dostumuzun oğlu watsonsda idari kadroda çalışıyormuş¸ kızı hiç tanımıyorum ama bu konuyu konuşmayı çok isterdim kendisiyle.

hüner: Boykota katilmayabilirsin¸ senin tercihin! Ama kusura bakma¸ ben duyarlı bir insanım¸ iki yüzlü de değilim¸Girmiyorum watsonsa. Burda boykota devam ettigini soyleyenleri¸ yalancilikla suclayamaz kimse. Boykotculara saydirmak¸ kendi iradesiz veya duyarsizligini bastirmak gibi geliyor bana! Ilk defa sozlukte sinirleniyorum.Üç kuruşluk revlon¸rimmel london¸ i love bilmemne kullanmasam da olur !!!

açılay: aklımda hala çocuk tacizcisi olarak yer etmiş kozmetik mağazası.giden gitsin kimse karışamaz gerçi de gitmiyorum diyenlerin dürüst olduğunu pek düşünmüyorum.hele ki favori fondöteni revlon vs olanlar…(bkz: ortamlarda boykot ediyorum dersin kim bilecek)edit:bi girdi anca bu kadar yanlis anlasilir!sozluk olarak buyuk bi musteri kitlesiyiz ve ben de dahil cogumuz boykottayiz lakin ki watsons birak sube kapatmayi yeni kanyonda sube acmis satislar iyi demek ki.firma hala geri vites yapmadi bi seyler dokunmamis belli ki.yani sen gitmiyorsun ben gitmiyorum e kim gidyor?bunu sorgular nitelikte dusuncemi yazdim.ama tabi klavyeden ‘iradesiz’ diye sallamak kolay.en kolayi hatta.gidiyorum dememisim kimseyi isaret etmemisim ama birileri sinirlenecek derecede uzerine alinmis.ne diyim yarasi olan gocunuyor.

uygu: evimin önündeki watsons’ta oramı buramı elleseler başka şubeye giderim. sonuçta hepsi bir değil.bu mu mantığınız yahu? bizim sorunumuz ve boykot nedenimiz şube değil. watsons denen markanın bu olayın üstünü kapatmaya çalışması. çocuk gibi hesap kitlemesi vs. siz gidin kardeşler başınıza bir iş gelse biz gene savunuruz sizi. zaten tercih etmiyordum. lise zamanında hosteslik yaparken bu hırsızlık mevzusu çok dönüyordu özellikle çalışanlarına karşı. o sebeple nefret ediyordum bu zincirden. son olayda beni şaşırtmadı ve tamamen ilişkimi kestim. bişey değişti mi? evet. paracıklarım cebimde kalıyor :d

ilkben: nişantaşı şubesinde sürekli potansiyel hırsızmış muamelesi gördüğüm kozmetik zinciri. Bakıyorum efendim sadece bakıyorum yeni şeyler keşfetmek istiyorum olamaz mı? Hemen dibinde bitiveriyorlar. Ha ola ki bir şey alacağım hemen elimdeki alıp şeffaf bir kutuya konuluyor. O da yetmiyor sürekli etrafımdalar artık gitmemeye karar verdim. Güvenliğin de bir dozu olmalı. Müşteriler bu denli rahatsız edilmemeli.

berran: Hep dedim hep dicem evimin ordaki watsons hata yapmış diye ben ankaradaki watsonu neden boykot edeyim arkadaşım.gidiyorum da ne var bunda.

amara: bu konuda sanırım 3. girdim olacak.Ne zaman gitsem elime bir ürün aldığımda peşime takılan satış temsilcilerinden dolayı çok ısınamamışımdır watsons’a.bu boykot olayıda işi benim gözümde son raddeye getirdi.boykot başlangıcından beri bir kere bile gitmedim gitmeyi de düşünmüyorum.Sadece revlon cazip geliyordu.varsın o da olmasın der geçerim…

gülpembe: Dün bir avm de önünden geçerken gülme krizine girdiğim rezil mağaza zinciri.Hani emlakçılarda olur ya kocaman sarı sarı kağıtlar tüm camı kaplar¸ heh aynen öyle indirimleri yazmışlar. Normalde indirim zamanı o mağaza tıkış tıkış dolu olur ve sırada 20-30 kişi bulunurdu. Bu sefer sırada 3 kişi vardı¸ umarım onlar da bilinçlenir diye umuyorun.Ama artık sağda solda oylama görseli görmekten gına geldi¸ azalarak bit watsons.

ela: Boykot ettiğim için mesaj bilgilendirme sistemlerinden de çıktığım magazalar zinciri.. Ayrıca küçük kozmetik magazalar daha ucuz..

vesile: çok uzun süredir girmediğim ve olaylardan sonra girmeyeceğim sözde kozmetik mağazası. internet ve rossman varken burdan alışveriş yapmaya gram gerek yok.edit: gratis de aynı tezeğin soyu. rossmann’ın askerleriyiz.

feyza: Şahsen ben içine giriyorum testerlara falan bakıyorum aklımda olan kapatıcının yapısını inceliyorum mesela. İndirim zamanı da gratisten veya online alıyorum. Sadece watsonsta satılan ürünlerden Nip&fab yüz temizleme kremini¸ peelingini ve ünlü temizleme disklerini kullanıyordum onun muadili veya benzerini bilen birileri beni aydınlatırsa sevinirim çünkü cildime iyi geliyordu bunlar bitince ne kullanacağımı bilmiyorum

ünseli: haz etmediğim ve sık alışveriş yapmadığım mağaza. ürünleri ‘elinizdekileri kutuya koyalım’ diye aldı bir adet neden buraya geldin temalı bakışı olan satış temsilcisi. bende zannediyorum sepete koyacak kilitli bir şeffaf kutuya koyup getirdiler. anlamadım önce¸ mağazadan çıktım sonradan aklıma geldi. sanırım tüm müşterilere potansiyel hırsız gözüyle bakıyorlar.edit: bu olay watsons skandalından önce yaşanmıştı¸ mağazadan şu an alışveriş yapmıyorum.

döndü: Geçtiğimiz haftalarda anadolu yakasında bir mağazasına gittim. Duş fırçaları ve liflerinde 1 alana 1 bedava kampanyası varmış sözde. Raftan iki ürün aldım kampanya bunlarda yok dediler. Geri döndüm başka bir lifle değiştirdim¸ meğer yine başaramamışım onda da kampanya yokmuş. Kasadaki arkadaş kendisi hangi ürünün kampanyalı olduğunu bilmediği için yetkili bir arkadaşını çağırdı. Tam yazının altında watsons marka olan liflerde geçerli dedi ve sonunda iki tane elime aldım. Mağazada bakınırken çoklu paket selpaklardan almaya karar verdim. Bir 10lu paket 7.99ken diğeri 4¸99 bir diğeri 2¸99du. Çantamda genelde peçete bulundurmadığımdan en azından ucuzunu alayım dedim ve 2.99luk paketi aldım. Kasaya geldim ürünleri okutan sözde yetkili arkadaş bu liflerin de kampanyaya dahil olmadığını söyledi. Onu bıraktım. Bu arada dikkatsizlik ve bıkmış olmanın veriği sinirle 15tl ödeyip çıktım. Otoparka geldiğimde bir lif ve bir paket selpağın nasıl 15tl olduğuna baktığımda o rafta 2.99un üstünde duran pakete 7.99 yazdıklarını gördüm. Bu arada kasadaki arkadaş hoşluk olsun diye 299 mağazada geçerli 15tl değerinde bir kupon veriyorum size dedi. İşkillenmiştim ama üstünü okuma gereği duymamıştım. Neyse ki yanımdaki arkadaşım aydınlattı: sadece 299. Olan o mağazalarındaki alışverişlerde geçerliymiş. Bu da böyle bir anımdır¸ bundan sonra bir şey almak zorunda kalırsam o fişini didik didik incelerim arkadaş. Meğer her şey şişirilmiş sahte etiketlerdenmiş.

cannur: Çalışanları hala tuhaf hareketler sergilemekte olan mağazalar. Malum olay yaşandığından beri watsonsa hiç girmedim. Bugün bir arkadaşım sadece watsonsta satılan vazgeçemediği bir ürünü almak için girdi. o sırada reyonlarda dolaşıyorum fiyatlara bakıyorum az önce gratisten çıkmışız acaba boykotu kırmak için daha fazla indirim yapıyolar mı diye. Çalışan reyonun başında ellerini arkaya bağlamış bir şekilde beni seyretti. O kadar rahatsız edici bir duruş ki. Düşündüm¸ eskiden beri bu duruşu bu mağazada hep görüyorum. Çalışanlarına ne anlatıyolar ne öğütlüyolar acaba? Hiç ders çıkarmamışlar velhasılı kelam.

amelya: Bugün 4 tane watsons ödüllerine ait mesaj göndermiş olan firma. Yether ya telefonu her elime alışımda aynı mesaj geliyor.

kadriye: uzak durduğum kozmetikçi. En son 3-4 yıl önce gitmiştim. İşte temizleme jel alıyım nemlendirici alıyım falan falan.. Su bazlı nemlendirici istememe rağmen bana vıcık vıcık yağlı bir nemlendirici satmış¸ üstüne sivilceli olan yüzüme pütür pütür içerikli bir peeling önermiş bir çalışanı vardı. Ürünleri kulandım sorunlu olan yüzüm iyice kötüleşti¸ bir bakıyım dedim internete yanlış yönlendirilmişim. Şikayet ettim¸ ama hiç oralı bile olmadılar.. Kesinlikle alacağınız ürünü bilmiyorsanız¸ öneri istemeyin. Ben bir daha uğramadım buraya¸ uğramam da… Hatta alacağım ürün burda daha ucuz olsa bile gidiyorum gratisten/rossmandan alıyorum. İnat değil mi.not: mevzu bahis watsons optimumdaki watsonsdır. Diğerleri iyidir kötüdür bilemiyorum.

eser: Bugün instagram anasayfamda dolaşırken çat diye karşıma çıktı¸ iyi de ben takibi bırakalı aylar oldu diye düşünürken reklam olduğunu gördüm¸ daha da sinirlendim. Altına watsons boykot¸ vs. Bişeyler yazdım o sinirle ama belki birileri görür diye. Sonrada spamladım.İnstagrama tv ye reklam vermekle o eski müşterilerini alamaz¸ önünden bile geçmiyorum şahsen.

deniz: Artık öyle büyük bir antipatim var ki¸ cami bile yaptırsalar taşından toprağından çalmışlardır derim.

kamelya: Kızkardeşimle kozmetik eksiklerimizi almaya çıktık bugün . İçinde eve shop¸ gratis ve Watsons bulunan bir avm yakınında oturduğumuz için Oraya gittik. Gratis ve eve shop’a göre Watsons oldukça tenha idi. Biz skandaldan beri uğramıyoruz kardeşimle. Kullandığımız nyc maskara ¸ far paleti¸ Superdrug relieving tint ve Revlon Matte balm’a en kısa zamanda ( umarım cicişlerin de el atmasıyla) muadil bulup ilişkimizi sonsuza dek bitireceğiz.

bağdagül: ne zamandır içeri adımımı dahi atmadım etrafımdakileri de bilgi verdim o malum konuyla ilgili… tez zamanda batarlar inş.tanım: yakında mağazaya giren herkesi hırsızlıkla suçlaması yakın olan kozmetik mağazalar zinciri.

mukaddes: boykot ediyorum¸ etrafımdaki herkese de ettiriyorum. dikkatimi sürekli indirim yapmaları çekti. bugün mesaj geldi 1 alana 1 bedava kampanyası yapmışlar. daha önce bu kadar sık indirim yapıyorlar mıydı hatırlayamadım ama ilginç geldi. alıcı kesimi çekmeye çalışıyorlar sanırım kampanyalar ile

rezzan: bugün watsons card maili geldi¸ aboneliği iptal etmek istediğimde ise siteden bilgilerimle giriş yaparak tercihlerden değiştirmem gerektiğini yazdıklarını gördüm. yani mailden direkt “unsubscribe” yaptırmıyorlar¸ ne kadar sevimli değil mi? ben de öyle düşündüm ve anında  filtreledim.watsons card şifremi hatırlamıyorum ve dandik siteye yeni şifre alınabilecek bir özellik bile eklememişler¸ iletişim merkezini arayacakmışım. başka işim yoktu zaten. düzgün becerebildikleri tek bir şey yok anlaşılan. sevmiyorum¸ boykot ediyorum¸ huysuzum¸ sinirliyim.edit: sms listesinden çıkmak isteyenler wts yazıp 3525’e gönderebilir¸ hatırlatmış olayım.

ülkü: Hayatımda gördüğüm en itici reklamı yapıp YouTube’a döşemiş¸ son zamanlarda bilinçli insanlarca protesto edilen rezil kozmetik mağaza zinciri.Tüm reklam boyunca¸ Kızlar için bunu alıyorum¸ şunu alıyorum¸ bunu da alıyorum¸ annem için onu bunu şunu alıyorum¸ şunu çok seveceğine eminim¸ babam için de hediye alacağım çok heyecanlıyım çünkü ilk kez hediye alıyorum (bunu diyen kadın min 25 yaşında). Ve reklamın sonunda¸ (olabildiğince yapay bir ses tonu eşliğinde) aiyy inonmoyoroom¸ votsons yino çok gözöll hödöyö sötlörö hozorlomoooş :0

andaç: kozmetikle alakalı alakasız her videonun başında ‘çok duyarlı’ youtuber kızlarımızla reklamları dolanan¸ gördükçe midemi bulandıran firma.Yaptığın reklamlara kadın yüz bulamaması gerekirken bu reklamlarda oynayan youtuberlara ne demeli?asla takip etmeyeceklerim listesi uzadıkça uzuyor.Umudum aynı muameleyle baş başa kalmadan empatiye ulaşmaları yönünde.

adel: Büyük ihtimalle malum olaydan sonra satışları düşmüş ki çoğu makyaj kanallarına reklam vermişler.

kamile: Son zamanlarda sıkıntılı durum mevcut¸ ben de adımımı atmak istemiyorum. kullandığım loreal ürünleri için dün gratisten alışverişimi yapmıştım. Bugün iki saniye girip bir baktım watsonsta daha ucuzmuş. Verdiğim fazla paralara ilk defa hiiiç mi hiç üzülmedim.

deste: nyx’i yavaştan her mağazasına getireceğini ve şu an sadece cevahirle pazar yokladığını düşündüğüm mağaza zinciri. nyx getirmesiyle gönlümden bir esinti kaptı. eğer fiyatlarını the balmla yarışır hale getirip bir de %50 indirimilerine dahil ederse kalbimin bir parçasına hak kazanır. the balmla yarışırdan kastım¸ 5 dolarlık ürüne gelip max 10 lira demesidir. demeyecek¸ o ayrı. en azından 20 de de indirim kollayalım be watsons. gerçi ben nyx’in allığına 20 lira da verir gibiyim. ama adam rossmannda 40 liraya satarken neden 20 lira desin değil mi? çünkü sana gelişi max 5 dolar¸ şrfsz.hala samimiyetsiz bir mağaza zinciridir ayrıca. sevmiyorum¸ sevmiyorum.

tülin: Bugün İstiklal’deki şubesine baktım uzaktan da¸ içerisi boştu bir kişi mi ne vardı. Belki öğle saatinin azizliğidir ama¸ gratis nispeten daha doluydu.

sanem: Perşembe günü ne varmış yokmuş diye bir girdim¸ ne durumda bakalım diye.Küçük bir yerde yaşıyorum ve yalnızca mevcut olan avmde mağazaları var. Yani çalışanların hepsini biliyorum. Oldukça da iyi anlaşırdık birkaçıyla. Yani gayet rahat takılırdım. Fakat bu gittiğimde mağaza bomboştu. Darmadağın¸ neredeyse yarısı boş olan oje standı bile dopdoluydu. Sadece bir çalışan vardı ve ilk kez o gün gördüm. Zaten o da mağazaya adım atıp standlara gözümü iliştirdiğim an yanımda damladı. Amacım sadece göz gezdirmek olunca ses çıkarmadım ama neredeyse mağazadan çıkasıya kadar yanımdaydı diyebilirim. Bütün standlara bakınmıştım yalnızca saç boyalarının olduğu yer hariç o sırada mağazaya biri daha geldi ve yanımdan ayrılmayan görevli bir anda yok oldu. Tabii ki yeni gelenin yanına koştu. Boyaların olduğu yere de bakınıp çıktım ama şunu söylemeliyim ki bakışları ve ses tonları bile müşteriyi irrite ediciydi. Yani suç işlemediğiniz halde bir kendinize bakma¸sorgulama gereği oluşturuyorlar.

zeliha: Bugün önünden geçerken kafamı kopma seviyesinde uzatıp içeri göz attım ve boştu olanlarda genelde olayları bilmeyen yaşça büyük insanlardı. Ben boykot etmiyorum zaten sevdiğim bi yer değil en son 2 sene önce saç şekillendirici almıştım o.

diler: Boykotumdaki son aşamayı da bugün tamamladım. İndirim mesajlarına ret cevabı yolladım. Gitmeyip görmeyip birşey almayınca ve insanları da bilgilendirince başka elimden yapacak birşey gelir mi bilmiyorum.

dilay: Son yaşanan olaydan sonra ben de boykottayım ve çevremdeki kişileri de haberdar ettim. Ama aslında bu son olaydan önce de benim için çok sevimsizdi. Açıkçası indirim yapıp kendi kendilerine değiştirmeleri¸ fiyatları yükseltip öyle indirim yapmaları¸ broşürde indirimde gözüken ürünü stoklamamaları gibi şeyler beni çıldırtıyordu. Boykotu her türlü hak ediyor. Şimdi istediği kadar indirim yapsın.

meryem: Yaptiklari olayi fazla buyutmemistim sonucta türkiyedeyiz ve insanlarin gercekten ne zaman nasil davranacagini kestirmek cok zor ve hicbir seyin yolu yordami yok malesef. Zaten sevdigim bi mağaza degildi acikcasi herkesin boykot etmesine sevindim. Bi sekilde hak ettiler. Beni asil şok a ugratan olay¸ yaptiklari ve sonra kaldirip yerine yenisini koyduklari o aciklama. Ayrica caresizce 1 hafta kadar uzun suren yilbasi indirimi yapmaları.

müjgan: mutlaka uğradığım bir kozmetik firması iken şimdilerde adını bile duymak istemediğim eski sevgili gibi ki eski sevgililer bile affedilebiliyor. Yapılan tacizin iğrençliği bir yana sonrasında yapılan açıklama diğer yana. Okudukça sinirlendim sinirlendikçe okudum. Kesinlikle muadilleri var neden şimdi ben senden alışveriş yapayım ki?

hülya: Çok alışveriş yaptığım bir mağaza değildi zira nefesim gibi peşimde yürüyen elemanlardan hoşlanmıyorum ve yakınımında ki şubelerinin çoğu bu şekildeydi. Üstüne böyle bir olayın yaşanması ve bu olayın telafisinin özür olmamasına rağmen yetkililerden onu bile duyamamış olmamak ülke için içler acısı. Bir daha da dönüp bakmam. Kimse 2 parça yeni çıkan ürünü¸kozmetiği eksik kaldı diye ölmez¸bende ölmem.

afra: watsons’ın en fazla indirimleri yüzünden alışveriş yapılıyor anladığım kadarıyla. fakat bağdat caddesi’nde çalıştığım sırada yemek molalarımda gratis ve watsons’a her gün gider vakit geçirmek ve ürünleri daha iyi öğrenmek için reyonları gezerdim. bilen bilir benim iyi bir fiyat hafızam vardır¸ zira tek maaşla bir ben bir de kızım geçinmek zorundayız. o yüzden de her şeyin fiyatını aklıma tutar bütçemi kurşu kuruşuna hesaplarım. indirim öncesi fiyatları bildiğimden indirim sırasındaki etiketleri hiçbiri beni kandırmaz. bu indirimden önceki bindirimi her mağaza yapıyor inanın bana. migros bile¸ şok bile yapıyor. ama bunun bi makulü olmalı öyle değil mi? zaten satıcıların günahı da yok¸ liste fiyatı olarak merkezlerden iletiliyor ki bu iletime de bizzat şahit olmuş o merkezde(!) çalışan arkadaşım vardı.fakat watsons bu etiket oyununu misliyle yapar. 30 liradan 20 liraya düşmüş ürünü 50 liradan 20ye düşmüş gibi gösterir. o yüzden indirim oyununa kanmamak gerek. ha gratis ne yapıyor? 30dan 20ye düşen ürünü 40tan 20ye düşüş gibi gösteriyor. rossman’ı hiç bilmiyorum yakınlarımda yok. o yüzden de “ay çok iyi indirime girmiş” diyerek mağazaya dalmaya gerek yok. hiçbir kızkardeşimiz hırsız olarak yaftalanıp yarı çıplak aranmayı haketmiyor. bugün ona yapılmış muamele yarın hangimize yapılmayacak? boykot kampanyalarını en iyi organize edenlerin ve mağazaları dize getirenlerin kadınlar olduğu ispat edilmiş. çünkü biz biliriz ve yapabiliriz.(bkz: watsons boykotu)

ülfet: sosyal medyada paylaşım yapıp ertesi gün herkes alışverişe devam etti heralde. Adamların 3 günde satışlarında inanılmaz artış olmuş 1.4 milyon ciro yapmışlar. Bırakın boykotu ekmeklerine yağ sürülmüş reklamın iyisi kötüsü gerçekten yok demek ki.

melisa: kendi ürünleri oldukça başarılı olan biralı ve ballı saç ürünleri de iyi etkiler yapan kozmetik mağazaları zinciri. fiyatlar da oldukça uygun.

rahime: Guvenlik rezaletinden sonra kapisindan iceri girmedigim magaza…

selma: Watsons olayı üstüne artık söylenen her şey söylenmişken daha fazla laf kalabalığı yapma ihtiyacı duymuyorum kendi adıma tabi ki hiçbir şey o çocuğun psikolojisini düzeltemez ve bu bile günlerce¸ aylarca lanet etmeye yeter fakat unutulmaması gereken başka bir şey de watsons’ı şimdi yereceğiz diye gratis’i baş tacı etmek değil takip ettiğim birkaç kişi bunu yapmış ya da gratis’te de aynısı var gider alırız demiş arkadaşlar ben mi yanlış hatırlıyorum bilmiyorum ama gratis’te çok ak bir firma değil. Lütfen birini yererken birini övme ihtiyacı duymayın. Diğerini yerin dibine sokun fakat gratis’i övmek nedir? Ya da başka mağazaları talan etmek çalışanlarına hakaret etmek? Son olarak da bilmiyorum watsons Türkiye’den çekilsin diyemiyorum ne yazık ki onca çalışan var bünyesinde bu insanları işsiz bırakmak ya da hepsine nefret duymak bana saçma geliyor.

arya: Olaylardan sonra bi haber görünce resmen gurur duydum.  tık tık tık

fulden: Şu an kartımda birikmiş puanları onlara yar etmemek adına en kısa zamanda tam olarak puanlarım kadar alılveriş yapıp sonrasında bir daha asla girmek istemediğim mağaza.Edit: arkadaşlar o puanları harcamayınca watsons kazanıyo. Şöyle düşünün benim kartımda 30 liralık puan var. Ve ek bi ücret ödemeden 30 liralık alışveriş yapıcam. Eğer ben o 30 lirayı harcamazsam o puanlar watsons ın faydasına olucak. Yani 1 lira da olsa o puanlarla ücret ödemeden alışveriş yapmak¸ kartınızı kırıp burda “bakın ben ne kadar da duyarlıyım!” dercesine fotoğraf paylaşmaktan çok daha iyi. Bi düşünün isterseniz.

gülşen: Bu vahim olay çıkmadan bir gün once mesaj gelmişti ve ben iyi bari haftasonu bu puanlarla neler alırım neler diye geçirmiştim içimden ama kim ne yaparsa yapsın gitmeyeceğim hiçbir şey satın almayacağım ve önünden bile geçerken pis pis bakacağım mağazadır kendisi.Şahsi protestomu olur da watsons türkiye’den cekilene kadar yapmaya devam edeceğim

ümran: artık balıkesir merkeze açılmasını istediğim kozmetik cenneti.

füsun: Bugün optimum mağazasında her zamankinden az müşterisi olduğunu görünce birçok insanın da boykota katıldığını düşündüğüm marka. Bu korkunç olaydan sonra çocuklarımızı ve hemcinslerimizi bekleyen benzer tehlikeleri düşündükçe panik atağım arttı. Bir daha asla alışveriş yapmayacağım bu markanın hiç bir mağazasından. Herkese de anlatıyorum¸ bilmeyenler uyansın diye…

melike: malum olay üzerine alışverişi kestiğim mağazadır. yalnız bugün aklıma geldi ki benim kartta bir sürü puanım var. birçoğunuz o puanları da yakarak kartları kırdı attı biliyorum¸ ama ben onların hediye etmediği¸ kendi alışverişlerimle kazandığım o miktarda bir parayı yanlarına bırakmak istemedim. onlara değil onlarca lira¸ 1 kuruşluk bir faydamın bile dokunmasını istemiyorum.gitmeden önce watsons’ın sitesinden kart girişimi yapıp kaç puanım olduğuna baktım. gittiğimde de tam o kadarlık ürünü sepete attım kasaya gittim. kasa sırasında beklerken personeli gözlemledim. bana müşterileri azalmış gibi gelmese de feci tutuşmuş durumdalar¸ inanamadım. bir müşteri başka kasa açıp açamayacaklarını kibarca sordu diye çiş molasına çıkmış elemanları telefonla geri çağırdılar¸ eskiden olsa azarı işitir otururduk. bu esnada erkek satış danışmanları yardım isteyen müşterilerin sepetini falan taşıyordu. yapmacık bir kibarlık¸ 32 diş gülümsemeler. daha önce gitmediğim bir şube olsa neyse¸ sanki bilmiyoruz 1 hafta öncesine kadarki kaknem tavırlarını. daha geçen ay bu şubenin kasiyeri fişten bir şey göstermek için biraz fazla uzandım diye “yalnız sizin kasaya girmeniz yasseeaaaakkkkkkk” diye üstüme çemkirip hırsız muamelesi yapmıştı. bu arada inat değil mi¸ iki saniyede bir elimi paltomun cebindeki telefonuma attım. eskiden olsa peşime takılır göz hapsine alırlardı cebe bir şey mi attım diye¸ şimdi gülümseyip yürüdüğüm yolu göstererek buyurun falan dediler. sonra kasa sırasının uzunluğuna üzüldüm açıkçası. önümde birkaç kız karttaki puanı harcamak istediğini söyleyince bir sevindim önce benim gibi tepkili bir amaçla buradalar diye¸ ama meğerse telefonlara mesaj gelmiş puanların yılbaşında yanacağına dair . bir sürü insan çatır çatır para harcamaya devam ediyor oralarda. hele arapları görmeyin¸ üçer beşer beauty blender satın alıyorlardı. sıra bana gelince kasiyere para ödemeyeceğimi söyleyip gerekli miktarı karttaki ödüllerden çekebileceğini söyledim. tavrıma rağmen suratını asmadı. sıradaki diğer insanların dikkatini çekmemek için olsa gerek benimle bir kelime bile konuşmadan işlemimi yaptılar. diyeceğim o ki müşteri kitlelerinin çok büyük bir kısmı bu yapmacıklıklara aldanıp alışverişe devam edecekler biliyorum¸ ama ben o kızın pantolonunu indirdiklerinde ne hissetmiş olabileceğini asla unutamayacağım. umarım herkes benim kadar kararlıdır.

zübeyde: Akıl almaz bir rezilliğe imza atan firma. Sen eğer çalışanına hatta ve hatta müdür yaptığın insana gerekli yolu yordamı öğretmekten acizsen¸ bir de üstüne böyle bir rezilliği savunmaya çalışıp¸ geçiştirebileceğini¸ kendini aklayabileceğini sanıyorsan yaptığın açıklamalarla¸ insanlar tepki göstermeden suçunu bile kabul etmekten acizsen bu attığın kırk taklalar hiçbir işe yaramaz sevgili(!) watsons. Açıkçası watsons açıklama yapıncaya kadar firmayı boykot aşırı tepki gibi gelmişti ama çok yanılmışım. sağolsunlar gözümü açtılar kendileri -sıvadıkları- açıklamalarıyla. Daha da beterini hak ediyorlar. Umarım tez vakitte ülkeden giderler¸ bi çöpünü bile almam şu saatten sonra¸ eksik kalsın. Diğer tüm insanlıktan nasibini alamamış çalışanlara ve firmalara da ibret olsun.

balın: sene sonu gelmiş olsa da varsın kartında birikmiş o puanlar yansın dediğim ve boykotunu desteklediğim marka.haberi ilk okuduğum anda gazetelerin aşırı abarttıklarını düşünmek istedim¸ aslında böyle bir travmanın genç bir kızcağıza yapılmamış olmasını istedim. ve inkardan sonra celallenme geldi. ruj çalmış olsa bile kimse bu skandalı haklı çıkaramaz. ‘en üst seviyedeki önlemler’inizi keşke en başta alsaydınız da bu üzücü olaylar yaşanmasaydı.vazgeçilmez değiller¸ sadece kendilerinin sattıkları ürünleri kullanmasam da olur. İnsanlık onuru kesinlikle rujdan daha önemlidir.

naz: kart sistemleri ve ücretlendirmeleri saçmalıktır.

sibel: Kriz yönetiminden bihaber yöneticileri bünyesinde barındıran marka.Yaşanan olay korkunç¸ rezalet¸ akıl karı değil. Watsons’ın olanlara¸ eski sevgilisini stalklarken yanlışlıkla beğeni göndermiş genç kız edasıyla tepki vermesi ise ayrı bir rezalet. İlk önce “hırsızlık ihtimaline yönelik yoğun şüphe” dediler¸ sonra “erkek değil kadın güvenlikler soymuş” dediler. Daha sonra “adı karışan müdür olay sonuçlanana kadar uzaklaştırıldı.” Dediler. Arada instagram hesaplarını falan kilitlediler. Az önce baktım mesela¸ açmışlar. Bir de dumanı üstünde¸ taze taze kamuoyu açıklaması yapmışlar. Her gün ayrı bir açıklama yapıyorlar falan. Olm siz hasta mısınız? Kimse bunların yüzüne su çarpıp “Aga sen Nabıyon?” Demedi mi gerçekten? Hiç mi aklı başında yöneticiniz¸ kriz yönetimi bilen elemanınız¸ hukuk sorumlunuz falan yok? “Üf snne be slq?!” Seviyesindeki aklanma çabası Nasıl bir yönetimin ürünü? Bu Nasıl işletme anlayışı?Sonrasında yaşananlar bana daha da korkunç geliyor. Olaya hala inanmak istemiyorum¸ inanamıyorum¸ aklım almıyor. Bir mağaza çalışanın¸ bir müşteriye böylesine saldırıda bulunmasını benim aklım almıyor. Müşteriyi geçtim¸ gerçekten “hırsız” sıfatında birine dahil yapılamaz bu muamele. Yasal süreci ciddi anlamda çok merak ediyorum. Yok arkadaş¸ hiçbir şekilde kafam basmıyor benim. Böyle bir şey nasıl olabilir ya?Bunun adı çocuk tacizidir. Bunun adı kadın tacizidir. Bunun adı insan haklarını hiçe saymaktadır. Bu bir psikolojik işkencedir. Sonradan yapılan o açıklamalar üslupsuzluktur¸ iş bilmezliktir. Gerçekten rezaletin daniskası.

günsel: Kepenkleri kapatıp ülkeden defolmasını dilediğim halkaları kopuk kozmetik mağazaları zinciri.

almila: algae gibi bende mail yollamıştım ve tabiki aynı mail aynı format ile aynı cevabı bende aldım. Hiç mi hiç samimi gelmiyorlar. Rezilsiniz yazıp cevap atasım geldi ama neyse boşver deyip kapattım sayfayı.

güldem: merkezlerine attığım şikayet maili sonrasında (bir cicişmüzün fikriydi ama maalesef adını hatırlayamadım) az önce bana böyle bir mail attılar. çok pardon ama şuan resmen tüy dikme evresindeler veya panik bilemiyorum. az bile size yaptığımız bu boykot! watsons mail

elvan: watsons ve gratisin mağaza çalışanları kozmetikten bir haber¸ evlerine üç kuruş ekmek götürebilmek için ne verirsem yaparım abi şeklinde çalışan kişiler olduklarından ötürü¸ düzgün seçilmeyen sırf ucuza çalışmış olmaları için işe alınan kimselerdir. bu yüzden bu kadar özensiz¸ dikkatsiz ve bilgisiz çalışanlara sahipler. bu müdür de onlardan biri. belli ki vahim bir çocukluk geçirmiş aynılarını başkalarına yapıyor.

derya: Yaşanan olaydan sonra başında kimler varmış¸ kimler yönetiyormuş diye bakarken bir röportaja rastladım. Linkteki röportajda genel müdür çalıntı olaylarına yakın takip yapmakla övünüyor. Bu röportaj aslında neden markanın tek bir şubede yaşanan olaydan sorumlu tutulabileceğini de açıkça ortaya koyuyor bence.İlgili bölüm: YAKIN TAKİP Bizim için çok önemli bir diğer konu kayıplar. Kayıplar¸ hırsızlık sonucu ya da müşterilerin kullanımları veya işletme dolayısıyla oluşan hasarlardan oluşuyor. Bunu devamlı ölçüyoruz. Mağazalarımızda çeşit çeşit sayımlar yapıyoruz. Oradan hangi ürünlerin kaybolmaya daha müsait olduklarını çıkarıyoruz. Makyaj ürünleri hem çalınma açısından hem müşterinin verdiği zarar olarak en fazla kaybın yaşandığı ürünler. Bazen ürünün ambalajından doğan kayıplar oluyor¸ onları tedarikçilerimize bildiriyoruz.  watsons yakın takip

şengül: Kanka insanlari inandiramadik bari yalandan bi özür dileyek ehehe ehehe ehehe ehehe. Zaten bunu bekliyorlar¸ tamam lan hallederiz¸ bi ozre bakar hemen toplariz k*çımızı hehehe. Hehehe. Dur lan 2 dkka özür diliyim¸ yarinda bi haftasonu indirimi yapar gönülleri fethederim. Hehehehe.-mission failed- olmasini umuyorum. Adiniz batsin.

ümmiye: kızın ergenliğine verip belki de kız abartmıştır şeklinde bir görüşle pek önemsenmeyen bir olaya imza atmış firma. şimdilik burda 1 kişide bu tarz bir düşünce gördüm ama yazmadan edemedim. ya olay olalı 2 gün olmuş¸ olay daha yeni olsaydı “belki de kız abarttı” denmesini anlardım ama usülsüz arama olayını firmanın kendisi dahi kabul etmiş. neyin ergeni¸ neyin abartısı? burda yasal olarak o şekilde aramanın usülsüzlüğünü tane tane yazdı arkadaşlar. kıza yapılan psikolojik işkence ve cinsel istismar tarafı da var olayın. hala neyin abartısı neyin imkansızlığı ya?

ışıl: Müşterileriyle¸ o genç kızla resmen t.şak geçen firma. İki gün önce “kuvvetli şüphe” duydukları¸ çıplak aradıkları kızdan şimdi özür diliyorlar. İki gün önce “tedbiren” görevden uzaklaştırdıkları personellerinin şimdiyse yaptıklarını kabul edilemez buluyorlar. Hepimiz de biliyoruz ki watsons o kızdan özür dilemiyor. Yüksek harcamalar yapan müşterilerinden özür diliyor. Reklam kaynaklarından özür diliyor. Bu samimiyetsizlikleri¸ pişkinlikleri ve en önemlisi de bu ahlaksız “arama” biçimleri yüzünden boykota ne olursa olsun ara vermeyeceğim¸ lütfen sizler de vermeyin.

gonca: Bugün yaptıkları “özür” açıklaması için çok geç kaldılar. Daha ilk günden bunu söylemeleri gerekirdi. Utanmadan “kuvvetli şüphe” bilmem ne diyerek açıklama yapmadan önce yani. Müdürle ilişik kesilmiş de falan filan. Bir de çalışmaya devam etseydi bari.

oya: Bana Gratis’ten daha ferah gelen mağaza. Açıkçası buradan alışveriş yapmayı daha çok seviyorum ama duraklama döneminde. Yeni marka yok¸ yeni ürün neredeyse yok. Bir de sosyal medya mecralarını çok iyi kullandığını düşünüyorum amma ve lakin kart sistemleri kötü. Memnun kalan bir kişi ya gördüm ya görmedim öyle diyeyim. Zaten gratis gibi güçlü bir rakibin o kartı bedava verirken sen o 2¸5 lirayı nasıl alıyorsun?

eftalya: Watsons çok samimiyetsiz bir açıklama yapmış.Dün akşam anahaberde markanın ailenin görüşme talebini reddettiğini söyledi.Neden genç kızın görüşme talebini reddedip instagram üzerinden samimiyetsizce Özür diliyor?Genç kız markanın umrunda bile değil tek dertleri kamuoyu önünde itibarlarını temizlemek.Kriz yönetimi kesinlikle berbat ve marka yöneticileri hiç profesyonel değil.

hadise: Son olarak az önce  Şöyle  bir kamuoyu açıklaması yapıp özür dilemişler. Tatmin olduk mu ? Hayır. Yine olsa yine yapar mısınız ? Evet.İnsanların markanıza bakış açısı şu an yerlerde. En başta kendi çapınızda “bilgilendirme” yapıp sıçtığınızı sıvamasaydınız daha iyi bir kriz yönetimi sergileyebilirdiniz. Mağazalarınızda insanlara çektiğiniz muamelelerin bu şekilde patlayacağı belliydi zaten. Keşke o personellerle işin biteceğine inanabilsek. Markanızın aldığı bu darbe yeter de artar bile size. Keşke her şey özürle hallolsa.(Gbkz: watsons boykotu)

ecem: Cevahir magazasi da sinek avliyor neredeyse. Oh olsun

ceylan: Herkesin dilinde bi ‘mağduriyet giderilmesi’ almış başını gidiyor.Genç bir kızın bi mağzada soyularak aranmasının yaşattığı tramvayı düşününce mağduriyetin nasıl giderileceğini benim aklım almıyor.

funda: şule karaok ve gömlekterujizinin hala takip ettikleri instagram hesabına sahip marka.. (bkz: vloggerları tanıyalım)

melek: sortlu kızı tekmeleyen sıyasal ıslam guluslu allahın cezasıyla su mağaza gorevlısını bıze versınler ya.madem koyacak yer bulamadılar¸bız verelım cezasını

nihan: son olaydan sonra yayınladığı basın bülteniyle daha bir içe içe saçmalayan marka. kriz yönetimini bile beceremiyorsunuz. üstelik son zamanlarda saçma sapan elemanlar çalıştırıldığı da aşikar. zaten haz etmiyordum artık yanından bile geçmem.

cansın: Tvde haberi de izledikten sonra iyice sinirimi bozan firma. Kızın elinde bir tane golden rose ruj. O ruja benzer bir ruj bakamaz mı? Pek kıymetli tester rujunuz çalındı diye mi kapıdan çıkıp ötmeyen kızın peşinden koştur koştur gidip elindeki ruj nerde dediniz? Buraya kadar yaptıklarınızı zaten biliyoruz sırf watsons da değil gratis ya da diğerleri. Her gün burada hırsız muamelesi yapılmış cicişlerin hikayelerini okuyoruz. Ama bu kadar da iğrenç olabileciğinizi düşünmemiştik. Küçük bir kızı depoya çekmek¸ soymak¸ kafasına vurmak¸ tehdit etmek nedir? Sonuç? Kız hırsız değil. Sizin kuvvetli şüphenizin kurbanı. Ki hırsız olsa da yaptıklarınızı yapma hakkını size kim verdi? Buna rağmen ben de firmayı suçlamamak gerek diye düşünebilirdim. Eğer çıkıp gerçekten özür dileseydiniz. Tedbiren uzaklaştırdığınız elemanın işine hemen son verseydiniz. Savunma yapmak yerine ne kadar üzgün olduğunuzu anlatsaydınız. İnsanların yorumlarından korkup gizli hesaplara falan geçmeseydiniz. Bir marka kendinden ne kadar nefret ettirebilir herkese göstermiş oldun watsons tebriklerr… Bu da ilgili haber

melda: tüketmiyoruz kampanyası sayesinde alışveriş etmediğim firmaydı¸ bundan sonra da zaruri ihtiyaç kategorisindeki tüketimlerimi buradan asla yapmam.

julide: bugün akasya avmde denk geldiğim kadarıyla tam anlamıyla sinek avlıyorlardı. ellerinde watsons poşeti olanlara ciddi anlamda kınayarak baktım. sen koskoca mağazalar zinciriysen¸ bir kişinin meydana getirdiği olayın sorumluluğunu üstüne almalı¸ yağ gibi üste çıkmaya çalışmamalısın. özrün kabahatinden daha beter ne yazıkki. bu durumda benim beklediğim açıklama en azından “yaşanan olaylar için gerçekten çok üzgünüz¸ kendisinden sonsuz özür diliyoruz ve firmamız adına hareket eden bu şahsın gerekli cezaları alması için elimizden geleni yapıcaz ve aynı olayın bir daha yaşanmaması için gerekli hassasiyeti göstericez.” tarzındaydı fakat olayı inkar etmişler¸üstüne özür dilememişler. 1 kişinin hareketi koca firmaya yüklenemez diyenler¸ gayet de yüklenir. madem sen koskoca firmasın çalışanlarını özellikle “müdür” olacak kişileri de iyi seçmelisin. ayrıca ben bu mağazaya hangi şubesinde girersem gireyim inceleyip vakit geçirmek yeni ürünler keşfetmek isterken kendimi bi anda alacağımı alıp bir an önce cıkayım hissiyatına kapılıp çıkıyorum. sanki bir şey çalacakmışçasına her zaman hırsızlık muamelesi zaten görüyorduk. bu rezillik ve boykot sonucu mağazanın isim değiştirerek faliyetlerine devam edeceğini düşünüyorum. çünkü bu durumdan kendilerini başka türlü kurtaramazlar. bari özrünüz düzgün olsaydı. olan 15 liralık ruj için psikolojisi bozulan kıza oldu.

alpike: fiyatları iyi olan kişisel bakım marketi.ancak bir gratis değil.

adile: beril sergün’de snap’ında tepkisini dile getirmiştir.

özge: Çok mu zordu basın açıklamasında her şeye rağmen taciz edilen kişinin yanındayız demek¸ çok mu zordu ha? Ama agir hırsızlık şüphesi demek¸ biz yapmadık avm ilgilendi demek¸ her şeye rağmen o kişi hakkında yine de bir karalama bırakmak daha kolay değil mi? Acizler¸ korkaklar.

müjde: İnstagrama bakmadığım için unutmuşum takipten çıkmayı¸ çıkmadan bi bakıyım neler yazılmış 3-5 de ben yazıp çıkıyım dedim de¸ yorumları da kapatmışlar 😀 öyle kolay değil canım yorum kapatmayla¸ eleştirileri görmeden geçmek yoook. İlk başta dedim ki hatayı koca markaya yüklemeyelim. Ama o açıklama neydi be. Biz hatalıyız¸ haklısınız bile denmedi. Ne diyelim. Hoşçakal watsons 🙂

pelin: Rimmel London ve revlon’a rağmen Bir daha kapısından geçmeyeceğim.

eda: Rezil bi durumda hala kendini “ama ama kadinlar aramış” gibi bi argumanla kendini savunmaya çalışan ve çalıştıkça batan marka. Bu kadar iğrenç bi şey olabilir mi? Sağolsunlar bu günleri de gördük yanii. Zaten çok uğramıyordum artık kapılarının önünden geçmem.Bizim boykotumuzla batacak değil zaten de bu iğrenç şeyleri normalleştirmeyeceğimiz bilinsin.

selda: Adı batsın!

cansel: Takipten çıkmıştım yorumlara bakmak için profillerine baktım kapatmışlar. Takipte olan 84848448 kişi yazmaya devam etmeyecek sanki. Markalar biraz ayaklarını denk alsın yolunmaya hazır tavuk gibi görüyorlar müşterileri biz onlara muhtacız gibi bi havalar.

berçin: Sadece islak mendil ve sac kremi aldigim¸ onlari da zaten baska dukkanlarda tepe tepe bulabilecegim icin bir daha girmeyecegim tacizci kozmetik dukkani zinciri. Ruju da alir gotunuze sokarsiniz sayin vatsınz.

melodi: Olayların üzerinden biraz zaman geçtikten sonra tepkisini ortaya koyan-koymayan vlogger-blogger tayfasına çok kıymetli rujlarından bir paket yapıp dağıtırlar¸ bir bakmışsınız her şey unutulmuş. “Ama wtsns elndn glini yptı .s” larla dolar o instastory’ler. Çok zor değil yani bu kafayla bazı şeyleri unutturmak.İnsanlar üç beş ruj¸ bir iki maske sample’ı için ruhunu satacak duruma gelmiş¸ okuduğum yerden ben utanıyorum¸ ne acı.

benli: sonuna kadar boykota katılıyorum! bir çalışanın suçunu markaya mal etme zırvasını yapanları da dehşetle izliyorum¸ boykot edelim ki herkes ayağını denk alsın kimleri çalıştırdığına dikkat etsin. malum olmuş olacak ki bir sey yasamadığm denk gelmediği halde diyim daha doğrusu¸ pek giresim gelmiyordu şimdi hayatta adımımı atmam. lütfen bikaç zamana unutulmasın¸ bütün çevremize yayalım.

gülçin: tüm kozmetik ürünleri satan mağazalarda olduğu gibi yardımcı olabilir miyim diye rahat bırakmayan çalışanları olmasa iyi yer aslında. ürünleri¸ indirimleri falan baya iyi. ama bi de kart sorunu var. 100 liralık alışverişte 1 liracık hediye etmesi çok saçma olmuş tam oturtamamışlar zaten kart işini.

fehime: beni de engellemişler¸ onore oldum şahsen çünkü dün yeterince laf soktum ohhhhhhhhhhhhhh. hepsini okuyup ne kadar sinirlendilerse artık 🙂

rengin: artık dm den ne kadar şikayet mesajı geldiyse instagram hesabı kapatılmış¸ kötü yorum yapanları engelliyodur da bunlar.

nükhet: Tek kelime ile yazıklar olsun ¸küçük yaştaki kızın özgüveninin içine ettiler.Utanmıyorlar mı halen erkek görevlilerin aramadığını vurgulayarak? Bundan sonra kapısından dahi girilmemesi gereken rezalet marka!

ulviye: zaten sonrasında ne deseler olmayacaktı ama yaptıkları açıklamalardan sonra kaybettikleri itibarı bir daha zor toparlayacak kozmetikçi. firma tabii ki çalışanından sorumlu ama olaydan sorumlu kişileri bir hata sonucu firmalarında barındırmışlardır diye de düşündüm ben. ama yaptıkları açıklamalardan sonra tam bir salak olduğumu da anladım. adamlar bunu yapan kadındı ama falan demiş¸ iğrençsiniz. birazdan madur ntv ana habere çıkıp yaşadıklarını anlatacakmış.

berva: Haberi okuduğumdan beri çok sinirliyim ve çok üzgünüm. Ne desem ne yazsam bilemiyorum gerçekten. Etrafımdaki insanlara bir daha alışveriş yapmamalarını ve olayın çok üzücü olduğunu anlatmaya çalıştım. Bazı gereksiz erkek tiplemeleri dalga geçip sinirlerimi iyice bozdu neyse diyeceğim şu ki bu gibi pisliklikleri meşrulaştırdık. Genç bir kıza nasıl böyle bir şeyi ailesi olmadan görev yetki bilmeden yapabilirler aklım almıyor. Gerçekten bu kadar kurumsallıktan uzak bu kadar terbiyesiz bir marka daha görmedim yazık gerçekten. Biz sesimizi çıkardıkça¸ size karşı çıktıkça bunlara cesaret edemeyeceksiniz buna inanıyorum. Lütfen artık böyle şeyler yaşamamayı temenni ediyorum. Unutmadan Görkem Karman’a helal olsun üç beş bedava ürün için kimseye yalakalık yapmadan sinirini belli etti¸ teşekkürler.

meltem: Biraz önce haberlerde denk geldim.Bu olay sosyal medyaya taşınmasa o kızın evine röportaja falan gitmezlerdi pislikler.Kimbilir kaç tane olay yaşandı böyle de kapandı gitti ruhumuz bile duymadı.Annem çatır çatır insan örgütlüyor gitmeyin diye hala yaşıtlarımı orada gördükçe çıldırıyorum!Buna da duyarsız kalınmasın artık ya gitmeyin işte şu adamların mağazalarına.Kızcağız lise öğrencisi oturmuş anlatıyor başından geçenleri.Kızın arkası dönük ama annesinin falan suratı ortada ya siz mal mısınız?Ne avmnin adı var ne watsonsın ama kızın annesi kabak gibi görüntüde.Haberciliğiniz batsın.

piraye: Çalındığı soylenen rujda golden rose velvet mattelerdenmis sanirim fox haberde gordum şimdi etse etse 15 lira edecek ruj icin su yapilanlara bak ya 🙁 midem bulanıyor yoruma kapali instagram açıklamaları¸ simdi de gizli kurumsal (!) hesap… rimmel london cok sevdigim bi marka ama asla kapindan iceri girmem watsons hem kadindan guzellikten para kazanip hem bu kadar hanzo olmak… Kelimeler kifayetsiz…

zehra: sen yoksan bir eksiğiz diyerek herkesi boykota davet ediyorum. eğer bu genç insanlara kendi kişisel hakları öğretilseydi ¸ki bu da başka bir konu bana kalırsa¸ belki o kızcağız kendini daha rahat savunabilecekti. hukuk bilgimiz kulaktan dolma ne de olsa.daha da gelmem.

nuran: Hahaha hesaplarını gizliye almışlar bir de.Kurumsallık akıyor paçalarından.

berinay: neden oldukları son olayı duyduğumda kanı beynime sıçratmış olan mağazamsı… bugün akraba¸ arkadaş kimi gördüysem¸ kimle muhatap olduysam kelimenin tam anlamıyla mağazaya karşı doldurdum. zaten olayı anlattığım herkes sinirlendirdi ve ben de daha çok yangına körükle gittim. oh olsun! olay ayrı delirtti yaptıkları açıklama ayrı… açıklamalarda bir tek özür yok¸ pişmanlık yok¸ üzüntü yok… evet kurumsal imaj¸ işveren markası vs konuşuyorsak durumu acele bir şekilde toplamaları lazım işletmelerin. lakin ben tam anlamıyla vicdanlara ulaşılan açıklamalardan daha çok yanayım. derin üzüntü duyduklarını¸ bu tarz çalışanları işe aldıkları için suçlu olduklarını ama örgütsel olarak bunu öğrendiklerini ve bir daha asla bu tarz olayların yaşanmayacağını garanti ettiklerini¸ ister kendi personelleri olsun ister avm personeli olsun buna kimsenin hakkının olmadığını¸ kızın psikolojik desteğini karşılayacaklarını vs söyleselerdi keşke.. derdim ki o zaman markaya değil bireye ait bir suç bu. lakin öyle yanlış bir kriz yönetimi yaptılar ki tüy diktiler yani. rezalet!!!!

serpil: Özellikle indirim dönemlerinde kendimi kazıklanmış hissettiğim mağazalar zinciri. Geçen Migros’ta normal zamanlarda 9¸9 a aldığım şampuanımı önce 13¸9a çıkarmış sonra 9¸9a indirerek büyük indirim adı altında satmıştır. Özellikle kartı tam bir fiyaskodur. Ve hala bazı gerzek çalışanları kartı uzatmama rağmen kullanmaktan acizdir. En son Bayram alışverişi yaparken biri karta özel bir indirim yok aldıklarınızda hepsi normalde de indirimli dedi. Ee o zaman boşa kazıklamasaydınız beni kartımın parasını da iade edin oldu olacak dememek için zor tuttum kendimi.

ülker: olayı dün gece gördüm ve yazmayayım diye kendimi tutuyordum. bir de sabah sabah üstüne darp edilen kadın haberi. ülkede cinnet geçirmemek için çelik gibi sinir gerek.bir ülke düşünün ki liyakat denen şet tropik meyve falan sanılsın. her şeyin mi ucu dönüp dolaşıp buna çıkar. olay sonrası yapılan açıklama¸ bizim düşük profilli siyasilerimizin söylemlerini de katarak konuşuyorum¸ son zamanlarda gördüğüm en büyük sıvama örneklerinden bir tanesi. öncelikle düzgün çalışan seçme gibi yorumlar görüyorum bol bol. gerçekçi olalım böyle bir şey mümkün değil ne türkiye’de ne de daha medeni bir ülkede. en yakınlarımızın sapık çıktığı bir dünyada binlerce çalışan psikolojik muayeneden geçirilemez. kurumsal kimlik¸ organizasyon da bunun için var zaten. bireylerden kaynaklanabilecek sorunları minimuma çekmek için.senin yüzlerce mağazan var ve olası hırsızlık durumları için bir iş emrin¸ organizasyon şeman¸ yapılacaklar listen bişeyin yok mu? çalışanların bunun dışında davranma hakkını nasıl kendinde buluyor? işte bu aşamada watsons suçludur. hadi diyelim sen her şeyi yaptın ama yine de bunlar yaşandı. olabilir bu da mümkün. o zaman o açıklamalar ne öyle?-ama kuvvetli şüphe vardı…-ama kadınlar aradı…aması maması yok bu işin. çıkıp özür dilesen¸ gerekli işlemler yapılacaktır desen bu kadar büyümezdi belki olay. liyakat dediğimiz burada gerekli işte. nerede vasıfsız var sorsan kurumsal iletişim danışmanıdır son zamanlarda. kim onaylıyor o açıklamayı da yayınlanıyor o siz kafayı mı yediniz?ama kadınlar aradı. tam bir çomar zihniyeti işte. kadın aradı tamam o zaman. burada kişisel alan diye konuşuldu ya bizim ülkede tabii böyle bir şey yok. toplu taşımada iki kişilik yerde gelir kazık kadar çocuğunu oturtur kadın kucağınıza. ses çıkarınca ama biz kadınız? mağaza kabininde perdeni sonuna kadar açar¸ özür bile dilemez. kadın ya çıplak vücudunu gösterme konusunda bir sorun yaşamamalısın. bu zihniyet işte¸ bunlar da plaza çomarı. ekşi’de çok güzel bir  entry var bununla ilgili. bunun gibi salaklar böyle pozisyonlara geliyor¸ zehir gibi gençler de dayısı olmadığı için¸ prezentıbıl olmadığı için sürünüyor ya ona yanıyorum.kuvvetli şüpheyi yesinler ayrıca. ne malınız varmış ya. tek kozmetik sektöründe var bu. beymen’de kaç bin liralık çanta inceliyorum¸ alamayacağım her halimden belli. kimse aman çizersin diye başıma üşüşmüyor. 3 katlı mangolar zaralar napsın o zaman içeri karakol mu kursun? senin sattığın dandik fondöten fiyatında minicik kavanozda sos satan macro center swat timleri¸ bordo bereliler falan dizmeli o zaman. ben boykotumu gratis¸ rossman’ı da içeri alarak genişletiyorum. zaten uzun süredir ihtiyaçlarımı market alışverişi sırasında karşılıyorum. artık hiç girmeyeceğim. bir pamuk alacakken hırsız muamelesi görmekten bıktım çünkü.alt tarafı ruj diye savunanlara da ayrı sinirlendim. 10 tl¸ 100000000 tl fark etmez. adı hırsızlıktır. böyle bir şey olduysa cezası yasal çerçevede verilmelidir. aman genç kız heves etmiş hata etmiş demeyin. hataysa da sonucunu görsün ki bir daha yapmasın.cehaletin taçlandırıldığı ülkemizde vasıfsız kişi ve kurumların bir başka rezaletini izledik. esas ölücüler olan lansman tayfası konusunda da artık gözler biraz açılır umarım. sorsan kimse izlemiyor ama en izlemiyorum diyen tayfa ne hikmetse vlogger burnunu kaşısa buraya taşıyor. izlemeyin arkadaşım¸ hepsi birbirinden vasıfsız insanlar. iki düzgün öneri veren kraliçe oluyor.

handan: instagram’dan yaptıkları blgilendirme paylaşımından sonra şimdi tüm paylaşımlarının yorumlarını kapatmış. paylaşıma açık son gönderisinin altında olayı kınayan¸ olaya tepki gösteren 4 bin civarı yorum da böylelikle yok olmuş. instagram’da watsons türkiye hesabını takip eden kullananlar kulüp hesabının da takibinden çıktım bu arada. içim rahat.

nural: Ülkede bu kadar olay¸ taciz tecavüz varken¸ biz kendimiz ve etrafımız için bu kadar korkarken ne kadar rezil bir olay bu.. 15-16 yaşındaki halinizi düşünün¸ size hırsız muamelesi yapılarak birileri sizi soyuyor. Nesiniz ya siz insan mısınız gerçekten? Velisini çağırmadan¸ hadi çağırmış bile olsanız bir bireyi sen watsons mağaza müdürü veya avm güvenliği¸ üstünde mont varken bile asla arayamazsın bırak soymayı üstündekileri çıkarttırmayı. O kızın üstünü aramaya kalkmadan git kamera kayıtlarına bak git ürün sayımı yap. Ne kadar büyük psikolojik bir probleme yol açabilir ya bu o birey üstünde? Bide neymiş güvenliklerin arkası dönüktü denmiş. Vay be!! Rezilsin watsons¸ tek kelime ile.

emel: Bu saatten sonra en ala açıklamayı da yapsalar¸ sorumlulara en ağır cezaları verseler de ne değişecek ki? O kızın yaşadıkları silinebilecek mi? Zaten yaşananlar sonrası bir gram sorumluluk duysalardı o şekilde bir açıklama yapmazlardı. Olan oldu geçmiş ola. Tanım: Boykotun kendisine çok yakıştığı firmadır.

anka: Önceki girdime ek olarak¸ yere tarak fırlatıldığı için hepimizi kadın dayanışmasına çağıran ama bu konuyla ilgili tek kelime etmeyen duygu özaslanı¸ kadın haklarını savunuyor sandığımız ama -cansel için bir video yapmıştı- sırf bedava ürün aldığı ve reklam yaptığı için watsons’ın bilgilendirme fotoğrafını beğenen makyajmıdedini¸ olaydan çok sonra sırf paylaşmış olmak için özür dilesinler kapansına çıkan açıklamalar yapan aslı özdeli¸ melodininmakyajını¸ gökçeslife ı ve daha nicesini de unutmayın arkadaşlar. Görkem karmanı da yapması gerektiğini yaptığı için tebrik ediyorum

iclal: boykot ettiğim kozmetik zinciri.

fahrünissa: mağdurun kendi ağzından olayın nasıl  gerçekleştiği. instagram hesabını sansürledim ifşa olmaması için.

cilvenaz: duyunca haberi şaşırmadım.diğer kişisel bakım marketleri olsaydı şaşırırdım.bu olaydan önceki watsons girdilerinin ikisinden biri zaten bu muameleye gayet açık olduklarını ispatlar nitelikte.her müşteriye hırsız gibi davranan mağazalar zincirinin artık ayyuka çıkması olarak bakıyorum bu olaya.zaten gitmiyordum benim için değişen tek şey firma adına kötü intibalarımı yakınlarıma aktarmak olur. maillerinden ve sosyal medya hesaplarından fikrimi belirtmek olur. zaten para kazandırmıyordum ve sırf bu tutumları yüzünden gitmiyordum.

hürmüz: Bu olayda nedense hiç bir vlogger veya blogger watsons’ı kınamak dışında başka bir tepki göstermemiş. Ne acı ki ordan gelecek olan 3-5 ruja galiba ihtiyaçları var.

izel: tek bir kuruş bile yedirmemeye yeminliyim kendilerine. bu nasıl bir sapıklıktır? bu da tecavüzün başka türlüsü resmen. yazıklar olsun. hırsız bile olsa gerçekten böyle bir muameleyi haklı çıkaramazlar. çalışanı kovmak değil mesele¸ mesele bu şekilde bir yönetim anlayışının hiç olmaması. üstelik sattıkları sanki çok pahalı ve değerli bir ürünmüş gibi peşine düşmüşler¸ isterse yüzbinlerce dolar olsun¸ bu mudur gerekli yaptırım? hakkında yorum yapmayan blogger¸ vlogger ların da sonu gelsin¸ kendilerinin de. dileriz bu olay bir daha hiç yaşanmasın¸ markadan açıklama bekliyoruz falan diyen youtuber lara sesleniyorum: bu olay bir daha yaşanmasın değil¸ bu olay zaten hiç yaşanmamalıydı! sapıklıklar her geçen gün artıyor diye daha basit numaralara ses çıkarmayalım¸ alışalım diye bir şey söz konusu bile olamaz¸ kaldı ki bu olay küçük ve basit bir olay değil¸ tam bir trajedi o kız açısından! size çuvalla bedava ürün gönderen marka yaptı bunu¸ yemedi mi karşısında durmak? bedava gelecek lorealler¸ maybelline ler gider en fazla¸ benefitler¸ diorlar değil¸ ses çıkarmanıza engel olmaz o kadar ucuz şeyler¸ merak etmeyin. kuaför yatağa tarak fırlattı diye binlerce insanı görmedikleri¸ şahit olmadıkları bir olayda kadın dayanışması diye toparlayıp bir insanı işinden attırmak kadınlık ama gencecik bir kızın mahremiyeti hunharca saldırıya uğrarken markanın açıklaması mı bekleniyor? yazıklar olsun¸ kadın olarak demek ki biz hakikaten bedavaya yaşıyoruz bu ülkede.

behrem: Kasada odeme yaparken watsons kart istememem uzerine ‘bundan sonra kartsiz indirimlerden yararlanmayacaksiniz’ diyerek beni uyuz etmis markadir İsterseniz karti olmayanlar magazanizin onunden de gecmesin…

esmeray: bu olayda yer alan kişiler mağaza müdürü¸ güvenlik görevlileri olsalar da¸ sorumluluk elbette ki sadece onlarda değil¸ sorumlu elbette ki mağaza. ben watsonsdan alışveriş yapmıyorum çünkü sürekli takip edildiğimde¸ adımbaşı birileri ne aradığımı sorduğumda kendimi rahatsız ve baskı altında hissediyorum. bugüne dek kaç tane watsons şubesine girdiysem durum buydu. sürekli ne istediğimi¸ ne aradığımı soran¸ reddetdiğimde gölgem gibi peşimde olan çalışanları var bu mağazanın. hatta son zamanlarda ürünleri alıp kilitli kutulara koyduklarından da bahsedildi burada.fakat farkettiyseniz¸ istisnalar dışında gratis ve eve gibi diğer mağaza zincirlerinde bu durum yok. watsons bu müşteriye göz açtırmama olayını resmen bir şirket politikası haline getirmiş durumda. daha önce ben de birçok yerde çalıştım. müşteri eğer yardım isterse yardımcı ol¸ yoksa peşinde dolanıp rahatsız etme diyen patronum da oldu¸ müşterinin götünde gezip ürünü kendi bulup almasını değil benim vermemi isteyen de oldu. bu mağazanın kendi politikası yani. o yüzden¸ evet bu olayı watsonsın tümüne mal edeceğiz tabi ki.fakat orada çalışanlar her ne kadar insanları sürekli gözleyip hırsızlığa mahal vermemeleri konusunda uyarılmışlarsa da¸ işin bu boyuta gelmesi yine o çalışanların insiyatifindeydi. işin bu raddeye getirilmesi insanlık dışı. özürle mözürle hallolacak bir şey göremiyorum. şaka yapar gibi kıza sen niye soyundun diyen olmuş. allah aşkına taciz/tecavüz olaylarında kadının fiziksel olarak kendini savunmasının zorluğunu hepimiz biliyoruz da bu olayda nasıl sen niye soyundun diyebiliyorsunuz? keyfinden mi soyunacak? kız o tedirginlikle¸ o şaşkınlıkla nasıl karşı koysun¸ başına ne geleceğini bilememiştir bile. 30 yaşında bir kadın daha bilinçli davranabilir bu konuda ama 15-16 yaşlarında bir kızdan bahsediyoruz nolur yapmayınlütfen kendimiz boykot etmekle kalmayıp tüm tanıdıklarımızla bu olayı paylaşalım¸ mümkün olduğunca fazla kişi tarafından boykot edilmesini sağlayalım. yarın öbür gün sağlam bir indirim yaparlar¸ yine koşar bizim insanımız. yanlarına kalmasın

imran: Metro Turizm Halkla İlişkiler departmanından ders alması gereken firma. Zira benzer bir skandal onların da başına gelmişti ama kalkıp boşalması için kuvvetli neden oluştu dememişlerdi !(bkz: uyuyan yolcunun suratına boşalan metro muavini )

latife: watsons’ta hırsızlık araması ve watsons boykotu başlıklarında ama watsons’ın suçu ne diyen sevgili yazarlar kurumsal kimlik nedir pek bilmiyorlar sanırım. sanki bakkal ali amca’nın dükkânından bahsediyoruz. milyon dolarlık¸ binlerce şubeden müteşekkil bir şirketseniz her çalışanınıza¸ işe alım sürecinden eğitimine¸ sonraki süreçte de performansına bakacaksınız¸ eğitim vereceksiniz. iç denetleme sisteminiz olacak¸ bu gibi durumlar için prosedürleriniz olacak¸ şikayet yönetimi yapacaksınız. şu saydıklarımın biri düzgün işlese bu olay kesinlikle bu şekilde olmazdı. bu bir çalışanın hatası/suçu değil. onu işe alandan denetlemeyene¸ denetlemeyeni takip etmeyene¸ bu davranışa göz yuman diğer çalışanlara eğitim vermeyene herkesin suçu var. kısaca watsons her birimiyle bu olayda suçludur. daha önce çalışanların eğitimsizliği¸ davranışları¸ müşterilere hırsız muamelesi yapılması vb. bir çok konuda watsons’ın sorunlu halleri zaten konuşuldu bu mecrada defalarca ama bu çok daha hassas¸ temel insan hakkı ihlali¸ kimse bu işten kolayca sıyrılmamalı.

güven: watsons’ı zaten oldum olası pek sevmem. hem fiyatları diğer kozmetik marketlere göre yüksek¸ hem de watsons karttan bile para istiyor¸ meblağ çok küçük olsa da bu devirde hangi marka yapıyor bunu yani¸ orda bile müşteriden ne koparsak kardır diye düşünen küçük hesaplar peşinde koşan bir marka benim gözümde¸ mümkün olduğunca alışveriş de yapmıyorum¸ ayda yılda bir başka yerlerde satılmayan markalardan tek tük ürün alıyordum malum olaydan sonra artık hayatta onu da yapmam.asıl olaya gelecek olursak¸ rezilliğin boyutuyla ilgili söylenecek bir şey yok zaten¸ yapılan ortada. çalışanların çok özenle seçilmediği belli¸ eğer bu kişiler senin elemanınsa sorumlu sensindir¸ çalışanlarını doğru seçeceksin. e hadi oldu bir istisna böylesine berbat insanları aldınız işe¸ e sizin yaptığınız açıklama olayla yarışır rezillikte. ne demek ya kadınlar üstünü aradı¸ şaka mı yapıyorsunuz? siz kimsiniz¸ hangi hakla böyle bir şey yapabilirsiniz ya gerçekten aklım almıyor nasıl kendilerinde bu cüreti bulabiliyorlar¸ ne hadlerine. o kızın başına gelen zaten telafi edilemez ama en azından suçunu kabul edip özür dileyeceklerine hala kendilerini haklı çıkarma derdine düşmüş bir açıklama yapıyorlar. siz bu olaydan hiçbir şekilde haklı çıkamazsınız.umarım olayı mümkün olduğunca fazla kişi öğrenir ve markayı boykota katılır¸ bunu duyurma işinde kime büyük görev düştüğü belli ama nerdeyse hepsi takipçilerden tepki almamak için 2 saniyelik snap atarım olur biter ya şimdi markayla arayı bozmayalım kafasında ya da ölü taklidi yapayım marka bana lazım kafasında olduğu için o da biraz zor. bir de fazla takipçiye sahip olmayı kaldıramayacak¸ hazmedemeyecek insanları takip ediyoruz¸ sonra kendi ufak dertleri olunca takipçilerini kullanarak ortalığı ayağa kaldıran sorumluları linç eden insanlar¸ böyle farkındalık yaratılması gereken durumlarda hiçbir şey olmamış gibi davranıyor¸ aa evet çok kötü bir olay ama markanın bir suçu yok ben güveniyorum diyor.

eylül: Muhtemelen iki tane yarım akıllının kafa kafaya verip ampır ampır yazdığı basın açıklamasına onay verip yayınlamış olan firma. Keşke hiç özür dilemeselerdi dedirtmiştir.

adelya: uzun bir süredir sözlüğe sadece annemin sağlık durumuyla ilgili bilgi yazmak için giriyordum¸ iki gün önce de watsons’ta yaşadığım ufak bi aksiliği yazdım ve girdi ütopik bir şekilde eksilendi. anlamadım ama umursamadım da¸ bir kaç dakika önce watsons’ta hırsızlık araması başlığını görünce eksileri anladım. olayı bilmediğim için paylaşmıştım ama bu kadar ciddi bir mevzu varken saman saçma bir şey olduğu için hemen sildim girdiyi.change.org kampanyasını imzalayıp sosyal medyada yayınladım.çok sık uğradığım bir mağaza değildi¸ kartı da yok ama bundan sonra uğramam¸ yetkili açıklaması da tüy dikmiş resmen!çok barınabileceklerini düşünmüyorum.

füruzan: Zaten Rossmann açıldığından beri pek uğramıyordum¸ artık kesinlikle gitmeyeceğim. Hem hayvan deneyi yapan markalar satılıyor ağırlıklı olarak hem de kimi çalışanları insanlıktan nasibini almakış sapıklar.

dilek: müşterileri mağazada sapık gibi takip etmeleri ve şu kilitli kutu olayından sonra aslında zihniyetlerini belli etmişlerdi. o nedenle ben malesef şaşırmadım bu olaya. bir de bu olaya tepkisiz kalan instabloggerlar ve youtuberlar mevcut şu an. ölü taklidi yapıyorlar herhalde¸ duymamaları bilmemeleri mümkün değil çünkü.

esin: Yalnız kullananlar kulüp instagram hesabının watsons Türkiye hesabını hala takip etmesi?!

dünya: İnşallah diğer boykotlar gibi etkisi 2 gün sürmez. Zaten gratis gibi bir muadili varken watsons olmasa da olur. Baya baya kendi ayaklarına sıktılar. kaç kez yazıldı çizildi bu tip mağazalarda çalışanların eğitimsizliği ve bilgisizliği. Hatta watsons çalışanları¸ gratis çalışanları gibi başlıklar açılınca Bi kesim kızdı. Herkesi genelliyorsunuz müşteri her durumda haklı değil diyen oldu. Alın işte bu olay tamamen mağaza çalışanlarının eğitimsizliği hadsizliği ve cahilliği kaynaklı. Daha ağır laflar ederdim deeee neyse. Bir de mağaza müdürünün kıza söylediği ‘dua edin iyi günümdeyim yoksa kolu bacağı kırık ayrılırdı bu mağazadan’ lafı!!!! Watsons yönetimine çok iyi bi ders olur bu. Pazardan elma armut alır gibi çalışan almazlar artık. Belli bir eğitime¸ görgüye¸ bilgiye sahip kişileri seçerler. Ama geç kaldılar sanki

duygu: Gecenlerde nyx markasinin facebook sayfasinda gordum sanirim bir sonraki satis duraklari watsons olacakmis¸ bu durumda gratis ile kiyas mevzunda 2-1 one gecer mi acaba?

lemide: (bkz: watsons boykotu)

merve: standlara koydukları kameraların ne işe yaradığını merak ettiğim kozmetik market. Yaşanan olayın çirkinliğini daha da pekiştiren yaptıkları açıklamalar.

beltun: Benim için dün itibariyle kapısının önünden bile geçmeyeceğim mağazadır.Büyük konuşmuyorum bir daha asla alışveriş yapmam istedikleri kadar indirim yapsınlar.Yapmış oldukları davranışlara bugüne kadar göz yumduk !Müşteriyken hırsız muammelesi gördük !Kendini çok bilmiş satıcılar bizi gözleri ile soydu¸ ses etmedik !Şimdi o satıcılar nasıl prim yapacaklarını düşünsün.Yapılan muammeleye karşı doğru düzgün açıklama bile yapmıyorlar.Öfkeliyim çünkü o kızın neler yaşadığını düşündükçe kötü oluyorum.ÇALMIŞ bile olsa kimse o muammeleyi haketmez.Birde watsons müşteriye nasıl davranılacağı konusunda eğitimler veriyormuş.Açıklamaları bile havada¸ hiç bir inandırıcılığı yok. Benim için Watsons bitmiştir.

nisan: Kriz yönetimi hakkında en ufak bir fikri olmayan ve calışanlarının çocuk istismarına göz yuman mağazalar zinciri.Böyle bir rezaleti savunmaya çalışmaları yetmezmiş gibi¸kamera kaydı bulunan yerde bir müşteriyi soyarak aramalarını aklamaya çalışmak nasıl bir rezalettir! Bir de arayan kişinin kadın olmasını öne sürerek suç bastırmaya çalışıyorlar.Çok ciddi şekilde boykot edilmesi gereken marka.

gökçe: Konuyla ilgili bütün başlıklardan ayrı ayrı paylaşmak istedim change.org. da imza kampanyası başlatıldı  change.org. Destek verelim lütfen ve aynı linki üyesi olduğumuz tüm sosyal ağlarda paylaşalım.

nergis: müşterinisi potansiyel hırsız olarak görüp herhangi bir şüphe halinde soyacak firma.

alisa: burada o kadar¸ watsons çalıştırdığı elemanlara eğitim versin hırsızmışız gibi davranılıyoruz peşimizden ayrılmıyorlar vs diye bir dünya şikayet var ki bir de üstüne mutlaka merkezlerine mail atılmıştır da. düşünüyorum ki bu ama şüphe vardı¸ erkekler arkasını dönüktü gibi rezil açıklamalar yapan bir firma bunu çalışanlarına özellikle yaptırıyordur herhalde. yani özellikle içlerine her müşteri potansiyel hırsızdır kuşkusu mu salıyolar eğitim bu şekilde mi yapılıyor acaba. testerların kendi malları gibi kullanılması olayına hiç girmek istemiyorum. ama bu firmanın özür dilemesi geçerli olmamalı.

meriç:: sorumlularına ne oldu bilmiyorum ama müdürü dahil¸ olayla ilişkili herkesi derhal işten çıkarmalılar. yeterli mi? bence değil.geri kalanı içinde mahkemelere güvenmek zorundayız artık. umarım bu kez gerekli cezayı uygularlar

hayat: iş güç bırakıldı¸ Yapılan taciz bırakıldı¸ kimler olaya ses çıkarmış kimler sessiz kalmış onun seceresini tutan bir ekip ses çıkaranları kahraman çıkarmayanları da vatan haini ilan ediyor ya. resmen şu olayda bile ülke profilimiz o kadar belli ki. bırakın arkadaş kim ne tarafta yer almış. olaya odaklanın. belki sesini çıkarmayan taraf olayın netleşmesini bekliyor tam olarak¸ belki işin basına yansıyan kısmıyla ilgili şüpheleri var. (ki benim de var) ortada bir taciz olmasa bile bir ruj için genç bir kızı böyle küçük düşürmek bile yanlış bana göre¸ taciz konusu işin içine girince savunulacak bir yanı kalmıyor zaten. watsons¸ gratisten yıllardır alışveriş yapmadığım halde. bu tarz olayların genel olarak mağazanın marka değerine mal edilmesini de doğru bulmuyorum açıkçası. hatırlarsanız geçen sene kış aylarında soğuktan bir köpeği korumak için sanırım bir watsons şubesi köpeği içeri almıştı. yine çok abartılmıştı helal olsun falan diye. halbuki unutulan şey mağaza şubelerinin çalışanlarının belli bir insiyatif seviyelerinin olması. bu tarz durumlarda kriz yönetimini çok iyi bilmeyen müşteri ilişkileri çalışanları böyle facialara neden olabiliyor maalesef. Watsons’ın yapması gereken bu olaya karışmış ve seyirci kalmış çalışanını işten çıkarmaktır kesinlikle. ha onu yapmadıysa gerçek bir linci ve boykotu hak ediyor. ama şu an için mağazayı karalama kampanyası için erken buluyorum ben. edit: türkiye gibi ekonomisi yerlerde olan bir ülkede hiç bir boykotun gerçekleşeceğine de inanmıyorum onu da belirteyim. (keşke gekçek olsa)

gülben: İnstagram-facebook-twitterda takipten çıkarmayı da unutmayınız. An itibariyle instagramda 378 bin takipçisi bulunuyor.edit: twitter takipçi sayısı 107.906 ve facebook takipçi sayısı 1.081.132

sevil: Musterilere yardim etmek yerine aralarinda dedikodu yapmayi tercih etmis magaza calisanlarina sahip (ankara/cepa)

öykü: Konuk yazarım kendim yazıyorum kendim okuyorum. Ama olsun. O kadar sinirliyım ki anlatamam. Dün akşamdan beri twitterden facebooktan elimden geldiğince her yere yazdım. Burada verilen yurtdışı adresine de eposta yolladım. O yazıya vermek istediginiz marka imajı bu mudur¸ boyle beceriksiz bir yonetimle çalışmaya devam edecek misiniz gibi sorular da ekledim. Makyaj işlerine böyle geç yaşlarda ilgim başladığı için vloggerları çok iyi tanıdığımı söyleyemem ancak gerçekten severek takip ettiğim görkemin ve fashiolalanın tepki vermesine çok sevindim.Makyajmı dedınin watsons hakkında tek tepkisinin bilgilendirmeyi beğenmesi olmasına ise çok üzüldüm. Hiele twitterinde dünyanın nasıl daha güzel yer olacagını belirttiğı tweeti görince sinirlerim tepeme çıktı. Dünya ancak zalime zorbaya diktatörlere ve haksızlıklara karşı elimizden geleni yaptıgımızda güzelleşir. Sonra da kendi ayakları üzerinde durabilecek¸ kimseye eyvallahım olmayacak kadar maddi güce sahip olduğum için şukrettim. Ne olursa olsun onursuz olmamalı yaşam.

lida: watsons’in bu yaptığı savaş esnasında yapılsa bile suç. ahh bir dişli avukat bu davaya gönüllü olsa da watson’ın canına okusa ne güzel olur ama… neyse¸ son durumda bence olay başında duyulup ses getirdiği için 1-2 ay sonra blögger/vlöggerlara paket paket bedava ürün gönderecek¸ bir de event patlatacak¸ tabi bizimkilerde migdesiz migdesiz alacak o ürünleri¸ gidecek event’e oh ne güzel! sen sağ ben selamet! sonrası tamam zaten unutulup gidecek. inşaAllah öyle olmaz tabi ama şahsen ben bundan sonra watsons’dan bir şey alan blögger’i da blocklayacağım¸ sadece watsons’i değil.

dicle: Kendilerine Ferhan Şensoy’un Pardon filmindeki “has s.ktir be Rıfat Abi’ repliğini yollamak istediğim firma.

özlen: durumu seksistlikle çözeceğini zanneden firma. resmen taciz alenen şiddet hatta bir de iyi günüymüş şiddet hazretlerinin…bir de kadınların duruma müdahil olmayışlarından bahsetmek istiyorum böyle bir şey gördüğünüzde nasıl sessiz kalırsınız? ben de gördüm o tarz şeyler diyen var bu platformda! neden sadece baktın a kadın? müdahil olsan koruyamaz mıydın kızı o şiddetten? polis çağır desen kıza anneni ara desen linç mi edilirdin?elbette boykot edilecek ama unuttuğumuz (çünkü benim de aklıma sonradan gelen) sosyal medya boykotu… takipten çıkarken hala birçok arkadaşımın takip ettiğini görerek belki unutulmuştur dedim¸ hatırlatmak istedimson olarak sevgili yazar neferkitty şu (bkz: (no:397760)) entrysinde şikayeti şirkete direk iletmek için paylaşımda bulunmuş¸ bakınız.

neslişah: Ayrica belirtmeyi unutmusum¸ olayin magduru sizden kucuk yasta diye sahiplenmeniz¸ arkasini kollamaniz kendinizi o genc kadindan ustun bir yerde konumlandirmaniz anlamina geliyor ageismBir de sunu belirtmek isterim¸ cinsel istismar vakalarinda¸ bizim bu olayi lanetlememiz icin illa magdurun travmatize olmasi vs gerekmez¸ surekli bunlari dile getirmek kisiyi daha da travmatize edebilecegi gibi¸ etkilenme sorumlulugu da yukler. Cinsel istismar maruz kalanin ne hissettigine bakilmaksizin cezalandirilmasi ve onlenmesi gereken bir suctur.

nigar: Insanlarin etkiye sutluye dokunmadan buldugu gunah kecisi olmayi basarmis olan magazadir. Bu basligin altina son 24 saatte girilen entry sayisinin¸ cocugu tecavuzcusuyle evlendirme onergesi  link basligina girilen entry sayisindan cok olmasini baska nasil aciklayacagimi bilemedim cunku. Yapilanlarin hukukta¸ insan ve cocuk haklarinda yeri olmadigi asikar¸ ancak ulkemizde olan ne kaldi hukuka uygun? Butun bunlarin temelini gozardi ederek insanlarin ofke masturbasyonuyla bir seylerin degisemeyecegini anlayamiyoruz ne yazikki. Gezi zamani mado serefsiz bir calisanini alenen korudu da ne oldu? Ya da bu olay basimiza bu ulkedeki baska hicbir magazada gelemezmis de yalnizca burasi sorunluymus gibi davranmak nasil bir gormezden gelmeciliktir? Bunlari sorgulamadigimiz surece bu ulkede hicbir seyin degisecegini dusunmuyorum malesef.

hayal: büyük bir rezilliğe imza atmış mağazadır. mağdur kişi pantolonunun yarısına kadar indirilip üst kısmınında yani bluz ve sütyeninin sıyrılarak kontrol edildiğini bunu yapanın kadın görevli olduğunu ama erkek güvenlik görevlilerin de olup arkalarını döndüklerini söylüyor. Müdür ise ifade edildiği gibi üst aramasını yapan ben değil¸ güvenlik görevlisidir diyor. Bakın burası çok önemli!! “ifade edildiği gibi” aramayı yapan.. Watsons ise son bilgilendirme duyurusunda aramayı kadın görevlilerin yaptığını ve kıyafetleri çıkarılarak arama yapıldığının doğru olmadığını belirtiyor ??? Hem mağdur hem müdür hem watsons aramanın kadın tarafından yapıldığını belirtiyor bunda hemfikiriz. Ama mağdurun kıyafetlerinin çıkarılması konusunda mağdur ve müdürün söyledikleri uyuşurken watsons duyurusunda bunun reddedilmesi nasıl bir çelişkidir ??? uzun zamandır buradaki başlıklarda da birçoğumuz potansiyel hırsız muamelesinden ne kadar şikayetçi olduğunu belirtiyordu. Ama bu bambaşka bir olay ya.. Eğer watsons düzgün bir tutum sergileseydi yani bak adamlar da böyle böyle diyip kadını işten çıkardılar¸ mağdura şöyle destek olacaklarmış hem bak prosedürlerinde de değişikliğe vs. gideceklerini açıkladılar bir mağaza müdüründen dolayı markayı boykot etmek doğru olmaz derdim. Ama bu tutumları kesinlikle yanlış ve kabul edilebilir değil. Benim için de watsons bitmiştir. Buradan aldığım ve diğer kozmetik mağazalarında olmayan iki (rimmel london ve revlon) markaları vardı onu da gerekirse yurtdışından alırım¸ koymaz. Hem bindirimlerinden de bıkmıştım çok daha iyi alternatifleri var. Tek istediğim bu yapılan boykot ve verilen tepkilerin yapacakları yılbaşı indirimiyle sona ermemesi. Lütfen arkadaşlar tüm kozmetik mağazaları yılbaşı indirimine girecek zaten oradan alın alacaklarınızı bunlara prim vermeyin.

kumru: Lise öğrencisi bir genç kızı ruj çaldığı gerekçesiyle soyundurarak üst aramasına tabi tuttuğu iddia edilen mağaza.Olay ayyuka çıkınca yaptığı açıklamadan da anlaşıldığı üzere vaka uydurma değil¸ bu olay olmuş.Vahim¸ gerçekten çok vahim.Sosyal medya kanalları ile yaptıkları açıklamada yer alan “yaptığına dair kuvvetli şüphe” vurgusu olayın vehametini ortadan kaldıramaz. Bırak şüpheyi¸ bir çanta ürünü alıp kaçtığını görmek dahi bir insanı soyundurup arama hakkı vermez. Mağazalar kaba tabirle bin tane kamerayla izleniyor¸ içerideki her hareketinizi farklı açılardan izleyebilmeleri mümkün. Açar izlersin¸ çaldıysa polisi güvenliği haberdar edersin¸ çalmadıysa alıkoyduğun için uygun lisanda özür dilemen gerekir. Şüpheyle kimseyi dokunarak yoklayamazsın. Yaptığına dair kuvvetli şüphe gerekçesini öne sürerek yapılan açıklama tam bir intihardır. Beceriksiz bir sosyal medya yönetimi ürünüdür. Sanırım panik içinde bunu bulabilmişler.Bir kızı depoda soyundurup arayamazsın. Bu cinsel tacizdir. Bu işten nasıl sıyrılacağını merakla bekliyorum.Sosyal medyada hızla takipçi kaybederken beleşçi vlogger¸ blogger¸ youtuber tayfasından bir grup isim konuyla ilgili yapılan her açıklamayı beğeniyor.Onlar da göze batmıyor değil.

yağmur: okurken gözlerime inanamadığım bir skandala ev sahipliği yapan firma. nedense duygusal bağımın olduğu bir markaydı ancak o algı yerle bir oldu bu haberden sonra. üstüne bu krizi iyi yönetememeleri ve yaptıkları o açıklama da işlenen suçu katladı resmen. kızcağız için çok üzüldüm. çok aşağılayıcı ve yaralayıcı bir durum¸ umarım kendini en kısa sürede toparlar. verdiğimiz tepkiyle ve devamını getireceğimiz boykotla yanındayız ablacım.bir kez daha anlaşılıyor ki yüzlerce çalışanı olan bir zincir de olsanız¸ tek bir çalışanınızın sapkınlığı markanızın imajını yerle bir etmeye yeter. o yüzden bünyenizde çalışan insanları iyi seçin ve seçtikten sonra da iyi eğitin. burada herkes defalarca yazdı mağaza çalışanlarından şikayetlerini. onları ciddiye alın. tabi bu durumda bahsi geçen insanlıktan çıkmış mağaza müdürü ayrı bir vak’a. doğru insanı seçememişsiniz diyemicem çünkü zaten seçtiğiniz yaratık insan değil bir kere. aklım ve kalbim almıyor hala bir kadın gencecik bir kıza hangi cüretle böyle davranabilir? bu yaptığının suç olduğunu¸ insanlığa sığmadığını devşirememek mi problem yoksa “ben istediğim gibi davranırım¸ watsons merkez de bana bir şey diyemez. yetki bende.” rahatlığı mı? düşündükçe daha da sinirleniyorum. ben neferkitty ‘nin hazırlamış olduğu mesajı watsons group’a gönderdim¸ size de öneririm. daha fazla yapılacak bir şey varsa da yapalım¸ kardeşimize destek olalım.

ayren: Sapık bir zihniyete sahip çalışanları olan rezil mağaza zinciridir.Haberi öğrendiğimden beri başıma saplanan ağrı bir türlü geçmek bilmedi.  İnstagramda şöyle bir görselle boykot kampanyasi baslattim Sesimi DUYURABILDIGIM çevre kısıtlı. Sizleri de davet ediyorum!Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım. Kadınların surekli aşağılanmasi hele ki bir cocuk… Dayanamıyorum artık.

elif: watsons kartla 20 tl ve üzeri alışveriste kuru sampuanı 5 tl’ye indirdğini iddia edip¸ kasaya gelince ‘döneklik’ yapan üçkağıtçı firma. güya sistemde hata varmış¸ yalana bak. diğer çalışan¸ benim işlemimi yapan kıza ’30 tl alışveriş yapmış mı?’ diye sorduğuna göre¸ 20 tl alışverişte indirim yapıyoruz diyerek aslında 30 tl alışveriş yapana indirim yapıyorlar 20-30 tl arasında da ‘sistemde hata var üzgünüz’ diyorlar.

ılgın: tacizin sadece erkekler tarafından yapıldığını zannediyorlar. taciz sözlük anlamı ile rahatsızlık veren davranışlardır¸ sadece kadınsın diye karşındakini soymanın rahatsız etmediği anlamına gelmez. taciz hemcinsin tarafından da gerçekleşebilir¸ o kıza ettiği hakaretler bile başlı başına taciz sayılabilir. karşındaki savunmasız çocuk diye soyup tehdit edemezsin¸ iç çamaşırını elleyemezsin¸ hırsız diyemezsin. polisin bile soyma yetkisi yok bazı durumlar dışında sen kimsin kasıntı zorba mağaza müdürü¸ kişisel hak ve hürriyetlerden haberin yok. avukat arkadaşımdan duyduğum kadarı ile mahkeme sonuçlanana kadar gerçekten suç işlemiş birisine bile suçlu diyemezsin. suçu kanıtlanana kadar herkes masumdur. bu boykotla artık diğer potansiyel hırsızlardan(müşterilerden) kurtulup çok değerli¸kıymetli rujlarını alıp yok olsunlar.

kiraz: Asla işe yaramayacak eylem¸ protesto¸ boykot¸ pasif direniş vb içerikli enrtylerinden dev baydığım başlık. Kapının önüne ruj bırakıp kart kesmeyle olacak iş değil o. Organize olup¸ yarın kararlaştırılan saatte eş zamanlı ruj çalıp¸ alarmları öttürerek belki bir yere varabileceğimiz kanaatindeyim. İlgilenen cicişlerle organizasyon için konuşalım. Eksi editi: ne aptalım medet umduğum yere bak gkfkdh :/Vakti zamanında istiklal mango¸ bir trans bireyin kıyafet denemesine nedense izin vermemiş¸ terbiyesizce yorumlar yapıp¸ kadını yaka paça kapının önüne koymuştu. 1 saat sonra lgbti¸ kadın hakları ve insan hakları aktivistleri toplanıp o dükkanın ağzına sıçmışlardı çocuklar. Bişey çalma çalmama mevzusu bile değil bakın¸ denemesine izin verilmediği için… Hey gidi…

lale: Tasını tarağını rujunu allığını toplayıp türk piyasasından çekilmesini istiyorum. Bunu sağlayacak gücümüz olduğuna da inanıyorum. Bu öyle yenir yutulur bir olay değil. Olayın kendisi skandal “bilgilendirme” adı altında yayınladıkları yazı daha da skandal. Erkek değil kadınmış arayan. “Watsons mağazalarındaki güvenlik prosedürleri son derece nettir ve bireylerin kişilik haklarının ihlaline kesinlikle izin vermemektedir. Tüm çalışanlarımız bu prosedürlerle ilgili düzenli olarak eğitimler almakta ve denetlenmektedir.”Gerçekten verdiğiniz eğitim de yaptığınız denetleme de takdire şayan.

vildan: Boykotta ben de varım. Göz boyama indirimlerine kanmayın lütfen. Hiç bir şey insandan cocuktan önemli değil.

peri: arkadaşlar watsons’ın esas iletişim kutusuna da mesaj atın. Name: (adınızı yazın buraya)Company: customerEmail Address: (mailiniz)Message: Dear Watsons¸i am writing this message because of the watsonsturkiye (turkey) scandal!today a teenage girl¸ who is under 18¸ has been accused of stealing a lipstick and she had a forced naked body search without her parents’ supervision. all turkish women are angry and official watsonsturkiye has made an announcement as ”security staff was a woman”. it is an horrible¸ illegal¸ sexist personal right violation and a case of child abuse! if your management department will have no enforcement for this ugly and unprofessional company crime¸ all of us¸ the turkish women¸ will stop shopping from watsons. i hope you will consider that¸regards.Edit: felicita hataları düzeltti teşekkürler <3

özlem: Antalya’da bilen bilir¸ çok popüler ve merkezi avmlerde watsons yok¸ o yüzden hiç gitmemiştim. Okuduğum şehre de bu yaz açıldı ama hala gidemedim. En yakın zamanda bir uğramak ve bakmak istiyordum ki artık asla adımımı dahi atmam.Bu rezillere ömrüm boyunca bir kuruş para vermemenin mutluluğunu yaşıyorum şu an.Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim¸ özürleri kabahatlerinden büyük

destan: İçinde ahlaksız çalışanları bulundurması yetmezmiş gibi bir de saçmasapan bahaneler bularak savunan drugstore zinciri. Umarım boykotumuz daimi olur da bizim cevabımızı da görürler. Bir daha kapısından geçmem eskiden watsons mı vardı sanki.

gamze: Sıçıp sıvamış firmadır. Bu olayın sorumlusu kimse onun hakkında firma içinde bir sorgularsın tartarsın sonrasında işten men mi edersin ne yaparsan artık. Bir çocuğu böyle rencide¸ taciz edemezsin. Ne kanunda ne de insanlıkta var böyle bir şey. Yok çocuğu erkek önünde soymadık¸ kadın önünde soyduk diye açıklama yapmak nedir ya? Nereden buldunuz bu cesareti? Çok öfkeliyim çok.

alvina: Bundan sonra kapısından geçmeyeceğim mağaza. Tek korkum bugün yapılan boykotun 3 gün sonra unutulması. İndirim günlerinde yine mağazalarının dolup taşması. O makyaj guruları¸ vlogger¸ Blogger takılanlar¸ yeri geldiğinde kadın dayanışması diye destek bekleyenler bakalım bu konuda neler yapacak. Gerçek kadın dayanışması bugün olmalı ve devam etmeli. O kız kardeş bu davanın peşini bırakmamalı. Watsons bunun bedelini ödemeli!!

şehrazat: Utanmadan bir de yeni bir bildiri yayınlamışlar¸ arama yapan erkek değil kadın görevlilerdi diye! Allah bin kere belanızı versin! Bu işin erkeği kadını mı var lan Allahsızlar pantolon indirme nedir ya nedir aklım almıyor¸ kabullenemiyorum bunu¸ nasıl dokunursunuz o kıza ne hakla sütyenini sıyırırsınız!!!!!! O kız bunu nasıl atlatacak şimdi¸ ömrü boyunca unutamayacağı böyle iğrenç bir travmayı nasıl yaşatabiliyorsunuz bu kadar kolay! Bazıları da demiş ki bir ruj için değer mi diye Allah aşkınıza ne ruju¸ o kız yüksek meblağda bir hırsızlık da yapmış olsaydı gerçek anlamda kaç yazar ya o zaman o muamele müstehak mı olacaktı o kızcağıza!!! ya yemin ediyorum sorguluyorum sorguluyorum ama aklım almıyor almayacak. Allah belanı versin watsons! Kendi evladından bul derdim ama neyseki senin çocuğunun aynı olayı yaşamasını isteyecek kadar vicdansız değilim senin gibi! Lanet olsun sana da senin gibilere prim verenlere de!

nurgül: kendi ürünlerinin çoğunun içeriğinde paraben ve türevlerini bulunduran kozmetik zinciri. ambalajları ve tasarımları çok başarılı¸ ihtiyaç olmasa da aldıran cinsten. özellikle o kutu şeklinde dudak balmlarında paraben olduğunu öğrenmem yıkıcı oldu. watsons kart olayını güzel düşündüler.ayrıca pedleri oldukça başarılı.

ferah: Yarın watsons kartımı en yakındaki şube önüne kesilmiş halde atma planım var boykot için

gülden: Facebooktaki yorumları silen rezil marka

inci: Sıçıp sıvadıkları 2. Açıklamada kadın görevliydi erkek değildi diye savunmaya geçmişler. Böyle olunca soyulabilir yani her şüpheli müşteri bunu anlıyoruz. Bu halkla ilişkilerde kim varsa o açıklamaları yazan bitirdi seni daha da watsons. Çıkıp direkt özür dileyip gerekli işlemi yapacağım deseydiniz baştan bu noktaya gelmezdi olay¸ resmen kendi kendini yok ettin. Bir daha kapının önünden geçmem

lerzan: Gün geçmiyor yok artık dediğim bu kadar da olmamalı diyebileceğim şeyleri duyar oldum. Herkes gibi ben de müşterisine zaten rezil davranan nasıl daha fazla kazıklarız politikasında olan bir mağaza zinciri olduğunu düşünüyordum ancak bu kadarı bana çok ağır geldi hırsızlık yapmamış olsa dahi bir insanı suçlamak ne kadar onur kırıcı ise yapılan hareketler daha beter. Uzun zamandır çöp bile almıyordum artık dükkanlarının önünden bile geçmem. Ne kadar ekleme yapsam da içim rahat etmiyor bunlar degil mi her reyon da güvenlik kamerası vardır diyen varsa bir zahmet bakilsaydi bunun da yanında son paylasilan yazılarını instagram da blogger vlogger artık neyse beğene dursunlar bir tıkla onları boykot ederim.

yelda: Once inanamadim¸ nasil yapilir boyle bir sapiklik!!! diye¸ ama burası turkiye¸ sapiklar degil¸ tacize ugrayanlar suclu cıkıyor hep. O mudurun isim soyisim ifsa edilmesini isterdim¸ bu boykotun iki gun sonra unutulmamasini isterdim. bunun normallestirilmemesi gerek¸ sanki sadece bayan soyunca taciz olmuyor yaptiginiz¸ pisliksiniz!! yaptigi aciklamada ise resmen sivamıșlar¸ daha kibar bir ifade bulamiyorum¸ sapiksiniz!!! Sapik! Bu boykotun unutulmamasi gerek¸ yargiya guvenim yok ama uzun vadede de olsa¸ yillar bile surse bu magazalar zincirine hakkettigini yine musterisi verecektir. Boykottan vazgecmeyelim.

feride: kumral ada nın paylaştığı linkede bakarak¸sanırım çocukları taciz edebilmek için kendilerine ”hırsızlık” diye bi kılıf uydurmuşlar.İğreniyorum sizden bi daha gireni s…….edit:kendi adıma bi daha giren..yoksa kimsenin tutumuna bir şey diyemem.anasını satayım velev ki çaldı.Cebimden veririm yinede çocuğa bu muameleyi yapmam.Şimdi o ruju sakince götüne sokabilirsin pislik insan.

yeşim: Görüldüğü üzere bu bir şirket politikasıdır. Rezilsiniz.Edit: verdiğim linkteki tweet silinmiş. Tweeti yazan kişinin iddiasına göre elazigda bir avm’de watsons mağazası çalışanları benzer bir şeyi 13 yaşındaki kardeşine yapmaya kalkışmış¸ ablası avukat olduğu için yaklaşamamışlar. Niçin silindiğini bilemiyorum.Edit2:anlam kayması

günnur: kendi adıma boykota kapılarına kırılmış bir watson kart da bırakarak katılacağım. tanım: skandal bir cinsel istismar vakasına imza atmış kozmetik mağazalar zinciri.

elmas: o yaştaki bir kız çocuğuna yaşattıkları asla kabul edilebilir bir şey değil. Hukuki olarak da gereken yapılır umarım. Tepki olarak ben de Bir daha buradan alışveriş yapmayacağım.Edit: “Söz konusu olayda müşterimizle muhatap olan kişiler kadın görevlilerdir.” bir çocuğu iç çamaşırına kadar soyup arayan kişi kadın olunca “he tamam o zaman” diye mi düşüneceğiz¸ nedir yani?

besra: hırsızlık araması skandalından sonra Tası tarağı toplayıp çekip gitmesi gereken kozmetik market. Kapansa Tek üzüleceğim ekmeğinin peşinde olan¸ işini layığıyla yapmaya çalışanların işsiz kalacak olması olurdu. Her çalışanı da bu skandala ve müşterilere yapılan terbiyesizce yaklaşımlara ortak edip üzmeye gerek yok elbette. ancak genel olarak çalışanlarının tavırları¸ Yaptıkları uygulamalar derken Suyu ısındı hatta kaynadı. artık burada yeriniz yok! En azından birçoğumuz için! Edit: eksilenecek ne yazdim eksileyen mesaj atabilir mi?

çağıl: bünyesinde superdrug gibi ucuz ve ucuzluğuna oranla kaliteli bir markayı barındırarak tercih sebebi olan mağazalar zinciri.

fatma: söz konusu 16 yaşında bir kız. söyleyin bana¸ çocuk istismarı değil de nedir bu ? şimdi bize düşen ise bilinçli olmak¸ bilinçlendirmek ve bundan sonra gidilecek olan örtbas etme oyunlarına düşmemek.

gökben: boykot ettiğim ve eksikliğini hiç hissetmeyeceğime emin olduğum mağazalar zinciriözellikle kadınlara hitap eden mağazanın bir kadına bu şekilde davranması ne olursa olsun kabul edilemez.yaptıkları saçmalık yüzünden sadece cicişdeki yazarlar boykot etse büyük bir kayıp yaşarlar. yukarıdaki yazar arkadaşların da dediği gibi indirim yapsa da boykota devam edelim¸ sosyal medyadan silelim. diğer boykot ettiklerimizi de unutmayalım. örnek (bkz: uyuyan yolcunun suratına boşalan metro muavini ) (bkz: metro turizm )

nihal: O çocuğa yaptıkları aleni bir cinsel istismardır. Bunu yapan ve yapılmasına göz yuman herkes¸ iftira ve çocuğa cinsel istismar suçundan yargılanmalıdır.

dürdane: Hiçbir kalifikasyonu olmayan insanları güvenlik¸ sabıkalı olanları okullara servis şoförü yapan bir ülke burası. Yalnızca watsons çalışanına değil avm güvenlik görevlisi ve amirine de ceza verilmeli.

melis: ya kanım dondu resmen. o kız benden bi yaş küçük ve kendimi yerine koyamıyorum. kız ses çıkartmamış mı diyenler olmuş? o anki şokuyla neyi fark edebilir ki? ayrıca watsons’ın yaptığı açıklama çok komik. kadın veya erkek hiç fark etmez. kadının da yaptığı tacizdir. bundan sonra alışveriş yapmam. aman aman gidip alacağım bir şey yok.

ulus: bu haftasonu şok indirimlerle karşımıza çıkamazsa ben de bir şey bilmiyorum. akıllarınca müşteri çekmeye çalışacaklar. umarım herkes tepkisini belirtir. zulme karşı sessiz kalan dilsiz şeytandır!

yasemin: Bundan sonra uğramayacağım mağaza. Net.

sinem: Okuduğumdan beri düşünüp duruyorum¸ diyelim çaldı bu kız bu ruju -ki yokmuş öyle bir şey-¸ bir ruj ya¸ bedeli ömür boyu izini taşıyacağı bir psikolojik yara açmak mı bu kızda. Siz kimsiniz¸ adalet siz misiniz¸ terazi siz misiniz? Ne cesaret yapılabilir bu aklım almıyor bir türlü. Şimdi ne yapılırsa yapılsın o kızdan silemezler o anıyı. Ayrıca yaptıkları basın açıklamasının da ayrı bir rezalet olduğunu düşünüyorum. Ama hırsızlık yaptı sanmış ki¸ ama bizim müdürümüz soymamış kiii ehe ehe uzaklaştırdık hem biz onu minvalinde bir açıklama. Ayrıca güvenlik görevlileri de avmnin güvenlik görevlisiyseler¸ alışveriş merkezinin de aynı şekilde protesto edilmesi gerek diye düşünüyorum¸ onlar da müdürle birlikte işten atılmalı.Sanırım bunu yapanlarımız vardı¸ acaba bir cicişmüz uluslarası kullandıkları mail adresi nedir¸ nasıl ulaşırız¸ hazır yolladıkları mail nedir¸ paylaşırlarsa hep birlikte atıp daha da dikkat çekebiliriz diye düşünüyorum.

özden: boykota ben de varım.aklım hayalim almıyor. zaten çalışanlarından yaka silkiyorduk¸ bu son damla oldu benim için.

idil: bir zincir nasıl dağılır bundan sonra en güzel örneği teşkil edecek kozmetik market zinciri.Eminim 3-5 güne o müdürle ve yapılan rezaleti unutturmakla ilgili çalışmaları olacaktır. sevimlilik abidesi kesileceklerdir. birileri çıkıp bir mağazada yaşanan olaydan dolayı onlarca insan işsiz mi kalsın diyecektir.Demesinler bu bir devrim olsun yeter artık başka kozmetik marketlerin Türkiye ve yurt dışı kıyaslamalarından da öğrenemedik değer görmediğimizi.kaç kuruşluk rujdu o?haber sitelerinde çıplak aranan kadın müşteri deniliyor kadın falan değil çocuk¸ lise 3. sınıf öğrencisi bir çocuk zorbaca soyuldu.mağazada o kalabalıkta ruju ne kadar derine saklayabilirdi? südyenine kadar çıkarıldı.alışveriş yapan her kadın bu çocuk istismarının ortağıdır.ulaşılmaz¸ olmasa yaşanılmaz bir şey satmıyorlar.

pınar: gratis ile sıkça karşılaştırılan kozmetik mağazası. ama bu karşılaştırmayı ben her seferinde watsons vs gratisten ziyade rimmel london vs the balm olarak algılıyorum 🙂 rimmele oranla balm ürünlerini daha başarılı bulmama rağmen benim oyum watsonstan yanadır. zira gratisten daha temiz ve tertipli geliyor bana. belki de watsonsla daha eski dost olduğumuz içindir bilmiyorum. alışkanlıklarını bozamayan biriyim ben 🙂

miray: kadınlık onuru olanın instagramdan unfollow etmesi gereken ve yakında kapanması temmenni edilen drugstore mağazası.takipten çıkarın lütfen kızlar!sürekli takipçi sayıları düşüyor¸ alışveriş yapmamak dışında sanal olarak da boykot edelim. edit:son 20 dakikada 1000 kişi düştü¸ her dakika 20 kişi azalıyor.

ceyla: ne yer ¸ ne zaman ¸ ne psikoloji kavramı kaldı .. tam bir rezillik¸kepazelik ister müdür olsun¸ceo olsun¸güvenlik görevlisi olsun.. insan değillermiş bunu gördükmetrobüsünden¸sokağından¸okulunda şimdi de kozmetik marketinde..bu da tacizdir ve nihayetinde suçzaten çok ekstrem bir indirim vs. olduğunda gidiyordum ¸ artık hiç gitmemolan oldu denilip¸ bundan sonraki süreçte yapacakları en baba şeyözür dilemek ¸ kıza üç beş hediye vermek olurindirim diye yaptıkları bindirimden şikayet ediyorduk.. şu saatten sonra isterlerse beleş versinler.. kimsenin tenezzül edeceğini zannetmemşimdi mağazalarına o çok bilmiş çalışanları¸müdürleri istedikleri gibi sürüp sürüştürüp etrafı kessinler.. tabii mağazay giren olursaherkes farklı bir yerden bakmış .. hepimizin de elinde kalmış zatençalışanların eğitimi yok biliyorduk¸ ama insanlık da yokmuşsabaha kadar eğitim versen boş…

yonca: gratis varken watsons’a uğramak zaten hata. iki mağazayı karşılaştırdığımızda watsons’un aynı ürünleri daha pahallıya sattığını hepimiz görebiliyoruz. bu olayı bilmeden önce bile watsons¸ bu yüzden benim tercih ettiğim bi yer değildi. hem kandırıkçı hem istismarcı kurum. adımımı atmam artık. yakınlarımıda içine sokturmam. umarım o kıza yapılanın bedelini misliyle öderler.

songül: Evet boykot edeceğim en azılı Ahlaksız kurumsun. Şirketten pay versen tenezzül etmem.Feel great demişsin ya evet kendimi daha iyi hissediyorum tarafımı belli ederek.Hani para ile satın alıp ücretli sms ile aktifleştirdiğim kartım var ya¸ he işte artık o yok.Zaten insanları aşağılayıcı tavırlar içinde çalışanlarınız var Mağazadan Memnun ayrılan insanlar istisna.Ama bu kadarı pes! Taciz! İstismar! Yazıklar olsun.Hiçbir zaman unutmayacağım bir skandal. Buradaki yazar arkadaşlarımızda unutturmayacak emin ol.hukuki cezaların en büyüğü ile cezalanırsın umarım.

iffet: Kendimizi hepimiz o kızın yerine koyduk ve korktuk.Haftada en az 1-2 kez watsonsa giren bi insanım.Neden ben de böyle iğrenç bi istismara uğramıyım?Eğer böyle olaylara susarsak ve onlara kazandırmaya devam edersek daha da üstümüze çıkıcaklar(!) bundan cesaret alıp.O yüzden ben de boykota çağırıyorum herkesi.

şermin: korkunç olaydan yeni haberim oldu ve hemen sosyal medyadan paylaştım¸ etrafımdaki tüm kadınları da watsons’tan alışveriş yapmaması için örgütleyeceğim ve ben de instagramdan sövüp tepkimi gösterdim. tüm kadınlar tepkisini koysun ve kimse kapısından bile girmesin lütfen!

kade: okuduklarıma inanamadım. daha önce defalarca söylediğim gibi bu mağazanın eski bir personeliyim. normalde bir çalışanın yaptığını komple markaya mal etmenin yanlış olduğunu savunurum ama bunu bütün markaya mal etmeliyiz¸ kimse kusura bakmasın. liseli bir genç kızın o yaşında¸ o şekilde küçük düşürülmesine susmamalıyız. bu saatten sonra değil alışveriş yapmak¸ girip gezmem bile içinde. almayın¸ aldırmayın arkadaşlar bu mağazadan bir şey. bir sonraki kurbanın siz olmayacağını garanti eden bir şey yok sonuçta¸ çantanızın cüzdanınızın alarmı öter ruj çaldınız falan sanarlar aman diyim.

nur: Bu olay hepimizin başına gelebilirdi ortalık fırsatçı kaynıyor zaten üst aramanın cılkını çıkarmışlar.yaşadığım şehirde mağazaları yok ama yakında açılacaktı.umarim protesto edilir ama sanmıyorum. ne güzel olurdu yarından itibaren bomboş mağazalarla kalakalsalar

dilhan: bu tamamen kendi ezilmişlik duygusunu başkasından çıkartarak ego tatmini yapmaktır. mağaza müdürü de¸ buna göz yuman herkes bu kıza bu muameleyi yaparak kendilerini bir halt zannetmişlerdir. neymiş mağaza müdürüymüş… sen kimsin ve bu hakkı kendinde nasıl görüyorsun? kaldı ki karşındaki daha 18’ini doldurmamış bir çocuk var. insanlar kendilerinde bu hakkı nasıl bulabiliyorlar ben buna anlam veremiyorum. bunu bugün watsons yapar yarın gratis yapar önemli olan kimin yaptığı değil bu zihniyetin değişmesi. tabi bu konuda watsons’ın tavrı da önemli. herkes watsons’tan duyarlı bir hareket bekliyor bu konuda. umarım gereken yapılır.

nehir: tanım: iğrenç¸ insanlık dışı ve hukuken geçersiz olan güvenlik uygulamalarını yapmayı kendisine hak gören¸ küçücük kızları istismar eden¸ 16-17 yaşındaki kızı istismar etmeleri yetmezmiş gibi darpla tehdit eden çalışanları barındıran bir daha alışveriş yapmayacağım firmadır.acilen bu firmanın boykot edilmesi ve bu durumun her yerden protesto edilmesi gerekmektedir.ayrıca bu firma ile iş birliğine devam eden severek takip ettiğim vloggerları takip etmeyeceğim. bir de bu konu hakkında kendi başlarına gelince aslan kesilen ama mevzu başkalarına gelince ve söz konusu ceplerine dolan paranın kesilmesi olunca kediye dönüşen o reklamcı tayfasının da allah belasını versin.ayrıca watsons yönetimi hırsızlık yaptığına dair kuvvetli şüphe oluşmuş diyerek 16-17 yaşındaki bir kızın soyulmasını haklı görmesi¸ mini etek giydiği için bir insanın tecavüze uğramasını haklı görmekle aynı düşünce tarzıdır.

hansa: izmir’de yaşıyorsanız balçova kipa ve balçova migros içindeki mağaza personeli kibardır şirindir. öyle tersliklerini görmedim aksine her soruma da sabırla cevap verirler. çok bilgililer mi yorum yapamam ben de kendimi öyle pek bilgili görmediğim için bu konuda bir fikir vermek istemem. bir de hemen dibinizde bitmezler¸ insanı sıkmazlar. 🙂

simge: Asla ama asla bir daha adım atmayacağım mağazalar zinciri. Yapılan iğrenç olay hakkında yazmak istediğim çok şey var ancak format dolayısıyla yazamıyorum. Markanın iş birliği yaptığı Blogger tayfasına da helal olsun tık yok. Ne para merakıymis arkadaş! Taş olsa çatlar Be! Kadına şiddet diye 2 yazı paylaşmakla olmuyor icraat lazım tabi ama 3 tane allık 2 tane ruj için bunu göstermiyor kimse. Ayrıca bildiğim kadarıyla sözlük de watsons ile işbirliği yaptı geçmişte. Hala devam ediyor mu bilmiyorum ancak devam ediyorsa gereken işlemleri yapacaklarını düşünüyorum. Kurucularından birinin de kadın olduğunu göz onune alınca farklı bir hamle düşünemiyorum.

çıgıl: Geçen gün ürünlerin kilitli kutuya konulması hakkında fikirlerimi yazmıştım ve hukuken kimsenin suçsuz olduğunu ispatlamak zorunda olmadığını söylemiştim. O zaman “ne olacak ben çalmadığım için sorun yok” diyenler vardı. İşte arkadaşlar tam olarak bu olacak. Hukukkun küçük esnetilmelerine rıza gösterip¸ karşı çıkmazsak¸ hukuk bu şekilde ihlal edilir. O zamandan beri kullanmıyorum

güner: geçenki indirimlerde bazı mağazalarında ürünlerini kilitli kutulara koymalarından anlamalıydık zaten. Gratis oldum olası sıcak gelmiştir bana bulamadığımı en son gidip watsonsdan bakıyordum taa ki bu olaya kadar. ne cürretle bu yapılabilir gerçekten inanamıyorum elimden geldiğince uyaracağım herkesi uzak durmaları için

tezer: haberi okuduktan sonra “kaç para ulan bir ruj” diye isyan ettirdi beni. bir ruj yahu altı üstü¸ hoş külçe külçe altın olsa ne yazar. ortadan bir hırsızlık varsa¸ polis çağrılır¸ işlem yaptırılır vs… ne demek üstünü başını soyup da depoda insan aramak?! ama normal diyorum aslında bir yandan da¸ bunca yozlaşmanın olduğu¸ her türlü hukuksuzluğun neredeyse ödüllendirilecek hale geldiği ülkede¸ o müdür de üstlerine yaranmak için o kızı çırılçıplak soyup arar böyle.

canel: bu tarz durumlarda empati kurmaktan kendimi alamıyorum: benim de canımdan öte bir kız çocuğum var¸ ona bunu yapsalardı o dükkanı başlarına yıkardım. güvenlik gerekçesiyle böyle birşey yapılması asla kabul edilemez. hele ki çocuk istismarının bu kadar yaygınlaştığı¸ sapıklığın ve şiddetin normal gösterilmeye çalışıldığı böyle bir dönemde… ilgili watsons şubesi çalışanlarının tüm bu yaptıkları¸ firmanın bizzat kendi kalitesinin düşüklüğünü ve insana zerre kıymet verilmediğini gösteriyor. watsons artık benden kuruş kazanamayacaksın ve artık bizimle değilsin!

defne: konuk yazardım¸ şu olay yüzünden sinirden kudurduğum için bişey yazıp tekrar gitmek için geri döndüm. genç bir kadını kuvvetli şüphe oluştu diye soyarak arama yapmak yani ne desem bilemiyorum bu nasıl bir hukuksuzluktur? her şeye aykırı yemin ediyorum herrrrr şeye. nutkum tutuldu. bir liramı bile harcamayacağım burada. o kızın psikolojik tedavi masraflarını üstlenirsiniz umarım. ha bir de benim çok merak ettiğim bir şey var. watsons ile işbirliği içerisinde olan youtuber ve bloggerları bilen varsa bi listesini yapsın bildiği kadarıyla çok rica ediyorum. çünkü ben onları da tek tek takip edip herhangi bir tepki göstermişler mi yoksa derriiiinn bir sessizliğe(!) mi gömülmüşler bir bakıcam da. çok merak ediyorum olayın unutulmasını bekleyip bir kaç ay sonra ayan beyan reklam yapabilecekler mikriz yönetiminiz de çok güzelmiş bayıldım.

dürriye: Güzide bloggerlarımızın da watsonsı boykot etmelerini ve bu firmadan gelen paketleri reddetmelerini bekliyorum.

bade: bu skandaldan sonra bedava ürün dağıtsalar almayacağım kozmetik zinciri.yazıklar olsun.

nazlı: duyduğumda şol olduğum olaydır… nasıl bu şekilde davranabilirler!!polis çağırsınlar ama o şekilde arama yapılmaz genç kızın bir gururu vardır onu üç kuruş şey için nasıl yerlere atabilirler

nevra: İstismarın hiç bir türlüsü kabul edilmemeli¸ tepki gösterilmeli. Şiddeti ne olursa olsun hangi yaş grubundan birine yapılırsa yapılsın cezası ağır olmalı.

güneş: kozzyde satış elemanlarına rt fırçaları sorduğumda o ne demek? cevabını aldım. real techniques den haberi olmayan satış temsilcileri nasıl olabiliyor bilemiyorum.not: rt gerçekten yoktu o şubeye gelmemişti henüz ama genel olarak makyajla ilgilenen insanlar olduklarını düşünürüm satış temsilcilerin az çok da olsa duymaları gerekirdi rahat 5 kişi vardı yani orada içlerinden biri de mi bilmez?

bediz: zaten sürekli sorun yaratan saçma sapan çalışanları¸ tüketmiyoruz kampanyası¸ müşterilerini salak yerine koyan fiyat ve (b)indirim politikaları nedeniyle uzun zamandır alış veriş yapmadığım bir kozmetik zinciriydi. ama çocuk tacizi nedir ya?! bu saatten sonra değil tek bir tek çöp satın almak bedava ürün dağıtsa kapısından geçmem. ayrıca yapılan açıklama da tüy dikmenin ötesinde hiçbir şey değil¸ dalga mı geçiyorsunuz siz!? önce yorumlarda bir yazarın da paylaştığı gibi bağlı oldukları uluslararası kuruluşa güzel bir şikayet yazısı döşendim az önce. sessiz ve tepkisiz kalınmamalı.

tünay: Watsons’ın kendini bu kadar kaf dağlarına çıkartmasının sebebi türkiye’ye getirilecek ürünleri ilk önce satışa sunmalarıydı ha birde gratis falan yoktu ortada daha. Çalışanları gratisten daha manyak orası kesin. Sephora mısınız anastasia beverly hills mi satıyorsunuz diorun koleksiyon fondöteni sadece sizde mi var? Bu nasıl bir tavır? Bundan sonra isterseniz dünyada piyasaya sürülen ilk ürün size ait olsun umrumda değil. Önce siz kendi çalışanlarınızın cukkaladığı ürünlerin hesabını sorun. Sonra kalkın ahkam kesin. Yazık..

şelale: bir pamuk bile almayacağım mağazadır artık kendisi. gerçi bunu yaptıkları bindirimler sonrası karar vermiştim zaten. Bu da tuzu biberi oldu. Saygısızlar

gülriz: Bu saatten sonra cop bile almayacagim firmadir kendisi

nisa: Önceden de sevmiyordum zaten. Bunun yerine gratisi¸ yerel kozmetikçileri tercih ediyordum. Ama bu korkunç olaydan sonra adımımı atmayacağım. Varsın pure beauty bb kremim de olmasın. Boykotta ben de varım

şenay: Çalışanların tüm müşterilere potansiyel hırsız gözüyle baktıkları ve sürekli dibinde durup¸ göz hapsinde tuttukları mağaza zinciridir. Ne zaman gitsem rahatsız oluyorum.

zerrin: Saçma sapan fiyatlarından yalancıktan indirimlerinden zaten uğramıyordum. Yaşanan olaydan sonra asla uğramam

gönül: ab uyum yasaları çerçevesinde polisin bile üst-baş arama hakkı sınırlandırılmıştır. özel güvenlikçilerin kasaba şerifi modunda takılmasına kılım. herkes söylenmesi gerekeni söylemiş zaten. gördüğüm tepkiler “özür dileyen’e kadar’ alışveriş yapmayacağım” ve “özür dilese ‘de’ alışveriş yapmayacağım” arasında gidip geliyor. konunun oluş biçimi ve ayrıntıları insan haklarına aykırı olduğu ve istismara yönelik olduğu için doğru tutum ikinci tepki olmalı diye düşünüyorum. hiç bir marka ya da ürün alternatifsiz değildir. merak etmeyin buradan alışveriş yapmadığınız için ölmezsiniz. başkalarının yaşadığı haksızlıklar karşısında da net ve onurlu duruşunuz olsun biraz. ayrıca le vent nous portera nickli yazar “bu olaydan sonra eğer kullananlar kulüp buradan reklam almaya devam ederse buraya da uğramam.” diye belirtmiş no: 397380 girdisinde. sonuna kadar haklı. ciciş sözlüğün bu konuda nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini bekliyorum.

necla: testerlar çalışanlar tarafından ceplenirken denetim yok ama gencecik bir kızdan kendi aklınca şüphelenince donuna kadar bakmak var.yapma yaaCidden insan değilsiniz karşınızdaki insanın bedenine izinsiz dokunmak¸kameralarının olduğu ortamda soymak nedir? Çalışanların kadın olması umrumda değil hemcinsi diye ona dokunmaya hakları yok.Watsons a artık girmeyeceğim bence artık çalışanların disipline edilmesi için büyük bir boykot başlatmalıyız.Umarım kız hukuki yollardan sonuna kadar hakkını arar ve sonuca ulaşır¸insan gibi çalışan koyamayacaklarsa mağazaya kapatsınlar kepenkleri iki ruj almayız yeter ki nefes alalım.

çilay: Şu an kendilerinden gelen smsi aynen aktarıyorum “2825 ile biten W.Card’in ile 2015’te kazandigin puanlar sene sonunda silinecek! W.Card’in ile gel¸ puanlarini kullan!”emrin olur watsons başka bir emrin de var mı¸ iki soyunup tur atalım mı biz de? Şu olaydan sonra böyle senli benli ve emir kipli smsi bile sinir bozdu. 2015 ne alaka ayrıca. Son kez gidip kaç puanımız olduğuna bakıp tam o miktarda¸ artık pamuk olur¸ kağıt mendil olur alıp bunlara puan falan da bırakmayalım.

gülen: sırf mağazalarında çalıştırdığı insan profilinden ötürü adım atmaya pek yanaşmadığım bir mağaza haline geldi son zamanlarda. hiçbir şeyden haberi olmayan¸ ukala ötesi ve insanın deyim yerindeyse dibinden ayrılmayan çalışanlarını özel bir sınavla falan seçiyorlar sanırım.

feriha: Zaten bu watsons hep sahtekâr gelmişti bana. Yaptıkları sahtekarlıkla ilgili çok önceden bi entry girmiştim zaten. Bir çocuğu yargısız infaz yaparak çırılçıplak soyup hırsız terbiyesiz diye hakaret ede ede aramak¸ son radde artık. Genelikle gratisi tercih ediyordum zaten¸ bundan sonra hep gratisi edicem. Asıl terbiyesiz kendileri¸ inşallah olay yargıya intikal ettikten sonra hak ettiklerini bulurlar.

abendam: Ürünleri çalınmasın diye sanrılara kapılıp çocukların istismarına göz yuman çalışanlara sahip firma.

seher: acaba bu genç kıza yapılan terbiyesizliğe karşı son olarak ne yapacaklarını gerçekten merak ediyorum. birkaç kez bulunduğum mağazalarda bu tip olaylar yaşandı ama hiç bu kadar ileri giderek çirkinleşmemişlerdi. güvenlik görevlileri ne zamandan beri cinsel istismara varacak boyutta arama yapıyorlar. hepsi bir yana güvenlik görevlileri polis değildir¸ ortada gerçekten bir makul şüphe varsa polis çağırılır gereken neyse onlar yapar zaten. kimse kendini polis havasına sokarak olaya kılıf uydurmasın. olay basit bir hırsızlık vakası değil çünkü sadece.

dilberay: Yaptığı açıklamada olayı avm’nin üstüne yıkmaya çalışan watsons turkiye. Nasıl bir eleman¸ müdür eğitimi veriyorsunuz da açık bir şekilde cinsel istismar olan olaya ses etmiyorlar. Ortada bir suç var¸ bu suça da ortaksınız! müdürünüz ve güvenlik güçleri bir çocuğu istismar etmiş bunu tekrar tekrar yazacağım ki unutulmasın. Buna sebebiyet veren tüm elemanlarınızın işten atılması yetmez kuru bir özür de yetmez. Madem tüm suçlu güvenlik görevlilerinde davacı olacaksınız. O çocuğun tüm mağduriyetini gidermek zorundasınız. olayı tüm açıklığıyla bizlere sunmak durumundasınız. Bize de düşen görevler var tabii yılbaşı indiriminde tek bir parça ürün bile almayacağım bu mağazadan¸ size de önerim bu. Bir kere alışveriş yapmazsak ölmeyiz¸ firmalar artık nasılsa bize gelecekler kafasından çıkıp düzgün hizmet vermek zorundalar. Zaten tüm sorunları giderene ve dürüstçe bunu açıklayana kadar watsonstan alışveriş yapmayı düşünmüyorum. Gidermezse hiçbir şekilde mağazasına uğramam.

gülgün: bir daha asla alışveriş yapmayacağım mağaza bozuntusu. makyaj yapmaya rimmel london ile başlamıştım¸ son zamanlarda da sadece bu marka için girip çıkıyordum watsons’a. hem fiyatları şişirme¸ hem çalışanları standların önünde bodyguard gibi dikiliyorlar¸ şimdi de istismarcılığa başlamışlar. rezillik. umarım yakın zamanda batarsınız.

nilgün: Yapılan sözde hırsızlık!! araması özde ise tacizdir.!bu böyle bilinsin.!asla peşini bırakmayacağız watsons.!yapılacak tüm protestolara hazırlıklı ol.Bu vesileyle sakın unutmayın kızlar: “Asla yalnız yürümeyeceksiniz”…

nesrin: Kızdan özür dileseler dahi adım atmayacağım mağaza. Özür dilediklerinde yaşanan olay yok olacak gibi konuşuyor bazıları bu nasıl bir mantık ben her olaya empati yaparak yaklaşırım kendimi o kızın yerine koyamıyorum bile ne demek pantolon indirmek.

belinda: Ya ekmek mi su mu burdan aldığımız allah aşkına 16 yaşında bir çocuğu bu derece küçük düşüren bir firmayi tabi ki de boykot edeceğim.Şehrinizde ki küçük parfümerilere gidin indirimsiz fiyatları watsons ın gratisin indirimli fiyatlarindan düşük.

ceylinaz: Sadece kendim değil¸ tanıdığım herkese boykot ettireceğim ve asla gitmeyeceğim yerdir. İnanamıyorum gerçekten. O kız gerçekten bir şey almış olsa bile¸ yaşı küçük değil büyük olsa bile böyle bir şeye kalkışmaya kimsenin hakkı yok. Lütfen siz de buraya her üründe %70 indirim yapsalar bile uğramayın. Herkes haddini bilsin artık

fuldem: Bir daha asla adımımı atmayacağım mağaza. Benden kuruş kazanamayacaklar¸ hatta öyleki erkek arkadaşım bile haberi okuyup bir daha watsons’a gitmeyelim dedi. Adamın kozmetikle ilgisi bile yok.

öznur: Birçok ürünü daha ekonomik fiyatlara satmakla beraber¸ deodorant¸ seyahat bakım seti gibi bazı ürünleri marketlerden daha pahalıya satabilen mağaza.. Kendi adıyla çıkardığı ürünleri (makyaj pamuğu gibi) hem ekonomik hem de kalitelidir.

mısra: Zaten sevmezdim. Simdi hic girmem.

tülay: Dua etsinler iyi günümdeyim¸ yoksa o cam çerçeveleri çoktan inmişti

ağça: haberi okuyunca şok geçirdim. iğreniyorum artık bu insanlardan. watsons tan alış veriş yapmayacağım kesinlikle. lütfen boykota katilin. birşeylerin değişmesi lazım…

damla: tanım: iğrençliklerine bir yenisi eklemiş olan kozmetik zinciri. kızlar bu platformun gücüne inanıyorum bu tarz davranışlar konusunda daha dikkatli ve saygılı olmalarını öğretmek için önümüzdeki yılbaşı indiriminde lütfen buradan bir şey almayalım. boş kalsın kasaların önü. lütfen bir iki liranın peşine düşmeyelim bu defa revlonu nyc yi boş verelim o çocuğun onurunu düşünelim. ne olur kızlar. bu saçmalığı sosyal medya hesaplarınızdan duyurun arkadaşlarınızı uyarın engel olalım bir daha böyle bir davranışın ortaya çıkmasına. bir çoğumuz bize böyle bir şey yapılmasına izin vermez böyle bir şeye kalkıştıklarında onlara hadlerini bildirirdik ama küçücük kızların duygu ablalarından ayşegül ablalarından daha nicelerinden duyup merakla incelemek istediği ürünler için bu dükkanların kapılarını aşındırdığını biliyoruz. kendine yapılanlara karşı koyacak gücü olmayan bu çocuğun hakkını koruyalım ona yapılan saygısızlık için ablaları olarak watsonsa bi daha alışveriş yapmayarak hadlerini bildirelim.

fikriye: Bugün bu olayı duyduktan sonra mağaza politikasından iyice nefret ettiğim kozmetik mağaza zinciri. Twitter hesaplarındaki açıklamayı da samimi bulmadım. Özür dileseler bile affedilecek kadar küçük bir olay olduğuna inanmıyorum. 16 yaşındaki genç bir kızın gururu¸ psikolojisi söz konusu burada. Özür mesajı gibi bir şeyler yayınlayıp kendilerini daha da küçük düşürmesinler bence. Bu olaydan sonra bir daha önünden dahi geçmeyeceğim mağaza.

aysar: Çalışanları Habire peşimde dolandığı için zaten boykot ediyordum bu olay da üstüne tuz biber oldu. Adios watsons.

çimen: her şeyden önce yapılan çok iğrenç ama bu hakkı kendilerinde bulmaları da ayrı bir iğrençlik. çoğumuz şikayetçiyiz zaten mağazada gezerken göz hapsinde olmaktan ya da peşimizde dolaşılmasından. bu yüzden ben de çoğu zaman tepki gösteremesem de hakkımızı koruyalım cicişler. bunu o küçük kızdan beklemek doğru olmayabilir. çünkü olayın şokuyla¸ kim bilir nasıl üstüne geldiler¸ bağırıp çağıramamıştır doğal olarak. watsons’ın yapılan yanlışları anlamasının tek yolu para kaybetmesi. normal bir zamanda ne kadar şikayet etsek de umursamıyorlar. önemli olan ceplerine giren para. bakın sephoraya. o kadar şikayete hala aynılar. ama onlara böyle iğrenç skandallar lazım. ben de boykota katılıyorum. ve bir mail de atacağım şimdi müşteri hizmetlerine.

şiir: Arkadaslar¸ ben gecen bir krem ve sampuan aldim toplam 45 tl odemeliydim ama 28 cekti kredi kartimdan (sonra fark ettim) gidip ödeyecektim ödemicem ***.Edit: küfür kullanımıEdit 2:eksicilerden dolayi yarin watsonsa gidip 17 tl ödeyecegjfoekmfm

cangül: öncelikle: boykot. açıklamaları bile o kadar çirkin ki… hala terbiyesizce “olay gerçek olmayabilir” iması yapılmış. İletişim ekibi kimse mükemmel iş çıkarmış. tebrik ediyorum!bu arada “kız neden karşı çıkmamış” diye bir girdi var. kendisine tepkim  şudurben ki iş güç sahibi¸ ergenliği çoktan atlatmış bir insan olarak mağazadan çıkarken alarm öterse huzursuzlanıyorum¸ geriliyorum. kimsenin gelip “hırsızlık yaptın” demesine gerek bile kalmadan… herkesin kişisel özelliklerinin birbirinden çok farklı olduğu düşünülünce “benim başıma lisedeyken gelse ben karşı çıkardım¸ o niye çıkmamış” demek biraz duyarsızlık olmuyor mu? yıllarca tecavüze uğrayıp sesini çıkaramayan insanlar var. travma diye bir şey var. ama bilip bilmeden atıp tutmak ne kolay değil mi? en fazla bu kadar “kibar” olabildim. sorry.

aykal: artık adımımı atmayacağım mağazadır.

hürrem: şimdilerde satılmakta olan dove seti harikadır¸ ucuzdur. Gratis’te böyle ürünlerr görmediğim için benim için bir tık önde gibidir ama değil gibidir çünkü (bkz: the balm)

hale: ulan yazmiyim yazmiyim dedim duramadım.sevgili vialand watsons yönetimi ve çalışanları¸söyleseydiniz biz atardık üstünüze üç-beş kuruş¸ küçücük kızın ruh sağlığının içine sıçtığınıza değdi mi şimdi? sırf watsons’a özgü değil bu¸ sık sık hem gratis’te¸ hem eve’de -şubelerde değişkenlik göstermek üzere- zaten bu kadar aşırı olmasa da tacize maruz kalmıyor muyuz? napıcam senin götü boklu tester’ını mı çalıcam¸ işim gücüm yok. senin görevin müşterinin kıçının dibinde gezip¸ hırsızlık yapıyo mu yapmıyo mu denetlemek değil. çok mu hırsızlık oluyo¸ gidin kamera taktırın mağazanın dört bi yanına. sırf bu hırsız muamelesi sebebiyle kaç defa mağazaya girmekten vazgeçtiğim veya direkt girmediğim oldu. bi an önce kendilerine çeki düzen verirler umarım.

zekiye: yaptığı açıklamayı yetersiz bulduğum ve benim de boykota katıldığım dandirik mağaza zinciri. her watsons’a girdiğimde hırsızmış gibi müşteriye atılan bakışlar¸ aynı ürün için 2 3 farklı yerlerde yazan farklı fiyatlar gibi ünsurlardan dolayı zaten oldum olası sevmem. bu cinsel istismar olayıyla berabar artık nefretimsin watsons!

ilayda: Bu artık bardağı taşıran son damla oldu ! Artık kesinlikle hiçbir mağazasına adım atmayacağım ! watsons turkiye

gaye: şurada : (bkz: (no:339704)) bahsettiğim olaydan sonra zaten mağazalarının eşiğinden bile geçmiyordum¸ ki ne kadar haklı olduğumu bu olayla bir kez daha anladım.”mağaza yetkilileri özür dileyene kadar alışveriş yapmayacağım”¸ “bir kişinin hatası yüzünden mağaza zincirinin ne suçu var¸ alışveriş yapacağım” diyenler… sizlere gerçekten inanamıyorum. uygulanan sistem¸ bir mağaza politikası. buradan alışveriş yaptığınız sürece siz de bu politikayı onaylıyorsunuz demektir. kim ne derse desin¸ buradan alışveriş yapan her kişi¸ yaşanan ve yaşanacak her türlü kötü olaya¸ suçlara ortak oluyor demektir. bu kadar net. ve watson’s… o kıza yaşattıklarınızın vebali üstünüzdedir. olayın çirkinliği özürlerle kapatılacak gibi değil. yapılanların bir açıklaması yok¸ iğreniyorum.

tuğba: Bir daha kapısından adımımı atmayacağım marka. Bu bir şirket politikasıdır. Özür dileseler ne olur?Ayrıca alışveriş merkezi de bir skandala imza atmıştır. Vialand evime çok yakın ve sürekli gittiğim bir avm¸ bir daha gider miyim bilmiyorum. Ne biçim bir güvenlik ekibi bu ki¸ biri çıkıp biz napiyoruz kardeş demiyor? Baştan aşağı rezillik.(gizlinot: )

belçim: suçluları işten çıkarana ve genç kızdan özür dileyene kadar adımımı dahi atmayacağım kozmetik mağazası.ürünlerini de bi taraflarına soksunlar artık.cicişler çocuklarınıza beden algısını anlayabileceği en küçük yaşta öğretin lütfen.her ne sebeple olursa olsun onun izni olmadan kimse kıyafetlerini çıkaramaz/çıkarttıramaz şiddet uygulayamaz!!! kız erkek fark etmez öğretin yavrucaklara bu ülkede yaşamak için bu şart.böyle bi durumda aileyi aramalı ve yanına çağırmalı buna da engel olamazlar herhalde.

perran: Bende boykota katılıyorum . Bu mağazayı gorunce aklima hep o kişinin” bugun iyi gunumdeyim Dua et¸ buradan kolunuz bacağınız kırık da çıkabilirdiniz” sozu gelecek . diyecek bisey bulamıyorum.

perihan: Kanım dondu resmen.insanlık dışı bir olay.karşıdaki 15 yaşındaki çocuk ya.ruj çalmış da olabilir.insanların içinde soymak nedir?kabul edilemez bir iğrençlik.çocuk istismarından ne farkı var?watsons yöneticileri personeline böyle bir talimat vermiş demekki.yoksa personel kendi başına yapmaz.hırsızlık şüphesi duyduğunuz müşterileri soyun denmiş belli ki..Yazıklar olsun sana watsons.iğrendim resmen mağazadan.bundan sonra değil mağazaya girmek yanından bile geçmem. Watsons defteri kapanmıştır benim için.şimdi kartını bile kırdım

ışın: Sizleri watsons’ u boykot etmeye çağırıyorum. Gücümüzün farkındayım cicişler. İlgili haber  HaberKonu ekşisözlüğe de açılmıştır. Ekşisözlük

selin: inanamıyorum¸ olaydan yeni haberim oldu. inanılmaz rahatsız hissediyorum kendimi. 19 yaşında bir kadın henüz ergenliği bile atlatamamış. Ne kötü böyle bir travma yaşaması. Velev ki çaldı¸ maksimum 20 liralık ruj için bu muamele değer mi? ne demek pantolon sıyırmak? iğrençsiniz. istediğiniz kadar özür dileyin. boykot! boykot! boykot!

ışılay: migrostan sonra real techniques fırçaları satmaya başlamış. her fırça olmasa da en çok sevilen belli başlı fırçalar mevcutmuş.yalnız her mağazasında bulunmamaktaymış.

hazan: bundan böyle gençlik iksiri satsalar dahi gitmeyeceğim mağaza.

çeşminaz: Bir ay kadar farklı bir kozmetik mağazasında kişisel bakım uzmanı olarak çalıştım. Sadece renkli kozmetik reyonlarından sorumluydum¸ diğer satış danışmanı arkadaşlar gibi mağazanın tamamından değil. Onlardan farklı olarak müşterilere makyaj uygulaması da yapabildiğim bir pozisyondu. Farklı ve yer yer güzel bir deneyimdi ancak artık hırsızlık olaylarıyla karşılaşmaktan kusacak hale gelmiştim.Her gün¸ istisnasız her gün onlarca gerek tester¸ gerek sıfır ürün çalınıyordu zaten. Ben bir müşteriye kontür uygulaması yaparken karşı standlarda ceketinin kolundan içeriye ruju kaktıran var mı diye bakmak durumundaydım. Bir süre sonra benim de gıcık olduğum müşteriye hırsız gibi davranan satış görevlisine dönüşmemek imkansız bu şartlarda. Ürünlerin başından ayrılamıyorsunuz çünkü çalınınca siz sorumlu tutuluyorsunuz. Saçmalığın daniskası. Ben şehrin en büyük şubesinde görev aldım zaten benim pozisyonum sadece en çok iş yapan birkaç şubede mevcut. Ve dediğim gibi bir ayın bir günü hırsızlık olmadan geçmedi. Daha neler neler¸ anlatsam inanmak zor gelir.Watsons mağazalarında da durumun farklı olduğunu sanmıyorum. Üst yöneticilerden gelen baskı sonucu çalınan ürünün sorumluluğu ne yazık ki satış danışmanı arkadaşlara ve mağaza müdürlerine vs kalıyor. Beşe bölünemedikleri için de hırsızlık gırla gidiyor. Yalnız hepsinden öte¸ mağaza çalışanlarının arama yapma yetkisi yok. Bunu unutmamak lazım. Tabii ki gözünle görünce müdahale edilir ama çantasını karıştırma gibi bir yetki bile yok. Değil ki soyacaksın. O ne ya?!İddiada olduğu gibi mağaza müdürü arama esnasında oradaysa zaten yapılan saçmalık. Güvenlikçiler soyduysa kızı¸ bu zaten başlı başına rezillik. Güvenlikçilerin standart bir arama yöntemleri yok mu? İç çamaşırlarına varana dek çıkarttırmak ne demek? Çalınan her ürünün Çalışanın parasından kesileceği konuşulurken (bunu gözlemleme şansım olmadı¸ belki sadece dedikodudur ama gerçek de olabilir. En azından böyle bir durum olabileceğini düşünüyordu tüm çalışanlar) hırsızlığa göz yummak zaten olası değil. Daha yeni tester olarak açtığım 100 liralık eşşek kadar far paletini beş dakika sonra çalan kişi karşıma çıksa heralde saçını başını yolarım diye içimden geçirdiğim çok olmuştur¸ bel fıtığı olacak kadar zorlandığım işimin başındayken. Ama olay da bu¸ içinden geçirebilirsin ama kimseye dokunamazsın kardeşim. Ulan hırsız olduğundan şüphelenilen kişiyi güvenlik soymaya kalksa bir kadın olarak karşı çıkman lazım senin. Bu ne rezilliktir.Neticede çalışanların tarafından baktığımda 9 saat ayakta çalışıp¸ binbir çeşit insana hizmet verip bir de hırsızlık yaparken yakaladığım biri çıksa nasıl bir his içerisinde olabilirdim çok rahat kestiriyorum. Ama bir insan olarak hırsızlık yapanı soyup aratmanın nasıl bir şey olduğunu hayal edemiyorum.Belki de firmalar çalışanlarına biraz daha insani koşullar oluştursa¸ çalışan da cebinden emeği karşılığında kazandığı parası çalınmış gibi hissedip kafayı yemez. Tabii bu yapılan çok uç bir nokta ama ne hissedilerek bu noktaya gelindiğini anlayabilmem bile çok üzücü değil mi? Sadece 1 ay kadar çalışarak hem de. Öyle basın açıklamaları yaparak olmaz. Kişi hırsız ya da değil delicesine mağdur edilmiş. Ama buna yol açan baskıyı da firmanın bir durup düşünmesi lazım. Yoksa hiçbir normal insanın bu kadar azıtıp gözünün döneceğini sanmıyorum. Bu olsa olsa üç kuruşluk kazancının hırsızlar yüzünden iyice kuş kadar kalacağından korkan insanların gözünün dönmesidir diye düşünüyorum. Tabii ki hak vermek veya desteklemek mümkün değil ama ne yazıktır ki¸ o cinnet geçirmene ramak kalmış hissini anlıyorum.Bu durumda bu rezaleti yapan güvenlikçi ve çalışan kadar¸ çalışanını bu kadar hınçla dolduran firmaları da suçluyorum.Edit: eksileyen arkadaşları neyin rahatsız ettiğini bilmeyi çok isterdim. Ya hırsızlık olayları yüzünden çalışanların maaşlarının kesilmesini çok haklı bulup tepenizde ekşimelerine büyük bir hoşgörüyle yaklaşıyorsunuz ya da empati yoksunluğu sebebiyle okuduğunuzu anlayamıyorsunuz.Bu olayda firmanın da suçlu olduğunu¸ en azından bu olayın yaşanmasına yol açabilecek bir tutumda bulunmuş olabileceğini bütün bu bilgiler ışığında bile göremeyen kişi en hafif ifadeyle biraz naiftir. Edit 2: çalıştığım süre boyunca hiç hırsız yakalayamadım. Biraz daha insanlara güvenen bir tiptim heralde¸ kimseye hırsızlığı yakıştırıp göz hapsine alamadım ama hırsızlığın yaşanmadığı gün de görmedim. Satışları deli gibi arttırdığım¸ makyaj uygulamamdan günler sonra bile sırf teşekkür etmeye gelen müşterileri gördüğüm (arkadaş olduklarım ve hala görüştüklerim var) ve müşterilerin ayrılmamdan aylar sonra bile mağazaya gelip ismimle beni arayıp sordukları haberlerini aldığım Bir (eski) çalışan olduğumu düşünürsem işimde çok iyiydim derim rahatlıkla. Ama insani olmayan koşullar¸ devamlı ayakta durmak ve stand yerleştirmek sebebiyle bel fıtığı olmam ve evet¸ yapılan hırsızlıkları engelleyemediğim için benim de sorumlu tutulmam sebebiyle işten arkama dönüp bakmadan ayrıldım. O parayla geçinmek zorunda olup ayrılamayanlar için şartların iyileştirilmesi lazım! Böyle bir rezillik yaşanana dek beklenmemeliydi ve çok iyi biliyorum ki eli kulağındaydı. Sorumlular cezasını bulsun ama firmalar da sorumluluk alsın. Çalışanını düzgün seçsin¸ düzgün bir eğitim versin ve en önemlisi¸ insani şartlarda bi çalışma ortamı oluştursun. Bunun olduğuna kesinlikle inanmıyorum ve bu olayda eğer mağaza müdürü de bu rezalete dahil olduysa¸ firmanın şapkayı önüne koyup azıcık düşünmesi gerektiğine inanıyorum.Tabi sadece güvenlikçilerse rezaleti gerçekleştiren¸ bu dediklerim geçerliliğini yitirmez. Ekstradan avm’nin de sorumluluk alması ve boykot edilmesi gerekir.

şeyma: Belli ki korkmuş¸ sesini çıkartamamış bir ÇOCUĞUN – çünkü 18 yaşından küçük insanlar çocuktur – ruj çalıp çalmadığını görmek için görevliler önünde soyulmak suretiyle cinsel istismara uğramasına ve muhtemelen ömrü boyunca yaşayacağı psikolojik sorunlara¸ satış ve güvenlik politikalarıyla sebep olmuş firmadır. Bunun münferit bir olay olduğunu düşünmüyorum. Siz şirket olarak çalışanlarınıza ne ekerseniz sonrasında onu biçiyorsunuz. Kişisel fikrim Çok ciddi bir boykottu hak ettiği yönündedir.

utku: Aklıma hayvan çalıştırmak yasal mı ya sorusunu getiren kozmetik mağazası. alışveriş merkezinden içeri bile alınmıyor sonuçta

ilke: İsterse mağazayı çalmış olsun pantolon indirmek kafaya vurmak filan bunlar nasıl rezaletler? Yaptırım olmayacağı düşünülüp büyük bir iğrençliğe imza atmışlar gerçekten. Ben olayın gerçekliğinden de hiç şüphe etmiyorum zira anlatılan hikaya mağaza müdürünün lafları filan gayet olası. Tam azcık güç bulup azıtan zorba tavırları. Umarım diğer mağazalar için bir caydırıcı örnek teşkil eder bu Watsons rezaleti zira çantan hırkan aldığın başka bir şey ötse bile hemen agresifleşen güvenlik görevlileri görmekten çok sıkıldım

destan: Eğer haber doğruysa marka adına şöyle kocaman bir siyah bant çekilesidir. Utanıyorum resmen.Siz ki çalışanlarıyla insanlara hırsız muamelesi yapan¸ siz ki indirim diye bindirim yapıp milleti enayi yerine koyan¸ siz ki youtuber’ları ürün göndere göndere ihya eden¸ siz ki normalde 5 lira olan şeyi 15 liraya satan¸ siz ki tester ürünlerle günlük makyaj yapan bu da yetmeyip sampleları cepleyen çalışanlara sahip bir marka.Kala kala 16-17 yaşındaki bir kızın “çalmakla suçlandığı” drugstore ruja mı kaldınız ? Bu mu yani ? Bütün derdiniz bir ruj mu ? O kızın psikolojisi¸ sizin insanları altında bıraktığınız zan¸ yaptığınız bu terbiyesizlik¸ seviyesizlik¸ hukuk tanımazlık n’olacak ? Bir ruj için bir insana böyle bir şeyi yaşatma hakkınız ne ? tut ki ruj değil¸ tut ki orası da watsons değil¸ eee ? Hakkınız var mı ? Yok. Hiçbir marka¸ mağaza¸ oluşum böyle bir terbiyesizliği açıklayamaz. Yapsa da açıklayamaz¸ yapmasa da. Suçlu olsa da¸ olmasa da. Şuursuz musunuz siz ya ?

didem: Ulaşabileceğim her yerden¸ mail olur sosyal medya hesapları olur¸ çalışan seçme kriterlerini ve neden bunlara insanlık maddesini eklemediklerini soracağım nefretlik kozmetik mağazası. Her çalışanı ayrı saygısız ayrı seviyesiz. Bize yaptıkları hırsız muamelesini bile yediremedim kendime bu kızın yaşadığını nasıl yedireyim ya? O yaşta bir kız¸ ki 19 yaşındayım yerine kendimi koymam hiç zor olmadı¸ bundan çok çok fazla etkilenebilir. Bu bildiğiniz travma sebebi. Belalarını bulurlar umarım çöp bile almam bundan sonra.

ilknur: zaten çok nadir giderdim¸ bundan sonra da hayatta gitmem bu sapıklık karşısında. kim olursa olsun böyle muamele etmeleri kabul edilemez. bardağın son damlası da taştı artık¸ umarım herkes bilinçlenir buna sessiz kalmaz. sorunları olan kozmetik zinciri.

dilara: Nasıl pislik insanları müdür diye çalıştırdıklarını gördüğümüz kozmetik mağazası. Hayır yani hadi kız küçük sesini çıkaramadı. O güvenliklerin içinde de mi bir tane adam yoktu be? Kesinlikle boykot edeceğim firmadır bugünden sonra.

rüya: ilk kez boykot basligina yaziyorum. normalde en fazla gittigim drugstore iken (yasadigim yerde dag ayisi olmayan calisanlar barindirmasi sebebiyle) artik asla gitmeyecegim¸ tanidiklarimi da gitmemeleri icin ikna edecegim yerdir. yemisim dandik rujlarini bilmemnesini. sinirim tepeme cikti surda. gücü liseli cocuga yetmis birkac sapikla birkac histerigin (bu iki sifat yerine küfürlü bir seyler var aslinda burda) de! nasil bir utanmazliktir ya? soyup aramak nedir? mi secip ise aliyorlar ve bunlar birbirinden destek mi bulup bir cocuga bu sekilde davranacak cüreti bulmuslar¸ akillarini neyle yemisler? Calisanlarin cinsel istismardan yargilanip maddi manevi tazminata maruz kalmalari¸ kiclarina baslarina sürüp bitirdikleri testerlar icin onlara da ayni muamelenin yapilmasini ve su olayi arastiriyoruz diye gecistirecek müsteriye doymus olmalari sebebiyle insana nasil davranilmasi gerektigi i unutmus magazanin da en yakin zamanda kepenk indirmeleri dilegimle.

emine: 1 nisan şakasıyla güldürmüştür  bakınız  bu da swh demek sanırım

açela: bana oldukça ilginç gelen bir iddia. yani ben de lisede watsonsa sürekli gidiyordum¸ kapıdan çıkarken alarmlar ötse ve biri seni çıplak arayacağız dese böyle bir şeye asla izin vermezdim¸ kız tamam mı demiş yani? ortalığı ayağa kaldırırdım. bunu biri bana açıklarsa kibarca olayın doğru olduğuna ikna olacağım. tanım: makyaj ve cilt bakımı ürünleri satan bir mağaza zinciri

zülal: Daha önce de bu başlığa Watsons’ın çalışanlarının adım adım takip etmesinden duyduğum rahatsızlığı yazmıştım.müşterilere hırsız muamelesi yapmak şube farketmezsin firma politikası herhalde.çünkü hangi şubesine gidersem gideyim aynı şeyle karşılaştım.bu nedenle mecbur kalmadıkça watsons’ı tercih etmiyordum.bundan sonra da adımımı atmam.

zümrüt: 1 senedir Boykot ettigim firma.Ben bu rezaletin dogru olduguna inaniyorum.neden mi? Ben de bizzat 2 kez birini herkesin icinde rencide ettiklerini gordum.Birinde bayanin elindeki testerı alıp magazan disari attilar.birinde bi bayan kapidan cikarken alarm ötünce herkesin icinde hırsız gb davranarak aradılar.sonucta alisveris yaptigi bir urun alarmi calistirmis.Hic ozur fln da yok.Oluyo bazen baska yerlerde de bizim cantamiz otüyo¸ gayet kibar bi sekilde ariyolar.Ha hirsizlik yapilsin demek degil bu.zaten alarm sistemi var.Ararsin kapidan tekrar gecirirsin.ama uslup onemli.Bunlar artik tok satıcı oldu.hep bundan. Cogu magazada testerlar yok.uçmuş…. hadi 1 tester calindi 2 calindi.buncaaa tester nereye ucuyor.once kendi calisanlarina iş ahlakı dersi versinler

şebnem: 1.5 senedir mağazacılıkla uğraşıyorum haberi okuyunca gerçekten şok geçirdim müşterinin çantası ötse hatta kameradan bile görülse kendi rızası olmadan çantasına bakılamazken o yaşta bi insana böyle bişey nasıl yapılabilirim aklım almıyor zaten watsons çalışanlarına kıl oluyorum bu saatten sonra hayatta uğramam.

nursel: internet sayfasında konuyla ilgili açıklama yapmış. benim açıkçası bir açıklama yapacaklarına dair inancım yoktu. bu olayın yalan olmasına inanmayı çok istiyordum ama bu rezil şey gerçekten yaşanmış ve bunun üzerine açıklamayı da yazmışlar. Şahsen sadece kafamı karıştırdı söylemleri. Bir avm güvenlik görevlilerinden bahsediyor arkasından kendi çalışanlarını görevden aldıklarını söylüyor. bu da bahsettiğim açıklama  watsons

türkan: Yalnızca 30 saniyemizi ayırıp tepkilerimizi iletisimmerkeziwatsons.com.tr adresine de gönderirsek şu kritik süreçte önem arz edeceğini düşünüyorum.

sunay: malum olaydan sonra neler yapabileceğimi düşünüyorum bu konuyla ilgili. hayır anlayamadığım bişey var ruj ya bir ruj ! sen nasıl yaparsın ya nasıl yani hiç anlayamaıyorum anlayamayacağım da ¸ hem de daha önce de böyle bir durum olmuş ki daha iyi günümdeyim kolunuz bacağınız kırık çıkardınız diye tehdit ediyor daha ! daha önceden neler yaşandı acaba hiç bilmiyoruz. tamam bir hırsızlıktan şüpheleniyorsan çagır güvenliği ama soymak nedir ya ! tanım: kesinlikle boykot edilmesi gereken¸ bir daha bu ve bu gibi kuruluşlarda (esasında hiçbir yerde) tekrarlanmaması gereken bir olayın yaşandığı magazalar zinciridir.

gürcan: Şu meselede tarafımı söylemeye geldim ki bilesiniz bir- iki değil çok kişiyiz. Muhakkak kulaklarınız burada¸ bi gözünüz sözlükte. Yapılan iğrençliği¸ tacizi¸ rezilliği asla ama asla kabullenmiyorum. Bu gün itibariyle hiç bir şekilde alışveriş yapmayacağım ve çevremdeki herkesi de yapmamaları konusunda uyaracağım.şimdiden bi iki seneye gelecek batışlarını tebrik ettiğim kozmetik mağazasıdır.

mehtap: Bu olaydan sonra eğer kullananlar kulüp buradan reklam almaya devam ederse buraya da uğramam. Bu ne rezalet ya. Zaten her şubesindeki çalışanlarında mutlaka bi bokluk oluyor istisnasız. Küçücük bir çocuğa çıplak üst araması yapmak ne demek. Belalarını bulsunlar en yakın zamanda inşallah. Hiçbir markayı boykot etmeye böyle istekli olmamıştım. Özür dileseler de¸ kıza tazminat ödeseler de¸ o çalışanları işten atsalar da bir çöp bile almayacağım bundan sonra oradan.

ahlem: bir daha alışveriş yapmayacağım drugstoreolayın ardından yapılan açıklama ortada bir “olay” olduğunu açıklar nitelikte. böyle bir konuya marka adının karışması bile ciddi bir marketing krizidir. yansıyan olay ise çeşitli cicişlerimizin de belirttiği gibi “çocuk tacizi-istismarı” alanında yer alabilir.hiç kimse ya da hiçbir kurum mesnetsizce davranamaz. yetişkin ya da çocuk kimseye kafalarına göre muamele yapamazlar. emin mısın hırsızlıktan¸ magazadan cıkartma ve polis çağır kardeşim! siz kim oluyorsunuz da sorguya çekip¸ yargıya varıp¸ üst arayıp tehdit etmeyi düşünebiliyorsunuz. hiçbir ticari kuruluşun böyle bir hakkı yoktur!bunları müşteri olarak değil¸ şirket stratejisi alanında uzmanlığı olan bir meslek erbabı olarak söylüyorum. toplumsal hatalara bağlı marka krizleri çeşitli indirimler¸ kampanyalarla örtbas edilmeye çalışılabilir. ama her marka “müşteri belleğine ektiği olumsuz algı”nın bedelini er ya da geç öder. size çok uzak ya da utopik geliyorsa (bkz: tekin acar)

münevver: = indirim sepeti benim için. Net. 🙂

rabia: son olay hakkinda musteri temsilciliginin aranip gayet ciddi bir uslupla ‘x senedir musterinizim¸ olaydan dolayi sizi boykot ediyorum’ gibi bir kayit birakilmasi gereken firmadir. ulasamama durumunda mail atilmali. hatta bir platform olarak burayi da referans verebilirsiniz¸ sonucta buraya da ara ara reklam veren bir firma watsons.

tunay: Zaten nadiren giriyorum ama artık ölsem alet olmam pisliklerine. çok zor durumda kalmadıkça kapının önünden geçmem.okurken tüylerim ürperdi. bu nasıl bir ahlaksızlık. nasıl bir pislik o kız öyle bir şey yapsa bile hakkı bu mu ? ruj lan bir ruj. önce ürün çalan tester çalan hatta level atlayıp çaldıklarını satan çalışanlarına hukuki yaptırım yapsınlar.olaylar eğer doğruysa allah hepsini bildiği gibi yapsın. gerekli cezayı alsınlar.sonuna kadar boykot ediyorum.

çisil: bundan sonra benim de önünden geçmeyeceğim mağazadır.o kızın yaşadığı korkuyu ve çaresizliği düşündükçe sinirlerim bozuluyor

firdevs: Bir daha cicişye yazmayacağımı söylemiştim ama bu rezilliğin ardından bile halen mağaza müdürü kovulursa gidip indirimde alısveriş yaparım diyenler var.Watsons artık tekel değil. Gratis¸ cosmetica¸ eve¸ flormar¸golden rose ve daha bir sürü yerli orta/alt düzey kozmetik dükkanları varken neden halen hırsız şüphesiyle sizi zor durumda bırakan bir işletmeyi seçiyorsunuz? Rimmel için mi nyc için mi? Peki değer mi? Küçücük bir kızı bu derece taciz eden işletme isterse %90 indirim uygulasın bir daha o işletmeye adımımı dahi atmayacağım. Üstelik en sevdiğim fondöten sadece watsonsta satılıyorken. Bu öyle bir rezalet ki sizin ya da kızınızın da basına gelebilirdi. Bunun bilincindesiniz çünkü ülke çapındaki tüm watsons mağazaları insanlara potansiyel hırsız muamelesi yapıyor.

nil: Özür dileyip çocuğun psikolojik durumunun düzelmesi için çaba sarf ettikleri ve mağaza müdürüne gereken cezayı verdikleri haberini gazetelerde görene kadar boykot edeceğim markadır. Sevgili watsons¸ ne kadar indirim yaparsan yap bunları yapana kadar önünden geçmeyeceğim. Edit: sinirden imlayı hatalı kullanmışım.

ece: benim de boykot edeceğim kozmetik zinciri yazıklar olsun bunu yapanlara umarım buna sebep olanlar hukuki olarak da cezalandırılır ve umarım watsons çalışanlarına bir çeki düzen verir.

nurseli: her müşteriye potansiyel hırsız muamelesi yapan mağaza. ne zaman gitsem elime bir ürünün içeriğini okurken hemen bir görevli geliyor yanıma. kibarca teşekkür edip yardıma ihtiyacım olmadığını belirtsem de takip ediyor. yıllardır bir çöp almışlığım yok. takip edildiğimden hiç bir şeye bakamıyorum ve başkasının yönlendirmesi ile alışveriş yapmak istemiyorum. hatta dün gittim ve yine aynı durum diğer mağazalarda bu kadar takip edilmedim hiç. ortada çocuk yaşta bir kızı hırsızlık zanı altında bırakıp erkek güvenlik görevlisi karşısında soymak çocuk tacizine girer. eminim böyle durumda tacize varmayacak çözüm bulabilirlerdi. watsonsı iki yıllardır boykottayım zaten ama artık çevremdekilere de anlatacağım ve onlar da boykot edecek.

şevval: boykot edilmesi gereken mağazalar zinciri. özür falan değil arkadaşlar olay. sen eğer birini “mağaza müdürü” pozisyonuna koyacaksan onun kim olduğuna bakacaksın. satış temsilcisine dikkat edilmemesine alıştık ama ciddi bi pozisyona getirmişsin sen bu adamı. marka suçludur. çalışanlarını eğitmeyen¸ denetimden geçirmeyen bu marka suçludur. gördüğüm kadarıyla haberi ve mağdurun ifadesini okumamış olanlar var. mağdur 16 yaşında¸ zorla depoya sokulmuş ve iki erkek çalışanın yanında zorla soyulmuş. hiçbi çalışan da engel olmaya çalışmamış hatta kanıksanmış bi durummuş. kızın izin vermesi gibi bi durum yok. kız daha çocuk ve karşı koyabilecek fiziksel güçte değil. zaten büyük ihtimalle haklarını da bilmiyor¸ korkmuştur. biraz lükslerinizden feragat edin ve para kazandırmayın bu markaya.

çağla: olay ortaya çıkınca hemen ben yapmadım miki yaptı diye sıyrılmaya çalışmışlar.”Mağaza müdürü: Ben yapmadım¸ güvenlik yaptıGörüştüğümüz Watsons mağaza müdürü kendisinin olay anında orada olmadığını söyledi. Mağazada stokların tespit edildiğini ve stokların eksik çıktığını iddia eden mağaza müdürü¸ “Prosedür gereği AVM güvenliğini çağırdık. Güvenlik geldikten sonra biz devreye giremeyiz ve iş bizden çıkar. Üst aramaya gelirsek de kamera kayıtları polise verildi. İfade edildiği biçimde üst aramasını yapan da güvenlik görevlisidir” diyerek kendisi hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Güvenlik görevlileri ise bu konuda konuşmak istemedi.”yok yeeeaaakolay mı bu işten bu kadar kolay sıyrılmak!!

hande: yaptıkları basın açıklamasının hiçbir şekilde tatmin edici olmadığı terbiyesiz şirket. haberi okuyunca sinirden ne diyeceğimi şaşırdım. basitliğin bu kadarı da olmaz. boykot listesine +1 diyorum. alsınlar o rujlarını uygun yerlere sürsünler artık.edit: wts yazıp 3525’e göndererek sms listesinden çıkabilirsiniz. mail için de sitede yazmıyor ama “iletisimmerkeziwatsons.com.tr” den tepkinizi ve boykotunuzu iletebilirsiniz.

pelinsu: Şu aralar yakınında geçememeye dikkat ettiğim¸ her girdiğimde utanmasam cüzdanı da bırakıyorum diyeceğim yer. Maskeleri de ayrıca düzenli kullanınca gayet başarılıdır.

güniz: çalışanları bir garip mağaza zinciri¸ tabi ki kontrol edecekler kim ne yapıyor ne ediyor ama herkese potansiyel hırsız muamelesi hoş değil. en son girdiğimde kadın ters ters yandan bakıyor takip ediyor. hayırdır kardeş diyecektim ne bu şüpheli bakışlar? elimdekileri de bıraktım çıktım. bir önceki girişimde de çalışan bir hanımın¸ ziyaretine gelen yada artık neyse¸ bu ne yoğunluk diyen bir bey efendiye¸ amann kuru kalabalık hepsi demesiyle dumura uğradığım tuhaf mağaza.

güngör: özür dileyene kadar kesinlikle alışveriş yapılmaması gereken firma. çocuğa psikolojik ve fiziksel istismar gösteren çalışanlarını da yargı önünde hesap vermeli.

irem: Bu kadar rencide edici¸ böylesine istismar niteliğinde bir aramayı çocuk yaşta bir kıza nasıl yapabiliyorlar? Eğer doğruysa -ki ateş olmayan yerden duman çıkmaz- watsons’a adım atmayacağım. Böyle adice tavırların önüne geçmek adına protesto şart.

seçil: kişisel boykotumu başlattığım mağazadır. bundan sonra çöp almayacaklara beni de ekleyin…

mine: Hammurabi kanunlarını uygulayarak kısasa kısas yapıp elini kesmediklerine şükrettiğim mağaza.İki güne buradan tekrar alışveriş yapmayın. Boykot yapalım. Hırsızında hakları var. Az açıp hukuk okusunlar 4 yıl okumaya gerek yok. Çok sinirlendim

leman: Kendi çalışanlarının müşteriler için ayrılan testerları kullana kullana bitirmelerine¸ indirim dönemlerinde tanıdıklara ya da kendilerine ürün ayırmalarına ses etmeyen mağazanın yaptığı müthiş saygısızca harekettir. Olabilir şüphe duyabilir¸ bunun bir prosedürü var¸ hiç kimseyi bu şekilde itham edip¸ rencide edici şekilde suçlayarak¸ üstüne üstlük erkek güvenlik görevlileri ile arayamazsın. Olay gerçekse çok ciddi üzerinde gidilmeli¸ kadına fiziksel¸ psikolojik şiddet bu kadar konuşulurken asla kabul edilmeyecek bir olay.

hanzade: Rezalete imza atmış mağaza. Hayır¸ ruju bulamayınca¸ kızın suçsuz olduğunu anlayınca ne yaptı çok merak ediyorum. Ay kusura bakmayın¸ sizi soydum zorla mı dedi? Bu insanlar kendilerini ne zannediyorlar¸ bu kendini bi bok sanmayı kim öğretiyor bunlara aklım almıyor artık benim.

kevser: iddialara göre 16 yaşında bir kız Vialand AVM mağazasının deposunda görevlilerce ruj çalmak şüphesiyle cinsel istismara uğramış. umarım olay davalık olur ve suçlular cezalandırılır.

verda: Calisanlarindan adli sicil istemesi gereken markadir. Bu olay yuzunden markanin imaji cok sarsilacak. Ben cevremdeki herkese anlattim. Anlatmaya calisiyorum. Istanbul barosu cocuk haklari merkezinde de calismisligim var. bu isin pesini birakmayacaklarina emin olabilirsiniz. Islenen sucun ciddiyetini size nasil anlatirim bilmiyorum. Ayrica farkindaysaniz calisan kendi adaletini saglamaya calismis cocugu soyarak¸ arayarak. Insanlarimiza¸ calisanlarimiza neden vatandaslik ve hukuk ogretmemiz gerektiginin de kaniti aslinda.

aslım: hasta ruhlu¸egoistler inanılmaz ya¸ne demek kızı soymak¸sapık mısınız?kızım sen niye soyundun çağırın polisi madem hırsızım¸beni arayamazsınız demedin¸ olay doğru ise o müdür de güvenlik de cezasını çekmeli.hem hukuki hem de cezai sonuçlarına katlanmalı durumun.watsons zaten en baştan sorumlu.manyaksınız ya.

şeyda: elim pek kendi ürünleri ( kişisel bakım¸ temizlik vs.) dışında diğer markalara gitmiyor diyebilirim. gratis de öyle. mahallenin her hangi bir kozmetikçisinde bile daha uygun fiyata bulunabiliyor aynı markalar. %25 denen indirim zaten normal satış fiyatı oluyor.indirim %30-50 lerde dolandığında alma hevesi oluşuyor¸ anca o zaman ilgim artıyor watsons’a gratis’e.

şule: Bundan sonra bi çöp almayacağım mağazadır. Hadi bakalım şimdi avucunuzu yalayın pis köpekler sizi.

kıymet: Eğer olay doğruysa gerçekten rezalet yazıklar olsun. Uzun zamandır zaten buradan alışveriş yapmıyordum artık hiç işim olmaz.

nevin: Bu saatten sonra watsonstan kulak copu bile almam. Vialand subesinde 16 yasinda bir kizi hirsizlik suphesi duyduklari icin soyup aramislar. Yaziklar olsun.

meral: Eğer haber gerçekse (ki inanmak istemiyorum) iğrenç personel seçim ve ahlakına sahip mağza zinciri olarak beynime kazınacaktır.

ahenk: Olayı okudum ve kanım dondu. 3 kuruş için ne kadar rezil hallere giriyorsunuz yazıklar olsun. Tanım : rezaletleri ile boy göstermiş kozmetik mağaza zinciri.

zühal: Çok korkunç!!! Haberi okuyunca resmen dehşete kapıldım¸ sırf yaşı küçük diye böyle bir şeye cesaret ettiklerini düşünüyorum ki kızın yaşının küçük olması asla onu böyle muameleye maruz bırakmaları hakkını vermez onlara. Elim¸ ayağım boşaldı resmen ya inanamıyorum. Allah belalarını versin! Watsons’tan zaten zerrece haz almıyordum ama bu kadarını da beklemiyordum! Lanet olsun bunların lanet abuk sabuk uygulamalarına!

çişem: cosmed markasına artık raflarında görebileceğimiz kişisel bakım marketi.

petek: Demin watsons ve gratis kataloglarına bakarken dikkatimi çeken şeyi paylaşmak istiyorum.Gratis kataloğunda pastel kaş maskarasının fiyatı 13¸25₺den 9¸90₺a düşmüş görünürken¸ watsons kataloğundan bilin bakalım asıl fiyatı kaçken kaça düşmüş görünüyor?Evet sözde fiyatı 16¸90₺ken watsons kart hatrına güya 13¸50₺e düşmüşmüş. Çok güzel bindirmişsiniz. Pes yani bu kadar olur. Resmen bu dolandırıcılık değil de nedir yani? Yuh. Tanım: profesyonel dolandırıcı kozmetik mağazası.Edit: görsel yükledim.

seval: Bugun 1 alana 1 bedava kampanyasindan urban care sac kopuklerinden almak icin cihangir watsonsa gittim. Etiketinde 34.90dan 24.50ye dusmus sekilde indirimliydi. Ancak kasada 34.90 cikti yine. Ki kanuna gore etiketle kasa fiyati farkliysa musterinin lehine olan fiyat gecerlidir. Bunu da duzeltmek yerine isterseniz ogleden sonra gelin dediler. Sinir oldum watsons turkiye

pembe: geçenlerde %30 indirim ile 18 tl ye aldığım pure beauty bb krem şu an %40 indirimde ve bilin bakalım fiyatı ne kadar? evet 18 tl. söyleyeceklerim bu kadar.

ceylin: marketlerde bulunabilecek markalarda¸ marketlere göre fiyatı çoğunlukla pahalı olan kozmetik mağazası. indirim öncesi de fiyat arttırıp indirim yaptıklarından¸ uzun zamandır kendilerinden alışveriş yapmıyorum.

nalan: kendime herhangi bir şey alınca bin kere düşünen bir insanım ürüne bakarım onu koyarım başka ürüne bakarım sonra gelirim tekrar elime alırım sonra bırakırım. bir şeyi alırken yüz kere alıp almama kararı veririm kısacası. ama çalışanın başta yanıma gelip yardıma ihtiyacınız var mı sorusunu sorması mecburiyettir teşekkür edip olmadığını söyledikten sonra tekrar tekrar ensemde dolaşmanın amacını anlamıyorum. ben bir dudak kalemi alırken bile defalarca düşünürüm yani neyle kullanırım¸ ne zaman kullanırım¸ güzel durur mu falan filan çok düşünürken çalışanların ensemde durması sonucu alacağım ürünü de bırakıp çıkmışlığım çoktur.

yosun: gratis’in günlerce “%40+%10 indirim” yapacağını bağırdığı reklamların aksine hafta sonu sessiz sedasız %50 indirim yapmış mağaza.22¸5 liraya Deborah milano Absolute lasting liquid lipstick 07 aldım

ceyda: Watsonstan 6 haziranda şişme yatak almıştık fişi kutusu her şeyi duruyor. Çok da kullanılmadı işte arkadaşım gelirse falan filan muhabbetine almıştık uygundu fiyatı. Dikiş yerinden hava vermeye başladı. Aldım bunu watsonsa götürdüm. Çok da paçozdum saçım topuz makyajsızım kaşlarım alınmamış falan her neyse makyajsız da 15 yaşımda gibi oluyorum kız da öyle sandı beni. Sıkıntımı anlattım kız başladı bu her şubemizde yok aldığınız şubeye özeldir diyip tam gidiyordu ki sesimi yükseltmek zorunda kaldım tavrı hiç hoş değildi. Ne demek her şubeye özel değil bayi misiniz siz şubesiniz internette orda burda bu şişme yatağın indirimli olduğunu paylaşıyorsunuz sorunuma çözüm bulmak Zorundasınız dedim garantisi 1 ay dedi (sesimi yükseltmeyip hanım hanımcık davrandığımdaki terslemesi gitmişti) ne demek 1 ay makyaj malzemesi mi bu 2 yıl süresi var dedim haklısınız müşteri hizmetlerine yönelteyim sizi dedi form filan doldurduk işimi hallettikHiç hoşlanmıyorum bağırıp çağırmaktan ama olmuyor yani olmuyor illaki tersleyeceksin bağıracaksın. Canı isteyince nasıl da çözüm buldu 🙂 küçük sandı bir de ben öyle pısırık pısırık konuşunca kaale almadı hiç hoş değil.

jale: Türkiyede müptelası olduğum ilk drugstore mağazasıydı lakin fiyat politikaları beni benden alıyor. Hani bayramlarda güzel indirim yapıyor lafım yok ama geçen el kremi almak için girdim. Bi de ne göreyim 40% indirim. Aa dedim mannelig hemen al ama baktım ki neutrogena kremleri 17 liraya çıkarıp yüzde kırk indirim koymuşlar. Gratis daha bi sevimli geliyor bilmiyorum. Revlon ve rimmel e kalp onlar ayrı

imge: bu yazı¸ watsons a bir nevi teşekkür olacaktır.Mayıs ayı anneler günü indiriminde gittim¸ infallible kontür paleti¸ pudra ve maskara aldık annemle. 2 ay sonra elime bir belge geldi kargo ile. Mayıs ayında watsonstan watsons kart ile 50 tl ve üzeri loreal alışverişi yaptığım için çekilişe katılmaya hak kazanmışım. Ve 2. yedek talihli olmuşum. Hediyede ise loreal hediye paketi yazıyordu içerik belirtmeden. Dedim bana kalmaz. Fakat ağustos ayında hakkın bana geçtiğine dair bir mail aldım. Adresimi vs. Mail ile gönderdim. Bu hafta ise kargo elime ulaştı. Kutudan çıkanlar¸Loreal quad eyeshadow¸ 4 lü far paleti Loreal red carpet maskaraLoreal eyelinerLoreal brow artist kaş kalemiLoreal 640 numara ruj.İlk defa sırf bir yerden alışveriş yaptım diye böyle güzel bir hediye aldım¸ ve çok mutlu oldum. 🙂 teşekkür ediyorum burdan watsonsa.

dilan: sanırım bahsedilmemiş.Malum dün gece instagramda indirimi ilk yayınladıklarında içinde %40 indirimle maybelline de vardı.hatta emin olmak için sitesine baktığımda orda da maybelline’de indirim gözüküyordu.Tabi normal olarak yorumlarda herkes age rewind¸fit me yazmaya başlamıştı ki o gönderiyi silip¸maybelline markasını kaldırıp¸tekrardan yayınladılar.siteden de kaldırdılar aynı şekilde.Koca bir yazıklar olsun.

pervin: indirimleri sadece ve sadece nip fab¸ pure beauty gibi oraya özel markalarda değerlendirilmesi gereken kozmetik mağazalar zinciridir.zira fiyatları normal piyasa fiyatlarının her zaman üstünde. zaten fiyatları gratisle kıyasladığınızda bile farkı görüyorsunuz..

sevgi: %40 indirim nedeniyle nip + fab ürünleri sömürülmüş resmen. Pedlerden çok vardı ancak glikolik fix serum hiç kalmamış bir de bahsi geçen night pedlerini gittiğim şubede bulamadım ama yeni nur topu gibi salisilik asitli dragon’s blood pedleri gelmiş <3. İndirimli fiyatı da 23.90 tl idi.

sevinç: indirimleri palavra olan çalışanlarının pek de bilgili olmadığı bir kozmetik dükkanı. normal fiyatlarını takip eden insanların¸ indirim reklamlarına kanmayacağını düşünüyorum.

evşen: dün sosyal medyada paylaşılan şampuan ve nib+fab ürünlerindeki indirimi için kızılay şubesine gittim.geçen hafta cumartesi ise 7.caddedeki watsonsa gitmiştim. urban care in mor serisinden şampuan ve saç kremini kullanıyorum fakat geçen hafta fiyatları 18.90 tl ydi ve bende o fiyata almadım indirimde alırım diye düşüdüm.dün bu umutla giitiğimde aynı ürünün fiyatını 24.90 a çekip 18.90 a indirildiğini (!) gördüm. tabiki yine almadım bilmeyen fiyatına bakmayan insanları indirim diye böyle kandırmak aşağılamak değilde nedir ?

fadime: gratis’le kıyasladığımda hep önde olan mağazalar zinciri. en azından peşinizi bırakmayan çalışanlara ve hunharca dağıtılmış reyonlara sahip değil. en önemlisiyse geniş ve ferahlar.

okşan: bu cumartesi nautilus’takinde kendimi resmen ciciş hissettiren kozmetik¸ bakım vs mağazası. saç boyası bakarken nerede olduklarını sorduğum görevli aşırı ilgisiyle beni “ihihihi ama yapmayın böyle ben utanırım ki ihik” diye hissettirdi. loreal’in her zaman aldığımdan değişiği indirimdeymiş ve bu daha uzun kalıyor saçta dedi. köpük değil ama di mi dedim¸ emin olamadı gitti sordu geldi. sonra alışverişe devam ederken diğer görevli kızlar hoşgeldiniz dedi. ya ben anlamam makyaj yapmayın böyle diyip koşarak uzaklaştım. asdfghjklş.

yeliz: Dun her yerde age rewind kapaticiyi aradim ve sonunda bugun buldum! Kadikoy watsonsta bolca vardi bilginiz olsun. Ayrica beni asil sasirtan olay kasaya gittigimde bedava hediyelerimiz var ister misiniz diye sordular. Boyle kucuk tatlis resim cerceveleri¸ taraklar¸ yastik kilifi falan vardi. Ustunde ‘dikkat makyajla yaklasmak tehlikeli ve yasaktir’ yaziyodu cok hosuma gitti hem de beles dedim atin torbaya. Hatta son anda sepetin dibinde seyahat icin bos sise seti gordum yuzsuzluk yapip bunu da alabilir miyim dedim sorun yok alabilirsiniz dediler. Baya sasirtti beni watsons ama bir tek kadikoy subesine mi ozel bilemiyorum

ilkyaz: Yani gerçekten merak ediyorum.Age rewindı getirdin.Tamam her yere aynı anda dağıtım tamamlanmayabilir anlıyorum.Sadece 2 renk gelmesi Maybelline’in sorunu olabilir anlıyorum.Ama daha yeni gelmiş bir ürünün %50 indirimi ne içindir?Herkes koşsun alsın kapışsın ürün tanıtılsın diye değil mi?Arkadaşım¸insanların mağazalara gidip “şu ürün var mı-malesef yok” diyaloğu gerçekleştirmesinden ne kârınız var? “Filan şubede de bulamadım” diye sağa sola yakınılmasının cezbedici bir reklam olduğunu mu sanıyorsunuz?Onu da geçtim indirimi sinsi gibi tek gün yapmak ve doğru düzgün duyurmamak nedir? O ürünü çok aşkla bekleyenlerden veya “ilk ben almalıyım” takıntısı olan insanlardan değilim.Ama böyle dalga geçer gibi uygulamalar asabımı bozuyor

su: Klasik yine izmir e age rewind ya da fit me getirmeyen marka girdigim hic bir magazada yoktu vardi da ben mi gormedim

seren: cicişleeer biz gratisi beklerken watsons a maybelline age rewind kapatıcı ve fit me fondöten gelmiş. 2 sinin de fiyatı 30 tl.

züleyha: bugün sadece iki oje alışverişime iki tane saç güzelleştirici krem testerı vererek beni fazlasıyla şaşırtan mağaza.

uhra: Hazır nyx konusuyla firmaların pr çalışmaları gündeme geldi¸ watsons’a bu anlamda bir aferin demek istiyorum. Watsons kart çıktığından beri sık sık alışveriş yaptığım için ilgilerini çekmiş olmalıyım ki yaklaşık bir senedir her büyük indirimden bir gün önce kartıma indirim tanımlanıyor ve ben hiç kalabalığa bulaşmadan¸ sıralarda beklemeden alışverişimi yapabiliyorum. Markalarının müşterilerini tanıması ve böyle jestler yapması hoş¸ keşke her firma yapsa.

arın: Personelinin insanı deli eden bakışları altında alışveriş yapmaya çalıştığım magaza. Tabi pure beauty¸ rimmel London için katlanılabilir. Bir de bir konuda çalışanlardan yardım istesem bana tek kelimelik açıklama yapıp ürünü almayı bekler bu insanlar

seda: Tamam iyi hoş inrimleri var ve alışveris yapıyorum Ama malesef içim hiç rahat değil Filistinde suriyede.. katledilen aileler küçucuk cocuklar .. bunları yapan israil ve bizde gidiyoruz oraya maybelline rewlon.. maxfactor.. bunların urunlerini alıyoruz onların ulkelerine yardım ediyoruz Bunu okuyan insan nasıl bir tepki verir kendini nasıl teselli edip çikiş yolu bulur bilmiyorum ama eğer sacmaladığimi düsünüyorsan şuan Yanında bir arkadasın var ve bu yorumama abartı diyorsan eğer lütfen elini bi vicdanına koy Bunları yazarken düsunuyorum nasıl alırım ben onları .. yapmamak istediklerim listesinde kesinlikle Öyle yada böyle en kısa zamanda bırakıcam artık .onlara yardım etmeyeceğimWatson ın kime ait oldugu konusunda kesin bir bilgiye ulasamadım malesef..

göknur: şu silikon yüz yıkama pedi konusunda zammın suyunu çıkarmış mağaza. tamam bunu ülkeye ilk getiren watsons olabilir tebrikler¸ ama 1 senede %100 zam nedir ürün tuttu tükendi diye. ali express’ten kargo dahil 3 tanesini 1 dolara alıyorum ben bunların.

kısmet: gratisle katalog indirimlerinde işbirliği yapan kozmetik mağazası.her katalogta indirimler gratisle aynı.

berceste: Rimel London ürunlerini kesinlikle denemelisiniz uygun fiyatlı gerçekten indirimde kaçırılmaması etekenlerden ten rengine uygunlugu bulmalısin. Veeee watsons kendi urunu olan makyaj süngeri uygun fiyatli en iyi süngerler aradinda tavsiye tavsiyedir.

ferda: İndirimin ilk günü yüklü bi alışveriş yaptım ve gerçekten indirimliydi fiyatlar. Mesela loreal 640 erotique ruju 14.90 a ve daha önce severek kullanıp bitirdiğim max factor lasting performance fondötenİ 24.25 tlye aldım tamı tamına. Dün tekrar bi uğradım bu kadar indirimde iken lasting performance fondötenden bi tane daha alayım diye fiyat 27.50 olmuştu 😮 biri bunu bana açıklayabilir mi sonradan yine mi bindirim olmuş yani ?

hilal: Kendi markasına ait ürünleri başarılı olsa da gratisin yanında sönük kalmıştır. Yine de watsons moisturizing baby oil için gidilir¸ kokusu resmen vişneli tofita gibi ve banyo sonrası için harika bir yumuşatma sağlıyor

hümeyra: bugün istinye parktayken gratis olmadığı için uğradım. nedense indirim diye girdim ama bana fiyatlar normal geldi. garnier temizleme suyu 21tl gibi bir şeydi. (indirimli) ee zaten fiyatı aşağı yukarı öyle değil mi? hiçbir şey almadan çıktım ve başka bir yerde gratise gittim. benim için artık sadece rimmel london için gireceğim mağaza oldu kendisi.

bedran: İndirim olduğunda bile bakmıyorum . Yeni bir marka getirmesi gerekli deborahla revlonla olucak iş değil bu üstteki yorumlara katılıyorum .

rahşan: renkli kozmetikte gratis’in çok çok arkasında kalmış mağaza zinciridir. bundan sonra yetişebileceklerini de sanmıyorum. ben watsons’tan sadece pure beauty bb krem ve nip+fab cilt bakım ürünleri alıyorum¸ bunlar da hemen biten şeyler değil zaten¸ yılda 3-4 kez anca gidiyorumdur. öyle the balm¸ wet n wild¸ sleek hayranı olmasam da bu markalar en azından bir sürü seçenek sunuyor¸ ilgi çekici ürünleri var. özellikle the balm bir pazarlama başarısı oldu ve türk kadınlarının gönlüne taht kurdu. watsons’ta sıkıcı sıkıcı maybelline¸ l’oreal falan var ki bunlara her yerden ulaşıyoruz zaten¸ ben yerel kozmetik mağazalarını tercih ediyorum genelde bu markalarda. yani watsons gittikçe düşüşte¸ üstteki girdilerde söylendiği gibi indirim zamanları gratis ile karşılaştırınca daha iyi anlaşılıyor.başarısızlıklarının diğer önemli sebebi ise şube sayısının azlığı ve kritik noktalara şube açmamaları. izmir’in kalbi alsancak kıbrıs şehitlerinde yıllardır iki tane gratis varken -biri caddenin başında biri ortalarda- watsons daha yeni açılıyor. ankara kızılay’da sadece benim bildiğim 3-4 gratis varken watsons bir tane var¸ o da izmir caddesi’nde gratis’in hemen yanında. koysana bir tane karanfil’e¸ konur’a.

gül: Anneme koleston saç boyası aldık bugün 8.90 a eğer ihtiyacınız varsa stok yapın cicişler 🙂 Edit: 8.99 muş fişe baktım şimdi yanlışlık olmasın:D

anise: Watsons’dan uzun süredir alacak bir şey bulamıyorum. indirim olsa bile girip geri çıkıyorum çünkü var olan ürünleri zaten başka yerlerden de alabilirim. Sadece rimmel için gidiyorum¸ onun dışında revlon vs ilgimi çekmeyi başaramadı. Gratis’in aldığı ivmeyi yakalayamadı nedense. umarım şöyle güzel¸ herkesin heveslendiği¸ the balm ve sleek ayarında bir marka getirirler.

handan: üstteki yoruma katılıyorum.kozzy avm’nin yakınlarında oturuyorum ve hep yolum düşüyor.iki mağazada da indirim olduğunda watsons boş oluyor¸gratiste de illa kuyruk oluyor.Ben watsons’ın mağaza düzenini daha temiz¸düzenli buluyorum.Ve çalışanlar gratisteki gibi peşime takılmıyor genelde (kozzy dışında bir orda rahat gezebiliyorum) Ama gratiste wetn wild¸sleek¸the balm varken indirim döneminde pek şansı yok.Artık yeni bir marka getirmesi gerekiyor.Revlon beklenilen ilgiyi toplamadı colorstay fondötenler dışında.

altın: sanırım bu indirimde balyoz yemiş mağazadır. bugün gratis ve watsons’ın karşı karşıya olduğu bir avm’ye gittim. oturup saymasam da gratis’te kuyrukta bekleyenleri saymazsak en az 100 kişi üst üste alışveriş yapmaya çalışıyordu. babamın gözleri pörtledi¸ “buraya girersen kafayı yediğini düşünürüm” dedi . çıkışta watsons’a baktım¸ kasanın önü boştu¸ mağazada 4 müşteri vardı ve tüm markaların reyonları doluydu. bence bir atak yapması için bourjois veya e.l.f’i türkiye’ye getirme zamanı geldi.

zeynep: kadınlar günü sebebiyle normal fiyatından yapmaları gerekirken indirimin ilk 2 günü katalogtaki indirimli fiyatından indirerek son gün gelenleri hayal kırıklığına uğratmış 8-9 mart müşterilerini güldürmüş( rimmel london ve garnier indirimleri) İzmirdeki indirim sepeti ile gönlümüze taht kurmuş kozmetik mağaza zinciri.

günay: Kızlar¸ ankamall watsons pastel standında 20 25 tane 15 numaradan vardı. Çekmecenin yarısı 15 numarayla doluydu. 20 numara ise hiçbir yerde yok malesef

semra: her indirim dönemi aynı muhabbet. gerçekten bıktım usandım yıldım. kasalar hep bozuk. indirimler ürünlerin üzerine yapıştırılmamış. neyde ne kadar indirim var belli değil. hadi onu geçtim kasalara da tanımlanmamış. bir sürü alışveriş yapıp kasaya geldim ve kasa bozuk çalışmıyor. kasiyer bayan telaşlı napıcağını şaşırdı. arkamda bir sürü müşteri kuyruk oldu. birilerini arıyor düzeltemiyorlar. valla her seferinde aynı sorun oluyor. şikayetçiyim watsons turkiye

şennur: Yaklasik uc ay once watsons card aldim¸ evde aktivasyonunu yapin dediler. Kac aydir ugrasiyorum olmuyor. Evime bu kadar uzak olmasa gidicem ama cok uzak zor geliyo gitmek hsmwvsj sorun bende mi acaba bilen varsa el atsin 🙁

feray: Yasadigim semte katiyen acilmiyor¸ asla acilmiyor. Bana en yakin sube gaziemir optimum 🙁 bi de sanirim alsancaga acilmis ama nereye bilmiyorum. Yaklasik 1bucuk haftadir birakin alsancagi kapinin onune cikmiyorum 🙁 ama bi an once izmirin her semtine acilmali. Usenip gitmedigim icin bugune kadar hic rimmel london urunlerini deneyemedim -_- lutfen bi an once her semte acilsin lutfeeeeeennnnn

berre: bugün yaptığım alışverişte maybellineden de bir ürün aldım ve kasada fiyat düşmedi. Benim de dalgınlığıma geldi o an ve karttan çekim yaptırmış bulundum. Şifreyi girdikten sonra fark ettim. durumu anlattığımda kasiyer benim yapabileceğim bişey yok dedi ve bir yetkili istedim. Geldiğindeki tripleri bi görseniz. Hata oldu işte düzgün bi üslupla halletsene işini. Fiyat farkını nakit olarak ödedi ama sanki kendi cebinden çıktı o para öyle bi moral bozukluğu var beyefendide. 25.90 olan üründe yüzde kırk indirim yapınca 10.36 lira iade etmesi gerekirken 10 lirayı önüme attı ve gitti. Sakince tekrar çağırdım ve 35 kuruş iadesi aldım. 1 kuruşum kaldı ama neyse artık.

zahide: Ben bunu gratis gibi sadece türkiyede var sanıyordum meğer hong kong menşeili mağazalar zinciriymiş  link

fatoş: Yaklasik bir ay once watsons kart aldim bana dendi ki evde aktivasyonunu yapin isleme gecer diye evde deniyorum olmuyo lan diyorum acaba yanlis mi giriyorum tek tek yaziyorum rakamlari yok uyusmuyo musteri hizmetlerini aradim dedim boyle boyle bi bakarmisiniz neden olmadi kart baskasinin ustune hanimefendi dedi sonra tatil falan derken hesap sormaya gidemedim tabi ama gidicem boyle bi hata olamaz yani

ıtır:  watson’s gerçekleri

vahide: watsons gratis farketmez indirim zamanları kalmadı denilen ürünlerin %90 ı çekmecelerde var

tuba: Bugun izmir kibris sehitleri caddesine magaza acan kozmetik markasi. Eski alin’s’in oldugu mekan kocaman bir watsons olmus. Bahcelinin deyisi ile ” ucu bucu gozukmuyor”. Icerisi sephora konseptinde. Oldukca kaliteli ve ugrasilmis. Fakat gel gelelim hala dudak kalemlerinin testeri yok. Hayir bu kadar tasarim kasacaginiza su kalemlerin testirini koyaydiniz. Ayrica iceride bir pano var minnak post-itlere notlar yazip yapistiriyorsunuz. Bilas durur mu? Yapistirmis post-it’i. Bilin bakalim hangisini yazdim ben.  alsancak watsons. peki ya bilasin yazdigi not hangisi?

çiler: artık bourjois ürünleri satılmıyormuş sinir oldum.

fidan: Alsancak Kibris Sehitleri Caddesi’ nde yeni mağazasini aciyor. Eski Alin’s in yerine beni hic bir sey bu kadar mutlu edemezdi bu ara.

esen: makyaj stantlarından elinize bir ürün aldığınızda birkaç saniye sonra yanınızda bir çalışanın belirip servis açalım dediği mağazadır. çalınma ihtimaline karşı mı yapılıyor bilmiyorum ancak ürünün üzerinde alarm etiketi var zaten. geri bırakmayalım ürünü diye yapılıyorsa raflarda kutuyla birlikte bırakılmış bir sürü ürün var. bir dahaki gittiğimde neden yaptıklarını sormayı düşünüyorum.

sema: Büyük Watsons indirimi adı altındaki indirimlerinde bile Rimmel londonda anca %30 indirim yapan watsons haftalardır %40 indirim yapıyor Rimmel londonda. Hayırdır tatlım?

benice: Ben de Gratis’i sevenlerdenim ama Ankara’da yaşayan cicişler için Kızılay -AVM’de değil¸ karanfil’deydi sanırım. Arayınca bulunuyor zaten¸ çünkü Gratis iki taneyken sokaklarda tek bir watsons dükkanı var- içindeki bir bayii çok güzel¸ alt katı da var ve personel ilgisini filan da sevdim. Tavsiye edilir.

ebru: Bu ay katalogda bir sürü yeni yazan ürün görünce ziyaret edesim gelen drugstore. Gratise göre artısı ürünlerin tükenmemiş standlarda olma olasılığı¸ eksisi fiyat farkı

serin: madem superdrug ürünlerini türkiye’ye getiriyorlar¸ bir superdrug markası olan b. de gelsin. hatta her şeyi getirmelerine gerek yok cc krem getirsinler yeter.

gökşin:  şöyle bir şekilde o 175 ürünün listesini yayınlamışlardır.

gizem: cicişler¸ öğrendiğime göre bu 175 ürün tak diye 1 alana 1 bedava olmamış. bunu bölüştürmüşler haftalara. çünkü listede 56 ürün var. ya bunlar renkleri de ayrı listeyip 175 diyorlar yada benim duyduğum gibi gelecek haftalarda da devam edicek. bilemiyorum. bu arada haftasonu indirimi¸ 29 -31 temmuz max factor %50alix avien %50rimmel london %40maskaralarda %40cilt bakımı¸ nivea %50loreal %50diadermine %50neutrogena %50clean & clear %50sebamed %40garnier %40pure beauty %30olay %30m.asam %30şampuanlarda %40epilasyon ürünlerinde %40 indirim var.

füreyya: Maskaralardaki %40 indirime lash sensationali dahil etmeyerek beni üzmüş mağazadır 🙁

parla: Buradan düzenli aldığım tek ürün beauty formulas markasının yağ emici mendili. Yalnız 9-10 ay önce 3.90 olduğunu bildiğim mendiller 8.90 olmuş. Ya komik valla.

güher: hemen hemen bir çok mağazasında çalışanlarıyla sıkıntı yaşadığım mağaza. dün gittiğim mağazasında çalışanların saat 13:00 de -indirimin başladığı gün- hangi üründe ne indirimi var hiç bir fikirleri yoktu. soruyorum “şunda indirim var mı?” herkes birbirine bakıyor. yahu indirim haberini ben bir gece önceden öğrenmişken sen nasıl bu kadar bihabersin dememek için zor tuttum kendimi.

rana: bugün ankara gordion watsons a gittim¸ çalışan kıza hangi ürünlerde 1 alana 1 bedava var diye sordum¸ bana watsons un sayfasındaki  bu afişi göstererek bu resimdekiler dedi. bu resimde 175 ürün mü var? ben tek tek ürün etiketlerine mi bakacağım peki? doğru düzgün bir kozmetik indirimi görmedim¸ watsons ın kendi markasında da 1 alana 1 bedava yoktu benim baktıklarımda. bu ne biçim iş anlamadım.

çise: bugün beni çok uğraştıran zincir. birkaç ürün aldım ve watsons card’la verdikleri indirim kuponlarından birini kullanmak istedim. öncelikle kasa görevlisi yeniydi sanırım¸ daha önce hiç kupon kullanmamıştı o yüzden bir başka görevli geldi. ürünler geçti¸ kartı ve kuponu verdim¸ fakat kupon çalışmadı. alacağım indirim zaten üç lira bi şey. görevli müşteri temsilcisini aramamı istedi. müşteri temsilci kartın aktivasyonunu kontrol falan edip dedi ki “sorun olmamalı sufjan hanım”. e olmamalı tabii ama oluyor be gülüm. hayat bizi yoruyor.uğraştık edindik hiçbir sıkıntı bulamadık. ben de üç lira indirimimi alamadım. ek olarak ilk kasa görevlisi “annen nerede?” diye¸ ikincisi de “teog’a girdin mi?” diye sordu. çok da üstelemedim¸ çıktım gittim. dipnot: surata bir şey diyemem ama boyum 175 be cicişler. ne teogu anam ne teogu.

afitap: İndirim her yerde ayni mi bilmiyorum ama cogu urunde birinci asil fiyat ikincisi yuzde elli. Böyle sacmalik gormedim. Tam stokcu indirimi olmus ama ben stok yapmiyorum hic bi ürünü. Sacma sapan bi indirimi daha atlattik.Eger gittiginiz watsonslarda böyle değilse bana mesaj atarsaniz gidip atarlanicam. Tesekkurler.

ceren: Bir şey almaya ya da biraz dolanmaya girdiğiniz zaman başınızda bekleyip duran suratsız elemanların bulunduğu kozmetik mağazası.

handesu: çoğu ürünü standlarına koymuyorlar bile¸ (bkz: rimmel london sculpting palet ) standlarda göremeyince emin olmak için olup olmadığını sordum ve kadın depoya gidip depodan çıkardı¸ ellerinde olmasına rağmen kesinlikle standlara koymadılar biliyorum çünkü sürekli uğradığım bir mağaza¸ bir şey almayacak olsam bile girer bir gezerim. çalışanların ürünler hakkında fikirleri bile yok diyebilirim¸ ağızlarından lafı çok zor alıyoruz. her şeye yok kalmadı diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorlar¸ var mı diye standın alt dolabını açmaktan çok çekiniyorlar

tutku: watsons’ın web sayfasında belirli markalarda indirim olduğu belirtilmişti. ben de bugün watsons’a gittim ve maybelline lash sensational maskarayı 12¸80’e aldım. alabileceğim en ucuz fiyata aldım çok mutluyum ve maskara cidden çok güzel. ayrıca pure beauty cc cream aldım¸ malum artık yaz geldi¸ fondötenlere elveda! indirimden nasıl yararlanacağını bilmek önemli azizim.

ilksen: Dün girip 134 tl alışveriş yapmama sebep olan yer. uzun süre girmeyi düşünmüyorum

anar: Bugün yaptıkları küçük kurnazlık nedeniyle biraz soğuduğum kişisel bakım marketi. Alışverişim 20 lirayı geçtiği için orkid günlük pedi ve gliss million gloss şampuanı indirimli alabileceğim söylendi kasada. Arkada Şampuanın fiyatının 11 küsür liradan 5 liraya düştüğünü yazmışlar kocaman¸ kasiyer de aynısını söyleyince ben de tamam şampuan alayım dedim. Sonra evde fişe baktım şampuanın fiyatı 8 lira yazıyor¸ 3 lira indirimle 5 liraya düşmüş yani. Hani 11 liradan düşmüştü? Erken fark etsem geri iade ederdim sırf bu küçük hesapları yüzünden. yani afedersiniz ama müşteriyi enayi yerine koymak değil de nedir? Büyük indirim izlenimi uyandırmak istiyorlarsa¸ Algı yönetimi yapmak istiyorlarsa daha zekice yöntemler denemelerini tavsiye ederim buradan da belirteyim watsons turkiye

figen:  haziran kataloğu na buradan ulaşabilirsiniz.benim bu ay için dikkatimi çeken indirimler¸*nivea visage brush yüz temizleme seti ( yüz temizleme makinesi ile birlikle) 90 tl den 45 e düşmüş.*loreal paris volume millions lashes mascara 44 ten 36 ya düşmüş.*maybelline master duo contour stick 35 tl den 28 tl ye düşmüş.*le petit duş jelleri ve diğer çoğu duş jelinde 1 alana 1 bedava.

eyşan: İlk drugstore mağazamız. eskiden çok severdim ürün çeşitliliği kendi markası olsun ama artık malum orda çalışanlar yüzünden soğudum

asuela: watsons için en büyük kayıp çalışan personelin eğitimi¸ne zaman indirimin ilk günü gitsem çalışanlar indirimden habersiz ilgisiz bir tavırla ortalıkta dolaşıyor ki ben biliyorum ama ürünleri tanımayanlara cildine uymayan ürün önerileri sunan personelleri de mevcut

filiz: viaport venezia şubesi sakin ve reyonlar nispeten doluydu. bi de düzenli düzenli tüm raflar¸ fiyatlar. yeni açıldığı için sanırım.

sıla: 0¸99 2¸99 tl gibi indirim “sepetleri” yüzünden çok sevdiğim mağazaydı ta ki geçenlerde şöyle bir olaya tanık olana kadar. fırça ve sünger bakıyordum aynı reyon önünde çokça zaman geçirdim. o sırada etrafta iki çalışan vardı¸ tekine sorular yönelttim ama çok lakayt cevaplar aldım¸ iletişimi kestim. bir müşteri ıslak mendil istedi bahsettiğim çalışan getiriyorum dedi gitti¸ diğer çalışan hala benim yanımda o ara. sonrasında bu müşterinin kullandığı mendil bir kuru mendil kutusuna kondu. sessizce olan çalışan napıyosun kız tarzında tepkiler verdi¸ lakayt dediğim hanım aman ya nolacak sanki bi şey yok işte her zaman lazım olmuyo mu mendil falan dedi. sonra bana baktılar bi duymuş muyum diye. ben de neye uğradığımı şaşırmış şekilde mağazayı terkettim.yine aynı şubesinde bir başka deneyimim ise indirimli bir ürün alt kattaydı¸ üst kattaydı¸ x hanım bilir¸ y bey baksın diye diye beni bir kaç kez mağazada in çık yaptırmalarından ileri geliyor. umarım kısa sürede mağazaları denetlenir ciddi anlamda gevşek muhabbetlere tanık oluyorum mağazanın ürün skalasını beğensem de.ekleme: bahsettiğim şube 7.cadde ankara şubesi. bunlar son 1 ay içinde oldu. yine de çalışan sirkülasyonunun çok fazla olduğunu hatırlatayım¸ haksız yere zan altında bırakmayım tüm çalışanları.

tanyeli: gerçekten yeni bir marka getirecek mi¸ ay inşallah getirir de isteklerimiz lafta kalmaz dedirten kozmetik mağazaları zinciri.

dilruba: n11.com da 85 tl olan Maybelline Instant Age Rewind kapatıcının fiyatını gördükten sonra bunu bile getirsen yeter sevgili watsons .

nazan: tanım:kozmetik zinciri. loracı da getirse olur ya da zoeva ya da Colour Pop. dünyanın bütün kozmetiklerini getirin bana…

senay: zoevayı getir watsons. Gratisin bu atağının üstüne 2 alana 2 bedavalar kurtaramaz seni.

kamuran: Gratisin sleek atağına karşı keşke makeup revolution markasını getirse diye düşündüğüm Kozmetik zinciri…

müge: Bana kahkaha attiran markadir. Lifeco hindistan cevizi 48 mis de guyya indirimle 38.5 olmus guleyim de araya gitmesin. Herkes 30 liraya aliyor bunu. Ben vazgectim bu lifecodan aktardan soguk sikim has hindistan cevizi yagini 25 e aliyorum tamamen butun youtuberlar duyurunca asiri sisirilmis marka bence bu

merih: Şubesini pek bulamadığım bu nedenle de nadiren gidebildiğim mağaza. Koskoca Beykoz’a neden watsons açılmaz anlamış değilim. Gratis’te olmayan markalar burada bulunuyor. Ama Beykozlular olarak mahrum bırakıldık Watsons’dan. Neyse umarız buralara da açılır şubesi.

leyla: İndirimli 15.90 a aldığım rosense gül suyunu¸ butik kozmetikçide 7.90 a gördükten sonra bana büyük bi kazık attığını düşündüğüm mağaza. Ya sen kim köpeksin? 2 tane alırmışım ben ondan ama ya. Bundan sonra önceliğim butik kozmetikçiler bulamadığım zaman watsons¸ gratis yaparım.

açelya: gratis ile kıyaslarsam benim için bir kaç gömlek ileride olan kozmetik ve kişisel bakım ürünleri mağazaları zinciri. sadece rimmel için bile ziyaret edilebilir bir durumdayken¸ evime çok yakın 2 şubesi olması sebebiyle de ilk tercihimdir. tek kusur bana yakın olanlarda deborah olmayışı bence¸ gelse ya bir an önce keşke…

vuslat: cildinin kuru olduğundan yakınan kadına yağlı ciltlere uygun temizleyiciyi daha derinlemesine temizler¸sonra nemlendirici sürersiniz gerginlik geçer diye satmaya çalışan bi çalışanı olan mağaza.mağaza kalabalıktı müşteri de biliyor heralde diye dinliyor¸ çalışan utanmasın diye orada bi şey demedim sonra müşteriyi şampuan reyonunda kıstırıp aa siz de mi yağlı ciltlisiniz bu ürün çok kurutuyor ama diye muhabbete girip aynı markanın kuru ciltliler için olan temizleme jelinin kendisine daha uygun olduğunu söyledim sonra kadın gidip değiştirdi.neyse sonra bu sefer çalışan beni kıstırıp ya siz biliyorsunuz galiba bu serum ne işe yarıyor bu maske hangi ciltliler için diye sorular sordu bildiğim kadarıyla anlattım en azından öğrenmeye çalışması çok güzel ama keşke işe başlamadan önce en azından bi reyondan sorumlu tutup çalışanı ürünler hakkında bilgi verseler sonra müşteri de bana yanlış ürün sattı diye mağazaya bileniyor.çalışana sormadan ne alacaksa alıp çıkıyor çalışanlar sadece rafları düzenleyip kasaya bakıyor.geçen bi amcacağız da dökülme karşıtı şampuan istedi doğal içerikli olsun fiyat önemli değil dedi adamın eline elseve tutuşturdular.bu nasıl doğal içerik güzel kardeşim.ay bi kere de 16-17 yaşlarında iki genç kız mağazayı dolaşıyor işte ürünlerin arkasını okuyor cicişde yazmışlar mı bi baksana falan diyorlar birbirlerine sonra bi çalışan geldi kızlara habire bi şey satmaya çalışıyor şöyle rujlar var böyle pudralar sivilce karşıtı maskeler bilmem ne kızlar bunaldı.o sırada bi tanesi aa ben lipbalm alacaktım dedi benim olduğum tarafa geldiler bi yandan hangisi iyi diye konuşuyorlar bi yandan biri demesin mi cruelty free mi acaba bunlar diye.ben bi mutlu ol bi geleceğe umutla bak inanamazsınız.kıssadan hisse cruelty free çok önemli.

elçin: çalışanları insanı sinir eden kozmetik mağazası zinciri. epeydir (bkz: rimmel london kate sculpting & highlighting kit) almak istiyorum¸ bir türlü bulamamıştım. hazır indirim bitti bugün bakayım dedim. standda tek renk seçeneği var ve tester yok. hangi numarası olduğunu anlamak için paketin sağına soluna bakarken görevli geldi. kaç numara olduğuna bakıyorum dedim¸ onlar tek renk zaten dedi. ben hayır üç farklı renk seçeneği var diyorum yok diye ısrar ediyor. bunu duyan başka bir görevli evet¸ tek renk var dedi. ona hayır diyene kadar ürünü standa koyup arkalarını dönüp gittiler. şikayet etmekten bıktık. biraz saygılı ve bilgili çalışanların olsun watsons¸ çok şey mi istiyoruz?

anita: watsons kart alınca verdikleri kuponda bazı markaların yeni ürünlerinde kupon geçmiyor. cilt bakım ürünlerinde kuponun geçtiği belirtiliyor fakat tıraş balsamında kupon geçmiyor. bugün le petit marseillais duş jelinde 1 alana 1 bedava kampanyası vardı. iki tane kremli duş jeli aldım. kampanya duş jeli kremli olduğu için geçmedi.

sevtap: çalışanlarında sıkıntı olan mağaza. bir kapatıcı hakkında bilgi almak istedim.aslında bilgi almak da istemedim kendi kendime testerlarından renklerini deniyordum yanıma bir çalışan geldi pastelin bir ürününü önerdi göz altlarımın çok da sorunlu olmadığını tespit etti (!). kendisine yüzümde kapatıcı olduğunu ve çok morluğumun olduğunu önerdiği ürünü daha önce denediğimi fakat memnun kalmadığımı belirttim. bana burun kıvırıp bastı gitti. kendi kendime ne önerseler almak lazım gibi bir sonuç çıkardım.daha önce de bir indirim döneminde rimmel’in bir kapatıcısına bakıyordum bu renk size açık diyip 2 ton koyusunu önerdi ve o yok dedi o dönem çok da anlamadığım için tamam dedim almadım fakat daha sonra kardeşim açık olan rengini almış deneyince almayın dediği rengin tam olduğunu gördüm. indirim dönemini kaçırdığımla kaldım.muhtemelen benimle ve göz altlarımla sorun yaşayan çalışanları olan mağaza aynı zamanda.

suzan: o çekmeceyi açınca ölmüyorsun sevgili watsons çalışanı.maybelline color tattooların yeni renklerini almaya girmiştim. creme de nude rengi stantta vardı fakat creamy beige rengi yoktu. ben de ”acaba bi çekmeceyi açar mısınız belki orada vardır” diye çekmeceyi açmasını rica ettim. tepkiye bak tepkiye ”olsa rafta olurdu çıkartmayınca bir şey kazanmıyorum ben.” dedi. ısrarla çekmeyi açmasını söyledim ve noldu dersiniz? alkışlar size¸ tabi ki de aradığım renk çekmeceden çıktı. hatta stantta olmayan bir sürü ürün ve blushed nudes paletinden bile bir sürü vardı. e hani gizlemiyordunuz sevgili çalışan? biri gizli gizli çekmeceyi doldurmuş sanırım(!)düzgün iş yapın düzgün.

yıldız: Geçen gün the lifeco’nun organik hindistan cevizini aldığım yer. (Gizlinot: Bilkent watsons) Valla görünce ben de çok şaşırdım. Ama cidden getirmiş! Saldırın kızlar!Edit: normalde umrumda olmaz ama bu 2 eksi ne için anlamadım açıkçası.

fulya: bugün anneme buradan bir ürün aldırma gafletinde bulundum. tabii kendisi bilmediği için açıp kontrol etmemiş. eve geldiğinde hemen açtım baktım ürün parmaklanmış. parmaklanmış dediğim baya parmağını sokup bir kısmını almış ürünün. bu terbiyesizliği yapan cahile ne desem bilemiyorum ancak firma olarak bu tarz sorunlara gerektiği kadar dikkat etmediklerini düşünüyorum. her ürüne koruma bandı konulmalı demek ki. sorunla ilgili mail attım kendilerine zaten. bakmadan¸ kontrol etmeden ürün almayın.

gülsen: revlon sultry’yi deli gibi arayıp bulamadığım dönemdi. sonra bir gün bir şubede gördüm¸ ama fiyatı pahalı geldi¸ indirime girsin alırım dedim. birkaç gün sonra watsons hafta sonu indirimi yaptı¸ daha doğrusu revlonun kalem şeklindeki lip balmlarında bir alana bir bedava yaptı. indirimi de mesaj olarak attı ve internet sitesinde yayınladı¸ hatta mağazada çıktıları da vardı¸ alışveriş sepetlerine koymuşlar. hah dedim şimdi sultry’yi alır¸ yanına da başka bir rengini eklerim¸ süper olur. gittim¸ aldım¸ kasaya geldim¸ o da ne? indirim kasada tanımlı değil. kasadaki kız sorunun merkezden kaynaklandığını¸ birkaç saat sonra gelirsem büyük ihtimalle sorunun düzeltileceğini söyledi. ürünleri bırakıp kös kös geri döndüm. çalıştığım için bir daha gitme fırsatım da olmadı¸ sinirlendim de zaten. bu durumu watsons’a bildirdim¸ sağ olsunlar epey ilgilendiler¸ hangi saatte hangi şubeye gitmişim¸ hangi ürünü almak istemişim falan hepsini sordular¸ araştırıp geri döneceğiz dediler. ertesi gün gittiğim şubenin yetkilisi aradı¸ yaşadığım olumsuzluk için özür diledi¸ bir ara mağazaya uğrayabilirsem bana küçük bir hediye vermek istediklerini söyledi. gittiğimde tekrar özür diledi ve garnier’in nemlendirici kremiyle deborah’ın çift fazlı göz makyajı temizleyicisini hediye etti. ürünlerde testerdır¸ satılamaz ibaresi olduğunu çok sonra fark ettim. neyse¸ tekrar teşekkür ettim¸ daha sonra da başka bir indirimden sultry’ye kavuştum.demem o ki kızlar¸ bir sorun yaşadığınızda bunu firmaya iletin¸ tüketici olarak haklarınızı bilin. o mağazalar¸ ürünler¸ indirimler bizim için var. aksaklıkları bildirmezsek daha iyisini isteme hakkımız da olmaz diye düşünüyorum. buraya kadar okuyanlara da ayrıca teşekkürler.tanım: arada sorunlar olsa da¸ sorunları çözmede başarılı bir firma.

güldeste: ben bugün buraya gitmek gibi bir gaflette bulundum. birkaç aydır arkadaşım watsons kart al puan veriyo çok uyguna geliyor dedi diye gittim hem kart alayım hem de indirimden alışveriş yapayım diye girdim bugün. karta verdiğim 2.5 tl yetmezmiş gibi kasadaki kız telefonumu yanlış girdi diye 3 kez de 0.65 tl mesaja para ödedim. 4.5 tlye geldi bana bu kart iyi mi.hadi gelmişken pure beauty’nin bbsin alayım dedim. ne zamandır istiyordum. o da kalmamış cc verelim dediler. iyi ki denemeden almamışım disko topuna döndüm. kız o ne sim 🙁 ben de gittim maybelline bb aldım yanına da kapatıcı. hadi bunlarda kazıklanmadım¸ neyse.garnier’ın misel suyu 12 tl’ye geldi. neutrogena temizleme jeli 10. oh dedim %50 indirime aldım. sonra kuzenime gösterdim aldıklarımı. migrosta 8 küsur dedi. sanal markete girdim internetten baktım onlarda da 2şer tl kazıklanmışım. bir de 70 gr pamuk 2.90ken gratiste benri¸ migrosta lux pamuk 100 grı 2 tl. bu bana ders oldu. toplamda 9-10 tl kazık yemiş oldum. kartın ücretini de sayıyorum çünkü gratis bedava verirken sen kim köpeksin de karta para alıyorsun watsons¸ kim? ben ettim siz etmeyin¸ araştırmadan bu kazık ve şer yuvasına adım atmayın. Sevgiler.

fahriye: kapısından içeri giremedim dün. nitekim bütün indirimlerde aynısını yaşıyorum. watsonsta en beğenmediğim şey mağaza düzeni. hemen hemen her mağazada ayaklı stantlar birbirine o kadar yakın ki . her geçtiğimde birileriyle akraba oluyorum…

diclehan: çalışanlarının bilgisizliği sebebiyle kampanyalara mutlaka intertten bakarak gidin. yoksa dün başıma geldiği gibi önce maybelline de indirim olmadığını sanıp elinizdeki ürünleri bırakıp eve gelince durumu öğrenip¸ mağazaya telefon açarak ürünleri ayırmalarını istersiniz. sonra tekrar tıpış tıpış gider alırsınız. ayrıca indirimin başladığı gün öğleden önce mağazaya uğrarsanız ne indirim yazısı¸ ne ürün fiyatı¸ hatta ne de ürün görürsünüz.

sevim: Ya yuru git allah askina ya dedirten kazik zinciri. Platinde 6.90 olan deodoranti normal ciyati 11.90 mis 10.90 a indi demis. Allah razi olsun ne buyuk bir anneler gunu indirimi… Her yere de buyuk buyuk yazmis bi de 100 de 50 ye ve yanina küçücük harflerle (varan indirimler).Cocuk mu kandiriyon sen??

pakize: indirim kavramını çok yanlış anlamış mağazadır. kendisine rossmanı¸migrosu ve diğer marketleri¸mağazaları örnek almasını¸en azından bir incelemesini tavsiye ederim.bindirmeden indirirsen ölmezsin merak etme incilerin dökülmez.

ikbal: indirimin ikinci günü pure beauty’ den bir ürün alıp kasaya gittim. görevli hanım indirim sadece karta tanımlı ılduounu söyledi. ücretli olduğu için hala almadım kartı. tamam dedim kartla ne (gizlinot: )kadara geliyor bakın iyi indirim oluyorsa alayım bir kart. bir kart okuttu ve kasa kartı tanımadı. arıza varmış. ‘iyi de o zaman kartta alsam indirim olmayacak.’ dedim. hmm evet gibi bir şey dedi. kafaya bak. hem sadece karta indirim yap sonra da kasa kartı okumasın. tanım: çok değişik bir kafayla idare edilen kozmetik mağazası.

mihriban: Hayatımda ilk defa telefonda bir müşteri temsilcisi tarafından atar yapıldım. Birkaç gün önce¸ watsons erken indiriminden faydalanmak için mesaj gelmesi gerektiğini broşüründe okudum ve watsons kartımı internet üzerinden kontrol ettiğimde sms alımına açmadığımı farkettim. Daha sonra bunu açıp watsons müşteri hizmetlerini arayıp¸ durumu izah edip bununla ilgili bana bir mesaj gönderip göndermeyeceklerini sordum. Telefonun ucundaki hanfendi “bu sizinle ilgili bir sorun aamaaa¸ siz eksik yapmışsınız!” diye çıkıştı :/ Yahu suçlamadım¸ etmedim¸ kabalık yapmadım sadece yardım istedim ve kulaklarıma inanamadım. Bu nasıl bir müşteri hizmetleri yaklaşımı? Neredeyse ben özür dileyecektim arayıp rahatsız ettiğim için. Markalaşma ve kurumsallık bu şekilde olmaz¸ birimsel olarak çalışanlarını eğitimden iyice geçirmeli.

ipek: yoklamadan geçirdi bizi bugün ”test ”ederek ilahi watsons modunda mağazaya girdim. dolu raflarda lash sensational maskarayı bulmanın sevinciyle tam kasaya gidiyordum ki görevli hanım yalnız şu an bir sorun var sistemde isterseniz indirim düşecek mi diye kartınızla bir deneyip bakalım dedi. kartı verdim tam da o anda kasadaki görevli düzelmiş diye yüzünde benim de anlayamadığım garip bir gülümsemeyle ödemeyi aldı. galiba o benden çok sevindi bu duruma.şimdi buraya kadar iyi güzel. yok indirim yok test diye zırt pırt mesaj atıyorsun da kartı olanlara indirim başlayalı 2 gün olmuş hala sistem sıkıntılı ¸ ağır aksak işliyor. belki yarım saat önce gitsem indirimden faydalanıp da alamayacağım istediğim ürünü. sanırım bu gibi sorunlardan ötürü hala sosyal medyada indirim oranları ve markaları bir türlü duyurmadılar.ilk defa bu kadar sakin geçen bir indirim dönemi görmüş olduk bunu da tarihe not olarak düşebiliriz.

gülbahar: Müşterilerin mesajlarını alıp almadığını test eden kozmetik mağazası.

gözde: içinde sırf the balm markası olmadığı için içimin pek yanaşmadığı ama hakkını da yiyemeyeceğim kişisel bakım marketidir.

sedef: bana bir test bile yazmayı çok görmüş cahil mağaza.

vicdan: Az önce bana da taraflarından test yazan bi mesaj geldi. Anam bi gülme geldi anlamadım :d

ekin: az önce watsonstan bana içeriğinde sadece ‘test’ yazan bi sms geldi 😀 başka birileri var mı böyle mesaj alan? 😀 tanım: neyi denediklerini merak ettiğim kozmetik ürünleri satan mağaza

sevda: her özel günde indirim oranını en düşük tutan ve gittikçe bu konuda daha cimrileşen mağaza. hatta indirim zamanı “ya bu ürün zaten indirimdeydi” deyip açıkladıkları indirimden daha da düşüğünü hesaplarlar. ama bu durum her ne hikmetse gratis ve rossmann’da olmaz. kendi adına özel ürettiği nilüferli vücut kremi cıvık ve garipti. burun bantları işe yaramaz ve hatta kuru çıkmıştır.izmir’de ki şube sayısının azlığı ise beni deli eden durumlardan biridir. en az 2 vasıta işime gelmiyor açıkçası. çalışanlarının satılan ojeleri kendi tırnaklarına sürdüğü¸ testerlarla makyaj yapacağım diye sizi sallamadığı yerdir. ki zaten ürün bilgileri sokaktan geçen herhangi birinden bir tık fazladır. bu durumu kendi sayfalarına bildirdiğiniz halde iplemeye zahmet etmez. sosyal medyada ki çekilişlerine şimdiye kadar hiç katılmadım ama genelde zaten ne hikmetse bloggerlar kazanır. baya dolmuşum yalnız daha da anlatasım var. kısacası her geçen gün daha da soğuduğum bu tarz şark kurnazlığı hareketleriyle kendinden tiksindiren bir mağazadır.(nyc turbo dry top coat bulamıyorum bu ara. reca ederim balçova mağazalarında gören duyan varsa haber versin.)

nida: cep telefonuma test diye mesaj atmışlar çok fena trollüyor beni watsons.

selen: şubelerini attığı mesaj ve kampanyalarından haberdar etmeyen mağaza diyebiliriz tanım olarak…geçen hafta sana özel fırsat diyerek telefonuma gelen mesaja göre herhangi bir ilk alışverişimde seyahat boyu john frida mini set hediyem vardı. gittim bir kotex aldım¸ kasada frida seti istediğimde hiç haberleri olmadığını gördüm. benden önceki müşterilere tutumundan gayet bilgili ve güleryüzlü olduğunu gördüğüm kasadaki kız mesajı görünce iptal oldu… telefonumu aldı mesajı okuyarak arkaya gitti¸ ordaki birileriyle epey bir konuştular¸ belki telefon da açtılar bilemiyorum. ben kasada bekliyorum. sonra frida setle geldi. böyle kampanyalardan merkez bizi hiç haberdar etmiyor. geçende bir indirim olduğunda da biz bunu müşterilerden öğrendik. zor durumda kalıyoruz dedi. sisteme girse zaten küt diye görünecek¸ bana sanki şark kurnazlığı gibi geldi işin gerçeği. amaç seni mağazaya çekmek neticede…

belemir: Sms ile watsons kart üyelerine özel erken indirim yapan mağaza. Ama bana mesaj yok neden watsons ???

ünsel: Anneler günü indiriminden sadece watsons kartı olanlar bugün yararlanmaya başlayabilir diye bir mesaj aldım 2 saat önce. Alışverişimi yaptım ve kasada hepsini bıraktım. Neden???Müşterilere mesajı gönderen firma¸ şubeleri haberdar etmemiş ve hiçbir indirim kasada görünmedi. Madem sistemi oturtmadın ne diye mesaj gönderiyorsun?

olcay: Hindistan cevizi yağının bulunduğu mağazalar  Watsons paylaşmış

dolunay: mesajda belirtilmediği halde¸ bana da john frieda hediye seti için en az 20 tl’lik alışveriş yapmam gerektiği söylenmiştir. işte seni bu duruşun yüzünden sevmiyorum watsons.

derin: 75 kuruşa selpak alarak mini john frieda setini aldım iki gün önce¸ altlimit geldiyse kötü olmuş

selvi: Mini john frieda seti için watsonsa gitmek isteyen arkadaşlara duyuru en az 10 tl civarı alışveriş yapamak gerekiyor almak için.Haberiniz olsun.

henna: Dün bahçelievlerdeki watsons a gittim şampuan almaya. Gözümün önünde bir kıza john frieda’nın şampuan ve saç kremi tester ını verdiler. Tester dediğim seyahat boydan halliceydi. Benim satın almak istediğim maske de aşağıda bir kutu görünmesine rağmen yok dediler. Ayrıca hayatımda gördüğüm en iğrenç ve en korkunç makyajı yapmışlardı. Hayatımda ilk defa böyle bir şey gördüm. Hızlıca şampuanımı alıp çıktım. 🙁 aussie ler marketlerde de satılsın

günseli: Bugün watsons’a girdiğimde tüm şampuanlarda %40 indirim vardı.bioblasın sarmaşık özlü şampuanını da merak ettiğim için hazır indirim de varken alayım dedim.Kasaya gittim 15.90 ₺ dedi e dedim hani indirim bioblas’ta geçerli değill :(((((( dedi görevli.İyi dedim alıyorum neyse.Ardından t-shop’a girdim ve aynı şampuan bir alana bir bedava şeklinde 12.90 ₺. Bir sinir oldum bir sinir oldum hani 15₺ çok değil ama olsun yani zaten daha önceki olaylardan bilenmişim watsons’a.Geri döndüm ben bunu iade etmek istiyorum dedim iade yapamıyoruz dedi yine aynı görevli.Hani tüketici hakkı hani cayma hakkı ? Gerçekten sömürü düzeniyle işleyen sözde bir güzellik marketi.

seden: Hırsızssın gibi peşinden değil dibinden ayrılmayan elemanları olan mağaza .

ışık: Tester konusundaki çirkinliklerinden vazgeçmeyen marka. Bugün telefonuma watsons kart ile yapacağım ilk alışverişimde seyahat boy john frieda şampuan-saç kremi seti verileceği söylenen bir mesaj geldi. O setin değerini biliyorum 10 TL¸ watsons için oldukça bonkör bir teklif gibi geldi.Önümüzdeki hafta güneş kremi almaya gidecektim. Sırf tester konusundaki tavırlarını merak ettiğimden bu alışverişimi daha erken yapmaya karar verdim. Zaten dışarıdaydım¸ girdim tepe nautilus watsons’a. Ürünüm kasadan geçti¸ fiyat bana söylendi¸ üzerine kasa arkası ürünlerden satılmaya çalışıldı¸ ama tester üründen ses yok.Sonunda dayanamadım. “Ben kasa arkasından bir şey almayacağım da siz john frieda testerımı vermeyi düşünmüyorsunuz galiba” dedim. Kasadaki görevli kadın kendinden emin bir şekilde “öyle bir kampanyamız yok maalesef. Zaten o markanın seyahat boy ürünü¸ testerı falan yok” dedi. Telefonuma gelen mesajı okudum¸ bu arada arkamdaki kuyruk uzadı. Kadın bir adama seslendi ve tester olayını anlattı. adam “evet doğru” dedi ve “içerideki depodan” ürünümü getirdiler.Şimdi beni sinir eden nokta şu: Neden bu insanlar bizi aptal yerine koyuyor? müşteriye verilsin diye yollanan testerlar neden kasada değil depoda? diyelim gerçekten durumu bilen sadece bir kişi vardı¸ bize sattığınız watsons kartı kendinize almadınız mı? Bu mesajların size de gelmediğine inanmamızı gerçekten bekliyor musunuz? Son zamanlarda yenilenmeye ve toparlanmaya başladığınızı düşünmüştüm¸ ama bu küçük hesaplarla o iş ol-maaaz.

yaprak: 3 mağaza gezmeme¸ bulunmayan hindistan cevizi yağını bulmama rağmen¸ silikon mor yüz temizleme pedini bulamdığım kozmetik market.

demet: watson güzellik ve kişisel bakım ödülleri oylamasına katılan 500 kişiye sürpriz hediye seti verecekti. oylamaya katıldım ama bu hediye seti kazanma kısmını tamamen unutmuştum. çıkacağını ümit etmiyordum açıkcası. ama 2 gün önce telefonuma mesaj geldi kargo sürecimin başladığına dair. meğer çekilişi kazanmışım¸ ilk defa bir çekiliş kazandım o yüzden çok mutluyum açıkcası :)) kutudan loreal excellence intense tarçın bakırı saç boyasıurban natural’s biotin&keratin saç bakım şampuanıpalmolive duş jelipantene argan yağlı elixir saç bakım yağınivea invisible for black& white deodorantaxe black deodorantneutrogena yoğun bakım kremipastel nude oje ve şirin bir not çıktı. çıkan ürünlerin yarısından çoğunu aile fertlerine dağıttım ama kazandığım ilk çekiliş olduğu için gerçekten çok mutlu oldum ve nereye teşekkür edeceğimi bilemediğim için burdan ufak da olsa bi reklamını yapayım dedim. teşekkürler watsons 🙂

sertap: Lifeco hindistan cevizi yagi adanadaki hic bir subesinde olmayan bu sebeple beni uzen magaza. Her girdigim watsonsta olmamasi cok uzucu

enise: 10. Yıl en iyi ürünleri oylamasına katılmıştım. Meğer 500 kişiye bunları hediye edeceklermiş. Tabi ben bunu unutmuş gitmişim. 2 gün önce hiç beklemediğim halde kargo geldi. Haberim de yok çekilişin bana çıktığından. Bugun gidip kargoya aldım. Güzel şeyler var kutuda baya bişeyler göndermişler. Mutlu oldum ya.

belma: Eve giderken ”uğrayıp bi bakayım yeni bir şey var mı dediğim” kozmetik market. Nedense elim boş çıkmayı becerebilmiş değilim. Hiç birşey bulamazsam makyaj temizleme pamuğu alıp çıkıyorum.

fazilet: Geçtiğimiz haftasonu bana yine kazık atmaya çalışmış kozmetik mağazası. reyonunda 14 TL den 11 TL ye inmiş makyaj çantasını kasadan 22 TL ye geçirdiler. VE ben buna itiraz ettiğimde kasadaki bayan ego¸ rafa gidip bakıp “-etiket rafta ortada kalmış fiyatı yanlış görmüşsünüz” demez mi :/ Hayır başka fiyat etiketi de yok ki neyi göreceğiz arkadaş? Ayrıca bildiğin rafa o fiyatı yapıştırmışlardı¸ ne ortası? Aynen iade ettim tabii ki. Satın aldığınız ürünler sonrası muhakkak fişinizi kontrol etmenizi öneriyorum.

çiçek: Ne zaman bi şubesine girsem reyonların karma karısık olduğu çalışanların fıtı fıtı peşinizden dolandıgı çıkardığı watsons kartının da henüz işe yaradığını görmediğim drugstore. Gratisi daha cok seviyorum watsons’a nazaran

gülnaz: Bazı çalışanları gerçekten çok yardımsever ve anlayışlı bir şekilde yaklaşıyor ancak maalesef aynı hoşgörüyü her çalışanda görmüyorum.Sürekli olarak izlendiğinizi hissettirmenin yanında¸bir şey almayacak olduğunuzda kendinizi kötü hissetmenize sebep olabilecek çalışanlar var.Ancak geçenlerde gittiğimde(pure beauty bb krem ile ilgili kafamda sorular vardı) bir görevli bana elinden geldiğince çok yardımcı oldu ve bilmediği kısımda “sizi yanlış yönlendirmek istemem onu bilmiyorum”diyecek dürüstlüğü gösterince açıkcası çok takdir ettim.çünkü bazen gerçekten satmak için objektif yaklaşmayan çalışanlara denk geliyorum. yine gecenlerde bir ürün bakarken(sadece baktığımı¸henüz almayacağımı söylediğimde) bunu da anlayışla karşılayan ve bu yüzden arkasını dönmek ya da küçümseyici bir tavır takınmak yerine bilgi veren bir çalışana da denk geldiğim için olabildiğince genelleme yapmaktan kaçınıyorum.Tanım:rimmel london ürünlerini bulabileceğiniz kişisel bakım mağazası.

ruhsar: müşteriyi göz ile taciz edip¸ hırsız gibi hissettirmeyi çalışanlarla birlikte mağaza müdürü de yapıyordu bugün taurus avm şubesinde. ben hep çalışanların işgüzarlığıdır diye düşünüyordum oysa ki. çalışan sağımda durup elimdeki poşetleri ve üstümü başımı incelerken¸ müdür solumda bir omuz mesafesinde durup her elime aldığımı gözüyle takip etti. bir de reyonda fırça ve süngerlerin arasında bir adet içi boş rt süngeri kutusu vardı¸ o kadar gözle taciz etme olayı da pek işe yaramıyor demek ki¸ çalacak olan yine çalmayı bir şekilde başarıyor.

reyhan: sadece rimmel london için uğradığım mağaza. zira evimin altındaki gratis yetiyor.

müesser: Pastel’in nude ojeleri her yerde 3.50 tl ye satılıyor. Biliyorsunuz şu watsons yılın en iyileri kampanyasında bazı ürünlerde %40 indirim var. Bu pastelin nude serisini de koymuşlar ama olaya bakın ki 5 tl den %40 indirimle 3.25 e düşmüş gösteriyor. İndirimden önce yanlış hatırlamıyorsam 4 tl miydi neydi bu ojeler burada. Yanlış anlaşılmasın üçün beşin lafını yaptığımdan değil ama nasıl göz göre göre insanları kandırıyorlar anlayamıyorum. Ben bu ojeden almak için kasıtlı gittiğimde fark ettim belki diğer ürünlerde de aynı şey olmuştur bilemiyorum.Edit¸ poşete katalog koymuşlar oha diyorum bu scholl velvet smooth 79 tl ye satılmıyor muydu. 100 tl den 63.90 a düşmüş güya. Valla da kazıklanıyoruz.

ayşıl: aradım aradım lifeco hindistan cevizi yağı hiç bir mağazasında yok.hatta çalışanların o marka hindistan cevizi yağından haberi bile yok.hangi mağazasına sorsam shiffa home marka olanını gösterdi.katalogdan lifeco’yu gösterince de ilk defa görüyormuş gibi “o ürün bize hiç gelmedi” dedi 4 adet mağaza çalışanlarının hepsi.

serap: Watsons güzellik ödülleri sebebiyle yaptıkları %20+%20 indirim kampanyasına dahil ürünlerden organik hindistan cevizi yağının stoklarında yalnızca 67 tane olduğunu bugün gazete afişlerinde duyurarak bizleri şoka uğratan güzellik marketi. Beauty blenderda 918 adetmiş. 🙂

turna: no: 262138 nolu girdimde belirttiğim şikayetimi kendilerine dün yazınca bugün genel merkezden beni arayarak kampanyaya bütün intim ürünlerinin dahil olduğunu ve mağazada bir sorun yaşarsam hemen kendilerini o numaradan aramamı söyleyeyerek kendilerine bir şans daha vermemi sağlayan firmadır.sezarın hakkı sezara…bakalım yarın gidip almayı düşünüyorum.umarım bir sorun çıkmaz.

lamia: Gerçekten burayı ve burada satılan ürünleri çok sevmeme rağmen artık raftan aldığım¸indirimli yazan ürünün fiyatının kasada farklı çıkmasından¸eski indirim¸fiyat bilgilerinden çok sıkıldım. Bugün beş parça ürün için girdim. Beşinde de indirim etiketleri geçen haftaya aitmiş. Yani bilsem kendimi ona göre ayarlarım. Elzem olmayanları daha sonra alırım. hiç dikkat edilmiyor.

hüner: 1 alana 1 bedava kampanyasında beauty formulas intim ürünlerinin hepsinin çarşaf çarşaf fotoğraflarını yayımlayıp mağazaya gidip ıslak mendilini almak istediğinizde sadece yıkama jellerinde geçerli olduğunu söyleyen ¸insanları enayi yerine koyan kandırıkçı firma.bu hinliği de ilk kez yapmıyorlar.benim için tamamen bitmiştir.yaşasın yücel parfümeri.

açılay: Indieim sadece pembe orjinal bbde imiş. Reyonda yoktu¸ kadın depodan getirdi iki tane vardı sadece. Kaptım. Ama kendime çok kızıyorum. 38 lira ya. 38.5.. Çok çok çok pahalı mk.

uygu: Bu hafta sephora’dan aldığım beauty blender’in indirime girdiğini görünce hem sinirlendiren hem de yedeklemek için koşa koşa gittiğim mağaza. Caddedeki şubesinde öğlen saatlerinde 4-5 tane pembe¸ siyah renklerde de mevcuttu. Almak isteyen cicişlerin haberi ola.

ilkben: biraz önce nişantaşı rumeli caddesindeki watson’daki son pembe bb’yi aldım. fiyat etiketinin üstünde hiç bir indirim bilgisi yoktu. kasaya sorup fiyatını teyit edip satın aldım. kırmızı bb de indirimde mi bilmiyorum ama kırmızıdan bir sürü vardı reyonda¸

berran: Bu gün ben de 2 şubeye baktım ama beauty blender bulamadım¸ indirimin ilk günü saat 11 civarı olmadığına göre ya herkes ilk iş bb almaya gitti ya da mağazalarda yok edildi.

amara: Hiçbir şeye ihtiyacım yoksa bile büyük boy poşeti doldurduğum yer. Bu aralar uzak duruyorum.

gülpembe: yılın en iyi ürünlerinde yaptığı %20+%20 indirimle pastel nude ojeleri önce 5 liraya çıkarıp sonra yine eski fiyatı olan 3.25 e indirerek muazzam indirim yapmış kurnaz mağaza. 3.25 tabii watsons kartlı fiyatı yani bizim müşterimize diyor ” sana o fiyattan olur canım abim” diyen mahalle esnafı gibi bir nevi. kartı olmayanlar üzülmesin onlara da indirim var tabii o zaman da 3.99 tl cik canım.

ela: Nisan kataloğu çıkmış  LinkDipnot: yılın en iyi ödülleri alan ürünlerde %20 + %20 indirim varmış. Bb 38¸5 liraya düşmüş bilginiz olsun.

vesile: 2006 – 2007 yıllarında şampuan ve saç kremini tavsiye eden bir yakınım sayesinde tanıştığım¸ o zamandan beri bir şey almasam da önünden geçerken mutlaka uğradığım kozmetik mağazası. Özellikle çanta boyu ıslak mendilleri vazgeçilmezimdir. Gratis ve Rossman da var ama ne bileyim Watsons ilk göz ağrım¸ o nedenle yeri ayrı bende.

feyza: bir türlü ısınamadığım kozmetik mağazası. benim için rossman bir¸ gratis iki. gerisi yok gibi.

ünseli: Cosmed cilt bakım ürünlerini bağdat caddesi- erenköy mevkinde ara sokaktaki mağazasında satan kozmetik zinciri. Neredeyse bir reyon ürün vardı.Eskiden dolu olan nip+fubdan 2-3 ürün kalmıştı. tabi. Umarım stoklar yakın zamanda güncellenir.

döndü: freeman¸ nip+fub ve ecowell derken cosmed markasına ait cilt bakım ürünleri de watsons bünyesinde satılmaya başlamış sanırım. şimdilik sadece izmir egepark mağazasında gördüm.

cannur: Kendine ait olan treatment waxlarinin hepsinden en az birer kez denedim. Icerikleri mukemmel olmasa da saci guzel yumusatiyorlar. Sirasiyla en sevdiklerimden sut proteinli saci mukemmel yumusatiyor ve cok guzel kokuyor¸ avokadolu icerigindeki zeytinyagi ile saclara harika bir parlaklik veriyor¸ ve birali yumusatmasi sutlu kadar olmasa da iyi. Arganlisi saci agirlastiriyor ve hosuma gitmeyen bir kokusu var. Ballisi guzel kokuyor ama etkileri siradan bir sac kremi gibi. Hepsinin simli gibi beyazimsi bir rengi ve jole gibi bir kivami var. fiyatlari eskiden 8.50 falandi suan 12.90 civarinda. Eski fiyatiyla fiyat-performans-ml olarak cok iyiydi ancak suan o paraya 3-5 daha ekleyip daha kaliteli bir sey alinabilir. Birde kendi urunlerinden olan magic lip balmi begeniyorum. Kabi pembe ince ve uzun. Icerisindeki urun beyaz renkte ancak surdugunuzde dudaklara soguktan kizarmis bir pembelik veriyor. Kat kat uyguladiginizda kirmiziya kadar yolu var. Dudaklari nemlendirmesi fena degil. Orjinal fiyatini bilmiyorum ben kampanya dahilinde 1.50’ye almistim. Ve son olarak siyah nokta bantlarini seviyorum. Gayet iyi is goruyorlar. Ama sampuanlari¸ sac kremleri¸ vucut losyonlari bana cok kalitesiz geliyor. Kullanmadim sadece icerik ve dis kaplarina bakarak soyluyorum. Watsons’in getirdigi markalardan revlon ve rimmel london asrin guzelligi oldu. Rimmel london rimmellerine ve stay matte transparan pudrasina bitiyorum. Fiyatlari da gayet makul zaten her ozel gunde indirim yapiliyor. Revlon’u zaten aciklamaya gerek yok. Lip balmlari¸ lip butterlari¸ colorstay fondoteni gercekten cok ama cok guzel. Tum maskara koleksiyonunu degistirmisler ve Turkiye’de de bulunuyor. Watsons kendi bunyesinde wnw ve thebalm’i da bulundursa gratisin yuzune bakmam. (bkz: gratis vs watsons) Indirimleriyle urunleriyle calisanlariyla gratisi sollar. I love watsons.

amelya: Dün 1 alana 1 bedava kampanyasından 17 küsur tl’ye aldığım colgate optik beyaz diş macunlarının 10 metre ötesindeki kipa markette 2 al 1 öde kampanyası dahilinde 12 tl’ye satıldığını görmemle buz gibi soğuduğum kişisel bakım marketidir.kimi kandırıyorlar? Tabii ki bizi…

kadriye: Beauty blender’ı sephoradan daha pahalı satıyor olmasına anlam veremediğim kozmetik marketi

eser: Tanım: daha çok kişisel bakım ürünleri satan mağazalar zinciri.Özellikle cevahir’de bulunan mağazanın genişliğini ve çalışanlarını seviyorum. Yanınıza gelip “yardımcı olabilir miyim?” Dediklerinde gülümseyerek teşekkür ederim diyorum ve gülümseyerek uzaklaşıyorlar. Belki de ben sürekli güleryüzlü satıcılara denk geliyorumdur bilemedim.He bir de unutmadan¸ az sadece bir oje alıp cıkıyor olmama rağmen kasada duran testerları gösterip “bir tane de tester alabilir miyim?” Dediğimde kasadaki kadın gülümseyerek “tabii ki hatta birkaç tane alabilirsiniz” diyip gülümseyerek poşetime 4-5 tane tester ekledi. Tabi ben şok!

deniz: vücut peelinglerinden gayet memnun olduğum marka. özellikle bacaklardaki batık oluşumunu azaltmak için genelde düzenli olarak kullanmaya çalışıyorum ve bu markanınkiler fiyat-performans açısından gayet güzeller. özellikle kokuları ve rengarenk ambalajlarıyla çok sevilesi çeşitleri var. en uzun süreli kullandığım üzümlü olan¸ body peeling seven herkese denemelerini tavsiye edebilirim.

kamelya: kendi markalı pedleri için ziyaret ettiğim mağaza.Orkid in zaman içinde hem paket içi adedi azalan hem de fiyatı önlenemez biçimde artan pedlerinden sonra¸ hadi bi deneyelim diyerekten pamuksu üst yüzeyli¸ kanatlı¸ ultra incesini almıştım. iyi ki de almışım. fiyat uygun bir de %40ları¸ 1 alana 1 bedavaları olunca pek güzel oluyor.

bağdagül: Dün indirimlere iyice bakmak için capitol şubesine gittim. %50ye varan indirimler demişlerdi güya¸ varmıyor cicişler net yani. Çoğu ürün %30 inmiş¸ o eski watsons indirimlerinden eser yok. Ha capitol watsons en sevdiğim şubedir bu arada¸ satış danışmanlarından yakınanlar için burası bir cennet bence. Herkes aşırı güler yüzlü aşırı yardımsever.Sonuç:indirimler tırt¸ boşuna gitmeyin.

mukaddes: kadınlar günü indiriminde revlon hariç işe yarar bir indirim yapmayı yine becerememiş olan mağaza. akşama gratis indirimini açıklar hooop bir bakmışsın sabaha watsons da indirim oranlarını değiştirmiş. madem gratis le ortak bir politika izlemeye çalışıyorsun ne diye en başta indirim diye kalkışıp ¸ müşteriyi yanıltıyorsun ki çok bilinmeyenli denklem gibisin bir türlü çözemedim seni watsons …

rezzan: Watson’s¸ kadınlar günü indirimi yaptik koşun gelin diye mesaj attı¸ hava yağmurlu gidesim var ama yok¸ hem zaten gitsem de istediğim ürün kesin yoktur¸ beauty blender ya indirim dışıdır ya da o da yoktur geriye ne kaldı bilmiyorum.İndirim dönemlerinde dikkat edin onu da alayım¸ bunu da deneyeyim demeyin¸ fiyatları ince yükseltip sonra indirdikleri için kasa da şoka uğramak var¸ hesabınızı yapın öyle kasaya gidin ¸bazen de etiket fiyatı yanıltıcı olabiliyor.

ülkü: yakında istanbul historia avmde şubesi açılacakmış.

andaç: Kadınlar günü indirimi watsons kartı olanlar için 3 martta başlıyormuş¸ sms geldi.

adel: kadınlar günü indirimini açıklanmışlar¸edit: maybelline’ de genelde %40 indirim oluyordu bu kez %30 yapmışlar. ayrıca keşke deborah’ta da %50 indirim olsaymış.

kamile: Bir üstteki entryi okuyunca bende bugun yaşadığım birseyden bahsetmek istedim.Olay bugun mall of istanbul şubesinde geçti. Kasada koyu renk rujlu kısa boylu birisi çalışıyordu. Ben reyonları gezerken ne alakaysa kasadan ayrılıp dibimde bitti. Ben de “masama koymak için ayna arıyordum” dedim. Direk “biz öyle bir şey satmıyoruz” dedi sert bir şekilde. Tartışmaya girmedim aramaya devam ettim ve direk gözüme renkli renkli lionesse marka kocaman masa aynaları ilişti. Almayacağım halde kasaya gidip fiyat okuttum fiyatı bilmeme rağmen. “Varmış 🙂 ” dedim. Kız suratsızca “olabilir yeni gelmiş” “işte bak yeni demiştim” dedi. Nah yeni geldi. Yeni ürünler daha çabuk akılda kalmaz mı hem? Komikti yani diyecek söz bulamadım. Daha sonra neyse başka rengini alcam diye aldım aynayı reyonları gezmeye başladım. Yine dibimde bitti muhtemelen aynayı nerden aldığıma bakmak için peşimde yürüdü ama kendi çalıştığı yerin reyonunu kendisi bulsun diye oraya değil parfüm reyonuna gidip testerları koklamaya başladım. Yine dibinde bitti “yardımcı olabilir miyim!!??” diye. Dişlerimin arasından “kendim bakıyorum” dedim. O veya takım arkadaşlarından birisi okuyorsa söyleyeyim ¸ canlarım çalıştığınız yer watsons ya drugstore olan watsons. Havanıza bakılırsa sephora sanacağız. Kıçı kırık aynanızı da alın başınıza çalın. ben gratisten aldım daha güzel ve uygun fiyatlısını ¸) böyle daha çok müşteri kaybedeceksiniz.

deste: Yani uzulerek soyluyorum ki calisanlarindan igreniyorum. Tabi ki herkesi memnun etmek mumkun degil onlar islerine bakacak falan diyenler olacaktir aranizda¸ ben de ilimli olmaya calisiyorum ama inanin olmuyor. Ozellikle cevahir subesi. Watsons’i magaza olarak cok sevmeme¸ cesitlerini ve marka bollugunu cok begenmeme ve ilgimi cekmesine ragmen girmiyorum magazalara. Girip kendimi paramla niye sinir edeyim. Bu calisanlarin kibiri¸ musteriye saygisizligi¸ guvenliklerin musteriyi aleni bicimde rahatsiz etmesi falan katlanilacak gibi degil. Gecen gun yine gordum¸ yardim istemedigini cok kibar bir sekilde belirtmesine ragmen kizi aleni olarak taciz ediyorlardi¸ sinirlenip elimdekileri birakip ciktim magazadan.

tülin: kendi semtimdeki evime en yakında bulunan kartal bankalar cadddesi şubesi dışında genel olarak çalışanlarından memnunum. bahsettiğim şubede watsonsın en saygısız tipleri mevcut.

sanem: Girdiğim zaman asla bir daha dışarı çıkamadığım kozmetik mağazası.

zeliha: Zorlarına gidicek şekilde laf sokmadan yada rezillik çıkarmadan çalışanlarının istediğinizi yapmadığı marka. Evet tam olarak böyle.geçen gün avcılar pelican mall da ki mağazalarına girdim zaten ufacik bi yer zor adim atıyorsunuz neyse istediğim ürünü aramaya koyuldum ama bulamadim görevli iki tane abla var 45 yaşlarında falan abartısız 8 kere falan seslendim yanimda durduklari halde pardon bisey sorabilir miyim diye yok hala aralarinda konuşuyorlar en son resmen aralarina girdim ve aradığım ürünü sordum ve salisesinde yok cevabı aldim¸bakmayı geçtim düşünmedi bende o sinirle biseyler söyledim tabii çalışanlara arkami döndüm standın önüne geldim tam bakicam genç bi kiz arkadan geldi ürünün kartondan fotoğrafı olan yeri kaldirdi ordan ürünü önüme koydu ve hiç bisey yokmuş gibi gitti.kartonu bi kaldırdım arkasinda bi kaç ürün daha var.böyle boş boş bakindim ya..Ayrıca fırça setlerini alirkende dikkat edin derim çünkü geçen sefer kizin biri asılı olan seti açtı içinden far fırçasını çıkarıp testerleri denedi sonrada fırçayı bi köşeye bıraktı.kimsede ses etmedi.gerçekten kalitesizler.

diler: kart dayatmasına son vermesi gereken firma. başkasının kartını kullanmanıza da izin vermiyorlar. ortalama elli farklı mağazadan alışveriş yapıyoruz. hepsinin kartını alıp taşımak zulüm.

dilay: watsons karta indirim var diye garnier çift fazlı temizleyiciyi almaya gitmiştim. 15 liradan 9 a düşüyordu sanırım. tam fiyatları net hatırlamıyorum. watsons kartı verdim kasadaki çalışan kullandı kartı indirim olmasına rağmen 15 lira dedi indirim yok mu diye sordum aaa bakim ay doğru varmış dedi. bilmeyen dikkat etmeyen biri olsa almışlardı 15 lirayı. keşke daha dikkatli olsalar. seviyorum genel olarak.

meryem: Bir çok markanın ürünleri watsons’ta diğer kozmetik mağazalarına göre daha pahalı olduğunu farkettim. Ama Rimmel london¸ nyc¸ revlon¸ pure beauty gibi markaları bulabilmek güzel bence.

müjgan: bugün grandhouse şubesine pastel dipliner için uğradım bi tane bile yoktu. maltepe sahil şubesini aradılar orda olduğunu söyledikleri için ben de yürüyerek gittim. standda göremeyince görevliden çekmeceye bakmasını rica ettim ve orda baya avuçla dipliner vardı. hatta görevli de gözlerini açtı kocaman kocaman:) buarada maltepe sahil şubesi çok büyükmüş cicişler. ve gerçekten de bir pastel standı bulunuyor inanır mısınız? baya bildiğimiz stand büyüklüğünde hem de. galiba daha önce o kadar büyük bir watsonsa rastlamamışım.

hülya: izmir balçova asmaçatı şubesine benim yaptığım hatayı yapar da giderseniz pastel reyonunu bomboş görürsünüz (zaten hem balçova kipa hem de asmaçatı şubesinde pastelin reyonu bakkallardaki cips reyonunun 2 boy küçüğü gibiydi¸ rujların hepsi açılmış resmen yenmişti far falan hak getire)¸ hiçbir reyonda tester bulamaz hatta ve hatta rimmel lasting finish kapatıcı bakarken tester olmadığı için çoğunun parmaklandığını görürsünüz. tabii tester olmaması o ürünü parmaklamaya bahane değil ama napalım o da bizim insanımızın suçu. siz her reyonda ayrı sinir krizleri geçirirken o reyondaki bayan sizin yüzünüze bile bakmaz ve tester ürünlerle makyajını yapmaya devam eder (saat 12’de)¸ söve söve çıkarsınız.

afra: bugün gratiste pastel nude eyeshadows bulamayınca watsons’a uğrayıp sordum¸ zaten daha pastel nude dememle paleti uzattı çalışan kişi 🙂 alt kısımda 2 adet duruyordu. dün burada swatchları görüp almaya karar verdiğim için almadan bir bakmak adına testerı var mı diye sorduğumda diğerini uzatıp başka bir müşteri ile ilgilenmeye gitti. ürün bantlı değildi ve toz içindeydi. tester olarak verdiğine bakarken başka bir görevli gelip yalnız ürünleri açıp bakmak yasak gibi bir şey dedi bende az önce tester sorduğumda bunu uzattıklarını o yüzden baktığımı söyledim¸ özür dileyerek yanlışlık olmuş herhalde tester değil bu dedi ve *capslock*paleti alıp çekmeceye diğer paletlerin yanına koydu *capslock*. şimdi böyle olunca ben aldığım paletten bir şüphelendim. kasada ödemeyi yaptıktan sonra yana geçerek paletin paketini açtım ve baktım palette hafif tozlanma vardı ve bir renk halka halka duruyordu. kasaya gidip ürünü değiştirebilir miyiz diye sorduğumda bu paletten kalmadı sonuncuyu ben almıştım dedi görevli 🙂 neyse söyledim yok çekmecede vardı diye tamam o zaman yeni geldi herhalde diyerek sorunsuz bir şekilde paleti yenisiyle değiştirdi. şimdi belki ben bu paleti alıp¸ eve gelip fark etsem değişim yapılmazdı. bu konuda dikkatli olmak lazım ben daha önce yaşadım bantlı ancak kullanılmış ürün sıkıntısını. ayrıca o tester değil denilerek alınan paletin çekmeceye diğer paletlerin yanına konması ne kadar doğru bilemiyorum. zaten çok yoğunluk var o karmaşada biri paleti sorduğunda çekmeceden farketmeden o paleti alıp verebilir bir başka kişi. ya da abartmıyım tabii ama neden bantsız diyerek bakmadan bantta yapıştırılabilir palete. birde eklemek istediğim başka bir şey var. arkadaşım golden rosedan bir ürün bakıyordu rafta kutulu halde bir sürü gördüm alıp verdim ancak ürünün testerının üzerinde çarpı işareti olduğu için arkadaşım doğru renk mi aldık diye teyit etmek istedi. çalışan kişi o renk yok dedi. ben de bunlar hep o renk diyerek gösterdim. burada anlatmak istediğim indirim zamanı mağaza çok yoğun ve ürün sirkülasyonu var. muhtemelen çok yeni gelmiş o ürün ve bir kişi depodan alıp dizmiş. sadece bir çalışana bir ürün sorup yok cevabını aldığınızda tamam diyip gitmeyin cicişler demek istediğim bu 🙂 biraz uzun oldu ama..edit: şikayet yazısı gibi oldu ancak belirtmek isterim ki çalışanların hepsi çok kibardı.

ülfet: sevgililer gününde pastel ürünlerine %30 indirim yapan ama pastel ürünü bulamadığımız mağaza.

melisa: hafta sonu indiriminde revlon colorbust mat balm larında 1 alana 1 bedava var diye biri sultry biri de complex olmak üzere 2 tane ruj seçip kasaya gittim. kasada bir baktım birinin fiyatı düşmedi neden öyle deyince görevli ben de sizi uyaracaktım nude olan complex’in fiyatı düşmedi isterseniz başka bir rengini alın dedi . ama renk ayrımı belirtilmemiş öyle bir yazı da göremedim dedim. evet durumu merkeze bildirdik ama cevap gelmedi diyebildi adam sadece. neyse onun yerine ilk gördüğüm elusive rengini aldım ben de. ama her indirimde watsons’ta ürünlerin rengine göre kasada farklı fiyat görmek ve mutlaka bu tarz bir sorunla karşılaşmak sinir etmeye başladı. merkezle mağazalar arasında ciddi iletişim sorunu var. kaç kez aynı sorun nedeniyle müşteri hizmetleriyle görüştüm ama değişen hiçbir şey yok.

rahime: mağazaya colourbust matte balm’larda 1 alana 1 bedava var diye gittim sultry ve fierce rengini seçeyim dedim ama tabi ki seçemedim. neymiş fierce colourbust değilmiş o kampanyaya dahil değilmiş. böyle saçma bir sebeple 2 tane sultry aldım. bende ne safsam artık.

selma: şimdi bu indirimi duydum ya¸ evde torunlarıma miras kalacak kadar çok malzeme olmasına rağmen¸ zaten lazım olacak mantığıyla bilmem kaçıncı sampuanı¸ saç kremini¸ vucut kremimi ve bilimum ızvırzıvırı alacagım.

arya: ”watsons güzellik ve kişisel bakım ödülleri” ne aday olan tüm ürünlerde 1 alana 1 bedava olduğu mesajı aldığım mağazadır. hemen gidip revlonun da buna aday olduğunu öğrendim ve olley! sonunda benim de bir colorstay fondötenim olacak hemde 2 tane dedim ama mağazaya gidince etiketinde herhangi bir ibare göremedim. çalışana sorduğumdaysa ya bizim hiç haberimiz yok öyle bir durumdan dendi hiç üstüne varmadım ve usulca orayı terk ettim.

fulden: duş jeli ve şampuanlarda %40 indirim mesajını görünce “alllaaaa john frieda stoklicam şimdi kaçıınn” nidalarıyla koştuğum fakat etiketin yerinden kıpırdamadığını gördüğüm mağazadır. tabi sordum hemen dedim siz hayırdır¸ hani indirim vardı? bi soralım edelim bıdbıdlarından sonra “bir tek john freida’da indirim yokmuş efeğm” dediler. beni bitirdiler.

gülşen: Telefona gelen duş jellerine %40 indirim mesajıyla bugün uğradığım¸ le petit marseillais 400 ml duş jellerinin 15 tl olduğunu gördüğüm mağaza Hemen yanındaki gratis indirim mesajı atmamasına rağmen aynı ürünü 10 tl ye satıyorduBunun tam tersi durumla karşılaşmış cicişler de vardır eminim ama fiyat karşılaştırması yapmadan indirim alışverişi yapmamayı bana bugün öğreten marka oldu kendisi

ümran: watsons’taki oje miktarı gratis’e göre daha fazla iyi güzel de dudak kalemleri yok denecek kadar az. olanlar da hep denenmiş sıfır yok.

füsun: 4 şubat – 2 mart kataloğu yayında. benimki de bir nevi amme hizmeti.  katalogedit:imla

melike: Revlon ve nipfab ürünleri talebimle ilgilendiklerini arayıp haber verdiler. Hiç beklemiyordum gerçekten size kocaman kalp <3

zübeyde: gratisle sidik yarıstıran magaza sajd normalde haftasonu indirimi diye en lüzumsuz seyleri 100 alana 1000 bedava kampanyasıyla koyar şimdi gratis indirim yaptı ya hemen revlona falan indirimi yapıştırmış haftasonu indirimi diye jkasday ilahi watsons.geçen de böyle olmuştu sonra akşama kadar indirimi kasalara tanımlayamamıştın.inş. bu sefer altından kalkabilirsin ¸)

balın: bugün bir çalışanının elimdeki ruj swatchlarını silmem için asetonlu pamuk verdiği marka. Kendine has kişisel bakım markalarını çok seviyorum.

naz: haftasonu indirimlerinin tum mascaralarda %40 olarak reklam yapmasina ragmen kasaya gittigimde Alix Avien markasinin hariç oldugunu soylemeleri ile beni hayal kirikligina ugratmis firma. Hayir belirli markalarda deseler anlayacagim ama tek markayi ayirmak ne oluyor? Ve Alix avien reyon gorevlisinin dahi bundan haberi yok! Boyle sacmaliklarla kurumsallasamazsin Watsons.

sibel: Bence Gratis’in bir tık gerisinde kalmış marka. Bunun iki sebebi var: biri The Balm diğeri Essence markalarının Gratis çatısı altında olması.

günsel: 28 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında kişisel bakım ürünlerinde büyük indirim olan mağaza. ( çoğu %50) bugünün yarım gün olması sebebi ile öğleden sonra koşularak şampuan deodorant vs. stoklamaları yapılacaktır.

almila: 1 alana 1 bedava kapmanya mesajıyla bana cuma gününün geldiğini hatırlatıp içimi ısıtan düşünceli zincir.

güldem: İnsanı adım adım takip eden çalışanlara sahip mağaza.özellikle Adana Kenan Evren şubesinde ablamla alışveriş yaparken 1 saniye bile dibimizden ayrılmadılar.bari dibimizde durmayın az ileride durun ya.aynı şey yılbaşı indiriminde de olmuştu.az ilerideki gratise gideceğim bundan sonra.orada en azından çalışanlarla dibdibe gezmiyoruz mağazada.

elvan: en beğendiğim şubesinin brandium olduğu marka. bugün baktığımda ilk defa bir tester standının yeni gibi rujlarla dolu olduğunu gördüm hayatımda. bana yakın başka watsonslar olsa bile indirimlerde ya da normal zamanlarda genelde buraya giderim. eskiden cansu hanım vardı çalışan baya bilgiliydi ama göremiyorum son zamanlarda ayrıldı muhtemelen. ikinci favorimse buyakadaki.

derya: bugün sıvı saç kremi aldım bu mağazadan. poşeti açıp baktığımda bir adet seyahat yastığı ve bir adet bez çanta hediye ettiklerini gördüğümde öylece bakakaldım. watsons¸ sen¸ hayırdır? şaşırt beni bebeğim…

şengül: 2 gün önce çok eğlenceli vakit geçirdim watsons da. Bir kaç parça bir şey almaya girdim. Çalışan bayana makyaj bazı sordum. Ve bunun üstüne bir muhabbet kurmuşuz kadınla anlatamam. 1 saatten uzun süre vakit geçirmek suretiyle watsons da satışta olan pupa dan nyc ye bütün markaların ürünleriyle ilgili bilgi aldım.çok hoş bir makyaj yaptı bana. Şöyle ki başka müşteriler kadına bir şey sordukça beraber anlatıyoruz¸ deneyene yorum falan yapıyoruz. Eğlendim ben açıkcası baya. Boş vaktim de çok olunca. Ve ayrıca kadın en minnoş hareketi sona saklamış. Bana baya bi tester ürün verdi. Watsons da ilk defa yaşadım böyle bi olay. Çok şanslı hissediyorum kendimi. :))

ümmiye: Bugün benim sinirlerimi bozan mağazadır. Normalde kozmetik mağazalarını yavaş yavaş gezerim elimde sepetimle¸ ürünlerin arkalarını okurum netten yorumlara bakarım¸ cicişlerin tavsiyelerine bakarim¸ karar verir inceler alırım ya da almam. Bugün de öyle yapiyordum 3-4 parca da urun attım sepete¸ görevlinin biride benim yanında ilerliyor bekliyor¸ gözlerini dikmiş¸ ama mağazaya girip çıktığım ana kadar aralıksız devam etti bu şampuan reyonundan başladı¸ maske reyonunda da beraberdik¸ fırçaların olduğu reyonda da¸ ablacım kontrol edersin de boyle mi edersin¸ resmen rezillik¸ kavga çıkarsam hic tarzim değil¸ çünkü belliki onun acemiliği ya da terbiyesizliği¸ bir kac kere kafami kaldırdım gülümsedim anlar belki diye yok ablacım kalas çıktı alışverişimi yarim bırakıp çıktım umarım gerçekten bunlara bir öğreten olur nasıl davranmaları gerektiğini¸ giderim yurtdışından alırım¸ ya da rossmandan ¸ gratis e de sadece the balm için ugruyorum artık.

ışıl: Az önce forum bornovada bir vatandaş¸ bir adet fondoteni ten rengine uymuyor diye bırakıp bir koyu rengini almış kimselere sormadan. Bir de eskisini koli bandı ile sarmış ki sormayın.

gonca: Çok dandik bi indirim olmuş yine. Seçili ürünler diyor. Ben senin seçtiğin üründeki indirimi ne yapayım cici kız? Nerde benim takma kirpik indirimlerim? ressamkiz gibi ben de akrilik organizer gördüm¸ büyük boyuna 55 dedi. 65 miydi yoksa? Tam hatırlayamadım ama bana çok uygun fiyatlı gelmemişti. Fotoğrafını da çektim bilgisayara geçince görsellere atacağım.

oya: Watsons indiriminde bakınırken akrilik organizer geldiğini gördüm şu an cicişler haber etmek istedim. Fakat fiyatı biraz tuzlu bunu da belirteyim…

eftalya: Bugün Gratis bomboşken kendisinde uzun bir kasa kuyruğu olan ve bana bunun nedenini sorgulatan kozmetikçi mağaza.

hadise: Yarın bayram indirimine girecek olan marka¸ indirim 14 ekime kadar sürecekmiş ama twitter’dan anladığım kadarı ile herkes listesini yapmış¸ talana hazır¸ almak istedikleriniz varsa atik olmalısınız.

ecem: yılbaşı indirimi için dün yeni açılmış kuytu bir mağazasını ziyaret ettim.allahım testerları bile el değmemişti. rahat rahat dolaştım iki tur alacaklarımı aldım.benim indirimini beklediğim ürün john frieda sheer blonde lightining sprey normalde 39 iken 23’e düşmüştü onunla beraber diş fırçası¸ maybelline tattoo far ve ıslak mendil alıp çıktım.loreal lumi concealer 26 tl’ye düşmüştü ama ben fazla kullanmadığım için almadım.

ceylan: yılbaşı indiriminde pure beauty bb kaça geliyor diye merak ettiğim firma. indirimden önce 20 tl ye geliyordu.

funda: Özdilekteki mağazasındaki raflar doluydu ve yeni gelen bir sürü ürün vardı istediklerinizi bulabilirsiniz ama çok fazla insan vardı içeride ürünleri incelemek biraz zor oldu

melek: Yine indirim Yapamamış

nihan: Bu fiyat şişirme işi gratise özgü diye biliyordum. Bu kadar örneğini gördükten sonra Watsonstan da soğudum¸ winkelen ya da eve mağazalarını tercih edebilirsiniz. indirim olmadan bile daha uygun fiyatlı ürün satıyorlar

cansın: Bugun %40 indirim sebebiyle watsonsa gitmistim got2b sac pudrasinin etiketinde 10.75 yaziyodu ben de denemek icin aldim ama kasada 17.90 gecti ben de etiketinde 10.75 yazdigini soyledim ve etikette yanlislik oldugunu fiyatinin 17.90 oldugunu soylediler biraktim ve watsonsa mail attim konuyla ilgili avukat bir arkadasimda etikette ne yaziyorsa onu odeme hakkim oldugunu ve bu durumda benim hakli oldugumu soylemisti mailde bunu da belirttim. 15 dakika icinde gittigim watsonsin sube muduru beni aradi ve yasanan karisiklik icin ozur diledi istediginiz zaman gelip 10.75 odeyerek alabilecegimi soyledi. Boyle bir durumla karsilasirsaniz size de yardimci olur diye dusunerek yazdim umarim isinize yarar.

melda: Normalde 12-13 tl olan garnier çift fazlı göz makyaj temizleyicinin bugün %50 indirimle 9.90 olduğu mağaza. İlkokulda da matematiğim hep 5ti ama watsons’ın indirim anlayışı karşısında etkisiz kaldı.

julide: Normalde 11 küsür TL başka dükkanlardan maksimum 14 küsür TL’ye aldığım Nivea göz makyajı temizleyicimi stoklamak amaçlı gittim demin. Madem %50 var akmaz kokmaz bekler. Gel gör ki maksimum 7-8 TL beklediğim fiyat 9.25 TL pes doğrusu! Normalde fiyatı 18.5 TL idi sanki. Büyük marketlerden takip edip alacaksın bu markaları. Watson kafayı kırmış durumda.

alpike: Benim için bugün başlayan indirimiyle bitmiş olan mağazalar zinciri. Asla öyle çok indirimli alışveriş yapmış falan gibi hissetmiyorum kendimi. Çünkü fiyatlar önce şişirilmiş sonra indirilmiş. Standda 2 al 1 öde yazmasına rağmen kasa fişine sonradan baktığımda iki ürünün de ayrı ayrı geçirilmiş olduğunu görüyorum. Standda %50 indirimli yazan ürün kasa fişinde hiç indirimsiz geçirilmiş. İnternet sitesinde duyurulmuş olan indirimler mağazada yazmıyor. Sırada Benden bir önceki bayan watsons cardındaki puanları kullanmak istedi ama o da ne sistem çalışmıyor bahanesiyle kullandırılamadı. Bir alışverişte bu kadar eksiklik. O kadar para harcayıp mutsuz olmak bu olsa gerek. Hayır bilsem ki indirimsiz aldım olsun veririm yine aynı parayı. Ama indirim yaptık algısıyla resmen kandırıldım. Bir daha sadece bu mağazada satılan pure beauty bb krem dışında tek bir selpak bile almayacağım mağazadır watsons.

adile: Şampuan indirimleri gerçekten yalan..Fiyatlar her zaman satılandan fazla gösterilmiş. Üstelik o fiyattan bile düşen indirim hesaplayınca yüzde 40tan az. Real techniques fırçalarda da yüzde 40tan daha az indirim vardı. Eh biraz yalancısın Watsons…

özge: dün akşam yüklü bir alışveriş yapacakken bugünkü kampanya haberini alıp vazgeçtiğim¸ bugün mutlaka uğrayıp talan(!) edeceğim mağazalar zinciri.her seferinde almak isteyip alamadığım şık valizleri bugünden itibaren 50 tl alışveriş yapan herkese 69.90’dan satılacak.

müjde: bugun itibariyle baslayan indirimine bikac sey almak icin girip yaziklar olsun diyerek disari ciktim. normalde 7-8 liraya aldigim elidor sampuan 15 liraya yukseltilmis ardindan 13 liraya dusurulmustu. neutrogena kremlerde de ayni durumu gorunce hicbir sey almadan ciktim makyaj malzemelerine bakmadim bile.

pelin: Bugün indirime girdi ama kapısından bile geçmiyorum çünkü watsona karşı antipatimi bir türlü yenemedim. Çalışanların başımda dikilmesi¸ o saçma karta para verme olayı¸ fiyatları çıkarıp çıkarıp indiriyomuş gibi yapmaları¸ tüm bloggerlara sponsor olması hepsinin yapmacık WATSONS övme merasimi gıcığıma gidiyo. Gratis sıcaklığını bi türlü bulamıyorum içinde üzgünüm hoşçakal watsons ayrılalım.

eda: Bugün itibariyle indirimin başlamasıyla¸ ilk günden kalabalık olmadan gideyim dedim. 11’i geçe antares watsons’taydım. Henüz kalabalık olmadığından alışverişimi o kadar rahat yaptım ki kendim bile şaşırdım. Yorulmamış olan görevliler rahatsız etmeyen ama bütün sorularıma cevap veren bir ilgiyle yardımcı oldular. Stantlar doluydu¸ testerların olmayanları tamamlanmış ve indirime hazırlardı. Hiç sıra beklemeden listemdeki bütün ürünleri rahatlıkla buldum ve aldım.Hatta diğer ciciş dostlarıma şöyle ufak bir tüyo da verebilirim: Kasa sırası buna izin verecek şekildeyse ürünlerinizin pahalı çoğunluğunu tek ödemede geçirip kartınızda puan topladıktan sonra¸ o puanlar yıl sonunda sıfırlanacağından¸ sona bıraktığınız en ucuz ürünü puanlarınızı kullanarak ödeyin derim ben ¸) (İşte bunlar hep pintilikten)Şimdiden iyi alışverişler…

selda: Birkaç saat önce gözümün önünde revlon standında kız gözümün önünde bizim yıllardır normal dönemde bulamadığımız sultry’yi buldu¸ bantlı ürünü açtı¸ eline koluna sürdü¸ meh dedi. Yazık o kalabalıkta da çalışan kız da “hanımefendi kapalı ürünü açtınız testerlar buradaydı biz onu satamayacağız” dedi¸ aldığı cevap şu “e ama zaten kapağını çektim açıldı” Sanırım tester olmayan ürünlerin şifreli olmasını bekliyordu.Gözümün önünde yaşanınca olay¸ tiksinmedim de değil¸ kasadan geçirirken ürünleri kontrol ettirmek zorunda kaldım.Bence sephora ve mac gibi çekmecede muhafaza edilen ürün sistemine geçmeleri lazım. Testerlar hem daha kolay kendini belli eder¸ hem de pazar dağınıklığı gibi durmaz standlar.

cansel: büyük mağazalarında beautyblender sorup ilgisiz ilgisiz “kalmamıştır” cevabı aldıktan sonra¸ küçük bir mağazasında “kalmadı¸ ama isterseniz getirttirebiliriz başka şubeden” şeklinde ilgiyle karşılandım. aynı günün akşamında “istediğiniz ürünler geldi¸ istediğiniz zaman alabilirsiniz” diye aranınca gidip indirimli indirimli iki bbmi aldım çııktım.

berçin: Online satışa geçerse stok konusunda kendisini ciddi anlamda geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Raflarının boşluğu misali stoğu olmayan ürünleri satan online sitesini neyleyim.

melodi: aldığım sağlam bir istihbarata göre pek yakında online alışveriş hizmeti sunmaya başlayacak olan kozmetik zinciri.

benli: ankara-cepa şubesinden 32 tl’ye beauty blender aldım. ben aldıktan sonra 1 adet pembesi 1 adet siyahı kaldı. garnier makyaj temizleme suyu 19 tl’den 18tl’ye düşmüştü. baya sinirim bozuldu nasıl %40 indirimse anlamadım. bide broşüründe resmini kullanmışlardı.

gülçin: Bugün beauty blender için uğradığım ve 2 adet beauty blender sünger alarak çıktığım mağaza. İndirim güzel¸ fiyatı makuldu.

fehime: metrocity şubesine beauty blender için gitmemenizi tavsiye ettiğim mağaza. zira sordum nerde diye¸ bizden çektiler onu dedi satış danışmanı. herhalde daha iyi satan mağazalara transfer olarak aldılar.

rengin: geçen ayki bayram indiriminden epeyce faydalandığım mağaza. loreal ürünlerinde yaptıkları yüzde elli indirimle gönlümü fethettiler. ancak loreal mineral fondötenin ıvory gold tonunu bulamamak can sıkıcıydı.

nükhet: beautyblender süngerlerin fiyatları 32 liraya düşmüş gayet iyi ama blotterazzinin fiyatı 54ten 43e düşmüş. Bu ne biçim bir %40 indirim? %40a varan falan diyin de bari yalan olmasın. Hiçbir şey almadan çıktım¸ nefret ettim bugün o mağazadan.

ulviye: bakırköy carousel mağazasında 5-6 adet beauty blender original var cicişler. haber vereyim dedim.

berva: Vialand mağazasında bolca pembe¸ birkaç tane kırmızı ve siyah beauty blender mevcuttu. Arayanlara duyrulur 🙂

meltem: Captiol’de birkaç tane vardı pembe beauty blender ancak indirim tanımlanmadı daha dediler kasada. Bıraktım ben de¸ böyle bir saçmalık da görmedim.

piraye: Marmara Park şubesinde son kalan pembe beauty blenderı aldım bir de kırmızı olan kalmıştı¸ ihtiyacı olan cicişlere duyurulur.Tanım: Yılda bir alışveriş yaptığım kozmetik mağazası.

zehra: tam dün bb red carpet’i katalogdaki fiyatı 43.90dan almıştım bugün indirim haberi geldi. neyse ki kutusunu bile açmamıştım hafta sonu makyaj yapmadığım için. hemen koşup gittim kırmızıyı verip pembeyi aldım. ama aradaki farkı iade etmediler ille de yerine bir şey almanız lazım dediler.iade veya değişimlerde para iadesi yapmayan¸ zorla bişey satan mağaza.

nuran: eğer beauty blender’da %40 indirim varsa hasta halimle çıkıp arayacağım mağaza. katalogda var yazıyor ancak luthien elendil in yaşadığı durumla karşılaşmak istemiyorum hiç. bilen mesaj atabilirse sevinirim.edit: evet %40 indirim varmış beauty blender’da da. ankara’da hangi şubede kaldığını bilen varsa haber verirse sevinirim.

berinay: Bugün mesajla bildirdiği seçili ürünlerde %40 indirimi¸ mağazada %25 yapmaya karar vermiş kurumdur. Hayır hasta halimle almam gerekenler var diye kalktım gittim oraya kadar¸ bir baktım dedikleri indirim real techniqueste yok. İndirim afişine kocaman rt fırça resimleri koymayı biliyorsunuz ama. Resmen kandırmak bu zaten son zamanlarda soğumuştum bugün son noktayı koydu benim için.

serpil: bana geliyorlar soldan soldan¸ cidden bak. iki keyfimiz var kafa dağıtmak için kozmetik mıncıklayacağım¸ bir halt bilmeyen mumya çalışanları başına dikilir¸ zırt pırt saçma sapan 1 alana 1 bedava indirimi yapar¸ indirimde fiyat yazmaz (marmara forum) geçen aylardan birinde büyük indirimde fiyatları ürünlerin oraya yazmak yerine sayfa sayfa a4 kağıda yazmışlar¸ sıra sıra isimler¸ minik minik. oradan ürünün adını ve indirimli fiyatını bulmaya çalışıyorsun. final notunu öğrenmek için bile öyle kasmamıştım pano önünde.bir gün regl günüme denk gelecek yırtacağım kendimi de mağazayı da artık ha.

ülker: doğum günü ayınızda yaptığınız ilk alışverişte 5 kat puan hediye ediyorlar ama onu bile doğru dürüst beceremediler. revlonun seçili ürünlerine indirim yaptığı dönemde birkaç ürün seçip kasaya fiyatlarını öğrenmek için gittiğimde kasadaki görevli kartımın olup olmadığını sormuş ben de vermiştim watsons kartımı. indirim karta özelmiş sözde. nedense seçtiğim ürünlerin hiçbirinde indirim yoktu ben de kartımı alıp alışveriş yapmadan mağazadan çıktım. iki gün sonra ay çıkmadan yararlanayım bari diye başka bir alışveriş yaptım. ama alışveriş yapmadan çıktığım gün nasıl olduysa artık nasıl beceriyorlar bilemiyorum benden sonra gelen müşterinin aldığı ürün benim kartımla alınmış gibi gösterilmiş. ve de o alışveriş benim ilk alışverişim kabul edilip ona göre 5 kat puan yüklenmiş.( puan detaylarına watsonscard sayfasından bakarken tesadüfen gördüm ) neyse face den mesaj attım olayı anlattım ben o tarihte alışveriş yapmadım yazan o ürünü değil sonrasında şu şu ürünleri aldım ve o ay içindeki ilk alışverişim budur puanım yanlış yüklenmiş bir iligilenin diye. 2 gün sonra aradılar beni. ısrarla yanlışlık yapıldığının üzerinde durmama rağmen telefondaki kişi resmen siz kartınızı vermişsiniz bir kere sorumlu sizsiniz zaten sizden başkası o kartla alışveriş yapamaz diye bana kart nasıl kullanılır onun dersini verdi adeta. sabırla daha önce de bu tarz bir olay yaşadığımı ortada bir hata olduğunu anlattım ama nafile. tavırlarını ¸müşteriye yaklaşımlarını hiç sevmedim tekrar mesaj attım 1 hafta sonra tekrar döndüler. ama yine aynı şeyleri söylüyorlar üstelik telefonda kendi sesimi zor duyuyorum acayip bir yankı neyse anlattım tekrardan¸ benim mesajımı bana okudular evet dedim aynen durum bu şekilde. sonuç olarak telefondaki kişi bizi seçtiğiniz için teşekkür ederiz dedi ve kapattı. yaa kardeşim puanında değilim onu geçtim zaten bu tavrınızdan sonra üstelik kimseyi de suçlamadım ( bu yanlışlığı yapan görevliyi bile ) bir yanlışlık var düzeltilmesini rica ediyorum diye yazdım. ama arayanlardan biri de bir yanlışlık olmuş özür dileriz diyemediler bana böyle bir şey olamayacağını direttiler. kartını verdin işte sorun bizde değil vermeseydin demeye getirdiler.ben sanki hayal gücümün sınırlarını zorlayıp bir hikaye uydurmuşum gibi 🙂 neden bu kadar uzun anlattım sebebine gelince eğer watsons kart kullanıyorsanız puan bilgilerinizi arada da olsa kontrol edin olamaz gibi gözüken şeyler maalesef oluyor başkasının alışverişi nasıl yapıyorlarsa sizin kartınıza geçiyor¸ almadığım ürünü ben satın almışım gibi( iptal edemedikleri için ) parasını ödediğim zamanlar da oldu çünkü. o günden beri watsonstan alışveriş yapmıyorum¸ içimden gelmiyor resmen soğudum. puanın doğru şekilde yüklenmemesinden çok daha farklı bir boyuta geçti konu müşteriye değer vermedikleri¸ nasıl yaklaşılması gerektiğini bilmedikleri için. sıklıkla küçük indirim oyunlarına gitmeleri ¸ rakiplerinin indirim oranına göre zırt pırt kampanya değiştirmelerini hiç saymıyorum bile . ..

handan: Neredeyse tüm ürünlerini sevdiğim¸ bir tek ayak ürünlerininin hiçbiri ile yıldızımın barışmadığı marka. O kadar da sorunlu ayaklarım olmamasına rağmen hiçbir ayak ürünü vaatlerini yerine getirmede¸ nemlendirmede¸ başarılı olamadı. Ama duş jelinden tut da saç maskesine gayet başarılı ve sudan ucuz ürünleri var. İçerik bakımından çok temiz değiller ama diğer drugstore markalardan daha kötü de değiller.

nural: pure beauty bb kreme alternatif bulamadığım sürece mecburen gideceğim mağaza

emel: keşke essence de gelse de¸ gratise gitmekten kurtulsak

anka: Revlon ve nip+fab markalarını bünyesinde barındırdığı için benim için hep önemli olacaktır.

iclal: son gratis alışveriş faciasından sonra çok daha kaliteli bulduğum mağazadır

fahrünissa: Artık sadece pure beauty ürünleri alacağım zaman girdiğim mağaza zira başka yerde yok olsa hayatta adımımı atmam. O kadar illet ettiğim mağazadır kendisi.

cilvenaz: hiçbişiyde indirim olmayan mağaza yapmışlar. seçili ürün ne ya. senin paşa gönlün neye indirim yapmak isterse ona yapıyorsun oh valla ne paşasın sen öyle. rimmel standına bakıp çıkıyorum zaten onun için de girmeyeceğim artık. rimmel london’da neye elimi atsam “onda indirim yok yalnaaaaız!” bu kuponları indirimle birleştirebiliyorduk ilk kart çıktığında artık onu da kaldırmışlar bi daha adımımı atarsam bana da mimarice demesinler arkadaş.tanım: fiyat ve indirim politikası olarak gratisin tırnağı olamayacak mağazadır.

hürmüz: Gratis’in hafta sonu indirimine pazar günü çoğu ürünü %40 indirime sokarak karşılık vermişler. Fakat Cumartesi günü almaya niyetlenip sonra vazgeçtiğim pure beauty bb cream fiyatı 27.90 idi¸ bugün baktım etiketi 29.90 yapıp indirime sokmuşlar. Sinir olup almadım.

izel: Gratisteki tüm ürünlerde %40+%10 indirime karşılık dün gece 1 sularında atak yapan mağaza. Farklı ürünleri revlon¸ vb. için tercih edilebilir ama yine de favorim Gratis! herkes bir Gratis olamıyor :))

behrem: kızımın sıklıkla alışveriş yaptığı bir kozmetik mağazası.

esmeray: Çalışanları ürünler hakkında bilgili olurlarsa firmanın daha da profesyonel olacağı bir kişisel bakım mağazası.

imran: önünden geçmeyi beceremediğim mağazadır¸ geçip gidemiyorum mutlaka içeri giriyorum ve mutlaka da bi’ şeyler alıyorum. çeşit çeşit kokuya sahip ıslak mendilleri güzeldir¸ makyaj temizleme mendillerinin performansı gayet iyidir boyut olarak da tam çantaya atıp tatile çıkmalıktır. susam sokağı temalı ürünleri pek cicidir. bana göre watsons’ın gratis’e karşı tek kaybeden yanı the balm satmıyor oluşudur.

latife: Sözlüğe reklam vermeye başlamış¸ ne güzel.Bu başlıkta ve watsons çalışanları başlığında yazılanların dikkate alınacağını ümit etmek hakkımızdır herhalde o zaman?

güven: Artık kesinlikle bir alana bir bedava indirimli ürünlerin bir kısmını raflardan topladığını düşündüğüm kozmetikçi. Hayır ilk gün erkenden dolaşmaya gidiyorum önceki gün dolu olan raf birkaç saatte sıfırlanıp indirim bittikten sonra tekrar dolabilir mi ya.

eylül: Kizlar size guzel bir haberim var kosuuuunnn! Cankaya ugur dersanesi var ya bildiniz mi? Hani yaninda rossmann olan. Heh iste o ugurun diger yaninada watsons aciliyormus. Kesin bilgi yayalim:)

adelya: nolduki nin girdisine kesinlikle katılıyorum.oje bakarken çile çektiren mağaza.göremiyorum arkadaş¸ arkadaki ojeleri göremiyorum. niçin tıkıyorsunuz sıkış tıkış yere. sepetin içine atın ondan daha iyi ya. fıtık sahibi oldum genç yaşımda.

füruzan: Oje standlarında güncelleme yapmasını istediğim firmadır. Hatta bence gratis de yapmalı.Renk sıkalasından veya marka çeşitliliğinden bahsetmiyorum. O raflara gömdükleri lambalar¸ ojeleri çok ısıtıyor. Adeta kaynıyor ojeler. Bu kadar ısının ojeler için iyi olmadığını düşünüyordum. Geçen gün watsons’un söğütlüçeşme metrobüsün ordaki şubesine gittim. Bir base alacağım. Şişe resmen el ısıtıcısı olmuş. Güvenip alamadım.

dilek: Ya tüm mağazalarındaki çalışanlar bu kadar mı bilgisiz olur be?

esin: sadece ihtiyacım olan ürünleri almak için girdiğim mağaza. Bugün de Sally hansen insta dri isimli oje kurutucu üst cilayı almaya gittim¸ indirimli fiyatı 29 küsür tl ve yanımda Watsons kartımın olması gerekliymiş . Telefon numaramı söylerim belki kabul ederler diye sıraya geçecektim ancak sırada yaklaşık 20 kişi vardı. Sinirlenip çıktım mağazadan ve hemen karşısındaki eczaneye girip ürünü sordum. Eczanede bu ürünün normal fiyatı¸ Watsons ‘daki indirimli fiyatla aynıydı. Ayrıca poşetime eklenen testerlar ve sıra beklememek de cabasıydı. Sanırım watsons artık benim gözümde sadece ıslak mendilleri için girdiğim bir kozmetik mağazası olacak.

dünya: lumiere size katılıyorum.bende iki gün önce roc un göz çevresi nemlendiricisini aldım.eve gelip ürünü açtığımda koruma bandının açık olduğunu fark ettim.ürün de sanki içinde hiç yok gibiydi.üzüntüden sabahı zor ettim.hemen tekrar mağazaya gittim ve durumu anlattım.mağaza çalışanı ürünü kontrol etti ve bu boş içinde neredeyse hiç kalmamış dedi.hemen yenisiyle değiştirdiler.haa değişmeseler dükkanı başlarına yıkardım o ayrı mesele..diyeceğim şu ki bazı dingiller tester olmayan ürünleri açıp bi güzel kullanmışlar.bende neredeyse bitmiş bi ürüne 60 küsür para ödemiş olacaktım.

duygu: Bana inanılmaz ruhsuz gelen mağaza. Hayır o ışıklandırmadan mıdır yoksa çalışan kesimden mi bilemiyorum ama buraya girdiğimde ülkeyi terk etmişim de dilini bilmediğim bir topluma girmişim gibi hissediyorum.

lemide: Hiçbir şey alamadan çıktığım mağaza. Aklımda tek şey vardı¸ revlon colorbust matte balm sultry. Gittim yoktu stantta. Kıza sordum bakmadı bile yok dedi. Tam gidicem en arkada bir şey gördüm¸ bi aldım¸ ta-taa! Sultry. Allahım nasıl mutluyum. Sırada beklerken diyorum ki resmen bedavaya almış gibiyim¸ çekiliş çıktı sanki vs heyecandan duramıyorum yani. Sonra kurcalaken bi baktım¸ tester yazıyor. Ay ağlıycaktım az kalsın. Bi de açtım dibinde biraz kalmış. Ya tester ürün en arkaya konur mu. Az kalsın alicaktım onu bir de. Çok mutsuzum sözlük¸ zaten nerde bende o şans. Ya gören varsa fazla alsın lüütfen 🙁 hof.

merve: Gratis`in yanında solda sıfır kalıyor ama mağaza sayısı muazzam derecede olduğu için tercih etmek zorunda kaldığım mağaza

beltun: dün uni baby şampuan aldım¸ indirimle 6 tl idi¸ fakat kasada 10 tl (orjinal fiyatı) gözüktü¸ kasiyere etikette indirimli göründüğünü söyledim oda gidip kontrol ettikten sonra indirimli fiyatını aldı¸ zaten indirimli üç beş ürün var onlarıda sorunsuz alamıyoruz¸ daha dikkatli olmaları lazım.

nisan: Şark kurnazı.gratis¸ max factorde %50 indirim yapacağını açıklayınca watsons¸ yapmış olduğu yüzde kırk indirimi yüzde elliye çıkarmıştı.şimdi yine indirimlerde değişikliğe gitmiş.akıllarınca satılmayan ürünleri indirime koyarak cazip görünmelerini sağlayacaklardı.kozmetik hakkında bilgisi yetersiz insanları çalıştırmaları zaten müşteriye saygısızlık olduğu gibi¸bir de müşterilerinin de kozmetikten anlamadığını düşünüp satılmayan ürünleri pazarlamaya çalışıyorlar ‘seçili’ ürünlerde indirim adı altında.İnsanlar sandığınız kadar bilinçsiz değil watsons¸artık bu şark kurnazlığı stratejinizi değiştirmenizin zamanı geldi de geçiyor yani.

gökçe: buraları takip edip revlon ve rimmell de indirime gittilerse eğer elemanlarında da değişikliğe gitmelerini öneririm.saygılar.

nergis: indirim yazıları hep eksik olan mağaza. bir şubesinde indirim yazısı olunca hemen talan oluyor diye diğerine asmıyorlar sanırım.

alisa: yapılan tepkilere karşı bugün revlon ve rimmelin tüm ürünlerinde %50 indirim başlamış. illa tepki mi gerekir böyle yapmaları için?

meriç:: evvelsi gün rimmelden alışveriş yapmışken bugün rimmelin tüm ürünlerine indirim yapıp beni üzmüş firmadır. madem öyle önceden haber verseymiş canım. sanırım uzun bir süre uğramayacağım kendilerine

hayat: Rimmelde indirim tüm ürünlere dönmüş cicişler doğru yolu bulmuşlar 🙂 kate moss 107 nolu ruju aldım rengine bile bakmadan güzelmiş şükür ki :)Edit: çok meşhur bi renkmis simdi baktım da bende kopkoyu bi pembe durdu.

gülben: neyde indirim olduğunu dahi belirten hiçbir şey asmayan mağazadır benim gözümde.

sevil: Böyle indirim dönemlerinde ekstra nefret ettiğim mağaza zinciri. Telefona yeni bildirim gelmiş şu an rimmel london ve revlon markasına yeni ürünler ekleyerek indirim yapmış ekledikleri ürünler de herkesin merak ettiği ürünler bana kalırsa. en başında yapsalar da herkes zamanında alsa. Watsons bu saçmalığını kaç yıldır düzenli olarak yapıyor zaten bu iki marka olmasa özellikle tercih etmem.

öykü: bugün indirimde şu revlon colorstay fondötenini deneyip alayım diye gittiğimde¸ colorstay fondötenlerde indirim olmadığını öğrendiğim kozmetik zinciri. e be arkadaş¸ indirim yaptım hölölay diyorsun¸ almak istediğim hiçbirşeyde indirim yok. revlon gibi drugstore bir markanın fondötenine 50 lira vereceğime (amerikada 13 dolar bu fondöten) üstüne biraz para koyarım¸ sephora’dan bir marka fondöten alırım.hata bende zaten niye girdiysem -_-

lida: Kozmetik dünyasının BİM’i gibi gelir bana nedense. Ben BİM’i de severim¸ alış-veriş yapma ihtiyacım olsun olmasın¸ her daim vakit geçirebileceğim¸ dağınık kozmetik dükkanı.

dicle: Bugün indirimden faydalanmak için gidip avcumu yalayarak çıktığım kozmetik mağazası. Real techniques fırçalarda %40 indirim yazıyordu. Sculpting brush aldım ve kasaya yöneldim. Kasada bunlarda indirim olmadığını¸ sadece bazı fırçalarda indirim olduğunu öğrendim. Bir de rimmel london provocalipslerden mor rengi almıştım. Onun da kasada sadece iki renginin indirimli olduğunu öğrendim. Yani watsons beni çok fena kaybetti. Bir daha indirimde ya da normalde pek şans vermem. Rossmann varken.

özlen: her girildiğinde aslında hiç de ihtiyaç olmayan ve kullanılmamaya mahkum saçma sapan kozmetik ürünlerinin alındığı yer.

neslişah: Her seferinde kartına puanları yazdırıyorum¸ yazdırıyorum¸ bir kampanyasına denk gelemedim. Kampanya takip etmiyorum da benim ihtiyaçlarım da hiç denk gelmiyor kampanyalara. Bir gün çok cazip bir şey alacağım bedavaya. Watsons? Tatlım?

nigar: hay ben senin seçili ürününe.bu watsons niye böyle ya…………………..:(

hayal: 4 alana 4 bedava ile ömürlük stok yapmamızı sağlayacak bir kampanya beklerken¸ eski usule dönen her köşede biten kozmetik zinciri.

kumru: 1 alana 1 bedava yapmış revlon¸rimmel ¸urban care gibi markalarda ama ben gratisten ciddi bi karşı atak bekliyorum

yağmur: pastel’in online sitesinde 3.10 TL olan nude serisinden bir ojeyi bugün bana 4.99 TL’ye satan türkiye drugstore’u. karalistemde.

ayren: Birkaç gün önce mersin forum şubesinden bir adet note ruj aldım. Tam çıkıyordum ki o iğrenç alarm çalmaya başladı. En nefret ettiğim şey olduğu için ” yapmayın ama şunu ya¸ neyse ki fişini atmadım ” diye sitem ederken güvenlik görevlisi kutuyu açtı ve ” çok özür dileriz efendim¸ arkadaş alarmını çıkartmayı unutmuş ” dedi. Sonra note standında görevli olan kız ” biz zaten tanıyoruz sizi¸ hep alışveriş yapıyorsunuz ” dedi. Ha bir de bu aralar çok fazla ürün ” kayboluyormuş “. Ne olursa olsun ben o alarmı duyup¸ poşetimin kontrol edilmesinden hoşlanmıyorum. Sen istediğin kadar beni tanı¸ özür dile. Madem böyle bir tedbir aldınız¸ kasadaki arkadaşı da bi zahmet uyar. Uyar ki ödeme alırken müşteriyi bir an önce başından savmak için şuursuzca işini yapıp alarmını öldürmeyi¸ etiketini çıkartmayı unutmasın.

elif: Önceden ürün standında bi ürünü almaya karar verdikten sonra küçük¸kilitli şeffaf bi kutuya koyuyorlardı¸diğer standları dolaştıkça bir şeyi daha almaya karar verdiğiniz zaman kilidi açıp tekrardan kutunun içine koyuluyordu.En azından cevahir şubesinde öyle bi uygulama vardı ama sanırım kaldırıldı.madem böyle büyük bir hırsızlık sorunu var bunun gibi bir çözüm getirsinler yani ben bi ürünü incelerken kulağımda görevlinin nefesini hissetmek istemiyorum

ılgın: watsonsta çalışan bir arkadaşımla konuştum geçen.Öncelikle neden çalışanlar yardımcı olmasa da başımızda dikilip bizi izliyorlar¸hırsız gibi hissettiriyorlar dedim.Tam olarak o sebepten dedi.Çok fazla hırsızlık olayı oluyormuş.İnsanlar alarmları bildiğinden karton ambalajından çıkarıp içindeki ürünleri çalıyorlarmış.Her gün en az 2 defa her mağazada hırsızlık olunca firma çalışanlara böyle davranmalarını söylemiş.İndirim olaylarını sordum nasıl oluyor diye.O dönem hangi ürün popülerse indirim zamanında fiyatını arttırdıklarını söyledi.Bir alana bir bedava ürünlerinde özellikle bunu yapıyorlarmış hatta bazen iki katına kadar arttırıyorlarmış.

kiraz: tek bir diş macunu aldığınız zaman yüzünüze pek bakmayan¸ baksa da müşteriye davranır gibi davranmayan çalışanlara sahip olan mağazalar zinciridir. ürünlerinden bahsetmek gerekirse kendi adını taşıyan çilekli duş jelini çok severek kullanmıştım. onun dışında fiyat açısından kendi ayarında mağazalardan pek farkı yok. gratis biraz daha uygun fiyatlı olabilir.

lale: Annemle az önce 3 göz kalemi 1 pamuk alıp 50 tl verdiğimiz yer.

vildan: Saç maskelerine¸ magic lip balmına bayılıyorum ve gratise göre daha çok seviyorum çalışanları daha bi kibar ve arkadaşçıl rimmeli olsun revlonu olsun gönlümü fethetmiştir ee dolayısıylada cüzdanımı boşaltmış ay sonunu getiremez hale getirtmiş kozmetik markası.

peri: fiyat politikası bi değişik olan firma.bugün bordo oje almak için gittim¸ rimmel london ojelerde 2 al 2 bedava vardı hadi dedim alayım madem. katalogda watsons kart ile alım 3¸99 yazan oje gayette 4¸99 olarak işlenmiş fişe. ojeleri çıkartırken kataloğu görünce bakıyım bi diyerek fark ettim. alırken 5¸99 zannederek almıştım çünkü reyonda yazan fiyat oydu. hatta 3 tane 60 seconds¸ 1 tane salon pro aldım nasıl olsa aynı fiyat kasada sorun olmaz diye düşünerek. nasıl bi mantık bu 3 farklı fiyat uygulaması acaba..bide le petit marseillais duş jelinin 250 ml olanını gratiste 5¸90’a gördüm¸ watsons duş jellerinde de kampanya yapmış. çok başarılı hemde 250 ml duş jeli 9¸90 üzerinden 2 alana 2 bedava 🙂

özlem: çılgın watsons indirimleriyle müşterilerini coşturuyortanım: tuhaf kampanyalar yaparak bünyemde şok etkisi yaratan kozmetik zinciri.

destan: eskiden daha güzel indirimler kampanyalar yapıyordu artık sacmalamaya başladı.pamuga ıslak mendile indirim yapıyor¸kampanya yapıyor.çok zorlayınca eyeliner için indirim yapıyor.beklentimin altında ayrıca her gittiğimde kasada en az on bes dakika bekletiliyorum.Çünkü her alışveriş yapana şu ürün bu kadara geliyor bu ürün bu kadara geliyor deniyor hem onu bekliyorum hem önümdeki kişilerin bu ürünler için düşünme payını .iyice saçmalamaya başladılar.

gamze: 1 + 1¸ 2 + 2 derken işi “devren satılık”a vardıracak diye korktuğum mağaza.

alvina: 2 al 2 öde kampanyası bana da saçma geldi ama ne yalan söyleyeyim lip balm ve şampuan ihtiyacım varken gittim aldım . Faturaya da bakınca 50 tl gibi indirim olmuş sadece bu ürünlerde. ).

şehrazat: sırf valiz kampanyası var diye girip hiç ihtiyacım olmayan saçma sapan şeyler alacaktım geçen gün¸ onu da bitirmişler. hakkımızda hayırlısı.

nurgül: 5 metrekare alanı olmasına rağmen 5 saat dolaşılabilen mağaza. girip bir daha çıkamıyorum adeta.muadili gratis varken biraz cazibesini kaybetmiş olsa da yine de bakmadan geçmem.

ferah: Zaten gratisle olan indirim yarışını kaybetmiş olan¸ sadece burada satılan rimmel¸ revlon gibi markaların hatrına alışveriş yapılan marka. Bu 2 alana 2 bedava zırvasıyla iyice anladım ki bunlar bizimle kafa buluyorlar. Bakalım daha ne kadar saçmalamamıza dayanacaklar diye bizi deniyorlar. Sana puanım sıfır kanka!

gülden: Şeftalili ve keçi sütlü duş jelleri harika olan¸ tek kullanımlık maskeleri güzel iş gören ufak tefek ıvır zıvırları toplayabilmek için güzel bir mağazada. Unutmadan body butter ları çok güzel kokar ve yağlı his bırakmaz. Çikolta hindistan cevizi kakao tarzı kokulara bayılıyorsanız benim gibi kendinizi kaybedebildiğiniz yerlerden birisi oluyor. Nedense gratis bana her zaman gereksiz pahalı ve çok sıkıl tıkış gelmşltir ama watsons öyle hissettirmiyor. Bi tık üstü olan mağazalar zinciri için ise (bkz: rossmann)

inci: gel ablagel gel geel 2 al 2 de biz verek diye çığırtkan koymasını bekliyorum .(bkz: saçma kampanyalar)

lerzan: 2 alana 2 bedava nedir ya? Sevgili watsons Napicam ben 4 tane ayni urunu acaba? okeye mi dondurucem urunleri? Biraz daha kassak danaya bile gireriz kalabalik kalabalik ne guzel.Tanim: mantiksiz kampanyalar yapan marka.

yelda: ya çünkü amacı cebimizden iki ürünlük parayı çıkarmak¸ işte bunlar hep kapitalizm (bkz: tüketmiyoruz kampanyası)

feride: 1 alana 1 bedava sacmaligi yetmiyormus gibi simdi de 2 alana 2 bedava sacmaligini baslatmislar

yeşim: avcılar şubesi resmen küçücük. ve o küçücük mağazaya anlamsız bir şekilde 2 tane güvenlik görevlisi koymuşlar. ne zaman girsem çalışanlar “bunu da alın¸ bakın bunda indirim var bi daha olmaz¸ başka ne lazımdı size gösterelim” şeklinde insanı darlıyorlar üstüne o güvenlik görevlilerinin sinsi sinsi bir şey çalacakmışım gibi bakışları beni iyice delirtiyor. indirim zamanı revlon colorstay fondöten almaya gittim dişleri telli minyon bir kadın var yağlı ciltler için olanına bakıyorum buff rengi var mı diye sordum soruyu zaten anlamadı. üstüne bütün normal/kuru ciltler için olan fondötenleri bana sürmeye kalktı. bakın bu kuru ciltler için diyorum bunu da deneyin çok güzel bakın bu sizin renginiz diyerek beni dinlemedi bile. her şeyi bileğime sürmeye çalıştı resmen. en son başka bir kadın ben ilgileneyim sizinle dedi yüzümdeki sinir olmuş ifadeyi görmüş olacak ki. yine de bir şey almadan çıktım. bıktırıyorlar insanı.

günnur: Çalışanları yüzünden girmek istemediğim kozmetik mağazasıdır kapıdan girer girmez insana yapışmaları bir şey incelerken başında sınavda hocalar gibi beklemeleri yüzünden birşey alacağım varsa da almıyorum maalesef.

elmas: bu indirimde rimmel marka maskara aldım. maskara koruyucu bantla değil normal şeffaf bantla bantlanmıştı. denediğimdeyse çok kuru olduğunu farkettim. bilen bilir rimmelin rimeleri baya ıslaktır. bu kuruluğa ancak bir ayda gelirdi. yani bildiğiniz kullanılmış rimeli bantayıp bana sattılar. alışveriş yaparken daha dikkatli omak lazım koruyucu jelatin konusunda.

besra: bugün golden rose velvet matte almak için bir avm şubesine girdim. girer girmez resmen önümü kesen bir çalışan oldu¸ koşarak uzaklaşayım diyordum ki etrafımda golden rose standı göremedim. bunun üzerine oluşan diyalog aynen aşağıdaki gibi.ben : “pardon golden rose standı ne tarafta acaba?” çalışan : (gözlerini kocaman açıp dudaklarıma bakarak) “mor ruj mu arıyorsunuz? burda var” (dudağımda mac – heroine var bu arada) ve revlon colorburst işaret ediyor. b: (saniyelik bir mavi ekran ve ?!1? hatası verdikten sonra) “hayır mor rujum var (görüldüğü gibi) ben golden rose standını göremedim?” ç : “ama golden rose’da indirim yok” b : (beyin yanması yükleniyor…) velvet matte rujları 9.99tl diye biliyorum.ç : yok hayır indirim yok.başka bir çalışan araya giriyor burda : evet indirim var¸ rujlar 10tl geliyor indirimle. stand şurda.b : oldu¸ teşekkürler. (allah razı olsun bacım¸ tuttuğun altın olsun)bitti sandınız ama bitmedi. bir watsons mağazasına bir değil tam iki tane enteresan çalışan koymuşlar.nihayet golden rose standının önündeyim ve rafta hiçbir mağazada bir arada görmediğim kadar çok numarası bir arada. oh yaşadık aradığım tüm numaraları bulurum diyorum içimden. başlıyorum 19 numarayı aramaya. o kadar çok no var ki 19u göremiyorum ya da seçemiyorum ve o an bir çalışan yardımcı olabilir miyim? diyor. az önce yaşananları unutup heyecanla soruyorum. sonrası mı? sonrası hüsran¸ sonrası zulüm.b: “19 numarayı bulamadım da acaba kalmadı mı?”ç2: “onlarda tester yok”b : “yok tester istemiyorum¸ rengi biliyorum. alacağım da kapalısını bulamadım.”ç2: “pastelin rujları çok güzel¸ bakııın.” (hemen yan standa geçiyor)b : (la havle) “yok ben golden rose alacağım (bu arada 19u buluyorum) hah buldum tamam 19 varmış.”ç2 : “bakın bu renk çok güzel” (pastel matte rujlardan gül kurusu falan gösteriyor)b : (kabul günüm sanırım) “teşekkürler o tonları kullanmıyorum¸ ama varsa kissproof’ta 19 ve 9 numarayı alabilirim onları da epeydir arıyordum”ç2: (arıyor¸ bulamadı) “hmm yok ama şey pudralar indirimle şu kadar¸ fondotenler de şu kadar” b: “yok teşekkürler¸ ten ürünü kullanmıyorum” (o sırada moonlight highlighter görüyorum) “bunu merak ediyordum tester var mı?” ç2: “yokmuş ama göstereyim¸ normalde göstermem yasak” (sıfır bir ürün açıyor)b: “ama tester olması gerek¸ bu açtığınıza tester etiketi yapıştırırsınız artık nasılsa açıldı kimse almayacak merak edenler deneyebilir” (bana gösterip sonradan tekrar kapatmasını ve hiç haberi olmayan birinin ürünü sıfır diye almasını istemedim¸ hafif bir ayar verdim ama anladı mı bilmiyorum)aydınlatıcıyı beğenip aldım. teşekkür ettim¸ yine golden rose standına döndüm aklımdaki diğer numaraları almak için o sırada arkadaş hala “onlarda tester 3 tane var başka yok” diyordu arkamdan.bu da böyle ilginç bir anımdı

çağıl: Bir yıl önce tanıştığım ve o zamanlar standlarının tertemiz olduğu mağaza. ama şimdi leş durumda. rimmel london standları ise testerı var kendisi yok¸ kendisi var testerı yok durumunda. daha da kötüsü mağaza çalışanları ilginç. kimseyle ilgilenilmiyor¸ ilgilendikleri kişiden başkasına bakmıyorlar. Daha da kötü bir anım var ki¸ kasaya giderken kapıdaki alarm öttü personel de yardımcı olacağına mağazada beni takip etti¸ hırsız sandı beni: o ki o zaman üç günde bir aynı watsons bayisine gidiyordum. yazık yani¸ bir revlon getirdiler l’oreal gibi vergiden kalkamıyoruz. ama hakkını yemeyeyim kişisel bakım ürünleri çok güzel.

fatma: rimmel’dan 1¸ maybelline’den 3 ürün aldım ve layık gördükleri indirim anca 20tl falan oldu. mağazanın içinin neden bomboş olduğundan anlamalıydım bunu da neyse. işin daha da saçma yanı birçok ürünün testerı yok¸ bazı testerlar alakasız ürünlerin altında¸ bazı ürünler bile alakasız ürünlerin altında gratis’in önce bindir sonra indir politikasından çok zorunda kalmadıkça onu tercih etmiyordum¸ artık bunu da tercih etmiyorum. rossmann yaygınlaşsa da rahatlasak.

gökben: en çok jiletlerini sevdiğim marka. paket içerisinde pembe 5 adet jileti ucuza satmasına bayılıyorum. göğsümü gere gere saklanmadan jilet alabilmenin en keyifli olduğu mekan. ayrıca numunelik sattıkları krem¸ duş jeli ve şampuanlar da farklı ürünler denemeyi seven bana hazine gibi geliyor. tişikkirler watsıns.

nihal: Nivea ürünlerinde %40 indirim diyordu. Gratiste 10.90sa indirimli kim bilir kaça gelir diye watsonsa bir girdim ki orda %40 indirimli fiyatı 11.90 imiş :’) Tabii ki dönüp gratisten aldım hayır bir lirasında değilim ama insanı resmen salak yerine koyuyorlar. Ha bu arada dün rossmansa 9.90a gördüm o jeli :’)

dürdane: Yemin ederim şark kurnazı bunlar¸ zaten aylardır 139 liraya sattıkları calvin klein beauty’nin üzerine %50’ye varan indirim yazmışlar 200 küsür fiyatın üzerini çarpılayıp indirimli fiyatı olarak 139 tl yazmışlar.kasadaki görevliye bilmiyormuş gibi sordum evet evet baya indirime girdi 139 a düştü diyor.

melis: Kizlar hangi basliga yazacagimi bilemedigim icin buraya yaziyorum.az once bayram indirimine bakmak icin watsonsa girdim icerisi cok kalabalikti makyaj reyonunu gecip sac bakim urunlerine yoneldim o sirada 27 28 yaslarinda bir adamin pesimden geldigini hissettim.sonra kayboldu ama hali tavri garip geldi.devamli assagidaki raflara egilip biseyler bakiyor gibi yapiyordu mana veremedim erkek arkadasima soyledim.o da adamin hareketlerini takip etmeye basladi.telefonunu ters tutmus kamera kismi ustunde olacak sekilde etek giymis kadinlarin yanindaki raflara egiliyor.muhtemelen video cekiyor.gordugumuzu farketti ben gorevlilere soylemeyi dusunurken kacar gibi cikti magazadan.sok oldum.yuzde yuz emin olamadigim ve adam gittigi icin sikayette bulunamadim.ama hepinizin dikkatli olmasini istedigim icin buraya yaziyorum.boyle pislikler her yerde olabilir alisveris yaparken dikkatli olun!

ulus: Açılmış ürün sattılar¸ koruma bandını yırtmayıp kaldırmışlar. Açtığım zaman kuruduğunu gördüğümde hemen telefon açtım aldığım şubeye. Getirin değiştirelim dediler. Götürdüm.Sorumlu beyfendi(!) bana sorular sorup ürünümü değiştirmemek için bayağı uğraş verdi. Baktım dayanamıyorum yeni bir ürün açtırdım içine baktırdım bir de elimdeki ürünü açtım ve içini gösterdim. Yeni ürünü alıp çıktım. Hem açılmış ve kullanılmış ürün satıyorlar¸ bunu satan reyon görevlisi gayet iyi biliyor¸ kime tuttururlarsa hem de değiştirmemek için uğraş veriyorlar. Bundan sonra alışveriş yapmam¸ yapacaksam da dikkat ederim.

yasemin: waaaaw cicişler watsons telefon uygulaması ayın 17sinde başlayan bayram indirimini bugün azönce bildirebildi.zahmet ettin paşam ya.

sinem: bugün kızılay sakaryadaki şubelerine gittim öğlen hala indirimli etiket fiyatları yerleştirilmemişti. satıcılar etiket fiyatının indirimli mi yoksa normal fiyat mı olduğundan emin olamıyordu. zaten geç başlayarak bütün parayı rossman ve gratise kaptırdı. başarısız bir indirim hamlesi oldu kesinlikle revlon standına bile bakmadım. kesinlikle watsons sınıfta kaldı. oh olsun.

özden: İndirim bugün başlamış ve sadece Watsons Card’a özelmiş. Ne saçma! 2¸5 TL verip o karta sahip olmak istemiyorum¸ almıyorum almıycam bütün bütçemi diğer firmalarda harcayacağım. Sephora’da da indirim var¸ T-shopta da¸ Gratis’te de..Zorla müşteriyi diğer mağazalara gönderiyorlar.

idil: Sadece rimmel london markası için gittiğim mağaza.

pınar: rimmel dan %30 bekliyodum zaten. hiç şaşırtmadı. asıl wet n wild dan %30u bile göremiyoruz ya ona takığım ben. bi de “e zaten ucuuuz” deniyo. rimmel çok mu farklı sanki? naapmışlar bari bindirip öyle mi indirmişler watsonsta da? daha göremedim anca pazar günü uğrayabilicem.tanım olarak da¸ bayram indirimini telefon uygulamalarında hala duyurmamış kozmetik marketler zinciri diyorum.abidik gubidik şeyleri bildiriyorlar ama bayram indirimini sözlükten öğreniyorum. sağolun varolun cicişler.

miray: 1 alana 1 bedava yapmalarından gına gelmiş. Rimmel london da %50 indirim yapsa batacağını düşünen mağaza. Girerken bile irrite oluyorum acaba peşimden koşacaklar mı vs diye kaçarak giriyorum. İlginçtir trabzondaki şubelerindeki çalışanları daha sakin sevimliydiler¸ oraya rahat rahat girip çıkıyorum. Zorda kalmadıkça buradan kibrit çöpü bile almamaya dikkat ediyorum

ceyla: Iceride kendimi kaybettigim magazanin ismidir. Indirim ariyorsaniz ay sonunu bekleyiniz ve watsons a gidiniz

yonca: adam akilli indirim yaparsa olecek hastaligina tutulmus olan kozmetik firmasi. acil sifalar diliyoruz.

songül: nurellalı capsleri düşünüyorum ve bu ne biçim indirim diyorum. Maybelline ve rimmel london’ da denemek istediğim ürünler vardı. Kaş maskarası¸ color tattoo hevesi içindeydim. % 30 şaka gibi.

iffet: indirimi geç açıklayarak hakkını kaybetmiş markadır. bugün bu ay kozmetiğe ayırdığım parayı -hatta fazlasını- gratise yatırdım. birçok kişinin de böyle yaptığına eminim. üzgünüm watsons.

şermin: bugün gittiğimde yaklaşık 3 4 tane rimmel london scandal eyes nude kalem vardı. hadi bulmuşken alayım bi tane dedim hepsi kullanılmıştı¸ bir tanesi neredeyse bitmek üzereydi ama hepsi sıkı sıkı bantlıydı bence göz kalemlerinde tester olup olmama konusunda bir düzenlemeye gitmeli

kade: Tester konusuna bir açıklık getirmek istedim. Ben de mağazacılık sektöründeyim ve mesela parfüm testerı bittiğinde mağaza onu direkt açıp tester olarak koyup sonra sisteme girebiliyor. Elbette bir onay süreci var ama bu merkezden geliyor ve tek bir kişi tarafından geliyor. Ama kozmetik mağazalarındaki testerların tipi aslından daha değişik ve küçük olduğu için bu anlamda zorlanıyor olabilirler.Demek istediğim¸ pek imkansız bir şey olmamalı aslında çünkü ürünü raftan alıp tester olarak sunan mağazalar var.

nur: tester yok dediklerinde aklıma hep ”e açın şunlardan birini işte” fikri gelirdi ancak ekmekbulamiyorlarsarujyesinler nicki arkadaşın yazdığı şeyden sonra aydınlandım. tahmin ediyordum aslında. valla bıktım bizim bu kozmetikçilerin bu hallerinden ya¸ tester vermelerini geçtim zaten.ayrıca yine söylemek istiyorum¸ 1 alana 1 bedava kampanyasından çok net böğ gelen mağaza. bayramda da doğru düzgün indirim yapmaz şimdi bu biliyorum¸ rimmel london’dan %30 yapacak beni delirtecek. stay matte uğruna ya rab¸ nelere katlanıyorum.

dilhan: dusperest ciciş sonuna kadar haklı¸ lakin ben de bir kozmetik firması çalışanı olarak söylemeliyim herhangi bir ürünün testerı bittiğinde ürün açıp direkt tester koyamıyoruz maalesef müdüre oradan bölge müdürüne oradan operasyon müdürüne kadar bir tester için 5945 tane onay gerekiyor ve ancak açın dediklerinde koyabiliyoruz. koskoca firmalar bir tester için bin tane telefon görüşmesi yapıyor ne yazık ki.

nehir: Yahu şu küçük şehirde bir tane watsons mağazası var gittim pudra alicam kendime tester yok. -Peki ne zaman gelir?+bilgim yok bu sıra geleceğini sanmıyorum.- istetme şansınız yok mu sonuçta bu bi ten ürünü denemeden alamam malatyada da bir tane watsons var. ( Rimmel Stay Matte pudra almak için verdiğim uğraş)+ yani istiyoruz ama kem kum.sonuç olarak ilgisiz¸ boşvermiş çalışanlar..bomboş testersız standlar.nefret ediyorum yahu bu ne biçim iş !parfüm alsan tester yok. Ten ürünü için tester yok.yok da yok.Doğal olarak bu bana olmadı değiştiricem gibi bir durum da yok.içimi bi sıkıntı bastı yine.bu testersızlık yüzünden evler yanlış seçilmiş ürünlerle doldu taştı.

hansa: Abidik gubidik ürünlerde yaptıkları 1 alana 1 bedava kampanyası artık kabak tadı veren firma. Bir kere adam gibi indirim yapın kardeşim. Gratis dururken watsons’un yüzüne bakmıyorum şahsen.

simge: çamur maskelerinden exfoliating yani soyma özelliğine sahip olanını denedim. ilk sürdüğümde gerçekten sızlatmıştı ama buna rağmen enterasan bir şekilde kızarıklık yapmamıştı. sonrasında haftada bir yapmaya devam ettim. t bölgeme yoğun olarak sürdüm¸ yanaklarıma bazen hiç sürmedim. özel bir etkisi yok¸ bu tüpü bitirdikten sonra tekrar almam herhalde.

çıgıl: çoğu imkanın bulunmadığı şehirlere bile şube açarak gönlümü kazanmış firma. ayrıca duş jelleri çok güzel.

güner: Bugün biraz düşüncelerimi değiştiren kozmetik markası. Bursada oturuyorum ve kent meydanındaki şubesine uğradım duş jeli almak için. Efendim eskiden ne ararsam bulamazdım katalogdaki ürünler yok çok sınırlı ürün getiriyorlar ama bugün bir baktım raflar tepeleme ürün dolu hemde her çeşidinden. İçeride ilk defa kalabalık insan grubu yok. Vee ilk defa biri başımda durmadı sadece 2 bayan vardı ve onlarda işlerine bakıyorlardı. Biz de kardeşimle 4-5 tur atıverdik 🙂 Ama her rafta da “burada kamera sistemi vardır” tarzında yazılar olan bir kağıt koymuşlar bu pek hoşuma gitmedi her türlü gözetleniyoruz.. Etrafımızda pervana gibi dönen bir ton makyajlı ama ürünle ilgili hiçbir bilgi bilmeyen bayanlardan daha iyidir

tezer: En son yaptığı %40 indirimde ürün fiyatını hesaplayacağım diye beni çileden çıkarmış mağazadır. görevliye sordum en sonunda neden etiketin üstüne indirimli fiyatını yazmıyosunuz diye mağaza politikası bizle alakalı değil hem nası yazalım teker teker üstüne dedi. Siz hem böyle orjinal fiyatını görüyosunuz dedi. Valla dedi billa dedi. Gratis’te yapıyolar ama falan filan bi iki şey dedim bu seferde kişisel algılamaya başladı öyle kapattık konuyu.

canel: 1 alana 1 bedava kampanyasına stok yenilemeden giren mağaza. 12de bursa Carrefour mağazasında 1 tane bile saç kremi yoktu.

defne: Bir senedir gitmediğim mağaza. Geçen yaz tatile çıkmadan önce ağda almaktadır istedim hazır olanlardan. Hani pratik olsun diye. Çok tüylü değilim zira. Etiketlere çok dikkat eden bir insanımdır. Yine istediğim ürününü fiyatını bulana kadar yerlerde süründüm tabiri caizse. Çünkü bu mağazads kazıklanmak işten değil. Neyse efendim aldığım ürün 13 liraydı. Kasada 20 lira istediler benden. Hayırdır filan dedim ürünün fiyatı dediler. Etiket fiyati öyle değil¸ onlar eski etiketmiş yenilerine bakmam lazımmış. Etiketi kontrol etmek yetmiyor yani tarihine de bakmak lazım. Görevli ile birlikte gittik standa iki saat aradı başka etiket bulamadı tabi. 13 lira aldı. Görevliye kızamam sonuçta emir kulu. Ama sanki bizi kazıklamakla görevli gibi davranmayı ya hu.

dürriye: 1 alana 1 bedava kampanyaları sıkmış olan mağaza.artık bi %50 indirim yapmanızın zamanı gelmedi mi watsons?

bade: tester olmayan ürünleri ısrarla açıp denemeye kalkan anlayışsız arkadaşlarımıza karşı ürünleri domuz bağıyla bağlamalarına hak verdiğim ama kullanılmış¸kurumuş ürünü bantlayıp biz masum insanlara neden kakalamaya çalıştığını anlamadığım marka. Bir örneği de (bkz: gratis )

nazlı: Belli ürünler almak haricinde girip bir şeyler almaktan hoşlanmıyorum. Zaten gerek satıcıları olsun gerek kendisi olsun çok soğuk buluyorum. Belli markaların inanılmaz az ürünü var ve bu benim Watsons’a gidiş sayımı olumsuz şekilde etkiliyor.

nevra: pastel standını biraz daha büyütmeliler diye düşünüyorum. gerçi tüm watsonslarda mı o kadar az pastel ürünü var yoksa benm girdiğim mağazalarda mı böyleydi emin değilim ama stand yok desek yeri. sadece 2-3 tane ürününü bulunuruyorlar.

güneş: kutuda satılan 100’lü küçük pamuklarının sıvı tutma kapasitesi vasatın da altında olan kişisel bakım mağazası. tek iyi yanı şirin bir kutuda satılıyor olması denebilir.

bediz: Gece gece keşfettim ve hemen sizlerle paylaşmak istedim cicişler!Watsons’ın android uygulamasında barkod okuyucu var. :)Şu saat itibariyle farkettiğim için henüz deneme şansım olmadı. Devamlı değişen fiyatlardan dolayı uygulamanın sık sık kendini güncellemesi gerektiği için de çok beklentim yok ama yine de heyecanlandım. Bakalım¸ ilk fırsatta doğru çalışıp çalışmadığını kontrol edeceğim. 🙂

tünay: çok çeşitli ürünlerin satıldığı ve özellikle makyaj temizlemek üzere paketlenmiş kare pamuklarının fazlasıyla başarılı olduğu bir kozmetik markettir.

şelale: nedense İstanbul’da en sevdiğim şubesi Özdilek Park avmdedir. sanırım çalışanlarının naifliğinden¸ sakince ve rahatsız olmadan istediğim her ürüne bakabildiğim tek şube burası. ürün stoğu da gözlemlediğime göre oldukça iyi.

gülriz: bugün yeni açılan Ankara kızılay şubesine uğradım. kızılay’ın neresinde derseniz¸ ankaray sakarya çıkışının hemen sağında derim. orta büyüklükte ve çok düzenli bir şube olmuş. tüm markalar yeterli sayıda var ve tester konusunda şimdilik bir sorunları yok. çalışanları son derece bilgili ve çok şeker kızlar. sorduğunuz her şeye cevap verdikleri gibi¸ alternatif ürünlere de vakıflar. dilara isminde bir çalışan ile pek bir anlaştım. cilt tonumuz birebir aynı olduğundan şunu mu alsam¸ bunu mu alsam¸ ben şunu kullanıyorum isterseniz bunu deneyelim¸ yok yok o değil de bunun rengi bizim cilt tonumuza daha uygun şeklinde sanki iki arkadaş watsons’da alışveriş yapıyormuş gibi dolandık durduk. o benden ben ondan öğrene öğrene sepet doldurduk. yanağımdaki allıktan almaya karar verdi falan. o derece bağ kurduk. böyle çalışan olsun canımı yesin. kızılay şubesine giderseniz ve ürünlerle ilgili danışmaya ihtiyaç duyarsanız kendisini bulun derim.

nisa: dün önünden geçerken öylesine bi uğradım. standın birine gelen stogu yerleştiriyorlardır. hey allahım sen onu bayramdan önce yapaydın da biz de indirimden faydalanabileydik!edit:imla

şenay: Gratis’ten tee 1 hafta sonra indirim yaparak göstermelik indirim yaptığını kanıtlamış oldu. Şu an BulunduğuM yerde sadece watsons var. Gratis indirimi başladı diye bekledim bekledim benim yazlığa gittiğim gün indirim başladı. Zaten sadece maskara almayı planlıyordum onu da alamadım sağolsunlar. Bu indirimde cebimden 5 kuruş çıkmadı¸ Teşekkürler watsons!

zerrin: güney koreden getirdikleri ürünleri başka yerde bulamıyorum¸ cilt ürünlerinde oldukça başarılılar

gönül: Bayram indirimi yapiyosun madem bi stoklarini da yenile dimi? Dün kartal bankalar caddesindeki subesine gittim. Sadece rimmel london standindan iki şey alip cikicam. Stay matte primer i buldum. Kırmızı kapakli fondotenin ivory rengini alicam yok. Beyaz kapaklisini aliyim bari dedim onun da ivory yok. Sonra max factore yöneldim %50 indirim sonuçta boru degil. 2000 calori mascarasina baktim. 3adet var. Üçü de açılmış ürün koruma bantlarindan belli. Görevli ben söyleyince kaldirabildi onlari da. Yani o da mevcut degil. Sanki bayram indirimi degil de “fiyatlari indirdik bulabilirsen al” indirimi

necla: Bugün olivium alışveriş merkezinde elektriklerin olmadığı mağaza zinciri. Bu bayram hem gratis hem de watsons tatmin etmeyen indirimler yaptı. Aklımda 1-2 ürün vardı. Onları almak için içeri girdim. İçeride turlarken birden elektrik gitti. Telefonlarımızın ışıklarıyla dolaşmak zorunda kaldık. Çıkacaktım ama sırf aklımda olan ürünler için onca yolu bu sıcakta gelmiştim. Görevli aramaya başladım ama elektrik kesilince içeride bir panik havası olduğu için görevli bulamadım ve elektrik gelesiye kadar beklemek zorunda kaldım. Sonra nihayetinde elektrikler geldi ama istediğim ürünü görevliye sorduğumda kalmadığını öğrendim. Bari birşey alıp öyle çıkayım da en azından beklediğime değsin diye şampuan alıp çıktım…

çilay: bugün gratis alışverişimden alacaklarımı aldıktan sonra kalyon tırnak besleyici bulabilmek umuduyla girdiğimiz mağaza. tabi fiyatlara da şöyle bir göz gezdirdim¸ gratis fark etmış gibi geldi bayram inidiriminde. rafların dizilişi¸ düzeni¸ çalışanları¸ hepi ayrı bir sevimsiz geldi. ne aradığımı buldum ne başka bir ürün. hiç bir şey almadan çıktım. gratisçi olduğum tescillendi.

gülen: londra’da çok sevdiğim superdrug mağazasının ürünlerini getiriyordu en son. Sanırım ingiliz menşeili çünkü birçok ingiliz kozmetik markasına rastlamak mümkün.

feriha: Nedense gratis ten daha temiz geliyor. Kapısından geçerken kendimi durduramıyorum.

abendam: hollanda menşeli kruidvat markalı ürünler satan mağaza

seher: Dün revlonda dudak ürünlerinde ikinciye %50 indirimi duyunca bugün gittiğim mağaza.biraz sonra anlatacaklarımdan habersizim tabii melül melül gidiyorum.girdim hemen watsonsa ve daha bir iki gün önce gelen revlon standının önüne gittim.2 tane mat balmlardan alicaktım fakat elusive rengini istiyordum ve kalmamıştı.daha dün bir bugün 2 yani hemen bitirmişler insaf yani.neyse işte bakınıyordum öyle çalışan kızda baktı falan bulamadı elusive’i bende bir tane audacıous bir tane de ıslak bitişli balmlardan aldım. ben kasaya giderken neden bilmiyorum ama kız beni takip etmeye başladı¸ orda saç boyalarına falanda bakındım biraz.hayır neden yani anlamadım olayı.ben kasaya varınca tekrar standına döndü.kasanın yanında watsons çalışanı çocuk vardı.bakar mısınız dedim takmadı bir daha dediğimde ise pardon duymadım dedi.kasa da boş bırakılmaz yani hevesli hevesli bir şey almaya geliyoruz şurda.tadımızı kaçırmayın yanı.eski çalışanlarını seviyordum fena değildi bu çalışanlar hiç olmamış¸ resmen hırsız muamelesi gördüm.evet kızlar bugünkü watsons anılarım böyleydi.

dilberay: Ne zaman cevahir avm’deki şubesine girsem bana zorla nivea marka ürünleri satmaya çalışıyorlar. Göz makyajı için temizleyici¸ krem ya da başka bir şey fark etmiyor. Nivea’nın hiçbir ürününe para vermem dediğim halde bir deneyin¸ bir alın diye peşimde koşuyorlar.

gülgün: ankara çankaya 365 AVM çalışanları son derece iyidir. teşekkürler¸ ihtiyacım olursa size danışırım dediğiniz anda ortadan kayboluyorlar. danıştığınız anda ise pervane oluyorlar. aynı durum 365 avm gratis çalışanları için de geçerli.

nilgün: Bugün gideceğim fakat korktuğum mağaza¸ çalışanlar üstüme yürüyecek diye korkuyorum¸ testerlara bile dokundurtmuyolar.

nesrin: Kasasında 30 ila 45 dakika arası beklemeye alıştığım kozmetik mağazası.

belinda: Bir şeyi bir turlu anlayamayan çalışanlara sahip olan mağaza.Ya arkadaşım¸ kimse istemiyor işte peşinde dolaşılmasını¸ niye anlamak istemiyorsunuz.Basimizda bekleyince panik oluyoruz belki tek başımıza daha rahatiz? Bu girdiyi görün lütfen ve artık su olaya bir dur deyin¸ yoksa gelmeyeceğim yeminle ya.

ceylinaz: beni bugün hayretlerden hayretlere sürüklemiş firmadır.hem bulunduğum semte yakın şubelerinin olmaması hem de şark kurnazı tadındaki müşteri yaklaşım triplerini sevmediğim için önünden geçmezsem girmediğim bir yer.geçenlerde buradan bir saç boyası almıştım. o da tamamen boyanın indirim çeki vardı o sebeple yoksa başka türlü kolay kolay para kazandırmam kendilerine duyduğum antipati sebebiyle. neyse poşetiyle attım bir çekmeceye bir ara boyarım diye.bugün poşeti açtım bir baktım 50 ml’lik duş jeli. yok artık daha neler dedim. anneme sordum sen mi aldın yok. faturayı falan kontrol ettim. sonra acaba önceden aldım da annem poşete mi tıktı diye üretim tarihine baktım. 1 ay önce üretilmiş.ulan baya baya watsons tester vermiş ! rafta 3 liralık ürünü kasada 10 liraya kitleyen watsons bana tester vermiş. tabi ki kullanmadım bu mukaddes ürünü. insan gerçekten hayret ediyor.

fuldem: kalbimdeki tahtını gratis’e kaptırmış mağazalar zinciri. gratis kadar sıklıkla ve büyük oranda indirime girdiğini hiç görmedim. şubeleri de o kadar yaygın değil. tek artısı kendi ürünlerini de satıyor olması. çeşit çeşit şampuanları var.

öznur: özellikle indirim zamanlarında içinde kendimi kaybettiğim kozmetik mağazası

mısra: bugün ilk defa gittiğim akasya acıbadem’deki mağazası oldukça büyük ve düzenli olan kozmetik firmasıdır. ayrıca bu mağazadaki çalışanlar da çok sempatik ve yardımsever gördüğüm kadarıyla.

tülay: genel bilinirlği yüksek markaların yanı sıra türkiyede pek duyulmamış markaları da satışını yapar fakat ürün devamlılığı yok pek fazla

ağça: Hem ürünleri hem de görevlileri iyi olan kozmetik dükkanı. Özellikle de saçlarınızı kendiniz boyuyorsanız size hangi tonun uyacağını Watsons’daki görevlilere sorabilirsiniz. Sonuçlar şaşırtıcı derecede başarılı.

damla: her hafta sonu mu bir alana bir bedava olur arkadaş dedirten mağazalar zinciri

fikriye: ısrarla ‘orjinal’ diyerek sattıkları parfümler neden kalıcı değil merak ediyorum¸geçen hafta aldığım parfüm 5 dk sonra uçup gidiyor¸şikayet ettiğimde¸açılmış değişim yapamayız diyorlar¸e kardeşim bende soruyorum sana¸bildiğim daha önce kullandığım parfüm bu¸sen tester zaten yok diyorsun¸orada ambalajını da açtırmıyorsun ben ürünü açmadan nasıl olduğunu nereden bileyim???bir daha watsondan 10 TL ye parfüm görsem almam bu kadar net!

aysar: Ilk açıldığı zamanlarda buradan aldığım bir moschino parfümden çok memnun kalmıştım bu tecrübeme dayanarak geçen sene yaşadığım yerdeki watsonsta şansımı denemek istedim. kokular kasa arkasında olduğu için görevliyle direkt iletişim içinde de oluyorsun¸ Görevli hanım bayağı dikkatli incelediğimi görünce bu kokuları size önermem dedi. ben de tester olmadığı için kokusunu önermiyor sandım¸ ee ne yapsın her taraf kamera açık açık söyleyemiyor da bir şekilde ima ile anlattı da ben de almaktan vazgeçtim. her watsonsta kasada beklerken bu anım aklıma gelir şimdi bakıyorum bayağı şikayet varmış ilginç .. Sırf üçüncü dünya ülkesiyiz diye her türlü pisliği biz çekiyoruz bunu yiyorsa Avrupa’da yapsana watsons!

çimen: selektif parfümleri arasında sahte parfümler de satan mağaza.buradan aldığım burberry woman 100 ml. bariz sahte. barkodu¸ keza kokusu da öyle. açık parfümden hallice ve midemi bulandırıyor.alalı uzun zaman olduğu için ve kutusunu¸ faturasını attığım için değiştirmedim ama sırf bu yüzden ayaklarım gitmiyor artık bu mağazaya.aman siz siz olun¸ bence alma riskine girmeyin :/ps: uzun zamandır kullandığım bir parfüm olduğu için kokusunu gayet iyi biliyorum bu parfüm çöpe atılmayı bekliyor ama bana ders olsun diye atmıyorum¸ bakıp çöpe giden 100 liramı hatırlıyorum.ps ps: efenim burberry parfümün fiyatından dem vurulmuş¸ burberry woman piyasada en ucuza satılan parfümlerdendir¸ bu zamana kadar bellamola¸ hepsiburada¸ misspera gibi sitelerden satın aldım fiyatlar 110-135 tl arasındaydı. watsonsa ödediğim miktarda 110 civarıydı sanıyorum bu yüzden makul geldi.bir diğer mesele ise parfümün sahte mi bayat mı olduğu. burberry parfümlerde şişe altındaki kod numarası şişe üstünde burberry yazan renkte ve büyük olur ama bendeki parfümde siyah ve küçüktü. checkcosmeticste kontrol ettiğimde böyle bir ürüne rastlanmadı:/ beni en çok phelendiren de bu oldu.

şiir: gratis’ten çok daha kaliteli olduğunu düşündüğüm en azından hizmet kalitesi konusunda gratis’ten çok çok daha iyidir.

cangül: Gratisin gölgesinde kalınca anneler günü kampanyalarına %40 revlon indirimini dahil etmiş 8 10 mayıs arası.

aykal: Yine her zamanki gibi¸ son dakika değişikligine giden mağaza. Bilerek bekledim¸indirimden hicbirsey almadim. Çünkü indirim orani begenilmeyince tekrardan indirime giriyor. Bu sefer ilk alanlar zararda oluyor. Neyse¸ revlona %40 yapmış hayirli uğurlu olsun..Hayal kırıklığı editi : seçili ürünlerdeymiş¸ ve bu seçili ürünler en işe yaramaz ürünleri bana göre.

hürrem: Bir şeye ihtiyacım olmadığında¸ öylesine girdiğimde bile 50 TLden aşağı çıkamadığım mağaza.

hale: gratis indirimi watsonsu tokatlamıştır. watsons atak yapmalı. bizi üzen mağaza.

zekiye: bir gratis değil.

ilayda: Kartal’daki şubesi yağmalanmış olan mağaza. Daha yeni açıldı. Bir kere ürün geldi. Herkes kapış kapış aldı¸ bir daha da gelmedi. Her gittiğimde gelecek diyorlar¸ ne zaman¸ bilmiyoruz diyorlar. Oldu o zaman. Umarım artık özen gösterirler şuraya da.

gaye: e hadi anneler günü indirimi yapsın dediğim yer.ayrıca çalışanları ilgisiz mağaza.şuan indirimde olan mağaza olmuştur kendisi.

tuğba: john frieda sheer blonde go blonder renk açıcı sprey’in artık burada bulunabileceğini duyuran mağaza.merak edenlere duyurulur.

belçim: açılıp kullanılmış makyaj ürünlerini bantlayıp kullanılmamış gibi satan mağazalar zinciri. şu rimmel başka bir yerde de satılsa da hiç tercih etmek zorunda kalmasam burayı.

perran: stok eritme amaçlı 1+1 kampanyası yapıyorlar uzun zamandır. ilk çıktığında bu haftasonu kampanyası iyiydi ama özellikle anneler günü indriminden sonra çok bozdu. mağazalarında en az satılan ürünleri belirleyip her cuma “hey yoo haftasonu kampanyası” diye mesaj atıyor. ayrıca geçenlerde pure beauty cc kremin testerı vardı kasanın yanında. “ayy bi tane alayım” diye atladım. kasadaki kadının dediği şey “ama sadece o markanın ürünlerini alana verebiliyoruz bakın barkodu var”. hayatımda bu kadar salakça şey daha duymadım. denemeden nasıl alabilirim ya da cc krem alana testerı hediye!

perihan: İstanbul Cennet Mahallesi’ndeki şubesine Revlon gelmemiş ve büyük ihtimallede gelmeyecek dedikleri¸beni hüsrana uğratan tükkan. Mağazanın metrekaresi küçük kalıyormuş efenim Revlon standı için. Nası ya?

ışın: bugün pastel ojelerini 7¸5 liraya sattığına şahit olduğum dükkan. acaba bu durumdan pastel’in haberi var mı merak ediyorum.

selin: 3-5 Nİsan 2015 tarihleri arasında seçili ürünlerde 1 alana 1 bedava kampanyası var.Not: hangi ürünler olduğunu öğrenmek isteyen mesaj atabilir.

ışılay: düzenledikleri güzellik ve kişisel bakım ödül töreninden hiçbir şey anlamadığımdırgüzel saç¸ cilt¸ el¸ göz ödülü nedir ‘allasen’?

hazan: Mersin subesine revlon gelmis kizlarrr stand dopdoluydu. Bu kadar hizli olmalarina cok sevindim.Bir not:kizlar sakin allik almayin. Testerlari bayagi inceledim. O kadar tuhafti ki yapilari bir turlu swatchlanmiyor ne bileyim cok garipti. Burda anlatamiyorum ama incelediginizde anlicaksiniz. Ha fircayla nasil olur bilmiyorum tabi.

çeşminaz: gratisten daha uygun indirim yapan ve daha cool bulduğum cennet^_^

şeyma: Yine ürünlere zam yapıp indirimdeyiz diye milleti aptal yerine koyuyorlar. En basitinden pure beauty’nin bb kremi indirimden bir önceki gün 19.90’dı bugün baktım 26 lira olmuş onun üstünden de %30 indirim yapmışlar. Resmen kandırıyorlar milleti.

utku: İndirim sebebiyle birkaç gün önceden alacağım şeylerin listesini yapmıştım. Dün watsonsa girdim ve kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığına uğradım. İstediğim bütün ürünler mi bitmiş olur! Hangi ürünü sorduysam malesef elimizde yok cevabını aldım ki sormasam da rafların bomboş oluşu sorularımın cevabını karşılar gibiydi. Sonra durdum ve dedim ki indirim zamanı uygulanan bi taktik falan mı acaba bu? Yok satan ürünleri indirim öncesinde getirmemeleri aklımda fazlasıyla şüphe uyandırdı.

ilke: bu indirim döneminde resmen yenilgisini ilan etmiş kişisel bakım marketleridir.iş çıkışı hemen uğradım neye elimi attıysam ürünün tester’ı var kendisi yok. çekmeceler tıklım tıklım dolu ama raflarda ürün yok. neyse görevlilerden rica ettim birkaç ruju aradılar ama çekmecelerden de çıkmadı.burada görevlileri töhmet altında bırakmak istemem çünkü onlar da emir kulu belli ki ürünleri talan etmekten korumak için çekmecede tutmayı politika olarak benimsemiş olabilirler ama tester’ı rafta olan ürünün devamı nasıl olmaz anlamadım. zaten görevliler çekmeceleri açmamak için direniyorlar. anladığım kadarıyla ürünlerin devamını da göstermek istemiyorlar.öyle aman aman bir indirim de yok zaten bir de almayı planladığım hiçbir ürünü bulamayınca çileden çıktım.sadece nivea q10 incili serumu aldım¸ aklımda birkaç ürün kaldı ama yok hiç gereği yok uğraşmanın.bu haftasonu benden uzakta olan gratis’te şansımı deneyeceğim.

destan: modamakyajaski nın dediği bugün benim de başıma geldi ama benimki olumlu yönde oldu. loreal üç etkili kusursuz makyaj temizleme suyu etiket fiyatından 12liraya düşmüş görünüyodu. kasaya gittiğimde aslında 8liraya düştüğünü öğrendim 🙂 her ne kadar benimki hoş bi sürpriz olsa da etikette yazan ile kasada kayıtlı olan fiyatta farklılıklar olması hiç hoş bi durum değil. müşteriden haksız kazanç elde ediliyor en nihayetinde. bunun kasıtlı olduğunu düşünmüyorum tabi bana kalırsa özensiz davranılmasından kaynaklanan bi durum. zira yapmaları gereken işlerinlerin arasında en favorileri müşteriyi psikolojik açıdan taciz etmek. onun dışında pek bişeyden haberleri yok.

didem: Etikette yazan fiyatla kasada ödediğiniz fiyatta farklılıklar yapabilen firma. Bugün Maltepe Park Şubesi’nde aldıklarım arasında bir saç köpüğü ve urban marka saç serumu da vardı. Saç köpüğünün raf etiketinde normal fiyatı ve %25 indirimli fiyatı yazıyordu. Urban saç bakım ürünlerinin rafındaki etikette ise indirimsiz zamanlardaki gibi tek fiyat bilgisi ve yanında kocaman “Urban saç bakım ürünlerinde %25 indirim” yazan kağıtlar vardı. Kasada bu iki ürüne de indirim uygulanmadığını gördüm. İlgili çalışana durumu anlattım. Beraber raflara gittik¸ uzun uzun inceledik. Saç köpüğünde hata yaptıklarını kabul etti . Urban ürünlerinin ise indirimli halinin etikette yazan olduğunu söyledi fakat bana hiç inandırıcı gelmedi açıkçası. Çünkü uzun zamandır o saç serumundan kullanıyorum ve normalde o fiyattan alıyordum zaten. Olayın asla maddi boyutunda değilim ¸ toplam indirim 10 tl bile etmiyordu belki 🙂 . Fakat hak yemenin büyüğü küçüğü olmaz. Bu tür şeylerin mağazaların güvenilirliğini zedelediğini düşünüyorum.

ilknur: Ankara park vera avm mağazasında haftasonu acayip bir pazarlama tekniği uygulayan mağaza zinciri. kapının önüne bir çarkıfelek koymuşlar. %10¸ %20¸ %30 indirim yazan çarkı çeviriyorsunuz şansınıza ne gelirse indirim kuponunu elinize veriyorlar. alt limit yok üst limit 165 TL. ne alırsan al kuponu kullanabiliyorsun. o güne özel miydi bilmiyorum ama kapıda şansıma %30 indirimi kapınca heyecandan ne alacağımı şaşırdım. aferin bana ki iki tane ıslak mendil iki sabun bir deodorant alıp çıktım.

dilara: Revlon’u getirmesi büyük bir adımdır. İsteklerimizi dikkate aldığının göstergesidir. Fakat Revlon’u getirmeden önce çok önce gelen Nyx’in hala çok az mağazada olduğunun ve fiyatlarının Amerika fiyatlarına kıyasla inanılmaz pahalı olduğunun farkına varması gereken mağaza zinciridir.

rüya: Fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla rujları 29¸90. Bence gayet makul indirimleri düşündüğümüzde. Çok seviniyorum böyle yeni markalar geldikçe. Hatta bence maybelline dir lorealdir bu standları eritmeli böyle orjinal markaları getirmeliler. Zira o markalara her yerden ulaşabiliyoruz. Çok güzel oldu bu çooook.

emine: Türkiyeye bi marka getiriyor ve yine kimseye yaranamıyor. Revlonu pahalı satacaklarmış yav satsın illa ki indirim olacak yurt dışında yüzüne bakılmayan loreal çok mu ucuz türkiyede sanki? Hiçbir şeyden memnun olamıyoruz

açela: Revlon markasını getirecek olduğunu öğrenmemle gözüme daha bir şirin görünen marka zira kaşlarımın dostu  brow fantasy nin dibini görmüş bulunmaktayım. Umarım fiyatları aşırı şişirmezler. edit: linki bir türlü çalışmayan cicişin çırpınışları

zülal: şeker kokulu duş jelleri ve banyo köpükleri olan mağaza.yorgun geçen günün ardından üşenilerek girilen banyodaki küveti bu süper kokulu şeker şeylerle doldurduğunuzda banyo yapmak işkenceden çıkıp büyük bir zevke dönüşür.

zümrüt: Sevgili babe sayesinde revlon markasını getirteceğini öğrendiğim mağaza. Bu habere sevindikten sonra acaba hangi ürünleri getirtecekler¸ çok da ünlü olmayan ama örneğin benim çok sevdiğim (bkz: revlon colorstay whipped fondöten ) de aralarında olacak mı diye merak etmedim değil. hadi inşallah :)Edit: bizzat açtığım başlığa bakınız verdiğim için mi eksilendim acaba? Öyleyse ne var bunda? Değilse “çok kötü” olan nedir acaba? Te allam.

şebnem: Revlon’u getiriyormus gercekten. Gratis’in The Balm¸ WetnWild ve Gosh’uyla kapisabilcek bi adim atmis sonunda.

nursel: içeri girdiğimde çıkamadığımdır. çoğu zaman alışverişimi buradan yapıyorum. bazen yoğun olduğu günler kasiyer sıkıntısı yaşanıyor. o zamanlarda pek hoşlanmıyorum diyebilirim. 2 kasalık işi tek kasiyerin yapması ve girişe kadar sıra oluşması işleri zorlaştırıyor. gerçi farklı watsons’larda da böyle midir bilemiyorum. bazen sırf (bkz: rimmel london) için de gittiğim oluyor. şu ana kadar çalışanlarıyla ilgili pek çok duyum aldım fakat ben hiç karşılaşmadım.

türkan: Nyx markasını getirdi de geri mi çekti ben görmeden acaba diye düşünmüştüm bir ara ama sanırım mağazalarında görenler var. 🙂 Ben Bakırköy’de hiçbir mağazasında göremedim maalesef. Neyse ki Carosel AVM’ye Revlon geldi de onu görebildim. Matte balm alacaktım hemen ama dedim sonra bir indirim olacak pişman olacaksın sabret kendimi tutarak çıktım mağazadan. Bir de uygulamasını yükledim telefonuma her perşembe WOW indirimleriyle ilgili bir bildirim geliyor¸ 1 alana 1 bedava ürünleri tek tek belirtiyorlar. Mağazada 1-2 görüyordum öncesinde böyle bakmak benim açımdan iyi oluyor. Beğendiğim¸ kullandığım veya merak ettiğim 1 ürün kampanyadaysa hemen iş çıkışı alıyorum rahatlıyorum. 🙂

sunay: Bugün yaklaşık 1¸5 saat önce İstanbul Cennet Mahallesi şubesinde yanlışlıkla parfüm kırdım. Kasanın önünde sergilenen 15TL gibi fiyatı olan (yanlış hatırlamıyorsam) çiçek kokulu parfümlerden. Arkadaşıma orkideli olan şişesini gösterirken elimden düşürdüm şişeyi. Kırıldı¸parfüm yere döküldü. Çok özür dilerim tester parfümü kırdım dedim. Tester mester doluydu ağzına kadar şişe. Kasadaki beyefendi “hiç önemli değil¸lütfen kendinizi üzmeyin” dedi. Aldıklarımı öderken tekrar sordum kırdığım parfümü de ödemek istiyorum diye. Kabul etmediler¸önemli değil dediler. Ben de çok naziksiniz teşekkür ederim diyip çıktım. Böyle kibar ve anlayışlı insanlarıda bünyesinde barındıran güzellik marketi.

gürcan: Yeni bi marka getiriyorlarmış revlon diye tahmin ediyorum ama elf de olabilir  ay hadi inşallah

mehtap: Forum Trabzon’daki çalışanlarının hepsinden şikayetçi tüm arkadaşlarım. içeri girdiğiniz anda peşinize takılıyor¸ sizi süzüyor almayacaksanız tersliyor surat asıyorlar. hangi ürüne el atsam açılmış¸ kullanılmış. sadece rimmel london standı için gidiyorum zaten yoksa adım atmam.

ahlem: İzmir Balçova Kipada ki mağazada bir abla! var ki sırf onun yüzünden girmek istemiyorum¸hatta bakıyorum o oradaysa erteliyorum alışverişimi.Yok kardeşim renkli kozmetiklerin yanına vardığın anda kadın yanında bitiyor¸dokundurmuyor¸almadığında surat sallıyor¸çok şey biliyor havasında ezmeye çalışıyor!tamam güzel küt kesimli saçların var ama suratına yaptığın bir kilo saçma makyaj o suratsızlığını kapatmıyor¸onun dışında başka hiçbir çalışanından şikayetçi değilim!

münevver: sevgililer günü indirimi diye parfümlerde % 40 indirim yapmışlar ki tadından yenmiyor bvlgari aqva nın 100 ml lık şişesini 119 tl ye kaptım vallahi mutlulukdan ucacaktım cicişler

rabia: Pazar günü baktığım L’Oreal farin fiyatı 30tl iken sevgililer günü indirimine girince bir anda aynı farin fiyatını 43 tl ye çıkarıveren kozmetik mağazası. Hep duyuyordum indirimden önce fiyat arttırdıklarını ama bugun kendi gözlerimle de şahit oldum.

tunay: özellikle kavanoz kutuda satılan¸ yine watsons marka saç kremleriyle beni büyüleyen kozmetik mağazasıdır. bu saç kremlerinin biralısı¸ yoğurtlusu¸ vb. vardır ve saçlarınıza tam anlamıyla bakım sağlarlar.

çisil: “aralık ayı boyunca 100 tl alışveriş yapana 2015 puan” yükleyecekleri kartlarını bir daha asla kullanmayacağım mağazalar zinciri. neymiş efendim o alışveriş¸ 18-31 aralık arasında yapmalıymışım öyle geçerli olurmuş. ulan zaten 100 puan 1 lira gibi bi saçmalığın ar daha ne!onca gratis ve rossmancılara karşı yıkılmayan tek watsons kalesiydim¸ yıktın beni watsons.

firdevs: evde kozmetik ya da temizlik hiç bir ihtiyacınız yokken bile önünden geçerken şöyle göz ucuyla içeri baktığınız çoğu zaman da ihtiyacınız olmamasına rağmen yine de içeri girdiğiniz ve kucak dolusu bişeyler ile çıkma ihtimalinizin olduğu bir yer. yoksa da oldurtur efenim.

nil: Görmedim/duymadım/bilmiyorum oyununu en güzel oynayan çalışanlara sahip firma. Geçen günlerde kartımı evde Unuttuğumu belirtip telefon numaram ile alışveriş yaptım. Ne hikmetse bugün yine yanımda olmadığını belirtip¸ telefon numaram ile işlem yapılmasını rica ettiğimde böyle bir şey yok denildi. Artık bu uygulamayı kaldırdık deseler belki inanıcam. Fakat hiçbir zaman böyle bir sistemimiz bulunmadı cevabı beni iyice sinirlendirdi. Çalışanına eğitim vermesi gerektiğini düşündüğüm firma.

ece: Çalışanlarının sattıkları ürün ile ilgili fikri bile olmayan mağaza. Saçıma bakım yağı sürdükten sonra kullanabileceğim naylon bone arıyordum. Watsonsta shower cap adıyla satılan ürünü aldım elime ve çalışana istediğim ürünün bu olup olmadığını sordum (bilerek) çalışan ürünü alıp inceledi ve söylediği şey şuydu¸ hımm evet bunu o amaçla da kullanabilirsiniz. yanii herhalde bu o olabilir hımm tam bilmiyorum ama..Yorumum yok. Akıttığımız paralar karşısında bize ürün satması ve bizimle ilgilenmesi için karşımıza diktikleri insanlar böyle. Ya hiçbişey bilmezler ya ürün satayım derken seni aşağılamaya çalışırlar (sorduğun sorularla) yada suratsız suratsız davranıp seni aldığına alacağına pişman ederler.

nurseli: her zaman aklımdaki tek ürünü almak için girip¸ birden fazla ıvır zıvır ürünle çıktığım¸ fiyat/performans ürünleri dolu kozmetik mağazası. saçma sapan ve hiç kullanmayacağım ürünleri almış olup¸ eve geldiğimde niye aldım ki ben bunu dediğim ürünleri olsa da uzun süredir marketlerin kozmetik reyonuna hiç uğramamamı sağlayan mağaza.

şevval: kartını aldığımda 3 gün önceden telefona kartınız aktiftir mesajı gelmiş olmasına rağmen mağazalarında inatla “kartınız aktif değil¸ size öyle bir mesaj gelmemiştir¸ yanlış okumadığınıza eminsiniz di mi?” diye sormalarının ardından sinirle gelen mesajı göstermemle kasadaki beyfendinin renk değiştirdiğini gördüğüm kozmetik mağaza zinciri. mesajı da gösterdikten sonra aldığım cevap “hı¸ siz 1-2 gün daha bekleyin anca olur o” cevabıyla birlikte aldıklarımın hepsini kasada bırakıp çıktım. illa almam gereken bir şey varsa önce çevredeki tüm gratislere gidiyorum¸ sonra buraya giriyorum artık öyle bir inat.

çağla: Bu yılbaşında indirim yaptılar mı yapmadılar mı hiçbir şey anlamadığım kozmetik mağaza zinciri. Ayrıca ne zaman rimmel london standında gitsem¸ merak ettiğim hiçbir rujun testerini göremiyorum. kate moss serisinden en bilinen birkaç rujun testerini koyuyorlar¸ ama diğer serilerden hiç tester koyma zahmetinde bulunmuyorlar. Anladık artık kate moss serisinden 07 nolu rujun rengini¸ bilmeyen kalmadı watsons! Artık diğer serilerden de tester koyma zahmetine girişin lütfen. Denemeden etmeden ruj almak zorunda kalıyorum.

hande: Watsons karttaki puanları her alışverişte sadece belirli bir kısmını kullandırtan kozmetik mağazası. İki gün önce max factor’un iki ürün alana 2000 kalori maskara kampanyasını sorduğumda ürünleri tanıtan¸ bugün ise indirim olduğu için bu kampanya yapılamıyor diyen çalışana da sahip ayrıca. O zaman neden bu kampanyanın 31 aralık’a kadar olduğunu yazıyorlar anlamadım. Şirketin kendi yapacağı yılbaşı indiriminden haberleri yok mu acaba?

pelinsu: indirim değil de çaktırmadan bindirim yapıyorlar bence.

güniz: Uygulamalarını saçma bulduğum yerdir. Etikette 8 tl olarak yazılan Rimmel marka dudak kaleminin kasada 13 tl çıkmasıyla iyice soğudum. Üstelik indirim olacağını düşünürken kalemlerin indirime dahil olmadığını da öğrendim ayrıca. Bir markada indirim yapıp da bazı ürünlerini hariç tutmak nasıl bir mantıktır onu da anlayamadım. Ayrıca geçenlerde 6.25 liraya aldığım Pure Beauty makyaj temizleme mendilinib indirim zamanı 8 kusur liraya fırladığını görünce iyice sinirlendim. Çalışanları ilgili ve yardımsever tek olumlu yanı buydu ama ama bu saçmalıklardan sonra daha da gitmem dediğim yer oldu benim için.

güngör: çalışanlarının birçoğu bilgisiz olan mağaza. çalışanlarını daha özenle seçmesi veya eğitmesi gereken mağaza.

irem: Birkaç arkadaşın yazmasından sonra belirtme gereği duydum. ben kuponlarını yılbaşı indirimiyle birlikte kullandım hatta hiçbir itiraz da duymadım bununla ilgili. çalışanlarının kendi keyiflerine göre kupon kullandırdığı mağazalar zinciri de diyebiliriz sanırım.

seçil: rimmel london’da %35 gibi saçma sapan bir indirim oranına giderek antipatimi kazanan zincir kozmetikçi. iyi ki bir rimmel london’ınınız var ha. o da olmasa zaten uğramam. forever gratis!

mine: kuponlarını yılbaşı indiriminde kullandırmayan mağazalar zinciri.

leman: Bir Gratis değildir asla da olamayacaktır. Kendi ürünlerini sevmiyorum. Başka markalarda da ürün çeşitliliği yok. Sadece Rimmel’in rujları için uğradığım yer oldu benim için. Onun dışında Türkiye’de drugstore deyince ben Gratis derim¸ Watson aklıma bile gelmez.

hanzade: Kızlar ankara bilkent civarında olan varsa¸ bilkentcenter’a watsons açılmış.

kevser: şu kartla birlikte verilen indirim kuponlarını şu anki indirimle birleştirmeyen kazıkçı¸ fırsatçı¸ çalışanları soğuk nevale ötesi bir yerdir. sevmedim¸ sevemedim¸ sevemiyorum.

verda: Aşırı derecede cimri ve paragöz bulduğum kozmetik mağazası. İndirimleri indirim değil bindirme indirme oluyor. Watsons kartı parayla aldığımız yetmiyor gibi içindeki kuponları büyük indirimlerde kullanamıyoruz. Puanlar desen düzenli yüklenmiyor. Önceden evime yakın olduğu için sürekli oraya giderdim ama artık gitmek hiç içimden gelmiyor.

aslım: nefret ettiğim mağaza.dün cevahir watsons’a gittim. Şampuan¸rimel¸duş jeli¸pamuk¸roll-on¸ aseton¸oje¸yüz yıkama pedi¸törpü aldım ve 63 tl tuttu. İndirimli yazdıkları hiçbir şey indirim fiyatlarında değildi hatta tam tersi kasada daha pahalı çıktı. 63ü duyunca şaşırdım istemsizce bi poşete baktım aaa ne almışım diye kasadaki bayan arkadaş elimden poşeti çekti aldı hepsi orda işte neye bakıyorsunuz dedi peki dedim kredi kartımı verdim içinde bonus puan var ondan çekin dedim bana içinde puan olmadığını söyledi ısrarla var dedim yok diyorum yalan mı söylicem diğer cihazlardan da mı göstereyim dedi tamam normal çekin dedim taksit dedi naparsanız yapın dedim ve çıktım ardından başka mağazaya gittim içindeki bonus puanı nedense onlar görebildi. Bir daha watsons’a gitmem rossman’a giderim gratis’e giderim ama watsons benim için bitti.

şeyda: Bugün maybelline’de zaten indirim var diyerek “ekstra” indirim kuponumu kabul etmeyen mağaza.Almadan çıktım.

şule: An itibariyle pupa Milano standı kurulan kozmetik mağazaları

kıymet: gratisle karsilastirilinca daha hijyenik¸ hatta taha tibbi buldugum kozmetik magazasi. Ve en onemlisi¸ rimmel london cenneti.

nevin: İndirimi beklenildiği gibi olmasa da¸ watsons kartla birlikte verilen indirim çekleriyle birleştirildiğinde oldukça güzel fiyatlar ortaya çıkıyor. kartta çok çabuk biriken puanların kullanılması da üstüne bir artı daha ekliyor. gratis indirimi bu de düşüncelerimi destekler nitelikte oldu.

meral: Gratis indirimini görünce indirim düzenlediğinden indirimin ilk günlerinde hiç alışveriş yapmadığım mağaza. Ayrıca Rimmel London’da yüzde otuz beş hiç olmamış.

ahenk: indirimlerinde hiçbir zaman aradığımı bulamadığım¸ hatta normal zamanlarda bile çok ürüne denk gelemediğim mağaza. belki bulunduğum ille ilgili bir durumdur ancak genelde az ürün oluyor¸ aradığınız rengi veya ürünü bulamıyorsunuz. indirimlerde zaten tamamen yağmalanmış oluyor.

zühal: şuan trendyol da bulunan mağaza. ilk defa gelmiş¸ görünce şaşırdım. burnumun dibinde onlarca watsons varken tabii ki burdan almam ama şehrinde bulunmayan cicişler göz atabilir.

çişem: Bloggerların besin kaynağı gibi birşey olmuş kendisi. Müşteriler kaale aldığı yok. Beslediğin bloggerların senden alışveriş yaptığı da yok. Zaten mağazada ne varsa yolluyorsun almalarına gerek yok tabi

petek: Gratis’in her adım başında bulunup Watsons ‘ın genelde avm lerde olması itibariyle Gratise daha sık uğrayıp kendisini ihmal ettiğim bir kozmetik mağazası. Ancak Maltepe’ye mağaza açması beni çok sevindirdi be kullananlar kulüp !! Artık daha sık takibimdesin Watsons.

seval: şuan telefonuma gelen mesaja göre 1 alana 1 bedava kampanyası gelmiş olan kozmetik.14-15-16 kasım için geçerli¸ vaziyet alınız.

pembe: Başlangıçta Gratis’ten çok daha öndeyken Gratis gerek ürün çeşitliliğini artırması¸ gerekse yaptığı indirimlerle atağa geçerken geride kalmış kozmetik mağazalarıdır bana göre. Fiyatlar daha pahalı¸ indirimler yetersiz¸ getirilen yeni ürünler nyc veya nyx pek çok yönden yetersiz. Tek artısı rimmel ürünleri ki onda da ürünler eksik çoğu zaman.

ceylin: Watsons’a gitmeye alışınca Gratis’den hep uzak duruyordum ama bir kez girdikten sonra evime yürüme mesafesine de 4 dükkan açınca (Bağdat Caddesi&Minibüs yolu) indirim üstüne indirim yapınca Watsons’ı sık sık Gratis ile aldattığım doğrudur! Üzgünüm çünkü ay sonu indirimleri beni resmen batırıyor!

nalan: Gratış ın indirimlerine göre indirim ayarlayan bu sebepten gözümde ezik konumundadır watsons. İndirim yapar diğer gün oranları arttırır çünkü gratış indirimini açıklamıştır . İhale peşinde koşan şirketler gibiler karşı taraf ne kadar teklif edecek modunda yarışıyorlar

The Balm

pembe: doğru yazım şekli thebalm olan¸ benefit gibi san francisco menşeili kozmetik markası. ayrıca amerika’da fiyatları high-end ürünlerle yarışmaktadır. yani sırf indirimden daha uyguna alabiliyoruz diye indirimsiz zamanında verdiğimiz parayı haketmsusiyormuş şeklinde düşünüp değerini azaltmamak gerekir.kendi sitesine ve satışını yapan diğer internet sitelerine bakıldığında mary-lou manizer’in 24 dolar gibi bir fiyatı var mesela. geçtiğimiz aylarda hautelook sitesi yüzde elli indirim yaptı da bu görülmemiş bir şey olduğundan kızlar çılgına dönüp bütün thebalm ürünlerini tükettiler sitenin. ki o haliyle bile bizden daha ucuza alamadılar kendi ülkelerinde üretilen markanın ürünlerini. yatıp kalkıp gratis’e dua etmemiz gerek bence yüze elliye varan indirimleri için.

ceylin: yeni paletlerini neden internet sitelerini koymadıklarını merak ettiğim marka. bugün nude dude paletini bulma ümidiyle gezdiğim yedi gratiste çekmeceleri karıştırırken hiç görmediğim ürünler buldum. meğersem satışta olan ama hiç reklamı olmayan ve standta da olmayan ürünlermiş.görebildiğim kadarıyla iki yeni gloss var¸ kırmızı ve nude.iki çeşit de minik palet var (avuç içine sığar boyutta). biri smoke balm¸ ince uzun bir dikdörtgen içinde üç renk far var. kibrit kutusuna benzetmişler¸ üzeri ve kenarlarındaki motifle. iki farklı renk versiyonu vardı.diğeri de driver’s licence¸ adı üzerinde ehliyete benziyor. içinde minicik bir allık¸ bir highlighter¸ mat bir far ve ışıltılı bir far vardı. yine iki farklı renk versiyonu var.the balm satın alırken gerçekten albenisine kapılmadan ürünleri objektif incelemeye çalışıyorum¸ yoksa bu satın almanın sonu yok¸ kırk yılda bir far süren bir insan olarak bir sürü far paletim var. o yüzden yıllarca nude tude’a karşı koydum (çok kahve) ama nude dude’u istiyorum (daha pembe). neyse bu minik paletlerin ise ambalajı dışında hiçbir albenisi yok zira farlar¸ highlighter¸ allıklar hep the balm’ın başka paletlerinde veya tek olarak olan renklerin tekrarı. ilgilenen olursa indirimde fiyatları 15 tl imiş ama bence değmez.nude dude’a ne oldu mu dediniz? elbette bulamadım

nalan: sabahin köründe beni kaldırıp indirimden balm jovi ve far bazına sahip oldugum marka izin verirseniz şuraya biraz mutluluk göz yaşı bırakiciim

yosun: Gratislerde bulunan ürünlerinin parabensiz olduğunu bildiğim(en azından araştırdığım kadarıyla) marka. Sık sık indirim oluyor ama asıl indirimler bayramlarda ve özel günlerde %40 -%50 civarında oluyor. Allıklarını¸ pudrasını¸ far paletlerini¸ far bazını¸ aydınlatıcısını¸ fırçalarını¸ bronzerını denedim¸ kullanıyorum¸ seviyorum.

ceyda: eyelineri güzel olan¸ balm jovi ve nude tude – dude paletlerine göz diktiğim markadır ( almadım henüz kararsızım¸ herkes ne yapacaksın diyor¸ sizce almalı mıyım )

jale: *Nude Tude: Çok çok güzel bir far paleti. Bir kaç renk dışında geri kalan hepsini kullanıyorum. Biraz fazla tozutuyorlar evet ama çok pigmentli olduğundan buna fazla takılmıyorsunuz bi süre sonra. Yalnızca en baştaki iki renk (beyaz ve sarı) bana biraz acayip geliyor¸ aydınlatma için asla kullanamıyorum çünkü çok keskin renkler¸ biri bembeyaz biri sapsarı. Son olarak içinden çıkan fırçasının kesik uçlu tarafını kaş doldurmak için kullanıyorum¸ diğer tarafı çok tırt.*Put a lid on it far bazı: Sanırım tek olumsuz özelliği uyguladıktan sonra göz kapaklarınızın ürünü emmesi için 1-2 dk beklemek zorunda olmanız. Farların renginin belirgin bir şekilde daha güzel gözükmesini sağlıyor ve uyguladığınız farlar 6-7 saat kımıldamadan kalıyor. İndirimde felan bulursanız kaçırmayın derim.*Down Boy Allık: Çook tatlı bir şeker pembesi. Beyaz tende çok güzel duruyor¸ fotoğraflarda güzel çıkıyor. Real Techniques Multi Task Brush’la uyguluyorum¸ sonuç başarılı.*Instain Allık/ Pinstripe: Rengi çok asil duruyor¸ çok pigmentli bir ürün uygularken elinizi korkak alıştırmakta fayda var. Ayrıca  Nars Sin allığa dupe olarak gösteriliyor.

imge: Çoğu ürünü indirim zamanı Amerika’dan bile ucuzdur. Aydınlatıcısı bi harikadır. Farları pigmentlidir. Severek kullanılır.

dilan: Aslında çok pahalı olan markadır. Daha da pahalanırsa ve indirime girmezse ürün almayacağım markadır. Pahalanırsa Benefit gibi high end fiyatlarını hak etmeyecek markadır. Eminim herkes de elini eteğini çeker o zaman the balm’dan. Ona göre Gratis. (bkz: (no:31996) ) Edit: (bkz: ucuzsa kalitesizdir algısı)

pervin: ucuz değildir arkadaşlar¸ siz hayırdır? meet matt(e) küçük fark paleti 54 liraymış¸ indirimdeymiş¸ üstelik ne zamandır peşindeyim. kurbanı bekliyorum¸ 25 liradan azsa alabilirim. yoksa yine avucuma bakacağım.bende eyelinerı var¸ 14 liraya almıştım indirimde. ucu ince¸ incecik çekebiliyorum¸ çok güzel. biraz zorlanınca dağılıyor ama olsun. çıkarması da baya zor ayrıca. ama seviyorum.allık kullanmıyorum¸ ama kullansam da o kadar para dökemem.

sevgi: O kadar ucuz ucuz denildi ki burda ¸yakında sephoralarda satılırsa şaşırmayacağım gratisten kalkıp ¸çok takıldık bence ucuzsa ucuz ¸aaaaa

sevinç: schwing eyelinerı şöyle güzel bir indirimde yakalarsam¸ almak¸ denemek istiyorum. bu eyelinerla¸ maybelline gel eyeliner arasında kaldım..

evşen: Fiyatları yurt dışına oranla uygun demek yanlış olur. Çünkü uygun kelimesinin ötesinde bir ucuzluk söz konusu. Neyse nazar değmesin Ciddi alıcılara not: Allıkların gramajları haddinden fazla.

fadime: bana ambalajlarıyla benefit’i anımsatan marka. farlarını kullanmadım elimde sadece put a lid on it far bazı bulunmakta ve kendisinden çokta memnunum. geçen gün gratis’te allıklarını denedim ve kalıcılığını beğendim. en kısa zamanda alacağım.

okşan: gratis’i sevme nedenim. hem ambalajları güzel¸ hem ürünleri kaliteli¸ hem de fiyatı uygun. standlarındaki çoğu ürüne sahibim. memnun olmadığım tek ürünü tester’ına bakmadan aldığım sim içeren ruju.

yeliz: farlarının pigmentasyonları mükemmel olsa da fırçası dokundurduğum an her bir tanesinin hava da uçuşmasının beni sinir ettiği marka

ilkyaz: bazen kahve tonlu farlarını bronzer¸ pembe tonlu farlarını allık¸ meşhur aydınlatıcısını da far olarak kullandığım marka. cildim öyle çok hassas falan değil. bende sivilce yapmadı. kalıcılıkları da gayet başarılı diye düşünüyorum. bence çoğu ürünü fiyatının üstünde bir performans sergiliyor. kullanmaya devam.

su: çok pahalı çok.

seren: Neden ucuz olduğunu çok dillendirmememiz gerektiğini düşündüğüm marka. Üzümü yiyip bağını sormayalım. Sonra bunlar pahalı da olsa alacaklar algısını oluşturursak basarlar zammı. Böyle güzel¸ daha da pahalanmasın lütfen.

züleyha: nasıl türkiye’de yurtdışından daha ucuza alabiliyoruz izahatını çok merak ediyorum. bir de bu markanın adı birleşik yazılıyor gibime geliyor¸ thebalm şeklinde.

uhra: kısa süre öncesine kadar Bursa’da gratis olmaması sebebiyle çok merak ettiğim markaydı. gratis açılır açılmaz ilk aldıkların nude tude¸ hot mama ve mary lou manizer. açıkçası mary lou yu çok seviyorum ancak almasam da olurmuş. highlighter için kalın yapıda buluyorum¸ far olarak da ömrümün sonuna kadar bitiremem sanırım. o zaman niye çok seviyorum bilemiyorum. :/

arın: paketleriyle bile insanın gönlünü çelen¸ ürünleri paraben içermeyen güzel marka. ınstain allıklarından var bende¸ sanırım her gün heidi olana kadar boyayıp çıksam anca bitirebilirim. pigmentasyonu çok kuvvetli zaten fırçayı söylece bir değdiriyorum ona rağmen fazlalığını almazsam pespembe yapıyor. şimdilerde hot mama’yı gözüme kestirdim¸ şöyle güzel bir alışverişe çıkıp alma niyetindeyim onu da.

seda: üstündeki pin-up hatunlarıyla gönlümüzü fethetmiş marka. Nude tude¸ meet matte ve mary lou ile ünlenmiştir. Plump your pucker lip glossu içinde nane yağı barındıran az uyuşturan az da can yakan dudak dolgunlaştırdığını vadeden şeydir lakin pek de bir esprisi yoktur özellikle dışındaki renge aldanmayın çok uçuktur renkleri .

göknur: mükemmel pigmentli ve kalıcı ürünleri var tek sorun aşırı tozutma

kısmet: Hot mama:Balmdan aldığım ilk ürün.Çok güzel sedefleri olan bir allık.Özel günlerde daha çok elim gidiyor.Çünkü güneş altında gözenekleri daha bir belli ediyormuş gibi geliyor.Down Boy allık:Çok tatlı tam bir bebek pembesi allık.Ne süreceğimi bilmediğim zamanlarda hep elim buna gider.Buğday tenimde gayet güzel durdu yalnız beyaz tenlilerin üstüne atlaması gereken bir allık bence en çok onlara yakışır.Frat Boy:Bu allık insana çok sağlıklı bir görüntü oluşturuyor bence.Balm jovi paletimin içinde var ama büyük boyunu alıcam kesin.Balm Jovi palet:Farların renkleri çok güzel ama bana çok küçük geliyor boyutları.Hatta indirimdeyken nude tude alcaktım ama palet kocaman olmasına rağmen farları küçücük.Mutlaka sevdiğim bağlanıcağım bir iki far olcak içlerinden ve onlar için tekrar far paleti alınmaz bence.Bu yüzden bir dahakinde Meet matte nude alıcam hem farlar büyük hem renklerin hepsi birbirinden güzel ve kullanışlı.Cabana Boy:En son aldığım ve aşırı sevdiğim elimden düşmeyen allık.Renginden korkmuştum başta ama yanakta o kadar koyu durmuyor.Favori allığım oldu kendisi.Sexy Mama:Stay matte pudra alıcaktım ama önce bir sözlüğe bakıyım dedim.İkisinide kullanan arkadaşların bundan daha çok memnun olduğunu okuyınca hiç düşünmeden aldım.Kesinlikle doğal olmayan bir görüntü vermiyor.Yüzü matlaştırıyor ama ”bak ben pudrayım” demeden yapıyor bunu.Çok sevdim.Balmshelter Parlatıcı:Hiç yapış yapış olmayan bir yapısı var bendeki rengi pin up girl.Sürdüğümde çok bir renk verdiğini söyleyemem zaten o amaçla almadım.Ve kokusu çok güzel big bubble gibi bir şey kokuyor.Mary Lou aydınlatıcısı:Ben allığımı sürdükten sonra elmacık kemiğimin üstüne sürüyorum çok az güzel bir aydınlık ıslak bir görünüm veriyor.Üstelik büyük bir boyutu var bir kere aldınız mı uzun süre gidicek bir ürün.Son olarak balmın tek sevmediğim ürünleri rujları iki ruju var biri kahverengi olan biri nude olan.Renkleride yakışmadı yüzüme yapısını da beğenmiyorum neden aldım bilmem.

berceste: ambalajına bayıldığım marka ki sexy mama bitince kıyamayıp atmadım şu an içinde kendi karıştırdığım allığım var

ferda: avrupa fiyatları pahalı olan marka.

hilal: Bütün makyaj malzemelerimi the balm ürünleri ile değiştirmek istiyorum. Bir tek  meet matte far paletini kullanamıyorum renkleri bana pek hitap etmedi.  Efenim aydınlatıcısı hakkındaki fikrim kiracının kızı benim odama dalıp aydınlatıcımı delik deşik edip kabını kırmış :// evlat acısı bildiğin gebertecektim çocuğu o kadar içim gitti.Yine hem bronzer hem aydınlatıcı sınıfından mery lounun kardeşi  betty lou pek kullanmasam da turuncu yanaklı bir abla olmak istediğimde kullanıyorum hafifçe kullanıldığında ise güzel bi aydınlık veriyor. Esmer bayanlara daha uygun. Diğer yandan bu aydınlatıcıdan acayip güzel göz makyajı çıkıyor ela gözlüler bi denesin derim 🙂 Balm shelterinden (açık rengi) 3 tüp yedim 😀 link sürdüğümde eski odun bey akşama kadar yanaklarımı sıkardı. Bahama maması benim açık tenimde mükemmel kontür yapar. Kapatıcısı biraz çizgilenme yapıyor ama ve lakin sürümü ve dokusu hoşuma gitti bourjoisin healthy mix mi ne o kapatıcısından sonra kullanımı epey kolay geldi. Büyükçe bi far paleti var rujlu allıklı sarı kalp aynalı rocklı bir şey bu paletin farlarına aşıkım <3 hele de bordo ve de gül kurusu rengine bitiyorum. Stiniac diye bi kalıcı dudak yanak ürünü var ondan memnun değilim. Hem kurutuyor hem kalıcı değil. Sexy mama bu güne kadar en sevdiğim pudra oldu ötesini tanımıyorum.Rujlarını hiç denemedim dahi çünkü ben ruj insanı değilim. Bana medplus versinler gerisine gerek yok. koyu makyaja bile çıplak dudaklar kullandığım oldu. Aslında güzeldirler ne ince ne kalın orta halli ama¸ gözüm pek rujları görmüyor.Fırçalarını denemedim merak ediyorum.Yeni meet matte nude paleti çok datlu eskisini satabilirim size :D sermayesini çıkarırdım yenisinin ne var ki :((bugünde gidip far bazını alacağım yuppieee <3

hümeyra: pin-up manyağı biri olarak ambalajlarına hasta olduğum marka. en beğendiğim allığı bir beyaz tenli olarak (bkz: the balm frat boy ) ayrıca (bkz: the balm schwing eyeliner ) indirimde denk gelinirse alınası fiyat performans açısından başarılı buluyorum.

bedran: O paketlerin güzelliği… Ben bugüne kadar sadece Balm Shelter’ı kullanmama rağmen diğer ürünlerinin çok güzel olduğunu duydum ve bayram indiriminde alınacaklar listeme ekledim¸ hepsi benim olsa doymam ^.^Not: Balm Shelter kapatıcılığı az ama kendi cildinizmiş gibi duran¸ mat bitişli olmayan ürün. İnsanlar ‘yüzüne ne sürdün bugün?’ değil¸ ‘yüzüne yaptın/yaptırdın?’ diye soruyor. İndirimde 22-23 liraya almıştım¸ her kuruşuna değer!

rahşan: Henüz elimde nude tude far paleti¸ down boy allık ve sexy mama pudra var. Hepsinden çok memnunum. Bir sonraki indirimde göz bazını ve balm jovi paleti de almayı planlıyorum. Hatta belki bir de frat boy allık. Müthiş olur değil mi sözlük?

gül: Türkiye’de satılmayan ürünleri var ve ben onların gelmesini dört gözle bekliyorum.

anise: ambalajlarına ve ürün isimlerine hasta ettiren bir marka. pigmentasyon olarak yüksek ve kaliteli aklımın çıktığı marka.farları ve allıkları harikaa

handan: allıklarından bir tanesine derhal sahip olmalıyım dedirtir.ben makyaj işine daha yeni girişiyorum ilk allığım şerefini de bu firmaya vermeye karar verdim. 🙂

altın: Sadece balm shelter”ı ve sexy mamayı kullanma fırsatım oldu.Renkli nemlendiriciyi en açık rengi olmasına rağmen yazın bronzlaşınca kullanıyorum diyeyim ¸anlayın.Sexy mama güzeldi öneririm .

zeynep: Türkiye’de Gratis’te satıldığı için¸ ne kadar iyi bir marka olduğunu çoğu kişinin farkında olmadığını düşündüğüm marka. Ürünleri çok kaliteli ve pigment açısından baya iyi. Özellikle allıkları Mac’in iğrenç allıklarını havada katlar¸ indirim günlerinde resmen stokluyorum.

günay: Gratis’in indirimleriyle çok uygun fiyata alınabilecek¸ çok kaliteli bir markadır. Bu markada Nars’ın birçok ürününe dupe bulmak mümkündür. Mesela bahama mama (Nars laguna’ya) hot mama (Nars orgasm’a) pinsptirpe allığı (Nars sin’e) dupe gösterebilir. Özellikle far paletlerini çok seviyorum. Birazcık tozutabiliyor ve paketleri kirlenebiliyor ama fiyat-performans açısından oldukça iyi olduğunu düşünüyorum.

semra: Allıklarının pigmentasyonu inanılmaz. Hafif elle uygulamazsanız tokat yemiş gibi olursunuz cicişler.

şennur: Allıkları ve aydınlatıcısı çok başarılı.Farları genelde tozutuyor. Yoklukta giden bir kalitesi ve çok güzel renkleri var.

feray: farları¸ allıkları ve far fırçaları çok iyi olan¸ aldıkça alasınız gelen marka. ve sanırım dünyada en ucuz biz alıyoruz bu markayı¸ hayretlik bir olay.

berre: hala hiçbir ürününe bulaşmadığım marka. ya çok seviliyor ya da sevilmiyor. ortası yok sanırım. kozmetik stoklarımı doldurduğum için bir süre daha yaklaşmayacağım. far paletini almak istiyorum ama far kullanmıyorum. edit: imla

zahide: The Balm marka ürünlerin pigmentasyonu ve kalıcılığı cidden şahane. Şu ana kadar alıp da tekrar almam dediğim bir ürünü olmadı. Özellikle far paletleri aydınlatıcıları¸ pudra ve allıkları bence tartışmasız bir numara olan indirim zamanı kaçırılmaması gereken ürünleri olan markadır.

fatoş: Yurtdışı alışverişlerimden anladığım kadarıyla en ucuz Türkiye’de satılan marka. Hatta indirimde nerdeyse bedava. Çünkü ilginç bir şekilde diğer ülkelerde çok pahalı.

ıtır: en son gratis indirimiyle tanıdığım marka.ambalajlarını çok sevdim¸ far paletlerinin¸ allıklarının. farlarını da çok beğendim ancak “almamalıyım¸ bir sonraki indirimde alırım” diye tuttum kendimi. aklımda sadece pinstirip vardı onu aldım. nars sin allık e benziyor. ama sin ondan daha farklı ve daha güzel.bir sonraki indirimde meet matte paletini almak istiyorum.

vahide: Her ürününe bayıldığım¸ gratise gittigimde tüm standı alma hissini uyandıran¸ paketlerinin sevimliliği ile de gönülleri çalan marka.. :))

tuba: gratis salak yerine koymasa aslında iyi marka 🙁 resmen fiyatlara beşer onar yükleniyorlar yuh dedim. şuan elimde balm voyage ve yüz bazı var ama işe başlayınca her bişeyini alırım dayanamam kazıklarına rağmen :/

çiler: allıklarını¸ rujlarını¸ fırçalarını ve özellikle time balm kapatıcılarını bayıla bayıla kullandığım marka.  tecrubelerimiz.com da bendeki ürünlerin fotoğrafını paylaşmıştım ama o zamandan beri makyaj çantama yenileri eklendi bile 🙂

fidan: En sevdigim alligi cabana boy olan marka

esen: Artık bu markayı duymak kozmetik sevdalılarına gına getirse de o olmasaydı ne yapardık diyorum nerdeyse tüm koleksiyonum the balm’dan allıkları müthiş her rengi çok karizmatik ve doğal meet matte nude palet benim vazgeçilmezim nude tude da çok güzel ancak biraz tozutuyor bu sorun meet matte nude’de yoktu. vs. vs. the uygun fiyatlı ama high-end e yaklaşan (dikkat edin yaklaşan diyorum ta kendisi değil :D) bir marka olarak sevimlidir :))

sema: Kullandığım her ürününü çok sevdiğim¸ en son indirimden aldığım betty-lou bronzerını ise ayrı bir sevdiğim markadır. Bettyi bronzlaştırıcı veya allık olarak bronzlaşmış yüzünüzde kullanın¸ ben kullandım bayıldım. Aynı zamanda far olarak da kullanılabiliyor. Gratisin bayram indiriminde 25 liraya satılıyor.

benice: Gratise zevk için girip dolaşma sebebim oldu bu marka. ne zamandır nude tonlarda far paleti arıyordum ve the balmdaki paletleri görmemle kararımı vermem bir oldu. bayram indirimlerinden yararlanıp birkaç ürününü almayı planlıyorum. sürekli uğruyorum fakat henüz bir indirim yok artık çalışanlar da beni tanımaya başladı ama balm jovi benim olacak o kadar!

ebru: Allıklarına bayıldığım marka. Favorim Frat Boy. Yüz tane allığım olsa döner dolaşır yine onu sürerim 🙂 Maibillsbepaid rujunu da çok seviyorum. Nude Tude paleti de güzel. Sanırım standı toplasam doymam 🙂

serin: Drugstore markaları arasında en sevdiklerimden biridir.%98 doğal içerikli olduğunu bilmek iç rahatlatıcı¸muazzam güzellikteki allıkları(hot mama bebeğim) ve farlarının makul fiyatına göre oldukça başarılı olması da cabası !

gökşin: paletleri¸ allıkları ve rujları ile gönlümü fethetmiş olan amerika menşeili firma.

gizem: ambalajları çok tatlı¸ gayet kaliteli¸ indirimlerde yakalanırsa kaçırılmaması gereken¸ öğrenci dostu bütçe yakmayan makyaj markası. çok seviyorum.

füreyya: Ambalajları o kadar tatlı ki sırf o yüzden alıyorum galiba.

parla: down boy ve cabana boy allıkları mükemmel gerçi balmın bütün allıkları mükemmel benim için sadece renk konusunda bu ikisinin ben de yeri ayrı frat boy da almayı düşündüğüm bir diğer allığı onu da başka bir alışveriş çılgınlığımda alıcam umarım

güher: Likit mat rujları¸ eyelinerı¸ far bazı ve aydınlatıcısını severek kullanıyorum<3

rana: yeni bir lou aydınlatıcısı geliyor ve esmer tenlere de uygun gibi görünüyor¸ay hadi hayırlısı.görsellere ekledim.

çise: bende schwing eyelinerı var. ilk eyelinerımdı. ilk olmaya pek uygun olmadığını düşünüyorum. inanılmaz pigmentli ve mat. mat olması güzel ancak bir hata yaptığında sil sil bitmiyor¸ o boya birden dağılıp alt tonu mavi yeşil olan bir renge dönüşüyor¸ yayılıyor. birkaç ay içinde ucu tüy tüy olmaya başladı ve sonlara doğru iyice süremez oldum. yine de kaliteli bir eyeliner olduğunu düşünüyorum ancak balm’ın her ürünü gibi fiyatı gereksiz fazla. eliniz eyelinera alışıksa indirimde alıp severek kullanırsınız.

afitap: Balım yaa bu kadar dikkat çekmenin sebebi dış görüntünün güzel olmasıdır. ürünleri çok mu dandik hayır değil gayet kaliteli ama yoğun ilginin sebebinin görüntü olduğunu düşünüyorum 

ceren: türkiye’de indirimde 60-70 lirayken amerika’da indirimde 5 dolar olan paletlerin markası. 5 lira?

handesu: Gördüğüm en pigmentli allıklara ve farlara ve en sevimli ambalajlara sahip marka. Gratis indirimlerinde yağmalamak gereken yegane stand. Eksi yanı¸ renk skalası fazla çeşitli değil. Ve ne yazık ki (bkz: the balm shelter) cildimi çok bozmuştu ve fondöteni yok.

tutku: Neden pahalısınız?

ilksen: 3lü allık paletinin ne zaman çıkacağını feci merak ettiğim marka. Ne zaman gelecek bi fikri olan varsa bir mesaj uzağınızdayım. Bunu alıcam diye allık almadım tuttum kendimi vallahi

anar: 1¸5 yıl önce bu başlığa fiyatların uygunluğundan bahsetmiştim ama ne yazık ki şu anda fiyatları bana çok yüksek geliyor. Önceki girdimde mat rujlarından charming rengini ah bulabilsem de demişim buldum da ama maalesef rengi swatchlarda gördüğüm gül kurusu değil mor çıktı. ( Bu arada konuyla ilgisi yok ama gül kurusu ruj bulabilmek için ne paralar döktüm ki neyse ki en sonunda flormar silk matte autumn timber rengini alarak arayışıma son verdim:))) )

figen: -Mary lou manizer kendime yakıştıramadım kalıcılığı vasat tek başına sabitleme spreyi sıkılsa durum ne olur bilmiyorum-Bahama mama bronzer tek kat sürünce kızılımsı durdu bir saate uçup gitti üç kat geçince dört saat idare etti fiyatına göre başarılı bir

eyşan: Hiç bir işim olmadığı için oturdum düşündüm ve balm ın sorununu buldum. Yenilikçi değil. Hep kendini tekrar ediyor. Piyasada bulamayacağınız hiç bir şeye sahip değiller ve fiyatlarıda artık aldı başını gitti. Tek paketlerde heyecanlandırmıyor. Farların kalitesi muallak. Hiç kendimizi kandırmayalım o fiyata o far kalitesini haketmiyoruz. Bilmiyorum balm bilmiyorum. Paketlerine bakıyorım cıvıl cıvıl fantastiko içini açıyorum oooff gene mi diyorum..

asuela: Far paletleri yurt dışı fiyatlarına gittikçe yaklaşmakta olan marka. Bizim eskiden aldığımız fiyatlar gerçekten bir mucizeydi bence. Far paletleri özellikle bu seneki fiyatta olsaydı benim aldığım zamanlar¸ ben de sephoraya giderdim. Fakat meet matte hughes mat rujların charismatic ve reliable rengi gerçekten çook hoş. Elimden düşmüyorlar. Ve şu yeni çıkan palet¸ henüz sitesinde görünen 3lü allık paleti… Parasına rağmen alacağım şeyler. 

filiz: Artık beni de heyecanlandırmayan marka. bi far paletine 70-80 lira vermek istesem gider sephoradan alırım. Gratisler drugstore evet ama the balm artık değil

sıla: Artık beni hiçte heyecanlandırmayan marka. Farları nedense benim için hep hüsran oldu.

tanyeli: Sitesinde birbirinden güzel boş paletler var. ama seçebildiğimiz far renkleri wtf tepkisi yarattı bende. Klasik hazır aldığımız paletlerdeki renkler yok ve olan renklerde maksimum “eh…” seviyesinde. Ya ben anlamadım bu işi ya da girişimleri başarısız olmuş. Biz hayal kurup beklerken üzüyor…

dilruba: merhaba cicişler buraya acıklı bir girdi yazmak için geldim malasef :(Şöyle bir 3 yıl önce falan gratis indiriminden nude tude far paleti¸ instain allık ve put a lid on it far bazını sadece 98 tl’ye almıştım…. 45 tl mi neydi nude tude’lar. Şuanki fiyatları aklım almıyor azıcık daha zamlansalar sephorada satılmaya başlıcaklar herhalde.bknz:

nazan: kaliteli¸ indirimlerde yakalanırsa oldukça uygun fiyatlı¸ yurt dışında high-end ürünler arasında yer alan¸ kocaman gramajlarıyla kolay kolay bitirelemeyecek ürünleri olan makyaj markasıdır. sanıyorum ki şimdilik sadece gratislerde satışa sunuluyor. benim için şimdilik the balm ilk üçü şu şekildedir: time balm kapatıcı¸ hot mama allık¸ nude tude far paleti.

senay: ilk yüklü makyaj alışverişimi yapıp makyaja tha balmla başlamıştım. iyi ki öyle yapmışım. Yüzüme sürdüğüm şeylerin kalitesinden şüphen olmuyor en azından. 2014 idi allıklar pudralar ve far paletlerini alışım. Hot mama bitmek üzere ¸ gerçekten bereketli ¸ yeni başlayanlar için ideal ¸ çok pigmentli değil. kullanımı kolay. son far paletindeki renkler efsane ¸ amma velakin 3 far paleti var ve kabul edelim k o paletlerin hepsini kullanmıyoruz. keşke içinden birkaç rengi çıkarıp satın alabilsek :/

kamuran: herkesin artan fiyatlardan dolayı saldırmasını anlayamıyorum.evet dolar kuruna göre fazla pahalandı. ama gözden kaçırılan şeyin the balmın amerikadaki fiyatları olduğunu düşünüyorum. yıllar önce indirimde 15 tlye allık bulunduğundan bahsedilmiş ama zaten o zamanlar da insanlar the balmın amerikaya göre bu kadar ucuz olmasının nedenini arıyorlardı hatta sahte olduğundan şüphelenenler vardı. e o zamanlar bizde bu kadar uygun fiyatayken bunun nedeni sorgulanmayıp olması gereken fiyata gelince niye sorgulanıyor anlamıyorumsonuçta bu marka too faced¸ benefit kategorisinde yurtdışında. e onlarda yılda iki kere %50 indirim olurken biz de her ay neredeyse indirimde ve hala aslında uygun fiyata alıyoruz.demek istediğim şu ki yıllarca çok uygun fiyata aldığımıza şükredip 42 dolarlık paletin 120 tlye satılmasının aslında hala daha uygun olduğunun farkına varmalıyız (an itibariyle dolar 3.51 tl ve bu durumda 42 dolar yaklaşık 148 tl eder )

müge: kullandığım ürünleri:schwing eyeliner: ilk kullandığım eyelinerdı. ilk olmak için yeterince kolay değil ama zor da sayılmaz. gerçekten simsiyah ve mat görünüyor¸ korkunç pigmentli¸ ama silerken mavi/yeşil alt tonlu bir siyah olduğunu görüyorsunuz. sil sil bitmiyor. ancak ağlayınca filan dağılmıştı. sonuna yaklaşırken aplikatörünün ucu tüylendi ve düzgün sürememeye başladım. genel olarak görüntüsünden memnundum ama o fiyattan daha düşüğe memnun olduğum başka ürünlere geçtim.likit mat rujlar: charming ve committed kullandım. charming çok güzel kahve gül kurusu arası koyu bir ton. committedse onun 2 ton açığı gibi. birini gündelik birini gece için düşünebilirsiniz yani. tabi benim dudaklarım çok pigmentli¸ bundan kaynaklı da olabilir. başlarda hiç yapış yapış değilken sonradan dudakta geç kurumaya başladı. içindeki naneyi cidden hissediyorsunuz¸ dudakları şişiriyor ama bir süre sonra o tat geçiyor. gerçekten dayanıklı¸ uzun süre gidiyor. orta ölçüde kurutuyor yani ölmezsiniz ama hissediliyor¸ ben bir gece öncesinde ve kullanım sonrasında peeling yapıyorum¸ zaten gündelik sık kullanmıyorum likit mat rujları.nude dude far paleti: flirt ve feistye bayılıyorum¸ keşke daha çok mat ton olsa. fiyatı kesinlikle çok yüksek¸ indirimsiz asla alınmaz. ama pigmentlerı¸ yumuşaklıkları¸ kalıcılıkları vesaire tatmin edici.genel olarak balm’ı seviyorum ama bu fiyat skalası onun için fazla. neyse ki sık sık indirime giriyor.

merih: %40 indirime sık sık giren bir marka dolayısıyla normal satış fiyatı zaten o aralıkta olmalı diye düşünüdürüyor¸ normal fiyatını öderken beni de rahatsız ediyor ama seviyor muyum evet.Bende olanlar ve düşüncelerim¸ -likit mat rujlargül kurusu iki renk vardı isimlerini ama hatırlayamadım¸ halbuki sıksık kullanırım¸ sincere ve trustworthy olabilir¸ beğenerek kullanıyorum-hot mama allık bende çok belirgin durmuyor ama severek kullanıyorum¸ hafif bir renk ile canlılık ve ışıltı katıyor daha iyi hissetmeme sebep oluyor sağolsun-sexy mama pudrabahar sonunda transparan pudra arayışındayken almıştım¸ arada fazla parlamam olduğunda kullanıyorum¸ beklentim yüksek herhalde ben tüm gün mat kalabileyim istiyorum¸ pek böyle bir sonuç alamadım. e kat kat yinelemeyi de sevmiyorum.. lazım oldukça kullandığım bir ürün-desert bronzer çook seviyorum dibini göreceğim bu gidişle¸ her gün kullanıyorum¸ bahama mamayı fazla koyu renk bulduğum için bunu almıştım¸ pişman etmedi. ilk bşlarda dağıtması zor geldi lök diye kaldı ama sonra alıştık birbirimize :)))-smoke 3lü far paleti (siyah beyaz gri olan) gri olan rengini seviyorum arada sadece onu sürüyorum bi de beyaz olanı zaten sedefli parlak olduğu için onu sürüyorum küçük bir eyeline ve bol maskara miss ama siyah olanı bana koyu geliyor kaşlardan ötürü nadiren kullanıyorum-put a lid on it far bazınormalde çok far kullanan biri değilim çünkü göz kapağım yağlı¸ birikiyor ve bunun dışında kalın kaşım gözüme yakınolduğundan kullansam da görülmüyor zaten. davete giderken farlı bir makyaj düşündüğümden çok olumlu yorumları görünce alayım dedim. ilk kapağı açtım resmen yağ aktı elime¸ bi tuhaf kokuyordu.Tarihine filan baktım problem yoktu ama gözlerime sürmek istemedim açıkcası. bir süre sonra çalkaladıktan sonra kullandım yapısı daha iyi gibi geldi kullandım. işe yaradı mı evet yaradı ama yine bir birikme olmuştu.her gün kullanamam ben onu¸ pratikliği seviyorum sabah işe giderken çok vaktim olmuyor zaten¸ bazı sür kurusun diğerlerini sür filan uzun geliyor bana 🙂 iş görüyor mu kısmen diyebilirim.ne yazdım bee :))

açelya: In the balm of your hand vol.2 ve smoke balm ın yeni bir çeşidi çıkacakmış facebook sayfalarında paylaşılmış. Görsel yüklüyorum becerebilirsem.Smoke balm ilgimi çekti türkiye ye gelirse bakabilirim diye düşünüyorum.

vuslat: hakkında iki yıl önce yazdığım girdiyi bana tekrarlattıran marka. öncelikle eski girdim için  şuraya alayım.bugün gratis’e girdim the balm’ın yeni likit mat rujları geldiyse bakayım diye. gelmemişti. ben de tam dönüp gidecektim ki likit mat rujlardaki fiyat etiketine gözüm takıldı. yanlış hatırlamıyorsam 26 lira yazıyordu indirimli fiyatı. kardeş pardon da bi çüş ya. %40 indirimle 26 lira yazıyor¸ indirimsiz fiyatı da – yalan olmasın- 44 lira filan görünüyordu. ya şaşırdınız mı siz kardeş? hayır bir şeye de benzese yüreğim yanmaz. doting’i almıştım altı ay önce filan¸ bir kere kullandım. çok kötüydü. arkadaşlar ya gratis bizi seviyor ¸ ya da the balm. ben bu işten bir şey anlamadım. az ağır gelin ya. sevgili graziella da yazmış bir önceki girdide. şu anki indirimsiz fiyatları eğer doğruysa¸ asla hakettiğini düşünmüyorum ben de¸ ki the balm’ı severim. ha yok yalansa da – indirim bitince bakacağım orijinal etikete- gratis’le arama mesafe koyacağım. gerizekalı muamelesi yapmasınlar insana.

elçin: bana da artık pahalı gelen marka.Zamanında allıkları indirimde 13 tl’ye iniyordu.Markadan aldığım ilk ürünler mary lou ve hot mamayı indirimde ikisini toplam 30 tl’ye almıştım hiç unutmuyorum.Öyle olunca frat boy¸ cabana boy¸ down boy hepsini toplamıştım.Zaten makyaja yeni başladığım için hangi tonları sevdiğimi bilmiyordum.elimde hiç makyaj malzemesi olmadığı için özeniyordum işte.Daha sonra ilgim arttıkça da balm jovi paletle nude tude paleti aldım.Açıkcası farlarını çok sevmiyorum.Wet n wild’ın farlarını daha fazla seviyorum.Balm’ınkiler palette canlı dururken gözüme sürdüğümde sanki bir soluklaşıyor rengi.Bazıyla birlikte de kullandım ama göz kapağım yağlı olunca bazla baya birikme yaptı.pek elim gitmiyor artık bunlara.Kullanmak için gözümün önüne koyuyorum.Bu arada bu dediğim sadece o paletler için geçerli.Trimony’nin yapısının diğerlerinden farklı¸daha güzel olduğunu çok kez okudum.Bir daha farlarına özenmedim ama son çıkacak olan beach paleti görünce gözümden kalpler çıktı.Şimdi tavsiyelerimi söyleyeyim bende kaş farı var mesela.O kadar matah bir ürün değil flormardan alsanız da olur.Eyelinerından zamanında 3-4 tane bitirdim ama her seferinde ucu zamanla tüy tüy açıldı ve sürmede sıkıntı yaşadım son zamanlarında.Ama çok kalıcıydı ve simsiyahtı.Şuanki fiyatıyla bir daha almam.Allıkları çok iyi renkleri¸kalıcılıkları.Bence çoğu markanın allığı iyi zaten.İnstain serisinin yapısı daha güzel daha yumuşak ama renk olarak ilk çıkardıklarını seriyi seviyorum.Tek bir allık alacaksanız¸ gözenek probleminiz yoksa veya dert etmiyorsanız hot mamayı tavsiye ederim.Likit mat rujları çok güzel özellikle charming ve committed.Kokularını da yapısını da çok seviyorum.Mary lou aydınlatıcı klasik zaten.Bu aralar kendisini sleek solstice ile aldatıyorum ama hiçbir kötü yorum yapamayacağım şampanya rengi aydınlatıcı.Aklıma gelenler bunlar.En sevdiğim markalardan biri bu arada.Evet her ürünü fiyatını haketmiyor ama çoğunlukla kaliteli ürünleri olan bir marka.

anita: sanırım herkesin hemfikir olduğu mary lou aydınlatıcısının harika olduğu. hem gramajı¸ hem rengi¸ hem de kalitesi oldukça başarılı.frat boy allık¸ sexy mama pudra¸ hot mama allık¸ far paletleri ve likit mat rujlarını kullanmış biri olarak¸ kaliteli olduğu bir gerçek. ben bu markanın kaş farını da çok merak ediyordum ama fiyatını görünce aldığım gibi geri yerine koydum.%50 indirimlerle yukarıda bahsettiğim baş yapıtlarından 🙂 birini alabilirsiniz ama genel olarak bu marka oldukça pahalı geliyor bana artık. gratis de sağolsun bindirime indirim yaptığı için¸ elim artık gitmiyor. aydınlatıcısı ve belki frat boy dışında çoğu şeyin de muadili var bana göre. likit mat ruj desen¸ al sana golden rose¸ pastel¸ pudra desen¸ rimmel transparan pudra var¸ far paleti desen pastel nude’u var¸ sleek’i var (the balm sleek’ten de pahalı.)¸ kaş farı desen wet’n wild var. göz kalemleri desen 2 kullanımda bitecek gibi duruyorlar¸ yine pastelin mat göz kalemleri oldukça başarılı. mary lou ve frat boy biterse¸ bunları tekrar alırım. onun dışında çok da gerekli görmediğim bir markadır.

sevtap: Son zamlarla artık değerinin üstüne cıkmış marka.yanak ürünleri ve farlaro gerçekten başarılı ama o fiyatlara high end de alınır yani anca indirim zamanları şans verilebilir

suzan: Dış görüntüsüyle başta gönlümü fetheden sonra da kullanmamla fazlasıyla memnun kaldığım ürünler silsilesidir. Daha çok ürünü olsun daha çok alınır yani.

yıldız: Nasıl unuturum mary lou aydınlatıcıyı eklemeyi 🙂 Ek olarak farları pigment açısından çok güzel fakat ben istediğim mat ve nude farlardan oluşan paleti bulamadım.

fulya: İndirim dönemlerinde kaliteli ürünleriyle oldukça güzel iş gören marka.Elimde bulunan ürünleri-schwing eyeliner-likit mat rujlarından trustworthy-downboy allık (son gratis indiriminden)Kalıcılık yönünden bence başarılı bir marka.Baz kullanarak extra kalıcılık sağlayabilirsiniz.Evet fiyatlar sürekli artıyor ama indirim döneminde alınabilitesi var ki bence her marka için geçerli olan indirim dönemlerinde alışveriş yapmak.

gülsen: Highlite’n con tour isimli bir aydinlatici ve kontur paletine sahip marka.

güldeste: İlk olarak bir ara yine blogger tavsiyesi ile patlayan Charming rujunu bayağı bir aradıktan sonra bulup almıştım ama şuan memnun değilim. Dudaklarımı çok kurutuyor. Daha sonra ise birçok kez almak isteyip alamama girişiminden sonra¸ çok istediğim staj yerinde staj yapmaya hak kazandığımı duyduktan sonra kendime hediye olarak ilk indirimde Nude Dude paletini almıştım. Renkler harika¸ performans harika. Çok severek kullanıyorum ve şuan aklımda yeni gelecek olan palet var.

fahriye: The Balm’ın aldığım birçok ürününü severek kullanıyom.Fakat çıkarttığı bir şeyin üzerine neden yeni çıkartacağını ekleyerek tekrarlıyor?Aklıma gelenler¸Balm voyage- balm voyage 2Nude tude-nude dudeBalm beach-balm desert-balm springsmanizer kardeşlerMeet matte trimony-meet matte ador-meet matte nude Çocukken yemeği yemediğimizde annelerimizin her türlü yolu deneyerek yemeği yedirmesi gibi.Palet değişiyor birbirine benzeyen farlar mevcut ambalaja aldanıp alıyoruz veya aklımızın bir köşesinde illa ki kalıyor.Kendi adıma söylemem gerekirse 8 tane paletten çok sıkıldım.bitiremiyorum da! Evet fiyat/performans olarak kaliteli ama 8 tane the balm almaktansa bir tane adam gibi urban decay’i tercih ederim.edit: aynı seri paletlerden iki-üç rengin değişip piyasaya sürülmesi cazip geliyorsa the balm almaya devam edebilirsiniz.bütün far paletlerimi zebramoda satıp üzerine cüzi bir miktar ekleyerek urban decay naked aldım.on tane orta kalite almaktansa bir tane en iyi palet almayı tercih ederim.zevk meselesi sonuçta

diclehan: hala tek bir paletine sahip olmadığım ve indirimde artık bir tane edinmek istediğim marka. in the balm of your hand paletini son iki indirimde arayıp bulamadım¸ bir sonraki indirimde bulursam alacağım. çok inceledim ve hakkında oldukça fazla yazı okudum. genel olarak allık ve aydınlatıcı insanı değilim. konture de yeni yeni alıştım diyebilirim. bu yüzden tek başına bu ürünleri almak hem benim için bitirmesi zor¸ hem de daha maliyetli olacağı için bu palet mantıklı geldi. farların seçimini beğenmeyenler olmuş. ama ben zaten tekli far insanı olduğum için diğer ürünlere ihtiyacım daha fazla. bu eksisi bana koymaz diye düşünüyorum. yine de the balm’dan alınacak ilk palet mi kararsızım. the balm jovi ve voyage 2 de oldukça kafamı karıştırıyor. bu üç palette birçok ürün çeşidi barındırdığından alınacak ilk palet için tavsiye edilenlerden. gönül ister ki hepsini alıp atayım kenara. ama şimdilik bir tanesi seçmem gerekiyor. tavsiyesi olan cicişlerin fikirlerine açığım.

sevim: Amlajlarına herkes gibi bayıldığım marka. Bittikçe aldığım rutin ürünü¸ The Balm Schwing Likit Eyeliner makyaj rutinimden asla çıkaramadığım eyeliner sevgimi karşılayan oldukça rahat sürülen bulaşmayan uygun fiyatlı (indirimdeyken özellikle) ürüncüm.

pakize: Bir palet¸ renkli nemlendirici ve bir allığına sahip olduğum¸ elimdekilerden gayet memnun olduğum marka. Ancak gratise giden insanların the balm önünde yoğunlaşmasının bir diğer sebebi de retro tarzındaki ambalajları diye düşünüyorum. Bende çok etkili oluyor bilmiyorum¸ alıcı olmasam bile o the balm ürünlerinin bulunduğu standın önüne gidilecek ürünlere bakılacak¸ mutlu ediyor 🙂

ikbal: Ürünlerin bir çoğunu denedim¸ farlarını gerçekten hiç beğenmiyorum¸ şu anda tercih edilebilecek çok alternatif var ama bi ürünü var ki vazgeçemem: (bkz: the balm desert bronzer). Yüzü ısıtmada¸ katlanma bölgesinde harika iş çıkarıyor. Özellikle sarı alttonlulara rahatlıkla öneriyorum.tozutmuyor kalıcılığı da gayet yerinde. fiyat artışını asla haketmiyor diğer ürünlerde diye düşünüyorum

mihriban: Urunlerinin fiyat artisini artik takip edemediğim marka. Uc sene once arkadaslarim cilginca alliklarini rujlarini alirken zaten kullanmayacagim diye almazdim. O zaman indirimde 15’e gelirdi alliklari. Ne gunlerdi be.

ipek: parmaklanmış paletlerle akılda yer etmiş bir marka.

gülbahar: gratis çalışanının bitkisel olduğunu iddia ettiği¸sözde kimyasal barındırmayan markaymış.ama cruelty free diyerek inat etti.. sonra niye müşteriler kendi başına ürün denemek istiyor neden tavsiyelerinize kulak tıkıyorlar? ne diyeyim ne anlatayım ki

gözde: sadece allıkları ve far paletleri ilgimi çekiyor ama o kadar para vereceğimi düşünmüyorum.

sedef: Ador¸ appetit far paleti yapacağına in the balm of your hand 2 yi çıkarsa da nasiplensek dediğim ürünleri beni ya vezir ya rezil eden kozmetik firması.

vicdan: yeni çıkaracağı meet matte ador paletinin hiç bir çekiciliği bulunmamaktadır.trimony tuttu diye gaza geldiler sanırım

ekin: xesimin girdisini görüyorum ve artırıyorum. Eğer bu linkteki gibi görünüyorsa da orta sıradaki en baştaki renk camel a muadil olur bence.Edit: xesimin girdisini yanlış okuduğumu farkettim aynı şeyden bahsediyormuşuz meğer ben ilk sıradaki bir fardan bahsettiğini sanmıştım yine de silmeyeyim entry yi burda kalsın:)

sevda: The balm her şeyden önce çok albenili bir marka. Piyasaya sürdüğü bütün ürünler¸ kullanmadığınız türden ürünler bile olsa insanda sahip olma dürtüsü uyandırıyor. Hiç highlighter kullanmayan bana hem cindy lou’ yu hem de mary lou’yu aldırdı. Işıltılı allığı anlamsız bulmama rağmen hot mama’yı alıp denemeden geçemedim. İnsana makyaj malzemesi almanın ve makyaj yapmanın verdiği terapi ve mutluluk hissini veriyor bu marka. Üstelik ürünlerinin fiyasko çıkma olasılığı high end markalara göre bence daha az. Logosunu da ayrı başarılı buluyorum. Tek sevmediğim yanı ürünlerindeki standart 12 aylık kullanım ömrü. Örneğin Bir naked palet 24 ay kullanılabilirken bir sürü farklı ürünün bulunduğu balm jovi’nin 12 ay sonra son kullanma tarihi geçiyor. Belki daha temiz içerikli oldukları içindir.

nida: Kylie’nin burgundy paletinin renklerine benzer bi palet yapsalar keske bu yeni çıkan paletteki o yesiller ne 🙁

selen: trimony tuttu diye gaza gelip ador’i cikarmis¸ancak s.cip batirmis markadir. bir kere alttaki o yesilleri bilmemneleri hic anlayamayacagim. yani¸bu mu? ayni renkten iki tane koymak¸ton farki yaratip? zaten hicbir markanin en olmadik yerlere bi mavi iki yesil firlatmasini da asla anlayamayacagim. almam.

belemir: üstteki girdide görünce baktım da yeni meet matte ador palet bence de çok tercih edilmez. aslında orta sıra soldaki renk ilgimi çekti ama 3 tane açık sadece alt tonu farklı far var 1 de beyaza yakın bir renk var yetmemiş gibi. alt sıra da anlamsız geldi üstteki renklerle hem de iki grimsi renk görüyorum birisi yeşile benziyor yine yakın renkler mavi olanın tonu çok güzel olsa da çok kullanılacak bir renk değil. Bence orta sıra sol taraftaki gibi hardalımsı kahve tonlarından gitselerdi baya satardı ama renk seçimlerindeki mantığı anlamadım

ünsel: yeni meet matte paletini satisa sunmaya hazirlanan marka. yeni paletin ismi meet matte ador. trimonu ya da nude kadar tercih edilecegini sanmiyorum.  link

olcay: bir gün inşallah deneyeceğim marka. tabi o indirim gününde gratis’te standını bomboş bulmazsam.

dolunay: TR de satılan drugstore markalar arasında Wetnwild la beraber en çok sevdiğim markadır. Bir tek eyeliner ını sevmedim benim gözümden anında silindiği için. En sevdiğim ürünü ise tabi ki Maryloumanizer

derin: farları iyi olmayan marka. ya hemen uçuyor ya da birikme yapıyor. bazsız performansı kötü . allıkları ve likit mat rujları on numara ama.

selvi: ambalajları söylenenin aksine hiç de hoş olmayan markadır. sade olsun benim olsun. ne o öyle saçma sapan resimler falan.

henna: Ürünlerini gördüğü ilgiyi ve fiyatını hak etmediğini düşündüğüm marka. Öncelikle makyajdan çok anlayan¸ efsane makyajlar yapan bir insan olmasam da kendime yakışanı bilip ona göre bi şeyler deneyen biriyim bunu belirteyim. Yapılan makyajın ürünün kalitesiyle oldukça paralel olduğunu da düşünmekteyim. En azından benim yüzüm için bu böyle. The balm markasının bugüne kadar denediğim tek bir ürünü hariç her ürününde hayal kırıklığına uğradım. İlk olarak far paletlerinden başlayayım¸ renkler muazzam¸ ambalajlar çok sevimli ancak yapıları gün geçtikçe daha da artan meblalarının kesinlikle yakınından geçemez. Dağılmıyor bu farlar ancak gün sonunda ya uçup gitmiş ya saçma sapan yerlere bulaşmış oluyorlar. Renk vermiyorlar. Rengi alabilmek için kat kat sürüp sonunda kırışık gibi görünen göz kapaklarına sahip oluyorum. Nude tude ve balmjoviye sahibim trimonynin renklerini çok sevsem de bunlardan sonra almak istemedim. Birçok kişinin ölüp bittiği mary lou içinde koca koca simler barındıran bir ürün¸ açıklamaya gerek olmayacak kadar başarısız. Bahama mama çamur gibi bronzer nasıl olura tam olarak bi örnek en azından benim tenimde.Eyelinerı hataya asla göz yummayan bir eyeliner bu işte usta sayılmadığım için tercih etmeyeceğim mürekkebimsi bir ürün.Allık olarak hot mama ve frat boy a sahibim¸ frat boyu çok seviyorum renginden dolayı. Hot mama da öylece duruyor. Denediğim ürünlerinden sadece birinden memnun kaldığım için likit mat rujlarından da uzak duruyorum. Fiyatları da gün geçtikçe katlanıyor. Beğenen sevenen birçok kişiye nazaran ben fiyatlarını hiç haketmeyen şişirilmiş ürünler olduklarını düşünüyorum.

günseli: Elimde sadece voyage vol2 paleti var ama alliklarinda gözüm yok değil. Elimde bu kadar allık varken alasim da yok ama balm desert almamak için kendimi çok zor tutuyorum en azından bir allık bitirmeyi bekliyorum.

seden: Her indirimde kendimi tutamayıp bişeyler aldığım marka.Gerçekten çok memnunum sevmediğim bir tane ürünü çıkmadı şimdiye kadar.Paraben konusuna da önem verdiğim için ayrıca seviyorum balmı.Bir de büyük olması bence kötü değil tam tersi iyi birşey.Aldığım bir şeyi uzun süre kullanmak isterim açıkçası.Konudan sapıcam biraz ama bir makyaj malzemesi alırken amaç makyaj yapmak mı yoksa panı görmek mi?Tüketim çılgınlığına kapılmamız lazım diye düşünüyorum ben de her ne kadar günümüzde çok zor olsa da.

ışık: Yurtdisinda mac¸ tarte¸ lorac seviyelerinde¸ high end kategorisinde olup¸ ülkemizde¸ özellikle indirim dönemlerinde oldukça makul fiyatlara alınabilen¸ temiz içerikli kozmetik markası. Değeri bilinmeli¸ zira yurtdışında normal fiyatlı markalar bile ülkemizde uçul fiyatlara satılabiliyor.

yaprak: paletleri çok pratik olan marka. tek kötü yanı ürünleri oldukça büyük. insana bitmeyecek hissi veriyor.

demet: elimde olan ürünlerinin kimisini gaza gelip aaayy çok güzel diye aldım kimisini de severek kullanıyorum. bazı ürünlerinin abartıldığını düşünüyorum. örneğin likit rujları . öyle aman aman bir renk skalası yok ama 35 liraya gereksiz bence. instain allıklarından 1-2 tanesinde gözüm var her indirim döneminde alıp almamak arasında kararsızım çünkü evde bir sürü allığım var niye alayım diyorum.elimde olan ürünleri:-the balm nude dude paleti = makyaja ilk heveslendiğimde almıştım max 3 -5 kere kullanmışımdır. öyle harika pigmentasyonu yok.-voyage vol 2 paleti = nude dude e göre daha kullanışlı (rujları dışında). farlarından çok allık-bronzer-aydınlatıcı kısmını kullanıyorum. indirimde alınabilecek bir ürün bence.-shady lady far paleti = ilk gördüğümde bunu kim alır yaa diyip sonrasında  aşık olarak aldım . özellikle 2. ve 3. sırayı çok seviyorum.-ve her türk kızının peşinden koştuğu meet matte trimony palet. indirim zamanı kendisi için tüm gaziantep’te ki tüm gratisleri gezdim ve 3.günün sonunda buldum.-manizer sisters paleti = ayrı ayrı alıp ömrüm boyunca bitiremeyip 45 lira vereceğime üçünü birden alıp 48 lira verdim. severek kullanıyorum.-balm shelter tinted moisturizer = cildimde turuncumsu durdu. belki yanlış renk seçiminden belki de oksitlendiğinden bilemiyorum ama çok büyük bir ten farklı çıkmıyor bronzer ile halloluyor.-mia moore renki ruju = tam bir kırmızı. russian red ile karşılaştırdığımda ona göre içinde pembelik bulunan bir ruj.

sertap: paletlerine gerçekten bayılıyorum¸ ama almamak için tek sebebim farların devasa boyutu. ben ki nude tude paleti 4 senedir bitirememişim¸ yarısına bile gelememişim¸ o hayvani paletlerdeki farları bitirmemin imkanı yok¸ yok yazık olacak. yine de birbirinden çok alakasız 4 paletine sahibim ancak o akdar senedir kullanmama rağmen bir türlü bitmek bilmedi bir çok renk.paletler haricinde de bir zamanlar kapatıcısını¸ pudrasını ve eyeliner’ını kullanmışlığım var. paletlerdeki çeşitliliği diğer ürünlerine de yansıtsalar keşke¸ örneğin henüz bana rengi uyan bir dudak ürünlerine denk gelemedim.

enise: daha önce de kezlerce tozutmasından ve gereksiz büyük ambalajlı oluşlarından şikayet ettiğim ve bu sebeple elimi sürmeye erindiğim için 4-5 paleti elden çıkardığım marka. sadece 2 palet ve 4 allığım kaldı ki onların da bir kısmı hediye olduğu için mecburiyetten kaldı¸ diğerleri de yakın tarihte elden çıkar gibi gözüküyor… kısacası ben sevmiyorum bu markayı genelin aksine…

belma: karton ambalajli sevimli bir makyaj markasi. icerikleri de nispeten temiz. ben karton ambalaji seviyorum. neden? cunku bu tarz karton ambalaj icindeki urunu darbelere karsi daha cok koruyor bir nevi tampon gorevi goruyor. akista cokca kez mary lou’m kirildi girdisi goruyoruz ama ben daha down boyu hot mamasi kirilan gormedim 🙂 tabii ki istisnalar olur ama keske mary lou da karton ambalaj da olsaymis urunyn uzun omurlulugu acisindan. belki benimkiler ekstra dayanikli cikmistir bilmiyorum ama ufacik bir catlama bile yok. pani hic goremedim zaten 🙁

fazilet: Türkiye’deki en başarılı drugstore markasıdır bence. Amerika’da Sephora’da satılan bir markadır. Türkiye’de ise diğer markaların yurtdışı fiyatları ile TR fiyatları arasında uçurumlar olurken¸ the Balm ürünlerini aynı fiyata¸ hatta indirim zamanı yurtdışından daha ucuza alıyoruz. Birkaç yerde TR’deki ürünlerin tarihi geçmiş olabileceğinden fiyatların uygun olduğu yazıyordu ama mağaza çalışanları ile konuştum¸ ürünleri TR’ye ithal eden distribütör şirket sayesinde durumun böyle olduğunu söylediler. Yüzümü güldüren tek marka¸ daha az kazık yiyor gibi hissediyorum.Paketleme¸ renkler¸ ürünlerin formülü/yapısı¸ tüm ürünlerindeki orijinal ürün tasarımı (sadece paket değil¸ ürünün kendisi) çok başarılı. Bence özellikle indirimden aldıysanız verdiğiniz parayı sonuna kadar hak eden ürünleri var. Bütün ürünleri bana uygun mu? Değil tabi ki. Örneğin herkesin sevdiği Mary Lou Manizer bana yakışmıyor¸ elimde kaldı öylece. Ama bu ürünün başarısız olduğu anlamına gelmez¸ yapısı ve rengi çok orjinal ve ürünü o kadar çok seven var ki¸ ben istisna kalıyorum. Her markanın başarılı olduğu ürün grupları oluyor¸ mesela Max Factor maskaraları – Loreal cilt ürünleri – Wet n Wild farları – gibi gibi… the Balm da allık¸ far¸ palet¸ likit ruj¸ aydınlatıcı¸ makyaj bazı gibi ürünlerde çok başarılı ve bu ürünlerden başarılı olan başka drugstore markası bulmak zor.Özellikle far paletleri¸ likit rujları favori ürünlerim arasında¸ sürekli kullanıyorum. Koskoca Max Factor¸ Loreal¸ Maybelline bir tane böyle far paleti yapamadı. Bu arada 1 yıldan fazladır çok sık kullandığım palet sapasağlam duruyor¸ kutusu kirlenmedi. Umarım TR’den asla çekilmezler.

çiçek: Benim en sevdiğim kozmetik markası sanırım. Kapaklarını¸ tasarımlarını¸ karton ambalajlarını çok seviyorum. Sanki daha samimi geliyor¸ bilemiyorum. Sadece fiyatlarını haketmediğini¸ son zamanlarda fazlaca pahalı hale geldiklerini düşünüyorum. Bende allık olarak hot mama¸ frat boy¸ pinstripe¸ highlighter olarak mary lou ve betty lou¸ palet olarak ise highlite n contour paleti var. Hibe ile gelen read my lips isimli ürünü ve annemin hediye etmiş olduğu eyelinerı var ayrıca. Öğrenci halimle almakta zorlanıyorum ama para biriktirip aldıktan sonra da pişman olduğumu söyleyemem çünkü verdikleri performans¸ sahip olma duygusu beni tatmin ediyor. Sadece uzun süre tüketmemeye karar verdim ve belki seneye -ölmezsem- yılbaşında hediye olarak kendime bir far paletini alabilirim. Allıkları oldukça pigmentli ve orta kalıcılıkta. Renk skalası oldukça geniş. Aralarında en sevdiğim -bende olanlar içinde- frat boy. Eyelinerını sevmiyorum¸ çok kolay akıyor ve ucundaki keçe çabuk bozuluyor¸ tüyleniyor. Highlighterları nemli uygulanınca güzel duruyor aksi takdirde gözenekleri ve pütürleri belli edip sim sim duruyor. Glossundan ise memnunum. Highlite n contour paleti ise gerçekten elinizde balm ürünleri yoksa alınmaya değer çünkü tatile çıkarsam yanıma ruj haricinde alacağım tek şey bu palet olacak.

gülnaz: Herkesin begendigi karton sistemi benim hosuma gitmiyor fazla dayaniksiz geliyor gozume .Bu markaya 90 liralar vermektense baska markalardan far seti alirim diyorum ve her elime aldigimda birakiyorum. Bende olan tek urunu mary lou hakkini veriyim onun yeri ayri <3

ruhsar: mat rujlarını bir heves indirim bekleyerek aldığım ama büyük hayal kırıklığı olan marka. inanılmaz kurutuyor dudağımı. altına nemlendirici uygulasam bile etkisi geçiyor hemen. diğer ürünlerinden kullanmadım ama ben de fazla abartıldığını düşünenlerdenim.

reyhan: ladycrimson’un yukarıdaki girdisini okuyunca aklıma geldi. bir instagram postunda gördüğüm kadarıyla ürün kapakları silgi ile silinince tertemiz oluyor. En ufak fikrim yok kimde gördüm¸ keşfette çıkmış idi ancak mantıklı geldi. Denenebilir. Ha kim uğraşacak tek tek silmekle derseniz¸ o da gayet mantıklı tabi

müesser: Yeni pudra fondotenini amerika piyasasina surmeye hazirlanan marka.  The balm photobalm

ayşıl: İndirimde olmamasına rağmen bile istediğim ürünlerini bulamadığım kozmetik markası.

serap: bu marka benim için sadece paketleme açısından çok çekici onun dışında ne aldıysam hiç memnum kalmadım. bahama mama benim ten rengimde çamur gibi duruyor neden aldım hiç bilmiyorum. far olarak kullanmayı da denedim ama olmuyor. nude tude paleti aşırı tozutuyor¸farlar elle sürülünce pigmentli fırçayla uygulandığında far bazı kullansam dahi bende rengini belli etmiyor. allıkları aşırı pigmentli benimde elimin ayarı yok doğal görüntüyü asla yakalayamıyorum. mary lou yu sevmeyen tek insan da ben olabilirim. bana aşırı yapay bir görüntüsü varmış gibi geliyor. likit rujlarının o mentol kokusuna katlanamıyorum zaten. bu saydıklarımın yanında fiyatları da uygun olmayınca elim bu markaya gitmiyor artık.

turna: Gratis mağazalarında ki the balm ürünlerinin açıkta kalan her ürünü mutlaka denenmiş oluyor dikkat edilmiyor görgüsüz gibi herkes saldırıyor buraları geçicem kalitesi ve etkisinden şüphem yok bugün mat likitini aldım ve şüphesiz favori ürünüm

lamia: hot mama ve dünya güzeli kutuları dışında bir şeyini sevemediğim marka. Farları kalıcı değil¸ garip bir şekilde akıyor. Rujları kalıcı fakat renklerimi desem¸ böyle dudaklarımda garip bir his bırakıyor mu desem¸ tatları-kokuları mı desem sevmedim. Ama fiyatları gayet uygun. nars orgasm seviyorsanız¸ hot mama’yı deneyin derim. 🙂 minnoş minnoş. internette bir de şöyle karşılaştırması mevcut efendim  orgasm vs others

hüner: Geçen gün Gratis şubelerinden birinde almak istediğim tüm likit mat rujlarını gördüm ancak şeffaf bantla acemice paketlenmişlerdi. Açıkçası aldığım ürünün tertemiz olmasını isterim¸ denenip bantlanmış hissiyatı veriyor Gratis’in yaptığı.

açılay: Nude Far paletine bayıldığım markadir.

uygu: time balm gözaltı kapatıcısına aşık olduğum marka. rujlarını ve far paletlerini de çok çok severim ama nedense istediğim gözaltı kapatıcısını bulacağımdan ümidi kesmişken karşıma çıkan time balm ‘ın yeri ayrı….

ilkben: indirim yazısını gördüğüm anda gratise uçmamı sağlayan makyaj markası. far paletleri ile kalbimi fethetmiştir kendileri balmjoviler¸ balmsailer¸ nude paletler derken… yalnız fiyatları biraz yüksek o yüzden indirim günlerini beklemek şart

berran: Trimony paleti put a lid on it far bazı ve meet matte hughes rujlarını deneyip üçünden de çok memnun kaldığım markadır. Yeni bronzer-allık tarzı urunune goz diktim.

amara: Aslında baştan önyargılarım olan bu markayı¸ nedense hep gereksiz pahalı bulmuşumdur. Bir de Benefit’i taklit ediyor önyargısı vardı bende ona karşı… Neyse. Üçlü far paketini aldım bir gün indirimden¸ içimdeki önyargıyı sona erdirmek için… smokey eye far. tüm renklerini kullanıyorum¸ “hiç de fena değilmiş” dedim kendi kendime.. Ama hala diğer ürünlerinin ne kadar tester’ını denediysem de¸ alasım yok… 🙂

gülpembe: son çıkardığı ruj ve far paleti setini denemek isterdim ama o fiyatlar çok açıkçası. sınırlı üretim diyorlar ama şansımı yılbaşı indiriminden yana kullanmayı düşünüyorum

ela: Nereye yazsam bilemedim¸ likit mat rujlarının mini seti ve apetit paleti gratislere gelmiş. Ankara’daki cicişler şu an almak isterse karanfilde açılan gratiste var.Far paleti 109.90Ruj seti 69.90

vesile: Bugün yeni açılan karanfil şubesinde şu yeni çıkardıkları 6’lı meet matte ruj setine denk geldim. E bunlar benim serçe parmağımdan da minnak cicişler. Ben en azından bir serçe parmak boyu bekliyordum ne yalan söyleyeyim agddjkds incecik¸ kurşun kalem gibi¸ parfüm sample’ı gibi minnoş şeyler bunlar. Renkleri denemek açısından evet güzel ama bir rengi maksimum 6-7 kere kullanılır bence. Değer mi bilemedim. Fiyatı da yazmıyordu bu arada ama 40 liranın üstündeyse koca bir “puhahah” bırakırım çıkarım o mağazaya. İnsan azıcık büyük yapar şunları da hevesimizi alırız the balm¸ cimri misin ?

feyza: Bugün indirimi beklemeden çok da sogulamadan mini ruj paketini aldım. Biraz sorgulasaydım bu ara artık makyaj malzemesi almamam gerektiğini hatırlayıp vazgeçerdim. Çok minnak ve tatlı görünüyorlar ama becerebilirsem görsellere eklicem.Edit: 69 tl ye aldım. Bir de gratis çalışanına sordum stantta göremeyince o da gitti arkalardan çok gizli bir paket getiriyormuş edalarında teslim etti bana ve kasada ödeme yapana kadar göz hapsinde tuttu beni. Zaten çalışanlarının bu tavırlarına sinir olduğumu defalarca instagram hesaplarından ilettim gratise

ünseli: bana hep benefit’in drugstore dupe’uymus gibi gelmiş markadır bence en basarılı ürünleri allıkları ve farları. simli ve ışıltılı makyaj yapmayı hiç sevmediğimden meet matte palette her zaman kurtarıcım olmuştur biraz tozutsa da kapatıcılığı muazzam bazsız 4-5 saat gözümde uçmadan duruyor. hot mama nars orgasm’a benzetilse de daha seftaliye donuk ve daha ışıltıli bir allık. fiyat kalite oranında degerlendirirsek bence hakkını veren ürünlere sahip. ozellikle gratis’in indirimine denk gelip yuzde elli indirimle sahip olabilirsiniz.

döndü: no: 386628 girdimde the balm’a mail attığımı belirtmiştim. Cevap geldi.”Hi Nolduki¸Thanks so much for reaching out to us! We haven’t officially launched this product. For all (official!) product updates please follow us on our social media channels. :)Best¸theBalm Team”Diyor ki: ” Bize ulaştığınız için teşekkür ederiz. Henüz bu ürünü resmi olarak piyasaya sürmedik. Bütün (resmi!) ürün güncellemelerimiz için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin. Saygılarımızla¸ theBalm Ekibi”Burdan ürünün resmi olduğunu fakat tanıtımının henüz yapılmadığını anlıyorum.

cannur: Bu markanın vintage tarzını seviyorum cicişler=). İndirimdeki fiyatları bazı ürünlerde tadından yenmiyor. Hoş yaptıkları indirimlerde yükselttikleri fiyat üzerinden oynama yapıyorlar ama bu ayrı konu. Neyse aydınlatıcısı¸ far paletleri¸ mat rujları¸ allıkları… kısaca çoğunu sevdim.Sevmediklerim¸time balm fondöten ve kapatıcı¸ Patakrem fondöteni ilk sürdüğümde bebiş poposu gibi duruyor cildim. ama cildim bu ürünü emmedi. aynı zamanda gariptir ki pürüzsüz durdu. Kapatıcısı zaten göz altlarıma hem koyu geldi hem de çizgilerime doldu.Rimellerini de pek sevemedim. Cheater mı ne vardı kirpiklerimde¸ resmen yok gibi göründü. The balm favorilerim¸ Hot mama¸ mary lou manizer ve balmsai paletler. =)

amelya: Hem ambalaj hem de ürün kalitesiyle kendini sevdiren kozmetik markası.Farlarının renklerini birebir vermesi¸ hem hafif hem de aynalı pudra/allıklar vs.Bir ara TheBalm Balms Away Eye Makeup Break-Up göz makyajı temizleme ürünü vardı¸ artık satılmamasıyla da beni üzmüştür. Yabancı bloglarda çok methini duymuş/okumuştum oysa ki.Yılbaşı özel ürünlerini görünce kendime ‘ne yap et ama yılbaşı indirimlerinde gratis’e girme’ dedirtmiştir kendileri. Öyle güzel ürünler¸paletler çıkarılır mı yaa 🙁 tüketmeyecektim elimdekilerle yetinecektim ama ben T_T )

kadriye: ürünlerinin kalitesine bakmaktan çok ambalajlarının güzelliğine tatlışlığına aldanıp satın aldığım kozmetik markası. yalnız şöyle ki put a lid on it far bazından pek memnun kalmadım ya da yanlış şekilde kullandım bilmiyorum. göz kapağıma önce bazı uygulayıp ardından kapatıcı ve üzerine de far uyguluyorum ama kurumasını beklediğim halde kapatıcı öbekleniyor ve dağılıyor.

eser: Gratis’in yılbaşı için özel dediği ürünlerin birkaçını sitesinde görmüştüm ben . Bunu bilmeyenler var sanırım uzak doğu’ya henüz abd sitesinde olmayan ürünleri gönderiyorlar(ör: tayland)¸ orta doğu da dahil buna. Daha önce de yazmıştım bunu. Bilginiz olsun. Zira bu ülkelerdeki satış abd’ye göre daha yüksek sanıyorum ki. Koleksiyon ürünleri de gönderiyorlar buraya daha duyurulmadan. Bizim ülke de arada kalıyor bu noktada¸ bazen aynı anda bazen de geç geliyor. Ancak sitede yayınlanmadan buraya gelen ürünler oldu daha önceden bir takım paletler meselaÖr: mini ruj paketi ağustos sonu eylül’de çıktı. Bize aralıkta geliyor

deniz: Ülkemize giriş yaptığı günden beri özellikle ambalajlarıyla dikkat çeken markadır. The balm markasının daha önce schwing eyelinerını kullandım ve şimdiye kadar kullandıklarımın en iyisiydi. Likit bir eyeliner fırçası incecik¸ simsiyah ve mat. İndirim zamanı da fiyatı uyguna geliyor. Ayrıca balm jovi paletini kullanıyorum içinde simli ve mat farlar mevcut. Renk skalası çok güzel ama bence farları fazla abartılıyor simli olan farlar güzel ama mat farları çok tozutuyor güzel lakin abartıldığı kadar bir olayı olduğunu düşünmüyorum.

kamelya: ispanyada da türkiyeden daha pahalıya satılan marka. o yüzden elimi sürmüyorum ama yılbaşı için gratise gelecek içinde eat ur heart out yazan palet burda da vardı ama değer mi fiyatına bilinmez

bağdagül: bluemoon12345in girdisinden videoyaya baktım¸ ekran görüntüsü alıp görsellere ekledim. Şimdi bu görsel ile thebalm’a mesaj atıyorum. Bazen¸ bazı ürünleri aynı anda her pazarda satışa çıkarmıyorlar. Şu an hatırlayamıyorum ama daha önce bir paleti de türkiye’ye geldiğinde webde yoktu.Cevap geldiğinde buraya da kopyalarım.

mukaddes: Amerika’daki satış fiyatlarına göre burada resmen bedava olan bunun için kendimizi şanslı sayma hakkini bize sunan marka.Ben nedense far paletleri dışındaki ürünlerinden memnun kalamadım. Ama o paletler o kadar muhteşem o kadar rengi oturuyor ki hiç önemsemedim bile. Voyage paletindeki minik dev o alliklar instain alliklarina bin basar. Nude dude volume 2 paletini alın en kötü her türlü rujla makyajla kullanırsınız.

rezzan: Daha önce bu konuya değinildi mi bilmiyorum ama¸Gratis’e yılbaşı için yeni paletler geliyormuş anlamadığım bir konu var yalnız cicişler¸ Highlight’N Contour Palette internete yazıldığında çıkmıyor¸the balm’ın kendi sitesinde de bulamadım(?) hatta instagram da bazı yorumlar gördüm bu palet yok acaba gratis orjinal ürün satmıyor mu¸ yabancının biri bu palet yeni mi yoksa çakma mı diye soruyordu. Kafam karıştı açıkçası¸bilgisi olan aydınlatırsa çok sevinirim. Edit: Neyini beğenmediniz acaba eksiliyorsunuz anlayamadım? Ben karalama yapmaya çalışmıyorum benim de en az 10 tane ürünüm the Balm markadır. Bu konu daha önce konuşulduysa göremedim belki ben bilmiyorumdur ne olduğunu.

ülkü: açık ara en sevdiğim kozmetik markası. internette bir maillerini gördüm¸ kesinlikle hayvanlar üzerinde deney yapmadıklarını ve Çin pazarına girmediklerini yazmışlar. ayrıca sitelerinde şu güzelliği yaparak bu konudaki tavırlarını belli etmişler bence: the balm team ayrıca gratis keşke bunların saç ve yüz ürünlerini de getirse.

andaç: Yılbaşı için çıkan ürünleri beni çok heyecanlandırmış marka. Manizer sisters kaç zamandır aklımda ve bulamadığım ürünüydü indirim falan beklemeden alıcam galiba

adel: Hayvanlar üzerinde deney yapmayan¸genellikle paraben bulundurmayan markadir.Farları gayet pigmetlidir.Ancak tozutmada yapıyor.Mat likit rujlarını sevenide oldu sevmeyenide.Ancak geniş bir renk sikalasina sahiptir.Ayrica bence o rujlarin icinde dolgunlasma yapsin diye birseyde var.Surunce karincalanma oluyor.Hot mama¸fratboy¸bahamama¸vs allikllari harikadir.Tabi birde indirim donemini yakalarsaniz makyaj cantanizi olusturun.Rimellerini cok basarili bulmuyorum.Ama bu benim kirpik yapım ve istegim konusunda degiskenlik gosterir.Ben kocaman buyuk kirpikler sevdigim icinbana hitap etmiyor.Neyse the balm gayet basarili ¸icerigi temiz¸en önemlisi hayvanlar üzerinde test yapmayan firma oldugundan benim için harika bir markadır.

kamile: Balm joviye sahip olduğum için markanın diğer paletlerine ihtiyaç duymuyorum. Bence en önemli renkleri bir palette toplamış zaten. Tabi allıkları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim hepsi farklı ve nefis :/

deste: son entry lerde yazılanları görünce dayanamadım¸ the balm’ın kendi paletini oluşturma sistemi malesef yurtdışında var 🙁 hem de paletin dış kabındaki görselleri bile seçebiliyorsunuz 🙁 bunun yanında tüm farları tekli olarak satın alabiliyorsunuz¸ paletlerin içinde kullandıkları isimlerle. belki amerikada olanlar yararlanır diyerek linki de vereyim tam olsun:9 lu paleti 44 dolar¸ tekli farların her biri 5¸5 dolar.https://thebalm.com/pages/design-your-palette

tülin: Tekli far yapması gerektiğini düşündüğüm marka. Onun dışında ürünleri fena değil¸ ama farlar tekli olsa biz de istediğimiz fara istediğimiz zaman kavuşsak.

sanem: artık bir yenilik yapıp kendi far paletimizi kendimizin oluşturmasını sağlayacak bir uygulama yapmalılar bence. Bu şekilde tüm paletlerindeki mikemmel renkleri tek palette toplayabiliriz. Tüm renklerin refil halde satıldığını düşünün. İstediğiniz far paletini oluşturabilmeniz için 3lü 6 lı 9lu ya da 12li boş far paletleri satılsa. İstediklerimizi birleştirip mükemmel kombinasyonu oluştursak mesela? Aah ah inanılmaz güzel olmaz mıydı? Sırf matt kumar için trimony almayı düşünmezdik ne güzel!

zeliha: Ülkemizde tek satış noktası gratis olan marka. Ürün çeşitleri çok az. Halbuki harika cilt ve saç bakım ürünleri var. Ayrıca makyaj ürünleri olarak eksik. Yurtdışında farklı çeşitleri olduğunu biliyorum. Ulaşabildiklerimize gelirsek:Makyaj ve far paletleri şahane. Balm jovi özellikle favori paletim. İçindeki allığa bayılıyorum. Bahama mama mat bir kontür rengi olmakta ve bunun yanında iyi bir göz farı uygulamasına sahip. Göz bazı oldukça bereketli. Biraz yağlı ama sabitlenince hoş görüntü sağlıyor. Tekli allıkların çoğunu sevemedim aşırı pigmentli¸ dağıtması oldukça zor. Yelpaze fırçalarla daha rahat uygulanıyor.Krem fondöten kısmını sevmedim. Fazla kıvamlı bir ürün. Genellikle farklı bir bb kremime karıştırıp kullanıyorum.en açık rengi dahi bana koyu geldi.Rujları aman aman değil güzel renkler var.

diler: makyaj malzemelerimin çoğunu bu marka oluşturmakta. hastasıyım desem abartmış olmam. allıkları¸bronzerları¸ likit mat ruju¸ aydınlatıcıları¸ transparan pudrası¸ far paletleri ile birçok markayı sollayan markadır. 5 tane allığa¸ 2 bronzer¸ bir highlighter¸ 4 likit mat ruju¸ 5 far paleti¸ bir transparan pudra¸ far bazına¸ 2 tane fırçasına sahibim. atlamış olduğum ürünler olabilir. allık konusunda özellikle ben çok memnunum inanılmaz pigment ve kalıcılık sağlıyorlar. highlighterını kullanmayı beceremiyordum daha önce de yazdım ama bir yöntem ile çok hoş durmaya başladı. 2 haftadır kullanıyorum highlighterını ve gören çok kişi sordu. önceden kullanamadığımı farketmiş oldum. ten ürünü konusunda pek başarılı değiller ürün skalası epey zayıf.

dilay: ya sanırım bu benim en sevdiğim marka.şu ana kadar alıp da memnun kalmadığım bir ürünü olmadı. fiyat kalite oranı cidden piyasanın üstünde.bende smoke balm paleti¸ meet matte nude paleti¸ nude dude paleti¸ eyeliner fırçası¸ göz bazı¸ likit rujlarından¸ committed¸ charming¸ loyal¸ adoring¸ time balm kapatıcısı¸ manizer sisters highlighter paleti ve son olarak bahama mama var.günlük makyajımın çoğunluğunu oluşturuyorlar sizin de anlayacağınız gibi :dgratise ne amaçla girersem gireyim ilk balm’a kayıyor gözüm bakmadan edemiyorum.the balm candır.

meryem: allıkları çok iyi marka.gerçekten kalıcı ve fiyatına göre gerçekten çok başarılı.

müjgan: kesinlikle asık oldugum bir kozmetik markasıdır. Ancak ne zaman urun denemeye yahut almaya gitsem izdiham var resmen. Pardon diye diye alacagımı alıp cıkıorum malesef ayrıca hot mama sexy mama down boy gibi allıkların testerları neredeyse yenmiş. sessizlik anında gezilmeli kesinlikle.

hülya: Mat likit rujlarından altılı mini set yapmışlar¸ linkBir de yeni far paleti¸ linkEn güzeli ise¸ link

afra: sephora’larda satılan benefit markası ile ambalajları çok benzemektedir.Bilinenin aksine benefit’ten çok daha eski bir markadır.

ülfet: İndirimlerini dört gözle beklediğim marka. Far paletlerini çok begeniyorum. Balm jovi paletine sahibim. Harika göz makyajları çıkıyor. Göz bazınıda almıştım o da bereketli ve dayanıklı bir ürün. Bahama mamayı aldım ama henüz kullanmadım. Ürünlerin ambalajları çok eğlenceli. Ürünler bitse bile atmaya kıyamam sanırım.

melisa: Digerlerinin dediklerine katiliyorum¸ Turkiye’deki fiyat politikasi gercekten cok iyi. Almanya’da yasiyorum su an ve tatilde ziyarete geliyorum Turkiye’ye. Almanya’da 45 Euro (150 Lira) olan far paletini¸ indirimle 59 Liraya aldim mesela dün. Liquid Lipstickleri de ayni sekilde¸ yurt disinde 16 Euro¸ indirimle Gratis’te 21 Lira. Bu tarz indirimler (20-25 Dolara kadar dusuyor) genellikle Amerika’da Ulta gibi magazalarda da oluyor ama Avrupa’da oldugunu hic gormemistim.

rahime: Türkiye pazarındaki fiyat politikasını beğendiğim markalardan bir tanesi. Yurtdışında 42 dolara sattığı far paletini Türkiye’de indirim dönemleri 50 küsür liraya alabiliyorsunuz. arada göz ardı edilemeyecek büyük bir fark göremiyorum ben. mac gibi fiyatlarını yurtdışı fiyatına kıyasla aşırı pahalandırmaması çok güzel. fiyatının uygun olması gratis’te satılmasından mı kaynaklı yoksa markanın kendi tercihi mi bilmiyorum ama bu marka iyi ki sephora’nın eline düşmemiş diyorum.

selma: Put a lid on it far bazına aşık olduğum markadır.Far paletlerinden trimonyyi de istiyorum ama bir türlü uygun fiyattayken denk gelemiyorum cicişler..

arya: İçinde paraben ve talc gibi kimyasalları içermeyen¸ ambalajlarına aşık olduğum bir kozmetik markasıdır. Gratis’in indirimlerinde muhakkak en az bir ürününü sepetime atarım 😀 Farlarından Nude Tude¸ Balm Voyage 2 ve Meet Matte Trimony’e¸ allıklarından Instain serisindeki Houndstooth¸ Pinstripe¸ Swiss Dot’a¸ likit mat rujlarından ise Adoring’e ve Marry lou aydınlatıcısına sahibim. Hepsi çok güzel¸ hepsinden çok memnunum. Rimel ve kalem farlarını daha denemedim ama deneyeceğim. 🙂

fulden: nedense ambalajları bende garip bi his yaratıyo¸ hemen gidip almak istiyorum. sanırım kullandıkları popart etkisinden böyle bi şey oluşuyo bende bilemiyorum. rujları çok başarılı buluyorum¸ far paletlerini de aynı şekilde. allıkları da¸ tabii ki eyeliner’i da. ama yeni çıkan göz kalemlerini hiç denemedim. çok fazla göz kalemi kullanan biri değilim o yüzden fazla fazla almıyorum. zaten sadece alt kirpiklerim için kullandığımdan kalemlerim bitince bi bakarım.

gülşen: mary lou aydınlatıcısını alıp bitirdiğim ikincisini ısrarla almak istediğim diğer markalara göre bir tık pahalı ama kaliteli ürünleri olan gratis indiriminde alınabilecek marka. in the balm of your hand setini aliexpressden 8 dolara aldığım da duyurulur (kargo dahil)

ümran: Aldığım ürünlerinde genel olarak hiçbir sıkıntı yaşamadığim marka. Elimde birkaç ürünü var ama en sevdiklerim likit mat rujları ve down boy allığı. Ayrıca paketlemeleri falan da çok güzel değil mi ?

füsun: ay bu krem allık/ruj paleti de bir an önce türkiye’ye gelsin lütfen  how ’bout them apples?

melike: içeriğinde paraben maddesi olmamasıyla gönül rahatlığıyla her ürününü kullanabileceğim kozmetil markası. indirim zamanı gratislerde en yoğun talep gören stand olsa gerek. eyelineri¸ farları¸ mat rujları¸ allıkları vazgeçilmezim. bende bulunan favori ürünlerden kısaca bahsedecek olursam¸ “schwing black liquid eyeliner” simsiyah rengi var ve ince fırçalı son derece kullanışlı¸ bittikçe satın alıyorum”mia moore” tonu çok güzel bir kırmızı ruj¸ dudağı kurutmuyor¸ ilk sürüldüğünde naneli gibi bir his bırakıyor”ima goodkisser” şeftali tonlu bir nude ruj¸ koyu göz makyajıyla uyumunu seviyorum”frat boy” beyaz tenlilere yakışacağını düşündüğüm bir allık¸ pembe-şeftali karışımı bir rengi var günlük kullanıma uygun”committed¸ sincere” bu iki ruju birlikte kullanıyorum birbirine yakın tonlar olduğu için committed rengi dudağın ortasına uygulayarak ombre görüntüsü elde edebiliyorum¸ mat kahve alt tonlu dudak rengine yakın nude rujlar¸ güzel duruyor fakat dudakları kurutuyor

zübeyde: 1 yıl önce frat boyu %50 indirimle 16 tlye alıp bu sene başka bir allığa daha bakmaktığımda 32 lirayla karşılaşmam benim için hakikaten şok olmuştu.Bu kadar zammın sebebi ne yani ? Ürünler evet başarılı kabul ediyorum gratisteki iyi markalardan biri ama yapmayın allah aşkına 1 yıl önce 16 tlye aldığım ürün 1 sene sonra aynı indirimde 32 lira mantıklı mı yani ? Şimdi o bir yanada charming çok güzelmiş ya iyiki bulunca yapışıp almışım

balın: Sadece allıklarını beğendiğim marka. cabana boy¸ down boy ve balm desert bronzerini kullanıyorum hepsinden çok memnunum ancak nude dude paleti istediğim pigmenti bana verememiş bulunmakta

naz: tam emin olamasam da cilt ürünlerinin bende akneye sebep olduğunu düşünüyorum. uzun bir süredir cilt ürünlerini ki allık da dahil kullanmıyorum.

sibel: Ambalajlarına benim de hayran olduğum markadır. Gerçekten başarılı tasarımlar¸ alışveriş mutluluğunu ikiye katlıyor öyle hoşlar. Frat boy ve down boy allıklarını çok severek kullanıyorum. Down boy çok doğal bir pembelik veriyor¸ gerçekten doğal öyle ki insanlar yanaklarının ne hoş rengi var diye iltifat ediyorlar bu allığı kullandığımda. 🙂 Eyeliner kullandığım zamanlarda schwing eyelinerdan memnundum¸ mat ve koyu renkli olduğu için seviyordum uzun süre kullandım. Far bazının çok methedildiğini duyup aldım¸ fena değil ama şeffaf olması benim açımdan olumsuz çünkü göz kapaklarım da göz altlarım gibi koyu renkli. Time balm concealerı da yine uzun süre kullanmıştım¸ kaç tane aldıysam hepsinin kapakları kırılıverdi çok kısa sürede. Kapatıcılığını beğendiğim halde sırf bu yüzden almayı bırakmıştım. Mary lou manizer aydınlatıcı ise göz bebeğim. Onsuz makyaj düşünemiyorum. Öyle seviyorum¸ harika bir aydınlatıcı. Ve benim en sevdiğim far paletim: Meet matte nude far paleti. Bazı renkler tozutsa da günlük makyaj için en sevdiğim ürün. Balmdan aldığım bütün ürünler için indirim zamanını beklerim ayrıca. İndirimsiz fiyatları performanslarına göre fazlaca yüksek bence.

günsel: haftasonuna özel gratis’te ufak indirimleri var ama indirimi olan ürünleri kimsenin tercih etmedikleri zaten -_-mesela california paleti indirime girmiş¸ içinde 2 far bir allık bir de aydınlatıcı var fakat renkleri hiç pratik değil. 32 tl civarında olması lazım. allık ve bronzerlar %25 indirime girse de hala pahalı. (cabbana boy ve bronzer)bir de göz kalemleri indirimde ancak tahmin edersiniz ki onlar da hiç kalmamış zaten 🙂

almila: İndirimde alınması gereken¸güzel farlara¸allıklara ve rujları olan marka.

güldem: birçok ürününü beğendiğim fakat özellikle şu son bir yıldır durmadan fiyatlarının artmasına gıcık olduğum markadır. tabii burda karşımıza gratisin fırsatçılığı çıkıyor. artık yüzde elli indirimde olduğunda bile fiyatları öyle aman aman uygun olmuyor.en sevdiğim ürünleri kesinlikle allıkları. renkleri¸ yapı ve dağılışları çok güzel. seviyorum. ikinci en sevdiğim ürün grubu ise meet matte nude ve trimony paletleri. farların renkleri çok güzel. güzel de dağılıyorlar ama aşırı tozutuyorlar bence. en sevmediğim ürünleri ise yine farlarından. nude tude ve nude dude paletleri. renkler palette bir harika iken gözde hiçbir ayırt edicilikleri yok. birbirinin aynı gibiler. bunun dışında birçok ürününe sahibim. genel olarak memnun olduğum bir markadır. türkiye’de birçok markanın eksikliğini çekerken the balm’ın olması çok iyi biz cicişler için bence.

elvan: mac allığım bitmediği için hala allığını alamadım¸ ilk fırsatta alıp deneyeceğim.far paleti¸ far bazı ve eyeliner’ını hali hazırda kullanıyorum ancak daha önce göz altı kapatıcısını alıp hiç beğenmemiştim. çok katı bulduğum için çöpe atmıştım¸ kullananlar kulüp o zamanlar olsa birisine hibe ederdim¸ kıfsmet.

derya: Allıklarının pigmentasyonu zirve yapmış marka. İlk kullanışımda cehaletimden kendimi bir fırça darbesiyle palyaçoya dönüştürmüştüm ordan biliyorum. Sonrasında hep milim milim uyguladım. Ve inanılmaz kalıcı allıkları/bronzerları. Silmesen ertesi gün sırıtmaz yani. Likit mat rujlarını ben nedense pek sevemedim. 2 rengi var bende¸ muadili olmayan renkler olduğu için almıştım renk skalası hakikaten çok başarılı ona lafım yok ama sadece yapı olarak pastel’in likit matlarına daha bir sıcağım. Far bazını da seviyorum¸ bitmeyecek bir ürün gibi az miktarı yeterli oluyor görevini yapıyor bence.

şengül: Çok çok çok seviyorum ben bu markayı. Özellikle göz farları son derece pigmentli. Hem de indirimde alırsanız tadından yenmez. Fiyatına göre çok kaliteli olduğunu düşündüğüm bir markadır kendisi. Favorim ise Nude Tude far paletidir. Yahu o siyah far nasıl güzel renk veriyor nasıl nasıll¸ kullandıkça sevilesi ! Allıklardan tavsiyem ise Cabana Boy¸ çok şeker bir pembesi var. Şu meşhuuur aydınlatıcısı Mary Lou Manizer ise¸ Benefit High Beam ile tanışana kadar favorimdi¸ artık gündüz makyajımda biraz fazla geldiğini düşünüyorum kendisinin.

ümmiye: Alliklarinin¸ yüz bazinin¸ renkli nemlendiricisinin sivilce yaptığına ilişkin hissiyatlarim var. Ama çok güzeller. Beğenilmeyen yüz bazini çok seviyorum¸ kurutmuyor çünkü ve tutuyor makyajımı. Renkli nemlendiricisini çok seviyorum ama tirsitigimdan kullanmıyorum. Alliklari ise allaha emanet kullanacağım illa banane banane. Ben elimdeki her paletiyle aşk yaşıyorum. Bilmiyorum neden¸ zamanında iyh bok gibidir onlar be şişirilmiş marka derdim. Likit mat rujlari da güzel. Kapaticisi çok güzel ama sivilceyi besliyor sivilce yapıyor. Gözaltı için ve far tutuşu için göz kapağına çok güzel (göz çevreniz nemsizse özellikle)¸ far bazı da güzel. Rimelleri¸kalemleri¸ kaş farları ve aydinlaticilarini ise pek beğenmiyorum. Denemedim ama ihtiyacım yoktu.

ışıl: Sözlükte ne zaman (bkz: cicişlerin günlük makyajları ) yada (bkz: 5 dakikalık makyaj ) başlıklarına yazacak olsam bir bakıyorum ki ürünlerimin en az yarısı the balm. Farları (özellikle Mischievous Marissa’ya bayılıyorum) ve likit rujları en çok sevdiğim ürünleri sanırım. ha bir de bahama mama’nın gözde katlanma bölgesine verdiği görüntüyü şimdiye kadar hiç bir fardan alamadım <3Edit: bence en iyi far paleti (bkz: the balm meet matte trimony far paleti )

gonca: Batter up kalem farları gratiste satışa çıkmış olan marka¸ henüz dizilmemişti ancak fiyatı öğrendim¸ 44¸9₺’miş. Tester da yoktu henüz maalesef.

oya: Siyah göz kalemi bütün göz kapaklarıma akarak kendini hiç unutturmadı bununla beraber net bir siyahlık vermedi ¸ kontür için kullandığım mat allıkta da istediğim sonucu alamadım yüzümde dalgalı bir ifade yaptı ( kontür yapmayı becerememiş olabilirim)¸ makyaj bazı ise yüzümü yağlandırdı . Sevemedim ben bu markayı

eftalya: İndirim dışında ürünlerini almadığım markadır. Gereksiz pahalılığı vardır.

hadise: En sevdiğim drugstore markasıdır. Herkes çok beğenmese de benim en sevdiğim paleti balmsai. Allıklarına diyecek kelime bile bulamıyorum mükemmeller. Likit mat rujları da keza öyle. Heralde beğenmediğim tek ürünü makyaj bazı ve göz kalemleri onun dışında herseyini çok seviyorumm .

ecem: daha önce hiçbir kalemim¸ eyelineerim akmamıştı ama th balmın eyelineer i akma yaptı. farlarını aşık olarak kullanıyorum ve bence herkeste olması gereken paleti IN THE BALM OF YOUR HAND. her derde deva¸ ne ararsan var kız. hiç yanımdan ayırmıyorum.

ceylan: likit mat rujlarından çok memnunum özellikle charming artık imzam haline gelmiş bir ruj. loyal rengini de almıştım beklediğimden fazla iddialı bir kırmızı.nude dude paletini büyük bir heyecanla almıştım renkler yumuşak gündüz ve gece makyajları için tonlar var ama pek memnun kalmamıştım. yağlı göz kapaklarım olduğu bir saat sonraki duruşu berbat hale geliyor ne kadar mat bazlar kullansam da. -not: pigmentasyon yeterli gelmedi.-shcwing eyelinerını da büyük övgüler duyduktan sonra almıştım. özellikle sürmeyi beceremeyenler için bile kullanımı kolay gerçekten ama yine benim göz kapaklarımda altına baz ve taban rengi olacak bir far kullanmadan berbat hale geliyor ve akıyor.

funda: Yeni çıkacak dudak kalemlerini twitterdan duyurmuş. 8 renk çeşidi olacakmış. Görsellere yükledim. Bu da the balmın yayınladığı  video

melek: kendilerine mail attım geçen gün¸ manizer kızkardeşler ailesine yeni bir tane eklemek adına. mailimi ve gelen cevabı kopyalıyorum¸mailim:” Hi! I got an idea.I do love and use your products! However¸ I’m not good with Mary-Lou because I have skin that has mostly neutral and pink undertone. When I did a research about this¸ I’ve seen very big amount of people complaining about the same problem. So¸ why not adding another-awesome sister to the family? With a pearl/white-ish colour tone¸ she would rock! She’s the one for most of us!I also love creating concepts for ideas¸ so I thought of something. “Ally Lou-Manizer¸ a.k.a. the pearl pirate! and highlighter”-haven’t thought on this one clearly¸ yet. She could have pirate eye bandage on one of her eyes¸ with pearl necklaces on her neck and around her shoulders – more like mermaid style!. With pale skin¸ bright-grey eyes and light ash-brown hair¸ I can see the beauty :’) she would fit in the manizer sisters series. Or¸ she could have white hair¸ pale skin and bright eyes.Sorry for the long talk. I really want this to happen :(I hope you read this.”cevap:”Hi Freyr¸Thank you so much for reaching out to us¸ and for providing your awesome feedback! We have forwarded your message along to our product development team. Please sign up for our newsletter and follow us on social media to be the first to know about all of our product launches¸ which just may include another Manizer sister someday ¸)Best¸Emily”harika bir firmadır efendim 🙂 türk firmalarının bakıp¸ ders alması gerekendir.seviyoruz seni the balm!

nihan: yeni çıkan şu altılı allık paletini ve cindy lou manizer’ı büyük merakla merakla bekliyorum. gerek paketlemesi¸ gerekse ürünlerin içeriğinin temizliğinden hep elimin gittiği marka¸ ayrıca far paletleri efsane gerçekten.

cansın: Ürünlerinin kesinlikle çok bereketli olduğunu düşündüğüm marka. Hot mamayı alalı bir yılı geçiyor fakat bir gıdım azalma yok gibi geliyor bana hala.

melda: Tam yeter artık makyaj malzemesi almayacağım bir süre demişken meet matte trimony ve meet matte hughes trustworthy ve sincere i çıkarıp beni almazsam olmaz hastalığına iten markadir 😀

julide: en sevdiğim markalardandır. gratis’in fiyat politikasından dolayı fiyat performans olarak çok başarılı. Cabana boy ve instain serisindeki toile allığı¸ balm jovi paleti¸ mat rujlarından committed rengi (charming ah bir seni de bulabilsem:)) ¸ far bazı ve blend a hand fırçası (kendisi bir fondöten fırçası ama göz altı kapatıcımı en güzel uygulayan fırça) var bende. Far bazı ve balm jovi paletini tam hakkını vererek kullanmıyorum ama diğer saydığım ürünleri bayılarak kullanıyorum.

alpike: paletleri hem çok neşeli hem de fiyat performans açısından gayet tatmin edicidir. balm jovi ve balm voyage paletlerine sahibim. pigment açısından gayet iyi¸ keza allıkları da öyle.en güzel ürünü ise açık ara the balm mary lou manizer aydınlatıcı olan markadır. pıt pıt burun ucuna¸ elmacık kemiklerine dokunduruyorsunuz ışıl ışıl aydınlık veriyor. tek sorunu fazla kalıcı olmaması. 2-3 saat içerisinde uçup gidiyor ve tekrar tazelemek gerekiyor.

adile: balm voyage 2 paletini aldım herkes balm jovi hastasıyken neden bunu seçtim bilmiyorum. Sanırım hem bronzer hem allıkları deneme şansım olduğu içindi..Ayrıca farları da nude dude ve tude paletinden daha çok.. Çok beğendim ve pigmentasyonları görünce diğer ürünler bana pigmentsiz gelmeye başladı ciddi anlamda..

özge: Hayvanlar üzerinde deney yapmaz.Muhteşem allıkları ve far paletleri vardır. Hot mama¸ Bahama mama (kontür için) ve sexy mama (tabii ki parlamazsa ölecek t bölgesi için) senelerdir benim olmazsa olmazlarımdır. Bir tek sanırım Hawaii paletindeki farlarla aram iyi değil o da kendime bir türlü yakıştıramadığımdan.

müjde: her gratis indiriminde illaki bir ürününü koleksiyonuma kattığım marka. bana ne oluyor bilmiyorum ama dönüp dolaşıp illaki balm standını kurcuklarken buluyorum kendimi 🙂 hal böyle olunca şuan elimde baya bi ürünü var hatta bazıları olmasa da olurmuş. genel olarak markadan ben memnunum. son zamanlarda fiyatları çok arttı ama euro ve dolar da arttı bu yüzden normal bence sonuçta ithal bir markadan bahsediyoruz.markadan favorim ise ilk göz ağrım olan down boy allıktır. instain serisi dahil tüm allıklarına sahibim ben en çok down boyu sevdim. likit mat rujları¸ far bazı ve tabiki mary lou en başarılı ürünlerinden bence.

pelin: nude dude far paletiyle hayatımı kurtaran markadır. çok severim¸ çok överim. her gününüzü kurtaran bi palet arıyorsanız bakın derim. dipnot: meet matte rujlarına da bi bakın derim. bulursanız.

eda: Far paletleri rezalet olan markadır. Tozutur¸ simli olanlarını kullanınca düğün makyajı yapmış gibi olursunuz. Neden bu kadar abartıldığını anlamıyorum. İndirimde uygun fiyatlı olması dışında bir artısı yoktur.Far bazı muhteşemdir ama. Gayet severek kullanıyorum. Onun dışında herhangi bir ürününü almam.

selda: Allıklarına ve eyelinerına hayran olduğum marka. Fiyatları ilk zamanlara göre ciddi yükseltildi ancak ben alacaklarımı genelde indirim zamanı alıyorum. Eski ürünlerin Türkiye’ye gönderildiği iddiasına dönersek eğer¸ benim katılmadığım bir konu. Örneğin balm desert bronzer/allığı çıktıktan çok kısa bir süre sonra burada da satışa sunuldu.

cansel: yeni ruj serisi getirmesini istediğim ve yurtdışındaki fiyatlarına baktığımda gratis’in pahalıya satmadığına şaşırdığım¸ içten içe de buradaki çakma mı acaba diye paranoya yaptığım markadır. stainiac birazcik yanma gibi bir şey yapıyor sürünce ama olsun n’apiym. ayrıca hayvanlar üzerinde test yapıyor mu diye ta ne zaman email attım hala cevap yok.

berçin: meet matt(e) trimony mat far paletini kadınlar günü indirimde indirime sokmazsa ayıp edecek markadır. kadınlar günü yani bu¸ lütfen..

melodi: Maalesef ki dolar artışıyla türkiye’deki fiyatları da artıyor. Allıklarını 17liraya aldığım zamanları bilirim çok değil iki sene önce. 12 ay kullanım ömrü biçiyor paletlerine ancak bunu başarabilen var mıdır? Bende 4 paleti var göZüm dönmüş gibi almışım ve tabi ki bitmedi hiçbiri

benli: piyasadaki en kaliteli farları üreten marka. Özellikle nude serisi her kadının çantasında olmalı.

gülçin: makyaj çantamızın her şeyi

fehime: Retro konseptiyle akıllara kazınan marka. Ruj renkleri çok yapay mı desem kokoş mu yoksa demode mi bilemedim ama aydınlatıcı bronzer ve bazı tercih edilebilir.

rengin: Sahte ve çakma ürünleri sosyete pazarlarına düşmüş marka.dün evime yakın bir sosyete pazarında bir tezgahta gördüm ve çok şaşırdım. Neredeyse bütün paletleri¸ manizer sisters¸ allıklar birebir yapılmıştı. Balm jovi paletin fiyatına 35 lira dediler. Paletlerin dışındakı karton korumalar bile vardı. Buna ek olarak lorac pro mega ve naked 7 gördüm Sahtesi çıkmayan bir şey kaldı mı acaba?

nükhet: kozmetik sektöründe şanslı olduğumuz tek marka sanıyorum ki. hayret ki dış ülkelerdense burada ucuza satılıyor. en vazgeçilmez ürünleri allıkları bence. renk seçenekleri¸ pigmentasyonları harika. paletleri de kullanışlı

ulviye: önüme her gelen gratise “The balm charming var mı?” Diye sorarken kendimi  Şöyle hayal etmeme sebep olan marka.

berva: ambalajları ile dikkatleri çeken bir marka.gratise girdiğimde benim de yöneldiğim ilk stand olur kendisi.o sevimli karton ambalajları ne yazık ki sağlam değil. çok çabuk kirlenip haşat olabiliyor kenarları.farları ise güzel ama tozutuyor ne yazık ki. yine de elimde (bkz: the balm montbalm far paleti ) (bkz: the balm balmsai far paleti ) var.çünkü renklerini seviyorum kullanışlı paletler üretiyorlar haklarını yememek lazım 🙂 yalnız o fiyatlar ne yav. gittikçe yükseliyor durduramıyoruz. allıklarım bitince -hı hı biter kesin- gidip macten alırım o parayla 🙂

meltem: gratis’e girdiğimde direkt yöneldiğim stand. put a lid on it far bazı belki de en çok kullandığım ürünü. nude tude ve balm jovi paletleri ise favorim. bu aralar voyage 2 paletine gidip geliyorum indirime girse alacağım. meet matte hughes commited arıyorum ve hiçbir yerde bulamıyorum. artık stokları güncellesinler.

piraye: ambalajlariyla gözede hitap eden gratisi watsonstan bir tik one gecirdigini dusundugum marka.

zehra: Şimdiye kadar beğenmediğim tek bir ürünü bile çıkmayan marka. Herkes tarafından övülen¸ farları¸ aydınlatıcısı¸ bronzerının yanında¸ özellikle time balm primer bazının ve popüler olmaya başlayan mat likit rujlarından başka klasik gri-metal kapaklı rujlarının da çok iyi olduğunu belirtmekte fayda var. En işlevsel ürünü ise balm jovi paletidir zannımca.

nuran: Şimdi de give crease a chance fırçasına göz koyduğum marka. İndirimsiz hali 45tl civarı pusuda sevgililer günü indirimini bekliyorum resmen 😀

berinay: rengini çok beğenerek aldığım Cabana Boy allık’ın¸ allık bölgemdeki sivilcelenmenin sorumlusu olduğunu düşünmekteyim. ama bunun sağlamasını yapmadım bir süre kullanmayıp test etmeli.

serpil: bir başka cicişde oldu mu bilmiyorum ama allıkları bende sivilcelenmeye neden oldu. zaten ten makyajını bırakınca bir köşede öyle bekliyorlar. verdiğim paraya yazık oldu bence.

ülker: Sexy mama isimli pudrasından bugüne kadar 5 kutu bitirdiğim¸ şimdi 6. sında olduğum markadır. Tam olarak drugstore sayılmasa da çok da pahalı bir marka değil. Allıkları acayip pigmentli olduğu için şimdilik cesaret edemesem de ileride deneyeceğim kesin. Paletler bence en başarılı oldukları alan. voyage 2¸ mont balm ve voyage 1 var şu an elimde¸ oldukça başarılılar. yalnız değinmeden geçemeyeceğim¸ farları çok fazla tozutuyor dolayısıyla yüz makyajı yapmadan göz makyajı yapmak daha mantıklı oluyor. 🙂

handan: amerika da high end markayken burada drugstore marka olması kafa karıştırmış olan markadır.bon jovi¸ nude tude gibi far paletleri vardır

nural: Ülkemizdeki kozmetik kıtlığı sebebiyle baş tacı olan marka.Tabiki kötü değil hatta çok sevdim iyiki almışım paletini. Ama mükemmel değil. Malum ülkemizde bu kalitede uygun fiyatlı ürün yok. Bu yüzden kapış kapış gidiyor. Bu kadar satılıyorken şöyle bol bol gönderselerde doysak. Sırf bunun için gratise gitmekten helak olduk. Bide gidip bulamayıp gereksiz ürünlerle eve dönmek yok mu işte bu koyuyor insana.

emel: En sevdiğim paletleri california ve meet matte dir bir tek bunlar olsun size birşey olmaz cicişler

anka: fiyat -performans açısından çok başarılı bulduğum marka. özellikle eyelinerı oldukça iyi¸ hem kalıcı hem de bulaşmıyor.

iclal: Siyah göz kalemi – ruj seviyesindeyken bir gözaltı kapatıcısı almaya karar verdiğim¸ Gratis satış danışmanın yönlendirmesi sonucu kapatıcısını aldığım marka. O zaman adını sanını duymamıştım ki o zamanlar makyajla ilgilenmiyordum. Kapatıcı hala duruyor¸ hiç azalmamış gibi hatta. Halbuki ilk aldığımda neredeyse bir yıl kullandım. Ancak yapısı kalın sürmesi zor geldi bana. Sonra The Balm aldı¸ yürüdü. Ben makyajla ilgilenmeye başladım(eye-liner nasıl çekilir videolarını izleyerek). Yavaş yavaş The Balm’dan ürünler almaya başladım. Bayıldığım bir marka oldu. Göz farı bazı¸ eyeliner’ı bittikçe alıyorum¸ alırım da. Öyle güzeller ki. 2 far paleti var elimde¸ mat olanından çook memnunum. ışıltılı olan da güzel ancak ben çok ışıltı insanı değilim. Tüm paletleri alınası geliyor bana. Hiç rujlarını denemedim¸ en kısa zamanda rujlarından da almayı düşünüyorum. Ambalajları ve paketlemeleri de çok şiirin ve eğlenceli bence.

fahrünissa: far paletlerini çok sevsem de allıklarıyla hiç barışamadığım marka. Ambalajları¸ pigmentleri iyi allıkların ancak bana ya çok koyu ya çok simli geliyorlar ya da çok pembe tonlu geliyorlar. Renk skalasını sevemedim allıklarda 🙁

cilvenaz: kullandığım tüm ürünleri kaliteli olan marka. ilk olarak rujları ile başladım¸ sonrasında makyaj bazı ile devam ettim. tüm ürünlerinin pigmentasyonları yüksek ve kalıcılıkları çok başarılı.favorim ise likit eye liner’ları (bu kadar kolay sürülenine ve kalıcı olanına rastlamadım¸ tüm gün gidiyor) ve (herkesin favorisi hot mama olsa da) down boy allık (böyle tatlı bir pembelik yok¸ özellikle beyaz tenliler için biçilmiş kaftan).keşke sadece gratislerde değil¸ farklı güzellik shop’larında da satışa sunulsa.

hürmüz: Hot mama gibi allık konusunda kendini aşmış marka.

izel: Farları çok tozutuyor ve bence fazla rengini vermiyor meet mette nude palettekiler. Gerçi o doğal duruşu da seviyorum ama balm jovi palettekiler veriyodu rengini. Bu palet beni biraz uğraştırıyo. En sevdiğim the balm ürünleri ise şüphesiz allıkları. Hot mama¸ houndstooth ve fratboy a sahibim ve üçünü de çok seviyorum.

behrem: Gratis mağazalarında bulabileceğiniz Amerika dan ithal ürünler. Çok alerjik ve hassas bir cildim olmasına rağmen hiçbir ürününün alerji yapmadığını söyleyebilirim. Ayrıca ürünleri aşırı bereketli. Schwing eyelinerını 8 aydır kullanıyorum ve hala bitmedi. Mary lou ise yıllarca gidecek galiba. En son deneyimim ise şu dudakta kuruyup matlaşan kalıcı rujları Meet matteler. Hafif naneli ve çok güzel bir dokusu var.

esmeray: Makyaj koleksiyonumun çoğunu oluşturan markadır.Balm jovi palet ve vogaye 2 paletten çok memnunum.Vogayede hem bronzer hem aydınlatıcı var bi taşta iki kuş vurdum farlarıda çok güzel çoğu elimde olmayan renklerdi.Allıkların çoğuna sahibim ve çok memnunum başka allığım yok.İçinde Talc bulunmadığı için yüzümdeki gözenekleri genişletmiyor en çok bu yüzden seviyorum.Sexy mama pudrasınıda kullanıyorum yüzümde yok gibi duruyor.Herşeyinden memnunum

imran: Farları çok kalıcı¸ allıkları ise tam tersi 1 saat sonra bile silinen marka. Betty lou hayatımın bronzer/aydınlatıcısı¸ kendisiyle aşk yaşıyorum resmen. Ürünleri çok güzel ama pahalı ve standı resmen talan edilmiş olduğu için istediğim hiçbir şeyi bulamıyorum malesef

latife: bayıldığım marka. gratis’te başka makyaj markasına bakamıyorum¸ ambalajları bile içimi açıyor. üstelik ürünleri de kaliteli. indirim zamanlarının efendisi oldu benim için.

güven: Gönlümün efendisi fakat sağda solda çok fazla çakması bulunmaya başlayan marka. Dikkatli olun derim. Aliexpressten bakabilirsiniz hangi ürünlerin taklidinin olduğuna.

eylül: kullanadığım the balm ürünleri¸ balm jovi palet¸ nude dude palet¸ mia moore ruj¸ autobalm California palet¸ the balm dolgunlaştırıcı lipgloss¸ schwing eyeliner¸ hot mama allık¸ instain swissdot allık¸ instain pinspripe allık¸ sexy mama pudra¸stainiac yanak ve dudak mürekkebi put it on far bazıhepsinden ayrı ayrı memnun kaldım. sadece schwing eyeliner akşama doğru akma yapıyor gözlerimde. özellikle balmjovi palet kesinlikle joker bir ürün. yapılarını geçtim ah o ambalajları yok mu! beni benden alıyor hepsine sahip olmak istiyorum.

adelya: ben bu markayla the nude dude far paletisayesinde tanıştım. farlardan memnun kalınca başladım teker teker ürünleri denemeye. mai blaispaid ruju¸ matte rujlarından hiç bi zaman stokta olmayan charming ruju¸ cindy lou manizer i¸ balmsai far paleti¸ hot mama allığı¸ balm jovi makyaj kiti derken bi de baktım ki tüm standı evime taşımışım. bu ürünler biterse bi daha alır mısınız hepsini derseniz¸ balmsai far paleti harici hepsini tekrardan alırım. balmsai yi de almama sebebim renkleri benim kullanabileceğim renkler değilmiş maalesef¸ ondan ötürü. ürünler fiyat performans açısından iyi. far¸ aydınlatıcı ve allıkların pigmentasyonları iyi. matte ruju kalıcı.

füruzan: Çok güzel ancak parmaklanmamış ürününü bulmanın neredeyse imkansız olduğu marka. Nefret ediyorum tester olmayan ürünü elleyen insanlardan.

dilek: İndirim dönemlerinde aradığını bul bulabilirsen. İzmirli cicişler ilk günden bitirmiş tüm ürünleri. Ne Put a lid on it¸ ne Mary lou¸ ne de Charming alabildim.

esin: Ne yaparsa yapsın türk tüketiciye yaranamayan marka. Yabancı menşeili hiçbir markanın bize yapmadığı ve muhtemelen yapmayacağı güzelliklerle türkiye piyasasına girdi¸ amerika fiyatlarından ucuza satış yaptı¸ şuan fiyatlar artmış olsa da hala öyle. Neden ucuz¸ son kullanma tarihi geçmiş ürün satıyorlar denildi. Zırt pırt indirim yapıyor gözümdeki cazibesini yitirdi şeklinde bir girdi okudum ya ne diyebilirim daha. Fiyat arttırınca sen gratiste satılıyosun ne bu fiyat deniliyor. Sen kimin tarafındasın diyebilirsiniz sayın cicişler de uygun fiyata alırken adi muamelesi yapılıyor¸ fiyat artınca pahalı bulunuyor. Sanırım esas sorun gratiste satılması. Sephoraya geçiş yaparsa milletce rahatlar hele bir de hiç indirim yapmazsa yüzlerce lirayı ohhh high end diye orgazm ola ola veririz.Kullandığım ürünlerinden bahsedersem balm jovi paletinden memnunum. Kaşlarımı doldurmaktan kontür işlemine bir çok adımı gerçekleştirebildiğim bir palet. Ne zaman makyajıma özensem hala elim bu palete gider. Tam mary lou olmasa da öyle denilen palet içindeki aydınlatıcısına hastayım¸ özellikle burun kontürü yapıldığında çok güzel ilüzyon yaratabilirsiniz. Ayrı olarak mary lou yu kesinlikle alacağım. Yine paletin içindeki milly ruju çok güzel ama ne yazık ki mai bills be paidin aynısı falan değil¸ bir dönem aynı olduğu söylenmişti de sevinmiştim.Schwing eyeliner’ı bana çok sıvı geliyor ne yazık ki¸ ucu da ince¸ uygulamasının zor olduğunu düşünüyorum. Elim alışırsa memnun kalabilirim çünkü simsiyah ve mat. Yüz bazını aldım ama henüz kullanmaya başlamadım¸ yine göz bazını almıştım henüz kullanmadan golden rose velvet matte rujların patladığı dönemde iki ruja takaslamıştım ama fiyatı uçmayan ürünlerden biri bu indirimde alabilirim. Yuvarlak minik kavanozlardaki toz farlarından no money no honey rengini de çok beğenmeme rağmen kullanımını zor bularak arkadaşıma verdim. Henüz indirimden 18tl lere alabiliyorken mat likit rujlardan committed renginde gözüm var. Biliyoruz ki bir yıl sonra indirimli 35 tl ye alacağız gibi ama uygun fiyata istediğimizi aldığımız zamanlar bulmuştuk bunuyorduk ya markaya olumsuz bir şey söyleyesim gelmiyor fiyat konusunda.

dünya: ben bu markanın tek bir şeyini seviyorum sanırım¸ o da stainiac. benefit’in benetint’ini kullanmadığım için bir kıyaslama yapamayacağım ama stainiac da fiyatına göre hiç fena değil bence. şu ana kadar kullandığım bir çok allıktan çok daha güzel bir sonuç elde ettim¸ tint olduğu için tabi ki daha doğal durdu. alın¸ aldırın.

duygu: Far paletlerindeki renkler keşke Türkiyedede ayrı ayrı satılsa biz de kendi kafamıza göre palet oluştursak dediğimdir.Mat likit rujları gerçekten denenmeli¸ nude tute paleti ise göz makyajına yeni başlayanlar için harika bir palet. Mary Lou adlı aydınlatıcısı ise çok meşhurdur¸ yabancı youtuberlar ellerinden düşürmemektedir.Allıklarının pigmentasyonu iyidir. Özellikle instain serisi kalıcılığıyla bilinir.California face palette gerçekten sehayatler için harika. Aydınlatıcı¸far¸allık bir aradadır.Genel theBalm sevdiğim bir markadır.

lemide: Bugün bana yıllar geçtikçe alım gücümde düşme olduğunu düşündürten marka. Üç sene evvel yılbaşı indiriminde bir hevesle balm shelter¸ nude tude¸ 3 adet ruj¸ sexy mama pudra¸ mary lou toplamıştım. Şu anda o parayı veremem içime oturur gibi geliyor. Yoksa fiyatlar uçtu da ondan mı?

merve: Piyasada çok fazla sahte ürünlerinin bulunduğu kozmetik markası.Bir gün naked5 gibi sahte çin mali ürünler satan bir dükkana rastladım. Aaa dedim nude tude¸ nude dude¸ apples paletler dizmişler. 30 lira fiyat koymuşlar şaka gibi. Elimde bu paletler olduğu için bir bakayım aynısımı diye inceledim. O kadar bire bir yapmışlar ki galiba gerçek bunlar ya dedim kendi kendime. Çalışan kadın da orijinal bunlar dedi. Kafamda binlerce soruyla dükkandan çıktım. Nasıl olur da bu dükkanda the balm satılır? Hem de bu kadar uygun fiyata? Google da arama yapınca anladım. Bir de aklıma şöyle bir şey geldi¸ kötü niyetli insanlar takas yaparken bu sahte ürünlerle karşısındaki kişiyi kandırabilir. O yüzden dikkatli olalım lütfen.

beltun: Ben öyle iki sene önceki fiyatlarını bilmem ama bir paletini aldım oldukça pahalı. Renkler kalıcılık fln fln güzel ama mükemmel değil. Fiyatlar gereksiz yüksek. Türk malı bu ayarda pek ürünümüz olmadığından değerlenmiş bence. Uygun fiyata bulmadğım takdirde ikinci bir ürün almam. Bu kadar kapışılmasını da anlamış değilim.

nisan: becca’nın aydınlatıcı paletine sahip olamayınca manizer sisterlarla yetiniyoruz işte

gökçe: Bahariye gratisi yeni urunle doldurmuslar hal boyle olunca adoring ve charming dolu balm standi.Tanım: turkiyede yalnızca gratiste satılan kozmetik markası

nergis: öncelikle resmi sitesi hangisi bir karmaşa var. burada http://www.thebalm.com/ hala nude tude görünüyor. zaten o minik mont balm¸ autobalm¸ smoke balm gibi paletleri buraya hiç koymamışlardı. nude tude’un kaldırılacağına pek ihtimal veremiyorum çünkü nude dude “nude” serisine eklenmiş olarak geçiyor.

alisa: Hiçbir yerde “put a lid on it” far bazını bulamadığım marka. Hayrına biri el atsa¸ Adana Gratislere 1-2 koli gönderse ne olur yani? Çok zor bir soru sordum evet.

meriç:: Herkesin aksine benim allıkları ile pek anlaşamadığım kozmetik markası. Ama Put A Lid On It olsun¸ Balm Shelter olsun¸ Bahama Mama olsun¸ Auto Balm paletleri olsun¸ Time Balm Concealer olsun¸ The Balm Girls rujları olsun¸ çift taraflı far fırçaları olsun hastasıyım.

hayat: Bu kadar ünlü değilken tesadüf eseri eyelinerı ile tanışmıştım. Arkadaşlarım nasıl böyle güzel eyeliner sürebildiğimi soruyordu o zaman. Bir çok arkadaşımın the balm’a geçmesine sebep olmuştum. Sanırım yaklaşık dört yıldır 7-8 tane eyelinerı bitirmişimdir. Hayatımın makyaj malzemesi. Şu an her ürünü çok ünlü. Allıkları da çok hoş ama olmazsa olmaz değiller eyelinerı gibi.

gülben: Geçen sene kasım ayında bahama mama yı 20 tl ye almıştım. Geçen indirimde %46lik.indirimli fiyatı olan allıklar 33liraydı. Yuh yani.az daha abartsaydınız?

sevil: Sürekli ucuz ucuz dediğiniz için fiyatlarını artırdıklarını düşündüğüm marka. (Yanlış düşünüyor da olabilirim tabii.)

öykü: Türkiyede fiyatlar ucuz ucuz dedik yurtdışı fiyatlarına doğru koşuyor meret. Hofff

lida: Dolar yuzunden yuzde 200 zamlandiysa diger markalar neden bu kadar artmadi diye sordurtur.

dicle: paletlerindeki farlardan en sevilenleri¸ düşük gramajlı 3-4’lü ufak paletler şeklinde piyasaya sürseler daha çok kullanacağım bir marka olacağını düşünmekteyim.

özlen: Fiyatlarının bu kadar çok artması bence stok probleminden dolayı. Doların da etkisi olabilir¸ gratis de zam yapmış olabilir ama eskiye göre az ürün gönderiyorlar bence. Eskiden indirim olmadığında stantlar full oluyordu ama artık indirim olmadığında da stok problemi yaşanıyor¸ sadece yeni çıkan ürünlerde değil bu problem… Özellikle likit mat rujları ben hala türkiyeye gelmiş olarak kabul etmiyorum.

neslişah: Elimde balm jovi paleti ve time balm kapaticisi var. Paleti zamaninda yuzde elli indirimden 25 liraya almistim. Zaten tam bir performans urunu.ilk balm urunum oldugu icin bir ara ciddi ciddi acip acip hayranlikla izlemistim paleti ve kullanmaya kiyamamistim. Simdi ise project pan kapsaminda bitirmeye calisiyorum genel olarak memnunum. Sadece rem lead zeppelin ve the stroke renklerini hayatta bitiremem bunun farkindayim.Time balm kapatici ise tenimle tam ortusuyor¸ kimse kapatici kullandığım anlamiyor. Henuz bir bbsi bile olmayan bir fakir olarak icindeki sungeri kullanıyorum gayet de isimi goruyor. Tek eksisi var¸ o da yapisinin cok agir olmasi. Uzun uzun ugrasmak gerekiyor dogal bir bitis icin. Uzun vadede de cildi yorar gibi.Elimdeki urunlerden memnun olmama ragmen tum urunlerini arzulamiyorum nedense. Sadece instain serisindwn pinstripe allikta gozum var o kadar. O da takasla gelse ne guzel olur…

nigar: paletlerine her anlamda bayıldığım marka. bi kere ambalajları çook tatlı¸ renkleri çok güzel¸ kalıcılıkları güzel¸ biraz farları tozutuyor ama ten makyajını zaten sonradan yaptığım için sorun olmuyor. lip balmlarına da bayılmıyorum ama bende iki çeşidi var¸ kullanıyorum.

hayal: timebalm concealer’ını pek beğenmediğim fazlaca topaklandığını düşündüğüm kozmetik markası.

kumru: Ambalajları çok tatlı olduğu için neredeyse bütün standı satın aldığım ama maalesef içlerinden sadece  bahama mama ‘yı doğru düzgün kullandığım (kontürleme için bire bir bence) şirin¸ içerik bakımından fena olmayan marka.

yağmur: Shady lady¸ balmjovi¸nudetude ve nudedude ¸ meet matte nude paletlerine sahibim ve bunlari balm bu kadar zamlanmadan once edinmistim. Acikcasi su an fazlaca zamlandigi icin verilen parayi hak ettigini dusunmuyorum. Maskaralarini ve stick formdaki rujlarini pek begenmedim. Alliklarindan hot mama ve instain serisinden 3 alliga sahibim ve bence gayet guzel is goruyor. Instainleri indirimde 11 liraya aldigimi hatirliyorum. Su an cok fazlaca zamlandilar.

ayren: İlginç şekilde Türkiye’de yurtdışına oranla daha ucuza satılan kozmetik markası.

elif: Allık ve pudralarında talk içermeyen kozmetik firması. Şirin ve albenisi yüksek ambalajları ile göz dolduruyor. Kullanmadığım zamanlarda bile elime alıp sevesim geliyor. Özellikle far bazı ve toz ürünleri çok kullanışlı. İndirim zamanlarında oldukça uygun fiyata edinebilirsiniz. Parlamayan¸ toz toz olmayan¸ aynı zamanda uygun fiyatlı bir pudra arıyorsanız transparan pudrasını denemelisiniz. Aynı şekilde frat boy allığı da yüzünüzü kıpkırmızı yapmıyor¸ hani utanmış da kızarmışsınız gibi tatlı bir pembelik veriyor. Özetle indirim zamanlarında reyonlarının önündeki kalabalıktan fırsat bulursanız mutlaka deneyiniz…

ılgın: Ekim ayındaki indirimde tanistigim kozmetik markası. Ürünleri gratiste satılıyor. Ben daha cok watsonsta takılıyordum indirim zamanları ama sanırım artık gratisi de es geçmeyeceğim. Aldklarimdan da bahsedeyim o zaman.. Time balm primer: ciltte bıraktığı kadifemsi his muhteşem bebek cildi gibi hissettiriyor. Yalniz benim cildim hassas bir cilt olduğundan biraz kızarıklık oluşuyor. O sebeple bu üründen bir daha almayabilirim. Time balm conclear: göz altlarim icin farkli bir urun kullanmıyordum bunu denemeye karar verdim ve memnunum. Kapatılacak pek bir durum yoktu ama fondöten göz altları icin zararlı diye duyunca alayım dedim. Gerçi bu da zararlı değil mi? Tabiki öyledir kanımca ama denemek de gerek. :)VeeeeeMary lou manizer aydınlatıcı: işte bunu cok beğendim. Azıcık dokunduruyorum ışıl ışıl oluyorum. Simli parlak şeylerden pek hoşlanmazdım ama bu beni çok çekti. Daha önce aydınlatıcı olarak oriflame`in renkli renkli toplari olan bi tane vardı pek kullanasım gelmiyordu. Toplar fazla sertti kırıyordum fırçaya bulaşsın diye filan.. Aman neyse mary lou süper!

kiraz: Urunleri son zamanlarda gereksiz pahalilasan marka. Buna ragmen gozumu karartip her yerde Meet matte hughes serisinden charming rengini ariyorum ama yok. En son gittigim Gratis subesindeki gorevli cogu rengin Turkiye stoklarinda kalmadigini ¸ ithal urun oldugu icin yeniden gelmesinin biraz zaman alabilecegini soyledi. Umarim bir an once stoklari yenilerler.

lale: Son çıkan paletleri dışında hemen hemen tüm ürünlerine sahibim. Tabi şuan ki fiyatlarıyla almadım çoğunu. Bahama mama’ya 12 tl verip aldığım günleri bilirim. Çok beğendiğim bir ürünü olmazsa artık almayacağım muhtemelen. Bir allığa zaten 35-40 tl veriyorsam üstüne biraz daha koyar gider mac’ten alırım. Ayrıca neredeyse hepsine sahip olmama rağmen ‘olmazsa olmaz’ diyebileceğim bir ürün de yok. Yalnız baya baya sevmiyormuşum bu markayı şuan fark ediyorum

vildan: Amerika’da satıldığı mağaza fiyatından dönüşüm yapılmaması gereken marka. Gratis’ in o ürünü gidip de mağazadan aldığını sanmıyorum. Ayrıca o satan mağazanın da belli bir kârı var. Bir de böyle düşünün. Ekleme: Diğer bazı ürünler için bu mantık iyi çünkü ürün fiyatı çok abartilmis olabiliyor. Ama the balm ın burdaki fiyat politikası nasıl oluyorsa gayet güzel. Anlayan açıklasın lütfen. 🙂 Ayrıca artmazsa çok seviniriz. 🙂

peri: Buralar ilerde çok değerlenecek bence bu markaya yatırım yapmak lazım. Fiyatlar durmadan uçuyor uçuyor. Ayrıca charming konusunda ben de çok kırgınım

özlem: “far” ları yere düşüp dağılmadığı sürece yıllarca bitmeyecek olan ve güzel renklere sahip firma.rimellerini ise başarısız buldum.

destan: Türkiye’de yurtdışından daha ucuz satılan¸ indirim zamanları ise talan edilen standa sahip markadır. Kaliteli ürünleri¸ tatlı mı tatlı ambalajıyla cezbeder¸ karşı koyamazsınız.

gamze: gece gece aklıma bir şey düştü arkadaşlar.şimdi bu marka nude tude’un buradaki ambalajında yurt dışındaki gibi içerisinde cıbıl kadın figürleri olanı değil de daha farklı bir fon kullanmıştı fark ettiyseniz eğer.sonra aynı marka serinin ikinci paleti olan nude dude’ta tüm ülkelerde aynı ambalajı kullandı. yani cıbıl erkekli olan fonu.ee bu ne şimdi. kadınların kullanacağı bir palette kadın figürü olduğu için ülkemiz bunu kaldıramaz(!) diye farklı versiyonunu gönderdiyseniz bunun mantığı ne. o zaman kadınlı olanı niye göndermediniz.olum sizin amacınız ne lan?yine beynim yandı :Snot: kadınların olduğu nude tude’u çok beğendiğim ve elimdekinde saçma sapan bir fon olduğu için bu kinim. yabancılardaki versiyonunu görünce üzülüyorum 🙁

alvina: Ambalajları çok dikkat çekici güzel evet ama fiyatları resmen iki katına ulaştı. Eski fiyatını bildiğimiz ürünleri 2 katı fiyatla almakta üzer. Sakın indirimden al o zaman demeyin indirimden hiç bir şey bulamıyorum. Put a lid 20 liraya düşmüşken yedekleyeyim dedim nasılsa hemen her gün kullanıyorum. Ama 1 tane bile bulamadım :(Bir kız Charming rengi indirimden sonra mı gelir buluruz dedi görevli de evet dedi.. Yok.. yoksa bu ürün tutuldu indirimden kaptırmayalım deyip az mı gösteriyolar? Bak işkilllendim şimdi

şehrazat: paletleri çok başarılı olan marka. eğer bu markadan daha önce fazla ürün almadıysanız ama ürünleri denemek isterseniz voyage 2 paletini kesinlikleri öneririm. içinde mat ve ışıltılı farlar¸ aydınlatıcı ki kendisi mary lou manizerdır¸ iki allık¸ iki ruj ve genellikle tek başına almaya cesaret edemediğimiz bahama mama bulunuyor.

nurgül: Eski fiyatlarını benim de hatırladığım marka. Yalnız düşündüm de¸ indirimde hiçbir ürününü almamışım suana kadar.Zamanında hot mama almıştım bu markadan ilk olarak¸ Onda da o kadar heveslenmiştim ki indirim bekleyemeden almıştım. 23 liraydı diye hatırlıyorum. Pahalı gelmişti garip hissetmiştim alınca. Bir de almaya arkadaşımla gitmiştik¸ testeri kalmamış. Çalışan kız da bi tane açtı göstermek için¸ ben salak tabi yeni tester açtı sanıyorum hiç anlamıyorum o işlerden. Parmağımla dokunuverdim rengine bakmak için. Kız kızardı bozardı bu tester değildi rengine bakın diye açmıştım dedi. Neyse aldım o açtığını. Kasada parayı verince arkadaşım bana dönüp “artık senin kanka¸ istersen yalarsın” dedi kız da çok gülmüştü kasada. Bu da böyle bi anım.

ferah: indirimde olduğunu görünce elim boş geçemiyorum yanından. En sevdiğim ürünü balm jovi. İçindeki allık ve aydınlatıcı günlük makyaj rutinim. Ve mate serisi rujlarına da bayılıyoruuummmm 🙂

gülden: Fiyatlarının bu denli pahalanmasının nedeninin doların artmasından ziyade markaya olan ilginin artmış olmasından dolayı oldugunu düşünüyorum. Böyle giderse artık bu markadan da ürün almayı bırakacağım.

inci: Pek çok Amerikalı youtuber’ın high end olarak tanıttığına şahit olduğum ve Türkiye’de neden bu kadar uyguna satıldığını anlayamadığım marka. Ama bu gidişle Türkiye’de de high end kategorisinde yerini alacak.

lerzan: Allığını¸ kapatıcısını¸ parlak bronzerını¸ mat bronzerını¸ 2 fırçasını¸ aydınlatıcısını¸ nude rujunu pahalı olmadan önce topladığım makyaj markası. Cidden inanılmaz zamlanmış. Şimdiki indirimli hali¸ eski indirimsiz halinden pahalı. Ya hot mamayı ya da mary lou’yu indirim ile 13 tl’ye aldığımı bilirim. 2 senedir hiç bir şeyini alamadım¸ sanki markaya olan ilgiden gibi geldi bana ama bilemedim dolardan mı bu artış. Keşke zamanında balm jovi 30 tl iken alsaydım diyorum.Fiyatlar bu haldeyken bitirdiğimde tekrar alabileceğim tek ürünü Mary Lou’dur.

yelda: iki yaz evvel instain allıkların tamamına evet doğru duydunuz dört tanesine birden 52 tl vermiştim. şu sıra kendi çapımda protesto ediyorum. almıyorum bi şey.

feride: emlak piyasası uçmadan önce ev almış olanlar gibi¸ the balm piyasası uçmadan önce koleksiyonumu tamamlamış bir ciciş olarak kendisine doğru zamanda doğru yatırımı yapmış olmanın gururunu taşıdığım markadır .Ucuz ucuz dediniz¸ bize tarihi geçmiş ürün mü satıyorlar dediniz¸ öküz altında buzağı aradınız¸ n’oldu şimdi ?

yeşim: bursada olmayan makyaj şeysi.

günnur: fiyat artışlarını biraz da doların artmasına da bağladığım marka.yine de yavaş yavaş elimi çektiğim marka olacak. bourjois’in likit rujunu bulamazsam en son committed alırım. edit. hatta o sırada gün içinde tazelememi gerektirmeyecek daha günlük/ nude kalıcı bir ruj bulursam committed’e de bakmam gibi. kendi adıma konuşmak gerekirse en isteyeceğim ürünleri çoktan edindim bu markadan.

elmas: the bam instain allıkları indirimle 13 tl ye balmjovi paleti 30 tl ye aldığım günleri arıyorum resmen. daha geçen senelerde 30 tl ye alınabilen palet bugün olmuş 47 tl!

besra: “The balm amerika’da high endmiş¸ benefit gibiymiş” geyiğinin gerçek olmasına 5 kaldı valla.

çağıl: Yeni yatırım alanı. Valla cicişler bankalarda yılda %11 falan boşuna kovalıyoruz..

fatma: Cicili bicili ambalajlarıyla benefit’in uygun fiyatlı muadili gibi olan fakat son zamlarla yakında benefitle aynı fiyatlara satılır dediğim marka. Yahu aklım almıyor 2- 3 sene önce indirimsiz 27 lira olup yüzde 50 indirimlerde 13.50’ye topladığım allıkların şimdi indirimli fiyatı 30 lira bu nasıl zamdır. Far paletlerinden aydınlatıcısına hepsinin eski fiyatlarını hatırladığım için şimdi stantlarına baktıkça gözlerim kanıyor. Bence zamanında tüm ürünlerini ucuza alanlar şanslıyız. İyiki elimi çabuk tutmuşum diyorum.

gökben: Amerika ‘da kendi far paletini oluşturma gibi bir seçeneği olan kozmetik firması. Keşke bizde de öyle bir seçenek olsa da kendi adıma en güzel far paletini olusturabilirdim sanırım. .

nihal: Bugün osmanbeydeki şubesinde balm desert bronzlaştırıcı pudrasını gördüğüm marka. bahama mamayla yan yana koluma sürdüm ve koyuluk olarak farklı gelmedi sadece yenisi daha pembe o kadar.

dürdane: theBalm of Your Hand Greatest Hits Palette isimli bir palet çıkarmışlar içinde mary lou¸ bahama mama¸ hot mama¸ çabana boy¸ ınstain allıklardan bir rengi¸ 4 tane far ¸ iki tane krem allık/ruj var line ürünlerinden. emily ablamız yorumlamış  video

melis: ambalajlarını çok farklı ve yer yer tatlı bulduğum ama türkiye’deki fiyatlarının makul olduğu söylense de durmaksızın yükselmesini hiç tasvip etmediğim kozmetik markası.şu an elimde tek bir allığı var ama şeklini şemalini ve rengini sevmeme rağmen dağıtması (bana göre) zor olduğundan kullanamıyorum. bahama mamasını kullanmıştım¸ güzel bir üründü¸ rengi koyu gelince elimden çıkarmıştım. bir gün şu dillere destan aydınlatıcısını da denemek isteyebilirim çünkü merak ediyorum fakat şimdilik beni çeken¸ parama kıyarım dediğim başka bir ürünü yok.

ulus: Gratis indiriminde yagmalanmis stand. Bu indirimde yaklasik 10 gratise filan girdim hicbirinde mary lou yoktu. Testeri bile yoktu hatta. Diger urunlerin de cogu yoktu artik yenilemiyorlar mi sabah kapisip bitiriyorlar mi bilemiyorum. Ayrica fiyat olarak indirimli halleri bile cok pahali suan¸ onceden boyle degildi.

yasemin: Uygun fiyatlı ama kaliteli şirin mi şirin ambalajlı marka.. Far bazı ile tanıştığım ve sonra ürünlerini denediğim başarılı ürünleri olan marka.

sinem: Her indirimden bir parçasını alarak kendime koleksiyon yaptığım marka. Renkli sevimli ambalajlarıyla olsun¸ kaliteli ürünleriyle olsun bir drugstore’dan alınabilecek en güzel markalardan birisi. Farları biraz tozutma yapsa da¸ allıklarını çok severek kullanıyorum. Yanımızda taşımaya da oldukça elverişli.

özden: Bayram indirimini bekledim aylarca marry lou ve nude tude icin. Sonra bayram geldi bayramın ilk günü param yoktu ikinci gününe the balmın standı talan edilmisti. Satın almak yetmemis testerları da söküp götürmüsler töbe yarabbim:) indirimsiz hali de bence asırı pahalı¸ sen gratiste satılan markasın ne bu fiyatlar ya? Ustune biraz daha para koysak high end ürün alcaz nerdeyse. O yuzden bıraktım artık pesini.

idil: Diğer cicişler gibi son zamanlarda ki fiyat artışı beni de hayrete düşüren marka. Çok değil 2 sene önce falan tüm allıklarını 13.50’den¸ balm jovi paleti ve nude tude’u 30’ar liradan almıştım. Meet matte nude 79 liraydı onuda yarı fiyatından aldım. O zamanlar mary ve betty lou bile indirimde 15 liraydı ya. Fırça konusuna hiç girmiyorum bile. Şu an rakamlar korkunç yükseldi ve hiç yüzde 50 indirim yapılmıyor. Artık bu artışı dolarla falan açıklamak mümkün değil. Gratis ilk zamanlar bu markanın bu kadar sevileceğini düşünmedi öylesine getirdiler fiyatları düşük tuttular ne zaman marka çok sevildi ve tutuldu işte o zaman maymun gözünü açtı. Kurnazlık başladı maalesef. Bu artışlarla yakında benefit’le aynı fiyatlara satılırsa şaşırmam.

pınar: çok sevdiğim bir marka¸ hatta en sevdiğim drugstore marka olmasına rağmen iki yıl içinde %100 zam oranını kafam almıyor. iki yıl önce indirimde 15 liraya aldığım allıklar şu anda indirimde 30 lira. kur artışından desek¸ bir tek the balm’a mı uğruyor bu kur artışı. uzun lafın kısası ya piyasaya yeni girdiği için müşteri tavlama taktiği olarak fiyatını aşırı derecede düşük tutmuş¸ ya da gördüğü ilgiden şımarıp fiyatını aşırı derecede artırmıştır. her iki durumda da iki yıl içinde %100 fiyat artışı anormal bir artıştır. göze batmalıdır. normalleştirilmemelidir.

miray: Nedendir bilinmez hiç yeniliğe gitmeyen marka. Her palette zaten var olan ürünlerin değişik kombinasyonu yapılıyor. Yeni ürün çıktığında sürekli “allığı hot mama¸ bronzerı bahama” yorumunu duymaktan gına geldi. Bıktırdın be the balm.

ceyla: the balm’ın avrupa twitter hesabına bakınca adeta heyecanla dolup taştım! acaba bir palet daha mı geliyor? hem de içinde en beğenilenler olan¸  in the balm of your hand. bu da yakın  görsel.

yonca: betty-lou¸ cindy-lou ve mary-lou manizer’ların seyahat boylarının bulunduğu bir palet oluşturan markadır. Türkiye’ye gelecek mi çok merak ediyorum.

songül: ben bu markanın rujlarına bayılıyorum ya. Sanırım dudak dolgunlaştırma etkisi olduğu için çok hafif yakıyor dudağı. Ama etkisi olduğu söylendiği gibi bir dolgunlaştırma olmuyor. Hatta bende hiç olmadı diyebilirim… Yine de sırf o tatlı his için alabilirim bıkmadan bu markanın rujlarını.

iffet: yeni çıkan the balm meet matte hughes isimli rujlarının tüm renklerinin¸ the balm voyage 2 paletinin geldiği¸ eğer yanlış görmediysem mr write now kalemlerinin beige rengi ile desert bronzerın hala gelmemiş olduğu markadır. kalemlerin mat olanlarının sabitlenmesinin ve kalıcılığının kötü olduğu ilk sürüşten belli¸ simli olanlarıysa iyi görünüyor. ama yine de indirimsiz fiyatına değmez¸ macle eşdeğer satılıyor neredeyse. palet artık the balm paleti almayacağım için ilginç gelmedi ama the balm joviden sonra içindeki ruju aydınlatıcısı ve allığıyla çok alınmaya değer bir palet olmuş. indirimsiz fiyatına bile değer.rujların pigmentasyonları ve kalıcılıkları iyi¸ sünger aplikatörleri çok iyi değil¸ bir de kurutuyorlar ama alınır mı¸ kesinlikle. ben üçrengine sahibim¸ ve üçüyle de yaptığım makyajları ve dudak swatchlarının instagramımdaki fotolarını (bkz: the balm meet matte hughes long-lasting likit ruj) başlığına ekledim 🙂

şermin: yeni ürünlerinden rujlarını çok beğendiğim ama kalemlerin mat olanlarını beğenmediğim marka. rujlardan 3 rengini alıp instagram hesabımda swatchlarını paylaştım¸ özellikle charming rengi sephora 04 numaralı likit ruja epey benzemekte. satıştan kaldırılmasına üzülenlere duyurulur:)

kade: Eğlenceli ambalajları¸ yüksek performansı¸ uygun fiyatları¸ paletlerindeki kullanım kolaylığıyla kısa sürede gönülleri fetheden marka.

nur: Meet matte hughes mat likit rujları ve mr. write now göz kalemleri nihayet ülkemize gelen marka. İnstagramda makeupbyserra nın hesabında gördüm. Satin almış kendisi. Özellikle kalemleri uzun zamandir bekliyordum. Çok sevindim. Yakında tüm şubelere gelir.

dilhan: bir dönem her ürününü almak için delirdiğim fakat zamanla zırt pırt indirim yapar oldukları için fazla ulaşılabilir geldi ki gözümdeki değerini kaybetmiş marka. tüm ürünleri arasında bence en başarılıları allıkları. bir de aydınlatıcıları tabi ki.

nehir: farları¸allıkları (çok pigmentliler ) ve özellikle far bazı (farları çok kalıcı yapıyor) çok güzel bir marka ama diğer ürünlerinden çok memnun kalmadım özellikle kapatıcısından hem kapatmıyor hem yapısını çok beğenmedim.

hansa: Denediğim tüm ürünlerini severek kullandığım marka. Özellikle far paletlerinin renkleri beni benden alıyor. yalnız tüm ürünleri o kadar çok ki ömür boyu kullansam yine de dibini görebileceğimi sanmıyorum. Bu artı mı eksi mi bilmiyorum ama fiyatının hakkını veren tatlı bir marka bence.

simge: Standinda uzun suredir ayni urunleri gormem yuzunden sıkıldıgım marka.Kendini yenilemiyormus gibi geliyor sanki.

çıgıl: Bu aralar nude dude far paleti ile sorunlar yaşamaktayım. Evet¸ renklerini seviyorum günlük kullanıma uygun¸ ambalajları zaten harika fakat gelgelelim ki bazın üstüne uygulasam da bir türlü istediğim rengi alamıyorum. fırçaya biraz fazla ürün alınca da bütün göz altıma tozları dökülüyor. Eyelinerın ise siyahlığını seviyorum ama o fırçası beni deli ediyor. Ama allıklarda başarılı olduklarını düşünüyorum tabii tozutmalarını saymazsak.

güner: Düşünüyorum da benim de başarısız bulduğum marka.Meet matte nude paletindeki renkler çok güzel ama dağılmıyor.Balm jovi’deki farlar hem tozutuyor hem tam rengini vermiyor. Bu paletteki iki ruj da bir o kadar gereksiz.Mary lou bence çok sırıtıyor.Frat boy’un rengini çok sevsem de 2 saat bile dayanmıyor. Üstelik sülaleme yetecek olmasını da sevmiyorum.Instain allıklar da öyle.Time balm kapatıcı da çok başarısız.Schwing eyeliner hem akıyor hem zor sürülüyor.Bunlar benim övüldüğü için alıp kullandıklarım. Bir de kötülenen ürünleri var ki onlar nasıl performansta düşünemiyorum. Ama testerını kurcaladığım kadarıyla rujlarından¸ pudrasından¸ bronzerından ve renkli nemlendiricisinden de hazzetmemiştim.Elle tutulur bir put a lid on it var sürekli aldığım¸ ud alabilecek olsam onun da yüzüne bakmam.İndirimdeki fiyatlar eğer normal fiyatlar olsaydı başarılı bir marka derdim ancak şu anki fiyatlarıyla sırf ambalaja para ödüyoruz. Bir de bizde ucuz satılıyor bu marka en şaşırdığım da bu. Ama talc falan yok olayına girecek olursak da alternatifi çok bu konuda. Onlar ambalajları benefit’e benzemiyor diye bu kadar popüler değil işte.Güzel ambalajlı¸ alelade bir drugstore markası.

tezer: paletleri¸ highlighter’ları ve kapatıcıları olduğu kadar rujlarını da başarılı bulduğum marka. (bkz: the balm girls mai billsbepaid ruj) popülaritesinde ürünlerinin kalitesinin yanında ambalajlarının bu kadar yaratıcı ve güzel olmasının da büyük payı var sanırım.

canel: Paketlemeleriyle sorun yaşayan nadir insanlardan olabilirim. Cidden sevemedim¸ çocuk oyuncağı gibi geliyor bana. Hiç bir Ağırlığı yok kapların¸ makyaj malzemesi değil¸ Cicili bicili defter gibi. Indirimsiz fiyatlarını göz önüne aldığımda bir far paletine 100 lira para verceksem¸ en azından sert plastik olsun¸ düşünce zedelenmesin isterim. Hatta manevi olarak bir Ağırlığı olsun¸ makyaj masamı oyuncakçı gibi göstermesin isterim. O yüzden zamanla tüm ürünlerini sevsem de elden çıkardım.

defne: Bir çok ürününe sahip olduğum ve Türkiye ye gelir gelmez tanıştığım ambalajlarına diyecek laf olmayan ve yine elimde olan ürünleri tam ambalajıyla -en dış kabını da atmıyorum hoşuma gidiyor- kullandığım marka. İlk olarak bronz-şeftali toz farını almıştım simleri o kadar güzel ki gece makyajında allık olarak kullanıyorum ışıl ışıl ışıldıyorum. Rujlarını denemedim ama fazlaca denenmiş yıpratılmış veya erimiş oluyor¸ insan eline bile sürmek istemiyor. Eyeliner ını ve elbette hot mama frat boy allıklarını severek kullanıyorum. Eskiden yüz temizleme jeli kremi vs de vardı ben hiç alamadan piyasadan çekildi.

dürriye: neden bütün allıklarının pembe tonlu ve aşırı pigmenli olduğunu merak ettiğim marka¸ belki de türkiye’de yoktur bilemedim şimdi tam :/

bade: Tabii ki hafif dokulu¸ ince¸ dağılmayan¸ harika renk veren allıkları bir numara olan marka. Ambalajları o kadar tatlı ki dönüp dönüp bakası geliyo insanın. Allıklarından gerçekten yukarıda yazdığım sebeplerden dolayı memnunum şimdi lipglossunu denemek istiyorum bakalım o nasılmış 😀

nazlı: fazla overrated marka. şahsen flormarın bir iki tık beden büyüğü olarak canlanıyor gözümde.özellikle karton gibi olan kutularından hiç haz etmiyorum.

nevra: Ambalajları ne kadar güzel olsa da dayanıklılık açısından bana yetersiz gelen marka. Pigmentasyonu çok çok iyi. En sevdiğim drugstore markası.

güneş: Elimde bu markaya ait Time balm göz altı kapatıcısı¸ nude tude paleti bir de hot mama allığı var. Özetle¸Time balm çok yoğun bir kapatıcı¸ ilk makyaj malzemelerimden. Yaklaşık 1.5 sene oldu alalı. Ürün çok yoğun olduğu için göz altlarınız kuru ise önermem. Ben ürünü çok hafif alıp parmaklarımla ısıtıp corrector olarak kullanıyorum rengi biraz koyu.Nude tude¸ bence özellikle indirim döneninde her cicişin edinmesi gerek Hot mana¸ hoş güzel bir allık. Rengi bende belli olmasa da bileğimde pigmentasyonu gayet güzel.

bediz: pigmentasyonları son derece iyi (guerlian gibi bir dev ile yarışabilir) fiyatları çok uygun allıkların üreticisi¸ gratis sayesinde severek (renkli ambalajları da cabası) tüketiyoruz.

tünay: Pudrasını palet boşalırsa istediğim farları yapıştırıp kullanırım diye bitirmeye çalıştım çok çok az kaldı kenarlarda o da biterse kendi paletimi oluşturacağım :). Aslında elimdeki pek çok ürünü de ambalajını beğendim diye aldım.

şelale: far paletleri bence gayet başarılı¸ tozutma sorunu var ama bence naked paletlerde de o fiyata tozutma sorunu var yine. indirim dışında alışveriş yapmadım asla¸ zaten 2 ayda bir kesin indirime giriyor yani niye alıyım indirimsizken. allıklarını da beğeniyorum indirimden alınca özellikle fiyat performans başarılı.

gülriz: Farları gercekten iyi olan marka.Belki sadece renk skalası biraz çeşitlendirilebilir.Altına baz uygulayınca gayet kalıcı ve göz kapağındaki kırışıklıklara dolmuyor bence en iyi özellik bu gözünün üzerinde çizgiyle dolaşmak en gıcık şey zira

nisa: Meet matte¸ balm jovi¸ nude tude ve dude paletlerinde ki farların boyutları aynı olduğu için bir törpü yardımıyla kolayca yerinden çıkarılıp değiştirilebilen marka. Evet dün gece uykum kaçınca buna sardım. Daha önce instagramda duymuştum bu yöntemi ama bu kadar kolay olabileceğini tahmin etmemiştim. Yandan törpüyle hafif zorlayınca farlar hiçbir hasar görmeden kolayca yerlerinden çıkıyor. Keşke daha önce deneseydim yahu. Nude tude’da ki sevemediğim altın ve beyaz ışıltılı 2 farı çıkarıp yerlerine balm jovi’den mat ten rengi adagio ile sütlü kahve allegro’yu taktım. Meet matte palette ki mavi¸ yeşil ve koyu antrasit rengi farları çıkarıp yine balm jovi’den sevdiğim 3 tane farı taktım. Çok kullanışlı bir palet elde ettim. Mesudum.

şenay: shady lady special edition ve yeni çıkmış matt(e) hughes’ler gelsin diye mum mu yaksam¸ ağaca çaput mu bağlasam bilemiyorum. hele o shady lady’i 1 yıldır bekliyorum gelsin diye. o kadar nude o kadar bebek gibi bir  palet ki!

zerrin: balm jovi adında hayat kurtarıcı bir palete sahip olan marka

gönül: the balm ürünleriyle ilgili bilgi sahibi olmak isteyen cicişler için yazıyorumnude tude paleti kesin deneyin kızlar mutlaka memnun kalacaksınız the balm’ın eyelınerını pek bi sevemedim ben ya yok çok rahat çekiliyo cart curt hiç de kolay çekilmiyo aksine ucu ince ve yumuşak hata yapma potansiyeli yükseliyor ahandaa kötü oldu sileyim derken gözünü mahvediyosun çünkü zor çıkıyo ve simsiyah çok yoğun cık olmamışrujları güzel size uygun rengini alın kullanın derim the balm kapatıcı da almayın çok yoğun yapısı var diğer ürünleri çok doğal ve güzel duruyo en kısa zaman da tha balm’ı deneyin cicişler

necla: Son günlerin yeni modası olan mat likit ruj serisi çıkarmış olan marka. Serinin adı meet matt(e) hughes birbirinden güzel renkler var. Fakat gratis artık the balm’ın yeni çıkan ürünlerini getirmiyor. Muhtemelen bu rujlardan da mahrum kalırız.

çilay: Son çıkardığı balm voyage 2 paleti¸balm desert bronzerı¸mr.write göz kalemleri hala gelmedi¸gelecek gibi de durmuyor.Yeni ürünlerine heveslenemiyorum o yüzden.Niye gelmedi ki hala oysa nude dude ilk bize gelmişti.

gülen: Paletleri bir harika. Tabi hepsini almaya gerek yok 2 veya 3ünü Alınca renk alakasının büyük çoğunluğuna sahip olmuş oluyorsunuz.

feriha: Meet matt(e) hughes adlı likit ve mat ruj çıkarmışlar sanırım. instagram hesaplarında gördüm¸ çok da merak etmekteyim.

abendam: bu markanın nasıl Mac eş değer olduğunu anlayabilmiş değilim. Özellikle far paletleri bence çok başarısız çok tozutuyor ve gözde hiç hoş durmuyor bilmiyorum belki de benim cildim ile ilgili bir sorun olabilir ama allık bronzer haricinde memnun kaldığım bir ürünü olmadı. Büyük bir hevesle bazını almıştım ilk rengi beyaz ve kıvamı koyuydu ancak sonra rengi saydamlaştı ve iyice yağa dönüştü durduğu yerde o işi hele hiç anlamadım. maximum 1-1¸5 ay olmuştu alalı çok da beklememişti.Nude paletleri de dahil farları aşırı tozutuyor göz de güzel durmuyor.Mary Lou aydınlatıcı ile Mac Skinfinish bir mi arkadaşlar sizce hiç. Biri seni disco topuna çeviriyor diğeri doğal parlaklık veriyor sadece.Yine de belirtmeden geçmeyim zevk tercih meselesi kullanmak her markayı elbet ama ben bir daha indirimde dahi allık – bronzer dışında ttercih etmeyeceğim orası kesin.

seher: Yurt dışında high end bir marka olmasına karşın Türkiyede gratislerde yüzde kırk ve 50 indirimlerde çok uyguna alınabilen ürünleri çok pigmentli olan bu yüzden bitirmesi imkansız allıkları olan bi marka. Down boy allığı soğuk alt tonlu mat bir pembe çok doğal duran şahane bir allık. Nude tude paletindeki renkler herkesin beğeneceği seçmece renkler ve çok kalıcı birikme çizgilenme yapmıyor. Sexy mama sını burun ve alnıma parlamaması için uyguluyorum. Hot mama allık çok hoş bir şeftali altın yansımalı çok meşhur allık. Yalnız bu allığı sim sevmeyenlere önermem¸ bloggerler çok tavsiye ediyor diye almayın deneyin mutlaka derim. Bahama mamasını kontür için ilk indirimde almayı düşünüyorum.

dilberay: iyi ki de ülkemize gelmiş dediğimdir. şu ana kadar far bazı¸ allıkları¸ pudrası¸ bronzerı¸ renkli nemlendiricisi¸ ruju ve dahası ¸ yani kısaca piyasaya sunduğu ürünlerinin yüzde 70lik bir kısmını kullanmış bir kozmetik canavarı olarak sadece ve sadece time balm concealerı ve balm shelter’ından memnun kalmadım. onun dışında ufak tefek kusurları olsa da her ürününe bayılıyorum. gratis’e her girdiğimde standına göz atmadan çıkamam ayrıca.

gülgün: Benim için The Balm put a lid on ittir¸ Mary Lou Manizerını da kullanıyorum ama the balmın bence en güzel ürünü put a lid on ittir. En kötü ürünü de kapatıcısıdır. ben bu kadar çizgilere dolan başka bir kapatıcıya rastlamadım.

nilgün: göz fırçalarını almak istiyorum ama sürekli takasta görünce kararsız kalıyorum. edit: gratiste satılan market kozmetiğinden bir tık üstte fiyat ve ambalaj kalitesine sahip makyaj markası. elimde sadece mary luminizer’ı var. miktar kontrol edildiğinde her tende güzel duracağına inanıyorum.

nesrin: farları çılgınlar gibi tozutan marka fakat yine de paletlerini aldım mı aldım.. niye? çünkü fiyat/performans oranı (indirimliyken) oldukça iyi ve palet kullanmak oldukça kullanışlı geliyor.

belinda: İlk defa bir markanın ürünlerinin Amerika’da Türkiye fiyatından daha ucuza satıldığına şahit oldum. Bu sebeple kalitesinden dolayı da sevdiğim bir marka.

ceylinaz: Nude tude¸ mont balm¸ Shady lady serisi farları ve ufak hawaii paletin farları pigmentasyon ve kalıcılık bakımından benim diyen high end markaya taş çıkartır. Benim elimde nars’ın ikili farı¸ chanel’in tekli farı var ama hiçte öyle aman aman başarılı değiller aksama doğru uçup gidiyor ve çizgileniyorlar. Verdiğim paraya yazık diyorum her seferinde. Bence the balm sephoralar’da benefit fiyatına satılsa şimdi yere göğe konulamazdı. Ayrıca allıklarida bir çok high end markayı döver.

fuldem: Şimdiye kadar hiç bir ürününü kullanmadığım ve kullanmayı da düşünmediğim kozmetik markasıdır.fakat bir ara balm shelter renkli nemlendiricisinin aşırı övülmesinin etkisi altında kalıp almayı düşünmüştüm. ta ki ilk sıralarda yer alan içeriklerden birisinin¸ komedojenik seviyesi 5/5 olan Isopropyl Myristate olduğunu görene kadar. cildi akneye yatkın olan kişilerin bu üründen uzak durması iyi olacaktır kanımca.

öznur: Allıkları ve paletleri ile her makyaj severin gönlünde geniş bir yer kaplayan markadır. Gerçekten allıkları inanılmaz pigmentli ve bitmiyor. Matte paletleri de kullanışlı ve tatiller için bire bir. Ambalajlarının da sevimliliği eklenince Gratis ziyaretlerinin karşı konulması zor standı.

mısra: Allıklarındaki pigmenti azalt be şekerim! Yaklaşık 1.5 yıl bilfiil hot mama’yı kullanıyorum. Ne bir azalma ne ortası incelme var. zamanında sephora allığı bitirme başarısı göstermiş¸ aldığım 2.nin de dibini görmüştüm. Ama bunu 3-5 kişi aynı anda kullanırsa ancak 1 yılda biter. Her şeyin fazlası zarar.

tülay: Geçen sene gratis indirimlerini iple çektiğim fakat şuan gördüğüm yerde kaçtığım aşırı sıkıldığım marka. Kendiminkileri de dağıtıcam az kaldı.

ağça: Paket tasarımları ile Benefit’i andıran marka. Harika allıkları var. Kontür için bahama mama¸ günlük renk vermesi için downboy ve fratboy kullanıyorum. Ayrıca mai bills be paid ruju da gözüme kestirmiş bulunmaktayım¸ indirimi bekliyorum. maskaralarındaki o whats your type olayını sevdim-tall dark handsome olanı kullandım¸ cidden uzunluk veriyor fakat ne bileyim¸ aman da amanlık bir durumu yok. Önerim tercihinizi far paletleri ve allıklardan yana kullanmanız.

damla: rujları hariç nerdeyse her ürününü aldığım marka.rujundan iki tane var sadece .ama favorilerim pudrası¸allıkları¸bazları ve farları (özellikle paletleri) her birini severek kullanıyorum

fikriye: Türkiye’ye eski ya da tarihi gecmis ürünler gönderdiklerini düşünmüyorum.Nude dude palet daha amerika’da doğru dürüst piyasaya sürülmeden türkiye’de satışına baslandi. Montbalm¸ smoke balm ve autobalm paletler piyasaya cıktiktan çok kisa sürede ülkemizde satilmaya başlandi. Balm jovi paleti¸ nude tude’u ve bir cok allığinı alali 3 seneyi geçti en ufak bir bozulma yok benimkilerde. Ben sadece far bazında sıkınti yaşadım normalden kuruya dönük göz kapaklarimda kuru ve yırtılacakmıs gibi pütür pütür bir görüntü yaratıp acıttı içinde ki talc maddesinden şüphelendim hemen geri verdim.

aysar: türkiye’ye eski ürün gönderdiklerini ben de düşünmüyorum. bu markanın her şeyini satın aldım neredeyse. hiçbir sorun yaşamadım. bence ürünlerde sorun görmek istediğimiz için psikolojik olarak sorun çıkarıyoruz biraz da. bulduk bunuyoruz kısacası.

çimen: meet matte far setini aldım. sanki beğenmedim. tozutuyor.

şiir: caraazul yazmış ben de yazayım madem¸ benim the balm put a lid on it far bazımda da aynı sorun var. Daha doğrusu henüz ilk tüpü tüpümü kullandığım için cıvıklaşma konusunda yorum yapamayacağım ama birkaç ay önce yeni almışken ilk kullanımımda tüpü resmen zorladığımı hatırlıyorum ürün çıkarmak için¸ çünkü resmen cam macunu kıvamındaydı şimdiyse herhangi bir yoğun yapılı krem formunda. Ama asıl noktaya gelirsek kaç aydır yazmıyorum yazmıyorum ben yanlış uyguluyorumdur diye ama benimki de çizgileniyor. Göz kapaklarım yağlı değil¸ normal kuru arası gidip gelir. Sabah 7de sürüyorum öğleden sonra 2 gibi hoop crease çizgisi.Not: elimle uyguluyorum¸ sonrasında yine elimle kuruyup kurumadığına bakıp kurumuşsa sürüyorum farımı. Yanlış yapıyorsam mesaj atmaktan çekinmeyin cicişler çünkü far sürmeye yeni başladım. Acemi bile sayılmam.

cangül: bu markayı ambalajlarını içeriklerini herşeyini seviyoruz. Allıkları efsanedir zaten. Downboyu aldığım günden beri başka allık kullanmadım.

aykal: The Balm gibi far paletleri pigmenteasyon yani yogunlukta ve kalitede Mac ile yarisir bir markaya girdinin alasini yazan ilk kisi olarak öhöm öhömGöz farı bazı profesyonel ötesi performans sergiler. Göz makyajım hemen akıyor diyenlere önerim. Goz makyajinizi yapmadan iki dakika once gozunuze surmeniz yeterli. Rujlari disinda paletleri kapaticilari ve fircalari parasinin ustunde hakkini veriyor. Ambalajlarida oldukca kaliteli. Aferin balm boyle devam

hürrem: 2 tane Balmjovi¸ nude tude¸ how bout them apples¸ balmbini far paletlerinefratboy¸ swiss dott¸ hot mama allıklarına sahip olduğum marka. Farları tozutuyor¸ renkleri güzel ve gayet yüksek pigmentasyona sahip. İçinde talc paraben içermemesi benden artı puan almasını sağlıyor bu ürünlerin¸ ama açık konuşmak gerekirse elim balmjovi’den başkasına gitmiyor makyaj yaparken. Zaten o yüzden ucuz bir zamanda stoklayarak 2 tane almıştım. aydınlatıcısı harika¸ allığı ile aşk yaşıyorum¸ farların renklerinin hepsi birbirinden güzel evet tozutuyor ama güzeller işte yapacak bir şey yok bende adagio rengini hunharca bitirenler kulübüne dahilim. Bana sorarsanız paletin tek eksiği bronzer. O yüzden balmvoyage vol2 paleti türkiyeye geldiği anda balmjovinin pabucunu dama atacak gibi görünüyor.

hale: bir sene önce % 40 indirimle 42 lira gibi bi fiyata aldığım balm voyage şimdi 100 e yaklaştı artık bana çok da uygun fiyatlı gelmiyor.

zekiye: ”Amerika’da pahalıymış ha” diye bir laf dolanıp duruyor da ama bence burada da pahalı. Yani bana mı pahalı acaba bilemedim.

ilayda: ambalajlarına aşık olunası markadır. Aynı zamanda ürünleri de oldukça başarılır. Down boyla aşk yaşamaktayım böyle tatlı bir allık yok ya.

gaye: Şaka maka gratis raflarında allıkları 40 tl olan markadır. Ben sürekli kızaran suratıma zaten allık süremiyorum ama arkadaşıma yapacağım bir hediye paketine ambalajlarının güzelliği nedeniyle bir the balm ürünü de koymak istiyordum. İndirim bile olsa bu kadar zamdan sonra bence cazibesini yitirdi.Göğsüm daralıyor¸ yüreğim kanıyor¸ olmasaydı sonumuz böyle.

tuğba: Amerika fiyatlarının ülkemize göre daha yüksek olduğu renkli kozmetik markası. Dolayısıyla Türkiye için uygun fiyatlılar sınıfında olması ekonomik açıdan hoş¸ hayvanları denek olarak kullanmıyor insani açıdan bakıldığında da hoş¸ ambalajları eğlenceli görsel açıdan da hoş¸ paraben içermiyor sağlık açısından da hoş¸ ürünlerinin kalitesi de çok iyi özellikle farlarının ve allıklarının gölgesinde kalmış olan rujları şahane¸ eye linerı düşük göz kapaklarında dahi bulaşma yapmıyor far bazı zaten dillere destan¸ far ve allıklarını hiç söylemiyorum zaten duymayan ciciş kalmamıştır sanırım. Her hal ve karda hoş ya alın sürün sürüştürün.

belçim: ömrüm boyunca cabana boy ve down boy allığım olsun başka allığa ihtiyaç duymam diyecek derecede iki allığına aşık olduğum marka.

perran: Gratis indirimlerinde -ne hikmetse- kendi orjinal sitesinden çok daha uygun fiyata satılan ürünlerini pek çok kadının stokladığı harika ambalaj tasarımlarına sahip marka.Aynı zamanda benim kozmetik dünyasına girişimi sağlamış marka olmaktadır Balm Jovi isimli muhteşem çekici paletiyle. bir kadın hem rock ve metal müzikle hem de kozmetikle ilgiliyse kesinlikle almadan duramaz bu paleti. Farlarının kalitesi bu fiyata bulunabilecek tüm markalarınkinden iyidir¸ paletlerin tasarımları ve seçilen renkler falan hepsi çok özenli ve alınmaya değer ürünlerdir. Bunun yanında bir de far bazı vardır ki kendisi hayatımın ürünü olur¸ tüm gün en yağlı göz kapaklarına yapılmış makyajı bile sabitler.(bkz: Put a lid on it ) 27 tllik fiiyatını %50 indirim üzerinden düşündüğümüzde tam bir mucizedir.Balm Shelter adındaki renkli nemlendiricisi ise yüzüne fondotenin verdiği hissi sevmeyen ama yine de renk tonum eşitlensin diyenlerin en iyi arkadaşıdır. Sexy Mama ismindeki pudrası çoğu high end markadakine taş çıkartacak kapasitedir¸ özellikle yağlanmayla savaş konusunda. Çok övülen stay matte pudranın iki katı kadar performansa sahip parlamayı engellemede. Bizzat test etmiş bulunmaktayım. Tek önermediğim ürünü concealerı sanırım (bkz: Time Balm Concealer ) çünkü kendisi kuru yapılı ve sürüldüğü an çizgilere dolmakta. Yalnız yüzdeki kusurları kapatmakta çok başarılı¸ ben burun ve yanak civarımda kullanıp kusursuz bir görünüm elde ediyorum sayesinde.

perihan: Bir zamanlar crease love happiness ve give crease a change fırçalarını ve cabana boy hariç ( onu daha sonra 19.90 a aldim ) tüm allıklarıni 13.50 ye aldığım marka hey gidi günler. Allıkların ve fırçaların indirimsiz fiyatları 27 liraydı o zamanlar. İyi ki zamanında far paletleri de dahil herşeyini alıp depolamışim. Son olarak mağazada allık olarak sürüp rengine ve yanakta duruşuna bayıldığim cindy lou manizer’i alıp the balm dosyasını kapatırım.

ışın: iki yıl önce tanışıp aşık olduğum marka.indirimlerde istediklerimi tek tek topladım şuan aklımda sadece sexy mama pudrası var.ben allıklarına bayılıyorum.hiç birinden vazgeçmem.hem pigmentli hem kalıcı.paketlerine ise diyecek söz yok.annem allık olduğuna inanamamıştı ilk gördüğünde mesela.ayna aldım sanmıştı.tek sevmediğim tarafı nude tude paletin aşırı tozutması.koyu renklerle gölge yaparken tüm göz altım mahvoluyor.en son aldığım mont balm palette ise öyle bir sorun yok cidden çok kaliteli farlar ve ten rengi olan farın dibi görünmek üzere hergün kullanılmaktan.

selin: Aslında övüldüğü kadar bir marka değilmiş bence.Paketlerini görünce herkesin alası gelir çünkü fazla güzeller.Fakat farları çok dökülüyor¸çok kalıcı da değiller ve ben bir balm paletine 90 lira vereceğime üstüne biraz daha koyar kendime adam gibi bir şey alırım.

ışılay: ambalajı sebebiyle kanımın ısındığı marka. birkaç ürününü denedim ve gayet kaliteli buluyorum. drugstoreda satılıp da fiyatı yüksek olan markalardan. düşününce ne bir chanel ne bir dior. e essence kadar da ucuz değil. nereye koyacaklar? siz anladınız kızlar. gelelim ürünlere: meet matte palet: far sürmeyen bana her makyajda far sürdürür oldu hem pigmentli hem kalıcı oyuncak gibi oynuyorum. mat olduğu için de hastayım renklerine. put a lid on it göz bazı: daha önce başka markaların göz bazlarını denemiştim ama anladım ki hiç kimse sen değil be the balm. time balm kapatıcı: bu ürünü pek sevmedim çünkü kapatmaya çalıştığım sivilcelerimi kapattı evet. sorun o değil ama. aynı yerde başka bir tane daha çıktı. bu böyle devam etti. ben ve ev arkadaşım ürün hakkında konuşurken keşfettik bunu. ama göz altı için iyi diyen arkadaşlarım var bence çok koyu morluklarınız yoksa biraz kalın yapılı.sexy mama pudra: 3. yü bitirdikten sonra l’oreal infalliable pudraya geçtim meraktan. pudra çabuk biten bir şey ve fiyatı yüksek bence bir pudra için.bahama mama: o kadar beyazım ki… o kadar… olmuyor… çok koyu oluyor kontür için bile… ama yapısı mükemmel.yakın zamanda almak istediklerim ise : yüz bazı.

hazan: nedense henüz hiçbir ürününü denemediğim¸ uzak durduğum bir marka.herkesin pek methettiği bir marka olması¸ gratis’e her gittiğimde ya ürünlerin yağmalanmış olması ya da standının önünde kendinden geçmiş tipleri gördüğümden oluştu bu uzaklık.ambalajlar çok şirin fiyatları hayli yüksek¸ bir defasında rujlarını¸ allık ve farlarını denemiştim de sanki rujları pastel boya¸ allık ve farları da tebeşir tozunun renklisi gibiydi. o zaman da ambalaja para veriyormuş gibi algı yarattı.ama az önce bitutam’ın bir paleti hakkında yazdığı girdiyi okudum ve şans versem diye düşündüm. yarın gratis’e yağma henüz başlamamışken gidebilirsem kalanlar da fikrimi değiştirmeye yeterse bir şans vereceğim.markanın sıkı takipçilerinden farklı ürünler için izlenimlerini alabilirim.

çeşminaz: Maskaraları hariç çoğu ürününü başarılı bulduğum firma. yabancılar bu kadar beğenirken bizde neden bu kadar sevilmiyor ve kötü diye kafa yordum ve üşenmedim yabancı sitelerdeki yorumları didik didik ederken en beklemediğim yer olan balm in kendi sitesinde bir yorumla karşılaştım. özellikle nemli bölgelerde yaşıyorsanız uzak durun diyordu bu yorum¸ sonra baktım beğenmiyen yabancı kişilerin çoğu nemli bölgelerde yaşıyan insanlar. en azından kendim için bu gizem perdesini aralamış oldum. farklı coğrafya koşulları düşünülmeden yapılmış bir formül kulağa gayet makul geldi sonuçta uluslararası işletmecilikte çok sık oluyor böyle hatalar. bir kuzey avrupa araba üretici misal hiç düşünmeden ve modifikasyon yapmadan türkiyeye sattığı arabaların nem ve sıcaklık yüzünden çıkarttığı sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıştı senelerce ki derslerde de en çok verilen örnek budur hani.

şeyma: nude dude ve balmsai paletlerine sahibim fakat hem rt hem mac fırçalarla denemiş olmama rağmen inanılmaz tozuttuğunu düşünüyorum. yani yarısı göz altıma dökülüyor. ancak pres yöntemiyle kullandığım da kurtarıyor biraz…put a lid on it far bazı gözümün üstünü bembeyaz yapması dışında kalıcı ve memnuniyet verici bir baz. ayrıca TimeBalm® Primer adındaki pembe dış yapılı primerini içinden çıkarıcağım diye tüpü patlatacağım sansamda yapı olarak smashbox benzeri güzel bir primer.

utku: Far paletlerinin dışında lipglosslarına da şans verilmesi gereken pek cicili ambalajlara sahip “drugstore” marka. (Yurt dışında burberry markasına yakın fiyatları varmış birkaç vlogger yalancısıyım)

ilke: farları çok tozutmayan¸ pigmentasyonu iyi¸ kalıcılığı da bir o kadar iyi¸ rujları dudak çizgisi yapmayan bir marka. ben bu markadan ne aldıysam memnunkaldım.

destan: instain’in pinstripe allığı ve sexy mama gerçekten çok güzel. allığın içinde parapen yok ve uzun süre kalıcı. rengi harika. sexy mama’ya gelirsek içinde talk pudrası ve paraben yok. ancak en açık renk olmasına rağmen hafif sarı bir rengi var. keşke tamamen beyaz olsaydı. kalıntı bırakmıyor ve parlaklığı yok ediyor.

didem: gratis indirimleri sayesinde türk kadınlarının dolaplarında gerekli gereksiz bütün ürünlerini bulabileceğiniz markadır. Aslına bakarsanız bloglara özenip paranın biraz fazla kaptırıldığını düşünüyorum. Çünkü indirim denince yarışmacı kıvamına gelen kadınlar bütün parayı bu markaya harcamak yerine az ve öz ürün alsa en azından gereksiz malzeme sahibi olmazlar. Hele fiyatının uygunluğu dışında sırf paketleme için alanlar bana göre değil çünkü kutu dediğin dior¸ ysl falan gibi olur. Put a lid on it yıllardır aradığım şeymiş o ayrı.

ilknur: komple standıyla beraber eve taşımak istediğim kozmetik markası. aynı hisleri benefit ve too faced de uyandırıyor. ambalaj tatlılığı faktörü.

dilara: İnstagram sayfalarında gördüğüme göre yeni kalem eyelinerları çıkmış. Renkler de matlık da mükemmel görünüyor. Gelse de alsak.

rüya: benim en sevdiğim marka¸ hem ürünleri çok kaliteli hem de hayvanlar üzerinde test yapmıyorlar. bu yüzden onları desteklememiz gerektiğini düşünüyorum.

emine: drugstore markalar bende alerji yapar¸ ne zaman kullansam dermatit olacakmışım gibi gelir. ama balm a gerçekten aşık oldum. allıktan¸ far paletine bir sürü ürününü aldım. sexy mama pudrasından memnun kalmadıysam da the balm down boy allık¸ the balm mary lou manizer¸ the balm put a lid on it far bazı gerçekten kullandığım en iyi ürünler arasında.

açela: allıkları güzel ama farlarını bir ben sevmiyorum heralde dediğim marka.çünkü farlar o kadar tozutuyorlar ki gözümden çok göz altıma dökülüyor ve renk vermek için baya uğraşıyorum. hem gerçek kıllı hem sentetik kıllı fırçalarla denedim¸ yok beceremedim 🙁

zülal: Ambalajları ile gönüllere taht kurmuş markadır. Hele bir de gratiste yüzde elli indirime girmişse tadından yenmez.

zümrüt: İndirim dönemi ambalajlarına tav olup alıp almama arasında kaldıgım bir marka. Sadece elimde şuan Frat boy var ve çok çokta memnunum .Daha önce eyelinerinda edinmiştim ama pek memnun etmemişti beni. Sanırım yakın zamanda ambalaj cazibesine dayanamayıp belki bir kaç allık daha alırım

şebnem: Put a lid on it bazını yedeklediğim nude dude paletine hasta olduğum balm jovi ile harikalar yaratan süper marka. İndirimleri kaçırmamak gerek. Balm jovi allık ve aydınlatıcı ayrıca iki adet dudak yanak ürünü ile çoğu işimi görüyor. meet mate(nude) da gözüm var hadi bakalım 🙂

nursel: Amerika bir yana asıl pazarını¸ brezilya¸ tayland¸ dubai ve türkiye gibi ülkelerde kuran markadır. Yeni çıkan paletler de türkiye’de satılıyor onların tarihinin geçmesi söz konusu değil elbette eş zamanlı çıktığı için burada da. Artı¸ burada uygun fiyatlı olmasına gelirsek gratis indirim falan yapmasa yarı yarıya azalırdı alanların sayısı. O zaman uygun fiyatlı demezdi kimse de. indirimsiz haliyle gidip o paletleri alan varsa gelsin söylesin. Zira o zaman eş değer oluyor abd fiyatlarıyla hemen hemen

türkan: the balmdan aldığım ilk ve tek ürün sexy mama pudra. Bi ara hangi akla hizmetse pastelin ucuz bi pudrasını almıştım ve sürünce bi saate kalmaz yüzüm kaşınmaya başlıyordu. Pudralardan nefret etmeye az kala sexy mamayı buldum. 8 martta bi balm jovi ya da mary lou kapasım var ama bakalım.

sunay: Makyaj malzemelerimde dominant bir hal alan The Balm’ın hem içeriğine hem paketlemesine¸ her şeyine her şeyine BA YI LI YORUM! Bugüne kadar kullanıp da “Çok kötüydü¸ nefret ettim..” dediğim bir ürünü yok. Gerçi¸ son zamanlarda Balm Shelter’ımın kokusu değişti¸ o biraz rahatsız ediyor¸ ama yapısını çok seviyorum napayım 🙂

gürcan: ürünleri bana göre fena olmayan ama ambalajları mükemmel bir markadır. çantada taşımak için çok uygun. far¸ allık¸ pudra gibi ürünleri yere düşürseniz de kırılmaz. incecik olduğu için en küçük çantaya bile girer. herkes allıkların pigmentasyonuna bayılıyor ama bence çok kötü bir şey o kadar renk vermesi. azıcık fazla kaçırınca palyaçoya dönmemek işten bile değil. hele o bahama mama denen kontür pudrası çamur gibi duruyor çok sürünce. farları da bana göre fazla dökülüyor¸ tozutuyor çok sevmiyorum. simli olan farlar da aşırı simli geliyor. rujlarının testerlarına baktım berbat kokuyordu. bir de schwing eyelinerı kullanmıştım. siyahlığı güzel ama bende akma yaptı ve ucunun çok yumuşak olmasını beğenmedim¸ zor sürülüyor. yalnız pudrası ve aydınlatıcısını çok severek kullanıyorum.

mehtap: Neden ülkemizde yurt dışından daha ucuza satıldığı konusunda öküz altında buzağı aradığımız markadır. Spekülasyon yaratmayı seviyoruz galiba.Kozmetik hakkında azıcık fikir sahibi olan herkes ürünlerden çok markaya para verildiğini bilir. Yoksa 3-5 gramlık ürünlerin yüzlerce lira olabilmesi için en azından bir kısmının altından falan yapılması gerekir. Aldığımız hiçbir high-end ürün¸ maliyet fiyatı düşünüldüğünde drugstore bir üründen farklı değil. Bu durumda zaten çoğu ürüne hak etmediği parayı veriyoruz. Bu gerçekle yüzleşmek¸ para verdiğimiz şeyin çoğu zaman ‘kalite’ olmadığını önce bir kabul etmek lazım.Bunun yanında pazarlama denilen olayı da görmezden geliyoruz. The Balm Türkiye pazarına Gratis bünyesinde girdiği için mevcut fiyatlarından daha yüksek fiyata ürün satamayacağını öngörmüş¸ pazarlama stratejisini buna göre belirlemiş olabilir. Gratis değil¸ Sephora bünyesinde satılsaydı şu anki fiyatlarının iki katını ödeyerek aldığımız¸ birbirimize sadece övgüyle bahsettiğimiz bir marka olurdu tabii¸ orası ayrı.Raf ömürleri nispeten daha kısa olabilir. Bu noktada da paraben gerçeğiyle tanışmak lazım. Paraben türevleri ürünleri mikroorganizmalara karşı koruyan ve onların raf ömürlerini uzatan maddelerdir. Aldığımız ürün hem parabensiz olsun¸ hem de yıllarca aldığımız gibi dursun demek¸ “hem karnım doysun¸ hem pastam dursun” demek gibidir. Stoktan uzak durup elimizdeki ürünleri doğru bir şekilde muhafaza etmemiz lazım. The Balm’ı sevgiyle¸ övgüyle bağrımıza basmamız da¸ tabii…

ahlem: ülkemizde neden oldukça ucuza ulaşılabildiği hepimiz tarafından sorgulanan amerikan menşeili marka. catvoice un da yaşadığı endişeyi ben de yaşamıştım zamanında. nasıl olurdu da çoğu markayı dünya genelinden pahalıya satın alırken bu marka bu kadar uygundu. Sonra ingiltereye taşındım ve ingiliz markalarının ingiltere fiyatlarının türk lirası bazında türkiyeden kat be kat pahalı olduğunu gördüm. çünkü onların 3 lirasıyla bizim 3 liramız bir değil. burda 5 liraya aldığımız ojeler orada en az 3-4 pound ki bu da 12-15 lira ediyor. bu da gösteriyor ki markalar açıldıkları ülkelere göre fiyat politikası izliyor ve de izlemek zorunda yoksa aynı fiyata kur farkı uygulasa rimmel london ojeyi kim alacak 15 liraya. Belki bazı ürünlerde eski ürün gönderme yaşanıyor olabilir ama biliyoruz ki yeni çıkan paletler de ülkemize çok geçmeden yine yurtdışı fiyatlarından uygun seviyelerde satışa çıkıyor. Keşke high end markalar da aynı politikayı izleseler de biraz da bizim yüzümüz gülse 🙂

münevver: Bence Türkiye ‘ye elde kalan son kullanma tarihi yaklaşmış mallarını gönderiyorlar. Yoksa hiç bir üründe görülmez yurt dışında pahalı olan ithal ürünün burada ucuzladığı. Burasını bazı ülkeler üçüncü dünya ülkesi olarak görüyor ayrıca. Ne de olsa avrupa’ nın kapısından almadığı¸ amerikanın kakaladığı¸ Çin’in ne olduğu belirsiz bütün malları kontrolsüz bir şekilde satıldığı bir ülke türkiye… Bu düşüncemi tetikleyen şey ise the balm kullanıcıların sıklıkla dile getirdiği ürünlerin çabuk bozulma ve alerjik reaksiyon gösterme şikayetleri. Bu şikayetler çok enteresan. Kimisinin allığı küflenir¸ Kimisinin pudrası bir ayda taşlaşır¸ Kimisinin farı alerji yapar. Arkadaşım kapatıcı almış geçen¸ daha yeni açtı¸ içi taş gibiydi. Benim bi şikayetim olmadı ama artık tedirginim bu markadan. İçinde koruyucu ürün olmayabilir ama bu etkileri gösteriyorsa kalitesizlik göstergesidir. Belki hepsi spot mal değildir ama araya karıştırıyor olabilirler. Düşünsenize bu insanlar fazla satılmayan ürünleri imha edecek kadar prensipli mi sizce?

rabia: artık gına gelmesine rağmen tatlış ambalajlarından dolayı her seferinde adeta “gel beni al¸ almasan da standa bi bak bari be abla” diyen kozmetik markası. insanın¸ sırf “odanın baş köşesinde çok güzel durur” diyerek standı eve taşıyası geliyor. (bkz: benefit)

tunay: her ürününe ayrı ayrı taptığım gratiste satılan Amerikan menşei kozmetik firması. Göz altı kapatıcısı haricinde her şeyini tavsiye ederim. Göz altı kapatıcısını tavsiye etmememin nedeni ise göz altında bir süre sonra kararma yapması.

çisil: Bu son zamanlarda gratis’e tek gitme sebebim. Makyaja yavaş yavaş merak sarmamla gözüme ilk kestirdiğim marka tabiki the balm’dı. Ancak ekimden beri aylık indirimlerde topladığım ürünlerinin fiyat artışını da iyiden iyiye incelemiş bulundum. 2015in gelmesiyle resmen 2014ün indirimsiz fiyatları¸ indirimli fiyat olarak ayda bir karşımıza çıkıyor artık.Ancak yine de¸ ben küçükken toys’r’us’taki oyuncaklar neyse gözümde¸ şimdi the balm ürünleri de o.

firdevs: Sanırım yapılan güzellemelere daha fazla dayanamayacağım ve herhangi bir indiriminde herhangi bir ürününü deneyeceğim. Hayal kırıklığına uğrarsam da internet ortamında bir daha güzellemelere kanmayacağım.Merak ettiğim¸ merak etmek zorunda kaldığım¸ şirin ambalajları olan kozmetik markası.

nil: en sevdiğim markaladan biri. bence her şeyi mükemmel. ambalaj¸ pigmentasyon¸ fiyat politikası daha ne olsun. bir tek rujları sıkıntı bence biraz daha renk seçeneği olmalı.

ece: Kendisiyle ilk olarak gratiste değil de sephorada tanışmış olsaydık ve haliyle ürünleri 2 katı yüksek fiyatlara satılsaydı¸ bugün herkesin almak için çıldırdığı marka olacaktı. Haşaa ! Kimse farlarının tozutmasından¸ maskarasının başarısız olduğundan falan bahsetmeyecekti bile.zira ben nars’ın farları kadar tozutan farlar¸ mac’in maskaraları kadar da başarısız maskaralar golden rose’da bile görmedim. Ama hiç bi zaman “nars” konuşulduğunda¸ sürerken adeta havada toz bulutu oluşturan farları söylenmez¸ mac’in isminin yanında başarısız maskaralarının adı bile geçmez. Lütfen birbirimize karşı dürüst olalım Ayrıca marka Türkiyeye ilk geldiğinde 2 hafta kadar sephoralarla satılmıştı. Sonra nedendir bilinmez gratis’ e transfer oldu. Ben dahil bi çoğumuzun ürünlerini gratiste deneme şansımız oldu. Bir keresinde de hiç unutmam¸ Amerikalı bi kız arkadaşım (arkadaşımın arkadaşı) the balm ürünlerimi görünce “ohaa (omg) sen çok zenginsin” demişti. Bir çok markanın fahiş fiyatlarla satışa sunulduğu ülkemizde¸ The balmın kıymetini bilelim bence.Bu marka “Türk kızı” için bulunmaz bir nimet.

nurseli: Bu başlığa yazacak o kadar şey var ki . Son bir yıldır her gratis indiriminde bu markanın ürünlerini toplamışım¸ şu an neredeyse her ürün mevcut. memnun kalmadığın var mı derseniz. hayır yok 😀 ama açık ara en iyi ürünü kesinlikle far bazı olan “put a lid on it” . benim yağlı¸ en kaliteli farı 1 saat gözünde sabit tutmayan göz kapaklarımı dize getirdi ya ¸ helal olsun balm sana 😀 fiyat da iyi 27 lira falandı sanırım . kesinlikle denenesi ¸)

şevval: allıklarının rengi gerçekten çok hoş ama keşke çok pigmentli olmayaydı. beyaz tenli biri olarak allığı fırçaya aldıktan sonra¸ fırçayı sallamaktan kol kası yaptım. ne olursa olsun¸ o ucuz ve mükemmel far bazı ile gönlümde yeri her zaman ayrı olacak. fırçaları da iyidir.

çağla: allıklarının kalıcılığı kalp ben. öyle seviyorum anlayacağınız.

hande: -ten ürünleri oksitleniyor-eyelinerı ütü buharından bile akma eğiliminde-farlar aşırı tozutuyor-allıklar da aşırı tozutuyor ve allık için pigmentasyonları fazla güçlü-rujların yapısı¸ kötü lip balmlar gibi. dudakta uzuyor¸ bir şeyler oluyor.ama farları ço

pelinsu: Benefit’e çok benzetiyorum. Ona göre daha ucuz versiyonu gibi. Allıklarını¸ aydınlatıcısını¸ far bazını¸ Nude Tude & Dude far paletlerini severek kullanıyorum. Rujlarını hiç denemedim

güniz: balm jovi paletindeki mat farlarının kalıcılığı berbat olan marka. millet nasıl beğeniyor cidden anlamadım. ayrıca eyeliner’ı hoh desen akar. o da berbat.the balm’ın yüz karaları.

güngör: urban decay’ın basics gibi bir palet piyasaya sürse fırtınalar estirecek firma. ama nude tude tonlarından¸ meet matte nude gibi değil.

irem: hakkında bu kadar entry yazılınca ben de incelemek istedim. gerçi kullandığım çoğu ürününü kendi başlığında yazmışımdır.bana benefiti hatırlatıyor kapak tasarımları ile. eğlenceli ve tatlılar.goygoy yapmadan başlayayım incelemeye. önceden yazdıklarımı aynen koyuyorum.schwing eyeliner (bkz: (no:37833))hot mama (bkz: (no:33823))sexy mama (bkz: (no:33719))put a lid on it (bkz: (no:33714) )fondöten (bkz: (no:38339) ) fondötenle ilgili girdiğim entryden bir süre sonra tekrar şans verdim.bu sefer daha iyi oldu sanki.ancak o kadar kalın yapılı ki kullanasım gelmiyor. down boy: en son aldığım allık. kalıcılığı fena değil. ancak rengi bana hiç uymadı.o yüzden ablam kullanıyor.baya severek kullandığını söylemeliyim.hassas ciltli ve bir reaksiyona sebep olmadı.balm jovi: the balm dan ilk paletim. sanırım en sevdiğim palet.içinde allık¸aydınlatıcı¸far ve ruj var.yeni başlayanlar için çok uygun bence. farların kalıcılıkları çok güzel.ve renkleri hem gece hem gündüz makyajı için yeterli.ortadaki mat sıra ise farlarda favorim.içindeki allık frat boy.biraz tozutsa da rengi çok güzel. aydınlatıcısını ise severek kullanıyorum.rujlar da isebir köyü bir açık renk var. meet matte:bu palet ufacık.içindeki ten rengi işe bende bitti.evet baya sevdim çünkü.kahve tonlarıda çok hoş.kaslarınızın rengi çok açık değilse doldurabilirsiniy.ancak bu paletteki pembe rengi sevmiyorum.tonu hoş değil.ve mavi tonlarına da dokunmadım hiç.içinden çıkan fırçası ise fena değil.nude tude: bu paletin fırçasını çok sevdim kesik üçlü kısmını kirpik diplerime far sürmek için kullandım.içindeki siyah far gerçekten harika.eyeliner olarak kullanmayı çok seviyorum.ancak içindeki renkler günlük makyaja pek uymuyor.sanırım en az kullandığım paletim bu.voyage palet:kocamaaan bir palet.içinde o kadar çok seçenek var ki hem gündüz hem gece makyajınızı bununla yapabilirsiniz.içinde çok hoş tonlar var. hearthesirens şu entrysinde (bkz: (no:66603) ) güzelce incelemiş. fazla söze gerek yok bence.

seçil: başarılı ürünleri ve bir ürün için birden fazla seçeneği olan marka.

mine: Önceleri ambalajlarından dolayı çocuk oyuncağı gibi bulduğum marka. Fakat şimdileri aşırı aşırı ama aşırı beğendiğim marka. Ürünleri çok kaliteli ve genel manada kalıcılıkları oldukça başarılı. Ayrıca içerdiği kimyasallar bakımından da birçok markaya göre daha temiz. En yakın zaman da Mary lou’yu almak istiyorum.

leman: maskaraları dışında kullandığım her ürününden son derece memnun kaldığım¸ kaliteli ve uygun fiyatlı marka. hem kaliteli olsun¸ hem fiyatı uygun olsun diyorsanız adres kesinlikle indirim günlerinde the balm olmalı.

hanzade: farkında olmadan makyaj çekmecemi ürün sayısı ile ele geçiren marka. yine strawberrynet hayatımızda iken tanıştık kendisiyle. allıkları¸ bronzerı¸ nude tube far paleti hep memnun etti beni. ayrıca amerika’da satış fiyatları ülkemizden yüksek olduğu için sempatik geliyor. hep biz mi mağdur olacağız . almak için gratis indirimini takip etmek gerek.

kevser: makyaja yeni başlayacaklar için her tipte ürün çeşidi olan¸ temiz içerikli ve şirin karton ambalajlara sahip¸ indirimleri takip edilirse uygun fiyatlarıyla tadından yenmeyen markadır. zaman geçtikçe hiçbir ürününe elim gitmemeye başladı ve birer ikişer elden çıkarıyorum artık. aşırı pigmentli allıklarıyla uygulama yapmak açıkçası zaman kaybı gibi geliyor bana.

verda: bugün gratis’te the balm mary lou manizer aydınlatıcı ve the balm betty lou manizer bronzlaştırıcı set halinde 75 tlydi.ilk defa gördüm acayip aklımda kaldı. bronzer fazla ışıltılı gelmişti denediğimde. bir de hep likit highlighter kullandığım için cazip gelmemişti. her zamanki gibi eve dönüşte akıl başa geldi.yarın ilk işim almak olacak.

aslım: Benim için açılımı balm Jovi ve frat boy demek olan marka. Ürünleri çok güzel ve kaliteli¸ambalajı süper tatlı. Far fobisi olan bana ilk crease yapmayı öğreten palet balmjovidir.

şeyda: Favori renkli kozmetik markam.Allıkları ve farları çok başarılı. Sürekli indirime girmesi ve yurt dışında çıkan her paletin kısa süre içinde Türkiye’de de satılmaya başlaması da markanın çekiciliğini arttırıyor. Ambalajları bile ürünleri almak istemeniz için başlı başına bir sebep olabilir. Ayrıca hayvanlar üzerinde deney yapmayan bir marka (bkz: cruelty free ).Bu markadan favorilerim: Mary Lou-Manizer aydınlatıcı¸ Nude Tude far paleti¸ Frat boy allık ve Houndstooth allık.

şule: nude dude far paletinin daha az simlisini yapsalar daha çok seveceğim marka. Hala bu paleti almadım nude tude u da almadığım gibi… kaş rimeli de olsa alabilirim bu arada.Genel olarak ortalamanın üzerinde kaliteye sahip drugstore markası. Urun içerikleri çoğu markaya göre daha temiz. Ama çeşitliliği sağlamak zorundalar…

kıymet: elimde baya bir far paletleri var. allıklara değinmiyorum bu girimde. nude tude¸ voyage¸ meet matte¸ meet matte nude¸ balmjovi. bazı renkler tüm paletlerde tekrarmış gibi geliyor en başta ama hiç öyle olmadığını kullandıkça farkediyor insan. renklerin ve pingmetlerinin çok iyi olduğunu söylemeye gerek duymuyorum bile. farlar gerçekten çok iyi¸ kalıcıkları da keza öyle. dünya tatlısı paketleri falan gerçekten çok şeker. bence tek sıkıntıları biraz tozutmaları. o da aşırı değil¸ çoğu markanin ki kadar. özellikle indirim dönemlerinde alındığı zaman f/p açısından bakınca performansları fiyatlarını 5e katlar bence. renkler çok çeşitli¸ bir renk arayıp balm ın paletlerinde bulamamak imkansız gibi bence. herkese hitap ediyor sıkalasıya. allıklarıda aynı şekilde başarılı. renkler böyle güzel kalıcıklar bu denli iyiyken bana gidip çok ekstrem bir renk olmadığı sürece atıyorum gidip mac ten allık ya da far almak saçma gelmeye başladı. balm ın fanboy u oldum neredeyse. kullanıp pişman olduğum tek bir ürünleri bile yok.

nevin: Uzun zamandır ürünlerini denemek istiyordum ama gratiste bütün testerlar saklandığı için bilgim bloglardaki yorumlardan ibaretti. Bugün kenarda kalmış bir gratiste balmların bütün testerları açık şekilde durduğunu görünce başladım analize.Allıklar: the balm Hot mama allık herkeste güzel durmuş ama ben kendime pek yakıştıramadım. the balm FratBoy allık ve the balm instain Markaları daha uydu. Hatırlamadığım Bir tanesini her zamanki allığımı sürdüğüm gibi fırçaya alıp¸ yanağıma bir dokundurdum¸ akşama kadar al yanaklı gezdim. Acayip yoğun pigmentli! Sevgilimle o halimle çok dalga geçti¸ ama çok abartılı olmasına rağmen çok yakışmış¸ almam iyi olurmuş¸ öyle dedi. kendisi allık falan hiç sevmez halbuki. Neyse o yüzden affettim allığı da alabilirim.Sonra kızarıklığım geçsin diye Oradaki the balm Sexy mama pudrayı sürdüm ama fayda etmedi. Bu arada Sexy mama fena değildi. İnce bir yapısı var.Rujlarını çok beğendim. Yapış yapış değil ve kokusu da diğer rujlar gibi tuhaf değil. Renkleri de yakıştı. Toz farları vardı tekli kutuda. bayıldım hepsi de aradığım renkler. Bakır¸ altın tonları… Özellikle yazın harika durur. Baktım alacağım çok şey var¸ acil ihtiyacım da yok¸ o yüzde yılbaşında yapacakları indirimi beklemeye karar verdim. Pusuya yatıp sabahın ilk saati yerimi alacağım artık¸ öbür türlü anca enkaza yetişiyorum.

meral: bütün makyaj ürünlerine inanılmaz bir güven beslediğim marka¸ hayır bu güven nereden geliyor ben de anlamadım. 1 sene önce tanıştık kendisiyle o gün bu gündür günlük makyajımda başka ürün kullanmıyorum. özellikle transparan pudrası¸ renkli nemlendiricisi ve kapatıcısından oldukça memnunum¸ hassas olan cildime hiçbir zararını görmedim. allıklarının ve farlarının harikalığı zaten herkes tarafından bilinen bir gerçek.

ahenk: Maskara¸ dudak ürünleri ve fırçaları hariç alternatiflerinden daha kaliteli ve uygun fiyatlı marka. Allıklarını Lisa Eldridge bile kullanıyor kalitesi hakkında hemfikiriz.. Ama işte Maxfactor veya Maybelline falsies gibi seçenekler olunca ambalajı ne kadar tatlı olursa olsun the Balm’ın ayırmayan uzatmayan sadece siyaha boyayan maskarası sınıfta kalıyor.

zühal: Gratis in 200. Mağazası şerefine yaptığı indirim ile neredeyse yarı fiyatına kapışılması gereken ürünleri barındıran markadır. İndirim 2 Kasım a kadar devam edecektir.

çişem: benim için the balm¸ “mary lou manizer” demektir

petek: gratis indiriminden faydalanıp bugün 3 ürün alarak kendisiyle tanıştığım marka. ambalajları çok güzel ürünlerde oldukça hoşuma gitti. indirimler olduğu sürece the balm ile yollarımız daha kesişir ¸)

seval: pahalı satsalardı eğer hiiiç tartışmıyor olurduk. müstahak bizedipnot:frtaboyu nasıl yeni keşfedebildim yuh bana

pembe: farları çok tozutsa da¸ paletlerini almaktan kendimi alıkoyamadığım markadır. ambalajla ilgili zaten yorum bile yapamıyorum mükemmeller çünkü. insan hiç ihtiyaç duymadığı bir şeyi bile alabiliyor sırf ambalajı için.

ceylin: Nudetude paletini ve fratboy alligini edindigim cok guzel bir marka.ambalaji olsun urun kalitesi olsun hepsi mukemmel.mary ve cindy louyu stainiac’ı balm jovi paletini fena halde almak istiyorum. Paletteki renklerini ister tek kullan ister gölge yap. Dehset bir sey. Indirimlerde haberleselim.

nalan: Zamanında özellikle amerika’da¸ ürün görsellerinde sadece beyaz ırkı kullandığı için eleştiri almış kozmetik markası. art niyet olmasa da konsepti pin up olduğu için sadece beyazlara yer verilecek diye bir şart yok konulu tartışmalar yaşanmıştır. Bu nedenle özellikle son çıkan ürün ambalajlarında etnik çeşitliliği sağlamaya özen gösteriyorlar.

yosun: Burada bu kadar uyguna satılmasında bir bit yeniği aradığım kozmetik markasıdır. Yine de kullanıyorum¸ seviyorum. Kendisi şüphe duyulan sevgili gibi. Ah be thebalm.

ceyda: Eğlenceli ambalajlarına bayıldığım¸ ürünlerinden koleksiyon yaptığım marka.

jale: Meet matte paletini gratis indirime girince heyecanla almıştım¸ sonuçta ilk farım olacaktı. evde deneyeyim dedim ve o da ne?!.. Tebeşirden far yapmışlar! Hem tozutuyor¸ hem renk vermiyor¸ hem zorlaya zorlaya renk verdiysen kalmıyor. Şimdi sadece ortadaki matt wood rengini eyeliner fırçasıyla gözlerimin kenarına sürüyorum azıcık. Far benim neyimeyse!Uzun ince olan maskarasını ise çok beğendim. Asla topaklanmıyor ve örümcek gibi yapmıyor kirpikleri. Kuru bir yapısı var ve doğal bir görünüm veriyor.

imge: toupe renklerde kaş rimeli üretmesini istediğim kozmetik markası.benefit¸ mac falan imanımızı gevretti balm.çok rica ediyorum sen yaparsın hem de en alasını

dilan: ambalajlarının çok güzel olduğunu düşündüğüm kozmetik markası. bende iki adet allığı mevcut¸ lakin fazla pigmentli olduklarından fırçayı hafifçe dokundurmak yeterli oluyor aksi halde komik bir görüntü veriyor.

pervin: yaa bu çok tatlı değil mi:) aydınlatıcısı¸ crease bölgesi¸ mini farı¸ mini allığı. onların aynayla birlikte gün kurtarıcılığı. aman tanrım yemesem bari. ikinci alışım¸ bininci alışım olacak gibi.

sevgi: Bugün california olanını aldım¸ 20 lira civarına geldi. Bu paleti almamdaki amaç highligther¸ far ve allık eksikliği değil. Çantama atıp tek ürün taşımak istemem. Evden makyaj yapamadan çıkınca bile günü kurtaracak veya gündüz makyajını geceye çevirebilecek tonlara sahip. Aynalı olması da tadından yenmez. Kısacası çantalık palet benim için¸ onun dışında çok da elzem değil.

sevinç: ay ben bu paletlere bayılıyorum 🙂 tam tatilde yanına almalık¸ çantaya atmalık paletler. her ikisi de mevcut bende. renkleri kullanışlı¸ pigmentasyonları gayet iyi. ancak biraz tozut tozut oluyorlar. küçücük duruyor ama bayağı da bereketliler. indirimde rastlanıldığında tadından yenmez bence 🙂

evşen: Geçen sene doğum günü hediyem olarak gelen palet. Gerçekten işe yarar bir palet. Allık olarak konulan rengi far olarak da çok tatlı duruyor. Lid/liner yazan bölümdeki rengi gece tüm göz kapağına uygulayıp nude bir rujla tamamladığınızda da hoş bir görünüm kazandırıyor.

fadime: The Balm’ın California ve Hawaii olarak iki çeşit çıkardığı¸ 2 far 1 aydınlatıcı ve 1 allıktan oluşan minik palettir.Benim elimde California olduğu için onu yorumlayacağım Tabiki diğer tüm The Balm ürünlerinde olduğu gibi çok kullanışlı ve şık bir paketi var.Farlardan biri mat bir kahve özellikle crease bölgesi için ideal.Mat olduğu için kaş doldururken de kullanılabilir.Diğer far ise içinde altın ışıltılar bulunduran bir kahve¸ sürüldüğü zaman ışıltılar çok minnak belli oluyor.Allığı elimdeki frat boy’a göre daha canlı bir pembe.Frat boy bunun yanında daha uçuk ve şeftalimsi kalıyor.Aydınlatıcı çok güzel sedefli bir aydınlık katıyor ama çok ufak olduğu için aydınlatıcı fırçama tam olarak alamıyorum sanırım bu paletle ilgili tek olumsuz yorumum bu.Renkler günlük kullanıma çok uygun¸ pigment ve kalıcıkları ise çok iyi klasik The Balm kalitesi de diyebiliriz.

okşan: Hawaii ve california Arasında kaldıktan sonra california’daki renklerin benim için daha kullanışlı olduğuna karar verip edindiğim ilk the balm palişi. paliş diyorum çünkü minnak sürücü ehliyeti şeklinde dizayn edilmiş klasik the balm paketlenmesine sahiptir. bir allık¸ bir aydınlatıcı (birİ açık tenliler için Kaş farı olarak kullanılabilecek)¸ 2 de farı bulunmaktadır. kendisiyle acil durum makyajlarının mükemmel şekilde altından kalkabilirsiniz. ha tabii bir ruj ve rimel ile hopp hazırsınız. 🙂

yeliz: hawai olanını almak için bayram indirimini beklediğim palettir. Çoktandır aklımda.. Gün içinde tazelenecek her şey içinde ve minicik..Bir de gül kurusu bir ruj tamamdır:) Aslında california’nın allığı ve kahverengisi çok daha güzel ama hawai’nin linerı kullanıma daha uygun gibi diye onu alacağım¸ california’nın linerı simli görünüyor¸ gözümde nasıl durur bilemedim.. Fikri olan cicişler mesaj kutumu yeşillendirirse sevinirim 🙂

ilkyaz: geçen mayıs ayında 20 tl’ye düşünce almamıştım sonra aklıma o kadar takıldı ki. bir de 2 günlüğüne bi yerlere gidip de yanıma kocaman palet almak zorunda kalınca almam kaçınılmaz oldu. ben de california olanı aldım ve bugün kullandım. allığı oldukça kalıcı 5-6 saat sonra bile yüzümdeydi¸ biraz tozutuyor ama. aydınlatıcı kesinlikle cindy lou değil¸ cindy daha sıcak bu daha soğuk bir pembe. ben mat kahvesini nude dude’dakine benzetmiştim ama bu paletteki daha sıcak tonlu. koyu kahve olan ise nemli bir fırçayla rengini çok iyi veriyor¸ eyeliner olarak. kısacası çook kullanışlı bir ürün olmuş.içindeki “it’s my way or the highway” yazısı da güldürdü.

su: Dün California Paletini aldım ve evde benzer gösterilenlerle karşılaştırma yaptım. Öncelikle belirteyim ben palete bayıldım çok tatlı renkler. Allık için Frat Boy deniliyor ama kesinlikle değil üşenmezsem bir gün yanyana swachlayıp paylaşırım sizlerle de 🙂 Frat boy bu allığın yanında pembe kalmaktadır¸ kendisi daha tatlı bir şeftali tonudur¸ Aydınlatıcısı mary lou denmiş evet çok yakın ama daha ışıltılıdır¸ farları da nute tude’a benzetilen farlardan 1 tık renk tonu farkı vardır. Farlar ve aydınlatıcı yanyana görülmeden farkedilmez aynı gibi ama allık gerçekten farklı ve çok daha güzel

seren: Ben California olanına ba yı lı yo rum.Pek allık kullanamama rağmen bu paletteki allığı aşırı beğeniyorum nerdeyse her gün kullanıyorum.Highlighterını hiç denemedim krem aydınlatıcı kullandığım için ama bir gün deneyip ona da bayılacağıma hiç şüphem yok.Gelelim benim ennnn sevdiğime. Crease bölgesi için koyulmuş kahverengi far ! Çok açık tenime kontür için kullanıyorum harika ötesi bitmeden yedekleyeceğime eminim. Ayrıca paletin küçük olması da taşımak için ideal. Kısacası bu paleti alınız aldırınız

züleyha: Önce hawaii olanı bir sonraki indirimde california’yı aldım. İkisi de genel olarak cok memnun kaldıgım pratik paletler. Hawaii icin daha önce fikirlerimi yazmıstim. California paletin ise allığının frat boy olduğu doğrudur fakat aydınlatıcısı cindy lou manizer değil. Balm jovi paletin içindeki third eye blinded adlı fara çok benzeyen bir aydınlatici. Ama yanakta cok güzel duruyor. Farlardan brow/crease olarak gecen mat sütlü kahve nude tude palette ki sultry¸ diğer ışıltılı koyu kahve far nude tude palette ki silly adlı farın aynısı. Elimde nude tude¸ balm jovi palet ve frat boy allık olmasına rağmen california paleti aldıgima pişman değilim. Her gittiğim yere götürüyorum yanimda.

uhra: california olanına sahip olduğum mini palet. allığı frat boymuş bence çok güzel bir şeftali-pembe. aydınlatıcısı sanırım cindy lou. bunu o kadar beğendim ki elimde tam boy mary lou olmasa gider bir tane cindy lou alırdım. iki tane de farı var. kahve olan nude tude’daki sultry rengi. diğeri de simli bir koyu mor ama gözünüze uygularken hiç sim gelmiyor sedefli bir far gibi duruyor. ben bu paleti çantamda taşıyorum evden erken çıktığım zamanlarda bir kapatıcı ve bu palet ile güzel bir makyaj çıkıyor ortaya. almanızı tavsiye ederim 🙂

arın: Real Tecniques allık fırçasıyla uygulayınca harika bir görünüm veren bronzlaştırıcı. Eski indirimlerin birinden 16 liraya almıştım. Arada kullanıyordum ama yeni aldığım bu fırçayla bir denedim: sonuç mükemmel. Çamur gibi duruyor diyenler bir de böyle denesin.

seda: Makyaja yeni basladigimda bir gazla satın aldığım¸ sonra hiçbir şekilde verimli bir şekilde kullanamadığım bronzer.Zaten neye güvenip bronzer aldım onu bile bilmiyorum. Şimdi bu koca kafaliligim yüzünden devasa boyutta bir farım oldu.

göknur: Beyaz tenliyim ve bu bronzerla anlaşamıyorum. Çamur gibi duruyor ve yerini bir türlü tutturamıyorum.Bu ürünün dilinden anlayan bir ciciş beni aydınlatabilir mi acaba?

kısmet: Geçen sene bahama mama ve timebalm concealer’ı toplam 32 tl’ye almıştım. esmer tenimde çok güzel durdu ve her şeye kullandım . Ama herkese pigmentasyonu çok fazla gelen şey bena biraz ‘iyi’ gibi geldi. yarısı bitince ve kırılınca presledim ama bu sefer de pigmentasyonu gitti.

berceste: Dün kadıköy gratis’te yanılmıyorsam 32.90’a gördüm ve diğer alacaklarıma hiç bakmadan usulca çıktım kapıdan.indirimmiş hıı çok indirim

ferda: Beyaz (ve bence hatta açık buğday) tenlilerin bronzer olarak uygulamasını geçtim kontür olarak da doğal uygulama şansı olmadığını düşündüğüm kahverengi “şey”. Ya da bende olmuyor bu meret¸ kim bilir.

hilal: bir türlü kabullenemesem de¸ kontür için uygun olmayan bir bronzerdir¸ yeterince küllü olmadığı için yüzde kahverengi kahvereği sırıtıyor maalesef

hümeyra: esmer tenliler için kontur amaçlı ya da allık amaçlı kullanılabilir ama elinizin ayarını iyi tutturmanız gerekiyor yoksa renk eşitsizliği çok fazla oluyor.

bedran: Ben bu ürünü kaş doldurmada ve crease bölgeme geçiş uygulamada çok sevdim. Kontür için çok az dokundurup fazlasını alıp¸ yavaş yavaş uygulandıgında çok iyi sonuç veriyor. Benim ten rengime uygun bir renk¸ ben çamurlaşma sıkıntısının fırçaya çok ürün almaktan kaynaklandıgını düşünüyorum. Işıltılı ve içinde turuncumsu kızılımsı renk barındıran bronzerları sevemedim. Bu ürünün mat ışıltısız turunculuk barındırmayan bir kahve olması hoşuma gitti.

rahşan: Kontür uygulamasında ve katlanma bölgesinde far olarak kullandığım bronzlaştırıcı. hatta yeni olarak kaşlarımı da bununla doldurmaya başladım. Çok doğal duruyor¸ yüze geniş bir pudra fırçasıyla uygulandığında asla çamurlaşmıyor¸ hafif bir görüntü bırakıyor. En azından benim yüzümde bu şekilde durdu¸ bittikçe alacağım.

gül: Her ne kadar bu ürünün beyaz tenlilerde çamur gibi durduğu söylense de bu uygulama biçiminize bağlı.Ben beyaz tenliyim ve en sevdiğim bronzer bahama mama. Bir anda fırçayı daldırıp yüzünüze sürünce ister beyaz tenli olsun ister esmer olsun herkeste çamur gibi durur.Ama fırçaya biraz alıp fazlasını fırçadan atarak uyguladığımda yani azdan fazlaya gittiğimde gerçekten tam bir bronz havası oluyor ve çok seviyorum!

anise: Denediğim bütün bronzerlar arasında yüzümü güldüren tek adam akıllı¸ucuz bronzer. Sağol var ol be the balm allah senden razı olsun. (the balm virali değildir)Doğru fırçalar ve tekniklerle sizi adeta bir kim kardashian’a çevirecek olan bronzerdır. hadi abartmayayım da yine ufaktan bir göz kırpabilirsiniz kim’e. yine the balm’ın mary lou aydınlatıcısıyla bir başka güzel oluyor.

handan: Bronzlaşmışçasına bir görünüm yaratmak için değil de¸ iyi bir kontür aracı olarak kullanıyorum. Öyle ışıl ışıl bir görünüm yaratmıyor zaten¸ mata yakın benim cildimde soğuk duran bir kahve tonu. Kontür uygulamalarında pek kullanıyorum fakat bittiğinde yenisini almayıp NYC bronzlaştırıcılarına yelken açmayı planlıyorum.

altın: altına sabitleyici transparan pudra sürülmeden kullanıldığında gerçektende çamur gibi duran bir bronzlaştırıcı. fakat rengi hiçbir turunculuk barındırmayan nadir ürünlerden bu yüzden kontür için ideal.fondotonden sonra bu bronzlaştırıcıyı sürmeden önce sürülücek bölgeye transparan bir pudra geçerseniz camuslaşma olmuyor.

zeynep: Koyu buğday renkli bi insan değilim çok da açık sayılmam. Bu ürünü aldım alalı kullanmaya çalışıyorum¸ çalışıyorum çünkü ne yapsam yapayım doğru düzgün yapamadım. Çok uğraştırıyor ve yıpratıyor beni. Biliyorum ki sorun bende çünkü ten rengimde olan birçok YouTuber bi ürünle kontürleme yapıyor. Yılmadım sığma E-25 ile önce çizgi halinde sürüp sonra dağıttım ¸ en azından böyle daha kontrollü ilerleyebiliyorum cicişler!

günay: krem¸ fondöten veya bb kremin üzerine uyguladığımda çamur gibi olan ama direk kendi tenime uyguladığım zaman çok çok doğal duran bronzlaştırıcı. tabi ki bir çok kişi gibi kontür amaçlı kullanıyorum ama bir kaç saat sonra tamamen yok oluyor. 2-3 yıldır kullanıyorum toplu iğne kadarcık da olsa dibini gördüm. genel olarak memnunum.

semra: Yüzümde çamur gibi duran bronzlaştırıcı.Ben aldığım zaman inanılmaz övülüyordu bu bronzlaştırıcı. Tüm youtuberların favoriler videosunda vardı. Bir heves gittim aldım¸ sonuç hüsran. Verdiğim paraya çok acımıştım. Yalnızca iki kere kullanabildim. Elden çıkardım. Benim için kullanımında hiçbir oluru yoktu. Her türlü denedim ama yok olmuyor. Daha koyu tenli bir arkadaşıma verdim onda daha iyi oldu. Ne yazık ki beyaz ve açık buğday tenlilere göre bir ürün değil bence.

şennur: zedcezir e aynen katılıyorum. ben de far olarak kullanmayı daha çok seviyorum. sanki yüzde çamurlu bir efekt verirken göz için biçilmiş kaftan. üstelik bir göz ürünü olmak için gramajı da fazla olmuş oluyor. kirpik diplerine doğru dağıtırsanız ister eyelinerla ister wet n wild brulee ile hoş bir kombinasyon oluyorlar. ben brulee sürüp katlantı bölgesine bunu geçiyorum. kaş altlarıma da wet n wild sugar ile beyazlık katıyorum¸ sonra da siyah eyeliner¸ bol maskara. gözün içine de beyaz kalem ve sonuç buğulu gözler-aydınlık bakışlar kombini!

feray: crease bölgesi için far olarak kullanıyorum ve aşırı memnunum.bazende hafif gölge yapıyorum. alt kirpiklerde de çok hoş tatlı bir ilizyon yapıyor.gözleri ela ve bal rengi olanlar alt kirpik dibinde mutlaka denesin.

berre: ambalajı hemen kirleniyor çok kullanışsız tabi bir high end ürünü değil görsel çok beklentiye girmemek lazım¸ onun dışında beyaz tende çamur gibi duruyor iyi dağılmıyor hangi fırçayla yaparsam yapayım çok memnun etmedi.

zahide: Zamanında Büyük bir hevesle alıp geçen hafta elimden çıkardığım bronzer.Özellikle sebi bebi’nin elinden düşmemesi¸ kendisinin de çok açık tenli olması okuduğum diğer yorumlarla birlikte beni bayağı ikna etmişti. benefit hoola gibi olduğunu düşündüm ve kontür yapmak amacıyla almıştım.Aylarca kullandım¸ kötü bir ürün değil asla¸ hakkını yiyemem ama evet¸ herkesin söylediği gibi biraz çamur gibi durma sorunu vardı maalesef. İlaveten rengini söylenenin aksine hafif turuncumsu bulmuşumdur hep ¸ ya da fazla koyu kahve… Sonuç olarak bana göre kontür için ideal ürün değildi¸ sattım. Şu an çoook uygun fiyata bulduğum¸ yine tamamen mat¸ çok güzel bir catrice bronzer kullanıyorum¸ memnunum.

fatoş: Kendisini kontür için fratboy allıkla karıştırarak kullanıyorum rt nin stippling fırçasıyla bunu benden başka bu fırçayla kullanan varmı bilemedim ama en iyi bununla şekil verebiliyorum yanaklarıma

ıtır: Zamanla kullandıkça el oranına alışıyor her sabah kullandığımda bakıp bakıp bayılıyorum kendime 😀 birde 2 gündür kaşlarımıda bununla dolduruyorum ben bayıldım saç ve kaşlarım orta – koyu kestane ayarında wet’n wild kaş kitini kullanıyordum ama açık rengi bile koyu oluyordu bana bu çok doğal görünüyor kestane renklilere öneririm bi deneyin 🙂

vahide: kontrolsüz kullanımı halinde herkesin söylediği gibi bütün makyajınızı saçmasapanlaştırabilecek ürün. öncelikle fırçaya çok ama çok az almalı ve mümkün olduğu kadar fazlasından kurtulmalısınız. bunun dışında¸ fondötenin üstüne uyguluyorsanız mutlaka pudra geçmeli ve ondan sonra bahama mama’ yı sürmelisiniz¸ aksi halde katiyen dağılmıyor ve garip bir görüntü oluşturuyor. az aldığınız için muhtemelen ilk sürdüğünüzde ” e hiç belli olmadı” deyip fırçayı tekrar ürüne götüreceksiniz. götürmeyin. çünkü ikinci darbeyi atar atmaz pişman olacaksınız. ben de açılı fırçayla uyguluyorum kendisini¸ bazen çok güzel duruyorken bazen çok fazla geliyor. ama makyajı kesinlikle değiştirdiğini düşünüyorum. onun dışında zaten far olarak da gayet güzel duruyor¸ özellikle crease bölgesinde.

tuba: İndirimde aldığımdan dolayı çok fazla üzülemiyorum ama yine de ilk sürdüğümdeki duruşunun kalmayıp zaman geçtikçe solup parça parça görünmesi hiç hoşuma gitmiyor. Mac bronz pudrasından baya memnunum o yüzden bunu kuzenime paslayarak kendisiyle vedalaştım.

çiler: Elim fazla kaçtıysa tim burton karakteri gibi oluyorum. ama güzel sürebildiysem tüm yüzümü bronzlaştırıyorum ve hatta allık olarak bayılarak kullanıyorum kendisini.

fidan: Benim yüzümde çamur gibi durdu nedense

esen: Denediğim de ilk etapta güzel¸ soğuk golge rengi dururken 10 dk. sonra fırça izleri gibi bölündü¸ opaklığını kaybetti¸ indirimdeydi de eğer öyle olmasaydi alacaktim da guzel bir golge rengi.

sema: internette patlayan bir ürün olduğundan son anneler günü indiriminde 23 lira gibi bir fiyata aldım. soğuk kahverengi tonunda. evet düzgün uygulanmadığında çamur görüntüsü olabiliyor ve ürünün pigmentasyonu iyi olduğundan fırçayla az miktarda ürün almada fayda var. ben en iyi sonucu mac 109 fırçamla aldım. sigma f40’la denediğimde kontür yerine suratıma komple gölge eklemişim gibi oldu¸ karanlık oldu yüzüm ya da bana öyle geldi bilmiyorum. daha küçük fırçayla ve daha iyi dağıtmayla iyi sonuç alınabiliyor. real techniques kontür fırçasıyla denemedim çünkü o fırçayı t bölgeme pudra sürerken kullanıyorum ve koyu renkli bir ürüne daldırıp bir daha yıkamaya üşeniyorum.

benice: Bence bu kadar güzel olması gri alt tonlu olmasından kaynaklanıyor. Bu yüzden de muhteşem duruyor. Diğer bronzlaştırıcı pudralara bakarsanız turuncu alt tonlu olduğunu göreceksiniz. Çok seviyorum seni bahama mama :)))

ebru: bence bu ürünü bitirene ödül verilmeli. yok böyle pigmentasyon.

serin: diğer markalara göre yüzde en doğal duran bronzer bana göre. fazla pigmentli olduğu için fırçaya çok az miktarda almanız gerekiyor. ben bi de yetmiyor üstünden yine the balm’ın sexy mama’sıyla geçiyorum¸ böylece doğallığı bir tık daha arttırmış oluyorum. bitince tekrar alacağım bir üründür.

gökşin: Camur. Net

gizem: daha kabarık ve konik yapılı (tapered) bir fırçayla kullanıldığında çamur gibi görüntü yerine hafif bir iz bırakan bronzlaştırıcıdır.

füreyya: Ben bu ürünü başka bir kontür ürünüm olmadığı için beğeniyordum. Buradaki yorumları okuyunca acaba gerçekten kirli bir görüntü veriyor mu diye düşündüm ve evet haddinden fazla uygulanırsa kirli ve turuncu bir görüntü bırakıyor. Ben çok çok az uygulamayı tercih ediyorum ve iyice karıştırıyorum bu şekilde çok da belli olmuyor. Bulsam nyx taüpe allık alçam da hiç bir yerde bulamadım Ankara’da:( Benefit hoolayı da beğeniyorum eminim renginden dolayı çok daha yakışçak ama o da çok pahalı bilemedim.

parla: Bir hevesle kontür yaparım diye aldığım ancak ne zaman sürsem yüzümü kirliymiş gibi gösteren ya da bana öyle gelen bronzlaştırıcı.

güher: the balmdaki en güzel şeylerden biridir. çok amaçlı da kullanılabilir. hem de uzuuun zaman boyunca bitmez.

rana: son zamanlarda bana turuncu gibi gelmeye başlayan 2 seneden beri kullandığım bronzer..

çise: Real techniques kontür fırçası ile güzel dağıtılabilen¸ aynı zamanla parmakla dağıtmaya da müsait bronzlaştırıcı. Fırça veya elle uygulamada fark etmez¸ ürün alındıktan sonra bir kaç kere parmağa vurulup fazlası bırakılmalı. Ben yanaktan uygulamaya başlıyorum. Sert hatlardan ziyade biraz daha geniş yayayım¸ azıcık allıkmış gibi yapsın istediğimden sorun olmuyor. Çok kısmı bu bölgeye yayıp fırçada kalanla alın ve boyuna dağıtıyorum. Göz kapağında da çok hoş oluyor. Bence kabında durduğundan daha açık renk veriyor. Bu ürünle anlaşamayan daha açık renk düşünenler (bkz: the body shop honey bronze bronzing powder) pudra bronzlaştırıcıya bakabilir. 3 numarasını kullanıyorum . bunu buffing brush ile dağıtıyorum. yüzümde bir şey varmış ama yokmuş gibi oluyor. Umarım unutmam da şuraya gün ışığında bir karşılaştırma eklerim. Nokta atışı cilt rengi- alt tonu veremeyeceğim ama genelde bej- medium bej tonlu ten ürünleri kullanıyorum.

afitap: Bronzer olarak kullanamadığım için gözümün crease kısmına kullandığım üründür. Crease kısmında ve alt kirpik diplerinde çok tatlı bir kahverengilik yaratıyor¸ benim gibi bronzer niyetiyle alıp kullanamayanlar bir de böyle denemeliler kesinlikle 🙂

ceren: Bir tek bende güzel durmayan ürün. Yok ne yaparsam yapayım suratım kirli gibi duruyor ya da ben beceremiyorum. Denemeye yeni başladığım içinde olabilir. Açık tenliler için bronzlaştırıcı önerilerinizi bekliyorum cicişler!

handesu: elimde olan ama bir türlü kullanmayı beceremediğim ürün. ne yaparsam yapayım kirli bir görüntü elde ediyorum. zaten 5 kez falan totalde anca kullanmışımdır. bir türlü sevemedim. daha yumuşak tonları deneyeceğim bir de. the balm yeni bir tane çıkarıyormuş onu merak ediyorum. takasa koymayı düşünüyorum ama sanırım almayan kalmadı. ilgilenen mesaj atabilir.

tutku: Far olarak kullanıyorum bunu¸ gayet güzel duruyor gölge yaparken kullanınca

ilksen: Bir senedir öylece duruyor 3 kere kullanmışımdır. Nasıl bitecek bilemiyorum. Tenim buğday ve çamur gibi duruyor sanırım doğru fırça almalıyım bunun için. Ya da kullanmayı öğrenmeliyim.

anar: Kontür için kullandığım ürün.severek kullanmaktayım henüz bir sıkıntı ile karşılaşmadım.illa ciddi bir makyaj ile kullanmıyorum¸hiçbir şey sürmeden de fırçanın ucunu hafifçe değdirerek kullandığım zamanlar da oldu¸böylece hafif bir gölge sağlıyor.

figen: rengi ve yapısı gerçekten güzel olan ürün. fakat ben de düzgün kullanamayanlardanım. hoola ve laguna ile gayet güzel anlaşıyoruz ama yok işte bunu kullanmayı beceremiyorum. leke gibi kalıyor yanakta.

eyşan: tavsiyeler üzerine aldığım ama hiç kullanamadığım bir ürün. beceremiyorum sanırım çünkü bir kaç kişi gayet memnun kalmış ama ben verdiğim paraya acıyorum şu an.beyaz tenliyim ve gerçekten bende çok kötü duruyor az kullansam bile

asuela: kontür malzemelerimin yeni üyesi ve baş tacı. Ucu düz ve küt bir fırçayla çizgi şeklinde elmacık kemiklerimin altına uygulayıp küçük bir pudra fırçasıyla yukarıya doğru hareketlerle dağıtıyorum ve inanılmaz güzel bir kontür oluyor. Eğer kızarıklığa meyilli bir cildiniz varsa kesinlikle tavsiye ederim.

filiz: sert kıllı bir fırçayla çamurluğunu dağıtmak gereken bronzer. mesela allık paketlerinden çıkan dandik fırçalarla uygulandığında en iyi sonucu veriyor(muş). elimi sürmezdim¸ aylarca takasta tuttum¸ şimdi kullanabiliyorum. harikayım.

sıla: Hem gölgelendirme hem de bronzlaştırıcı olarak kullanılabilecek¸ gramajına göre fiyatı da uygun bir ürün. İndirim dönemlerinde kaçırmamak lazım.

tanyeli: Bence keramet bunu uygulayanda. Ben beyaz tenli değilim ama bende de çamur gibi kopkoyu durdu. Bu balm ürünleri yoğun oluyor. İşin sırrı hafif dağıtmakta sanırım. Yoksa bu renk tonunun iki üç ton açığı insan yok doğru düzgün ülkemizde.

dilruba: esmerlerde harika bir kontür aracı olarak görev yapabilen bronzlaştırıcı. ama tüm yüze kim uygulasa kötü durur gibi geliyor. çünkü rengi baya koyu.

nazan: Mat olusundan dolayı yüzümü konturlemek için kullanıyorum. Bazen de gözüme gölge yapmak için kullandığım da oluyo.

senay: Hafif elle ve doğru bir şekilde uygulandığında açık tenlilerde de gayet güzel kontür yapılabilen bronzlaştırıcıdır.Alırken beni çok düşündürmüştü¸ elime kaç defa alıp geri bıraktığımı hatırlamıyorum. ancak çok yönlü kullandığım ve aldığıma hiç pişman olmadığım bir ürün oldu.

kamuran: Kontür yaparken bir karıştırma fırçasıyla ince bir hat halinde uygulanıp süngerle dağıtılınca çamur gibi durmayan bronzer

müge: elimdeki ürün bitince kontör amaçlı almayı düşündüğüm bronzer. bu fiyat segmentinde en mantıklı seçenek gibi duruyor.

merih: beyaz ten için uygun olmayan bronzer.arkadaşım buğday tenli onda şahane durmuştu aynı şekilde doğal sarışın bir arkadasimda turuncumsu bir görüntü olusturmustu malesef bende de kirli ve doğal olmayan bir görüntü olusturuyor.

leyla: no: 63712

açelya: Kalıcılığı ve pigmentasyonu şahane ancak dikkatli kullanılmadığında çamur görüntüsü oluşuyor. Doğru fırça¸ doğru miktar ve yeterli blending ile günlük kullanımda vazgeçemeyeceğiniz bir bronzer olur kendisi.

vuslat: hemen hemen her the balm ürünü gibi pigmentli. çok beyaz tenli ciciş kardeşlerimizin kullanmasını önermiyorum. zira biraz koyu ve sert kaçabilir. buğday tenlilerde on numara duruyor. fakat doğru fırçayla kullanılması dahilinde. kontür yapmak el alışkanlığı ve görüş açısı gerektiriyor. bu tarz toz ürünler krem ürünlere oranla daha kolay kontrol edilebilir olsa da ürünün pigmenti kalıcılık da konfor sağlasa da uygulamada zaman zaman sıkıntı yaratabiliyor. iyi bir fırçayla uygulandığında bu yüz oyunuyla incecik kemikli bir yüze sahip olabilirsiniz. daha iyisi daha yumuşak renkte ve krem formunda olanı için (bkz: chanel )

elçin: Igrenc yuvarlakliktaki suratimi konturlemek icin aldim. Firca cok onemli. 2 fircada denedim en iyi sonucu yumusak ve seyrek killi ecotools fircasindan aldim. Rengi guzel. Tamamen mat yapida ve oldukca kalici. Fiyat performans acisindan gayet basarili bir urun.

anita: Bronz tenliyim. Kontur için kullanıyorum. Çok kalıcı. Ve mat olması dolayısıyla da kontur için çok uygun.Fotoğraf ve videolarımda konturden beklenen herşeyi verdiğini farkettim¸ fiyatı da düşünülürse koyu tenliler için kaçırılmaması gerekir. Sadece fazla kaçırılmamasına dikkat. Az sürünce insanı vezir çok sürünce rezil eden türden.

sevtap: Sarı alt tonu olan ciltlerde oldukça güzel duruyor. Biraz tozutsa da oldukça kıllanışlı ve pigmentli bir ürün. Açılı fırçalarla kolayca uygulanıyor ve doğal duruyor.

suzan: bir hevesle aldığım ancak kontur özürlüsü olduğum için bir türlü kullanamadığım bronzlaştırıcı. arada kahverengi tonlarındaki allıklarımla karıştırıp kullanıyorum ben de

yıldız: çok ama çok memnun kaldığım¸ ancak 2 ay içerisinde hiçbir şekilde çantama atıp taşımama rağmen durduğu yerde tuzla buz olmuş¸ kendini hunharca imha etmiştir sevgili ciciş kardeşlerim. bu sabah biraz kontür yapmak az biraz da yüzüme renk vermek için elimi attığımda fark ettim. çok seviyordum¸ çok dertliyim. ühüüüü

fulya: Beyaz tenli olduğum halde kontur amaçlı kullandığım bronzerdır. Önümüzdeki 35 yıl içinde bitirmeyi planlıyorum.

gülsen: beyaz tenli olanların kesinlikle kullanmaması gereken üründür. buğday tenliler daha yanık bir görünüme ulaşmak için iç rahatlığı ile kullanabilirler.

güldeste: buğday tenliyim. sahip olduğum onca bronzer arasından bir tek buna elim gidiyor. kontür ve bronzer olarak tenime başka bişey yakıştıramıyorum. hatta gözüme crease bölgesine gölgeyi bile bununla veriyorum. sanırım diğer cicişlerin beğenmeme sebebi ten renkleriyle uyum sağlamaması. benim rengimle müthiş uyumlu. bitince tekrar alacağım. bir gratis indirimi yakalasam iyi olur sanırım.

fahriye: En az 10 kere denedim¸ 10 nunda da camur gibi durdu. Bunu dogru uygulamak her ne sekil ise onun icin ugrasacagim vakite gider risksiz urun alirim. Gule gule bahama mama

diclehan: nihayet alıverdim. ne zaman the balm standının önüne gitsem elimde kolumda denediğim ve hadi canım çamur gibi bu deyip yerine bıraktığım bir üründü benim için. ama ah işte şu son gratis indirimi ya da kendi adıma gratis yağmam var ya¸ işte onda artık direnemedim ve çamursa çamur arkadaş¸ onca blogger yanılıyor olamaz deyip alıverdim. aferin bana! meğerse ben neler kaçırmışım. yuvarlak suratımı bir güzel oval yapıverdim ya bununla ben. meğerse gölge yapmak zor değilmiş de uygun ürün bilmezsen cehennem azabıymış. meğerse ürün renk ve yapı olarak bu işler için uygun olunca dağıtmak da kolay oluyormuş. bloggerlar haklıymış! bahama mama çoktandır alınmalıymış…tavsiyemdir.

sevim: cilt tonum mac nw20 ve galiba bu ürünle kontür yapabildiğim için şanslıyım:) bana göre miktar ve fırçadan kaynaklanıyor bu ürünle ilgili sorunlar.

pakize: kesinlikle kontür yapılmayandır. Kirli¸ çamur gibi duruyor. eğer sürmeyi abartırsanız da yanağınıza yumruk atılmış gibi duruyor.her ne kadar kontür yapmak için içinde turunculuk olmayan ürünler seçin dense de bu ürün olmamış¸ hiç beğenmedim

ikbal: İçinde turunculuk olmadığı için çok güzel kontür yapabileceğiniz ve indirimde oldukça uygun bir fiyata gelen bronzlaştırıcıdır. bence doğru fırça ile doğru miktarda sürüldüğünde teninizin renginin bir önemi yoktur. Ben real techniques contour brush ile uyguluyorum. Çok memnunum.

mihriban: nc 20 tonumdaki tenim için fırçayla sadece bir kere dokunuyorum ve çok güzel sonuç alıyorum. ancak dalıp fırçayı bir kere dahi sürtsem yüzümde çamur gibi durduğu doğrudur. Bu yüzden bronzlaştırıcı olarak değil sadece kontur olarak güzel sonuçlar vermekte.

ipek: Hem kontur hemde crease bölgesi için orta-koyu tenlerde mükemmel durabilecek bir bronzer.mat ve orta kahve bir renge sahip.pigmentasyon seviyesi yüksek olduğu için sürerken elinizi hafif tutarsanız çok daha güzel sonuçlar alabilirsiniz.fiyatı da indirimli haliyle çok uygun.

gülbahar: Kendisini çok sevmeme rağmen korktuğum bronzer powder. süreyim bi kontur çekeyim diyorum çok açık tenimde hemen siritiyor. Üstüne allık filan belli oluyor deneye deneye bi hal oldum ki bugün yine denedim. Bunun krem formu ve hafif daha açık tonunu bulsam keşke yapamıyorum kontur.

gözde: zamanında kuzenimin gazına gelerek aldığım max 6 7 kere kullandığım bronzlaştırı.koyu tenli olmama rağmen ne zaman sürsem yanağımda çamur gibi duruyor¸elinizde deneyince sıcak kahve gibi duruyor evet ama emin olun yüzünüzde bildiğin gri kahve çamur rengi

sedef: cildimde yokmuş gibi duran ve sarartan bronzlaştırıcı. Anlamadığım bi şekilde ürünün rengi sütlü kahve tonlarındaydı gratisten almama rağmen çilek sokak kalitesiyle baş başa kaldım.

vicdan: Sevip sevmediğim konusunda hiçbir bilgim yok¸ evet yok. Çünkü bazı zamanlar Harika şekilde uygulayabiliyorum bazen de çamur gibi¸ kirli gibi duruyor. Sorun bendedir biliyorum yada fırçalarımda. 6 ay falan oldu aldığım¸ o zamanlar eski sevgilim ‘yüzüne ne sürdün çok kötü duruyor haberin olsun’ demişti ahzjjxz ondan beridir soğudum çok çok nadir kullanıyorum. Far olarak daha güzel bence. :’)

ekin: çamur gibi duruyor bende de. ben mi beceremiyorum bununla kontür yapmayı diye saçımı başımı yolduran bir ürün oldu. üründen çok şey bekliyordum ama hevesim kursağımda kaldı. beyaz tenli arkadaşlar çok hevelenmesin benim gibi. belki cildimi güzel nemlendirirsem kullanabilirim. umut fakirin ekmeği 🙁

sevda: Benim ne beğendiğim ne beğenmediğim pudra. 3-4 aydır elimde¸ kontür fırçasıyla uyguladığımda dağıtamıyorum. Şerit kalıyor ve kirli duruyor. Ama allık fırçasıyla yanaklarıma hafifçe uyguladığımda oldukça hoş duruyor. Ama o da kontür olmuyor işte 🙁 yani bilemiyorum. Sorun nedendir anlamadım. Ben de bir daha almam. Üstteki girdiye katılıyorum. Kontür ürünlerinden yana şansım zaten hiç gülmedi¸ gidip bir de laguna alacağım sırf meraktan acaba bana kontür gitmiyor mu? 

nida: ben bu bronzerı dönemsel olarak çok seviyorum. nedeni nedir tam bilmemekle birlikte bir gün yüzümde turuncu kalıyor¸ bazen tam bir küllü şahane kontür rengi. turuncu gibi geldiğinde daha büyük bi fırçayla dağıtarak tekrar bi üstünden geçiyorum. küllü gibi geldiyse hafifçe kenarlarını doğallaştırıp bırakıyorum.bittiğinde tekrar alacağımı zannetmiyorum. çünkü bunun yerine bir de lagunayı denemek istiyorum.

selen: Ben bunu wet n wild’ın kontür fırçasıyla uyguluyorum. Az alıp arttıra attıra gidiyorum ve yüzümü daha ince ve keskin gösteriyor¸ kalıcılığından da memnunum¸ sanırım bitene kadar kullanacağım.

belemir: Makyajda farlara kontürlere yeni başladım ve ilk iş indirimde koştur koştur aldım. Aslında güzel ürün¸ buğday tenimde kontrollü dağıtınca güzel sonuç veriyor ama sonraları golden rose kontür çubuklarını keşfettim ve daha memnun kaldım¸ bilsem bu devasa ürünü almazdım.4-5 kez anca kullanmışımdır¸ yazarlığım onaylanınca takasa koymayı düşünüyorum.Fakat kontürünü toz pudrayla yapmak isteyenlere öneririm.

ünsel: kontür yapmak için aldığım¸ beş kere denediysem beşinde de kirli bir yüz elde ettiğim bronzlaştırıcı. buğday tenli olmama rağmen bana hiç mi hiç yakışmıyor.

olcay: Rengi çok koyu görünse de ben çamur gibi olduğuna katılmıyorum. Bana göre çok kullanışlı bir ürün. Çok açık tenliyim buna rağmen kontür uygulaması için kullanıyorum ve oldukça memnunum sonuçtan. Çok hafif bir şekilde hiç bastırmadan gölge vermek için yanaklarıma bazen burnuma uyguluyorum ve gayet kalıcı oluyor. Ayrıca far olarak da gerçekten çok başarılı. Bir yılı geçmesine rağmen çukurlaşma bile çok az oldu. Fiyatını hakeden bir ürün olduğunu düşünüyorum.

dolunay: gerek far¸ gerek kontür ürünü olarak işini iyi yapan bir bronzer. bir yıldır neredeyse her gün kullanıma ortası dahi henüz açılmadı. tam bir bereket bombası. hafif elle kullanırsanız beyaz tende çamur gibi durmamaktadır. mümkünse gün ışığında sürünüz cicişler¸ tam oranı o zaman görebiliyorsunuz.

derin: soğuk bir kahverengi diye¸güzel kontür yapılıyor diye aldığım ancak sürdüğüm zaman turuncu turuncu duran bronzer.yine azar azar sürmeye çalışıyorum ama böyle de bir ömür bitmeyecek gibi duruyor

selvi: ortasını kocaman bir delik şeklinde açtığım¸ bitirme projemde bitsin diye gözünün içine baktığım bronzer. alalı neredeyse 3 yıl olacak ilk zamanlar korkarak kullanıyordum yalan değil ama kullandıkça sevdim. tek seferde rengini kolayca veriyor¸ tok bir yapıda ve rahat uygulanıyor en önemlisi de açık tenimde bile abartı durmayışıyla benim gönlümü kazandı. açılı allık fırçalarından¸ kontür fırçalarına kadar her tip fırçayla¸ hatta yeri geldi süngerle bile kolaylıkla uygulanan bir ürün. her şekilde iyi sonuç aldım çünkü.yalnız bir daha almam tek nedeni de gramajının çok fazla olması ki bu benim için the balm ürünlerindeki en büyük problem. 7.08 gr bir bronzer için gereksiz yani. neredeyse 2 senedir her gün kullanıyorum ancak dibini gördüm. o yüzden aldığım ürün elimde bu kadar sürünsün istemiyorum artık. en fazla 5 gr¸ allık ve bronzer tarzındaki toz ürünler için bence ideal¸ fazlası sıkıntı yaratıyor çünkü.

henna: Neredeyse 2 senedir hergün kontür yapıyorum bu ürünle. Rengi koyu gelmeye başladı artık gözüme . Biraz hoola kullanıp dönücem . far olarak kullanmayı hala çok seviyorum¸ her kullandığımda mutlaka soruyorlar

günseli: beyaz tenliyim ama hayalet gibi değilim orta beyaz diyelim.gayet güzel kontör yapabiliyorum ben bu ürünle.burnumda yanaklarımda gayet güzel oluyor.yüzünüzde dengesiz dağılıyor ve çamur gibi duruyorsa cildinizin nemsiz olması sebebiyle o görünüm çıkar en azından bende öyle.dinlenmiş ve nemlenmiş ciltte bildiğiniz latte gibi duruyor <3ben crease bölgesi için çok sık kullanmıyorum ama öneririm.

seden: bende de gölge yaratmıyor turuncu duruyor ki yeni almadım alalı bir seneyi geçmiştir. allık olarak kullanıyorum ben de en azından daha hoş duruyor. çok çok az kullanıyorum 30 sene kullanırım bunu herhalde

ışık: Ben kesinlikle yapısını değiştirdiklerini düşünüyorum. Bana arkadaşım kasımda hediye aldı gayet turuncusu duruyor ve pigmenti az. Eski testerlardan hatırladığım kadarıyla baya pigmentliydi:(

yaprak: Turuncu/sıcak tonlu durması sorununu yaşayanlardan biri de benim. Bir umut aldım¸ ama yanağımda bildiğiniz turuncu oluyor. Çok hafif uygulayarak o etkisini az tutmaya çalışıyorum. Şimdi de az kullandığım için bitmiyor ki kurtulayım. Yani öncesinde deneme şansınız varsa mutlaka deneyin¸ öyle alın.

demet: herhalde bunu sürünce yüzüne sıcak tonlu bir bronzer sürmüş gibi duran nadir insanlardanım. Sorun benim aldığım üründe mi yoksa bende mi bilmiyorum ama yüzümde her şeyin turuncu durmasından dolayı büyük hevesle almıştım¸ yine olmadı. kalıcılık konusunda bir şey diyemem çünkü gün içinde kontrol etmiyorum genelde ama akşama kadar az da olsa bir renk kalıyor tabi fondöten¸ baz kullananda daha kalıcı olacaktır.

sertap: en sevdiğim kozmetik ürünüm.ne kadar övsem ne kadar allasam pullasam az gerçekten son dakika makyajından özel gün makyajına kadar allık şeklinde olsun kontürleme olsun her türlü faydalanıyorum kendisinden.ben sanıyordum ki tamam bu herkese uyar¸aşırı süper bişey¸nitekim öyle olmadı dikkat! çok övülüyor diye direkt alıp geçmeyin zira yüzünde asla belli olmayan ya da bir anda tupturuncu durup hepimizi şoka uğratan hallerini de gördük başka arkadaşlarımız üzerinde.size yakıştığını düşünüyorsanız kesinlikle alın derim^^

enise: Bende bronzer veya allık olarak kullanınca turuncu durmayı başaran fakat göz kapağımda net bir küllü kahve olan¸ Her the balm toz ürünü gibi tozutsa da güzel karıştırılabilen¸ pigmentli¸ orta yumuşaklıkta¸ kalıcılığı ortalama¸ ambalajı çok güzel¸ gramajı devasa¸ ancak indirimli fiyatına alınabilecek¸ kontür amacıyla alındıysa minik veya dar acılı¸ mümkünse göz firçalarıyla dağıtılması gerekilen çok amaçlı ürün. Bronzlaşinca gerçekten rahat kullanıyorum ama benim sert ve erkeksi yüz hatlarima fazla vurgu yapıyor. Kirli durduğunu düşünmeniz büyük fırçayla sakal efekti vermesinden ötürü olabilir. Ha fanı değilim¸ çok gerekli bulmuyorum¸ bronzer veya alligi kullandıktan sonra elmacık kemiklerimin altına yuvarlak büyük bir göz karıştırma fırçasıyla çukur olan yeri gölgelendirerek boyut kazandırıyorum fakat elimde olan 3 milyon 750 bin tane soğuk kahve farla da aynısını yapabilirim pekala.

belma: tam bir geçiş rengi. kontür olarak da seviyordum gerçi ama bunu ben gözümde daha çok seviyorum. dağıtma fırçası ile denemenizi öneririm.

fazilet: günlük olarak çok hafif¸ gece ise bam bam bam şeklinde kullandığım bronzer. hoola’dan sonra çok koyu gelmişti¸ her ten ürününün en açık rengini kullanan biriyim. fakat benim kadar tombul yanaklarınız varsa bu ihtiyacımı anlayacaksınız kızlar.

çiçek: favori makyaj ürünlerimden. fazlası zarar tam kıvamında uygulandığında harika sonuçlar veren bir ürün¸ h&m’den aldığım açılı allık fırçasıyla istediğim görüntüye ulaşabiliyorum. ancak gerçekten hafif bir şekilde kullanılması gerekiyor aksi takdirde çamura yatmış gibi görünüyorsunuz.

gülnaz: Gratis indiriminde hengamenin içinde rengine bakarak denemeden gölgelendirme yapmak için balm desert almıştım. Fakat çok kızıl olduğundam mutevellit sadece bronz allık olarak kullanabildim. Bahama mamayı ise şakaklarıma ve elmacık kemiklerimin altına çok az sürerek buffing brush ile dağıtıyorum. Bu açıdan gölgelendirme yapmak için çok güzel bir ürün ve bende çamur gibi durduğunu da düşünmüyorum fakat diğer cicişlerin de bahsettiği üzere kalıcılığı az. Bu nedenle mutlaka all nighter ya da fix plus gibi bir sabitleyici ile beraber kullanmak gerekli.

ruhsar: Kontur yapmaya yeni basladigim zaman hic arastirmadan almistim.Guzel mat bir kahve ama beyaz tenlilerde yapay duruyor.Kontur icin iki ton koyu renk ideal ama bu tonla ten rengimin arasinda baya bir ton farki var

reyhan: beyaz tenlilerde çamur gibi duran esmer ve buğday tonlara yakıştırdığım bronzer. Beyaz tenlilerin daha açık tonlar kullanması daha doğru oluyor.

müesser: fazla uygulandiginda camur gibi durma durumunu maalesef ben de yazmak istiyorum aceleyle hazirlanirken fircaya fazla alindigi takdirde ben burdayim diye bagiriyor ve kolay kolay dagitilmiyor 🙁 onun haricinde olculu ve dikkatli uygulama yapildigi takdirde beyaz tenliler icin dahi icinde kizillik barindirmayan mukemmel bir kontur rengi seviyoruz <3

ayşıl: beyaz tenlilerde (bkz: ben) az sürüldüğünde hoş¸ çok sürüldüğünde yüzüne çamur atmışlar gibi duran bronzlaştırıcı¸ el ayarı mühim anlayacağınız

serap: içinde kızıllık turunculuk içermeyen¸ hem kontür hem far olarak severek kullandığım brozlanştırıcı.beyaz tenli olmama rağmen bende hiçte çamur gibi durmuyor. bu arada bence ürünü hangi fırçayla ne şekilde uyguladığınız çok önemli. ben rt expert face brush ile uygulama yapıyorum ve direk kontür hattı boyunca fırçayı sürümek yerine o hat üzerinde ufak daireler çizerek resmen ürünü oraya oturtuyorum¸ sonrasında o hattın üzerinden bir kez düz bir şekilde geçiyorum.bir de şunu söylemek istiyorum benim kullandığım ürün in the balm of your hand paletinde ve öyle denildiği gibi bir pigment göremiyorum açıkçası. ben fırçanın her bir tarafını bastıra bastıra sürüp buluyorum ürüne sonra fazlalılığı atıp uyguluyorum. tek sıkıntısı denildiği gibi kalıcılık sorunu. ama o şöyle ki erkek arkadaşım yanaklarım şişkin olduğundan sürekli sıkar mıncırır vs. gün içinde ve ona rağmen eve döndüğümde hala o hattı görebiliyorum. yani kalıcılığı tamamen kötü denemez bence.peki bu paletteki ürün bittiğinde tekrar alır mıyım? hayır. çünkü kontürün en doğal gri tonlu boz ve tamamen soğuk tonlarla olacağına inanıyorum. bu yüzden Dolce&Gabanna blush in 22 Tan ürününe muadil aramaktayım. ürünün  görseli ve  videodaki görüntüsü

turna: alkyonehin belirttiği gibi (tek başına kullanıldığında) kalıcı olmayan ancak güzel bir bronzlaştırıcı/kontür pudrası. Kalıcılığını artırmak için altına krem bir bronzlaştırıcı ya da krem kontür ürünü kullanabilirsiniz. Krem yapıda bir ürünün üzerine kullanıldığında kalıcılığı tecrübeyle sabittir ki daha uzun oluyor.

lamia: rengi gerçekten hoş. ne çok kızıl¸ ne çok gri tam kararında. doğru fırçayla uygulama yapınca gerçekten çok hoş bir sonuç alabiliyorsunuz. balm ürünlerinin içeriğe dikkat ettiğini de biliyoruz. ürün iyi hoş ama 2 adet sorunu var. İlki¸ mıknatıslı ambalaj yüzünden çantaya atıp çıkamayacak olmanız. (gerçi bu¸ balmın plastik ve klik eden ambalajları için de geçerli çünkü ürünler kadifemsi ve en ufak çarpmada dağılabiliyorlar (bkz: the balm mary lou manizer aydınlatıcı) ) ikincisi ise kalıcı olmaması. gerçekten üzücü oldu çünkü mary lou bu kadar kalıcıyken aynı şeyi bahama mamadan da beklemiştim. hojdur ama kalıcı değildir arkadaşlar.

hüner: Kontür için en sevdiğim pudra yapılı ürün. Esmerim bende bile gayet iyi pigmentini belli ediyor daha ne diyim. Kalıcılığınıda pudra ürünlere göre iyi buldum. Krem bronzlaştırıcı+ bahama mama gün sonuna kadar yetiyor. İndirim zamanında yedekleyeceğim.

açılay: mac harmony bende oldukça turuncu durunca bahama mama’yı denemek istedim. soğuk bir renge sahip¸ bende de gayet iyi durdu. fakat kalıcılığı yok gibi neredeyse¸ sürüyorum¸ okula gidiyorum¸ dersten çıktığımda uçup gitmiş oluyor :(.

uygu: Koyu buğdayım ama ona rağmen kendisi tam anlamıyla çamurdur

ilkben: Abartıldığı kadar çamurumsu görüntüsü yoktur. Asla vazgeçmeyeceğim vazgeçtiğimde pişman olduğum bronzer/kontür ürünüdür. Gayet beyaz tenlilerde seyrek kıllı fırçayla uygulandığında muhteşem görüntüye sahip olabilirsiniz. Hatta ben işi abartıp düşük göz kapaklarımın sis görüntüsünü azaltmak için bile kullanıyorum.

berran: İlk sürdüğümde annem yanağım morardı sanmıştı. Rengini hiçbir ten rengine uygun bulamadığım bronzer

amara: dirty works un açılı kontür fırçasıyla hafif hafif uygulandığında harikalar yaratan bronzlaştırıcı. sevmeyenlerinin olmasına şaşırdım hatta¸ piyasadaki tek turunculuğu olmayan bronzer¸ aşk yaşıyoruz biz kendisiyle¸ işin sırrı doğru fırça ve uygulamadan geçiyor sanırım

gülpembe: Esmer tenliyim kontür için fena değil ama fazla kaçırınca kirli gibi duruyor 🙁

ela: benim en sevdiğim the balm ürünüm. genellikle kontür için kullanıyorum. açılı allık fırçasıyla istediğim görüntüyü yakalamamı sağlıyor. bazen alnımın saç diplerime doğru olan kısmına ya da şakaklarıma da hafifçe uygulayarak hafif bronzlaşmış doğal bir görünüm elde ediyorum. far olarak hiç denemedim. ama burda yazılanları okuduktan sonra ilk iş far olarak da kullanmaya karar verdim.

vesile: beyaz tenlileri geçtim esmerlerde bile hafif kullanılmadığı zaman çamur gibi durabilen makyaj malzemesi. teknik önemli denildiği gibi. bir gün çok beğenirken ertesi gün atayım şunu diyebiliyorum 🙂 açık tenliler far fırçasıyla uygulayıp daha sonra kontür fırçasıyla dağıtabilir¸ daha doğal sonuç alınır diye düşünüyorum.

feyza: kardeşim kontür olayına merak sardığında ilk gratis indiriminden bunu almış. Buğday tenli ve gerçekten hiç yakışmadı aynı çamur gibi durdu ifadesini o da kullandı. ben de araştırdım ve ona the balm desert kontür allığı aldım. Bu da favori ürünü oldu hatta bakıyorum bazen far olarak da kullanıyor. bahama mamadan nefret eden açık tenli cicişler bir de desertı deneyebilir.

ünseli: nasıl ki farları göz kapağımıza nazikçe ve yavaş yavaş dağıta dağıta sürüyoruz¸ bu ürünü de aynı şekilde azar azar yumuşak yumuşak sürerseniz istediğiniz sonucu alabilirsiniz.

döndü: asla beceremediğim bir şeyi talep ediyor. “hafif sür”¸”az çoktur” diyor.bense “belli olmaz şimdi bu” deyip kendimi badanalayanlardanım.

cannur: Elimde mac harmony¸ nars laguna¸ benefit hoola hemen hemen meşhur olmuş tüm kontür ürünleri mevcut. Tüm bunlara rağmen hiç macera aramaya gerek yok diyip bahama mama diyorum. Elbetteki diğerlerindende bayılarak kullandıklarım var ama bahama mama fiyat performans olarak alır götürür. Çok beyaz tenli olmamakla beraber buğdayda sayılmam ama çamur gibi durduğunu düşünmüyorum. Burdada teknik ve fırça çok önemli bence.Not- nc20-25 civarında ten rengine sahibim.

amelya: aldıktan sonra uzun bir süre bembeyaz tenimde çamur gibi durduğu için kullanamadım. ancak bir kaç haftadır rt stippling fırçayla iki kere dokundurup kontrollü olarak uygulayınca çok hafif ve doğal bir gölge elde ettim. zaten tek başına rimel sürsem de eyeliner çeksem de crease için harika. aldıktan 1 sene sonra barıştık biz bu ürünle¸ seviyorum.

kadriye: sanırım torunuma bile kalacak olan bronzer! kendisi asla bitmiyor ve çok ama çok güzel. kontür için ideal herkesin de dediği gibi. ben de bazen far olarak kulanıyorum ya da sadece gözümün katlanma bölgesine kullanıyorum. indirimden 30tl.ye almıştım aferim bana.

eser: kontür yapmakta kullandığım ve yakın zamanda kırılarak beni hüzünlere boğan bronzlaştırıcı pudra. fazla kaçırınca veya yanlış üründen sonra kullanılınca kirli görüntü verdiği doğru. ama hangi ürünler yanlış oluyor onu çözemedim sözlük¸ çözünce editleyeceğim. hani bazı günler cildiniz daha fazla makyaj katmanı kabul etmez ya¸ işte o günler çamur gibi duruyor. onun dışında (bence herhangi bir) uygun fırçanıza çok az alıp¸ silkeleyip üfleyip azar azar uygularsanız başarı oranı yüksek. zamanınızdan çalacak biraz ama olsun¸ fırçaya gerektiğinden az alıp uzun sürede yapmak¸ çok alıp makyajı batırmaktan daha iyidir demişti bir vlogger. bak hele sen. içimde bir yerlerde turunculuk barındırdığını düşünüp yüksek sesle dile getirmediğim çok tozutan pudra.

deniz: ne umutlarla aldığım ¸ ilk sürdüğümde de çok beğendim ancak gün içerisinde yüzümü dağ komandosuna çeviren ürün. Yanlış mı uyguluyorum acaba dedim ancak yok olmuyor.Benim için ancak far olabilir artık ¸

kamelya: Cok tatlı bir cicişyle yaptığımız takas sonucu elde ettim cok istiyordum ama velakin kara borsaya düşmüş sanki hiçbir yerde bulamıyordum sonunda kavuştum ve evet harikanında harikası hem far olarak hem bronzer olarak efsane duruyor turunculuk içermiyor. Gun içinde silikleşme olmadı bende eklipsin acılı allık fırçasıyla uyguladım cok cok az aldim fırçaya değdirip cektim resmen ama aşırı pigmentli. Kontrol gerektiren bir ürün öyle yaldır yaldır dalarsanız başa çıkamazsınız.

bağdagül: bu ürünü hem indirimliyken uygun fiyatlı olduğu için hem de blogger arkadaşlar çok tavsiye ettiği için aldım. buğday tenliyim ve amacım bu ürünle kontür uygulaması yapmaktı. ne yazık ki umduğum etkiyi alamadım. cidden yüzde çamur gibi duruyor ve ben açık tenli falan biri değilim. Neden böyle çözemedim. golden rose kontür fırçasıyla uyguluyorum¸ belki de sorun ondadır. far olarak kullandığımda ise kalıcılığından ve formülünden çok memnun kaldım. kesinlikle çöp ürün değil¸ her ne kadar kontür için kullanamasam da ama bir daha alır mıyım? sanmıyorum.

mukaddes: Güneşte yanmış tende inaılmaz duran bronzer. Bir de kullan kullan bitmiyor berekli ürün

rezzan: hem far hem bronzer olarak kullanmaya bayıldığım the balm ürünü. renginde turunculuk barındırmadığı için tende gayet doğal duruyor. içinde sim bulundurmuyor¸ gayet mat. ben eklips’in yeni çıkardığı metal kesik uçlu kontür fırçasıyla uyguluyorum. fırçama ürünü çok hafif değdiriyorum ve fazlalığını süpürüyorum. bembeyaz bir tenim olmasına rağmen abartmadan¸ dikkatli ve doğru fırçayla kullanıldığında ne çamur görüntüsü veriyor¸ ne dağıtma problemi yaşatıyor ne de fazla ürünü yüzünüze boca ettiriyor.

ülkü: normal veya yağlı ciltler cok severek kontür rengi olarak kullanır bronzlaştırıcı olarak geçmesine rağmen hiç turunculuk yok küllü bir renk. toz ürün pudra yapıda olduğu için kuru ciltlerde sorun yaratır bence

andaç: o nasıl güzel kontür rengidir¸ nasıl güzel far rengidir. aşık oldum buna resmen!

adel: Yanlış bir uygulamada adamı rezil edecek bir kontür ürünü buğday tenlilere daha çok yakıştığını düşünüyorum. Açık tenliler de gerçekten güzel bir fırçayla az bir miktarda uygularsa oluru var. Ben çok bilirim maymun gibi dolaştığımı 😀 fırçayı değiştirince işler değişti. Sigma F40 ile çok güzel uyum sağladıKatlanma bölgesine de güzel oluyorBitince bir daha alır mıyım¸ hayır.Artık bisürü kontür ürünü çıktı¸ buna sıra gelmezMaybelline contour stick şu aralar favorim

kamile: Iyi dagitildiginda ya da alınan fırça cirpildiginda hoc bir problem yaşatmiyor. ben crease bölgesi ve kaş makyajında da severek kullanıyorum piyasadaki turuncu olmayan tek bronzer.

deste: Bu bronzerı seven de var sevmeyen de¸ ben cidden sevmiyorum bitince tekrar almayacağım kesinlikle¸ fakat bunu bırakıp bir kenara bırakmaya niyetim de yok. Bir çok cicişin dediği gibi bir çamur havası veriyor açık tenlilerde ya da bazı esmerlerde. Bunun sebebinin çok pigmentli bir ürün olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum çünkü aynı koyulukta kullandığım başka bronzerlarım- kontür için allıklarım var. Bunun için de ya kullanırken çok alıyoruz ya da fırçaya aldığımız ürünü dağıtamıyoruz. 7-8 ay önce aldım fakat 2 ay önce bunu farklı bir şekilde kullanmaya başladım. Çamur olmaması için kullanmanız için şöyle bir şekilde uygulayabilirsiniz ben çok memnunum: Bu ürün cidden fırçaya çok geliyor ve dağılma problemi oluyor bu yüzden çok sevmediğiniz ve bitirmek istediğiniz bir pudrayla beraber kullanabilirsiniz¸ ilk önce kesik üçlü bir allık fırçasını pudranıza batırın hatta baya bol alabilirsiniz daha sonra bu bronzera sürün ve tekrar pudraya sürün(bu sefer çok fazla almayın sadece dokundurun biraz fırçayı pudraya) 3 kat ürün almanız gerekiyor fırçaya bu şekilde sürerken hem ürünün rengini çamurdan daha iyi bi duruma getiriyor hem de dağıtırken çok kolay oluyor. Eğer rengi uygun fakat dağıtma probleminiz var ise bunu transparan bir pudrayla yapabilirsiniz. Bu pudranın yapısı ince olduğundan fırçaya aldığınız pudra ile birleşince kalın bir görüntü asla çıkmıyor ben çok memnunum bu şekilde hem rengi daha iyi oluyor hem de dağıtıyor mutlaka deneyin.

tülin: macteki rengi nw25 olan bendenize kontür için gayet güzel uymuştur.

sanem: Beğeneni de beğenmeyeni de fazla bu ürünün. Ben beğenen taraftayım. İlk aldığım zamanlarda eklipsin kontür fırçasıyla uyguluyordum ve evet çamur gibi duruyordu fırça büyük geldi kontür için fakat sonra yine eklipsin kedi dili fondöten fırçasının ucuna azar azar alarak uygulamaya başladım. gerektikçe aşamalı olarak artırdım ve ince çizgi halinde yüzümde bırakıp başka fırçayla dağıttım ve en güzel sonucu bu yöntemle aldığımı düşünüyorum. Sonuç çok hoşuma gidiyor.

zeliha: buğday tenli olduğum için aşk yaşadığım¸ kontürdü¸ allıktı¸ fardı derken herbişeye kullandığım the balm’ın en sevdiğim ürünü ünvanına sahip bebek olur kendileri. bu kadar güzel bir kahve olur¸ bu kadar güzel bir matlık olur ve yüzde bu kadar asil bir duruşu olur. her şeyiyle seviyorum bu ponçiği.

diler: Özellikle almaya gerek duymadığım bi ürün. Erkek arkadaşım bana In thebalm of your hand paleti alınca içinde bulunduğu için bi denemek istedim. Tenimin renginden midir bilemiyorum ama hiç sevemedim. Yüzümde çamur etkisi yarattı. Esmer ve sarı alttonluysanız önermem beklentiyi karşılamıyor bana göre

dilay: Beş aydır nerdeyse her gün kullanmama rağmen minimum düzeyde bir çukurlaşma ile beni mutlu eden güzeller güzeli kontör ürünüm.Buğday tenliyim ne kadar sürersem süreyim o kirli görüntü oluşmuyor¸ duygusal bir bağ var aramızda.

meryem: En sevdiğim kontür ürünü. Sleek¸ Catrice¸ Essence daha denemedim o yüzden onlardan iyi mi kötü mü bilemiyorum. Buğday tenliyim. Burnum için kullanıyorum. Avon’un fondoten fırçası (bir şekilde kullanmalıydım bu fırçayı¸ heba olacaktı) ile sürüp dirty works’un açılı fırçası ile dağıtıyorum çok güzel duruyor. Sevmeme nedeniniz fırçaya çok ürün almanızdan olabilir bence.

müjgan: cruelty free olduğu için en büyük artıyı burdan kazanıyor. gri alt tonlu paraben içermeyen¸ fırça ürün dengesi sağlandığında güzel duran¸ yanlış uygulama ve yanlış fırça seçimi sonucu kirli görünüm yaratan indirim zamanı alınıp fiyat-performans açısından makyaj çantasının top 10 listesinde olması gereken bronzer.

hülya: benim pembe alt tonlu beyaz tenimde yeşilimsi duran¸ yerine the balm desert’ı tercih ettiğim bronzer.

afra: hiç sevmediğim bir ürün. kullandığımda kız kardeşim kirli durduğunu söylemişti. hafifçe diplerde kullanılırsa daha iyi durduğunu düşünüyorum

ülfet: Güzeller güzeli!! o kadar bayılıyorum ki gördüğüm her bahama mamayı almak istiyorum.Mükemmel bir ürün doğru oranda doğru fırça ile harikalar yaratıyor

melisa: Artık makyajda kontür çok moda bir rimel bir kontür dönemi oldu artık.eskiden bu ürün işimi görürdü ama artık yetersiz ve uçucu geliyor.likit kontür ürünleri daha başarılı sonuç daha kalıcı daha doğal bitişli bence.

rahime: Beyaz tenli olduğum için elimin korkarak gittiği üründü. Malum çoğu beyaz tenliler beğenmemişti.Lakin ben çok memnun kaldım be sözlük. Macden bile daha iyi geldi bana kontör uygulamada. Bence ürünü uygulamada asıl önemli olan şey az miktar almanız fırçanıza. Ben sadece dokunduruyorum bildiğin ve yetiyor.

selma: Tenim öyle iskandinav ırkı beyaz değil tabi 😀 ama beyaz tenli skalasına girebilecek bir ten rengine sahibim diye mi bilmiyorum ama çoğunluk gibi benim yüzümde de kontür yapmaya çalıştığımda elmacık kemiklerimin altında kahverengi kirli garip bir görüntü oluşturuyor¸ ben mi beceremiyorum kontür yapmayı diye kafama bile takar oldum ama kontür yapmaktan vazgeçtim bende zaten çok oval olmayan bir yüzüm var diye vazgeçtim olduramıyorum çünkü :)) anca artık sıcak alt tonlu başka bronzerlarla cildimi ısıtma yoluna gidiyorum¸ kontür ürünü olarak elimde bir tek bahama mama var çünkü onu da beceremiyorum 🙂 bende bu ürünü gözümde karıştırma bölgesinde kullanıyorum bir de burnuma kontür yapmak istediğimde yapıyorum. Burun kontürüm yüzüme yaptığım kontürden daha normal duruyor çünkü 😀 o yüzden arada o şekilde kullandığım oluyor onu da eklipsin süngeriyle dağıtmayı tercih ediyorum ıslak sünger doğal bir bitiş sağlıyor çünkü ürünün fazlasını cildimden alıyor gibi hissediyorum 🙂

arya: Bu ürünü ya ben kontür olarak kullanamıyorum ya da üründe bir şey var. resmen kontür yaptığım yerler kirli gibi duruyor.

fulden: İyi dağıtılmadığında hakikaten çamur gibi duran bronzer. Kontür için biraz fazla “bronz” gelebilir¸ o yüzden fırçama gri mat bir farla beraber alıp uyguluyorum.

gülşen: Çok beyaz tenli sayılmam bembeyaz değilimdir yani. Daha çok baskın bir şekilde sarı benizliyim. Buna rağmen cildimde bazen çamur gibi durabiliyor. Ben alnımı küçültmek veya burnumu kontürlemek içinde kullanmak istiyorum. Fakat ne zaman yapsam yüzüm kirli gibi görünüyor. Ancak üstünden kendi pudram ile geçtiğimde daha doğal bir görüntü elde edebiliyorum o zamanda kat kat hissediyorum hoşuma gitmiyor. Elmacık kemiklerimi ön plana alma konusunda başarılı tabi orası ayrı. Ama alnımda veya burnumda neden kirli gibi durduğunu çözmek ve yeni fırçalarla denemekteyim şuan. Bir çözüm bulursam editlerim.

ümran: kontur olarak biçilmiş kaftan. Ama ben allık niyetine uygulayıp keskin çizgileri pudrayla yumuşatıyorum görüntüsü hoşşş oluyor

füsun: bronzer olarak tende çok çok iyi duran ürün..

melike: 3 sene önce alıp kullanamadığım hala öylece duran ürün. Bana nedense yüzüme çamur bulaşmış gibi görünüyor gibi geliyo. Ten rengiyle alakalı olabilir sarı alt tonlu açık tenliyim ve kendime daha sıcak tonlu bronzerları yakıştırıyorum. Pigmentasyonu gayet başarılı tabii. Ambalajının güzelliğine zaten diyecek yok 🙂

zübeyde: Doğal şekilde Uygulaması ve dağıtması zor olan¸ doğru fırçayı bulunca tadından yenmeyen gratislerde satılan bronzer /kontur ürünü.

balın: Beyaz tenli biri olarak yazın kullandığım pudramla yüzüme gölge verebiliyorum. Ancak kontür yapmak istediğimde bu ürünü kontür yapmak istediğim yere fırçayla uyguluyorum sert bir kontrast olmaması için dağıtırken fırcama yazın kullandığım pudramdan alıyorum yine. Daha yumuşak ve doğal bir görünüm sağlıyorum bu şekilde. Özet olarak beyaz tenli iseniz bir şekilde uyumlamanız gerekiyor ten renginizle ürünün rengini. Bronzer olarak ise -ki ürünün gerçek amacı bu aslında- yazın biraz yandıktan sonra kullanabiliyorum.

naz: (bkz: the balm in the Balm of your hand) paletinde bulunan benim de bu palet sayesinde kullanmaya başladığım bronzlaştırıcı. Daha çok kontür yaparken kullandığım ve inanılmaz beğendiğim (hatta ilk denemeyi annem de yapınca ohaa söyledikleri kadar varmış dediğim) harika bir theBalm ürünü.

sibel: Aldığımdan beri hırsla kullanıyorum her gün¸ ama galiba yapamıyorum be sözlük. Biri gelsin¸ söylesin de bırakayım mı kenara nedir..

günsel: Eklips ‘ in kesik allık fırçasıyla elmacık kemiklerimin altına sideml gelen yere uyguluyorum ve seviyorum

almila: Açik tenli olmama rağmen severim fakat günü gününe uymuyor. bir gün sürüyorum şahane bir gün sürüyorum bayağı o kontür şablonlarındaki gibi (hani hiç dağıtmamışım kahverengi bir çizgi çekmişim gibi gibi) neye göre değişiyor henüz keşfedemedim arada sırada kullanıyorum artık.

güldem: Ay sinirlerimi zıplatan ürün. Olmuyo sık kıllı fırcayla¸seyrek kıllı fircayla¸kontür fırçasıyla¸rt sungeriyle¸far karıştırma fırçasıyla bile denedim.ve kesinlikle dokundurdum sadece azıcık ürünle.sonuc suratta turuncu gölgeler. Ya ne hayallerle aldim bana yine hüsran yine kocaman far :((((

elvan: Koyu kahve renginin beyaz tenlilere uymayacağında ısrar eden bloggerlara rağmen merakıma yenik düşerek aldığım bronzer. Pişman değilim. Fırçaya istediğiniz miktarı ayarlayarak alırsanız yüz hatlarınızı belirginleştirmede çok güzel sonuç veriyor. Özellikle elmacık kemikleri için ideal. Ancak burun kontörü için beyaz tenlilerin kaçınması gerektiğini düşünüyorum. Doğal bi görüntü vermiyor kesinlikle. Bir de meraktan esmer bi arkadaşımın yüzünde denedim ve evet esmerlere daha güzel ve doğal bi boyutlandırma sağladığını düşünüyorum.

derya: En çok kullandığım makyaj malzemesi olabilir kendileri. Biterse hemen gider koşa koşa alırım ama bitmiyor mübarek öyle bol ki… Kullanan çoğu arkadaşım kendilerinde kirli bir görüntü bıraktığını söylüyorlar ama ben sürünce de yüzüne ne sürdün ne güzelmiş diyip duruyorlar 🙂 buğday tende kesinlikle kendini gösteren keskin hatlı kontür pudrası. Ben tavsiye ediyorum :*

şengül: ne kontür ne de bronzlaştırıcı olarak kullanabildiğim üründür. beyaz tenliyim¸ hangi fırçayla sürersem süreyim yüzümde biraz turuncu duruyor.çok hassas ciltlilerin dikkatli kullanması gerekebilir ilk aldığım hafta sadece uyguladığım yerlerde birkaç sivilce çıkmıştı¸ ürünü kullanmayı bırakınca geçti. Tabii tesadüf olabilir ama yine de dikkatli olmakta fayda var.

ümmiye: Kontür yapmak için kullanılabilir bir ürün. Aldığım paletin içinde var ama veya tenli olduğum için kullanmaya çekiniyorhm. Esmer tenlerin kullanması Gereken ürün

ışıl: kartonda durduğu gibi durmayan renk. alınca bir ön yargıyla yaklaştım. esmerim ve çamur gibi duracağını düşündüm ama sürünce yüzümü ısıttığını¸ dağıtılınca harika durduğunu fark etttim. bittikçe alırım bol kontür yapan biri olduğum için bir delik açılmak üzere¸ darısı diğer ürünlerimin başına

gonca: Beyaz tenli olanların -benim gibi- ürünü fazla kaçırdığında çamurumsu duran ama kıvamını iyi ayarladığında¸ abartılmadan sürüldüğünde inanılmaz güzel kontür yapmanızı sağlayan bronzer. Elinizin dozunu ayarlamanız çok önemli. Ve bileğinize kuvvet iyi dağıtmanız gerekiyor.

oya: Buğday tenli biri olarak kontür işleminde severek kullandığım the balm ürünü. Ben genelde real techniques’in sculpting brush fırçası ile uyguluyorum ve çok güzel sonuçlar veriyor. Malesef¸ fırçalarımı yıkadıktan sonra bir tanesinin nemli oluşuna aldırmayıp bahama mamaya sürmem sonucunda ortasındaki bölge resmen dondu ve renk vermiyor.

eftalya: hafif stiple bir fırça ile uygulanırsa iyi sonuç verebilir. Ya da gerçekten fırça (açılı allık)iyi silkelenmelidir uygulama öncesi.

hadise: Daha önce bir girdimde kontür için alıp başta hiç kullanamadığımı yazmıştım. Sonra real techniques stippling brushla kullanabildim. Şu anda ise real techniques setting brushla kullanıyorum. Çok hafif değdirdiğim için (hem pudraya hem yüzüme) üzerinden pudra fırçasıyla geçmeme gerek kalmıyor. Bazen elimi ayarlayamazsam pudra fırçasıyla geçtiğim oluyor gerçi.Bahama mama fırçalarım giderek evriliyor. Nedense sürekli “bir gün sana daha iyi bir fırça bulacağım” diyorum ama hiç “fırçalar güzel¸ senin yerine başka kontür ürünü bulacağım” demiyorum. Hmmm.

ecem: Bir önceki girdide yazılan fırça seçme konusuna kesinlikle katılıyorum. Bu ürünü alalı 1 buçuk seneyi geçiyor. Adam akıllı uygulayamadım. Önce rt blush brushla kullanmayı denedim ancak istediğim kadar dar bir uygulama yapamadım. Sonra sırf kontrollü uygulayabileyim diye sigma f05 small contour fırçasını aldım. Bu sefer de fazla pigmentli olduğu için fırçayı değdirdiğim yerde daire şeklinde kaldı dağıtamadım. Şimdi the balmın powder to the people fırçasını parmaklarımla sıkıştırıp incelterek kullanıyorum. Kesinlikle istediğim sonuç değil ama bu ürünü başka türlü nasıl bitirebilirim bilmiyorum.

ceylan: kesinlikle bronzer değil. neden üzerine böyle yazmışlar bilmiyorum. ben esmer biri olarak bununla kontür yapıyorum. bence çok başarılı bi ürün. hatta 1 tane bitirdim¸ çünkü gözlerime bile kullanıyorum sadece eyeliner çektiğim günler. ve bence fırça çok önemli bu pudra için. fırça seçiyo biraz

funda: Geçen sene bronzer niyetine alıp fırçanın ucuyla allık olarak kullandığım ürün. Bir de ben mi uygulamayı beceremiyorum bilmiyorum ama cilt makyajıma yediremiyorum ben bu ürünü. Hep böyle sanki yüzüme bir şey bulaşmış gibi hissediyorum aynaya baktığımda. Doğal durmuyor.

melek: çok fazla kullanıldığında yapay duran ve benim için bronzer olmak için fazla koyu olan pudra. bu yüzden kontür işleminde kullanıyorum.

nihan: Hem kontür hem gölge için severek kullandığım mat ve yumuşak renkli bronzer.

cansın: ya bu galiba bende sivilce yapıyo. çok seviyorum¸ tam tenime uygun¸ kalıcılık da iyi ama ne zaman sürsem kulağıma yakın yerde tam bahama mama kullandığım bölgede ağrılı¸ ucu olmayan sivilce gibi şeyler çıkıyo. bu allıkları kullanınca da oldu. bunu yaşayan oldu mu aranızda yoksa bende mi oldu acaba ? çok hassas değildir cildim bi de

melda: Keskin bir kontür istenirse¸ tapered yani ucu konikleşen bir fırça¸ hafif günlük bir uygulama isteniyorsa da eklips’in açılı allık fırçasını pana bir gıdım dokundurup elmacık kemiklerinin altına güzelce dağıtılarak kullanılabilir. Renk koyu kalıyor aman efendim¸ benefit hoola’ya paramız yetmiyor diyorsanız da¸ yüzünüze uyguladıktan hemen sonra¸ normal yüzünüz için kullandığınız pudradan bir miktar fırçaya alıp öyle dağıtın. Ta da¸ renk açıldı ve doğal gölge rengi daha iyi taklit edildi. cicişler gerçekten çok para vermeden her şeye bi çözüm bulunabiliyor… benim fikrimce¸ bronzer olarak biraz absürd¸ ama kontur için en iyi¸ en ucuz ve en kolayı. Burunda kullanılmak üzere de herhangi bir far karıştırma fırçasına biraz bundan¸ biraz daha fazla pudranızdan karıştırıp iyi bir renk elde edip enfes bir kontur elde etmek mümkün. Tek başına ağır oluyor.

julide: kullanılan fırçanın uygulamaya gerçekten önemli etkisi olan bir bronzer bu. açık tenli biri olarak benim de rt kontür fırçası ile gerçekleştirdiğim tüm denemeler hüsranla sonuçlanmıştı. elmacık kemiğinin altında bronzerı sürdüğüm hat kirli görünüyordu. bu hafta flormarın duo fondöten fırçası ile sürmeyi denedim ve iyi bir sonuç elde ettim. kıl yoğunluğu düşük bu fırça ile iyice dağıtarak istediğim o derin görüntüyü elde ettim. bahama mama uygulamasında sorun yaşayan cicişlere bir de bu tip bir fırça ile denemelerini öneririm.

alpike: Daha makyaja tam olarak başlamamışken bronz allıkları çok sevdiğim için almıştım . Açık buğday tenliyim ve kendi ten rengime çok yakıştırarak kullanıyorum . Sonraları makyaja iyice merak sarınca kontürleme için uygun olduğunu da duyunca bu amaçla da kullanmaya başladım . Elimde bahama mama için iki fırça var ve ikisiyle de uyguladığımda memnun kalıyorum . Biri expert face brush¸ bununla kontür yapacaksam hafifçe dokundurup birazını elimin üstüne tamponlayıp sonra elmacık kemiğimin altına çizgi şeklinde sürüp yukarı doğru dağıtarak kullanıyorum . Eğer allık gibi uygulayacaksam da eklipsin allık fırçasıyla dokundurup dairesel hareketlerle dağıtıyorum . Çamur gibi durmuyor¸ sabah sürdüğümde akşam eve gelince aynı durmasa da hafiflemiş olarak yerinde duruyor . Bence az az alıp gerekiyorsa iki üç kere üstünden geçince en iyi sonuç alınıyor yoksa dağıtmak zorlaşabiliyor ve çamur gibi bir görüntü oluşuyor . Genel olarak memnunum¸ çok da bereketli bir ürün . Bence özellikle buğday tenliler için alınası bir ürün .

adile: buğday tenli olmama rağmen çamur gibi duran¸farklı fırçalarla denediğim halde sonucu değiştiremediğim bronzlaştırıcıdır. bütün bloggerların¸vloggerların mükemmel olduğunu söylediği bu ürün neden bende yama gibi duruyor anlayamıyorum ve üzülüyorum. yakında real tech. fırçalardan almayı düşünüyorum. hangi fırçası ile daha iyi sonuç alacağımı bilen varsa beni bilgilendirirse sevinirim. (not: yalnız set değil tekli fırçalardan alacağım.)

özge: seveni de sevmeyeni de çok ama ben sevenler tarafındayım. uygun fiyata alınacak en güzel bronzlaştırıcı pudra. drugstore bronzerlara bakıyorum. hepsinde sebepsiz bi turunculuk¸ hatta pembelik¸ kırmızılık. ama bahama mama tam bir soğuk tonlu kahverengi. güzel bir fırçayla sürülürse gerçekten elmacık kemikleriniz çıkıkmış illüzyonu veriyor. bi arkadaşımın düğününde baya tombul suratlı elmacık kemikleri belli olmayan arkadaşıma uyguladım ve gerçekten gözlerime inanamadım. arkadaşımı tanımasam ne kadar kemikli bi suratı var diyebilirdim.pigmentasyon elinizin ayarını kaçırırsanız çamur gibi duracak kadar yüksek¸ kalıcılık orta. ayrıca çok amaclı. crease bölgesi için birebir¸ çok doğal duruyor. son olarak dikkatli kullanmak gerektiği için çoooook bereketli. 3 aydır kullanıyorum üstünün deseni bile yeni bozuluyor.

müjde: Bronzerlara tapabilecek derecede bir sevgi besleyen ben bu bronzerı çok sevemedim. elimdeki üç bronzerdan biri kendisi ama elim bir türlü gitmiyor neden mi? Çünkü kendisi o kadar pigmentli ki benim ten rengimde ne kadar az uygulasam da çok koyu duruyor¸ dağıtması da zor olunca çok yapay bi görüntü elde ediyorum. belki benim kullanma şeklimden belki de ürün gerçekten açık tenli insanlara göre değil. 🙁 yalnız şunu söyleyebilirim¸ gözün katlanma bölgesine çok güzel bi derinlik veriyor. far olarak mükemmel kemik tonlarda bi farı gölgelendirmek için de kullanıyorum o haliyle de çok güzel. Sanırım ömrüm boyunca bitmeyecek bi ürün. 🙂

pelin: ben bunu kullanmadan önce elmacık kemiklerimin hemen alt kısmını bir bronzer’la ısıtıyorum. ne tam allık ne tam kontür gibi¸ anladınız bence. üzerine aliexpress’ten aldığım kesik uçlu kontür fırçasını bahama mamaya sadece dokundurup kontür geçiyorum. yani kontür yaptığım yer önceden koyulaştırıldığı için gayet doğal duruyor. en son o ilk uyguladığım bronzer’ı onu uyguladığım fırçayla çok çok azıcık alıp dağıtma ve birbirine karıştırarak daha doğal durmasını sağlama amaçlı üstünden geçince de tadından yenmiyor. bazen kontür kayboluyo hatta azıcık daha geçiyorum üstünden¸ öyle kat kat yapıyorum bişeyler işte. ve böyle uzun anlattığıma bakmayın çok uzun sürmüyor ve abartı da durmuyor. miktarlar önemli yani fırçalarınızı sadece dokundurursanız sıkıntı olmaz gibi gibi. bronzer olarak ilk tercihim soleil tan de chanel oluyor. hem biri krem yapıda biri toz yapıda olduğu için birbirlerini tutup daha kalıcı oluyor. ama betty lou ve bourjois 51 numaralı bronzer’ını da kullanıyorum aynı başarılı sonucu elde edebiliyorum.hatta ben bu uygulamayı hani aman aldım bu da boşa gitmesin diye bir çözüm arayışında olduğum için değil¸ gerçekten çıkan görüntü çok hoşuma gittiği için her gün yapıyorum. “ay yok mu daha az koyu böyle çamur gibi durmayan bişey” gibi bir düşüncem de olmadı öyle bir arayışa da hiç girmedim. mesela hoola da kullandım ama yok arkadaş bu anlattığım olay gibisi yok benim için kontür ve bronzer ikilisinde.

eda: Balm voyage paletiyle sahip olduğum bronzlaştırıcı.. Buğday tenliyim aslında ama aşırı pigmentli olduğu için öğrenemedim bi türlü kullanımını.. Çok azı yetiyor¸ kalanını dağıtmak bence biraz zor oluyor sanki.. Bilemedim illa alınması gereken bir ürün mü. Ben bide belli belirsiz kontür seviyorum o yüzden belki bi gün kullanmasını öğrenirsem tam boyunu alırım..

selda: Tuhaf bir kahverengi bu. Grimsi mi desem¸ adınını koyamadım ben. Çok hoşuma gitmiyor uygulaması ve verdiği sonuç ama bu ara fazla açıldıgım için el mahkum kullanıcam. Bir çok cicişin bahsettiği gibi¸ kontür yapınca sanki tozlanmış¸ sokakta kirlenmiş gibi bir görüntü veriyor yüze. Yalnız fotoğraflarda normaldekinden daha iyi görünüyor bende¸ onu farkettim. Açık buğday tenliyim bu arada.

cansel: benim için en iyi kontür rengidir. buğday tenliyim ve çok memnunum¸ kesinlikle çamur gibi durmuyor. bronzer olarak bile kullanıyorum.

berçin: bu ürünün ambalajına baktıkça yazı hatırlıyorum. Ben bu bronzerı mat yapısı sayesinde kontür uygulamasında kullanıyorum. Boynum da yüzüme göre daha beyaz olduğu için¸ boynuma da çok hafif dokunuşlarla uygulayıp¸ bir ton kadar koyulaştırıyorum. Pigmentasyonu yüksek¸ turunculuk ve pırıltı barındırmayan çok güzel küllü koyu bir kahve. Hafif uyguladığınız sürece gayet doğal bir bronzluk veriyor. Ben bu ürünü far olarak da kullanıyorum tüm göz kapağıma ya da crease bölgesine uygulayıp gayet güzel sonuçlar alıyorum.mat bir bronzer arayanlar özellikle indirim dönemlerinde kaçırmayın mutlaka bir göz atın derim.

melodi: The balmdan aldığım ilk üründü. Şansıma 23₺ idi ben de merak edip aldım. Esmer olduğum için yüzümde hiç abartı durmuyor¸ günlük makyajımda bile kontürde kullanıyorum. Fakat burnumda başarılı olamadım¸ sanırım fırça kaynaklı.

benli: Ben bu bronzlaştırıcıdan bir şey anlamadım cicişler. Pigmentsiz sanırım¸ sorunu bu. Kontür yapmak için bence doğru ürün değil. Buğdaya yakın açık tenliyim ama sürüp sürmediğimi bile anlayamıyorum.

gülçin: Kesinlikle sarı cilt alt tonlulara uygun olduğunu düşündüğüm bronzer. Makyaja ilk başladığım zamanlar arkadaşım göstermiş ve onun sayesinde kullanmaya başlamıştım. Sonra en yakın gratis indiriminden bir tane edindim. Tabii ki hâlâ sürme ve teknik konusunda yetersizim.

fehime: içinde turunculuk¸ sim¸ pırıltı olmayan bronzlaştırıcı. yalnız fazla sürmemek lazım¸ yüzünüz kirliymiş gibi duruyor.

rengin: Kontür için kullanılan meşhur bronzerlardan biri. Ayrıca kontür yapmaya üşenen¸ o görüntüyü sevmeyen¸ hatları da kontürlenebilecek biri olmamama rağmen neyin kafasıyla aldığımı benim de bilmediğim bronzer/allık.Pembe alt tonlu beyaz tenimde rengi sıcak bir “kahverengi” ye dönüyor.Sorunun bende olduğunu düşünüp pudra fondötenimle rengini yumuşatıp kullanmaya çalıştım ama olayın renk ile alakası olmadığını¸ kontür için benim tenimle uyum sağlayamadığını farkettim. Bunu da cilt alt tonuma bağlıyorum ama konu ile alakalı bilgim yok gerçekten.Far olarak kullanmak için de çok pigmentsiz geldi bana.Kaş farı olarak da çok sıcak bir rengi var yine benim için.Nasıl kullansam nasıl kullansam diye bütün yüzünüzü esmerleştirmeye kalkmamanızı öneririm(bu saçmalığı sadece meraktan yaptım)¸ çünkü asla homojen bir renk elde edilmiyor. Az önce oturup düşünüyordum¸ bence bu ürün en güzel vücut için kullanılır¸ şöyle ki: kocaman pudra fırçasıyla kullanmak koşuluyla bronzlaştırmak(kocaman pudra fırçası¸ çünkü renk asla homojenleşmiyor)Herhangi bir dekolteyi kontürlemek¸ (özellikle göğüs dekoltesi için bence.)Ayrıca yazları bronzlaşıp renginiz açılmaya başlayınca da pudra niyetine kullanılır gibi rengi uyacak olanlar için¸ kullanırken aman dikkat¸ rezil de edebilir vezir de.Yaz gelince bunları denemeyi düşünüyorum. Benim gibi alıp da çekmecesinde duranların belki işlerine yarar.Kötü bir ürün olduğunu düşünmüyorum¸ sadece adam seçen bir yapısı var bence.

nükhet: sarı altonlu beyaz tenliyim¸ elimi hafif tutarsam güzel bir sonuç elde ediyorum. rt contour brush ile uyguluyorum ancak ayda bir iki kez kontur yaptığım için pudra fırçası ile saç diplerimde kullanarak bitirmeyi düşünüyorum. bu şekilde kullanınca pudra ve kuru şampuanların verdiği beyazlık olmuyor.

ulviye: buğday ten rengimde çamur gibi duran sevmediğim sadece far olarak kullandığım ürün

berva: Mat¸ simsiz olmasıyla ve renginin tonuyla kalbimi çalmış olan bronzer. ben çoğunlukla kontur olarak ya da boynumla yüzümü renk olarak dengelemek amacıyla boynuma hafif bir şekilde uyguluyorum. kontur yapmak için ise  eklips kontür fırçası kullanıyorum. ikisinin uyumunu seviyorum.

meltem: hem bronzer hem de far olarak kullanmak için inanılmaz işlevsel ve hoş olan bronzlaştırıcı. the balm’in ürünleri hakikaten de çok pigmentli.

piraye: kontür için istediğim her gratise gittiğimde uzaktan göz zinası yaptığım üründü kendileri. Dün yılbaşı indirimi sebebiyle 25 tlye aldım eve gelir gelmez denedim mükemmel bisey ben asiri çıkık yanaklar seven bi insanim ve çok hoş oldu yalnız buna uygun alternatifli fırça söylerseniz çok sevinirim.

zehra: Çok öyle fotoğraf çekilmelik makyaj yapmayacaksam kontür bronzer kullanmıyorum günlük hayatımda. Ama bu ürünü istisnasız makyaj yaptığım her gün gözlerime derinlik vermek için kullanıyorum kimi zaman daha yoğun kimi zaman çok hafifçe. Sonuçtan Bayağı memnunum. Hakikaten yok gibi makyaj Görüntüsünü de kaldıran harika bir sonuç verdiğini düşünüyorum. hiç bitmiyor oluşu da harika.

nuran: beyaz tenimde pek hoş durmadığını düşündüğüm için daha çok göz farı olarak kullandığım bronzlaştırıcı.

berinay: Kesinlikle turunculaşma yapmayan bir bronzer. Ben beyaz tenliyim ve çoğu bronzer yüzümde leke gibi durmaktaydı. Bahama mama’ya aşık oldum¸ her gün kullanıyorum. Günlük makyajda hiç sırıtmıyor.

serpil: cok guzel bir bronzer ancak ben artik kendimde ise yaradigini dusunmuyorum koyu tenimden dolayi. esmerlerden bronzer onerileri varsa almak icin can atiyorum

ülker: eco tools allık fırçası ile çok güzel kontür yapılan bronşlaştırıcı.

handan: the balm’ın en meşhur mat bronzlaştırıcısı. bembeyaz duran cildimde her ne kadar itinalı kontür de yapılsa¸ bahama mama beni sokaklardan içeri girmeyen ve saatlerce oyun oynayan suratı kirli çocuk gibi gösteriyor yüzümü.

nural: sevgili eldanar’a canı gönülden katılıyorum. bobbi brown camel far’la renkleri çok farklı olmasına rağmen (camel hakkaten hayatımın farı oldu¸ bir renk bu kadar güzel¸ bir far bu kadar kaliteli olur ancak) camel’ın verdiği puslu buğulu efekti veriyor gözünüze. bu bronzer’ı far olarak kullandığınızda allığı geri plana çekip¸ golden rose velvet matte 16 benzeri¸ kahvemsi bir rujla o retro görünümü tamamlamanızı öneririm. tabii alt ve üst kirpik diplerinize kahverengi bir kalemi dağıtmayı da unutmayın¸ eminim seveceksiniz sevgili cicişlerim.

emel: Kendi tenimde kontür için uygun bulmadığım bronzlaştırıcı. Diğer bronzerlara göre daha soğuk ancak bende kontür yapmak için de fazla sıcak kalıyor. İçindeki hafif de olsa turunculuk benim yanaklarımda direkt açığa çıkıyor. Sanırım olive alt tonluyum¸ sarı-yeşil bir renkteyim. Bu nedenle oluşan kontrasttan olabilir. Doğal bir gölge oluşturamadım bununla.Bronzer olarak bende harika işler çıkarıyor yalnız. Zaten tek bronzerim. Pigmentli olduğundan da az az arttırarak uyguluyorum. İki yıldır kullanıyorum¸ küçük bir oyuk bile oluşmadı henüz. Far olarak da çok başarılı. Göz katlanma bölgesine ya da direkt göz kapağına uyguluyorum. Smoky için ideal.  balm jovi rockstar palet teki allegro rengine çok benziyor. Allegro daha pigmentli tabi.

anka: Kalıcılığı ve tonu açısından harika olsa da beyaz tenli birinin asla kullanmaması gerektiğini düşündüğüm ürün. Hangi fırçayla sürersem süreyim hatta ürünün fazlalığını fırçayı elimin üzerinde gezdirerek alsam bile o kirli görünümden kurtulamıyorum. Bu ürünü her sürdüğümde babam yüzün pis gibi duruyor dedi. Bence beyaz tenliler koşarak uzaklaşması bu üründen fakat buğday ve esmer tenliler için kusursuz bir gölgelendirme ürünü.

iclal: geçenlerde bunu bronzer gibi avurtlarıma sürmek yerine sanki şeftali tonlu bir allıkmışcasına çıkık elmacık kemiklerime sürdüm ve hemen üstüne aydınlık veren parlak pembe bir allık uyguladım. yüzümün şekli değişti sanki¸ aynadaki görüntü de hoşuma gitti.

fahrünissa: çoğu fondötende en açık rengi alırım bir de üstüne bahama mamayla kontür yaparım. hiç kötü yorum almadım gayet beğeniyorum acaba ben mi zevksizim anlamadım. piyasada gri alt tonlu bronzer çok zor bulunur fakat en güzellerinden biri bahama mamadır. bi de (bkz: benefit hoola bronzer) var. onu da denemek istiyorum.

cilvenaz: Kaşlarımı doldurmak için de kullandığım bronzer.hem kaş dökmüyor hem de rengi uyuyor kontür için elin ayarı çok önemli çılgınlar gibi abanmayın zira fazla pigmentli ve o haliyle cilde toprak sürmüşsünüz gibi duruyor.içinde hiç turunculuk yok aslında bu yüzden de olabilir¸bayağı bayağı sert bir kahve renge sahip.kutusunda toprak rengi gibi duruyor ki benim en çok aradığım renk bu.bu yüzden bayılarak kullanıyorum kendisini.far olarak da kullanmayı düşünüyorum bakalım ne zaman fırsatım olursa.

hürmüz: cicişler bu ürünle ilgili bir şey keşfettim.Zamanında kontur furyasına kapılıp dünya üstü bir gazla satın almış olduğum bahama mama’yı tabi ki allah vergisi yeteneksizliğim sayesinde hiç bir zaman doğru şekilde uygulayamamış ve bir rafa kaldırmıştım.bobbi brown camel farın bu aralar sahip olduğu ün malum.bugün gözlerimin katlanma bölgesine bu ürünü sürdüm ve bir şey fark ettim.bobbi brown camel farın gözlere verdiği puslu/buğulu efektin aynısını bahama mama da veriyor.renkleri birebir değil¸ hatta hiç alakaları yok ama verdikleri efekt aynı.aklınızda bulunsun.

izel: önceleri cilt tonum yüzünden anlaşamadığımı sanıyordum¸ sonraları vazgeçilmezim oldu. 45 derecelik açıyla dümdüz uygulamıyorum¸ elmacık kemiklerimi daha da yuvarlak göstermek için nike’ın logosu gibi yuvarlak bir şekilde uyguluyorum ve az ürünü iyi dağıtarak sürüyorum. ayrıca far olarak da çok başarılı.

behrem: Kontur yapmak için aldığım bu bronzlaştırıcı cildimi hep kirli gibi gösterdi o yüzden çok silik bir şekilde kullandım. Sanırım bitmeyecek ve ben kontur için başka makyaj malzemesi alacağım.

esmeray: beyaz tenlilerde sadece far olarak kullanılabilen bronzlaştırıcı

imran: beyaz tenliler doğru teknikle güzel bir uygulama yapabilir evet. ben de yapıyorum ama kesinlikle doğal durmuyor. genelde ağır bir makyaj yaptığımda kullanıyorum. günlük kullanım için çok uygun değil bence.

latife: Fondöten kullandığım günlerde buğday tenime hem kontür için hemde bronzer olarak kullandığım pudra.En güzel sonucu ise RTnin allık fırçasıyla alıyorum.

güven: renginde turunculuk olmaması şahane bir özellik . ama cildinize nemlendirici¸ fondöten bb krem vs. her ne sürdükten sonra pudra ile geçmeden bu ürünü çok az miktarda bile uyguladığınızda çamurlaşma yapıyor. pudra sürmeyen biri olarak çok zorlanıyorum bu ürünü kullanırken.

eylül: Bronzlaştırıcı allık¸ kaş kalemi¸ far¸ contour olarak kullanılabilen tam bir joker ürün. Yüzümü daha ince göstermek için yanaklarıma uygun bir allıkla renk verdikten sonra elmacık kemiklerimin altına bahama mama’yı uyguluyorum. Açık tenli olmadığım için bende çamur sürmüş görüntüsü oluşturmadı. Sabah çok vakit harcamadan şöyle bir gölgelendirme yapayım dediğim zamanlarda burun kenarlarına¸ saç diplerine ve elmacık kemiğinin altına sürüyorum. Bronzer olarak kalıcılığı çok tatmin edici değil¸ 4 saat içinde epey uçmuş oluyor benim yüzümden. Bitince nars laguna alacağım¸ aradaki fiyat farkına değer inşallah

adelya: en sevdiğim uygun fiyatlı bronzlaştırıcıdır. buğday tenliyim ve genellikle allık olarak güneşte yanmış görünümü vermek için kullanıyorum. simsiz olması da büyük bir artı.

füruzan: Tenim buğday¸ hatta kışın iyice açılıyor rengi. Bu allığı kontürleme için kullanıyorum¸ bence aksine hiç çamur gibi durmuyor. Altına transparan bir pudra geçince gayet de iyi dağılıyor. Sadece çok pigmentli olduğu için fırçaya az az almak lazım¸ ben az az alıp rengi kademe kademe arttırıyorum ve gayet başarılı sonuç elde ediyorum. Açılı ve yumuşak bir fırça kullanmanızı tavsiye ederim.

dilek: Beyaz tenlilerde bronzer olarak değil de kontür işlemi için tavsiye ettiğim ürün. bronzer olarak kullanıldığında biraz çamur gibi durabiliyor o yüzden çok dikkatli kullanmak gerek. kalıcılığından ise çok memnun değilim maalesef¸ ama ben genel olarak the balm’ın allıkların kalıcılıklarından da memnun değilim. İçinde turunculuk olmaması ve katlanma bölgesinde de güzel bir far olarak kullanılması sebebiyle yine de favori ürünlerimden biri.

esin: Bu ürün cidden aşırı bereketli sanıyorum 2¸5 yıl önce falan almıştım hala yarısından fazlası duruyor. Bozulmuştur belki deyip kendime benefitin the hoola sını aldım evet birazcık daha yumuşak bir renk aynı şekilde sürümü de yumuşak bahama mamaya göre ve daha az tozutuyor fakat yine de aradaki fiyat farkına değer mi emin değilim.

dünya: çok uzun zaman önce kontür amaçlı aldığım¸ uygulamada hiç sorun yaşamasam da renginden dolayı pek içime sindiremediğim bronz/kahve pudra. göz kavisi¸ kaş doldurma gibi amaçlarla bi süre daha idare etmiştim kendisiyle¸ baktım bitecek gibi değil almaya niyetlenen bi arkadaşıma verdim¸ o da kontür için kullanıyor ve iyi ki de vermişim benim hayal ettiğim duruşu onda oldu¸ cildi benden daha açık tonlarda ve gayet güzel yakıştı.

duygu: Makyaja yeni başlayan biri olarak hevesle almıştım ama tabiki kullanamadım yüzümde koyu durdu sildim far olarak kullandım ama biraz daha makyaj yapmaya başlayınca fark ediyorum ki doğru uygulama önemli bir şey.Artık daha yetenekliyim (en azından azıcık okudum öğrendim) ve az kullanarak uygulayabiliyorum. Ben bu ürünü aldığımda çok daha ucuzdu geçen gün gratiste gördüğümde inanamadım the balm markası artık ucuz bir marka olmaktan çıkmış bence.

lemide: buradaki yorumları okuduktan sonra vazgeçmiştim almaktan ancak indirim zamanı balm standında son kalan ürünü görünce güdüme yenik düştüm ve aldım. iyi ki de almışım. koyu renk ruju günlük makyajında kullanan biri olarak bu allığın belli belirsiz şeftali / pembe rengi tende çok güzel duruyor. abartıdan¸ pırıltıdan uzak¸ tüm gün devam eden bir canlılık sağlıyor. yüzümde kutudaki renkten farklı durduğunu da söylemeliyim daha soft daha doğal böyle rüzgarda biraz üşümüşcesine. uzun süredir allık kullanmayan beni¸ geri döndürdüğü doğrudur.

merve: Amerika web sitelerine ilk baktığımda “hah bizim ülkemize gelmeyecek bir The Balm ürünü daha” dediğim fakat son Gratis indiriminde rafta görünce şok olduğum ve hemen kaptığım Balm Desert’ün kız kardeşi olan allık. Daha fotoğraflamadığım için şimdilik sadece bakışıyoruz yalnız bir yandan da korkuyorum Cindy Lou gibi pigmentasyonu düşük çıkacak diye çünkü beklediğimden daha açık bir şeftali pembe tonu. Umarım ağzımın suyunun aktığına değer 🙂 Çektikten sonra resimlerini buraya da atarım.

beltun: ya her tende farklı duran ya da bendekinde bir sorun olan allık. bu allık benim pambe alt tonlu beyaz tenim için tam bir nude allık oldu. pigmentasyonu da gayet başarılı buldum¸ sadece diğer balm allıklara göre fazla tozutuyormuş gibi geldi bana. rengi bende gözlerimde kullandığımda oluşan muhteşem renkten yola çıkarak pembe-kahve durdu diyebilirim¸ yanaklarımda ne renk olduğunu tam anlayamadım. heyecanlanınca ya da utanınca oluşan o hafif pembemsi renkte durdu. renk ve satin yapı birleşince de çok taze bir görüntü yarattı. kısacası ben çok sevdim. fiyatı da %40 indirimde 35 liraydı.edit: kalıcılığının çok iyi olmadığını düşünüyorum. ya tenle çok iyi bütünleşip tam bir nude allık oluyor ya da allık uçuyor ve ben kızarmış halime allık muamelesi yapıyorum.

nisan: Beni hayal kırıklığına uğratan The balm ürünü. Yapısına bi diyeceğim yok¸ tıpkı diğer The balm ürünlerininki gibi ama o renk Yok mu o renk benim için tam bir hayal kırıklığı! Ben doğal tonlarda bir allık beklerken bu bildiğin pembe-şeftali tonlarda bi allık çıktı. Hayır bunun balm desert versiyonuna ciddi ciddi hastayım ama bunu görünce keşke tek balm desert ile kalsalardı dedim. Bu arada rengi kötü değil ama piyasada bu tonda zibilyon tane allık var¸ kısacası tekrardan öteye gidememiş bu sefer The balm…

gökçe: Açıkçası o kadar bekledikten sonra beni ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı geçen testerını deneyince. Ben rose Whisperer tarzı kahvelik içeren bir ton beklerken bende bariz pembe hafif şeftali durdu. Bu renge aşinayım deyip yanında frat boy’u swatchladım ve çok benzer bir renk ortaya çıktı. Ben nude bir allık olur umuduyla beklemiştim ama olmadı ne yazık ki. Benefit dallas’ı çok beğenen biri olarak allık alma hakkımı balm desert’tan yana kullandım. En azından daha özgün bir renk ve yüzü ince gösteriyor. Sonuç olarak¸ balm beach muadili kolay bulunacak¸ sıradan pembe bir allıkmış.

nergis: tonunu internetteki swatchlardan bir türlü anlayamadığım allık. kahvemsi mi şeftali mi pembeye dönük mü gülkurusu mu durur asla kestiremiyorum. ama testerına mutlaka bakacağım ^^

alisa: Ne ararsan var arkadaş. Matından pırıltılısına far mı dersiin¸ harikulade renkte bi allık mı dersin¸ aydınlatıcı mı istersiin¸ rujlar bile bulunmakta. Bazı hanım ablalarımızı izledim youtube’dan allegro rengiyle kontür ihtiyaçlarını karşılayan bile var. Tasarımından bahsetmiyorum bile¸ nasıl tatlı nasıl şeker belli değil!

meriç:: 2 yıl kadar önce edindiğim ilk The Balm ürünüm. İçerisinde harika bir aydınlatıcı ve allık da bulundurmasına rağmen¸ renklerine rağmen hakkını veremediğimi düşünüyorum. Bence The Balm’dan tek bir palet alayım¸ ilk ve son olsun diyorsanız ikinci sırada önerim.İlk olarak Balm Voyage Vol.2’ye bakın¸ bulamadıysanız bu paleti sakın kaçırmayın.

hayat: Ne zamandır elim gitmiyor.Çok sevmiştim ilk aldığımda açık renkli nude rujunu hemen bitirmiştim.O rengin muadilini bulamadım daha sonra.

gülben: Doğum günümde arkadaşım almıştı ve the balm dan ilk ürünümdü yanlış hatırlamıyosam. Bu varsa başka hiçbir ürüne ihtiyacınız yok cidden. Ambalajı¸ farların kalitesi¸ bereketliliğiyle bence the balm’ın en iyi ürünü 🙂

sevil: 2 senedir severek kullanıyorum¸ şeftali tonlara benzer allık¸ mary lou-manizer benzeri aydınlatıcısı¸ bir kırmızı bir nude ruju ve 12 farklı fariyla kullanışlı bir set. Aynası kocaman ve mıknatıslı kapak sistemi var. Tek dezavantajı çantada taşımak için biraz büyük olması fakat seyahatlerde çok pratik oluyor. Gratis indirim zamanında alınası bir palet.

öykü: İçindeki allığın kalıcılığı beni benden alan palet. Sabah nasıl sürüyorsam akşam aynı duruyor. Keşke metal ice rengi yerine daha kullanışlı bir renk olsaymış. Metal ice ve rujları hariç bitireceğim bu paleti kesin. Rujları aslında hiç fena değiller ama ben alışamadım paletten ruj sürmeye.

lida: Tasarımı çok güzel bir palet aydınlatıcısı mary-lou’nun küçük boyutlusu olarak söyleniyor ama bence daha gündelik simsiz bir aydınlatıcı. Allığı da frat boy’un küçük hali. 4’ü simli¸ 4 sedefli¸ 4 de mat toplam 12 tane far var içinde. Farlarına verdikleri isimlere özellikle bayıldım tam da yansıtıyor renkleri 🙂 2 tane de ruju var¸ rujlar allık olarak da kullanılıyor ama ben dudakta kullanmayı tercih ediyorum. Fiyatı 80 tl civarıydı yanlış hatırlamıyorsam indirim zamanı kesinlikle kaçırmamanız gereken bir palet 🙂

dicle: içinde 12 adet far¸ 2 adet ruj/allık¸ 1 adet aydınlatıcı ve 1 adet de allık bulunduran gratis indiriminde edindiğim ve en sevdiğim far paletim. sevmemin en büyük sebebi ışıltılı renkleriyle gece¸ mat renkleriyle de gündüz makyajında kullanılabilecek son derece güzel farlarını bulunduruyor olması. farların pigmentasyonu gayet iyi. biraz tozutsa da bence çok mühim değil. rujlarının rengi harika ancak hijyenik bulmadığımdan kullanmamaya özen gösteriyorum. aydınlatıcısı göz altlarındaki kırışıklıkları çok belli ettiğini düşündüğümden onu da far olarak kullanıyorum. allığı ise fratboy olduğu söyleniyor ancak bana aynısı gibi gelmedi cicişler. yine de güzel¸ zevkle kullanıyorum.

özlen: indirim dönemlerinde o ayın indirimleri kullanılmıyor normal fiyatından düşülüyor.Muhtemelen yüzde kırk indirimle 54 tl olacak yılbaşında.

neslişah: 90 liradan 70 liraya düşmüş muhtemelen de yılbaşında 50% indirimle 35 tl ye düşüp benim gibi indirimle 55 e aldım diye sevinenleri üzüp¸ sinirlendirip¸ kızdırıcak¸ ve küstürücek olan ama renkleri¸ yapıları şahane palettir.edit: mesaj atıp içimi ferahlatan cicişlere teşekkür ediyorum¸ heycanlandırdığım ama üzücü haberi görecek olan cicişlerimizden de özür diliyorum 🙁

nigar: (bkz: hit the pan )adaigo rengi tamamen bitti ve allığının dibini gördüm. allegro rengi ile presto renginin de dibini görmeme az kaldı.yalnız hiç kullanmadığım renkleri de var muhtemelen onlar hiç bitmeyecek. Not: rujlarını allık olarak kullanıyorum. hiç makyaj yapmamışsam ama ölü gibi gözükmek istemiyorsam vanilly rengini allık gibi sürüyorum.

hayal: seyirlik değil¸ ömürlüktür kendisi <3pigmentasyon¸ renk¸ kalıcılık müthiş.

kumru: İlk aldığım palet. Sadece farlarını kullandım¸ aydınlatıcı ve allığı benlik değil. aylar boyunca her gün göz makyajımı bu palet yardımıyla yaptım ama sonra yeni paletler aldıkça Balm jovi ‘nin pabucu dama atıldı. İşin garibi dudak renklendirme için ayrılan bölgeye elimi dahi sürmedim onca zamandır. Sonuç olarak¸ hem gece hem gündüz kullanımı için palet almak isteyenlere ve The Balm ‘dan bir paletim olsun o da ne olsun acaba diye düşünenlere öneririm.

yağmur: İki yıldır sıkılmadığım¸ en çok sevdiğim yüz paleti.Aydınlatıcısı bence gözenekleri çok belli ediyor o yüzden günlük hayatta kullanmayı tercih etmiyorum. Ayrıca allıkla da pek aşk yaşadığım söylenemez¸ rengini kendime uygun bulmuyorum :)Bunların dışında paletin tamamını severek kullanıyorum. Klasik the balm farlari gibi bu da tozutuyor ama benim için büyük bir sıkıntı değil. Renkler yumuşacık ve pigmentasyonu güzel. Sadece alice cooper beni hayal kırıklığına uğrattı biraz çünkü pakette görüldüğü gibi güzel bir bordo durmadı gözümde 🙂 Rujlarından ise milly benim favorim. Her türlü makyaja gidebilen çok ama çok güzel bir renk. Resmen aşk yaşıyorum. Ama paleti açıp onu parmakla sürmekten biraz gıcık alıyorum 🙂 Eğer aranızda bu ruja uygun fiyatlı bir dupe bulan varsa mesaj atarsa çok mutlu olurum :)Son olarak ben taa 2 sene önce yüzde 50 indirimle 32 tlye almıştım diye hatırlıyorum 🙂 yanılmıyorsam yılbaşı indirimiydi 🙂

ayren: Kısa bir seyahate çıkıyorsam yanıma mutlaka aldığım palet. Bir iki fırça bir de fondoten de aldım mı günlük makyajdan düğün makyajına hepsini çıkartır. Candır.

elif: her gün bu paleti kullanmaya öyle alışmışım ki bunsuz bi makyaj düşünemiyorum.ortaki 4 renkle makyajımı yapıyorum.önce gözüme ten rengi bi far¸sonra sütlü kahve gibi olan rengi katlanma bölgeme sürüyorum¸daha sonra da koyu kahverengi olanları kirpik diplerime geçiyorum.aydınlatıcısıyla da göz pınarlarımı¸kaş altımı ve dudak üstümü aydınlatıyorum.rimelle de tamamladıktan sonra ta taaam günlük makyajımı yapmış bulunuyorum ^^ama ben alalı oldu baya¸şuanki fiyatı uçmuş durumda

ılgın: paletteki en sevdiğim iki far “moderato” ve “rem” hiç kullanmadığım tek renk ise ” lead zeppelin”. ayrıca ben böyle tozutan farların yanında ruj olmasından hiç hoşlanmadım. Keşke sadece farların olduğu kısım olsaydı daha küçük daha kullanışlı olurdu. Çantaya atmalık sürekli kullandığım bir far paleti olabilirdi. İndirimsiz fiyatıyla almanızı tavsiye etmem.

kiraz: herkes gibi benim de ilk olarak adaigo rengini bitirmeye yaklaştığım palet. tüm renkleri severek kullanıyorum. allığı da çok kullanışlı¸ parmakla ruj sürmeyi sevmediğimden rujlara pek dokunmadım ama seyahatte çok faydalı oluyorlar. bir de mary lou almayı düşünürken bu palette olduğunu fark edip sadece aydınlatıcı alacağıma az daha para verip palet alayım diyerek almıştım¸ iyi ki de öyle yapmışım. mary lounun bana asla gitmeyen bir aydınlatıcı olduğunu fark etmiş oldum¸ sadece onu alsaydım yaşayacağım hayal kırıklığını düşünemiyorum.

lale: İlk paletim allık¸ aydınlatıcı ve adagio isimli farını ne kadar seviyosam o krem allık/rujunu o kadar sevmiyorum hijyensiz geliyor bi kere ama onlara rağmen bu paleti sevmediğimi söyleyemem seviyorumm tabikisii 🙂

vildan: Frat bot alligi ve tek bir farini bitirdigim¸ gerisine de hic dokunmadigim¸ elden cikmayi bekleyen paletim.

peri: hatırlatmayın ! 🙁 tatildeyken banyoda unuttuğum güzelim canım paletim.. Acısı hala içimde

özlem: ilk makyaj paletim olma özelliğini taşıdığı için bende yeri her daim ayrı olan kullanışlı ürün. yanına bi rimel bi kapatıcı al tamamdır.

destan: the balm’dan aldığım ilk palet. iyi ki de almısım diyorum severek kullandım . özellikle alice copper hayatımın rengi diyorum. alice copper’ın dupe’unu bulabilsem keske

gamze: gratis bayram indiriminden 54 liraya aldığım palet. the balm’ın açık ara en güzel paleti. içinde günlük kullanıma uygun 1 allık ve 1 aydınlatıcı var. 2 de ruj/allık var ama bir işe yaramadıklarını söylemek isterim. alice copper ve allegro gerçekten sonbahar renkleri.

alvina: Hayatımda ilk defa farım¸ allığım ve aydınlatıcım olmasını sağlayan palet. Bu makyaj malzemelerini de ilk defa kullanacağım için çok kullanışlı geldi bana. Doğru kombinasyonlarla çok güzel görüntüler elde edilmiş bu paletle yapılan tutoriallardan gördüğüme göre¸ ben beceriksizce bir iki denemede bulundum ve ona rağmen hoş gözüküyordu¸ bakalım öğrenince neler yapacağız bununla. Dudaklar için milly’ye bayıldım¸ zaten bu tarz¸ ne var ne yok ama yine de hoş bi renk veren bir şeye ihtiyacım vardı¸ çok da güzel göründü bana benim casper gibi dudaklarımda. Benim gibi bu arkadaşları ilk defa kullanacak varsa tavsiye edilir¸ hem ayrı ayrı fara¸ allığa ve aydınlatıcıya para verdiğinizde buna vereceğiniz para solda sıfır kalıyor gibi geldi bana. Başlangıçta onca şeyi ayrı ayrı almak istemeyenlere özellikle indirimde olduğunda kapmaları tavsiye edilir.

şehrazat: Bayram indiriminde binbir uğraşla kaptığım efsane far paleti. 12 far 1 allık 1 aydınlatıcı ve 2 adet rujdan oluşuyor. Renkler çok kullanışlı dudak ürünlerinden milly olanı mai billsbepaid rujla aynı. Vanily’nin mia moore’la aynı olduğunu okumuştum ama kesinlikle aynı değil. Biraz benziyor sadece. Allığa fratboy yazmışlar. Fratboy’dan daha şeftalilik barındırdığı kanısındayım. Aydınlatıcı Mary lou olarak geçmiş ama ben mary’den daha kullanışlı buldum. Mary çok daha sarı bir ürün. Mavi alttonluyum ve bu bana mary’den daha çok yakıştı. Neyse çok uzattım demem o ki yeni yeni makyaja başlıyosanız alınız kullanınız.

nurgül: sözlüğün kanıma girmesiyle Gratis indirimiyle edindiğim palet. koyu renk farları eyeliner gibi sürüyorum¸ çok iyi oluyor çok da güzel oluyor. paletin ayrıntılı bilgisi daha önce yazıldığı için yazmıyorum ancak aydınlatıcıyı alt dudağa sürünce (bi pıt) aşırı dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz.

ferah: Bir arkadaşımdan 30 tl gibi bir fiyata az kullanılmış bir paletini satın aldığım ürün. Rujlarin renkleri bana pek yakışmasa da farlar gerçekten yeni başlayanları tatmin eder derecede yalnız biraz fazla pigmentli kullanılırken dikkatli olunması gerekebilir. Ayrıca ilk the balm ürünüm :)))

gülden: en sevdiğim paletim. rujlarını pek kullandığım söylenemez ama alice cooper rengini baya baya kullanıyorum. indirimlerde 40 tl’ye kadar düşebiliyor bence edinilmesi gereken bi ürün.

inci: bayram indirimi sayesinde kavuştuğum¸ the balm’dan aldığım ilk palettir. çok uzun zaman beklemiştim. renkleri koyu görünüyordu¸ hele hele o “heavy metal” kısmını hayatta süremem diyordum. milly isimli lip tint’ini kullanabilirim diye düşünüyordum nude ton olduğu için¸ ama vanilly gözümü korkutmuştu. ancak kendisini satın aldıktan sonra tüm bu yargılar yıkıldı. o farların hepsini ayıla bayıla denedim¸ lead zeppelin¸ alice copper ile çok güzel gölgeler yapılıyor. milly hayatımın nude ruju oldu¸ vanilly ise bembeyaz tenimde sırıtmayan¸ cart durmayan tek kırmızı renk oldu. %40 indirimle 47 lira verdim. keşke %50 ile 35 olduğu zamanlarda kapsaymışım dediğim palettir. ama pişman mıyım? asla asla asla.

lerzan: the balm’ın en başarılı paletidir. seyahatler için ve sabah makyaja vakit ayıramadığımda bir kaç fırça ve rimelim ile çantama atıverdiğim hayat kurtarıcı üründür ayrıca. içindeki aydınlatıcı¸ (bkz: mary lou manizer) paletteki en sevdiğim ürün. acil durumlarda gece/gündüz her türlü makyajı bu paletle halledebilirsiniz. ama tabi ben yüz verdikçe astar yırtan bir alıcı olarak¸ keşke bir yere de fırçalar sokuştursalardı diye düşünmeden edemiyorum.

yelda: Neredeyse ilk doğru düzgün far paletim. Kendisine delicesine aşığım öyle ki zamanında indirimde değilken parama kıyıp almıştım. Alttaki o kırmızılı ruju ve allıklarını kullanmasam da sadece o üstteki farları bana yetiyor günlük makyajımda.

feride: Takasla elde ettim¸ gerçekten çok işlevsel bir palet. Çok çabuk dibini görenlere artık şaşırmıyorum¸ çünkü minicik farlardan oluşuyor. Ama elimi bile sürmeden çöpe gidecek renkler de var. Keşke bir iki ara ton mat far daha olsaydı.

yeşim: gratis’te indirimde yakalayıp satın aldığım ve bir yıldır kullandığım makyaj kiti. içinde 12 renkte far¸ 1 aydınlatıcı¸ 1 allık¸ 2 farklı ruj ve ayna bulunuyor. en büyük eksiği herhangi bir fırça bulunmaması. ellerinizi kullanmayı sevmiyorsanız yanınızda fırça taşımanız gerekiyor. normalde simli ve parlak ürünler sevmediğim için the balm’dan uzak duruyordum. önyargımı kırmayı başardı. yine de aydınlatıcısı benim kulvarımın dışında. palette nude renklerin dışında lacivert¸ yeşil¸ bordo¸ lila gibi farlar da mevcut. renk yelpazesi geniş. alice copper¸ blink 1982 ve third eye blinded favorilerim.edit: rujlar allık olarak da kullanılabiliyor.

günnur: en kıymetli makyaj paletim.Bünyesinde 12 far 1 aydınlatıcı 1 allık ve 2 krem formunda allık/dudak ürünü barındırıyor.baştan sona inceleyecek olursak¸ Farlar¸ Metal-ica- içerisinde bolca ışıltı bulunduran açık lame renginde bir far.Adagio- Muhtemelen bu palette bitireceğiniz ilk ürün olacak kendisi. Tamamen mat pembe alt tonlu açık krem rengi olarak nitelendirebiliriz. Diğer farları kullanmadan önce baz olarak çok iş görüyor. Blink 1982- İçinde küçük ışıltıları olan açık morumsu pembemsi gülkurumsu tanımlayamadığım bir renk. ( Çok yardımcı oldum biliyorum ) Iron Maid-in – Işıltılı dore- kum beji arası bir renk. Allegro- Tamamen mat bir toprak rengi. Ben kendisini bronzer olarak kullanıyorum¸ çok iş görüyor tavsiye ederim. The stroke-içinde minik mavi parıltılar barındıran bir gece mavisi.Lead zeppelin- altın yansımalı ışıltılk bir asker yeşili. moderato- tamamen mat yapıda koyu mor. rem- az ışıltılı bir lilaAlice copper- ışıltılı muhteşem bir mürdüm kendisi. Presto- koyu kahverengi Third eye blinded- pudra pembesi Aydınlatıcısı Solid Gold-oldukça yoğun pigmentli sarı alt tonlu bir aydınlatıcı. Fazla sürerseniz disko topuna dönebilirsiniz.Ben çok beğeniyorum kendisini. Adagiodan sonra dibini gördüğüm 2. balmjovi elemanı. Don’t you want me Allık: Her ne kadar frat boy olduğu yazsa da arkasında¸ ben fratboy ile aynı olduklarını düşünmüyorum. Fratboy daha pembemsi bu allık az biraz turunculuk içeriyor gibi. Dudak/ yanak ürünleri: Milly- Kendisi ile yeni tanıştık. çok önyargılı bakıyordum bana pembe yakışmaz diye ama dudağımda harikalar yarattı. Tek sevdiğim pembe ruj olabilir kendisi. Vanilly- Balm jovinin yüz karası. Ailenin ilkokul terk serseri evladı. Hiç hoşlanmıyorum kendisinden. Ruj desen değil¸ Paletteki rengini dudağa vermiyor hiç. allık olarak sürünce de heidi’ye benziyorsunuz. sadece dudağı nemlendirmek için kullanılabilir.

elmas: her gün mutlaka içindeki renklerden en az birini kullandığım palet.far renkleri içinde içine çökerttiğim: adagio: ten rengi. herkeste olduğu gibi hemen bitiyor. keşke bu tarz paletlerde baz olarak kullanılan bu renkleri iki – üç kat daha büyük koysalar da biz de tekli farlara sarılmasak …blink 1982 : gölgelendirme için harika ve yumuşak az simli bir ara renk.metal ica: göz pınarlarına doğru uygulanınca güzel duruyor.alice copper: sık kullandığım bordo tonu. en favorim. onun dışında hiç dokunmak istemediğim bi işe yaramayan¸ sürdüğümde beni yorgun gösteren tek renk “rem” adlı far. eflatun rengin tonunu sarı alt tonlu tenime yakıştıramadım.solid gold: bunu elde etmeden önce yanak üstüne aydınlatıcı sürmeyi abartı buluyordum. hatta keşke içinde olmasaymış ben bunu kullanmam ki diye bakmıştım. ama zamanla günlük olarak kullanmaya başladım. herkes cildimin çok güzel durduğunu ve hangi fondöteni kullandığımı sormaya başladı bunu süreli. biterse buna benzer bir aydınlatıcı mutlaka alıcam. allığı: frat boy allık olduğunu belirtseler bile ikisini de aynı anda denediğinizde frat boy’dan daha belirgin koyu olduğunu görürsünüz. bu allığı da turuncu ile pembe allık arasında kalınca seçiyorum.vanilly: en az kullandığım ürünlerden. kırmızı renk rujlarda opaklığı sevdiğimden dudağıma uygulamıyorum. belki ileride yanağım için kullanırım.milly: 1 numaralı favorim. kesin yakışmaz demiştim başta. çünkü pembelerle¸ soğuk renklerle aram pek iyi değil. ama çok güzel ve farklı durdu. birebir aynı rengi veren başka tekli ruj arayışları içindeyim. şu ana kadar elimdeki en yakın renk golden rose perfect shine lipstick 240. ele uygulayınca milly’den daha sıcak ve koyu dursa da benim dudağımda benzer durdu. ya da şöyle diyelim¸ milly’i seven bu ruju da sevebilir.

besra: çoğu kişinin aksine benim malesef bayılmadığım ama nefret de etmediğim bir palet oldu. renkleri çok güzel katılıyorum. oldukça pratik. hele fratboy allık bana belki de en çok yakışan allıklardan biri. aydınlatıcı ve ruj fikri harika. bronzer olsa tadından yenmezmiş. lakin ben çok sevemedim bu paleti. çok tozuttu. çok pigmentasyonu düşüktü. böyle silik silikti renkler. yaptığım makyaj adamakıllı belli olmadı. sanki farı sürmüşüm de üstüne üflemişler gibi fersizdi. kalıcı da değildi. o yüzden sevemedim nude tude ile birlikte bir arkadaşıma verdim. bir daha da alacağımı sanmıyorum.

çağıl: dün gratis indiriminden aldım ve daha ilk günden en bi favori paletim haline geldi. öyle ortaya karışık¸ hepsi bir arada paletlerden pek hoşlanmam ama bu palette bulunan her şey çok iyi ve makyajınızı tek bir paletle yapma imkanı sağlıyor. farların renkleri çok güzel ve özellikle smoky eyes makyajı için çok elverişli¸ fazla tozutmuyor ve far bazı ile de tüm gün dağılmadan kalıcılığını koruyor. aydınlatıcı ve allık mary lou manizer ve frat boy’a benzese de aynı ürünler değil¸ krem dudak ürününün renkleri ise gerçekten çok tatlı ve günlük kullanım için ideal. indirimde 45-50tl arası bir fiyata satılıyor ve o fiyat grubunda alabileceğiniz en iyi ürün. kesinlikle pişman olmazsınız ve bence the balm ve piyasada bulunan zibilyon nude paletten çok daha iyi ve kullanışlı bir seçim.

fatma: Sahip olduğum ilk palet. Lakin kendisini aldığıma pişmanım şu sıralar. İçindeki allık fratboy sanırım aynı ton ve sanırım paletin en güzel parçası. Aydınlatıcı da iyi hoş. İki rujun tonu da iyi biri krem allık olarak kullanıma müsait lakin o farlar! Pişmanım. Nadiren far kullanan bir insan için içindeki renkler fazla karmaşık. Sanırım benim gibi far kullanmaya yeni başlayanlar için üçlü nude renklerden oluşan paletler iyidir.

gökben: Sırf ‘balm jovi’ olan adından dolayı aldığım (bon jovi hayranlığımdan dolayı)¸ sonra kullandıkça bağlandığım¸ renklerine vurulduğum¸ farların isimleriyle aşk yaşadığım palettir.

nihal: Son gratis indiriminde aldığım yeni paletim. Henüz kullanmaya başlayalı iki gün oldu ve en çok alice copper olmak üzere tüm renkleri çok sevdim. Fakat allığı bana hiç yakışmadı. Allık¸ pudra¸ ruj¸ far hepsi bir arada olsun isterseniz The Balm’ın en kullanışlı ürünü olabilir.

dürdane: nude tude paleti ile kendisi arasında seçim yapamayanlara hiç düşünmeden tavsiye ettiğim palettir. sebebi de nude tude sadece bir far paletiyken balm jovi’nin tek başına birçok derde deva olmasıdır. özellikle seyahatlerde fondöten¸ kapatıcı ve birkaç fırça ile birlikte yanınıza başka hiçbir şey almanız gerekmeden tüm makyaj ihtiyacını karşılamanızı sağlar. içerisinde dört adet simli¸ dört adet mat ve dört adet sedefli olmak üzere 12 adet far¸ mary lou manizer’ın minik boyu bir aydınlatıcı¸ frat boy’un minik boyu bir allık ve iki adet allık olarak da kullanabileceğiniz ruj bulundurur. yalnız şunu söylemekte fayda var¸ aydınlatıcı her ne kadar mary lou olarak açıklansa da elinde ikisini de bulunduran biri olarak yapılarının kesinlikle farklı olduğunu söyleyebilirim. Tonlarını ayırmak belki imkansız ama bu palette bulunan Disco Disco bence mary lou manizer’a göre daha ince yapılı ve daha rahat uygulanan bir aydınlatıcı. Bu arada mat farlar kaş doldurmak için oldukça başarılı. seyahatlerde yanınıza kaş için ayrıca ürün almanız da gerekmiyor. Acil durumlarda allegro isimli farını bronzer olarak da kullanabilirsiniz.The balm’dan tek bir ürün alabilecek olsaydım kesinlikle bu paleti alırdım. The balm’a yeni başlayanlara tavsiye edilir.

melis: bir tek orta sıradaki mat farları kullanmakta olduğumu fark ettiğim palet. ve hiç de kalıcı değil farlar.

ulus: Hayatımın paletidir. Bir palet düşünün her rengi mi güzel olur. Hem allık hem aydınlatıcı hem ruj içeriyor. İçinde kasımı doldurabildiğim bir far da var. E daha ne olsun. Keşke alice copper rengi de ayrıca tekli olarak satılsa. Sonuç olarak seviyorum¸ hunharca kullanıyorum.

yasemin: Gratis indiriminden 45 lira civarı bi fiyata almıştım yanlış hatırlamıyorsam. Biz bu ürünle resssmen aşk yaşıyoruz ya. Elimde hiçbir makyaj malzemem olmasın bu palet olsun yeterli benim için(concealer hariç). İçinde açık-koyu¸ parlak-mat işinize yarayabilecek doğal tonlarda farlar bulunmakta. Koyu kahve olan farın pigmentasyonu kötü yani defalarca fırçaya almam gerekiyor onun haricinde hepsini seviyorum. Bir adet pembe şeftali arası mat bir allık(frat boy) bulunmakta pigmentasyonu çok çok yüksek seviyorum onu da. Bir dudak renginde bir de kırmızı vişne çürüğü arası olan iki adet ruj bulunmakta. Özellikle dudak renginde olanı günlük makyajlarımda sürekli olarak kullanıyorum. Vee paletin yıldızı olan mary lou minizer aydınlatıcı benim paletteki en en en sevdiğim şey. Size tavsiye edebileceğim en kullanışlı ürünlerden bir tanesidir balm jovi paleti. Elinizi çabuk tutup en kısa zamanda almanızı öneririm cicişler.

sinem: alice copper renginin gözlerimde kahverengiye yakın bir renk vermesiyle beni üzen palettir. 🙁

özden: seyahatlerimin vazgeçilmez paleti. bir fondöten¸ rimel ve birkaç fırçayla beraber tüm işinizi gören¸ kaliteli¸ kullanışlı ciciş palet.

idil: Balm’ın açık ara en en güzel far paleti ve benim ilk göz ağrım. favorilerim: adagio¸ alice copper¸ third eye blinded¸ blink. adagio’nun keşke gramajı daha fazla olsaydı¸ bitmek üzere çünkü. her gün göz kapaklarımdaki damarları yok etmek için kullanıyorum ve bayılıyorum. pigmentasyonu falan muhteşem. koyu farlar çok fazla tozutuyor. özellikle presto ve moderato. olsun ama güzel bir smokey eye çıkar bunlardan. allığı şahane. kullandığım en iyi allık olabilir. aydınlatıcısı bal dök yala. benim ilk aydınlatıcım olduğu için pek fazla yorum yapamayağım ancak kalıcılığının kötü olduğunu söyleyebilirim. ama doğal bir bitişi var. tabii çok fazla abanmazsanız. rujlarını deneme fırsatım olmadı maalesef¸ ruj insanı değilim. ama kokuları gerçekten çok güzel idi ilk aldığımda. lakin şuan leş gibi kokuyorlar. bozuldular herhalde.kabine gönderildiği için gelen edit.

pınar: sahip olduğum ilk palettir.ambalajı¸ çantaya atıp kullanmalık olmasa da hem günlük hem de gece kullanılabilen renkleri¸ allığı ve aydınlatıcısıyla gerçekten çok güzel ve kullanışlı olmakla birlikte farların tozutması ve rujların pek de renk vermemesi bana göre olumsuz özellikleridir.bunların dışında ise bence tavsiye edilebilecek¸ özellikle de makyaja yeni başlayanlar için çok iş görecek bir üründür.

miray: the balm ‘ın üretiği en başarılı far paleti. gerek farların renk uyumu¸ gerek çok yönlülüğü olsun tatile giderken yanına başka bir şey almasan da olur. rock gruplarından esinlenilmiş far isimlerine hastayım:) favorilerim¸ adagio¸ lead zeppelin ve third eye blinded.

ceyla: the balm’ın far¸ allık¸ aydınlatıcı ve ruj içeren severek kullandığım paleti. birçok ürün grubundan seçenek barındırmasını seviyorum. farların çoğu günlük hayatta kullanılabilecek renkler. herkesin söylediği tozutma problemini görmezden gelirsek pigmentasyonları iyi. sadece lead zeppelin rengi bazla bile kullansam rengini tam veremedi bende garip kirli bir renk. allığı ne çok pembe ne de çok turuncumsu şeftali. çok güzel bir renk bence. rujların yapıları dudakları biraz kurutsa da arada kullanıyorum. ikisini karıştırınca çıkan renk de çok hoş. indirimler takip edilip alınırsa şahane fiyat performans oranı.

yonca: Öğrenci paleti. Az fiyata çok iş yapıyor.

songül: the balm’ın en sevilen paleti sanırım. içinde far¸ aydınlatıcı¸ allık ve rujun bir arada bulunması cezbediyor olsa gerek. ancak birçok kişinin sandığının aksine içindeki aydınlatıcı mary lou¸ allık da frat boy değildir. mary lou o aydınlatıcının çok daha ışıltılı ve sarısıdır. frat boy da o allığın çok daha pembe tonlu olanıdır.

iffet: Deli gibi almak istediğim ama elimde voyage olduğu için sürekli kararsız kaldığım palet. Bir de elimde yine palette olan aydınlatıcı ve rujlardan biri var o da kafamı allak bullak ediyor. Ama yine de çok güzel değil mi yaa?

şermin: kankinin doğumgünümde hediye ettiği palet. ışıltılı pudrası favorim.

kade: The balm’ın çok işlevli paletlerinden biri. Edinmelimiyim? Ilk indirimde koşacağım.

nur: Çooook güzel bir palet. Far sürmeye üşenmesem ve far sürme işini becerip tam anlamıyla hakkını verdiğimi düşünsem alacağım tek far paleti balm jovi olurdu ama gel gör ki makyaj anlayışıma göz kalemi ve göz kalemi ikilisi dışında pek bir yenilik getiremediğimden eski usullere talim etmeye devam edeceğim galiba. Bbkrem sürmekten üşenen bir insanım sonuçta. Far sürmeyi hayal etmek benim gibi tembel bir insan için ütopik olurdu.

dilhan: metal-ica¸ lead zeppelin¸ the stroke¸ rem renklerinden cacık olmaz bence. en ilgimi çeken rengi alice copper da tam beklediğim gibi çıkmadı ama kullanılır elbet. rujların kullanımı kolay değil. fırcayla bile sürümü zor.allık ve aydınlatıcı kullanan biri değilim ama her iki ürün de far olarak kullanabileceğim renkler.bu paleti almasaydım da olurmuş:/ çok merak etmiştim oysa. yazık oldu.

nehir: Kendi kendime getirdiğim kozmetik yasaklarım bittiğinde¸ ki bunun için elimdeki bol sayıda parfümü¸ farlarımın bir kısmını ve fondotenlerimi azaltmam gerekiyor¸ almayı düşündüğüm yegane palettir. İçinde aydınlatıcı ve allık var dediler¸ farların rengi güzel dediler¸ krem allık ve dudak ürünleri gırla dediler¸ ben almayayım da ne yapayım sevgili kullananlar kulüp.

hansa: meet matt’i bayıla bayıla kullandığım için başka bir palet almayı düşünmüyordum ama bugün zincirimi kırdım ve aldım balm jovi’yi. direkt far paletiymiş gibi değerlendiriyorum çünkü paletten ruj kullanmayı sevmiyorum ¸ frat boy bana uygun değil ve aydınlatıcı da pek kullandığım bir şey değil. ama farlarla aşk yaşamaya başladık.

simge: the balm’in açık ara en sevdiğim paleti. özellikle tatile giderken tam çantaya atmalık. yanında bir de real techniques’in travel essentials isimli seti varsa mükemmel komboyu oluşturuyorlar.yalnız¸ geçenlerde easy jet’le uçmak zorunda kaldım¸ ve berbat bir yer hostesine denk geldim. kadın¸ kabin bagajımızın tek parça olabileceğini söyleyerek herkesin el-kol çantasını¸ el bagajlarına koydurdu ve sığmazsa ek ücret ödememiz gerektiğini söyledi. sırf onun yüzünden patlayacak gibi olan el bagajımın içinden kırık bir aynası olan balm jovi paletimle karşılaştım uçaktan inince. çok üzücü bir durum.

çıgıl: Rujları çok kötü olan palet. Kuru kuru¸güzel sürülmüyor. Onun dışında candır¸ah bir de kullansam :d frat boy benim tenimde hiç belli olmuyor¸o yüzden anneme frat boy’u kullanmasını söyledim.

güner: almamak için direndiğim ve almayacağım palet. the balm’ın yüzde elli indirimleri karşısında önce ona kadar sayıp derin nefes alıp veriyoruz. ardından da liste yapıyoruz (tercihen akıldan değil kağıt kalemle¸ daha etkili oluyor)paletlerdeki rujları fırçayla kullanmayı seviyor muyuz veya kullanabiliyor muyuz? allığın dupe’u var mı? aydınlatıcı? eliminasyon yöntemiyle sadece farlar kaldı. onların da benzerleri on bin milyon farlarımız arasında var mı? eğer alice copper’ın dupe’unu bilen lütfen paylaşsın da bitsin artık bu çile¸ sırf alice copper için bir palete o kadar para veren insanlar var sonradan gelen edit: yukarıdaki paragrafı tamamen geri çekiyorum. bugün önünden geçerken dayanamadım daldım içeriye bir daha alice copper’a baktım. elimin üzerinde çok kahverengi kahverengi durdu¸ ben daha kırmızı hatırlıyordum. sonuç olarak beğenmedim sevgim geçti. eve geldim temptalia’ya bir daha bakayım dedim. onun swatch’ında benim hayalimdeki kırmızı renk ama benim elimin üzerinde bildiğin kahve gibi. onun yazdıklarını okurken alice copper’a dupe olarak buyurduklarına baktım ve “aman tanrım¸ yoksa yoksa..” diye kafamda şimşekler çaktı. kendisinin de yazdığı  inglot 452’ye sahibim ama çekmeceyi karıştırırken asıl hayalimde canlandırdığım kırmızımtırak renge de sahip olduğumu farkettim . bir hikaye daha mutlu sonla bitti.

tezer: öğrenci halimle daha yeni bu indirimden aldığım palet.bu kadar güzel olmaya utanmıyor musun ya şunun kabına bakın. paletten bahsedecek olursak lead zeppelin ve the stroke renkleri paletteki renklerini verseydi sarılıp uyurdum. bu farları gözünüze sürdüğünüzde birbirinden farkı bile zor anlaşılıyor. ikisi de griimsi siyahımsı duruyor. sırada dude insallahhh

canel: Bu haftaki gratis indiriminden aldigim palet olur kendisi.Bu cilgin % 50 gratis indirimi maceramda ilk kez bir palet aldim.smokey eye lar¸ pin up make uplar yapmak icin uygun oldugunu dusundum.the balm nude tude ile bi arasinda gitgel yaptim ama ayndilaticisi ve rujlariyla beynimi ve kalbimi ele geçirdi..fircasi olmamasi biraz soru işareti olustursada benim gibi makyaja yeni baslayanlar icin hem hos kullanisli bicok seyi icinde barindiran bebegim paletimm.kisacasi yeni gözdem :))♥♡♥

defne: Ciddi anlamda hakkını verdiğim palet¸ aldığım dönem neredeyse 6-7 ay sadece bu paletle makyaj yaptım diyebilirim. mary lou nun ve third eye blinded renginin ortası çöktü¸ iron maidin ve adaigo renkleri bitti¸ allegronun ortası kocaman delik daha da bir şey dememe gerek yok sanırım¸ zaten bu saydıklarım da biterse alice copper ve allık dışında kullanacak şey kalmıyor.sözün özü bir ara hunharca kullanmıştım.

dürriye: ilk aldiğim palet olmasiyla birlikte uzunca bir süre hem gündüz hem de gece makyajimi yaptigim ürün. indirimle cok daha ucuz bir fiyata alacağiniz the balm ın sevilesi ürünlerinden biridir.

bade: Farları kaç aydır öylece dokunulmadan duran palet. Hangi rengi hangisiyle karıştırsam ¸ napsam ¸ öylece duruyor yavrucak ya. Comfort zone aldım bi de¸o da öylece duruyor. Hof gri siyah farı karıştırmak dışında bi halt bilsem keşke far konusunda 🙁 özellikle bordo¸mürdüm göz makyajlarına çok özeniyorum!(he bi de siyah göz kalemini dağıtıp ten rengi farla birleştirmeyi seviyorum)

nazlı: Bu paletteki aydınlatıcı ve allığın mary lu ve frat boy olduğunu “firmanın kabak gibi palet üzerine yazmış olmasına ve hatta internet sitelerinde belirtmiş olmasına rağmen” inkar edenler var İnatla hem de.. İnsan gerçekten hayret ediyor..

nevra: Aydınlatıcısı dışında çok sevdiğim palet.Keşke bu kadar sarı olmasaydın Mary Lou 🙁 Ayrıca aşık olduğum bir allığa sahiptir ki kendisi Frat Boy oluyormuş.Farları ise çok güzeldir ve tozutsa da sevilir.

güneş: Edindiğim ilk balm ürünü. o zaman yeni çıkmıştı ve ben de makyaja yeni merak salmıştım. acaip kullanışlı bi ürün tatile giderken bi tek onu almam yeterli oldu.

bediz: m u h t e ş e m bir palet. günlük makyajı çok rahatlıkla çıkaracak renkler bulunduğu gibi¸ gece makyajını da çıkartıyor olması şahane. yalnız rujlarını sevdiğimi söyleyemem. bir tek soldaki soluk pembe olanı ara sıra allık olarak sürdüğüm oluyor o kadar.lead zepplin adlı farı eyeliner gibi kullanmak iyi bir fikir söylemiş olayım :)metal-ica benden uzak dursun

tünay: bu palet gerçekten muhteşem. özellikle allegro moderato ve presto renkleri günlük makyajda hayat kurtarıcım. ıron maid-in ve the stroke renkleri ile de göz makyajı yaptığım zaman çok iltifat almıştım. içinde allık ¸ aydınlatıcı ve ruj bulunması da ayrı bir güzellik. the balm’dan tek bir ürün alabilme şansınız varsa hiç düşünmeyin bu paleti alın.

şelale: Sanırım ilk aldığım palet¸ baya bir süre bütün işimi görmüştü. Bayılıyorum. Farları da tozutmasa mükemmel olacak¸ her yere bulaşıyor ama olsun o gönlümün efendisi.

gülriz: Bu paletin farlarına aşıkım <3 hele de bordo ve de gül kurusu rengine bitiyorum.Her renk var içinde siyahtan yeşile kadar farlar ışıltılı (sim gibi değil sedefli gibi) ve oldukça pigmentli.İki adet nude ve kırmızı olmak üzere ruj ve frat boy allık ve mary lou manizer aydınlatıcı var içinde.Kocaman kalpli bir aynası.Eğer makyaja yeni başladıysanız ve yaşınız küçükse. Ne alacağınızı bilmiyor veya bütçeniz sınırlıysa kesinlikle ilk olarak bu paleti almanızı tavsiye ederim.Öğrencilere ilaç gibidir :)

nisa: Bayılarak aldığım¸ hala da görüntüsüne bayıldığım ama kırk yılda bir kullandığım palet. Gerçekçi olalım günlük hayatta kahvemsi doğal tonlar dışındaki renkler kırk yılda bir kullanılabiliyor ve elimizdeki her şeyin tarihi bitiremeden geçiveriyor malesef 🙁

şenay: Ben bu paleti Mart ayındaki indirimde almıştım¸ o zamandan beri sürekli kullanıyorum. Farlardan mat olanları beğeniyorum daha çok¸ iyi bir bazla uzun süre gidiyorlar. Normalde böyle farklı renkli farları pek kullanan biri olmadığım için de almıştım bunu ama yine de elim hep daha doğal¸ klasik tonlara gidiyor. İçindeki şu mor rengi¸ yeşili falan arada kullanıyorum değişiklik olsun diye ama tam rengini veremiyor gibime geldi gözde.Aydınlatıcıyla allığını çok seviyorum ama o ruj/krem allık olan şeylere pek alışamadım arada bir aklıma gelince sürüyorum. Sonuç olarak indirimsiz fiyatıyla bence almayın indirimde alın çünkü tam beklentinizi karşılamazsa paranıza yazık olmasın.

zerrin: Çok almak istediğim¸ ve en sonunda aldığım bir palet. bloglarda o kadar çok yazılıp çizildi ki¸ o kadar merak ettim ki sonunda dayanamayıp aldım. İlk başlarda hevesle kullanmış olsam da sonrasında yavaş yavaş hevesimi kaybettim ve kendisinin gerçek yüzünü gördüm. Yine de aldığıma pişman değilim.Öncelikle 12 far var ve farların her biri çok tozutuyor. Özellikle simli farlar inanılmaz dökülüyor. Eğer buradaki farlarla göz makyajı yapacaksanız ten makyajını sonradan yapmanızı öneririm. ama mat farlarda pek böyle bir sıkıntı olmuyor.renkler her ne kadar renkli renkli cıvıl cıvıl dursa da kahveye dönükler. mesela Alice Cooper palette harika duruyor ama göz kapağına sürdüğünüzde¸ biraz da karıştırdığınızda kahve bir farla karşılaşıyorsunuz. Öte yandan lacivert-simli¸ ve acı yeşil renkleri (adlarını hatırlayamadım) bana çok kullanışsız geliyorlar. ama hakkını yemeyeyim mat farları severek kullanıyorum. kolay karışıyorlar¸ kolay sürülüyorlar.Pigmentasyonları gerçekten iyi bu farların ama kalıcılığı baz kullanmadığınız zaman kötü. hatta benim göz kapaklarımda bazen bazla bile pek iyi performans sergileyemiyorlar. far sürme konusunda pek usta¸ pek becerikli biri değilim ama bu farlardan memnun olmadığım da bir gerçek.Her neyse¸ aydınlatıcıya geçelim. Mary Lou ve bunun arasında ciddi bir fark olduğunu duydum. Mary Lou daha sarı tonlu kalırken bu paletteki daha şampanya tonlu kalıyormuş. Ben bu palettekini severek kullanıyorum. yağlı bir cildim var ve aydınlatıcı olarak elmacık kemiklerimin üstüne uyguladığımda bu da kalıcılığıyla beni hayal kırıklığına uğrattı. Ama pek tozutmuyor ve rengi bana yakışıyor. Severek kullanıyorum.Allık… ah o allık! birincisi kesinlikle ve kesinlikle ‘elimde frat boy var¸ bu palet gereksiz olur’ ya da ‘balm jovi varken frat boy allık almayayım’ laflarından arının. Zira bu allık Frat Boy’dan çok çok farklı. Frat boy çok daha pembe tonlu kalıyor buna göre. paletteki allık bildiğiniz şeftali ama Frat boy çok daha pembeye dönük. bu paletteki allık bana hayatım boyunca en yakışan allıktı. dibini görünce indirimden hemen kendime frat boy almıştım ama swatch yapınca çok şaşırdım. Son olarak rujlar… Kupkuru¸ mat ve kalıcı olmayan bir yapıları var. Ben asla yanağımda kullanmayı beceremedim. Bence bunun için yapıları biraz sert kalıyor. Biraz uzun yazdım farkındayım ama genel olarak konuşmam gerekirse bu palet¸ kullanışlı olmaktan çok uzak¸ çok büyük bir paketi var. o kapağı ‘çok hijyenik’ falan diye anlatıldı ama yalan paletin içi les gibi oldu. indirim dönemindeki fiyata değer ama asıl fiyatına asla.

gönül: eğer indirimdeyse alınası palet. yoksa o kadar parayı çok da haketmiyor. ama güzel yani. dün bu paletten third eye blinded¸blink 1982 ve allegro renklerini kullanarak nefis bir yaz akşamı makyajı yaptım. iron maid-in le de göz pınarlarımı aydınlattım. paletteki allık da oldukça iş görür. herkes tarafından da beğenildi.

necla: Eğer mat far seviyor ve kullanıyorsanız allık¸ ruj¸ far¸ aydınlatıcı bir arada ucuza geliyor diye almamanız gereken palet. Ben yaptım o hatayı. boyutundan dolayı yanımda taşıyamadığımdan zaten allığı vs. yenileyemiyorum gün içinde. farların da bir kaçını kullanabiliyorum. meet matte nude alsaymışım daha mutlu olurmuşum. ancak biraz tozutsalar da farların kalıcılığı gayet güzel.

çilay: bugün gratis indiriminden aldığım palet. 37 tl ye mi ne geldi indirimle. sırf seyahat zamanlarında kullanmak amacıyla bile alınabilir bir palet. nude tude ile arasında kaldım ama bunun simi daha az ve renkler çeşitli olduğu için bunu aldım. umarım memnun kalırım…

gülen: simli farları 40 yılda bir kullanıyorsanız ve sadece toprak tonlarında makyaj yapıyorsanız kesinlikle uzak durmanız gereken palet. paranızı çarçur etmiş olursunuz. ama simli ve metalik farlardan hoşlanıyor¸ hem de bir paletle allık¸ aydınlatıcı¸ ruj gibi ihtiyaçlarınızı da karşılayabilmek istiyorsanız o zaman tam sizlik bir palet. kısaca kendinizi tanımanız lazım.bana bir arkadaşımın doğum günü hediyesiydi. he tabi o almasa ben de gidip alırdım sırf aç gözlülüğümden. ama bana geldiğinden beri ya 1 ya 2 kez kullandım. çoook uzun zamandır kapağını dahi açmıyorum çünkü elim direk meet matte’e gidiyor. yazık olacak palete..

feriha: Ne zaman blog incelemelerine baksam “kesin almalıyım” diyorum çünkü içerisinde gerekli olan çoğu ürün var neredeyse ama elime aldığımda da hep vazgeçtiğim bir ürün oldu çünkü renklerine nedense pek ısınamıyorum. Ben sanırım mat far seviyorum daha çok.

abendam: bütün kullanacağınız ürünleri tek bir palete sığdırmışlar. far¸ allık¸aydınlatıcı¸ruj özellikle seyahatler için inanılmaz kullanışlı. ayrıca palette the balmın çok sevilen ürünleri yani mary lou aydınlatıcı¸ frat boy allık¸ mia moore ruj gibi ürünleri yer alıyor

seher: Altin ve ten rengini bitirdigim genellikle seyahatte benimle gelen palet. Ancak son zamanlarda cok sıkıldığımı fark ettim. Çünkü ozellikle yaz tatillerinde insan degisik makyajlar ve degisik renkler kullanmak istiyor ama bu palet onu veremiyor bence. Onun icin 2 3 gunluk kucuk gezilerde kg sınırında falan ideal bir palet. Bitirdigimde bir gun yeniden alacagimi hic sanmiyorum.

dilberay: 2 sene önce aldığımda elimde pek palet olmadığı için severek kullanmıştım ama şuan elim gitmiyor. mat renklerin ilk uygulandığında pigmentasyonunun iyi olduğunu ama kaldıkça uçtuğunu ve ne kadar baz sürersem süreyim göz kapağında çizgilendiğini düşünüyorum. smokey eye veya daha günlük makyajlar yapılabilir tabi ama ne zaman yapsam gün sonunda vasat altı halde buldum. indirimli/indirimsiz güncel fiyatını bilmiyorum ama zannediyorum 100ün üzerindedir.nude tude/dude almanın daha mantıklı olacağını düşünüyorum bu palet yerine 

gülgün: bugün başlayan ve üç gün sürecek indirimde benim olacak olan palet! bir bu palet bir rimel bir de 3-4 tane makyaj fırçası alsam yanıma¸ beni kimse tutamaz 🙂 (tabi bir de kapatıcım ve pudram olsa tadından yenmez) Edit: iş çıkışı koşa koşa gidip aldım 🙂 ilk izlenim: ha ri ka! Simli farlar azıcık korkutsa da eğer kalıcılıkları güzelse dört dörtlük bir palet bu ya hayran kaldım 🙂

nilgün: rujlarının varlığını bile unutmuş olmama rağmen farlarından adagionun dibini gördüğüm¸ kullanışlı bir palet.

nesrin: Lise mezuniyetimde kuaför gazabına uğramamak için makyajımı kendim yapmaya karar verdiğimde renklerine vurulup indirimde kapmıştım.Kendisi ilk paletim olur.Renkleri tasarımı ve indirimdeki fiyatıyla kesinlikle mükemmel¸ o pembiş ve ten rengi farı yedim bitirdim 🙂

belinda: Balm’dan aldığım ilk ürüniçerisindeki farlar günlük olarak rahatlıkla kullanılabilir. En sevdiğim adagio ¸blik third eye blinded¸ allegro renkleri günlük makyajlarda rahatlıkla sürülüp çıkılabilir renkler. Paletteki aydınlatıcıyı da aldığımdan beri kullanıyorum hala bitmedi.Paletteki allığı son zamanlarda hep bunu kullanıyorum. İndirimde alınabilecek bir ürün olduğunu düşünüyorum.

ceylinaz: ruj ve allık olarak kullanılan krem ikiliyi hiç kullanmıyorum nedense¸ halbuki çok hoşlar. kullanmadığım farları ise lead zeppelin¸ moderato¸ the stroke ve metalica¸ lead zeppelini de hiç sevemedim aynısını balm your hand paletine de koymuşlar¸ çok gereksiz olmuş¸ bu palette daha güzel renkler var¸ alice copper filan konulabilirmiş. çok kullanışlı ve güzel bulduğum bir palet. bazı şeylerin dibini de gördüm benim için şok bir durum. allık sevmeyen biri olarak allığı bile kullandım.

fuldem: Sırf adı hoşuma gittiği için bir rock aşığı olarak aldığım palet. İçindeki farların adları da ünlü grupların adlarına gönderme. Farlar üç kısımdan oluşuyor. İlk kısım heavy metal. Buradaki dörtlü farlar simli ve adı gibi en ağır farlar. Metal-ica: metalik simlerden oluşuyor. Bunu ağır göz makyajı yaptığımda göz kapağımın ortasına sürüyorum. Karıştırma fırçasıyla karıştırdığımda geçişli güzel bir göz makyajı oluyor. Iron maid-in: şampanya rengi simli bir far. Bunu da kahverengi ağırlıklı göz makyajı yaptığımda uyguluyorum. Özellikle güneşte çok güzel parlıyor. Lead zeppelin: koyu yeşil¸ içinde altın simler var. Konsere falan gidince tüm göz kapağı¸ crease falan allah ne verdiyse bu renge boyamıştım. Gayet güzel durmuştu. Alice copper: palette çok güzel durmasına rağmen kullanınca hayal kırıklığı oldu. Bende bordo değil çamur gibi durdu. İkinci kısım tempo adlarından oluşuyor yani temel. Burada mat farlar var yani adı gibi makyajın temeli. Adagio: bir baz rengi. En çok kullandığım renklerden. Bir tık daha açık olsa daha çok sevebilirdim. Allegro: En sevdiğim renk. Çok güzel bir kahverengi. Crease bölgesine sürüyorum genelde. Göz kapağına da adagio sürdüm mü günlük makyajım. Moderato: çok kullanmadığım koyu morumsu bir renk. Presto: Soğuk bir koyu kahverengi. Yine adagio ve allegroyla birlikte göz makyajımda kullanıyorum. Buğulu göz makyajı için ideal bir renk bence. Üçüncü kısım da alternatif rock. Normalde en çok alternatif dinlememe rağmen farlarda en az onları kullandım. Daha alternatif daha değişik renklerden oluşuyor. Işıltılı görünümleri var. Blink 1982: Gül kurumsu ışıltılı bir renk. Güzel bir renk olmasına karşın kullanırken biraz zorlandım. The Stroke: Mükemmel bir renk. Bu dörtlü içinde favorim. Lacivert yine buğulu göz makyajı için ideal. Zaten bu gruplardan da en çok the strokes’u severim. Rem: benim gözümü morarmış gibi gösterdi. Sevmedim. Third eye blinded: çok tatlı bir pembe. Yine alta adagio sürüp göz kapağıma bunu sürdüğümde güneşte pembe pembe parlıyor. Aydınlatıcısı ise çok simli durur diye korkmama rağmen çok iyi aydınlattı. Bu far paletinden önce aydınlatıcı kullanmıyordum ama bunu sevdim. Allık çok kullanmıyorum ama fena değil yalnız kalıcılığı bana yetersiz geldi. Alttaki iki rujdan ise milly olanı güzel soğuk bir pembe. Vanilly ise eh işte. O kadar kırmızı ruj varken çok kullanılmaz diye düşünüyorum. Genel olarak çok pratik ve kullanışlı bir palet. Neredeyse tüm makyajı yapabilirsiniz.

öznur: Geçen yıl 400. mağaza indiriminde bu palete sahip olmuştum ve 1 aylık bir deneyimden sonra buraya yorum yazmıştım. O zaman adagio allegro gibi mat renkleri kullanmaktan öteye gitmemiş¸ daha koyu olan renkleri de kirpik dibime eyeliner gibi uygulanmıştım¸ o kadar çeşit fazla gelmişti keşke almasaydım demiştim. Şu an birkaç aydır palet elimde¸ başta Alice cooper (evet¸ bordo renk) olmak üzere tüm renklerini kullandım¸ paletle aramda duygusal bağ oluştu resmen 🙂 Bitmesini istemiyorum¸ hem aydınlatıcı allık olduğu için sabahları işimi kolaylaştırdı¸ hem de önceden kullanmadığım bazı renkleri kullanmamı sağlayarak makyaj deneyimimi arttırdı.

mısra: Eğer benim gibi aydınlatıcı ve allık kullanmayan biriyseniz¸ yani bu paleti sadece far için kullanıyorsanız¸ allık ve aydınlatıcı renkleri gözde smokey olarak kullanmak çok hoş durabiliyor. Denemenizi öneririm

tülay: ilk ve tek the balm paletim ve oldukça memnunum. tozutma tüm the balm larda var diye biliyorum. her rengi bi ayrı güzel farlardan en çok allegro¸ blink 1982¸ iron mad-in¸ presto. tek sıkıntısı bence koyu renk olanların dağılması biraz zor oluyor. onun haricinde denildiği gibi tam bir öğrenci paleti ne ararsan var içinde çok kullanışlı içindeki aydınlatıcı cezbetmişti beni en çok. allığı da çok güzel bir gün onu da kullanmak istiyorum şuan çok kızaran bir cildim olduğu için fondotensiz allığı sevmiyorum.

ağça: İlk paletim olur kendisi. Makyaja yeni başlayanlar için tavsiye edilir çünkü içinde her türlü makyaja uygun ışıltılı¸ metalik ve mat olmak üzere 3 seri far¸ allık¸ aydınlatıcı ve 2 tane ruj/krem allık bulunuyor. Işıltılı açık renk farlar çok fazla renk vermiyor ama matlar oldukça iyi. paletin orta sırasında ten rengini tüm göz kapağına¸ allegro’yu katlanma bölgesine¸ alttaki koyu kahveyi de kirpik diplerime sürünce mis oluyor ve yapması da çok kolay. indirimde sanırım 50 lira gibi bir fiyata alınabiliyor ya da alternatifi balm voyage 2’ye bakılabilir.

damla: her gün bıkmadan allegroyu tüm göz kapağıma ve crease’e dağıttığım ve köşelere de v şeklinde presto uyguladığım cağnım palet ^.^

fikriye: Gratis indiriminde bu paleti sanirim 35 lira gibi bir fiyata almistim.Her an cantamda durur kendileri.Icinde alligi var o muhtesem farlari var ve hepsinin pigmentasyonu ve renkleri mukemmel derecede kalici aydinlaticisina ayri asigim.rujlardanda nude tonlu olan bitmek uzere 1.5 senedir benimlesin Balmjovi seni cok seviyorum hayat kurtarirsin

aysar: ilk aldığım the balm paleti yani merakıma yenik düşüp başka palet almasam da olurmuş ama yaptık bir gençlik hatası tek eksiği bronzerı olmamasıydı. onu da hele ki açık tenlerde allegro renginin bronzer yerine kullanabilir olduğunu fark edince çok da sorun etmemeye başladım kendi adıma. bu nedenle hala the balm’ın en başarılı ve farklı alternatifler sunan paleti bence. özellikle alice copper¸ rem ve third eye blinded palette en sık kullandığım renklerden. bu arada the stroke¸ alice copper ve lead zeppelin definer olarak¸ third eye blinded da aydınlatıcı olarak kullanıldığında son derece güzel duruyor. third eye blinded rengini bazen disco disco ile birlikte karıştırarak¸ bazen de tek başına kullanıyorum iki şekilde de hoş duruyor.

çimen: Üç senedir elimde olan ve benim yeni yeni iştaha gelip kullandığım makyaj paleti. Her gün ayrı bir renk kombinasyonu ile göz makyajı yapıyor bir de üstüne mary lou ile Yüzümün yüksek yerlerini aydınlatıyorum. Bence the balm markasından alınacak en ideal paletlerden biri.

şiir: farları oldukça tozutuyor fakat renkleri ve kalıcılığı oldukça iyi. allığını bir kez bile kullanmadım çünkü esmer tenliyim ve tenime pembe renk allığın gitmediğini düşünüyorum. aydınlatıcısına diyecek hiçbir lafım yok¸ bayılıyorum. rujlarına gelirsek ikisi de oldukça kalıcı rujlar¸ genellikle parmağımla sürüyorum ve epey idare ediyor beni. tavsiye edilebilecek bir ürün.

cangül: Sevgilimin başının etini yiye yiye aldırdığım 10 aydır elimden düşmeyen far paleti. Renk skalası hem günlük hem özel günler için oldukça uygun ve kullanışlı. Sadece bu paletle makyajınızın %80lik bir kısmını kolaylıkla tamamlayabilirsiniz. Ancak göz kapaklarında uygulama yaptıktan 4-5 saat sonra göz kapağı çizgilerine dolmalar görebilirsiniz. Bunu engellemek için mutlaka far bazı kullanmanızı veya farı çok iyi biçimde dağıtmanızı öneririm. Ayrıca paletin içinde miniş bir renk uyumu gözeterek hazırlanan şablon da var. Makyajınızı bu şablonlara uyarak da kolaylıkla yapabilirsiniz. Evet her güzelin bir kusuru var. Bu paletin de kusuru tozutması. Tozutmasından dolayı far renkleri birbirine karışabiliyor. Bence bunu engellemek için paletteki far aralıklarını temizleyin derim cicişler 🙁

aykal: Aşık olmadığım palet¸ sebebi de bence fazla tozutuyor. Yine de ev dışında kalacaksam müthiş kurtarıcı. Yanımda bir dolu ürün taşıyana kadar bir fondöten¸ bir rimel¸ bir balm jovi tamamdır.

hürrem: Sahip olduğum ilk ve tek far paleti. Gratis indiriminde buna heveslendim ve aldım. Farlarından ortadaki classical olanları daha çok kullanabiliyorum adagio¸ allegro presto renkleri. Aydınlatıcı çok güzel Milly ruju da öyle. Allık ve ışıltılı renkleri henüz kullanamadım bunların üstü ilk günkü şeklini koruyor desem yeridir. Zamanla onlara da alışır ve kullanırım umarım. Yalnız farlar çok tozutuyor palet kapandığında aydınlatıcı ve rujlara dökülme yapıyor. Bir de youtube da makyaja yeni başladıysanız kesin bu paleti alın herşeyi var diye tavsiye ediyorlar ama dediğim gibi¸ bütün renklerini kullanamayabilirsiniz insan bazı şeyleri aldıktan sonra ve tecrübeyle anlıyormuş. Şu anda kullanıyor olsam da¸ bir gün biterse yenisini tercih etmem. Tekli farlarımla daha mutluyum

hale: benim gibi far olayına yeni girdiyseniz ve sarıya çalan beyaz teniniz varsa tonları nedeniyle bence harika bir palet. yaşadığım tek sorun¸ cildimin yağlı olması nedeniyle simli farların ilerleyen saatlerde pek hoş durmaması. cildime bir çözüm bulduğumda sorun yaşayacağımı düşünmüyorum. bir de fırça nemli iken gerçekten harika sürülüyor¸ tozutmuyor da. bayıla bayıla kullanıyorum. ama yağlı cildiniz varsa ve sim olayına takılırsanız balm’ın tam adını bilmediğim nude paleti daha uygun olacaktır.

zekiye: yılların metalcisi bünyemi farlarının isimleriyle mest etmiş palet. “dayak yemiş moru” gibi durmayan bir far arayanlara alice copper rengi ilaç gibi gelir. metal-ica rengini de çok hafif bir highlighter olarak kullanıyorum. yatırım tavsiyesidir.

ilayda: içinde 12 far¸ aydınlatıcı¸ allık(far olarak da kullanılabilinir) ve 2 ruj olan palet. Farlardan 6 tanesini hiç kullanmadım¸ neredeyse olmasa da olurmuş ama geri kalanlar günlük makyaja uygun. özellikle alice cooper rengi tam bir aşk. allık çok pigmentli¸ kendime yakıştıramadığımdan çok kullanmıyorum ama far olarak çok başarılı¸ güzel duruyor. rujlardan milly rengini pek kullandığım söylenemez¸ rengi varla yok arası bir şey¸ diğeri bariz bir kırmızı. Aydınlatıcı her cilt tonuna gider mi bilmiyorum ama buğday tenliyim¸ bazen bana çok sarı kalıyo gibi¸ bilemedim tam ama kalıcılığı bayağı iyi. kısacası baya işlevli¸ parasını hak eden bir ürün.

gaye: Gratisin son indiriminde kavuştugum palet. Elimden düşmüyor desem yeridir. Güzel göz makyajı çıkıyor renklerle. Rujlarını ben çok sevdim. İki ruju karıştırarak kullanıyorum genelde tatlı bir renk ortaya çıkıyor. Aydınlatıcısı uzun bir süre bana yeter sanırım çok begendim¸ allık şahane. Ambalaj tasarımı mükemmel.

tuğba: ilk göz ağrım. adeta üstüne titrediğim. en sevdiğim.

belçim: Palet çok güzel ama aydınlatıcısı mary loumanizer değil¸ hayal kırıklığına uğramıştım bilinçlenelim… Alice copper la ne kırmızı brutal makyajlar yaptık…

perran: İçindeki iron maid-in ve alice copper renkleriyle aşk yaşadığım¸ tüm farları bir şekilde kullanabileceğiniz renklerde oldukça güzel palet. Birçok far paletim olmasına rağmen elim genelde hep buna gidiyor. Özellikle içindeki mat renkler günlük makyaja bence çok uygun. Yalnız içindeki allığın benim hayaletten hallice tenimde fazlasıyla eğreti ve pigmentli durduğu kanaatindeyim. Yine de biraz daha buğdaya yakın sarışınlarda çok güzel duracaktır¸ ben çok beyaz tene bu kadar bariz allık sevmiyorum. Özetle kesinlikle alınmaya değer bir palet¸ kurtarıcım.

perihan: Üç yıl önce yüzde elli indirimle 30 TL ye aldığım şimdiki parasını asla vermeyeceğim the balm paleti.İtiraf etmeliyim farlarin isimlerine¸ Rock konseptine vurulup almıştım. Doğal tonlarının dibini bulup parıltılı gece mavilerini yeşillerini pek kullanmadım. Yine seyahatlerde oldukça işime yaradiginı itiraf etmeliyim. Ayrica o aydınlatıcı ne bereketlidir arkadaş kullan kullan bitmiyor ufacık şey¸ alligi ise ayrıca alacağım bir renk değil ama bu bir oyuk oluşturmama engel oldu mu ¸ asla (: çünkü gerçekten beyaz tenlilerde doğal bir pembelik veriyor ve sadece paleti yanıma aldığım zamanlarda oldukça iş görüyor. Rujlar ise ı-ıh öyle parmakla fırçayla alıp sürmek benlik değil duruyorlar öyle.

ışın: Nude Tude ve Nude Dude palet bulamadığımdan el mahkum Balm Jovi aldım. İlk başta küçük bi pişmanlık yaşadım renkleri sevmediğimi düşündüm ama yaklaşık 6-7 aydır her gün kullanıyorum. Allegro rengi ve POP-POP allığı karıştırıp göz kapağıma hafifçe uyguluyorum.Presto rengini ise kirpik diplerime sürüyorum ve sonuç bence mükemmel. Yalnız ışıltılı farların pigmentasyonları oldukça zayıf. Islakta kuruda bazlıda bazsız çok zayıf 🙁

selin: İlk makyaj paletim olur kendisi. Makyaj yapmaya yeni yeni heveslendiğim ve ürünlerle ilgilenmeye başladığım sıralar bütün bloglarda¸ videolarda makyaja yeni başlayanlara tavsiye edildiğini ve övgüleri görünce dayanamayıp almıştım. Gerçekten çok farklı ve yoğun makyaj yapmayanlar için farların renkleri¸ yapıları oldukça kullanışlı. Gündüz makyajı için doğal tonları da gece makyajı için koyu tonları da içinde barındırıyor. Ama bence almak için en geçerli neden paletin içindeki allık ve aydınlatıcı. Ayrı ayrı bu iki ürünü alacağınız fiyata paleti alarak +12 far +2 ruj almış oluyorsunuz. Rujları hiç iyi değil bence¸ ben hiç kullanmıyorum ama dediğim gibi sırf aydınlatıcısı ve allığı için bile alınabilecek güzel bir palet.

ışılay: En altındaki kremsi pembe rengin hoş bir krem allık olduğunu düşündüğüm¸ diğer renklerini de genel olarak işe yarar bulduğum ilk far paletim

hazan: Herkesin bayıldığı ama kahve ve tonlarinda goz makyaji seven sahsim icin pek de gunluk makyaj tonlarini barindirmayan¸ icerisindeki dudak urunleri inanilmaz basarisiz olan balon urun. Sadece allik aydinlaticisi ve adagio rengi basarili

çeşminaz: Aydınlatıcı¸ başarılı bir ürün fakat son zamanlarda çok sarı gelmeye başladı. Ayrıca yüzümde heryere dağılması rahatsız etmeye başladı. İnci rengi aydınlatıcılardan hoşlananlar sevmeyebilir.Allık¸ Pigmentli ve dağıtması zor olmasına rağmen rengi çok güzel. Tamamen mat sarışınlara çok yakıştığını düşünüyorum. Far olarak da sıkça kullanıyorum kalıcılığı orta derecede.Farlar¸ Lead zeppelin¸ moderato¸ rem¸ the stroke renkleri dışındakileri resmen sömürüyorum. Bu renkler kötü mü hayır sadece yakışacak makyajı daha bulamadım. Diğer renklerin çoğunluğunda memnunum herkesin dediği gibi biraz tozutuyurlar. En çok kullandıklarım Altın ve gümüş rengi ikisini karıştırıp bütün göz kapağıma sürüyorum çok doğal duruyor. Gümüş renginin bitmesinden korkuyorum muadilimi bulmam gerekecek :)Krem ürünleri ¸ ruj olarak sevsem de gün içerisinde yenileyemediğim için daha çok allık olarak tercih ediyorum. Allık olarak milly rengi favorim farların çoğunluğuyla uyum sağlıyor. Üzerine az pigmentli bir allık veya transparan pudra geçince bütün gün dayanıyor. Vanilya rengi ise benim cildime fazla renkli oluyor. Cildimde kızarıklık olmadığı zamanlarda boş gözle kullanabiliyorum.

şeyma: the balm’ın belki de en kullanışlı far paleti. at çantana taşı günlük hayatta ¸ at valize tatile götür. içeriği çok kullanışlı bi kere. makyaj yapmayı bırakmadan önce en sık kullandığım far paletim idi. bir gün yine yeniden makyaja başlarsam elimin ilk gideceği palet de balm jovi olacaktır.

utku: İlk The Balm paletim olur kendisi aylardır beraberiz kendisiyle adagio renginde kocaman bir boşluk mevcut.Farların yapılarına bayılıyorum REM rengi dışında hepsi gayet pigmentli.Allık kısmındaki renk asla bana gitmiyor arada far olarak kullanıyorum.ve benim için paletin yıldızı Alice Copper¸ aşkla sürüyorum resmen.

ilke: Elimde Mary Lou Manizer ve Frat Boy olduğu için almaya yeltenmediğim palet. Olmasa kesinlikle alırdım. Keşke bitseler ya da bozulsalar da alsam 🙂

destan: aldığım ilk far paleti olmakla birlikte (ki bunda tarzımın da rock chic olmasının payı büyük. işte müşteriyi buradan vuruyorlar)¸ renklerine ve ambalajına da ekstra hastayım. En çok Metal-ica¸ Blink 1982 ve Alice Copper renklerini kullanıyorum ama paletteki tüm renkler kullanışlı. aydınlatıcısı güzel. ancak rujlarının pek de güzel olduğunu söylemek zor. hele ki fırçayla ruj sürmeye pek de alışık değilseniz.

didem: Aylarca hayalini kurduğum¸ hoş bir sürprizle benim olan ilk far paletim. İçindeki renklerin bir kısmını kullanamıyorum ama kullanacak yer bulsam hiç affetmeyeceğim. Bunun dışında içindeki rujların renkleri çok hoş duruyor keşke daha kalıcı olsalar. Allığını da severek kullanıyorum. Baya işlevsel bir palet bence.

ilknur: hayatımın paleti diyebilirim. tam seyahatlik. aydınlatıcısı da her ten rengine olabileceğini düşünüyorum. farları söylemiyorum zaten. açık kahve tonuyla kaşlarımı dolduruyorum çok hafif. resmen günlük makyajımı sadece bu paletle yapıyorum desem yanılmam

dilara: the balmın ürünlerini her zaman denemek istemiştim¸ tasarımlarına resmen aşığım! indirimi yakalayınca uzun süredir almak istediğim bu paleti kaptım tabi. ilk olarak şunu söylemeliyim ki çantana at çık bir palet. tüm gün idare eder¸ başka hiçbir şey almanıza gerek kalmaz. çünkü birçok ürünü içinde barındıran bir palet. üstelik kalp şeklinde¸ yeteri büyüklükte aynası bile var ki bunu düşünmeleri çok hoşuma gitti. yine arkasında paletin içindekileri gösteren bir kısım var¸ bunu düşünmeleri de çok hoşuma gitti. genel anlamda palet 12 far¸ bir luminizer¸ 1 allık ve 2 -allık olarak da kullanılabilen- rujdan oluşuyor. aydınlatıcı¸ markanın favori ürünlerinden biri olan mary lou adlı aydınlatıcısı. allık ise yine sevilen bir ürün olan frat boy. aydınlatıcısına herkes gibi ben de aşığım¸ her gün kullandığım bir ürün. allığı da güzel bence¸ yine de çok sık tercih etmiyorum. rujlar milly ve vanilly olmak üzere 2 farklı renk. vanilly adlı¸ kırmızılı olanı yakıştıramadım pek kendime¸ hiç kullanmadım desem yeridir. milly daha pembe tonlu¸ daha soft. onu daha çok sevdim ve daha fazla kullanıyorum. fakat rujlar farların aksine pek kalıcı gelmedi bana. farlara gelince¸ gerçekten yapı olarak çok güzeller. kalıcılıkları da başarılı. ben adagio isimli olanı sömürürcesine kullanıyorum¸ hatta makyaj öncesi baz gibi kullandığım da oluyor. onun dışında allegro¸ third eye blinded¸ blink 1982¸ rem ve alice cooper isimli olanları günlük olarak fazla tercih ediyorum. diğerleri ise kullanıma bağlı olarak günlük de kullanılabilir¸ süper gece makyajları da ortaya çıkarılabilir. metal-ica isimli olanı neredeyse hiç kullanmadım¸ bence harika ama nasıl kullansam bilemediğimden duruyor öyle. sonuç olarak önereceğim bi palet¸ kullanışlı¸ baya da gidiyor. sırf minnoş görüntüsü için bile alınabilir! indirimde yakalarsanız kaçırmayın kullananlar kulüp sakinleri ^^

rüya: bir heves indirimden alan ve nerdeyse hiç kullanmayan bir arkadaşımın bana vermesiyle sahip olduğum en sevdiğim markanın çok kullanışlı far paleti. renklerin uyumunu geçtim o kdar eğlenceli ki makyaj yapma her gün far sürme isteğiniz geliyor en çok allegro blink1982 adaigo rem alice cooper renklerini kullanıyorum. lead zeppelinin rengine bayıldığım halde pek kullanışlı bulmuyorum ya da ben beceremiyorum

emine: Makyaja ilk başladığım zamanlarda aldığım bi palet olur kendileri. The balm’ın bence en güzel paleti. Ambalajı zaten bana göre çok başarılı. Acilen bir işiniz çıktığında çantanıza atıp az ürünle kolayca makyaj yapabilirsiniz. Ürüne gelecek olursak¸ far kısmı oldukça başarılı bana göre¸ sadece fazla tozutma yapıyor. Pigmentasyonları far bazıyla daha da başarılı oluyor. Aydınlatıcı genel olarak mary lou’ya benziyor¸ kalıcılığı gayet iyi başarılı buluyorum. Allığa gelirsek¸ benim sevdiğim tonlarda olmasa da allık yerine far olarak kullanıyorum ve gün boyu harika duruyor. Ruj kısmında bir kırmızı ve bir de nude tonları bulunuyor. Ben nude tonu daha çok sevdim. Kullandığım renkler arasında kendisi. Özet olarak kesinlikle alınmalı. 🙂

açela: Evet talış mı tatlış ama çok kirleniyor be arkadaş! Neyle sildiysem şöyle mısmılcana tertemiz olmadı.

zülal: Kesinlikle hayat kurtarıcım olmuş ilk paletimdir. Her yere okuma kitabı taşıdığım için bunu da çantamda nimet külfet dengesine takılmaksızın taşıyabilmekteyim. Farların yapısı oldukça yoğun ve baskın olmasına karşılık renklerle oynayarak göz makyajınızı yaratıcılığınıza bırakmak konusunda sizi özgür bırakacak kadar da naif. Özellikle rem ve moderatoyu karıştırıp third eye blinded ile dağıttığımda harika bir buğu yakalıyorum. Bu palette alışamadığım tek şey ise Pop! Pop! allık. Doğal bir duruş vermedi vermiyor tenimde ya da ben ölçülü kullanmayı beceremiyorum.

zümrüt: yaklaşık 1-1¸5 aydır sürekli elimin gittiği palettir. içinde en sevdiğim şey kuşkusuz ki aydınlatıcısı. harika ötesi süremesem de öğreniyorum sürmeyi. eskiye nazaran daha düzgün sürmeyi öğrendim ve öğrendikçe de daha çok seviyorum. küçük paletler seyahat için ideal oluyor ama bu tarz paletler de bence öyle. aydınlatıcı¸ allık¸ ruj her şey mevcut olduğundan. bir maskara¸ bir bb krem/fondoten¸ bir kaç da fırça tamamdır. şahsen yanıma minik bir palet almam gerekirse mont balm veya autobalm hawaii¸ büyük tek bir şey alacak olursam bunu alırım. içinden sevdiğim renkler ise bordomsu renk ile deve tüyü gibi olan renk. diğerlerini kombinleyerek denemeler yapıyorum. bu arada o deve tüyü rengi bence aynı bahama mama cicişler

şebnem: uzun bi süre hayallerimin bebeğiydi. ama bi palete o kadar para bayılmak istemiyodum hep erteledim almayı. sonra geçen ay kadınlar günü indiriminde %50 indirimde bulunca ooo al artık ya bi daha mı gelcez dünyaya hem bak ne kadar uyguna düşmüş bu kadar dolu bi palet için dedim. ve aldım. sonra tam bir buçuk ay kullanmaya kıyamadım shsjshsha. onu öylece izlemek saklamak yetiyordu bana resmen kullanmaya elim gitmiyordu shsjshs o kadar güzel ki. Dün artık bi siftah yapayım dedim. ama gerçekten bu cenabetliğim beni öldürcek artık. kalıcı denen rujlar bende kalıcı olmaz¸ pigmentasyonu çok iyi denen farlar hiç renk vermez falan. bu paletteki farları bi sürdüm ama o da ne resmen renk vermiyo artık duvarlara kafa atcaktım. neyse dedim hayat kurtaran rdl young far bazım var onla hallederiz. Bazla daha belirgin oldular tabii¸ adagio¸ third eye blinded¸ blink 1982¸ rem farlarını kullanarak tatlı bi makyaj yaptım öyle. ama pigmentasyonu çok iyi denen bi paletin bazsız nerdeyse hiç renk vermemesi beni üzdü epey. yine de çok güzelsin balm jovim¸ hayallerimin paleti bebeğim.

nursel: The balmdan bu paleti alın gerisini de kafanıza takmayın tarzı çok kullanışlı bir paletİçinde mary lou manizer aydınlatıcı ve frat boy allık bulunuyor. The balm’ın farlarını denemek istiyorsanız ve mary lou bir aydınlatıcı için gramajı çok geliyorsa mükemmel bir seçenek.İndirimde 30 tlye iniyor. Kaçırmayın derim.

türkan: kendisi ilk aldığım paletti.makyaja yeni başlayanlar renklerin karışımını birbiriyle kombinini öğrenmek isteyenler için çok uygun bir palet.farları oldukca fazla tozutuyor ancak önce göz makyajınızı yapıp ardından yüze geçerseniz bu tozutup dökülme sizi çok rahatsız etmeyecektir.